1028
Kullanım
6
Lemma
155
Türev
143
Anlam
6 lemma, 155 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיָּמֹֽת Lemma | va-yyamot | ve öldü, ölmek, can vermek | Fiil | 134 | ||
מֵת | met | öldü, ölmek, ölü, ceset | Fiil | 70 | ||
Örnek Ayetler (5 / 70) Hakimler 3:25 · Tevrat וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü. Hakimler 4:1 · Tevrat וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וְאֵה֖וּד מֵֽת Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar; ve Ehud ölmüştü. Hakimler 4:22 · Tevrat וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı. Hakimler 8:33 · Tevrat וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ מֵ֣ת גִּדְע֔וֹן וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּזְנ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבְּעָלִ֑ים וַיָּשִׂ֧ימוּ לָהֶ֛ם בַּ֥עַל בְּרִ֖ית לֵאלֹהִֽים Gideon ölünce, İsrail oğulları döndüler ve Baalların ardınca fahişelik yaptılar; ve Baal-Berit'i kendilerine ilah yaptılar. Hakimler 9:55 · Tevrat וַיִּרְא֥וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֣י מֵ֣ת אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ İsrail adamları Abimelek'in öldüğünü gördüler ve her adam kendi yerine gitti. | ||||||
יָמוּת | yamut | ölecek, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 67 | ||
יוּמָֽת | yumat | öldürülecek, ölmek, öldürülmek, idam edilmek | Fiil | 51 | ||
מוֹת | mot | ölmek, ölmek, ölüm | Fiil | 46 | ||
לָמוּת | lamut | ölmek için, ölmek, can vermek | Fiil | 35 | ||
תָּמֽוּת | tamut | öleceksin, ölmek, yok olmak | Fiil | 34 | ||
וָמֵת | va-met | ve öldü, ölmek, can vermek | Fiil | 31 | ||
הַמֵּת | ha-mmet | ölü, ölü, ölmek, ceset | Fiil | 24 | ||
לְהָמִית | lehamit | öldürmek için, ölmek, öldürmek, yok olmak | Fiil | 17 | ||
מֵֽתוּ | metu | öldüler, ölmek, yok olmak | Fiil | 17 | ||
יָמֻתוּ | yamutu | ölecekler, ölmek, can vermek | Fiil | 16 | ||
וַיְמִיתֵהוּ | vayemitehu | ve onu öldürdü, ölmek, öldürmek, yok etmek | Zamir | 14 | ||
יָמוּתוּ | yamutu | ölecekler, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 12 | ||
הַמֵּתִים | hammetim | ölüler, ölü, ceset, cansız | Fiil | 12 | ||
נָמֽוּת | namut | öleceğiz, ölmek, can vermek, yok olmak | Fiil | 12 | ||
וָמֵתוּ | va-metu | ve öldüler, ölmek, can vermek | Fiil | 11 | ||
יוּמְתוּ | yumetu | öldürülecekler, ölmek, öldürülmek | Fiil | 11 | ||
הָמִית | hamit | ölmek, ölmek, öldürmek | Fiil | 10 | ||
וַתָּמָת | va-ttamot | ve öldü, ölmek, yok olmak | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 134)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 2:8
·
Tevrat
וַיָּ֛מָת יְהוֹשֻׁ֥עַ בִּן־נ֖וּן עֶ֣בֶד יְהוָ֑ה בֶּן־מֵאָ֥ה וָעֶ֖שֶׂר שָׁנִֽים
Yahve'nin kulu Nun oğlu Yeşu yüz on yaşında öldü.
Hakimler 2:21
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת
'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.'
Hakimler 3:11
·
Tevrat
וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיָּ֖מָת עָתְנִיאֵ֥ל בֶּן־קְנַֽז
Ve yer kırk yıl sakinleşti. Sonra Kenaz oğlu Otniel öldü.
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
Örnek Ayetler (5 / 70)
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 4:1
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וְאֵה֖וּד מֵֽת
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar; ve Ehud ölmüştü.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 8:33
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ מֵ֣ת גִּדְע֔וֹן וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּזְנ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבְּעָלִ֑ים וַיָּשִׂ֧ימוּ לָהֶ֛ם בַּ֥עַל בְּרִ֖ית לֵאלֹהִֽים
Gideon ölünce, İsrail oğulları döndüler ve Baalların ardınca fahişelik yaptılar; ve Baal-Berit'i kendilerine ilah yaptılar.
Hakimler 9:55
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֣י מֵ֣ת אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
İsrail adamları Abimelek'in öldüğünü gördüler ve her adam kendi yerine gitti.
Örnek Ayetler (4 / 67)
Amos 7:11
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר עָמ֔וֹס בַּחֶ֖רֶב יָמ֣וּת יָרָבְעָ֑ם וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Çünkü Amos şöyle dedi: 'Yarovam kılıçla ölecek; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 3:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ כִּֽי־הִזְהַ֣רְתָּ רָשָׁ֔ע וְלֹא־שָׁב֙ מֵֽרִשְׁע֔וֹ וּמִדַּרְכּ֖וֹ הָרְשָׁעָ֑ה ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְאַתָּ֖ה אֶֽת־נַפְשְׁךָ֥ הִצַּֽלְתָּ
Ve sen kötü kişiyi uyarırsan ve o kötülüğünden ve kötü yolundan dönmezse, o suçuyla ölecektir; ama sen canını kurtardın.
