27
Kullanım
1
Lemma
12
Türev
18
Anlam
1 lemma, 12 türev form
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַעֲמָשָׂ֛א מִתְגֹּלֵ֥ל בַּדָּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמְסִּלָּ֑ה וַיַּ֨רְא הָאִ֜ישׁ כִּֽי־עָמַ֣ד כָּל־הָעָ֗ם וַיַּסֵּב֩ אֶת־עֲמָשָׂ֨א מִן־הַֽמְסִלָּ֤ה הַשָּׂדֶה֙ וַיַּשְׁלֵ֤ךְ עָלָיו֙ בֶּ֔גֶד כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ה כָּל־הַבָּ֥א עָלָ֖יו וְעָמָֽד
Amasa anayolun ortasında kanda yuvarlanıyordu. Adam bütün halkın durduğunu gördü; Amasa'yı anayoldan tarlaya çevirdi ve onun yanına gelen herkesin durduğunu görünce üzerine bir giysi attı.
2. Samuel 20:13
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֥ר הֹגָ֖ה מִן־הַֽמְסִלָּ֑ה עָבַ֤ר כָּל־אִישׁ֙ אַחֲרֵ֣י יוֹאָ֔ב לִרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י שֶׁ֥בַע בֶּן־בִּכְרִֽי
O anayoldan kaldırılınca, Bikri oğlu Şeva'yı kovalamak için her adam Yoav'ın ardından geçti.
Yeşaya 62:10
·
Tevrat
עִבְר֤וּ עִבְרוּ֙ בַּשְּׁעָרִ֔ים פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ הָעָ֑ם סֹ֣לּוּ סֹ֤לּוּ הַֽמְסִלָּה֙ סַקְּל֣וּ מֵאֶ֔בֶן הָרִ֥ימוּ נֵ֖ס עַל־הָעַמִּֽים
Geçin, kapılardan geçin, halkın yolunu hazırlayın; anayolu yükseltin, yükseltin, taştan arındırın, halkların üzerine sancak kaldırın.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 21:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֡וּ הִנֵּה֩ חַג־יְהוָ֨ה בְּשִׁל֜וֹ מִיָּמִ֣ים יָמִ֗ימָה אֲשֶׁ֞ר מִצְּפ֤וֹנָה לְבֵֽית־אֵל֙ מִזְרְחָ֣ה הַשֶּׁ֔מֶשׁ לִמְסִלָּ֔ה הָעֹלָ֥ה מִבֵּֽית־אֵ֖ל שְׁכֶ֑מָה וּמִנֶּ֖גֶב לִלְבוֹנָֽה
Ve dediler: 'İşte, Beytel'in kuzeyinde, Beytel'den Şekem'e çıkan yolun güneşin doğusunda ve Levona'nın güneyinde olan Şilo'da yıldan yıla Yahve'nin bayramı vardır.'
Yeremya 31:21
·
Tevrat
הַצִּ֧יבִי לָ֣ךְ צִיֻּנִ֗ים שִׂ֤מִי לָךְ֙ תַּמְרוּרִ֔ים שִׁ֣תִי לִבֵּ֔ךְ לַֽמְסִלָּ֖ה דֶּ֣רֶךְ הָלָ֑כְתְּ שׁ֚וּבִי בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל שֻׁ֖בִי אֶל־עָרַ֥יִךְ אֵֽלֶּה
Kendine işaretler dik, kendine yol işaretleri koy; kalbini yola, gittiğin yola koy; dön İsrail bakiresi, bu şehirlerine dön.
1. Tarihler 26:18
·
Tevrat
לַפַּרְבָּ֖ר לַֽמַּעֲרָ֑ב אַרְבָּעָה֙ לַֽמְסִלָּ֔ה שְׁנַ֖יִם לַפַּרְבָּֽר
Batıdaki Parbar'a, yola dört, Parbar'a iki.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 11:16
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה מְסִלָּ֔ה לִשְׁאָ֣ר עַמּ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יִשָּׁאֵ֖ר מֵֽאַשּׁ֑וּר כַּאֲשֶׁ֤ר הָֽיְתָה֙ לְיִשְׂרָאֵ֔ל בְּי֥וֹם עֲלֹת֖וֹ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
İsrail'in Mısır diyarından çıktığı gün olduğu gibi, Asur'dan arta kalan halkının kalıntısı için bir yol olacak.
Yeşaya 19:23
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא תִּהְיֶ֨ה מְסִלָּ֤ה מִמִּצְרַ֨יִם֙ אַשּׁ֔וּרָה וּבָֽא־אַשּׁ֥וּר בְּמִצְרַ֖יִם וּמִצְרַ֣יִם בְּאַשּׁ֑וּר וְעָבְד֥וּ מִצְרַ֖יִם אֶת־אַשּֽׁוּר
O gün Mısır'dan Aşur'a yol olacak; Aşur Mısır'a ve Mısır Aşur'a gelecek ve Mısır Aşur'la kulluk edecek.
