998
Kullanım
7
Lemma
102
Türev
107
Anlam
7 lemma, 102 türev form
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Yaratılış 34:17
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֧א תִשְׁמְע֛וּ אֵלֵ֖ינוּ לְהִמּ֑וֹל וְלָקַ֥חְנוּ אֶת־בִּתֵּ֖נוּ וְהָלָֽכְנוּ
Ve eğer sünnet olmak için bizi dinlemezseniz, kızımızı alırız ve gideriz.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 18:24
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר אֶת־אֱלֹהַי֩ אֲשֶׁר־עָשִׂ֨יתִי לְקַחְתֶּ֧ם וְֽאֶת־הַכֹּהֵ֛ן וַתֵּלְכ֖וּ וּמַה־לִּ֣י ע֑וֹד וּמַה־זֶּ֛ה תֹּאמְר֥וּ אֵלַ֖י מַה־לָּֽךְ
Ve dedi ki: 'Yaptığım ilahlarımı ve kâhini aldınız ve gittiniz; ve benim daha neyim var? Ve bana nasıl 'Sana ne oldu?' dersiniz?'
Yoel 4:5
·
Tevrat
אֲשֶׁר־כַּסְפִּ֥י וּזְהָבִ֖י לְקַחְתֶּ֑ם וּמַֽחֲמַדַּי֙ הַטֹּבִ֔ים הֲבֵאתֶ֖ם לְהֵיכְלֵיכֶֽם
Ki gümüşümü ve altınımı aldınız ve iyi değerli eşyalarımı tapınaklarınıza getirdiniz.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 15:12
·
Tevrat
מַה־יִּקָּחֲךָ֥ לִבֶּ֑ךָ וּֽמַה־יִּרְזְמ֥וּן עֵינֶֽיךָ
Kalbin seni neden sürüklüyor ve gözlerin neden parlıyor?
Yasa'nın Tekrarı 30:4
·
Tevrat
אִם־יִהְיֶ֥ה נִֽדַּחֲךָ֖ בִּקְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם מִשָּׁ֗ם יְקַבֶּצְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם יִקָּחֶֽךָ
Sürgünlerin göklerin ucunda olsa bile, Tanrın Yahve seni oradan toplayacak ve seni oradan alacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 40:1
·
Tevrat
הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־הָיָ֤ה אֶֽל־יִרְמְיָ֨הוּ֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה אַחַ֣ר שַׁלַּ֣ח אֹת֗וֹ נְבוּזַרְאֲדָ֛ן רַב־טַבָּחִ֖ים מִן־הָֽרָמָ֑ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֹת֗וֹ וְהֽוּא־אָס֤וּר בָּֽאזִקִּים֙ בְּת֨וֹךְ כָּל־גָּל֤וּת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וִֽיהוּדָ֔ה הַמֻּגְלִ֖ים בָּבֶֽלָה
Muhafız komutanı Nebuzaradan onu Rama'dan gönderdikten sonra Yahve'den Yeremya'ya olan söz; onu aldığında, o, Babil'e sürülen bütün Yeruşalim ve Yahuda sürgününün ortasında prangalarla bağlıydı.
Yaratılış 25:20
·
Tevrat
וַיְהִ֤י יִצְחָק֙ בֶּן־אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֶת־רִבְקָ֗ה בַּת־בְּתוּאֵל֙ הָֽאֲרַמִּ֔י מִפַּדַּ֖ן אֲרָ֑ם אֲח֛וֹת לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה
İshak, Paddan-Aram'dan Aramlı Betuel'in kızı, Aramlı Lavan'ın kız kardeşi Rebeka'yı kendisine eş olarak aldığında kırk yaşındaydı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 39:12
·
Tevrat
קָחֶ֗נּוּ וְעֵינֶ֨יךָ֙ שִׂ֣ים עָלָ֔יו וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֣וּמָה רָּ֑ע כִּ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ יְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ כֵּ֖ן עֲשֵׂ֥ה עִמּֽוֹ
Onu al ve gözlerini onun üzerine koy ve ona hiçbir kötü şey yapma; ancak sana nasıl konuşursa, onunla öyle yap.
