55
Kullanım
3
Lemma
19
Türev
30
Anlam
3 lemma, 19 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מָר Lemma | mar | acı, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 15 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15) Amos 8:10 · Tevrat וְהָפַכְתִּ֨י חַגֵּיכֶ֜ם לְאֵ֗בֶל וְכָל־שִֽׁירֵיכֶם֙ לְקִינָ֔ה וְהַעֲלֵיתִ֤י עַל־כָּל־מָתְנַ֨יִם֙ שָׂ֔ק וְעַל־כָּל־רֹ֖אשׁ קָרְחָ֑ה וְשַׂמְתִּ֨יהָ֙ כְּאֵ֣בֶל יָחִ֔יד וְאַחֲרִיתָ֖הּ כְּי֥וֹם מָֽר Bayramlarınızı yasa ve bütün şarkılarınızı ağıda çevireceğim; bütün bellerin üzerine çul ve her başın üzerine kellik getireceğim; onu tek oğul yası gibi ve sonunu acı bir gün gibi yapacağım. Hezekiel 3:14 · Tevrat וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü. Hezekiel 27:31 · Tevrat וְהִקְרִ֤יחוּ אֵלַ֨יִךְ֙ קָרְחָ֔ה וְחָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים וּבָכ֥וּ אֵלַ֛יִךְ בְּמַר־נֶ֖פֶשׁ מִסְפֵּ֥ד מָֽר Ardından senin için kellik açacaklar ve çullar kuşanacaklar; ve can acısıyla, acı bir yasla senin için ağlayacaklar. Yeremya 4:18 · Tevrat דַּרְכֵּךְ֙ וּמַ֣עֲלָלַ֔יִךְ עָשׂ֥וֹ אֵ֖לֶּה לָ֑ךְ זֹ֤את רָעָתֵךְ֙ כִּ֣י מָ֔ר כִּ֥י נָגַ֖ע עַד־לִבֵּֽךְ Senin yolun ve senin eylemlerin bunları sana yaptı; senin kötülüğün budur ki acıdır, ki kalbine kadar dokundu. 1. Samuel 15:32 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֗ל הַגִּ֤ישׁוּ אֵלַי֙ אֶת־אֲגַג֙ מֶ֣לֶךְ עֲמָלֵ֔ק וַיֵּ֣לֶךְ אֵלָ֔יו אֲגַ֖ג מַעֲדַנֹּ֑ת וַיֹּ֣אמֶר אֲגָ֔ג אָכֵ֖ן סָ֥ר מַר־הַמָּֽוֶת Samuel dedi: 'Amalek kralı Agag'ı bana yaklaştırın.' Agag neşeyle ona gitti ve Agag dedi: 'Kesinlikle ölümün acısı ayrıldı.' | ||||||
הַמָּרִים | ha-mmarim | acı olanlar, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 5 | ||
וּמָרָה | umara | ve acı, acı, kederli | Sıfat | 4 | ||
מָרָֽה | mara | acı, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 4 | ||
בְּמַר | bemar | acılıkta, acı, acılık, keder | Sıfat | 3 | ||
לְמָרֵי | lemarey | acılarına, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 2 | ||
לְמָֽר | le-mar | acıya, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 1 | ||
לְמָרִים | le-marim | acılara, acı, kederli | Sıfat | 1 | ||
מָרַת | marat | acısı, acı, acı olmak, acılaşmak | Sıfat | 1 | ||
לְמָרִֽים | le-marim | acılara, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 1 | ||
מָרֵי | marey | efendileri, efendi, sahip | Sıfat | 1 | ||
הָמֵר | hamer | acılaştırmak, acılaştırmak, kederlendirmek, zorlaştırmak | Sıfat | 1 | ||
וָמָר | va-mar | ve acı, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 1 | ||
וּמָרֵי | u-marey | ve acıları, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 1 | ||
מָרִים | marim | acı, acı, kederli, şiddetli | Sıfat | 1 | ||
מוֹר Lemma | mor | mür, mür, acı reçine | İsim | 4 | ||
מֹר | mor | mür, mür, acı damla, kokulu reçine | İsim | 3 | ||
הַמֹּר | ha-mmor | ve mür, mür, acı, acı ot | İsim | 2 | ||
הַמּוֹר | ha-mmor | mür, mür, acı reçine | İsim | 1 | ||
מָר | mar | acı, acı, kederli, şiddetli | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15)
Amos 8:10
·
Tevrat
וְהָפַכְתִּ֨י חַגֵּיכֶ֜ם לְאֵ֗בֶל וְכָל־שִֽׁירֵיכֶם֙ לְקִינָ֔ה וְהַעֲלֵיתִ֤י עַל־כָּל־מָתְנַ֨יִם֙ שָׂ֔ק וְעַל־כָּל־רֹ֖אשׁ קָרְחָ֑ה וְשַׂמְתִּ֨יהָ֙ כְּאֵ֣בֶל יָחִ֔יד וְאַחֲרִיתָ֖הּ כְּי֥וֹם מָֽר
Bayramlarınızı yasa ve bütün şarkılarınızı ağıda çevireceğim; bütün bellerin üzerine çul ve her başın üzerine kellik getireceğim; onu tek oğul yası gibi ve sonunu acı bir gün gibi yapacağım.
