420
Kullanım
10
Lemma
98
Türev
99
Anlam
10 lemma, 98 türev form
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 9:6
·
Tevrat
וַיֵּאָ֨סְפ֜וּ כָּל־בַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וְכָל־בֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וַיֵּ֣לְכ֔וּ וַיַּמְלִ֥יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֖לֶךְ לְמֶ֑לֶךְ עִם־אֵל֥וֹן מֻצָּ֖ב אֲשֶׁ֥ר בִּשְׁכֶֽם
Şekem'in tüm sahipleri ve tüm Millo evi toplandılar; ve gidip Şekem'deki dikili meşenin yanında Abimelek'i kral yaptılar.
Hakimler 9:20
·
Tevrat
וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מֵאֲבִימֶ֔לֶךְ וְתֹאכַ֛ל אֶת־בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶ֖ם וְאֶת־בֵּ֣ית מִלּ֑וֹא וְתֵצֵ֨א אֵ֜שׁ מִבַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וּמִבֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וְתֹאכַ֖ל אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Ama eğer değilse, Abimelek'ten ateş çıksın, ve Şekem'in sahiplerini ve Millo evini yiyip bitirsin; ve Şekem'in sahiplerinden ve Millo evinden ateş çıksın, ve Abimelek'i yiyip bitirsin.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 12:21
·
Tevrat
וַיָּקֻ֥מוּ עֲבָדָ֖יו וַיִּקְשְׁרֽוּ־קָ֑שֶׁר וַיַּכּוּ֙ אֶת־יוֹאָ֔שׁ בֵּ֥ית מִלֹּ֖א הַיּוֹרֵ֥ד סִלָּֽא
Ve kulları kalktılar ve bir komplo kurdular; ve Silla'ya inen Millo evinde Yoaş'ı vurdular.
Örnek Ayetler (2)
Amos 2:13
·
Tevrat
הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י מֵעִ֖יק תַּחְתֵּיכֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֤ר תָּעִיק֙ הָעֲגָלָ֔ה הַֽמְלֵאָ֥ה לָ֖הּ עָמִֽיר
İşte, demetlerle dolu arabanın ezdiği gibi, ben de altınızda ezeceğim.
Yasa'nın Tekrarı 22:9
·
Tevrat
לֹא־תִזְרַ֥ע כַּרְמְךָ֖ כִּלְאָ֑יִם פֶּן־תִּקְדַּ֗שׁ הַֽמְלֵאָ֤ה הַזֶּ֨רַע֙ אֲשֶׁ֣ר תִּזְרָ֔ע וּתְבוּאַ֖ת הַכָּֽרֶם
Bağını iki çeşit ekmeyeceksin; yoksa ekeceğin tohumun doluluğu ve bağın ürünü kutsal olur.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 23:11
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֛יו שַׁמָּ֥א בֶן־אָגֵ֖א הָרָרִ֑י וַיֵּאָסְפ֨וּ פְלִשְׁתִּ֜ים לַחַיָּ֗ה וַתְּהִי־שָׁ֞ם חֶלְקַ֤ת הַשָּׂדֶה֙ מְלֵאָ֣ה עֲדָשִׁ֔ים וְהָעָ֥ם נָ֖ס מִפְּנֵ֥י פְלִשְׁתִּֽים
Ve ondan sonra Hararlı Age oğlu Şamma vardı; ve Filistliler birliğe toplandılar ve orada mercimek dolu tarlanın parçası vardı ve halk Filistlilerin yüzünden kaçtı.
Nahum 3:1
·
Tevrat
ה֖וֹי עִ֣יר דָּמִ֑ים כֻּלָּ֗הּ כַּ֤חַשׁ פֶּ֨רֶק֙ מְלֵאָ֔ה לֹ֥א יָמִ֖ישׁ טָֽרֶף
Vay kanlar şehrine! Tamamı yalan, yağma doludur, av ayrılmaz.
