145
Kullanım
8
Lemma
31
Türev
63
Anlam
8 lemma, 31 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מַרְאֶה Lemma | mar'e | görünüş, görünüş, manzara, görüntü | İsim | 25 | ||
כְּמַרְאֵה | ke-mar'eh | görünüşü gibi, görünüş, manzara, vizyon | İsim | 24 | ||
הַמַּרְאֶה | ha-mmar'e | görünüş, görünüş, manzara, görüntü, vizyon | İsim | 12 | ||
וּמַרְאֵה | u-mar'e | ve görünüşü, görünüş, manzara, görüntü | İsim | 9 | ||
מַרְאֵהוּ | mar'ehu | onun görünüşü, görünüş, manzara, vizyon | Zamir | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 40:3 · Tevrat וַיָּבֵ֨יא אוֹתִ֜י שָׁ֗מָּה וְהִנֵּה־אִישׁ֙ מַרְאֵ֨הוּ֙ כְּמַרְאֵ֣ה נְחֹ֔שֶׁת וּפְתִיל־פִּשְׁתִּ֥ים בְּיָד֖וֹ וּקְנֵ֣ה הַמִּדָּ֑ה וְה֥וּא עֹמֵ֖ד בַּשָּֽׁעַר Ve beni oraya getirdi ve işte görünüşü tunç görünüşü gibi adam; ve elinde keten ipliği ve ölçü kamışı vardı ve o kapıda duruyordu. 1. Samuel 16:7 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל אַל־תַּבֵּ֧ט אֶל־מַרְאֵ֛הוּ וְאֶל־גְּבֹ֥הַּ קוֹמָת֖וֹ כִּ֣י מְאַסְתִּ֑יהוּ כִּ֣י לֹ֗א אֲשֶׁ֤ר יִרְאֶה֙ הָאָדָ֔ם כִּ֤י הָֽאָדָם֙ יִרְאֶ֣ה לַעֵינַ֔יִם וַיהוָ֖ה יִרְאֶ֥ה לַלֵּבָֽב Yahve Samuel'e dedi: 'Onun görünüşüne ve boyunun uzunluğuna bakma, çünkü onu reddettim; çünkü insanın gördüğü gibi değildir; çünkü insan gözlere bakar, Yahve ise kalbe bakar.' Yeşaya 52:14 · Tevrat כַּאֲשֶׁ֨ר שָׁמְמ֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ רַבִּ֔ים כֵּן־מִשְׁחַ֥ת מֵאִ֖ישׁ מַרְאֵ֑הוּ וְתֹאֲר֖וֹ מִבְּנֵ֥י אָדָֽם Birçokları sana nasıl şaştıysa, onun görünüşü bir adamdan ve şekli insanoğullarından öyle bozulmuştu. Yoel 2:4 · Tevrat כְּמַרְאֵ֥ה סוּסִ֖ים מַרְאֵ֑הוּ וּכְפָרָשִׁ֖ים כֵּ֥ן יְרוּצֽוּן Görünüşleri atların görünüşü gibidir ve atlılar gibi, öyle koşarlar. Ezgiler Ezgisi 5:15 · Tevrat שׁוֹקָיו֙ עַמּ֣וּדֵי שֵׁ֔שׁ מְיֻסָּדִ֖ים עַל־אַדְנֵי־פָ֑ז מַרְאֵ֨הוּ֙ כַּלְּבָנ֔וֹן בָּח֖וּר כָּאֲרָזִֽים Bacakları saf altın tabanlar üzerine kurulmuş mermer sütunlardır; görünüşü Lübnan gibidir, sedir ağaçları gibi seçkindir. | ||||||
לְמַרְאֶה | le-mar'e | görünüşe, görünüş, manzara, görüntü | İsim | 4 | ||
מִמַּרְאֵה | mi-mmar'e | görünüşten, görünüş, manzara, vizyon | İsim | 3 | ||
בַּמַּרְאָה | ba-mmar'a | aynada, ayna, görüm, görünüş | İsim | 3 | ||
מַרְאֵיהֶם | mar'eyhem | onların görünüşü, görünüş, manzara, görüntü | Zamir | 3 | ||
וּמַרְאֵהוּ | umar'ehu | ve görünüşü, görünüş, manzara, vizyon | Zamir | 2 | ||
מַרְאֵֽיהֶן | mar'eyhen | onların görünüşü, görünüş, manzara, vizyon | Zamir | 2 | ||