Hezekiel 3:20
·
Tevrat
וּבְשׁ֨וּב צַדִּ֤יק מִצִּדְקוֹ֙ וְעָ֣שָׂה עָ֔וֶל וְנָתַתִּ֥י מִכְשׁ֛וֹל לְפָנָ֖יו ה֣וּא יָמ֑וּת כִּ֣י לֹ֤א הִזְהַרְתּוֹ֙ בְּחַטָּאת֣וֹ יָמ֔וּת וְלֹ֣א תִזָּכַ֗רְןָ צִדְקֹתָו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ve doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve ben onun önüne bir engel koyduğumda, o ölecektir; çünkü onu uyarmadın, günahıyla ölecektir ve yaptığı doğrulukları hatırlanmayacaktır; ve kanını elinden isteyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 51)
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hakimler 21:5
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹא־עָלָ֧ה בַקָּהָ֛ל מִכָּל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָ֑ה כִּי֩ הַשְּׁבוּעָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה הָיְתָ֗ה לַ֠אֲשֶׁר לֹא־עָלָ֨ה אֶל־יְהוָ֧ה הַמִּצְפָּ֛ה לֵאמֹ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת
İsrail oğulları dediler: 'İsrail'in bütün oymaklarından toplulukta Yahve'ye çıkmayan kimdir?' Çünkü Mitspa'ya Yahve'ye çıkmayan kişiye büyük yemin olmuştu, diyerek: 'Kesinlikle öldürülecek.'
Hezekiel 18:13
·
Tevrat
בַּנֶּ֧שֶׁךְ נָתַ֛ן וְתַרְבִּ֥ית לָקַ֖ח וָחָ֑י לֹ֣א יִֽחְיֶ֗ה אֵ֣ת כָּל־הַתּוֹעֵב֤וֹת הָאֵ֨לֶּה֙ עָשָׂ֔ה מ֣וֹת יוּמָ֔ת דָּמָ֖יו בּ֥וֹ יִהְיֶֽה
Faizle verdi ve artış aldı; ve yaşayacak mı? Yaşamayacak! Bütün bu iğrençlikleri yaptı, kesinlikle öldürülecektir; onun kanı kendi üzerinde olacaktır.
2. Samuel 19:22
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן אֲבִישַׁ֤י בֶּן־צְרוּיָה֙ וַיֹּ֔אמֶר הֲתַ֣חַת זֹ֔את לֹ֥א יוּמַ֖ת שִׁמְעִ֑י כִּ֥י קִלֵּ֖ל אֶת־מְשִׁ֥יחַ יְהוָֽה
Tseruya oğlu Avişay yanıtladı ve dedi: 'Yahve'nin meshedilmişine lanet ettiği için Şimi bunun karşılığında öldürülmeyecek mi?'
2. Samuel 19:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד מַה־לִּ֤י וְלָכֶם֙ בְּנֵ֣י צְרוּיָ֔ה כִּי־תִֽהְיוּ־לִ֥י הַיּ֖וֹם לְשָׂטָ֑ן הַיּ֗וֹם י֤וּמַת אִישׁ֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֚י הֲל֣וֹא יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י הַיּ֖וֹם אֲנִי־מֶ֥לֶךְ עַל־יִשְׂרָאֵֽל
Davut dedi: 'Benimle sizin aranızda ne var, ey Tseruya oğulları, ki bugün bana düşman oluyorsunuz? Bugün İsrail'de bir adam öldürülecek mi? Çünkü bugün İsrail üzerinde kral olduğumu bilmiyor muyum?'
Örnek Ayetler (5 / 46)
Hakimler 13:22
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־אִשְׁתּ֖וֹ מ֣וֹת נָמ֑וּת כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים רָאִֽינוּ
Sonra Manoah karısına dedi: 'Kesinlikle öleceğiz, çünkü Tanrı'yı gördük.'
Hakimler 21:5
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹא־עָלָ֧ה בַקָּהָ֛ל מִכָּל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָ֑ה כִּי֩ הַשְּׁבוּעָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה הָיְתָ֗ה לַ֠אֲשֶׁר לֹא־עָלָ֨ה אֶל־יְהוָ֧ה הַמִּצְפָּ֛ה לֵאמֹ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת
İsrail oğulları dediler: 'İsrail'in bütün oymaklarından toplulukta Yahve'ye çıkmayan kimdir?' Çünkü Mitspa'ya Yahve'ye çıkmayan kişiye büyük yemin olmuştu, diyerek: 'Kesinlikle öldürülecek.'
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 18:13
·
Tevrat
בַּנֶּ֧שֶׁךְ נָתַ֛ן וְתַרְבִּ֥ית לָקַ֖ח וָחָ֑י לֹ֣א יִֽחְיֶ֗ה אֵ֣ת כָּל־הַתּוֹעֵב֤וֹת הָאֵ֨לֶּה֙ עָשָׂ֔ה מ֣וֹת יוּמָ֔ת דָּמָ֖יו בּ֥וֹ יִהְיֶֽה
Faizle verdi ve artış aldı; ve yaşayacak mı? Yaşamayacak! Bütün bu iğrençlikleri yaptı, kesinlikle öldürülecektir; onun kanı kendi üzerinde olacaktır.
Hezekiel 33:8
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֣י לָרָשָׁ֗ע רָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א דִבַּ֔רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֖ע מִדַּרְכּ֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Ey kötü kişi, kesinlikle öleceksin' dediğimde, sen kötü kişiyi kendi yolundan uyarmak için konuşmazsan; o kötü kişi kendi suçuyla ölecektir, ama onun kanını senin elinden isteyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 5:18
·
Tevrat
זְבֻל֗וּן עַ֣ם חֵרֵ֥ף נַפְשׁ֛וֹ לָמ֖וּת וְנַפְתָּלִ֑י עַ֖ל מְרוֹמֵ֥י שָׂדֶֽה
Zevulun canını ölüme tehlikeye atan bir halktır, ve Naftali kırın yükseklerinde.
Hakimler 16:16
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כִּֽי־הֵצִ֨יקָה לּ֧וֹ בִדְבָרֶ֛יהָ כָּל־הַיָּמִ֖ים וַתְּאַֽלֲצֵ֑הוּ וַתִּקְצַ֥ר נַפְשׁ֖וֹ לָמֽוּת
Bütün günler sözleriyle onu sıkıştırıp onu zorlayınca, canı ölecek kadar daraldı.