Yeşaya 40:3
·
Tevrat
ק֣וֹל קוֹרֵ֔א בַּמִּדְבָּ֕ר פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֑ה יַשְּׁרוּ֙ בָּעֲרָבָ֔ה מְסִלָּ֖ה לֵאלֹהֵֽינוּ
Çağıranın sesi: 'Çölde Yahve'nin yolunu boşaltın, bozkırda Tanrımız için bir anayolu düzeltin.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 33:8
·
Tevrat
נָשַׁ֣מּוּ מְסִלּ֔וֹת שָׁבַ֖ת עֹבֵ֣ר אֹ֑רַח הֵפֵ֤ר בְּרִית֙ מָאַ֣ס עָרִ֔ים לֹ֥א חָשַׁ֖ב אֱנֽוֹשׁ
Yollar ıssız kaldı, yoldan geçen kesildi; antlaşmayı bozdu, şehirleri reddetti, insanı saymadı.
Mezmurlar 84:6
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י אָ֭דָם עֽוֹז־ל֥וֹ בָ֑ךְ מְ֝סִלּ֗וֹת בִּלְבָבָֽם
Gücü sende olan insana ne mutlu; yollar onların kalplerindedir.
2. Tarihler 9:11
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ הַ֠מֶּלֶךְ אֶת־עֲצֵ֨י הָֽאַלְגּוּמִּ֜ים מְסִלּ֤וֹת לְבֵית־יְהוָה֙ וּלְבֵ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְכִנֹּר֥וֹת וּנְבָלִ֖ים לַשָּׁרִ֑ים וְלֹא־נִרְא֥וּ כָהֵ֛ם לְפָנִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ יְהוּדָֽה
Kral algum ağaçlarından Yahve'nin evi için ve kralın evi için merdivenler, şarkıcılar için lirler ve çenkler yaptı; Yahuda diyarında önceden onlar gibisi görülmedi.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיִשַּׁ֨רְנָה הַפָּר֜וֹת בַּדֶּ֗רֶךְ עַל־דֶּ֨רֶךְ֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ בִּמְסִלָּ֣ה אַחַ֗ת הָלְכ֤וּ הָלֹךְ֙ וְגָע֔וֹ וְלֹא־סָ֖רוּ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול וְסַרְנֵ֤י פְלִשְׁתִּים֙ הֹלְכִ֣ים אַחֲרֵיהֶ֔ם עַד־גְּב֖וּל בֵּ֥ית שָֽׁמֶשׁ
İnekler yolda, Beyt-Şemeş yolunda doğruca gittiler; tek bir anayolda giderek böğürdüler, sağa ve sola sapmadılar. Filistlilerin beyleri de onların arkasından Beyt-Şemeş sınırına kadar gittiler.
1. Tarihler 26:16
·
Tevrat
לְשֻׁפִּ֤ים וּלְחֹסָה֙ לַֽמַּעֲרָ֔ב עִ֚ם שַׁ֣עַר שַׁלֶּ֔כֶת בַּֽמְסִלָּ֖ה הָעוֹלָ֑ה מִשְׁמָ֖ר לְעֻמַּ֥ת מִשְׁמָֽר
Şuppim'e ve Hosa'ya batıya, çıkan yolda Şalleket kapısı ile, nöbete göre nöbet.
Çölde Sayım 20:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה
Bunun üzerine İsrail oğulları ona dediler: 'Ana yoldan çıkacağız ve eğer ben ve sürülerim sularını içersek bedelini vereceğim; başka bir şey yok, sadece ayaklarımla geçeceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
Hakimler 20:45
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ וַיָּנֻ֤סוּ הַמִּדְבָּ֨רָה֙ אֶל־סֶ֣לַע הָֽרִמּ֔וֹן וַיְעֹֽלְלֻ֨הוּ֙ בַּֽמְסִלּ֔וֹת חֲמֵ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים אִ֑ישׁ וַיַּדְבִּ֤יקוּ אַחֲרָיו֙ עַד־גִּדְעֹ֔ם וַיַּכּ֥וּ מִמֶּ֖נּוּ אַלְפַּ֥יִם אִֽישׁ
Döndüler ve çöle, Rimmon kayasına kaçtılar; ve yollarda ondan beş bin adamı devşirdiler; Gidom'a kadar arkasından yetiştiler ve ondan iki bin adamı vurdular.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 7:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶֽל־יְשַׁעְיָהוּ֒ צֵא־נָא֙ לִקְרַ֣את אָחָ֔ז אַתָּ֕ה וּשְׁאָ֖ר יָשׁ֣וּב בְּנֶ֑ךָ אֶל־קְצֵ֗ה תְּעָלַת֙ הַבְּרֵכָ֣ה הָעֶלְיוֹנָ֔ה אֶל־מְסִלַּ֖ת שְׂדֵ֥ה כוֹבֵֽס