Yeşaya 22:2
·
Tevrat
תְּשֻׁא֣וֹת מְלֵאָ֗ה עִ֚יר הֽוֹמִיָּ֔ה קִרְיָ֖ה עַלִּיזָ֑ה חֲלָלַ֨יִךְ֙ לֹ֣א חַלְלֵי־חֶ֔רֶב וְלֹ֖א מֵתֵ֥י מִלְחָמָֽה
Ey gürültülerle dolu, çalkantılı şehir, şenlikli kent! Senin öldürülmüşlerin kılıçla öldürülmüşler değil ve savaşta ölmüşler değil.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 22:28
·
Tevrat
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי
Bolluğunu ve şıranı geciktirmeyeceksin; oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:21
·
Tevrat
אֵיכָה֙ הָיְתָ֣ה לְזוֹנָ֔ה קִרְיָ֖ה נֶאֱמָנָ֑ה מְלֵאֲתִ֣י מִשְׁפָּ֗ט צֶ֛דֶק יָלִ֥ין בָּ֖הּ וְעַתָּ֥ה מְרַצְּחִֽים
Sadık şehir nasıl fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluk onda barınırdı; ve şimdi katiller var.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 18:27
·
Tevrat
וְנֶחְשַׁ֥ב לָכֶ֖ם תְּרוּמַתְכֶ֑ם כַּדָּגָן֙ מִן־הַגֹּ֔רֶן וְכַֽמְלֵאָ֖ה מִן־הַיָּֽקֶב
Ve sununuz size harmandan tahıl gibi ve üzüm sıkma çukurundan bolluk gibi sayılacak.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 5:12
·
Tevrat
עֵינָ֕יו כְּיוֹנִ֖ים עַל־אֲפִ֣יקֵי מָ֑יִם רֹֽחֲצוֹת֙ בֶּֽחָלָ֔ב יֹשְׁב֖וֹת עַל־מִלֵּֽאת
Gözleri su akarsuları üzerinde güvercinler gibidir; sütte yıkanan, doluluk üzerinde oturan.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:35
·
Tevrat
בֵּאדַ֣יִן דָּ֣קוּ כַחֲדָ֡ה פַּרְזְלָא֩ חַסְפָּ֨א נְחָשָׁ֜א כַּסְפָּ֣א וְדַהֲבָ֗א וַהֲווֹ֙ כְּע֣וּר מִן־אִדְּרֵי־קַ֔יִט וּנְשָׂ֤א הִמּוֹן֙ רוּחָ֔א וְכָל־אֲתַ֖ר לָא־הִשְׁתֲּכַ֣ח לְה֑וֹן וְאַבְנָ֣א דִּֽי־מְחָ֣ת לְצַלְמָ֗א הֲוָ֛ת לְט֥וּר רַ֖ב וּמְלָ֥ת כָּל־אַרְעָֽא
O zaman demir, kil, tunç, gümüş ve altın birlikte parçalandı ve yaz harman yerlerindeki saman çöpü gibi oldular; rüzgar onları uçurdu ve onlar için hiçbir yer bulunmadı; ve heykele çarpan taş büyük bir dağ oldu ve bütün yeri doldurdu.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:19
·
Tevrat
בֵּאדַ֨יִן נְבוּכַדְנֶצַּ֜ר הִתְמְלִ֣י חֱמָ֗א וּצְלֵ֤ם אַנְפּ֨וֹהִי֙ אֶשְׁתַּנִּ֔י עַל־שַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ עָנֵ֤ה וְאָמַר֙ לְמֵזֵ֣א לְאַתּוּנָ֔א חַ֨ד־שִׁבְעָ֔ה עַ֛ל דִּ֥י חֲזֵ֖ה לְמֵזְיֵֽהּ
Bunun üzerine Nebukadnessar hiddetle doldu ve yüzünün görüntüsü Şadrak'a, Meşak'a ve Aved-Nego'ya karşı değişti; yanıt verdi ve fırının görülmüş ısıtılmasından yedi kat daha fazla ısıtılmasını söyledi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:11
·
Tevrat
וְאֵת֩ חֲמַ֨ת יְהוָ֤ה מָלֵ֨אתִי֙ נִלְאֵ֣יתִי הָכִ֔יל שְׁפֹ֤ךְ עַל־עוֹלָל֙ בַּח֔וּץ וְעַ֛ל ס֥וֹד בַּחוּרִ֖ים יַחְדָּ֑ו כִּֽי־גַם־אִ֤ישׁ עִם־אִשָּׁה֙ יִלָּכֵ֔דוּ זָקֵ֖ן עִם־מְלֵ֥א יָמִֽים
Ve Yahve'nin öfkesiyle doldum, içimde tutmaktan yoruldum; dışarıda çocuğun üzerine ve birlikte gençlerin meclisinin üzerine dök; çünkü adam kadın ile ayrıca yakalanacaklar, yaşlı günlere dolu olan ile.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 10:12
·
Tevrat
וְכָל־בְּשָׂרָם֙ וְגַבֵּהֶ֔ם וִֽידֵיהֶ֖ם וְכַנְפֵיהֶ֑ם וְהָאֽוֹפַנִּ֗ים מְלֵאִ֤ים עֵינַ֨יִם֙ סָבִ֔יב לְאַרְבַּעְתָּ֖ם אוֹפַנֵּיהֶֽם
Ve bütün bedenleri, sırtları, elleri, kanatları ve tekerlekler çevresinde gözlerle doluydu; dördünün tekerlekleri.