Yeremya 38:26
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם מַפִּיל־אֲנִ֥י תְחִנָּתִ֖י לִפְנֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ לְבִלְתִּ֧י הֲשִׁיבֵ֛נִי בֵּ֥ית יְהוֹנָתָ֖ן לָמ֥וּת שָֽׁם
Onlara diyeceksin: 'Orada ölmek üzere beni Yonatan'ın evine geri döndürmemesi için yalvarışımı kralın önüne sunuyorum.'
2. Krallar 20:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם חָלָ֥ה חִזְקִיָּ֖הוּ לָמ֑וּת וַיָּבֹ֣א אֵ֠לָיו יְשַׁעְיָ֨הוּ בֶן־אָמ֜וֹץ הַנָּבִ֗יא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ צַ֣ו לְבֵיתֶ֔ךָ כִּ֛י מֵ֥ת אַתָּ֖ה וְלֹ֥א תִֽחְיֶֽה
O günlerde Hizkiya ölümcül hastalandı. Ve Amots oğlu peygamber Yeşaya ona geldi ve ona dedi: 'Yahve şöyle dedi: Evine buyruk ver; çünkü sen öleceksin ve yaşamayacaksın.'
Yeşaya 38:1
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם חָלָ֥ה חִזְקִיָּ֖הוּ לָמ֑וּת וַיָּב֣וֹא אֵ֠לָיו יְשַׁעְיָ֨הוּ בֶן־אָמ֜וֹץ הַנָּבִ֗יא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ צַ֣ו לְבֵיתֶ֔ךָ כִּ֛י מֵ֥ת אַתָּ֖ה וְלֹ֥א תִֽחְיֶֽה
O günlerde Hizkiya ölecek kadar hastalandı. Amots oğlu peygamber Yeşaya ona geldi ve ona dedi: 'Yahve şöyle dedi: Evine buyruk ver, çünkü sen öleceksin ve yaşamayacaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 6:23
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֧וֹ יְהוָ֛ה שָׁל֥וֹם לְךָ֖ אַל־תִּירָ֑א לֹ֖א תָּמֽוּת
Yahve ona dedi: 'Sana esenlik olsun, korkma; ölmeyeceksin.'
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 18:4
·
Tevrat
הֵ֤ן כָּל־הַנְּפָשׁוֹת֙ לִ֣י הֵ֔נָּה כְּנֶ֧פֶשׁ הָאָ֛ב וּכְנֶ֥פֶשׁ הַבֵּ֖ן לִי־הֵ֑נָּה הַנֶּ֥פֶשׁ הַחֹטֵ֖את הִ֥יא תָמֽוּת
İşte bütün canlar benimdir; babanın canı gibi oğlun canı da benimdir; günah işleyen can, o ölecektir.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Amos 2:2
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּי־אֵ֣שׁ בְּמוֹאָ֔ב וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֣וֹת הַקְּרִיּ֑וֹת וּמֵ֤ת בְּשָׁאוֹן֙ מוֹאָ֔ב בִּתְרוּעָ֖ה בְּק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Ve Moav'a ateş göndereceğim ve Keriyot'un saraylarını yiyecek; ve Moav gürültüyle, narayla, şofar sesiyle ölecek.
Hezekiel 18:26
·
Tevrat
בְּשׁוּב־צַדִּ֧יק מִצִּדְקָת֛וֹ וְעָ֥שָׂה עָ֖וֶל וּמֵ֣ת עֲלֵיהֶ֑ם בְּעַוְל֥וֹ אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה יָמֽוּת
Doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve onlar yüzünden öldüğünde; yaptığı haksızlığıyla ölecektir.
Hezekiel 33:18
·
Tevrat
בְּשׁוּב־צַדִּ֥יק מִצִּדְקָת֖וֹ וְעָ֣שָׂה עָ֑וֶל וּמֵ֖ת בָּהֶֽם
Doğru kişi kendi doğruluğundan dönüp haksızlık yaptığında, onların içinde ölecektir.
2. Samuel 11:15
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֥ב בַּסֵּ֖פֶר לֵאמֹ֑ר הָב֣וּ אֶת־אֽוּרִיָּ֗ה אֶל־מוּל֙ פְּנֵ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הַֽחֲזָקָ֔ה וְשַׁבְתֶּ֥ם מֵאַחֲרָ֖יו וְנִכָּ֥ה וָמֵֽת
Kitapta diyerek yazdı: 'Uriya'yı güçlü savaşın yüzünün karşısına verin; arkasından dönün ki vurulsun ve ölsün.'
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hezekiel 18:32
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הַמֵּ֔ת נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָשִׁ֖יבוּ וִֽחְיֽוּ
Çünkü ölenin ölümünden hoşlanmıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; dönün ve yaşayın.
2. Samuel 9:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁתַּ֕חוּ וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י פָנִ֔יתָ אֶל־הַכֶּ֥לֶב הַמֵּ֖ת אֲשֶׁ֥ר כָּמֽוֹנִי
O secde etti ve dedi: 'Kulun nedir ki, benim gibi ölü bir köpeğe baktın?'
2. Samuel 12:19
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא דָּוִ֗ד כִּ֤י עֲבָדָיו֙ מִֽתְלַחֲשִׁ֔ים וַיָּ֥בֶן דָּוִ֖ד כִּ֣י מֵ֣ת הַיָּ֑לֶד וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֧ד אֶל־עֲבָדָ֛יו הֲמֵ֥ת הַיֶּ֖לֶד וַיֹּ֥אמְרוּ מֵֽת
Davut kullarının fısıldaştığını gördü ve Davut çocuğun öldüğünü anladı. Davut kullarına dedi ki: 'Çocuk öldü mü?' Onlar da dediler ki: 'Öldü.'