Hezekiel 3:14
·
Tevrat
וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה
Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü.
Hezekiel 27:31
·
Tevrat
וְהִקְרִ֤יחוּ אֵלַ֨יִךְ֙ קָרְחָ֔ה וְחָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים וּבָכ֥וּ אֵלַ֛יִךְ בְּמַר־נֶ֖פֶשׁ מִסְפֵּ֥ד מָֽר
Ardından senin için kellik açacaklar ve çullar kuşanacaklar; ve can acısıyla, acı bir yasla senin için ağlayacaklar.
Yeremya 4:18
·
Tevrat
דַּרְכֵּךְ֙ וּמַ֣עֲלָלַ֔יִךְ עָשׂ֥וֹ אֵ֖לֶּה לָ֑ךְ זֹ֤את רָעָתֵךְ֙ כִּ֣י מָ֔ר כִּ֥י נָגַ֖ע עַד־לִבֵּֽךְ
Senin yolun ve senin eylemlerin bunları sana yaptı; senin kötülüğün budur ki acıdır, ki kalbine kadar dokundu.
1. Samuel 15:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֗ל הַגִּ֤ישׁוּ אֵלַי֙ אֶת־אֲגַג֙ מֶ֣לֶךְ עֲמָלֵ֔ק וַיֵּ֣לֶךְ אֵלָ֔יו אֲגַ֖ג מַעֲדַנֹּ֑ת וַיֹּ֣אמֶר אֲגָ֔ג אָכֵ֖ן סָ֥ר מַר־הַמָּֽוֶת
Samuel dedi: 'Amalek kralı Agag'ı bana yaklaştırın.' Agag neşeyle ona gitti ve Agag dedi: 'Kesinlikle ölümün acısı ayrıldı.'
Örnek Ayetler (4)
Çölde Sayım 5:18
·
Tevrat
וְהֶעֱמִ֨יד הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָאִשָּׁה֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וּפָרַע֙ אֶת־רֹ֣אשׁ הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֣ן עַל־כַּפֶּ֗יהָ אֵ֚ת מִנְחַ֣ת הַזִּכָּר֔וֹן מִנְחַ֥ת קְנָאֹ֖ת הִ֑וא וּבְיַ֤ד הַכֹּהֵן֙ יִהְי֔וּ מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִֽים
Ve kâhin kadını Yahve'nin önüne durduracak ve kadının başını açacak ve anma sunusunu, o kıskançlık sunusudur, avuçlarının üzerine koyacak; ve lanet getiren acı su kâhinin elinde olacak.
Çölde Sayım 5:19
·
Tevrat
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve kâhin ona yemin ettirecek ve kadına diyecek: 'Eğer bir adam seninle yatmadıysa ve kocanın altında kirliliğe sapmadıysan, bu lanet getiren acı sudan temiz ol.