וּמַרְאֵיהֶן | u-mar'eyhen | ve onların görünüşü, görünüş, manzara, vizyon | Zamir | 2 | ||
וּמִמַּרְאֵה | u-mimmar'e | ve görünüşünden, görünüş, manzara, görüntü, vizyon | İsim | 2 | ||
וּמַרְאֵיהֶם | u-mar'eyhem | ve onların görünüşü, görünüş, manzara, görüntü | Zamir | 2 | ||
וּמַרְאֵיךְ | u-mar'eykh | ve görünüşün, görünüş, şekil, manzara | Zamir | 1 | ||
מַרְאַיִךְ | mar'ayikh | görünüşün, görünüş, manzara, görme | Zamir | 1 | ||
וּמַרְאוֹת | u-mar'ot | ve görünümler, görünüm, görüntü, vizyon | İsim | 1 | ||
וּבְמַרְאֵי | u-ve-mar'ey | ve görünüşlerinde, görünüş, görüntü, vizyon | İsim | 1 | ||
מַרְאֵינוּ | mar'eynu | görünüşümüz, görünüş, manzara, görüntü | Zamir | 1 | ||
וּכְמַרְאֵה | u-khemar'e | ve görünüşü gibi, görünüş, manzara, vizyon | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 25)
Hezekiel 1:16
·
Tevrat
מַרְאֵ֨ה הָאוֹפַנִּ֤ים וּמַעֲשֵׂיהֶם֙ כְּעֵ֣ין תַּרְשִׁ֔ישׁ וּדְמ֥וּת אֶחָ֖ד לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּמַרְאֵיהֶם֙ וּמַ֣עֲשֵׂיהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֛ר יִהְיֶ֥ה הָאוֹפַ֖ן בְּת֥וֹךְ הָאוֹפָֽן
Tekerleklerin görünümü ve işleri sarı yakut görünümü gibiydi ve dördüne bir benzerlik vardı; ve görünümleri ve işleri tekerlek tekerleğin içinde olacak gibiydi.
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 23:15
·
Tevrat
חֲגוֹרֵ֨י אֵז֜וֹר בְּמָתְנֵיהֶ֗ם סְרוּחֵ֤י טְבוּלִים֙ בְּרָ֣אשֵׁיהֶ֔ם מַרְאֵ֥ה שָׁלִשִׁ֖ים כֻּלָּ֑ם דְּמ֤וּת בְּנֵֽי־בָבֶל֙ כַּשְׂדִּ֔ים אֶ֖רֶץ מוֹלַדְתָּֽם
Bellerinde kuşak kuşanmış, başlarında sarkan sarıklılar, hepsi subaylar görünümünde, doğduğu diyarı Kildaniler olan Babil oğullarının benzerliğiydi.
2. Samuel 11:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְעֵ֣ת הָעֶ֗רֶב וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד מֵעַ֤ל מִשְׁכָּבוֹ֙ וַיִּתְהַלֵּךְ֙ עַל־גַּ֣ג בֵּית־הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה רֹחֶ֖צֶת מֵעַ֣ל הַגָּ֑ג וְהָ֣אִשָּׁ֔ה טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה מְאֹֽד
Akşam zamanı Davut yatağından kalktı ve kral evinin damı üzerinde gezindi; damın üzerinden yıkanan bir kadın gördü. Kadın görünüşte çok iyiydi.
Örnek Ayetler (4 / 24)
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Hezekiel 1:13
·
Tevrat
וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק
Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu.
Hezekiel 1:14
·
Tevrat
וְהַחַיּ֖וֹת רָצ֣וֹא וָשׁ֑וֹב כְּמַרְאֵ֖ה הַבָּזָֽק
Ve canlılar şimşek görünümü gibi koşuyor ve dönüyordu.