2. Samuel 16:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲבִישַׁ֤י בֶּן־צְרוּיָה֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ לָ֣מָּה יְקַלֵּ֞ל הַכֶּ֤לֶב הַמֵּת֙ הַזֶּ֔ה אֶת־אֲדֹנִ֖י הַמֶּ֑לֶךְ אֶעְבְּרָה־נָּ֖א וְאָסִ֥ירָה אֶת־רֹאשֽׁוֹ
Tseruya oğlu Avişay krala dedi: 'Neden bu ölü köpek efendim kralı lanetlesin? Lütfen geçeyim ve onun başını kaldırayım.'
Yeremya 38:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ אֶל־צִדְקִיָּ֔הוּ כִּ֚י אַגִּ֣יד לְךָ֔ הֲל֖וֹא הָמֵ֣ת תְּמִיתֵ֑נִי וְכִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ לֹ֥א תִשְׁמַ֖ע אֵלָֽי
Yeremya Tsedekiya'ya dedi: 'Eğer sana bildirirsem, beni kesinlikle öldürmeyecek misin? Ve eğer sana öğüt verirsem, beni dinlemeyeceksin.'
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 13:19
·
Tevrat
וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב
Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz.
2. Samuel 3:37
·
Tevrat
וַיֵּדְע֧וּ כָל־הָעָ֛ם וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא כִּ֣י לֹ֤א הָיְתָה֙ מֵֽהַמֶּ֔לֶךְ לְהָמִ֖ית אֶת־אַבְנֵ֥ר בֶּן־נֵֽר
O gün bütün halk ve bütün İsrail, Ner oğlu Avner'i öldürmenin kraldan olmadığını bildi.
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
2. Samuel 20:19
·
Tevrat
אָנֹכִ֕י שְׁלֻמֵ֖י אֱמוּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֗שׁ לְהָמִ֨ית עִ֤יר וְאֵם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לָ֥מָּה תְבַלַּ֖ע נַחֲלַ֥ת יְהוָֽה
Ben İsrail'in barışçıl ve sadık olanlarındanım. Sen İsrail'de bir şehri ve anayı öldürmek istiyorsun. Neden Yahve'nin mirasını yutacaksın?
2. Samuel 21:4
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ הַגִּבְעֹנִ֗ים אֵֽין־לָ֜נוּ כֶּ֤סֶף וְזָהָב֙ עִם־שָׁא֣וּל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאֵֽין־לָ֥נוּ אִ֖ישׁ לְהָמִ֣ית בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֛אמֶר מָֽה־אַתֶּ֥ם אֹמְרִ֖ים אֶעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם
Givonlular ona dediler: 'Şaul'la ve eviyle gümüş ve altın işimiz yoktur ve İsrail'de öldürecek adamımız yoktur.' O dedi: 'Ne derseniz sizin için yapacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 17)
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
2. Samuel 2:31
·
Tevrat
וְעַבְדֵ֣י דָוִ֗ד הִכּוּ֙ מִבִּנְיָמִ֔ן וּבְאַנְשֵׁ֖י אַבְנֵ֑ר שְׁלֹשׁ־מֵא֧וֹת וְשִׁשִּׁ֛ים אִ֖ישׁ מֵֽתוּ
Fakat Davut'un kulları Bünyamin'den ve Avner'in adamlarından vurdular; üç yüz altmış adam öldüler.
2. Samuel 13:33
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה אַל־יָשֵׂם֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ אֶל־לִבּוֹ֙ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֔ר כָּל־בְּנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ מֵ֑תוּ כִּֽי־אִם־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵֽת
Ve şimdi efendim kral, 'Kralın bütün oğulları öldü' diyerek kalbine bir şey koymasın; çünkü yalnız Amnon öldü.
1. Samuel 4:11
·
Tevrat
וַאֲר֥וֹן אֱלֹהִ֖ים נִלְקָ֑ח וּשְׁנֵ֤י בְנֵֽי־עֵלִי֙ מֵ֔תוּ חָפְנִ֖י וּפִֽינְחָֽס
Tanrı'nın sandığı alındı; Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas öldüler.
1. Samuel 4:17
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַֽמְבַשֵּׂ֜ר וַיֹּ֗אמֶר נָ֤ס יִשְׂרָאֵל֙ לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וְגַ֛ם מַגֵּפָ֥ה גְדוֹלָ֖ה הָיְתָ֣ה בָעָ֑ם וְגַם־שְׁנֵ֨י בָנֶ֜יךָ מֵ֗תוּ חָפְנִי֙ וּפִ֣ינְחָ֔ס וַאֲר֥וֹן הָאֱלֹהִ֖ים נִלְקָֽחָה
Haberci cevap verdi ve dedi: 'İsrail Filistlilerin önünden kaçtı ve halk arasında büyük bir bozgun oldu; ayrıca iki oğlun, Hofni ve Finehas öldüler ve Tanrı'nın sandığı alındı.'
Örnek Ayetler (4 / 16)
2. Samuel 18:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָעָ֜ם לֹ֣א תֵצֵ֗א כִּי֩ אִם־נֹ֨ס נָנ֜וּס לֹא־יָשִׂ֧ימוּ אֵלֵ֣ינוּ לֵ֗ב וְאִם־יָמֻ֤תוּ חֶצְיֵ֨נוּ֙ לֹֽא־יָשִׂ֤ימוּ אֵלֵ֨ינוּ֙ לֵ֔ב כִּֽי־עַתָּ֥ה כָמֹ֖נוּ עֲשָׂרָ֣ה אֲלָפִ֑ים וְעַתָּ֣ה ט֔וֹב כִּי־תִֽהְיֶה־לָּ֥נוּ מֵעִ֖יר לַעְזֽוֹר
Halk dedi: 'Çıkmayacaksın; çünkü eğer kaçarsak bize kalp koymayacaklar ve eğer yarımız ölürse bize kalp koymayacaklar; çünkü şimdi bizim gibi on bin kişi var; ve şimdi şehirden bize yardım etmen daha iyidir.'
