804
Kullanım
9
Lemma
79
Türev
87
Anlam
9 lemma, 79 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְלַחְמֶךָ | ve-lahmekha | ve senin ekmeğin, ekmek, yiyecek, gıda | Zamir | 1 | ||
בְֽלַחֲמִי | be-lahami | ekmeğimde, ekmek, yiyecek, et | Zamir | 1 | ||
וּלְחֻמֵי | u-lehumey | ve yiyeceklerinin, yiyecek, et, ekmek | Zamir | 1 | ||
וְהִלָּחֶם | ve-hillahem | ve savaş, savaşmak, mücadele etmek | İsim | 1 | ||
מִלְחָמָה Lemma | milhama | savaş, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 92 | ||
Örnek Ayetler (5 / 92) Hakimler 3:2 · Tevrat רַ֗ק לְמַ֨עַן֙ דַּ֚עַת דֹּר֣וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל לְלַמְּדָ֖ם מִלְחָמָ֑ה רַ֥ק אֲשֶׁר־לְפָנִ֖ים לֹ֥א יְדָעֽוּם Sadece İsrail oğullarının nesillerinin bilmesi için, sadece önceden onu bilmeyenlere savaşı öğretmek içindi. Hakimler 18:11 · Tevrat וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti. Hakimler 20:17 · Tevrat וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֜ל הִתְפָּֽקְד֗וּ לְבַד֙ מִבִּנְיָמִ֔ן אַרְבַּ֨ע מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֣לֵֽף חָ֑רֶב כָּל־זֶ֖ה אִ֥ישׁ מִלְחָמָֽה İsrail adamları Bünyamin'den ayrı olarak dört yüz bin kılıç çeken adam sayıldılar; bunların hepsi savaş adamıydı. Hakimler 20:20 · Tevrat וַיֵּצֵא֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בִּנְיָמִ֑ן וַיַּעַרְכ֨וּ אִתָּ֧ם אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִלְחָמָ֖ה אֶל־הַגִּבְעָֽה İsrail adamları Bünyamin ile savaşa çıktılar ve İsrail adamları Giva'ya karşı onlarla savaş düzeni aldılar. Hakimler 20:22 · Tevrat וַיִּתְחַזֵּ֥ק הָעָ֖ם אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּסִ֨פוּ֙ לַעֲרֹ֣ךְ מִלְחָמָ֔ה בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁר־עָ֥רְכוּ שָׁ֖ם בַּיּ֥וֹם הָרִאשֽׁוֹן İsrail adamları olan halk güçlendi ve ilk gün orada düzen aldıkları yerde tekrar savaş düzeni aldılar. | ||||||
לַמִּלְחָמָה | la-mmilhama | savaşa, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 71 | ||
הַמִּלְחָמָֽה | ha-mmilhama | savaş, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 69 | ||
בַּמִּלְחָמָה | ba-mmilhama | savaşta, savaş, çarpışma | İsim | 38 | ||
מִלְחֲמוֹת | milhamot | savaşları, savaş, muharebe, çarpışma | İsim | 11 | ||
וּמִלְחָמָה | u-milhama | ve yakın temas, yakın temas, savaş, çarpışma | İsim | 10 | ||
מִלְחַמְתְּךָ | milhamtekha | senin savaşın, savaş, çarpışma, mücadele | Zamir | 4 | ||
וְהַמִּלְחָמָה | ve-ha-mmilhama | ve savaş, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 3 | ||
וּבְמִלְחָמָה | u-ve-milhama | ve savaşta, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 3 | ||
מִלְחַמְתּוֹ | milhamto | onun savaşından, savaş, çarpışma | Zamir | 2 | ||
מִלְחַמְתָּם | milhamtam | onların savaşı, savaş, çarpışma, mücadele | Zamir | 2 | ||