Hezekiel 1:26
·
Tevrat
וּמִמַּ֗עַל לָרָקִ֨יעַ֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשָׁ֔ם כְּמַרְאֵ֥ה אֶֽבֶן־סַפִּ֖יר דְּמ֣וּת כִּסֵּ֑א וְעַל֙ דְּמ֣וּת הַכִּסֵּ֔א דְּמ֞וּת כְּמַרְאֵ֥ה אָדָ֛ם עָלָ֖יו מִלְמָֽעְלָה
Ve başları üzerindeki kubbenin yukarısında safir taşı görünümünde bir taht benzerliği vardı; ve taht benzerliğinin üzerinde, onun yukarısında insan görünümünde bir benzerlik vardı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Hezekiel 41:21
·
Tevrat
הַֽהֵיכָ֖ל מְזוּזַ֣ת רְבֻעָ֑ה וּפְנֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ הַמַּרְאֶ֖ה כַּמַּרְאֶֽה
Tapınağın kapı sövesi kareydi; ve kutsalın önünün görünüşü görünüş gibiydi.
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.
Daniel 8:16
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֥ע קוֹל־אָדָ֖ם בֵּ֣ין אוּלָ֑י וַיִּקְרָא֙ וַיֹּאמַ֔ר גַּבְרִיאֵ֕ל הָבֵ֥ן לְהַלָּ֖ז אֶת־הַמַּרְאֶֽה
Ve Ulay'ın arasında bir insan sesi işittim; seslendi ve dedi: 'Cebrail, şuna görümü anlamasını sağla.'
Daniel 8:27
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י דָנִיֵּ֗אל נִהְיֵ֤יתִי וְנֶֽחֱלֵ֨יתִי֙ יָמִ֔ים וָאָק֕וּם וָאֶֽעֱשֶׂ֖ה אֶת־מְלֶ֣אכֶת הַמֶּ֑לֶךְ וָאֶשְׁתּוֹמֵ֥ם עַל־הַמַּרְאֶ֖ה וְאֵ֥ין מֵבִֽין
Ve ben Daniel tükendim ve günlerce hastalandım; kalktım ve kralın işini yaptım; görüm üzerine şaşkına döndüm ve anlayan yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 10:9
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֨ה אַרְבָּעָ֣ה אוֹפַנִּים֮ אֵ֣צֶל הַכְּרוּבִים֒ אוֹפַ֣ן אֶחָ֗ד אֵ֚צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֔ד וְאוֹפַ֣ן אֶחָ֔ד אֵ֖צֶל הַכְּר֣וּב אֶחָ֑ד וּמַרְאֵה֙ הָא֣וֹפַנִּ֔ים כְּעֵ֖ין אֶ֥בֶן תַּרְשִֽׁישׁ
Baktım ve işte keruvların yanında dört tekerlek vardı; bir keruvun yanında bir tekerlek ve bir keruvun yanında bir tekerlek vardı; ve tekerleklerin görünüşü Tarşiş taşı görünüşü gibiydi.
Daniel 1:13
·
Tevrat
וְיֵרָא֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ מַרְאֵ֔ינוּ וּמַרְאֵה֙ הַיְלָדִ֔ים הָאֹ֣כְלִ֔ים אֵ֖ת פַּתְבַּ֣ג הַמֶּ֑לֶךְ וְכַאֲשֶׁ֣ר תִּרְאֵ֔ה עֲשֵׂ֖ה עִם־עֲבָדֶֽיךָ
Sonra bizim görünüşümüz ve kralın yiyeceklerini yiyen gençlerin görünüşü senin önünde görünsün; ve gördüğün gibi kullarına yap.
Daniel 8:26
·
Tevrat
וּמַרְאֵ֨ה הָעֶ֧רֶב וְהַבֹּ֛קֶר אֲשֶׁ֥ר נֶאֱמַ֖ר אֱמֶ֣ת ה֑וּא וְאַתָּה֙ סְתֹ֣ם הֶֽחָז֔וֹן כִּ֖י לְיָמִ֥ים רַבִּֽים
Ve söylenen akşamın ve sabahın görümü gerçektir; ve sen görümü mühürle, çünkü çok günleredir.
Levililer 13:3
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ
Ve kâhin etin derisindeki yarayı görecektir; ve yaradaki kıl beyaza dönmüşse ve yaranın görünümü etinin derisinden derinse, o bir cüzzam yarasıdır; ve kâhin onu görecektir ve onu kirli ilan edecektir.