Çölde Sayım 5:23
·
Tevrat
וְ֠כָתַב אֶת־הָאָלֹ֥ת הָאֵ֛לֶּה הַכֹּהֵ֖ן בַּסֵּ֑פֶר וּמָחָ֖ה אֶל־מֵ֥י הַמָּרִֽים
Ve kâhin bu lanetleri kitaba yazacak ve acı suya silecek.
Çölde Sayım 5:24
·
Tevrat
וְהִשְׁקָה֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה אֶת־מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִ֑ים וּבָ֥אוּ בָ֛הּ הַמַּ֥יִם הַֽמְאָרֲרִ֖ים לְמָרִֽים
Ve lanet getiren acı suyu kadına içirecek; ve lanet getiren su acı için ona girecek.
Örnek Ayetler (2)
Ester 4:1
·
Tevrat
וּמָרְדֳּכַ֗י יָדַע֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר נַעֲשָׂ֔ה וַיִּקְרַ֤ע מָרְדֳּכַי֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וַיִּלְבַּ֥שׁ שַׂ֖ק וָאֵ֑פֶר וַיֵּצֵא֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר וַיִּזְעַ֛ק זְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה וּמָרָֽה
Mordekay yapılan her şeyi bildi ve Mordekay giysilerini yırttı, çul ve kül giydi; şehrin ortasına çıktı ve büyük ve acı bir feryatla feryat etti.
Yaratılış 27:34
·
Tevrat
כִּשְׁמֹ֤עַ עֵשָׂו֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י אָבִ֔יו וַיִּצְעַ֣ק צְעָקָ֔ה גְּדֹלָ֥ה וּמָרָ֖ה עַד־מְאֹ֑ד וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֔יו בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִֽי
Esav babasının sözlerini duyunca, son derece büyük ve acı bir çığlıkla feryat etti ve babasına dedi: 'Beni de bereketle, babam!'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 27:30
·
Tevrat
וְהִשְׁמִ֤יעוּ עָלַ֨יִךְ֙ בְּקוֹלָ֔ם וְיִזְעֲק֖וּ מָרָ֑ה וְיַעֲל֤וּ עָֽפָר֙ עַל־רָ֣אשֵׁיהֶ֔ם בָּאֵ֖פֶר יִתְפַּלָּֽשׁוּ
Sonra senin üzerine seslerini duyuracaklar ve acı acı feryat edecekler; ve başlarının üzerine toprak atacaklar, külde yuvarlanacaklar.
2. Samuel 2:26
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אַבְנֵ֜ר אֶל־יוֹאָ֗ב וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲלָנֶ֨צַח֙ תֹּ֣אכַל חֶ֔רֶב הֲל֣וֹא יָדַ֔עְתָּה כִּֽי־מָרָ֥ה תִהְיֶ֖ה בָּאַחֲרוֹנָ֑ה וְעַד־מָתַי֙ לֹֽא־תֹאמַ֣ר לָעָ֔ם לָשׁ֖וּב מֵאַחֲרֵ֥י אֲחֵיהֶֽם
Avner Yoav'a seslendi ve dedi: 'Kılıç sonsuza dek mi yiyecek? Sonunda acı olacağını bilmiyor musun? Halka kardeşlerinin ardından dönmelerini ne zamana kadar söylemeyeceksin?'
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:4
·
Tevrat
וְֽ֭אַחֲרִיתָהּ מָרָ֣ה כַֽלַּעֲנָ֑ה חַ֝דָּ֗ה כְּחֶ֣רֶב פִּיּֽוֹת
Ama sonu pelin otu gibi acıdır, iki ağızlı kılıç gibi keskindir.
Eyüp 21:25
·
Tevrat
וְזֶ֗ה יָ֭מוּת בְּנֶ֣פֶשׁ מָרָ֑ה וְלֹֽא־אָ֝כַ֗ל בַּטּוֹבָֽה
Ve diğeri acı bir canla ölür; ve iyilikten yememiştir.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 27:31
·
Tevrat
וְהִקְרִ֤יחוּ אֵלַ֨יִךְ֙ קָרְחָ֔ה וְחָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים וּבָכ֥וּ אֵלַ֛יִךְ בְּמַר־נֶ֖פֶשׁ מִסְפֵּ֥ד מָֽר
Ardından senin için kellik açacaklar ve çullar kuşanacaklar; ve can acısıyla, acı bir yasla senin için ağlayacaklar.