וּמִלְחָמוֹת | u-milhamot | ve savaşlar, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 2 | ||
מִמִּלְחָמָֽה | mi-mmilhama | -den savaş, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 2 | ||
מִלְחֲמֹתֵֽנוּ | milhamoteynu | savaşlarımız, çarpışma, savaş, mücadele | Zamir | 2 | ||
מִלְחֲמֹת | milhamot | savaşlar, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 2 | ||
כַּמִּלְחָמָה | ka-mmilhama | savaş gibi, savaş, çarpışma, mücadele | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 5:17
·
Tevrat
וְאָכַ֨ל קְצִֽירְךָ֜ וְלַחְמֶ֗ךָ יֹאכְלוּ֙ בָּנֶ֣יךָ וּבְנוֹתֶ֔יךָ יֹאכַ֤ל צֹאנְךָ֙ וּבְקָרֶ֔ךָ יֹאכַ֥ל גַּפְנְךָ֖ וּתְאֵנָתֶ֑ךָ יְרֹשֵׁ֞שׁ עָרֵ֣י מִבְצָרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בּוֹטֵ֥חַ בָּהֵ֖נָּה בֶּחָֽרֶב
Ve hasadını ve ekmeğini yiyecek; oğullarını ve kızlarını yiyecekler; sürünü ve sığırını yiyecek; asmanı ve incirini yiyecek; onlara güvendiğin surlu şehirlerini kılıçla parçalayacak.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:5
·
Tevrat
לְ֭כוּ לַחֲמ֣וּ בְֽלַחֲמִ֑י וּ֝שְׁת֗וּ בְּיַ֣יִן מָסָֽכְתִּי
'Gelin, ekmeğimden yiyin ve karıştırdığım şaraptan için.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:19
·
Tevrat
וְלַחְמִי֩ אֲשֶׁר־נָתַ֨תִּי לָ֜ךְ סֹ֣לֶת וָשֶׁ֤מֶן וּדְבַשׁ֙ הֶֽאֱכַלְתִּ֔יךְ וּנְתַתִּ֧יהוּ לִפְנֵיהֶ֛ם לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ וַיֶּ֑הִי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana verdiğim ekmeğimi, sana yedirdiğim ince un ve yağ ve balı, hoş koku olarak onların önüne verdin; ve böyle oldu, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר הַמֶּ֛לֶךְ אֶל־צִיבָ֖א מָה־אֵ֣לֶּה לָּ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר צִ֠יבָא הַחֲמוֹרִ֨ים לְבֵית־הַמֶּ֜לֶךְ לִרְכֹּ֗ב וְהַלֶּ֤חֶם וְהַקַּ֨יִץ֙ לֶאֱכ֣וֹל הַנְּעָרִ֔ים וְהַיַּ֕יִן לִשְׁתּ֥וֹת הַיָּעֵ֖ף בַּמִּדְבָּֽר
Kral Tsiba'ya dedi: 'Bunlar senin için nedir?' Tsiba dedi: 'Eşekler kralın evinin binmesi için, ekmek ve yaz meyvesi gençlerin yemesi için ve şarap çölde yorulanın içmesi içindir.'
Örnek Ayetler (5 / 92)
Hakimler 3:2
·
Tevrat
רַ֗ק לְמַ֨עַן֙ דַּ֚עַת דֹּר֣וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל לְלַמְּדָ֖ם מִלְחָמָ֑ה רַ֥ק אֲשֶׁר־לְפָנִ֖ים לֹ֥א יְדָעֽוּם
Sadece İsrail oğullarının nesillerinin bilmesi için, sadece önceden onu bilmeyenlere savaşı öğretmek içindi.
Hakimler 18:11
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה
Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti.
Hakimler 20:17
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֜ל הִתְפָּֽקְד֗וּ לְבַד֙ מִבִּנְיָמִ֔ן אַרְבַּ֨ע מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֣לֵֽף חָ֑רֶב כָּל־זֶ֖ה אִ֥ישׁ מִלְחָמָֽה
İsrail adamları Bünyamin'den ayrı olarak dört yüz bin kılıç çeken adam sayıldılar; bunların hepsi savaş adamıydı.