Yeremya 11:22
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנְנִ֥י פֹקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם הַבַּֽחוּרִים֙ יָמֻ֣תוּ בַחֶ֔רֶב בְּנֵיהֶם֙ וּבְנ֣וֹתֵיהֶ֔ם יָמֻ֖תוּ בָּרָעָֽב
Bu yüzden Ordular Yahve şöyle dedi: İşte ben onları yokluyorum; gençler kılıçla ölecekler, oğulları ve kızları açlıkla ölecekler.
Yeremya 16:4
·
Tevrat
מְמוֹתֵ֨י תַחֲלֻאִ֜ים יָמֻ֗תוּ לֹ֤א יִסָּֽפְדוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְי֑וּ וּבַחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֔וּ וְהָיְתָ֤ה נִבְלָתָם֙ לְמַאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
Hastalık ölümleriyle ölecekler. Onlar için dövünülmeyecek ve gömülmeyecekler; toprağın yüzü üzerinde gübre olacaklar. Ve kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler ve cesetleri göklerin kuşuna ve yerin hayvanına yiyecek olacak.
Yeremya 21:6
·
Tevrat
וְהִכֵּיתִ֗י אֶת־יֽוֹשְׁבֵי֙ הָעִ֣יר הַזֹּ֔את וְאֶת־הָאָדָ֖ם וְאֶת־הַבְּהֵמָ֑ה בְּדֶ֥בֶר גָּד֖וֹל יָמֻֽתוּ
Ve bu şehrin oturanlarını, insanı ve hayvanı vuracağım; büyük salgınla ölecekler.
Örnek Ayetler (5 / 14)
2. Samuel 18:15
·
Tevrat
וַיָּסֹ֨בּוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֔ים נֹשְׂאֵ֖י כְּלֵ֣י יוֹאָ֑ב וַיַּכּ֥וּ אֶת־אַבְשָׁל֖וֹם וַיְמִיתֻֽהוּ
Yoav'ın silahlarını taşıyan on genç etrafını sardı; Avşalom'a vurdular ve onu öldürdüler.
2. Samuel 21:17
·
Tevrat
וַיַּֽעֲזָר־לוֹ֙ אֲבִישַׁ֣י בֶּן־צְרוּיָ֔ה וַיַּ֥ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֖י וַיְמִיתֵ֑הוּ אָ֣ז נִשְׁבְּעוּ֩ אַנְשֵׁי־דָוִ֨ד ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר לֹא־תֵצֵ֨א ע֤וֹד אִתָּ֨נוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְלֹ֥א תְכַבֶּ֖ה אֶת־נֵ֥ר יִשְׂרָאֵֽל
Ama Tseruya oğlu Avişay ona yardım etti, Filistliyi vurdu ve onu öldürdü. O zaman Davut'un adamları ona ant içerek dediler: 'Bizimle bir daha savaşa çıkmayacaksın ve İsrail'in kandilini söndürmeyeceksin.'
1. Samuel 17:50
·
Tevrat
וַיֶּחֱזַ֨ק דָּוִ֤ד מִן־הַפְּלִשְׁתִּי֙ בַּקֶּ֣לַע וּבָאֶ֔בֶן וַיַּ֥ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֖י וַיְמִיתֵ֑הוּ וְחֶ֖רֶב אֵ֥ין בְּיַד־דָּוִֽד
Böylece Davut sapanla ve taşla Filistli'den üstün geldi ve Filistli'yi vurdu ve onu öldürdü; ve Davut'un elinde kılıç yoktu.
2. Krallar 15:10
·
Tevrat
וַיִּקְשֹׁ֤ר עָלָיו֙ שַׁלֻּ֣ם בֶּן־יָבֵ֔שׁ וַיַּכֵּ֥הוּ קָֽבָלְ־עָ֖ם וַיְמִיתֵ֑הוּ וַיִּמְלֹ֖ךְ תַּחְתָּֽיו
Yaveş'in oğlu Şallum ona karşı komplo kurdu, onu halkın önünde vurdu ve onu öldürdü; onun yerine kral oldu.
2. Krallar 15:14
·
Tevrat
וַיַּעַל֩ מְנַחֵ֨ם בֶּן־גָּדִ֜י מִתִּרְצָ֗ה וַיָּבֹא֙ שֹׁמְר֔וֹן וַיַּ֛ךְ אֶת־שַׁלּ֥וּם בֶּן־יָבֵ֖ישׁ בְּשֹׁמְר֑וֹן וַיְמִיתֵ֖הוּ וַיִּמְלֹ֥ךְ תַּחְתָּֽיו
Gadi'nin oğlu Menahem Tirtsa'dan çıktı ve Samiriye'ye geldi; Yaveş'in oğlu Şallum'u Samiriye'de vurdu ve onu öldürdü, onun yerine kral oldu.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Amos 9:10
·
Tevrat
בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּתוּ כֹּ֖ל חַטָּאֵ֣י עַמִּ֑י הָאֹמְרִ֗ים לֹֽא־תַגִּ֧ישׁ וְתַקְדִּ֛ים בַּעֲדֵ֖ינוּ הָרָעָֽה
Halkımın bütün günahkârları kılıçla ölecekler; 'Kötülük bize yetişmeyecek ve bizi karşılamayacak' diyenler.