Levililer 13:25
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה אֹתָ֣הּ הַכֹּהֵ֡ן וְהִנֵּ֣ה נֶהְפַּךְ֩ שֵׂעָ֨ר לָבָ֜ן בַּבַּהֶ֗רֶת וּמַרְאֶ֨הָ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר צָרַ֣עַת הִ֔וא בַּמִּכְוָ֖ה פָּרָ֑חָה וְטִמֵּ֤א אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא
Ve kâhin onu görecek, ve işte parlak lekede kıl beyaza dönüşmüşse ve onun görünüşü deriden derinse, o cüzzamdır, yanıkta yayılmıştır; ve kâhin onu kirli sayacaktır, o cüzzam yarasıdır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 40:3
·
Tevrat
וַיָּבֵ֨יא אוֹתִ֜י שָׁ֗מָּה וְהִנֵּה־אִישׁ֙ מַרְאֵ֨הוּ֙ כְּמַרְאֵ֣ה נְחֹ֔שֶׁת וּפְתִיל־פִּשְׁתִּ֥ים בְּיָד֖וֹ וּקְנֵ֣ה הַמִּדָּ֑ה וְה֥וּא עֹמֵ֖ד בַּשָּֽׁעַר
Ve beni oraya getirdi ve işte görünüşü tunç görünüşü gibi adam; ve elinde keten ipliği ve ölçü kamışı vardı ve o kapıda duruyordu.
1. Samuel 16:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל אַל־תַּבֵּ֧ט אֶל־מַרְאֵ֛הוּ וְאֶל־גְּבֹ֥הַּ קוֹמָת֖וֹ כִּ֣י מְאַסְתִּ֑יהוּ כִּ֣י לֹ֗א אֲשֶׁ֤ר יִרְאֶה֙ הָאָדָ֔ם כִּ֤י הָֽאָדָם֙ יִרְאֶ֣ה לַעֵינַ֔יִם וַיהוָ֖ה יִרְאֶ֥ה לַלֵּבָֽב
Yahve Samuel'e dedi: 'Onun görünüşüne ve boyunun uzunluğuna bakma, çünkü onu reddettim; çünkü insanın gördüğü gibi değildir; çünkü insan gözlere bakar, Yahve ise kalbe bakar.'
Yeşaya 52:14
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר שָׁמְמ֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ רַבִּ֔ים כֵּן־מִשְׁחַ֥ת מֵאִ֖ישׁ מַרְאֵ֑הוּ וְתֹאֲר֖וֹ מִבְּנֵ֥י אָדָֽם
Birçokları sana nasıl şaştıysa, onun görünüşü bir adamdan ve şekli insanoğullarından öyle bozulmuştu.
Yoel 2:4
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֥ה סוּסִ֖ים מַרְאֵ֑הוּ וּכְפָרָשִׁ֖ים כֵּ֥ן יְרוּצֽוּן
Görünüşleri atların görünüşü gibidir ve atlılar gibi, öyle koşarlar.
Ezgiler Ezgisi 5:15
·
Tevrat
שׁוֹקָיו֙ עַמּ֣וּדֵי שֵׁ֔שׁ מְיֻסָּדִ֖ים עַל־אַדְנֵי־פָ֑ז מַרְאֵ֨הוּ֙ כַּלְּבָנ֔וֹן בָּח֖וּר כָּאֲרָזִֽים
Bacakları saf altın tabanlar üzerine kurulmuş mermer sütunlardır; görünüşü Lübnan gibidir, sedir ağaçları gibi seçkindir.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 23:16
·
Tevrat
וַתַּעְגְּבָ֥ה עֲלֵיהֶ֖ם לְמַרְאֵ֣ה עֵינֶ֑יהָ וַתִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֲלֵיהֶ֖ם כַּשְׂדִּֽימָה
Ve gözlerinin görünüşüyle onlara şehvet duydu ve onlara, Kildaniler diyarına elçiler gönderdi.
Yeşaya 11:3
·
Tevrat
וַהֲרִיח֖וֹ בְּיִרְאַ֣ת יְהוָ֑ה וְלֹֽא־לְמַרְאֵ֤ה עֵינָיו֙ יִשְׁפּ֔וֹט וְלֹֽא־לְמִשְׁמַ֥ע אָזְנָ֖יו יוֹכִֽיחַ
Onun kokusu Yahve korkusunda olacak; gözlerinin gördüğüne göre yargılamayacak ve kulaklarının işittiğine göre karar vermeyecek.