Hakimler 20:20
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בִּנְיָמִ֑ן וַיַּעַרְכ֨וּ אִתָּ֧ם אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִלְחָמָ֖ה אֶל־הַגִּבְעָֽה
İsrail adamları Bünyamin ile savaşa çıktılar ve İsrail adamları Giva'ya karşı onlarla savaş düzeni aldılar.
Hakimler 20:22
·
Tevrat
וַיִּתְחַזֵּ֥ק הָעָ֖ם אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּסִ֨פוּ֙ לַעֲרֹ֣ךְ מִלְחָמָ֔ה בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁר־עָ֥רְכוּ שָׁ֖ם בַּיּ֥וֹם הָרִאשֽׁוֹן
İsrail adamları olan halk güçlendi ve ilk gün orada düzen aldıkları yerde tekrar savaş düzeni aldılar.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 20:14
·
Tevrat
וַיֵּאָסְפ֧וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֛ן מִן־הֶעָרִ֖ים הַגִּבְעָ֑תָה לָצֵ֥את לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları İsrailoğulları ile savaşa çıkmak için şehirlerden Giva'ya toplandılar.
Hakimler 20:18
·
Tevrat
וַיָּקֻ֜מוּ וַיַּעֲל֣וּ בֵֽית־אֵל֮ וַיִּשְׁאֲל֣וּ בֵאלֹהִים֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִ֚י יַעֲלֶה־לָּ֣נוּ בַתְּחִלָּ֔ה לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֥ה בַתְּחִלָּֽה
Kalktılar ve Beytel'e çıktılar ve Tanrı'ya sordular. İsrailoğulları dediler: 'Bünyaminoğulları ile savaşa bizim için ilk kim çıkacak?' Yahve dedi: 'İlk Yahuda.'
Hakimler 20:20
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בִּנְיָמִ֑ן וַיַּעַרְכ֨וּ אִתָּ֧ם אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִלְחָמָ֖ה אֶל־הַגִּבְעָֽה
İsrail adamları Bünyamin ile savaşa çıktılar ve İsrail adamları Giva'ya karşı onlarla savaş düzeni aldılar.
Hakimler 20:23
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּבְכּ֣וּ לִפְנֵֽי־יְהוָה֮ עַד־הָעֶרֶב֒ וַיִּשְׁאֲל֤וּ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאוֹסִ֗יף לָגֶ֨שֶׁת֙ לַמִּלְחָמָ֔ה עִם־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן אָחִ֑י וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה עֲל֥וּ אֵלָֽיו
İsrailoğulları çıktılar ve akşama kadar Yahve'nin önünde ağladılar ve Yahve'ye sorarak dediler: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa yaklaşmaya devam edeyim mi?' Yahve dedi: 'Ona karşı çıkın.'
Örnek Ayetler (5 / 69)
Hakimler 8:13
·
Tevrat
וַיָּ֛שָׁב גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ מִן־הַמִּלְחָמָ֑ה מִֽלְמַעֲלֵ֖ה הֶחָֽרֶס
Yoaş oğlu Gideon Heres yokuşundan savaştan döndü.
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
2. Samuel 1:25
·
Tevrat
אֵ֚יךְ נָפְל֣וּ גִבֹּרִ֔ים בְּת֖וֹךְ הַמִּלְחָמָ֑ה יְה֣וֹנָתָ֔ן עַל־בָּמוֹתֶ֖יךָ חָלָֽל
Yiğitler savaşın içinde nasıl düştüler! Yonatan senin yüksek yerlerinin üzerinde vuruldu.
2. Samuel 2:17
·
Tevrat
וַתְּהִ֧י הַמִּלְחָמָ֛ה קָשָׁ֥ה עַד־מְאֹ֖ד בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיִּנָּ֤גֶף אַבְנֵר֙ וְאַנְשֵׁ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִפְנֵ֖י עַבְדֵ֥י דָוִֽד
O gün savaş çok çetin oldu; ve Avner ile İsrail adamları Davut'un kullarının önünde yenildi.