Hezekiel 5:12
·
Tevrat
שְׁלִשִׁתֵ֞יךְ בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּתוּ וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֣וּ בְתוֹכֵ֔ךְ וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ית בַּחֶ֖רֶב יִפְּל֣וּ סְבִיבוֹתָ֑יִךְ וְהַשְּׁלִישִׁית֙ לְכָל־ר֣וּחַ אֱזָרֶ֔ה וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Üçte birin salgın hastalıkla ölecekler ve senin içinde kıtlıkla tükenecekler; ve üçte biri etrafında kılıçla düşecekler; ve üçte birini her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 33:27
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמַ֨ר אֲלֵהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֞א אֲשֶׁ֤ר בֶּֽחֳרָבוֹת֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וַֽאֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֔ה לַחַיָּ֥ה נְתַתִּ֖יו לְאָכְל֑וֹ וַאֲשֶׁ֛ר בַּמְּצָד֥וֹת וּבַמְּעָר֖וֹת בַּדֶּ֥בֶר יָמֽוּתוּ
Onlara şöyle söyleyeceksin, Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, yıkıntılarda olanlar kesinlikle kılıçla düşecekler; kırın yüzünde olanı yemesi için hayvanlara verdim; kalelerde ve mağaralarda olanlar salgın hastalıkla ölecekler.
Yeremya 42:17
·
Tevrat
וְיִֽהְי֣וּ כָל־הָאֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ אֶת־פְּנֵיהֶ֜ם לָב֤וֹא מִצְרַ֨יִם֙ לָג֣וּר שָׁ֔ם יָמ֕וּתוּ בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה לָהֶם֙ שָׂרִ֣יד וּפָלִ֔יט מִפְּנֵי֙ הָֽרָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י מֵבִ֥יא עֲלֵיהֶֽם
Orada konaklamak için Mısır'a girmeye yüzlerini koyan bütün adamlar kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla ölecekler; ve üzerlerine getirdiğim kötülük yüzünden onlara sağ kalan ve kaçıp kurtulan olmayacak.
1. Samuel 2:33
·
Tevrat
וְאִ֗ישׁ לֹֽא־אַכְרִ֤ית לְךָ֙ מֵעִ֣ם מִזְבְּחִ֔י לְכַלּ֥וֹת אֶת־עֵינֶ֖יךָ וְלַאֲדִ֣יב אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ וְכָל־מַרְבִּ֥ית בֵּיתְךָ֖ יָמ֥וּתוּ אֲנָשִֽׁים
Gözlerini tüketmek ve canını kederlendirmek için sunağımın yanından senin için bir adamı kesip atmayacağım; ve evinin tüm çoğalanları adamlar olarak ölecekler.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
Yeşaya 8:19
·
Tevrat
וְכִֽי־יֹאמְר֣וּ אֲלֵיכֶ֗ם דִּרְשׁ֤וּ אֶל־הָאֹבוֹת֙ וְאֶל־הַיִּדְּעֹנִ֔ים הַֽמְצַפְצְפִ֖ים וְהַמַּהְגִּ֑ים הֲלוֹא־עַם֙ אֶל־אֱלֹהָ֣יו יִדְרֹ֔שׁ בְּעַ֥ד הַחַיִּ֖ים אֶל־הַמֵּתִֽים
Ve size derlerse: 'Fısıldayan ve mırıldanan ruh çağıranlara ve bilicilere danışın'; bir halk Tanrısına danışmayacak mı? Yaşayanlar uğruna ölülere mi danışacak?
Mezmurlar 115:17
·
Tevrat
לֹ֣א הַ֭מֵּתִים יְהַֽלְלוּ־יָ֑הּ וְ֝לֹ֗א כָּל־יֹרְדֵ֥י דוּמָֽה
Ölüler Yah'ı yüceltmezler, ve sessizliğe inenlerin hiçbiri.
Rut 1:8
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר נָעֳמִי֙ לִשְׁתֵּ֣י כַלֹּתֶ֔יהָ לֵ֣כְנָה שֹּׁ֔בְנָה אִשָּׁ֖ה לְבֵ֣ית אִמָּ֑הּ יַ֣עַשׂ יְהוָ֤ה עִמָּכֶם֙ חֶ֔סֶד כַּאֲשֶׁ֧ר עֲשִׂיתֶ֛ם עִם־הַמֵּתִ֖ים וְעִמָּדִֽי
Naomi iki gelinine dedi: 'Gidin, her biriniz annesinin evine dönsün. Ölülerle ve benimle yaptığınız gibi Yahve sizinle sadakat yapsın.'
Rut 2:20
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר נָעֳמִ֜י לְכַלָּתָ֗הּ בָּר֥וּךְ הוּא֙ לַיהוָ֔ה אֲשֶׁר֙ לֹא־עָזַ֣ב חַסְדּ֔וֹ אֶת־הַחַיִּ֖ים וְאֶת־הַמֵּתִ֑ים וַתֹּ֧אמֶר לָ֣הּ נָעֳמִ֗י קָר֥וֹב לָ֨נוּ֙ הָאִ֔ישׁ מִֽגֹּאֲלֵ֖נוּ הֽוּא
Bunun üzerine Naomi gelinine dedi: 'Yaşayanlara ve ölülere sadakatini bırakmayan Yahve tarafından o bereketli olsun.' Ve Naomi ona dedi: 'Adam bize yakındır, o fidyecilerimizdendir.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 13:22
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־אִשְׁתּ֖וֹ מ֣וֹת נָמ֑וּת כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים רָאִֽינוּ
Sonra Manoah karısına dedi: 'Kesinlikle öleceğiz, çünkü Tanrı'yı gördük.'