Yeşu 22:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־גְּלִיל֣וֹת הַיַּרְדֵּ֔ן אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיִּבְנ֣וּ בְנֵי־רְאוּבֵ֣ן וּבְנֵי־גָ֡ד וַחֲצִ֣י שֵׁבֶט֩ הַֽמְנַשֶּׁ֨ה שָׁ֤ם מִזְבֵּ֨חַ֙ עַל־הַיַּרְדֵּ֔ן מִזְבֵּ֥חַ גָּד֖וֹל לְמַרְאֶֽה
Ve Kenan diyarında olan Yarden'in bölgelerine geldiler; ve Ruben oğulları, Gad oğulları ve Manaşe'nin yarım oymağı orada Yarden'in üzerinde bir sunak, görünüşte büyük bir sunak inşa ettiler.
Yaratılış 2:9
·
Tevrat
וַיַּצְמַ֞ח יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה כָּל־עֵ֛ץ נֶחְמָ֥ד לְמַרְאֶ֖ה וְט֣וֹב לְמַאֲכָ֑ל וְעֵ֤ץ הַֽחַיִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַגָּ֔ן וְעֵ֕ץ הַדַּ֖עַת ט֥וֹב וָרָֽע
Yahve Tanrı görünüşü arzu edilen ve yiyecek için iyi olan her ağacı, bahçenin ortasında yaşam ağacını ve iyiyi ve kötüyü bilme ağacını topraktan bitirdi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 1:27
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא כְּעֵ֣ין חַשְׁמַ֗ל כְּמַרְאֵה־אֵ֤שׁ בֵּֽית־לָהּ֙ סָבִ֔יב מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֖יו וּלְמָ֑עְלָה וּמִמַּרְאֵ֤ה מָתְנָיו֙ וּלְמַ֔טָּה רָאִ֨יתִי֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִֽיב
Ve parlayan metal görünümünde, çepeçevre onun içinde ateş görünümünde gördüm, bellerinin görünümünden yukarısını; ve bellerinin görünümünden aşağısını ateş görünümünde gördüm ve çepeçevre onun parıltısı vardı.
Hezekiel 8:2
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה דְמוּת֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֛יו וּלְמַ֖טָּה אֵ֑שׁ וּמִמָּתְנָ֣יו וּלְמַ֔עְלָה כְּמַרְאֵה־זֹ֖הַר כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַֽלָה
Ve gördüm ve işte ateş görünüşü gibi bir benzerlik; bellerinin görünüşünden aşağısı ateş ve bellerinden yukarısı parlaklık görünüşü gibi, parlayan maden parıltısı gibiydi.
Yasa'nın Tekrarı 28:34
·
Tevrat
וְהָיִ֖יתָ מְשֻׁגָּ֑ע מִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה
Gözlerinin göreceği görünüşten delirmiş olacaksın.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Daniel 9:23
·
Tevrat
בִּתְחִלַּ֨ת תַּחֲנוּנֶ֜יךָ יָצָ֣א דָבָ֗ר וַאֲנִי֙ בָּ֣אתִי לְהַגִּ֔יד כִּ֥י חֲמוּד֖וֹת אָ֑תָּה וּבִין֙ בַּדָּבָ֔ר וְהָבֵ֖ן בַּמַּרְאֶֽה
Yalvarışlarının başlangıcında söz çıktı ve ben bildirmek için geldim; çünkü sen çok sevilensin; sözü anla ve görümü kavra.
Daniel 10:1
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֣ת שָׁל֗וֹשׁ לְכ֨וֹרֶשׁ֙ מֶ֣לֶךְ פָּרַ֔ס דָּבָר֙ נִגְלָ֣ה לְדָֽנִיֵּ֔אל אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֵּלְטְשַׁאצַּ֑ר וֶאֱמֶ֤ת הַדָּבָר֙ וְצָבָ֣א גָד֔וֹל וּבִין֙ אֶת־הַדָּבָ֔ר וּבִ֥ינָה ל֖וֹ בַּמַּרְאֶֽה
Pers kralı Koreş'in üçüncü yılında, adı Belteşatsar çağrılan Daniel'e bir söz açığa çıkarıldı; ve söz gerçektir ve büyük bir savaştır ve sözü anladı ve görümde ona anlayış vardı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 1:13
·
Tevrat
וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק
Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu.
Hezekiel 10:22
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶ֔ם הֵ֣מָּה הַפָּנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר רָאִ֨יתִי֙ עַל־נְהַר־כְּבָ֔ר מַרְאֵיהֶ֖ם וְאוֹתָ֑ם אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Yüzlerinin biçimine gelince, onlar Kevar ırmağında gördüğüm yüzlerdi, görünüşleri ve kendileri; her biri yüzüne doğru giderlerdi.