Eyüp 7:11
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֮ לֹ֤א אֶחֱשָׂ֫ךְ פִּ֥י אֲֽ֭דַבְּרָה בְּצַ֣ר רוּחִ֑י אָ֝שִׂ֗יחָה בְּמַ֣ר נַפְשִֽׁי
Ben de ağzımı esirgemeyeceğim; ruhumun sıkıntısında konuşacağım, canımın acısında şikayet edeceğim.
Eyüp 10:1
·
Tevrat
נָֽקְטָ֥ה נַפְשִׁ֗י בְּחַ֫יָּ֥י אֶֽעֶזְבָ֣ה עָלַ֣י שִׂיחִ֑י אֲ֝דַבְּרָה֗ בְּמַ֣ר נַפְשִֽׁי
Canım yaşamımdan bıktı; şikayetimi üzerime bırakacağım, canımın acısıyla konuşacağım.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:6
·
Tevrat
תְּנוּ־שֵׁכָ֣ר לְאוֹבֵ֑ד וְ֝יַיִן לְמָ֣רֵי נָֽפֶשׁ
Yok olana içki verin; ve canı acı çekenlere şarap.
Eyüp 3:20
·
Tevrat
לָ֤מָּה יִתֵּ֣ן לְעָמֵ֣ל א֑וֹר וְ֝חַיִּ֗ים לְמָ֣רֵי נָֽפֶשׁ
Neden sıkıntı çekene ışık ve canı acı çekenlere yaşam verir?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:20
·
Tevrat
ה֣וֹי הָאֹמְרִ֥ים לָרַ֛ע ט֖וֹב וְלַטּ֣וֹב רָ֑ע שָׂמִ֨ים חֹ֤שֶׁךְ לְאוֹר֙ וְא֣וֹר לְחֹ֔שֶׁךְ שָׂמִ֥ים מַ֛ר לְמָת֖וֹק וּמָת֥וֹק לְמָֽר
Vay kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlere; karanlığı ışık yerine ve ışığı karanlık yerine koyanlara; acıyı tatlı yerine ve tatlıyı acı yerine koyanlara!
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 5:27
·
Tevrat
וְהִשְׁקָ֣הּ אֶת־הַמַּ֗יִם וְהָיְתָ֣ה אִֽם־נִטְמְאָה֮ וַתִּמְעֹ֣ל מַ֣עַל בְּאִישָׁהּ֒ וּבָ֨אוּ בָ֜הּ הַמַּ֤יִם הַמְאָֽרֲרִים֙ לְמָרִ֔ים וְצָבְתָ֣ה בִטְנָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה יְרֵכָ֑הּ וְהָיְתָ֧ה הָאִשָּׁ֛ה לְאָלָ֖ה בְּקֶ֥רֶב עַמָּֽהּ
Ve ona suyu içirecek; ve olacak ki, eğer kirlendiyse ve kocasına sadakatsizlik ettiyse, lanet getiren su acı için ona girecek ve karnı şişecek ve uyluğu düşecek; ve kadın halkının ortasında lanet olacak.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 1:10
·
Tevrat
וְהִ֖יא מָ֣רַת נָ֑פֶשׁ וַתִּתְפַּלֵּ֥ל עַל־יְהוָ֖ה וּבָכֹ֥ה תִבְכֶּֽה
Ve o can acısı içindeydi; Yahve'ye dua etti ve çok ağladı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 5:24
·
Tevrat
וְהִשְׁקָה֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה אֶת־מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִ֑ים וּבָ֥אוּ בָ֛הּ הַמַּ֥יִם הַֽמְאָרֲרִ֖ים לְמָרִֽים
Ve lanet getiren acı suyu kadına içirecek; ve lanet getiren su acı için ona girecek.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 18:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ בְּנֵי־דָ֔ן אַל־תַּשְׁמַ֥ע קוֹלְךָ֖ עִמָּ֑נוּ פֶּֽן־יִפְגְּע֣וּ בָכֶ֗ם אֲנָשִׁים֙ מָ֣רֵי נֶ֔פֶשׁ וְאָסַפְתָּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ וְנֶ֥פֶשׁ בֵּיתֶֽךָ
Dan oğulları ona dediler ki: 'Sesini bizimle işittirme; yoksa acı ruhlu adamlar size saldırır, ve kendi canını ve evinin canını toplarsın.'