Yeremya 5:27
·
Tevrat
כִּכְלוּב֙ מָ֣לֵא ע֔וֹף כֵּ֥ן בָּתֵּיהֶ֖ם מְלֵאִ֣ים מִרְמָ֑ה עַל־כֵּ֥ן גָּדְל֖וּ וַֽיַּעֲשִֽׁירוּ
Kuş dolu bir kafes gibi, böylece onların evleri hileyle doludur; bu yüzden büyüdüler ve zenginleştiler.
Yeremya 35:5
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֞ן לִפְנֵ֣י בְּנֵ֣י בֵית־הָרֵכָבִ֗ים גְּבִעִ֛ים מְלֵאִ֥ים יַ֖יִן וְכֹס֑וֹת וָאֹמַ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם שְׁתוּ־יָֽיִן
Rekavliler evinin oğullarının önüne şarap dolu kâseler ve bardaklar koydum ve onlara dedim: "Şarap için."
Mezmurlar 144:13
·
Tevrat
מְזָוֵ֣ינוּ מְלֵאִים֮ מְפִיקִ֥ים מִזַּ֗ן אֶ֫ל־זַ֥ן צֹאונֵ֣נוּ מַ֭אֲלִיפוֹת מְרֻבָּב֗וֹת בְּחוּצוֹתֵֽינוּ
Ambarlarımız doludur, türden türe verir; sürülerimiz sokaklarımızda binlercedir, on binlercedir.
Nehemya 9:25
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֞וּ עָרִ֣ים בְּצֻרוֹת֮ וַאֲדָמָ֣ה שְׁמֵנָה֒ וַיִּֽירְשׁ֡וּ בָּתִּ֣ים מְלֵֽאִים־כָּל־ט֠וּב בֹּר֨וֹת חֲצוּבִ֜ים כְּרָמִ֧ים וְזֵיתִ֛ים וְעֵ֥ץ מַאֲכָ֖ל לָרֹ֑ב וַיֹּאכְל֤וּ וַֽיִּשְׂבְּעוּ֙ וַיַּשְׁמִ֔ינוּ וַיִּֽתְעַדְּנ֖וּ בְּטוּבְךָ֥ הַגָּדֽוֹל
Ve surlu şehirler ve yağlı toprak ele geçirdiler ve bütün iyilikle dolu evler, kazılmış sarnıçlar, bağlar, zeytinlikler ve çoklukla yiyecek ağacı mülk edindiler; ve yediler, doydular, yağlandılar ve büyük iyiliğinle zevk aldılar.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 37:1
·
Tevrat
הָיְתָ֣ה עָלַי֮ יַד־יְהוָה֒ וַיּוֹצִאֵ֤נִי בְר֨וּחַ֙ יְהוָ֔ה וַיְנִיחֵ֖נִי בְּת֣וֹךְ הַבִּקְעָ֑ה וְהִ֖יא מְלֵאָ֥ה עֲצָמֽוֹת
Yahve'nin eli üzerimdeydi ve Yahve'nin ruhuyla beni çıkardı ve beni vadinin ortasına bıraktı; ve orası kemiklerle doluydu.
2. Krallar 7:15
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֣וּ אַחֲרֵיהֶם֮ עַד־הַיַּרְדֵּן֒ וְהִנֵּ֣ה כָל־הַדֶּ֗רֶךְ מְלֵאָ֤ה בְגָדִים֙ וְכֵלִ֔ים אֲשֶׁר־הִשְׁלִ֥יכוּ אֲרָ֖ם בְּחָפְזָ֑ם וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים וַיַּגִּ֖דוּ לַמֶּֽלֶךְ
Arkalarından Şeria'ya kadar gittiler; ve işte, bütün yol Aram'ın telaşlarında attıkları giysilerle ve eşyalarla doluydu. Haberciler döndüler ve krala bildirdiler.