Daniel 1:15
·
Tevrat
וּמִקְצָת֙ יָמִ֣ים עֲשָׂרָ֔ה נִרְאָ֤ה מַרְאֵיהֶם֙ ט֔וֹב וּבְרִיאֵ֖י בָּשָׂ֑ר מִן־כָּל־הַיְלָדִ֔ים הָאֹ֣כְלִ֔ים אֵ֖ת פַּתְבַּ֥ג הַמֶּֽלֶךְ
Ve on günün sonunda onların görünüşü, kralın yiyeceklerini yiyen bütün gençlerden daha iyi ve etleri daha şişman göründü.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Levililer 13:34
·
Tevrat
וְרָאָה֩ הַכֹּהֵ֨ן אֶת־הַנֶּ֜תֶק בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וְ֠הִנֵּה לֹא־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֨תֶק֙ בָּע֔וֹר וּמַרְאֵ֕הוּ אֵינֶ֥נּוּ עָמֹ֖ק מִן־הָע֑וֹר וְטִהַ֤ר אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְכִבֶּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָהֵֽר
Ve kâhin yedinci günde uyuzu görecek; ve işte uyuz deride yayılmadıysa ve onun görünüşü deriden derin değilse, kâhin onu temiz sayacaktır; ve giysilerini yıkayacak ve temiz olacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 1:5
·
Tevrat
וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ דְּמ֖וּת אַרְבַּ֣ע חַיּ֑וֹת וְזֶה֙ מַרְאֵֽיהֶ֔ן דְּמ֥וּת אָדָ֖ם לָהֵֽנָּה
Ve onun içinden dört canlının benzerliği vardı; ve onların görünümü budur: onlara insan benzerliği vardı.
Nahum 2:5
·
Tevrat
בַּֽחוּצוֹת֙ יִתְהוֹלְל֣וּ הָרֶ֔כֶב יִֽשְׁתַּקְשְׁק֖וּן בָּרְחֹב֑וֹת מַרְאֵיהֶן֙ כַּלַּפִּידִ֔ם כַּבְּרָקִ֖ים יְרוֹצֵֽצוּ
Savaş arabaları sokaklarda çılgınca sürülür, meydanlarda ileri geri koşuşurlar; görünümleri meşaleler gibidir, şimşekler gibi seğirtirler.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 41:21
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣אנָה אֶל־קִרְבֶּ֗נָה וְלֹ֤א נוֹדַע֙ כִּי־בָ֣אוּ אֶל־קִרְבֶּ֔נָה וּמַרְאֵיהֶ֣ן רַ֔ע כַּאֲשֶׁ֖ר בַּתְּחִלָּ֑ה וָאִיקָֽץ
İçlerine girdiler, ancak içlerine girdikleri bilinmedi ve görünümleri başlangıçtaki gibi kötüydü; ve uyandım.
Levililer 14:37
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה אֶת־הַנֶּ֗גַע וְהִנֵּ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ בְּקִירֹ֣ת הַבַּ֔יִת שְׁקַֽעֲרוּרֹת֙ יְרַקְרַקֹּ֔ת א֖וֹ אֲדַמְדַּמֹּ֑ת וּמַרְאֵיהֶ֥ן שָׁפָ֖ל מִן־הַקִּֽיר
Ardından yarayı görecek ve işte yara evin duvarlarında yeşilimsi veya kırmızımsı çukurluklardır ve onların görünüşü duvardan alçaktır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 1:27
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא כְּעֵ֣ין חַשְׁמַ֗ל כְּמַרְאֵה־אֵ֤שׁ בֵּֽית־לָהּ֙ סָבִ֔יב מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֖יו וּלְמָ֑עְלָה וּמִמַּרְאֵ֤ה מָתְנָיו֙ וּלְמַ֔טָּה רָאִ֨יתִי֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִֽיב
Ve parlayan metal görünümünde, çepeçevre onun içinde ateş görünümünde gördüm, bellerinin görünümünden yukarısını; ve bellerinin görünümünden aşağısını ateş görünümünde gördüm ve çepeçevre onun parıltısı vardı.