1. Samuel 20:21
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ אֶשְׁלַ֣ח אֶת־הַנַּ֔עַר לֵ֖ךְ מְצָ֣א אֶת־הַחִצִּ֑ים אִם־אָמֹר֩ אֹמַ֨ר לַנַּ֜עַר הִנֵּ֥ה הַחִצִּ֣ים מִמְּךָ֣ וָהֵ֗נָּה קָחֶ֧נּוּ וָבֹ֛אָה כִּֽי־שָׁל֥וֹם לְךָ֛ וְאֵ֥ין דָּבָ֖ר חַי־יְהוָֽה
Ve işte, genci göndereceğim: 'Git, okları bul.' Eğer gence kesinlikle, 'İşte, oklar senden bu yanadır, onu al' dersem, o zaman gel; çünkü Yahve yaşıyor ki, senin için esenlik vardır ve hiçbir söz yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 25:5
·
Tevrat
כִּֽי־יֵשְׁב֨וּ אַחִ֜ים יַחְדָּ֗ו וּמֵ֨ת אַחַ֤ד מֵהֶם֙ וּבֵ֣ן אֵֽין־ל֔וֹ לֹֽא־תִהְיֶ֧ה אֵֽשֶׁת־הַמֵּ֛ת הַח֖וּצָה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר יְבָמָהּ֙ יָבֹ֣א עָלֶ֔יהָ וּלְקָחָ֥הּ ל֛וֹ לְאִשָּׁ֖ה וְיִבְּמָֽהּ
Kardeşler birlikte oturduğunda ve onlardan biri öldüğünde ve onun oğlu olmadığında, ölünün eşi dışarıda yabancı adama olmayacak; kayınbiraderi ona gelecek ve onu kendisine eş olmak üzere alacak ve ona kayınbiraderlik yapacak.
Levililer 12:8
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֨א תִמְצָ֣א יָדָהּ֮ דֵּ֣י שֶׂה֒ וְלָקְחָ֣ה שְׁתֵּֽי־תֹרִ֗ים א֤וֹ שְׁנֵי֙ בְּנֵ֣י יוֹנָ֔ה אֶחָ֥ד לְעֹלָ֖ה וְאֶחָ֣ד לְחַטָּ֑את וְכִפֶּ֥ר עָלֶ֛יהָ הַכֹּהֵ֖ן וְטָהֵֽרָה
Ve eğer eli bir kuzuya yetmezse, iki kumru veya iki güvercin yavrusu alacaktır; biri yakmalık sunu için ve biri günah sunusu için; ve kâhin onun için kefaret edecektir ve o temizlenecektir.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 33:4
·
Tevrat
וְשָׁמַ֨ע הַשֹּׁמֵ֜עַ אֶת־ק֤וֹל הַשּׁוֹפָר֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר וַתָּ֥בוֹא חֶ֖רֶב וַתִּקָּחֵ֑הוּ דָּמ֥וֹ בְרֹאשׁ֖וֹ יִֽהְיֶֽה
İşiten kişi borunun sesini işitip de uyarılmazsa ve kılıç gelip onu alırsa, onun kanı kendi başının üzerinde olacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:16
·
Tevrat
זָמְמָ֣ה שָׂ֭דֶה וַתִּקָּחֵ֑הוּ מִפְּרִ֥י כַ֝פֶּ֗יהָ נָ֣טְעָה כָּֽרֶם
Tarlayı düşünür ve onu alır; ellerinin meyvesinden bağ diker.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 3:8
·
Tevrat
וַנִּקַּ֞ח בָּעֵ֤ת הַהִוא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ מִיַּ֗ד שְׁנֵי֙ מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִנַּ֥חַל אַרְנֹ֖ן עַד־הַ֥ר חֶרְמֽוֹן
O zamanda Yarden'in ötesinde olan Amorilerin iki kralının elinden yeri aldık; Arnon vadisinden Hermon dağına kadar.