1. Tarihler 11:13
·
Tevrat
הֽוּא־הָיָ֨ה עִם־דָּוִ֜יד בַּפַּ֣ס דַּמִּ֗ים וְהַפְּלִשְׁתִּים֙ נֶאֱסְפוּ־שָׁ֣ם לַמִּלְחָמָ֔ה וַתְּהִ֛י חֶלְקַ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה מְלֵאָ֣ה שְׂעוֹרִ֑ים וְהָעָ֥ם נָ֖סוּ מִפְּנֵ֥י פְלִשְׁתִּֽים
O, Pas-Dammim'de Davut ile birlikteydi ve Filistliler savaş için orada toplanmışlardı; ve tarlanın bir parçası arpa doluydu ve halk Filistlilerin yüzünden kaçtı.
Rut 1:21
·
Tevrat
אֲנִי֙ מְלֵאָ֣ה הָלַ֔כְתִּי וְרֵיקָ֖ם הֱשִׁיבַ֣נִי יְהוָ֑ה לָ֣מָּה תִקְרֶ֤אנָה לִי֙ נָעֳמִ֔י וַֽיהוָה֙ עָ֣נָה בִ֔י וְשַׁדַּ֖י הֵ֥רַֽע לִֽי
Ben dolu gittim ve Yahve beni boş döndürdü. Neden beni Naomi diye çağırıyorsunuz? Yahve bana karşı tanıklık etti ve Şaddai bana kötülük yaptı.
Çölde Sayım 7:14
·
Tevrat
כַּ֥ף אַחַ֛ת עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מְלֵאָ֥ה קְטֹֽרֶת
buhurla dolu on şekel (~110 gram) ağırlığında bir altın tava,
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 17:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַנֶּ֤שֶׁר הַגָּדוֹל֙ גְּד֤וֹל הַכְּנָפַ֨יִם֙ אֶ֣רֶךְ הָאֵ֔בֶר מָלֵא֙ הַנּוֹצָ֔ה אֲשֶׁר־ל֖וֹ הָֽרִקְמָ֑ה בָּ֚א אֶל־הַלְּבָנ֔וֹן וַיִּקַּ֖ח אֶת־צַמֶּ֥רֶת הָאָֽרֶז
Ve diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Büyük kanatlı, uzun tüylü, tüyle dolu, renkli deseni olan büyük kartal Lübnan'a geldi ve sedir ağacının tepesini aldı.
Hezekiel 28:12
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שָׂ֥א קִינָ֖ה עַל־מֶ֣לֶךְ צ֑וֹר וְאָמַ֣רְתָּ לּ֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אַתָּה֙ חוֹתֵ֣ם תָּכְנִ֔ית מָלֵ֥א חָכְמָ֖ה וּכְלִ֥יל יֹֽפִי
İnsanoğlu, Sur kralı üzerine ağıt kaldır ve ona de ki: Efendi Yahve şöyle dedi: Sen ölçünün mührüsün, bilgelik dolusun ve güzellikte kusursuzsun.
Yeremya 4:12
·
Tevrat
ר֧וּחַ מָלֵ֛א מֵאֵ֖לֶּה יָ֣בוֹא לִ֑י עַתָּ֕ה גַּם־אֲנִ֛י אֲדַבֵּ֥ר מִשְׁפָּטִ֖ים אוֹתָֽם
Bunlardan daha şiddetli bir rüzgar benim için gelecek; şimdi ben de onlara yargıları konuşacağım.
Yeremya 5:27
·
Tevrat
כִּכְלוּב֙ מָ֣לֵא ע֔וֹף כֵּ֥ן בָּתֵּיהֶ֖ם מְלֵאִ֣ים מִרְמָ֑ה עַל־כֵּ֥ן גָּדְל֖וּ וַֽיַּעֲשִֽׁירוּ
Kuş dolu bir kafes gibi, böylece onların evleri hileyle doludur; bu yüzden büyüdüler ve zenginleştiler.