Yasa'nın Tekrarı 28:67
·
Tevrat
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה
Korkacağın kalbinin korkusundan ve göreceğin gözlerinin görünüşünden, sabah diyeceksin: 'Keşke akşam olsa', ve akşam diyeceksin: 'Keşke sabah olsa'.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 1:16
·
Tevrat
מַרְאֵ֨ה הָאוֹפַנִּ֤ים וּמַעֲשֵׂיהֶם֙ כְּעֵ֣ין תַּרְשִׁ֔ישׁ וּדְמ֥וּת אֶחָ֖ד לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּמַרְאֵיהֶם֙ וּמַ֣עֲשֵׂיהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֛ר יִהְיֶ֥ה הָאוֹפַ֖ן בְּת֥וֹךְ הָאוֹפָֽן
Tekerleklerin görünümü ve işleri sarı yakut görünümü gibiydi ve dördüne bir benzerlik vardı; ve görünümleri ve işleri tekerlek tekerleğin içinde olacak gibiydi.
Hezekiel 10:10
·
Tevrat
וּמַ֨רְאֵיהֶ֔ם דְּמ֥וּת אֶחָ֖ד לְאַרְבַּעְתָּ֑ם כַּאֲשֶׁ֛ר יִהְיֶ֥ה הָאוֹפַ֖ן בְּת֥וֹךְ הָאוֹפָֽן
Ve görünüşleri, dördünün biçimi birdi; tekerlek tekerleğin içinde olduğu gibi.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 2:14
·
Tevrat
יוֹנָתִ֞י בְּחַגְוֵ֣י הַסֶּ֗לַע בְּסֵ֨תֶר֙ הַמַּדְרֵגָ֔ה הַרְאִ֨ינִי֙ אֶתּ־מַרְאַ֔יִךְ הַשְׁמִיעִ֖ינִי אֶת־קוֹלֵ֑ךְ כִּי־קוֹלֵ֥ךְ עָרֵ֖ב וּמַרְאֵ֥יךְ נָאוֶֽה
Kayanın yarıklarında, sarp yolun gizli yerindeki güvercinim, bana görünüşünü göster, bana sesini duyur; çünkü sesin tatlıdır ve görünüşün güzeldir.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 2:14
·
Tevrat
יוֹנָתִ֞י בְּחַגְוֵ֣י הַסֶּ֗לַע בְּסֵ֨תֶר֙ הַמַּדְרֵגָ֔ה הַרְאִ֨ינִי֙ אֶתּ־מַרְאַ֔יִךְ הַשְׁמִיעִ֖ינִי אֶת־קוֹלֵ֑ךְ כִּי־קוֹלֵ֥ךְ עָרֵ֖ב וּמַרְאֵ֥יךְ נָאוֶֽה
Kayanın yarıklarında, sarp yolun gizli yerindeki güvercinim, bana görünüşünü göster, bana sesini duyur; çünkü sesin tatlıdır ve görünüşün güzeldir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 11:9
·
Tevrat
שְׂמַ֧ח בָּח֣וּר בְּיַלְדוּתֶ֗יךָ וִֽיטִֽיבְךָ֤ לִבְּךָ֙ בִּימֵ֣י בְחוּרוֹתֶ֔ךָ וְהַלֵּךְ֙ בְּדַרְכֵ֣י לִבְּךָ֔ וּבְמַרְאֵ֖י עֵינֶ֑יךָ וְדָ֕ע כִּ֧י עַל־כָּל־אֵ֛לֶּה יְבִֽיאֲךָ֥ הָאֱלֹהִ֖ים בַּמִּשְׁפָּֽט
Sevin genç çocukluğunda, ve gençliğinin günlerinde kalbin sana iyi yapsın; ve kalbinin yollarında ve gözlerinin görünümlerinde yürü. Ve bil ki bütün bunlar üzerine Tanrı seni yargıya getirecek.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 1:13
·
Tevrat
וְיֵרָא֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ מַרְאֵ֔ינוּ וּמַרְאֵה֙ הַיְלָדִ֔ים הָאֹ֣כְלִ֔ים אֵ֖ת פַּתְבַּ֣ג הַמֶּ֑לֶךְ וְכַאֲשֶׁ֣ר תִּרְאֵ֔ה עֲשֵׂ֖ה עִם־עֲבָדֶֽיךָ
Sonra bizim görünüşümüz ve kralın yiyeceklerini yiyen gençlerin görünüşü senin önünde görünsün; ve gördüğün gibi kullarına yap.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.