Yasa'nın Tekrarı 29:7
·
Tevrat
וַנִּקַּח֙ אֶת־אַרְצָ֔ם וַנִּתְּנָ֣הּ לְנַחֲלָ֔ה לָרֽאוּבֵנִ֖י וְלַגָּדִ֑י וְלַחֲצִ֖י שֵׁ֥בֶט הַֽמְנַשִּֽׁי
Ve onların diyarını aldık ve onu Rubenlilere, Gadlılara ve Manaşe oymağının yarısına miras olarak verdik.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 7:23
·
Tevrat
וַיִּקָּחוּם֙ מִתּ֣וֹךְ הָאֹ֔הֶל וַיְבִאוּם֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ וְאֶ֖ל כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּצִּקֻ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Onları çadırın içinden aldılar, Yeşu'ya ve bütün İsrail oğullarına getirdiler ve onları Yahve'nin önüne koydular.
Eyüp 1:17
·
Tevrat
ע֣וֹד זֶ֣ה מְדַבֵּ֗ר וְזֶה֮ בָּ֣א וַיֹּאמַר֒ כַּשְׂדִּ֞ים שָׂ֣מוּ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֗ים וַֽיִּפְשְׁט֤וּ עַל־הַגְּמַלִּים֙ וַיִּקָּח֔וּם וְאֶת־הַנְּעָרִ֖ים הִכּ֣וּ לְפִי־חָ֑רֶב וָאִמָּ֨לְטָ֧ה רַק־אֲנִ֛י לְבַדִּ֖י לְהַגִּ֥יד לָֽךְ
Daha bu konuşurken, bu geldi ve dedi: 'Keldaniler üç baş koydular ve develerin üzerine yayıldılar ve onları aldılar, ve gençleri kılıcın ağzına vurdular; sana bildirmek için yalnız başıma sadece ben kaçıp kurtuldum.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 15:3
·
Tevrat
הֲיֻקַּ֤ח מִמֶּ֨נּוּ֙ עֵ֔ץ לַעֲשׂ֖וֹת לִמְלָאכָ֑ה אִם־יִקְח֤וּ מִמֶּ֨נּוּ֙ יָתֵ֔ד לִתְל֥וֹת עָלָ֖יו כָּל־כֶּֽלִי
İş yapmak için ondan odun alınır mı? Veya herhangi bir kap asmak için ondan kazık alırlar mı?
Yeşaya 49:24
·
Tevrat
הֲיֻקַּ֥ח מִגִּבּ֖וֹר מַלְק֑וֹחַ וְאִם־שְׁבִ֥י צַדִּ֖יק יִמָּלֵֽט
Yiğitten av alınır mı veya doğru kişinin tutsağı kurtulur mu?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
Mısır'dan Çıkış 9:24
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בָרָ֔ד וְאֵ֕שׁ מִתְלַקַּ֖חַת בְּת֣וֹךְ הַבָּרָ֑ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד אֲ֠שֶׁר לֹֽא־הָיָ֤ה כָמֹ֨הוּ֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָ֖ז הָיְתָ֥ה לְגֽוֹי
Dolu ve dolunun içinde alevlenen ateş oldu; çok ağırdı, öyle ki bir ulus olduğundan beri bütün Mısır diyarında onun gibisi olmadı.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 11:3
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֤י תִרְגַּ֨לְתִּי֙ לְאֶפְרַ֔יִם קָחָ֖ם עַל־זְרֽוֹעֹתָ֑יו וְלֹ֥א יָדְע֖וּ כִּ֥י רְפָאתִֽים
Ve ben Efrayim'e yürümeyi öğrettim, onları kolları üzerine alarak; ve onları iyileştirdiğimi bilmediler.