Örnek Ayetler (5 / 38)
Hakimler 20:39
·
Tevrat
וַיַּהֲפֹ֥ךְ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבִנְיָמִ֡ן הֵחֵל֩ לְהַכּ֨וֹת חֲלָלִ֤ים בְּאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ כִּשְׁלֹשִׁ֣ים אִ֔ישׁ כִּ֣י אָמְר֔וּ אַךְ֩ נִגּ֨וֹף נִגָּ֥ף הוּא֙ לְפָנֵ֔ינוּ כַּמִּלְחָמָ֖ה הָרִאשֹׁנָֽה
İsrail adamları savaşta döndü; ve Bünyamin, İsrail adamlarından otuz kadar adamı vurup öldürmeye başladı, çünkü dediler: 'İlk savaşta olduğu gibi önümüzde kesinlikle bozguna uğradı.'
Hakimler 21:22
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כִּֽי־יָבֹ֣אוּ אֲבוֹתָם֩ א֨וֹ אֲחֵיהֶ֜ם לָרִ֣יב אֵלֵ֗ינוּ וְאָמַ֤רְנוּ אֲלֵיהֶם֙ חָנּ֣וּנוּ אוֹתָ֔ם כִּ֣י לֹ֥א לָקַ֛חְנוּ אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ בַּמִּלְחָמָ֑ה כִּ֣י לֹ֥א אַתֶּ֛ם נְתַתֶּ֥ם לָהֶ֖ם כָּעֵ֥ת תֶּאְשָֽׁמוּ
Ve olacak ki babaları veya kardeşleri bize çekişmeye gelecekler, onlara diyeceğiz: 'Onlara lütfedin, çünkü savaşta her adamın karısını almadık; çünkü onlara siz vermediniz, şimdi suçlu olurdunuz.'
Hezekiel 13:5
·
Tevrat
לֹ֤א עֲלִיתֶם֙ בַּפְּרָצ֔וֹת וַתִּגְדְּר֥וּ גָדֵ֖ר עַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל לַעֲמֹ֥ד בַּמִּלְחָמָ֖ה בְּי֥וֹם יְהוָֽה
Yahve'nin gününde savaşta durmak için gediklere çıkmadınız ve İsrail evi için duvar örmediniz.
Hezekiel 17:17
·
Tevrat
וְלֹא֩ בְחַ֨יִל גָּד֜וֹל וּבְקָהָ֣ל רָ֗ב יַעֲשֶׂ֨ה אוֹת֤וֹ פַרְעֹה֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה בִּשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה וּבִבְנ֣וֹת דָּיֵ֑ק לְהַכְרִ֖ית נְפָשׁ֥וֹת רַבּֽוֹת
Ve Firavun savaşta büyük bir orduyla ve çok bir toplulukla onunla hareket etmeyecek; çok canları kesip atmak için kuşatma rampası yığıldığında ve kuşatma duvarı inşa edildiğinde.
2. Samuel 3:30
·
Tevrat
וְיוֹאָב֙ וַאֲבִישַׁ֣י אָחִ֔יו הָרְג֖וּ לְאַבְנֵ֑ר עַל֩ אֲשֶׁ֨ר הֵמִ֜ית אֶת־עֲשָׂהאֵ֧ל אֲחִיהֶ֛ם בְּגִבְע֖וֹן בַּמִּלְחָמָֽה
Yoav ve kardeşi Avişay Avner'i öldürdüler, çünkü o Givon'da savaşta kardeşleri Asael'i öldürmüştü.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 3:1
·
Tevrat
וְאֵ֤לֶּה הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִנִּ֣יחַ יְהוָ֔ה לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדְע֔וּ אֵ֖ת כָּל־מִלְחֲמ֥וֹת כְּנָֽעַן
Kenan'ın bütün savaşlarını bilmeyenlerin hepsini onlarla sınamak için Yahve'nin bıraktığı uluslar şunlardır:
2. Samuel 8:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח תֹּ֣עִי אֶת־יֽוֹרָם־בְּנ֣וֹ אֶל־הַמֶּֽלֶךְ־דָּ֠וִד לִשְׁאָל־ל֨וֹ לְשָׁל֜וֹם וּֽלְבָרֲכ֗וֹ עַל֩ אֲשֶׁ֨ר נִלְחַ֤ם בַּהֲדַדְעֶ֨זֶר֙ וַיַּכֵּ֔הוּ כִּי־אִ֛ישׁ מִלְחֲמ֥וֹת תֹּ֖עִי הָיָ֣ה הֲדַדְעָ֑זֶר וּבְיָד֗וֹ הָי֛וּ כְּלֵֽי־כֶ֥סֶף וּכְלֵֽי־זָהָ֖ב וּכְלֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Toi, ona esenlik sormak ve Hadadezer'le savaşıp onu vurduğu için onu bereketlemek üzere oğlu Yoram'ı Kral Davut'a gönderdi; çünkü Hadadezer Toi'nin savaş adamıydı. Ve elinde gümüş eşyalar, altın eşyalar ve tunç eşyalar vardı.