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 1:6
·
Tevrat
כִּֽי־הִנְנִ֤י מֵקִים֙ אֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים הַגּ֖וֹי הַמַּ֣ר וְהַנִּמְהָ֑ר הַֽהוֹלֵךְ֙ לְמֶרְחֲבֵי־אֶ֔רֶץ לָרֶ֖שֶׁת מִשְׁכָּנ֥וֹת לֹּא־לֽוֹ
Çünkü işte ben, kendisine ait olmayan meskenleri mülk edinmek için yerin genişliklerinde yürüyen, acımasız ve aceleci ulus olan Kildaniler'i kaldırıyorum.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 2:19
·
Tevrat
תְּיַסְּרֵ֣ךְ רָעָתֵ֗ךְ וּמְשֻֽׁבוֹתַ֨יִךְ֙ תּוֹכִחֻ֔ךְ וּדְעִ֤י וּרְאִי֙ כִּי־רַ֣ע וָמָ֔ר עָזְבֵ֖ךְ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יִךְ וְלֹ֤א פַחְדָּתִי֙ אֵלַ֔יִךְ נְאֻם־אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה צְבָאֽוֹת
Kötülüğün seni terbiye edecek ve dönekliklerin seni azarlayacak; Tanrın Yahve'yi terk etmenin ve korkumun sende olmamasının kötü ve acı olduğunu bil ve gör, Ordular Yahve'si Efendi'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 17:8
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חוּשַׁ֗י אַתָּ֣ה יָ֠דַעְתָּ אֶת־אָבִ֨יךָ וְאֶת־אֲנָשָׁ֜יו כִּ֧י גִבֹּרִ֣ים הֵ֗מָּה וּמָרֵ֥י נֶ֨פֶשׁ֙ הֵ֔מָּה כְּדֹ֥ב שַׁכּ֖וּל בַּשָּׂדֶ֑ה וְאָבִ֨יךָ֙ אִ֣ישׁ מִלְחָמָ֔ה וְלֹ֥א יָלִ֖ין אֶת־הָעָֽם
Huşay dedi: 'Sen babanı ve adamlarını biliyorsun, onlar yiğittirler ve kırda yavrularından edilmiş bir ayı gibi acı ruhludurlar; baban bir savaş adamıdır ve halkla birlikte gecelemeyecektir.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ מָרָ֔תָה וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לִשְׁתֹּ֥ת מַ֨יִם֙ מִמָּרָ֔ה כִּ֥י מָרִ֖ים הֵ֑ם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמָ֖הּ מָרָֽה
Ve Mara'ya geldiler ve Mara'dan su içemediler, çünkü onlar acıydı; bu yüzden onun adını Mara koydu.
Örnek Ayetler (3)
Ezgiler Ezgisi 3:6
·
Tevrat
מִ֣י זֹ֗את עֹלָה֙ מִן־הַמִּדְבָּ֔ר כְּתִֽימֲר֖וֹת עָשָׁ֑ן מְקֻטֶּ֤רֶת מוֹר֙ וּלְבוֹנָ֔ה מִכֹּ֖ל אַבְקַ֥ת רוֹכֵֽל
Tüccarın bütün tozlarından, mür ve günnükle tütsülenmiş olarak, duman sütunları gibi çölden çıkan bu kimdir?
Ezgiler Ezgisi 5:5
·
Tevrat
קַ֥מְתִּֽי אֲנִ֖י לִפְתֹּ֣חַ לְדוֹדִ֑י וְיָדַ֣י נָֽטְפוּ־מ֗וֹר וְאֶצְבְּעֹתַי֙ מ֣וֹר עֹבֵ֔ר עַ֖ל כַּפּ֥וֹת הַמַּנְעֽוּל
Sevgilime açmak için ben kalktım; ve ellerim mür, parmaklarım kilidin kolları üzerine akan mür damlattı.