Yeremya 12:6
·
Tevrat
כִּ֧י גַם־אַחֶ֣יךָ וּבֵית־אָבִ֗יךָ גַּם־הֵ֨מָּה֙ בָּ֣גְדוּ בָ֔ךְ גַּם־הֵ֛מָּה קָרְא֥וּ אַחֲרֶ֖יךָ מָלֵ֑א אַל־תַּאֲמֵ֣ן בָּ֔ם כִּֽי־יְדַבְּר֥וּ אֵלֶ֖יךָ טוֹבֽוֹת
Çünkü kardeşlerin ve babanın evi, onlar da sana hainlik ettiler; onlar da arkandan yüksek sesle çağırdılar. Sana iyilikler konuşacaklar diye onlara inanma.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 1:18
·
Tevrat
וְגַ֨בֵּיהֶ֔ן וְגֹ֥בַהּ לָהֶ֖ם וְיִרְאָ֣ה לָהֶ֑ם וְגַבֹּתָ֗ם מְלֵאֹ֥ת עֵינַ֛יִם סָבִ֖יב לְאַרְבַּעְתָּֽן
Çemberlerine gelince, onların yüksekliği ve korkunçluğu vardı; ve dördünün çemberleri çepeçevre gözlerle doluydu.
Yaratılış 41:22
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת
Rüyamda gördüm; ve işte bir sapta dolu ve iyi yedi başak çıkıyordu.
Çölde Sayım 7:86
·
Tevrat
כַּפּ֨וֹת זָהָ֤ב שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵה֙ מְלֵאֹ֣ת קְטֹ֔רֶת עֲשָׂרָ֧ה עֲשָׂרָ֛ה הַכַּ֖ף בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ כָּל־זְהַ֥ב הַכַּפּ֖וֹת עֶשְׂרִ֥ים וּמֵאָֽה
buhur dolu on iki altın kap, kutsal yerin şekeline göre her bir kap on şekel (~110 gram); kapların bütün altını yüz yirmi şekeldi (~1320 gram);
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:23
·
Tevrat
וּלְנַפְתָּלִ֣י אָמַ֔ר נַפְתָּלִי֙ שְׂבַ֣ע רָצ֔וֹן וּמָלֵ֖א בִּרְכַּ֣ת יְהוָ֑ה יָ֥ם וְדָר֖וֹם יְרָֽשָׁה
Ve Naftali için dedi: Naftali lütufla doymuştur ve Yahve'nin bereketiyle doludur; batıyı ve güneyi mülk edin.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 11:5
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר אֵֽינְךָ֤ יוֹדֵ֨עַ֙ מַה־דֶּ֣רֶךְ הָר֔וּחַ כַּעֲצָמִ֖ים בְּבֶ֣טֶן הַמְּלֵאָ֑ה כָּ֗כָה לֹ֤א תֵדַע֙ אֶת־מַעֲשֵׂ֣ה הָֽאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יַעֲשֶׂ֖ה אֶת־הַכֹּֽל
Nasıl ki rüzgarın yolunu, hamile olanın rahminde kemikler gibi bilmezsin; böylece her şeyi yapan Tanrı'nın işini bilmezsin.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 36:38
·
Tevrat
כְּצֹ֣אן קָֽדָשִׁ֗ים כְּצֹ֤אן יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ בְּמ֣וֹעֲדֶ֔יהָ כֵּ֤ן תִּהְיֶ֨ינָה֙ הֶעָרִ֣ים הֶחֳרֵב֔וֹת מְלֵא֖וֹת צֹ֣אן אָדָ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Kutsal sürüler gibi, bayramlarında Yeruşalim'in sürüsü gibi, harabe şehirler insan sürüsüyle öyle dolu olacaklar; ve bilecekler ki ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:7
·
Tevrat
וַתִּבְלַ֨עְנָה֙ הַשִּׁבֳּלִ֣ים הַדַּקּ֔וֹת אֵ֚ת שֶׁ֣בַע הַֽשִּׁבֳּלִ֔ים הַבְּרִיא֖וֹת וְהַמְּלֵא֑וֹת וַיִּיקַ֥ץ פַּרְעֹ֖ה וְהִנֵּ֥ה חֲלֽוֹם
Ve cılız başaklar, dolgun ve dolu yedi başağı yuttular. Ve Firavun uyandı, ve işte bir rüyaydı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:20
·
Tevrat
בָּנַ֜יִךְ עֻלְּפ֥וּ שָׁכְב֛וּ בְּרֹ֥אשׁ כָּל־חוּצ֖וֹת כְּת֣וֹא מִכְמָ֑ר הַֽמְלֵאִ֥ים חֲמַת־יְהוָ֖ה גַּעֲרַ֥ת אֱלֹהָֽיִךְ
Oğulların bayıldılar, ağdaki antilop gibi bütün sokakların başında yattılar; Yahve'nin öfkesiyle, senin Tanrının azarlamasıyla dolu olanlar.