1. Samuel 18:17
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַגְּדוֹלָ֤ה מֵרַב֙ אֹתָהּ֙ אֶתֶּן־לְךָ֣ לְאִשָּׁ֔ה אַ֚ךְ הֱיֵה־לִּ֣י לְבֶן־חַ֔יִל וְהִלָּחֵ֖ם מִלְחֲמ֣וֹת יְהוָ֑ה וְשָׁא֣וּל אָמַ֗ר אַל־תְּהִ֤י יָדִי֙ בּ֔וֹ וּתְהִי־ב֖וֹ יַד־פְּלִשְׁתִּֽים
Şaul Davut'a dedi: 'İşte büyük kızım Merav, onu sana eş olarak vereceğim; ancak bana yiğit bir oğul ol ve Yahve'nin savaşlarını savaş.' Şaul dedi: 'Elim onda olmasın, Filistlilerin eli onda olsun.'
1. Samuel 25:28
·
Tevrat
שָׂ֥א נָ֖א לְפֶ֣שַׁע אֲמָתֶ֑ךָ כִּ֣י עָשֹֽׂה־יַעֲשֶׂה֩ יְהוָ֨ה לַֽאדֹנִ֜י בַּ֣יִת נֶאֱמָ֗ן כִּי־מִלְחֲמ֤וֹת יְהוָה֙ אֲדֹנִ֣י נִלְחָ֔ם וְרָעָ֛ה לֹא־תִמָּצֵ֥א בְךָ֖ מִיָּמֶֽיךָ
Lütfen kulunun isyanını bağışla; çünkü Yahve efendime kesinlikle güvenilir bir ev yapacaktır, çünkü efendim Yahve'nin savaşlarını savaşıyor ve günlerinden beri sende kötülük bulunmayacak.
Yeşaya 42:13
·
Tevrat
יְהוָה֙ כַּגִּבּ֣וֹר יֵצֵ֔א כְּאִ֥ישׁ מִלְחָמ֖וֹת יָעִ֣יר קִנְאָ֑ה יָרִ֨יעַ֙ אַף־יַצְרִ֔יחַ עַל־אֹיְבָ֖יו יִתְגַּבָּֽר
Yahve yiğit gibi çıkacak, savaşlar adamı gibi kıskançlık uyandıracak; bağıracak, ayrıca haykıracak, düşmanlarının üzerine üstün gelecek.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hoşea 2:20
·
Tevrat
וְכָרַתִּ֨י לָהֶ֤ם בְּרִית֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא עִם־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְעִם־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְרֶ֖מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֑ה וְקֶ֨שֶׁת וְחֶ֤רֶב וּמִלְחָמָה֙ אֶשְׁבּ֣וֹר מִן־הָאָ֔רֶץ וְהִשְׁכַּבְתִּ֖ים לָבֶֽטַח
Ve o gün onlar için kır hayvanıyla, göklerin kuşuyla ve toprağın sürüngeniyle antlaşma yapacağım; yayı, kılıcı ve savaşı yerden kıracağım ve onları güvenle yatıracağım.