2. Samuel 14:14
·
Tevrat
כִּי־מ֣וֹת נָמ֔וּת וְכַמַּ֨יִם֙ הַנִּגָּרִ֣ים אַ֔רְצָה אֲשֶׁ֖ר לֹ֣א יֵאָסֵ֑פוּ וְלֹֽא־יִשָּׂ֤א אֱלֹהִים֙ נֶ֔פֶשׁ וְחָשַׁב֙ מַֽחֲשָׁב֔וֹת לְבִלְתִּ֛י יִדַּ֥ח מִמֶּ֖נּוּ נִדָּֽח
Çünkü kesinlikle öleceğiz ve yere dökülen, toplanmayan sular gibiyiz; ve Tanrı can almaz, sürgünün ondan sürülmemesi için düşünceler düşünür.
1. Samuel 12:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ כָל־הָעָ֜ם אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל הִתְפַּלֵּ֧ל בְּעַד־עֲבָדֶ֛יךָ אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ וְאַל־נָמ֑וּת כִּֽי־יָסַ֤פְנוּ עַל־כָּל־חַטֹּאתֵ֨ינוּ֙ רָעָ֔ה לִשְׁאֹ֥ל לָ֖נוּ מֶֽלֶךְ
Bütün halk Samuel'e dedi ki: 'Kulların için Tanrın Yahve'ye dua et ki ölmeyelim; çünkü kendimize kral istemekle bütün günahlarımızın üzerine kötülük ekledik.'
Yeşaya 22:13
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שָׂשׂ֣וֹן וְשִׂמְחָ֗ה הָרֹ֤ג בָּקָר֙ וְשָׁחֹ֣ט צֹ֔אן אָכֹ֥ל בָּשָׂ֖ר וְשָׁת֣וֹת יָ֑יִן אָכ֣וֹל וְשָׁת֔וֹ כִּ֥י מָחָ֖ר נָמֽוּת
Ve işte, sevinç ve neşe, sığır öldürme ve koyun kesme, et yeme ve şarap içme var: 'Yiyelim ve içelim, çünkü yarın öleceğiz.'
Habakkuk 1:12
·
Tevrat
הֲל֧וֹא אַתָּ֣ה מִקֶּ֗דֶם יְהוָ֧ה אֱלֹהַ֛י קְדֹשִׁ֖י לֹ֣א נָמ֑וּת יְהוָה֙ לְמִשְׁפָּ֣ט שַׂמְתּ֔וֹ וְצ֖וּר לְהוֹכִ֥יחַ יְסַדְתּֽוֹ
Sen başlangıçtan beri değil misin, ey Yahve, Tanrım, Kutsalım? Biz ölmeyeceğiz. Ey Yahve, onu hüküm için atadın; ey Kaya, onu terbiye etmek için kurdun.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Amos 6:9
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־יִוָּ֨תְר֜וּ עֲשָׂרָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים בְּבַ֥יִת אֶחָ֖ד וָמֵֽתוּ
Ve eğer bir evde on adam kalırsa, onlar da ölecekler.
Yeremya 16:6
·
Tevrat
וּמֵ֨תוּ גְדֹלִ֧ים וּקְטַנִּ֛ים בָּאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לֹ֣א יִקָּבֵ֑רוּ וְלֹֽא־יִסְפְּד֣וּ לָהֶ֔ם וְלֹ֣א יִתְגֹּדַ֔ד וְלֹ֥א יִקָּרֵ֖חַ לָהֶֽם
Ve bu diyarda büyükler ve küçükler ölecekler; gömülmeyecekler; ve onlar için dövünmeyecekler ve onlar için kimse kendini kesmeyecek ve onlar için kimse kendini kel yapmayacak.
Yaratılış 33:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֲדֹנִ֤י יֹדֵ֨עַ֙ כִּֽי־הַיְלָדִ֣ים רַכִּ֔ים וְהַצֹּ֥אן וְהַבָּקָ֖ר עָל֣וֹת עָלָ֑י וּדְפָקוּם֙ י֣וֹם אֶחָ֔ד וָמֵ֖תוּ כָּל־הַצֹּֽאן
Ona dedi: 'Efendim biliyor ki çocuklar körpedir ve emziren sürüler ve sığırlar üzerimdedir; onları bir gün zorlarlarsa bütün sürü ölür.'
Yasa'nın Tekrarı 17:5
·
Tevrat
וְהֽוֹצֵאתָ֣ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַה֡וּא אוֹ֩ אֶת־הָאִשָּׁ֨ה הַהִ֜וא אֲשֶׁ֣ר עָ֠שׂוּ אֶת־הַדָּבָ֨ר הָרָ֤ע הַזֶּה֙ אֶל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֶת־הָאִ֕ישׁ א֖וֹ אֶת־הָאִשָּׁ֑ה וּסְקַלְתָּ֥ם בָּאֲבָנִ֖ים וָמֵֽתוּ
Bu kötü şeyi yapan o adamı veya o kadını, o adamı veya o kadını kapılarına çıkaracaksın; onları taşlarla taşlayacaksın ve ölecekler.
Yasa'nın Tekrarı 22:22
·
Tevrat
כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֨תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל
Eğer bir adam koca tarafından sahiplenilmiş bir kadınla yatarken bulunursa, ikisi de ölecek; kadınla yatan adam ve kadın. Böylece kötüyü İsrail'den yok edeceksin.
Örnek Ayetler (2 / 11)
2. Krallar 14:6
·
Tevrat
וְאֶת־בְּנֵ֥י הַמַּכִּ֖ים לֹ֣א הֵמִ֑ית כַּכָּת֣וּב בְּסֵ֣פֶר תּֽוֹרַת־מֹ֠שֶׁה אֲשֶׁר־צִוָּ֨ה יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר לֹא־יוּמְת֨וּ אָב֤וֹת עַל־בָּנִים֙ וּבָנִים֙ לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֔וֹת כִּ֛י אִם־אִ֥ישׁ בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽת
Ama vuranların oğullarını öldürmedi; Yahve'nin buyurduğu Musa'nın yasası kitabında yazıldığı gibi, diyerek: 'Babalar oğullar için öldürülmeyecek ve oğullar babalar için öldürülmeyecek; ancak adam günahıyla öldürülecek.'