Ezgiler Ezgisi 5:13
·
Tevrat
לְחָיָו֙ כַּעֲרוּגַ֣ת הַבֹּ֔שֶׂם מִגְדְּל֖וֹת מֶרְקָחִ֑ים שִׂפְתוֹתָיו֙ שֽׁוֹשַׁנִּ֔ים נֹטְפ֖וֹת מ֥וֹר עֹבֵֽר
Yanakları baharat tarhı, koku kuleleri gibidir; dudakları akan mür damlatan zambaklardır.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 45:9
·
Tevrat
מֹר־וַאֲהָל֣וֹת קְ֭צִיעוֹת כָּל־בִּגְדֹתֶ֑יךָ מִֽן־הֵ֥יכְלֵי שֵׁ֝֗ן מִנִּ֥י שִׂמְּחֽוּךָ
Bütün giysilerin mür, öd ağacı ve sinamekidir; fildişi saraylarından telli çalgılar seni sevindirdi.
Ezgiler Ezgisi 4:14
·
Tevrat
נֵ֣רְדְּ וְכַרְכֹּ֗ם קָנֶה֙ וְקִנָּמ֔וֹן עִ֖ם כָּל־עֲצֵ֣י לְבוֹנָ֑ה מֹ֚ר וַאֲהָל֔וֹת עִ֖ם כָּל־רָאשֵׁ֥י בְשָׂמִֽים
Nard ve safran, kamış ve tarçın, bütün günnük ağaçlarıyla; mür ve öd ağaçları, bütün seçkin baharatlarla.
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:17
·
Tevrat
נַ֥פְתִּי מִשְׁכָּבִ֑י מֹ֥ר אֲ֝הָלִ֗ים וְקִנָּמֽוֹן
Yatağıma mür, öd ağacı ve tarçın serptim.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 1:13
·
Tevrat
צְר֨וֹר הַמֹּ֤ר דּוֹדִי֙ לִ֔י בֵּ֥ין שָׁדַ֖י יָלִֽין
Bir mür kesesidir sevgilim benim için; göğüslerimin arasında geceler.
Ester 2:12
·
Tevrat
וּבְהַגִּ֡יעַ תֹּר֩ נַעֲרָ֨ה וְנַעֲרָ֜ה לָב֣וֹא אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֗וֹשׁ מִקֵּץ֩ הֱי֨וֹת לָ֜הּ כְּדָ֤ת הַנָּשִׁים֙ שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֣ר חֹ֔דֶשׁ כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י מְרוּקֵיהֶ֑ן שִׁשָּׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ בְּשֶׁ֣מֶן הַמֹּ֔ר וְשִׁשָּׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ בַּבְּשָׂמִ֔ים וּבְתַמְרוּקֵ֖י הַנָּשִֽׁים
Ve her genç kızın Kral Ahaşveroş'a gelme sırası ulaştığında, kadınların yasasına göre on iki ay onun olmasının sonunda, çünkü güzelleşme günleri böyle doluyordu; altı ay mür yağıyla ve altı ay baharatlarla ve kadınların güzellik malzemeleriyle,
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 4:6
·
Tevrat
עַ֤ד שֶׁיָּפ֨וּחַ֙ הַיּ֔וֹם וְנָ֖סוּ הַצְּלָלִ֑ים אֵ֤לֶךְ לִי֙ אֶל־הַ֣ר הַמּ֔וֹר וְאֶל־גִּבְעַ֖ת הַלְּבוֹנָֽה
Gün esinceye ve gölgeler kaçıncaya kadar, mür dağına ve günnük tepesine gideceğim.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 30:23
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֮ בְּשָׂמִ֣ים רֹאשׁ֒ מָר־דְּרוֹר֙ חֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת וְקִנְּמָן־בֶּ֥שֶׂם מַחֲצִית֖וֹ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם וּקְנֵה־בֹ֖שֶׂם חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתָֽיִם
Ve sen kendine en iyi baharatları al: beş yüz akıcı mür, onun yarısı kadar iki yüz elli tatlı tarçın ve iki yüz elli tatlı kamış,