Ve Yahve Yeşaya'ya dedi: 'Sen ve oğlun Şear-Yaşuv, Ahaz'ı karşılamaya, yukarı havuzun kanalının ucuna, çamaşırcı tarlasının yoluna lütfen çık.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:17
·
Tevrat
מְסִלַּ֣ת יְ֭שָׁרִים ס֣וּר מֵרָ֑ע שֹׁמֵ֥ר נַ֝פְשׁ֗וֹ נֹצֵ֥ר דַּרְכּֽוֹ
Doğruların anayolu kötülükten dönmektir; yolunu koruyan canını sakınır.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 18:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֡וּר אֶת־תַּרְתָּ֥ן וְאֶת־רַב־סָרִ֣יס וְאֶת־רַב־שָׁקֵ֨ה מִן־לָכִ֜ישׁ אֶל־הַמֶּ֧לֶךְ חִזְקִיָּ֛הוּ בְּחֵ֥יל כָּבֵ֖ד יְרוּשָׁלִָ֑ם וַֽיַּעֲלוּ֙ וַיָּבֹ֣אוּ יְרוּשָׁלִַ֔ם וַיַּעֲל֣וּ וַיָּבֹ֗אוּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ בִּתְעָלַת֙ הַבְּרֵכָ֣ה הָֽעֶלְיוֹנָ֔ה אֲשֶׁ֕ר בִּמְסִלַּ֖ת שְׂדֵ֥ה כוֹבֵֽס
Ve Asur kralı Tartan'ı, Rav-Saris'i ve Rav-Şake'yi Lakiş'ten kral Hizkiya'ya ağır orduyla Yeruşalim'e gönderdi; ve çıktılar ve Yeruşalim'e geldiler, ve çıktılar ve geldiler ve çamaşırcı tarlasının yolunda olan yukarı havuzun kanalında durdular.
Yeşaya 36:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֣וּר אֶת־רַב־שָׁקֵ֨ה מִלָּכִ֧ישׁ יְרוּשָׁלְַ֛מָה אֶל־הַמֶּ֥לֶךְ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּחֵ֣יל כָּבֵ֑ד וַֽיַּעֲמֹ֗ד בִּתְעָלַת֙ הַבְּרֵכָ֣ה הָעֶלְיוֹנָ֔ה בִּמְסִלַּ֖ת שְׂדֵ֥ה כוֹבֵֽס
Asur kralı Lakiş'ten Yeruşalim'e, Kral Hizkiya'ya ağır bir orduyla Rabşake'yi gönderdi; ve o Çırpıcı Tarlası yolunda, Yukarı Havuz'un kanalında durdu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 49:11
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֥י כָל־הָרַ֖י לַדָּ֑רֶךְ וּמְסִלֹּתַ֖י יְרֻמֽוּן
Ve bütün dağlarımı yol yapacağım ve anayollarım yükseltilecek.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 2:8
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ אָחִיו֙ לֹ֣א יִדְחָק֔וּן גֶּ֥בֶר בִּמְסִלָּת֖וֹ יֵֽלֵכ֑וּן וּבְעַ֥ד הַשֶּׁ֛לַח יִפֹּ֖לוּ לֹ֥א יִבְצָֽעוּ
Ve kimse kardeşini itmez, her adam kendi yolunda yürür; ve silahların arasından düşerler, yaralanmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 20:32
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן נִגָּפִ֥ים הֵ֛ם לְפָנֵ֖ינוּ כְּבָרִאשֹׁנָ֑ה וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֣ל אָמְר֗וּ נָנ֨וּסָה֙ וּֽנְתַקְּנֻ֔הוּ מִן־הָעִ֖יר אֶל־הַֽמְסִלּֽוֹת
Bünyaminoğulları dediler: 'Onlar ilk seferki gibi önümüzde yeniliyorlar.' Fakat İsrailoğulları dediler: 'Kaçalım ve onları şehirden yollara doğru uzaklaştıralım.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 5:20
·
Tevrat
מִן־שָׁמַ֖יִם נִלְחָ֑מוּ הַכּֽוֹכָבִים֙ מִמְּסִלּוֹתָ֔ם נִלְחֲמ֖וּ עִם־סִיסְרָֽא
Göklerden savaştılar; yıldızlar yörüngelerinden Sisera ile savaştılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:7
·
Tevrat
רַגְלֵיהֶם֙ לָרַ֣ע יָרֻ֔צוּ וִֽימַהֲר֔וּ לִשְׁפֹּ֖ךְ דָּ֣ם נָקִ֑י מַחְשְׁבֽוֹתֵיהֶם֙ מַחְשְׁב֣וֹת אָ֔וֶן שֹׁ֥ד וָשֶׁ֖בֶר בִּמְסִלּוֹתָֽם
Onların ayakları kötülüğe koşuyor ve suçsuz kan dökmek için acele ediyorlar; onların düşünceleri kötülük düşünceleridir, yıkım ve kırılma onların yollarındadır.