Yaratılış 48:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־אָבִ֔יו בָּנַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־נָֽתַן־לִ֥י אֱלֹהִ֖ים בָּזֶ֑ה וַיֹּאמַ֕ר קָֽחֶם־נָ֥א אֵלַ֖י וַאֲבָרֲכֵֽם
Yusuf babasına dedi: 'Onlar Tanrı'nın burada bana verdiği oğullarımdır.' Dedi ki: 'Lütfen onları bana getir ve onları bereketleyeyim.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 20:5
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֗י אֶת־כָּל־חֹ֨סֶן֙ הָעִ֣יר הַזֹּ֔את וְאֶת־כָּל־יְגִיעָ֖הּ וְאֶת־כָּל־יְקָרָ֑הּ וְאֵ֨ת כָּל־אוֹצְר֜וֹת מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְזָזוּם֙ וּלְקָח֔וּם וֶהֱבִיא֖וּם בָּבֶֽלָה
Ve bu şehrin bütün servetini ve bütün emeğini ve bütün değerli şeylerini vereceğim; ve Yahuda krallarının bütün hazinelerini düşmanlarının eline vereceğim ve onları yağmalayacaklar ve onları alacaklar ve onları Babil'e getirecekler.
Yeşaya 14:2
·
Tevrat
וּלְקָח֣וּם עַמִּים֮ וֶהֱבִיא֣וּם אֶל־מְקוֹמָם֒ וְהִֽתְנַחֲל֣וּם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל עַ֚ל אַדְמַ֣ת יְהוָ֔ה לַעֲבָדִ֖ים וְלִשְׁפָח֑וֹת וְהָיוּ֙ שֹׁבִ֣ים לְשֹֽׁבֵיהֶ֔ם וְרָד֖וּ בְּנֹגְשֵׂיהֶֽם
Ve halklar onları alacak ve onları kendi yerlerine getirecekler; ve İsrail evi Yahve'nin toprağında onları kullar ve hizmetçiler olarak miras edinecek; ve onları tutsak edenleri tutsak edecekler, ve onları ezenlere egemen olacaklar.
Örnek Ayetler (2)
Hagay 2:23
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֣וּא נְאֻם־יְהוָ֣ה צְבָא֡וֹת אֶ֠קָּחֲךָ זְרֻבָּבֶ֨ל בֶּן־שְׁאַלְתִּיאֵ֤ל עַבְדִּי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְשַׂמְתִּ֖יךָ כַּֽחוֹתָ֑ם כִּֽי־בְךָ֣ בָחַ֔רְתִּי נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
O günde, Ordular Yahve'nin bildirisidir, seni alacağım kulum Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yahve'nin bildirisidir, ve seni mühür gibi koyacağım; çünkü seni seçtim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Çölde Sayım 23:27
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לְכָה־נָּא֙ אֶקָּ֣חֲךָ֔ אֶל־מָק֖וֹם אַחֵ֑ר אוּלַ֤י יִישַׁר֙ בְּעֵינֵ֣י הָאֱלֹהִ֔ים וְקַבֹּ֥תוֹ לִ֖י מִשָּֽׁם
Balak Balam'a dedi: 'Lütfen gel, seni başka bir yere alayım; belki Tanrı'nın gözünde doğru olur ve onu oradan benim için lanetlersin.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
1. Samuel 4:21
·
Tevrat
וַתִּקְרָ֣א לַנַּ֗עַר אִֽי־כָבוֹד֙ לֵאמֹ֔ר גָּלָ֥ה כָב֖וֹד מִיִּשְׂרָאֵ֑ל אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶל־חָמִ֖יהָ וְאִישָֽׁהּ
Çocuğa İkavod adını koydu ve dedi: 'Yücelik İsrail'den sürüldü.' Tanrı'nın sandığının alınması, kayınbabası ve kocası yüzünden.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 11:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַשְׁלִיכֵ֨הוּ֙ אֶל־הַיּוֹצֵ֔ר אֶ֣דֶר הַיְקָ֔ר אֲשֶׁ֥ר יָקַ֖רְתִּי מֵֽעֲלֵיהֶ֑ם וָֽאֶקְחָה֙ שְׁלֹשִׁ֣ים הַכֶּ֔סֶף וָאַשְׁלִ֥יךְ אֹת֛וֹ בֵּ֥ית יְהוָ֖ה אֶל־הַיּוֹצֵֽר
Yahve bana dedi: 'Onlar tarafından bana biçilen değerin büyüklüğünü çömlekçiye at.' Böylece otuz gümüşü aldım ve onu Yahve'nin evinde çömlekçiye attım.