Yasa'nın Tekrarı 24:16
·
Tevrat
לֹֽא־יוּמְת֤וּ אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים וּבָנִ֖ים לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֑וֹת אִ֥יש בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽתוּ
Babalar oğullar üzerine öldürülmeyecek ve oğullar babalar üzerine öldürülmeyecek; adam kendi günahında öldürülecekler.
Örnek Ayetler (4 / 10)
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
2. Samuel 3:30
·
Tevrat
וְיוֹאָב֙ וַאֲבִישַׁ֣י אָחִ֔יו הָרְג֖וּ לְאַבְנֵ֑ר עַל֩ אֲשֶׁ֨ר הֵמִ֜ית אֶת־עֲשָׂהאֵ֧ל אֲחִיהֶ֛ם בְּגִבְע֖וֹן בַּמִּלְחָמָֽה
Yoav ve kardeşi Avişay Avner'i öldürdüler, çünkü o Givon'da savaşta kardeşleri Asael'i öldürmüştü.
2. Samuel 21:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י רָעָב֩ בִּימֵ֨י דָוִ֜ד שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֗ים שָׁנָה֙ אַחֲרֵ֣י שָׁנָ֔ה וַיְבַקֵּ֥שׁ דָּוִ֖ד אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה אֶל־שָׁאוּל֙ וְאֶל־בֵּ֣ית הַדָּמִ֔ים עַל־אֲשֶׁר־הֵמִ֖ית אֶת־הַגִּבְעֹנִֽים
Davut'un günlerinde yıl ardına yıl üç yıl kıtlık oldu; Davut Yahve'nin yüzünü aradı. Yahve dedi: 'Givonluları öldürdüğü için Şaul ve kanlı evi yüzündendir.'
2. Krallar 14:6
·
Tevrat
וְאֶת־בְּנֵ֥י הַמַּכִּ֖ים לֹ֣א הֵמִ֑ית כַּכָּת֣וּב בְּסֵ֣פֶר תּֽוֹרַת־מֹ֠שֶׁה אֲשֶׁר־צִוָּ֨ה יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר לֹא־יוּמְת֨וּ אָב֤וֹת עַל־בָּנִים֙ וּבָנִים֙ לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֔וֹת כִּ֛י אִם־אִ֥ישׁ בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽת
Ama vuranların oğullarını öldürmedi; Yahve'nin buyurduğu Musa'nın yasası kitabında yazıldığı gibi, diyerek: 'Babalar oğullar için öldürülmeyecek ve oğullar babalar için öldürülmeyecek; ancak adam günahıyla öldürülecek.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 20:5
·
Tevrat
וַיָּקֻ֤מוּ עָלַי֙ בַּעֲלֵ֣י הַגִּבְעָ֔ה וַיָּסֹ֧בּוּ עָלַ֛י אֶת־הַבַּ֖יִת לָ֑יְלָה אוֹתִי֙ דִּמּ֣וּ לַהֲרֹ֔ג וְאֶת־פִּילַגְשִׁ֥י עִנּ֖וּ וַתָּמֹֽת
Giva'nın sahipleri bana karşı kalktılar ve gece evi üzerime kuşattılar; beni öldürmeyi düşündüler ve cariyemi alçalttılar ve o öldü.
Hezekiel 24:18
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֤ר אֶל־הָעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַתָּ֥מָת אִשְׁתִּ֖י בָּעָ֑רֶב וָאַ֥עַשׂ בַּבֹּ֖קֶר כַּאֲשֶׁ֥ר צֻוֵּֽיתִי
Ve sabah halka konuştum, ve akşam karım öldü; ve sabah buyrulduğum gibi yaptım.
Yeşaya 50:2
·
Tevrat
מַדּ֨וּעַ בָּ֜אתִי וְאֵ֣ין אִ֗ישׁ קָרָֽאתִי֮ וְאֵ֣ין עוֹנֶה֒ הֲקָצ֨וֹר קָצְרָ֤ה יָדִי֙ מִפְּד֔וּת וְאִם־אֵֽין־בִּ֥י כֹ֖חַ לְהַצִּ֑יל הֵ֣ן בְּגַעֲרָתִ֞י אַחֲרִ֣יב יָ֗ם אָשִׂ֤ים נְהָרוֹת֙ מִדְבָּ֔ר תִּבְאַ֤שׁ דְּגָתָם֙ מֵאֵ֣ין מַ֔יִם וְתָמֹ֖ת בַּצָּמָֽא
Neden geldim ve kimse yoktu, çağırdım ve yanıt veren yoktu? Elim fidyeyle kurtarmaktan kısaldı mı veya kurtarmak için bende güç yok mu? İşte azarlamamla denizi kuruturum, ırmakları çöl yaparım; su olmadığından onların balıkları kokar ve susuzluktan ölür.
1. Tarihler 2:19
·
Tevrat
וַתָּ֖מָת עֲזוּבָ֑ה וַיִּֽקַּֽח־ל֤וֹ כָלֵב֙ אֶת־אֶפְרָ֔ת וַתֵּ֥לֶד ל֖וֹ אֶת־חֽוּר
Azuva ölünce Kalev kendine Efrat'ı aldı; ve o ona Hur'u doğurdu.
Yaratılış 23:2
·
Tevrat
וַתָּ֣מָת שָׂרָ֗ה בְּקִרְיַ֥ת אַרְבַּ֛ע הִ֥וא חֶבְר֖וֹן בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיָּבֹא֙ אַבְרָהָ֔ם לִסְפֹּ֥ד לְשָׂרָ֖ה וְלִבְכֹּתָֽהּ
Sara Kenan diyarında, Hevron olan Kiryat-Arba'da öldü; ve İbrahim Sara için yas tutmaya ve ona ağlamaya geldi.