Yaratılış 18:5
·
Tevrat
וְאֶקְחָ֨ה פַת־לֶ֜חֶם וְסַעֲד֤וּ לִבְּכֶם֙ אַחַ֣ר תַּעֲבֹ֔רוּ כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן עֲבַרְתֶּ֖ם עַֽל־עַבְדְּכֶ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֵּ֥ן תַּעֲשֶׂ֖ה כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
Bir parça ekmek alayım ve kalbinizi destekleyin, sonra geçersiniz; çünkü bu yüzden kulunuzun üzerinden geçtiniz.' Dediler ki: 'Konuştuğun gibi böyle yap.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 15:15
·
Tevrat
אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה
Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil.
Mezmurlar 73:24
·
Tevrat
בַּעֲצָתְךָ֥ תַנְחֵ֑נִי וְ֝אַחַ֗ר כָּב֥וֹד תִּקָּחֵֽנִי
Öğüdünle bana yol gösterirsin ve sonra yüceliğe beni alırsın.
Örnek Ayetler (2)
Amos 7:15
·
Tevrat
וַיִּקָּחֵ֣נִי יְהוָ֔ה מֵאַחֲרֵ֖י הַצֹּ֑אן וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ יְהוָ֔ה לֵ֥ךְ הִנָּבֵ֖א אֶל־עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve beni sürünün arkasından aldı; ve Yahve bana dedi: 'Git, halkım İsrail'e peygamberlik et.'
Hezekiel 8:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֙ תַּבְנִ֣ית יָ֔ד וַיִּקָּחֵ֖נִי בְּצִיצִ֣ת רֹאשִׁ֑י וַתִּשָּׂ֣א אֹתִ֣י ר֣וּחַ בֵּֽין־הָאָ֣רֶץ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֡יִם וַתָּבֵא֩ אֹתִ֨י יְרוּשָׁלְַ֜מָה בְּמַרְא֣וֹת אֱלֹהִ֗ים אֶל־פֶּ֜תַח שַׁ֤עַר הַפְּנִימִית֙ הַפּוֹנֶ֣ה צָפ֔וֹנָה אֲשֶׁר־שָׁ֣ם מוֹשַׁ֔ב סֵ֖מֶל הַקִּנְאָ֥ה הַמַּקְנֶֽה
Ve el biçimini uzattı ve beni başımın perçeminden aldı; ruh beni yer ile gökler arasına kaldırdı ve Tanrı'nın görümlerinde beni Yeruşalim'e, kuzeye bakan iç kapının girişine getirdi, ki orada kıskandıran kıskançlık putunun oturağı vardı.
Örnek Ayetler (2)
Ester 2:8
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּהִשָּׁמַ֤ע דְּבַר־הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְדָת֔וֹ וּֽבְהִקָּבֵ֞ץ נְעָר֥וֹת רַבּ֛וֹת אֶל־שׁוּשַׁ֥ן הַבִּירָ֖ה אֶל־יַ֣ד הֵגָ֑י וַתִּלָּקַ֤ח אֶסְתֵּר֙ אֶל־בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ אֶל־יַ֥ד הֵגַ֖י שֹׁמֵ֥ר הַנָּשִֽׁים
Kralın sözü ve yasası duyulunca ve birçok genç kız Şuşan kalesine, Hegay'ın eline toplanınca, Ester de kralın evine, kadınların koruyucusu Hegay'ın eline alındı.
Ester 2:16
·
Tevrat
וַתִּלָּקַ֨ח אֶסְתֵּ֜ר אֶל־הַמֶּ֤לֶךְ אֲחַשְׁוֵרוֹשׁ֙ אֶל־בֵּ֣ית מַלְכוּת֔וֹ בַּחֹ֥דֶשׁ הָעֲשִׂירִ֖י הוּא־חֹ֣דֶשׁ טֵבֵ֑ת בִּשְׁנַת־שֶׁ֖בַע לְמַלְכוּתֽוֹ
Böylece Ester krallığının yedinci yılında, onuncu ayda, o Tevet ayıdır, Kral Ahaşveroş'a, onun krallık evine alındı.