1. Krallar 14:30
·
Tevrat
וּמִלְחָמָ֨ה הָיְתָ֧ה בֵין־רְחַבְעָ֛ם וּבֵ֥ין יָרָבְעָ֖ם כָּל־הַיָּמִֽים
Rehavam ile Yarovam arasında tüm günler savaş vardı.
1. Krallar 15:6
·
Tevrat
וּמִלְחָמָ֨ה הָיְתָ֧ה בֵין־רְחַבְעָ֛ם וּבֵ֥ין יָרָבְעָ֖ם כָּל־יְמֵ֥י חַיָּֽיו
Yaşamının tüm günleri Rehavam ile Yarovam arasında savaş vardı.
1. Krallar 15:7
·
Tevrat
וְיֶ֨תֶר דִּבְרֵ֤י אֲבִיָּם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה הֲלֽוֹא־הֵ֣ם כְּתוּבִ֗ים עַל־סֵ֛פֶר דִּבְרֵ֥י הַיָּמִ֖ים לְמַלְכֵ֣י יְהוּדָ֑ה וּמִלְחָמָ֥ה הָיְתָ֛ה בֵּ֥ין אֲבִיָּ֖ם וּבֵ֥ין יָרָבְעָֽם
Aviyam'ın geri kalan işleri ve yaptığı her şey, Yahuda krallarının günlerin olayları kitabında yazılı değil mi? Aviyam ile Yarovam arasında savaş vardı.
1. Krallar 15:16
·
Tevrat
וּמִלְחָמָ֨ה הָיְתָ֜ה בֵּ֣ין אָסָ֗א וּבֵ֛ין בַּעְשָׁ֥א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל כָּל־יְמֵיהֶֽם
Tüm günleri boyunca Asa ile İsrail kralı Başa arasında savaş vardı.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 27:10
·
Tevrat
פָּרַ֨ס וְל֤וּד וּפוּט֙ הָי֣וּ בְחֵילֵ֔ךְ אַנְשֵׁ֖י מִלְחַמְתֵּ֑ךְ מָגֵ֤ן וְכוֹבַע֙ תִּלּוּ־בָ֔ךְ הֵ֖מָּה נָתְנ֥וּ הֲדָרֵֽךְ
Pers, Lud ve Put senin ordun içinde senin savaş adamlarındı; sende kalkan ve miğfer astılar, onlar senin görkemini verdiler.
Hezekiel 27:27
·
Tevrat
הוֹנֵךְ֙ וְעִזְבוֹנַ֔יִךְ מַעֲרָבֵ֕ךְ מַלָּחַ֖יִךְ וְחֹבְלָ֑יִךְ מַחֲזִיקֵ֣י בִדְקֵ֣ך וְֽעֹרְבֵ֣י מַ֠עֲרָבֵךְ וְכָל־אַנְשֵׁ֨י מִלְחַמְתֵּ֜ךְ אֲשֶׁר־בָּ֗ךְ וּבְכָל־קְהָלֵךְ֙ אֲשֶׁ֣ר בְּתוֹכֵ֔ךְ יִפְּלוּ֙ בְּלֵ֣ב יַמִּ֔ים בְּי֖וֹם מַפַּלְתֵּֽךְ
Senin servetin ve senin malların, senin takas malın, senin gemicilerin ve senin kaptanların, senin çatlaklarını onaranlar ve senin malını takas edenler ve sendeki bütün savaş adamların ve senin içindeki bütün topluluğun, senin düşüş gününde denizlerin kalbine düşecekler.
2. Samuel 11:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־הַמַּלְאָ֗ךְ כֹּֽה־תֹאמַ֤ר אֶל־יוֹאָב֙ אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה כִּֽי־כָזֹ֥ה וְכָזֶ֖ה תֹּאכַ֣ל הֶחָ֑רֶב הַחֲזֵ֨ק מִלְחַמְתְּךָ֧ אֶל־הָעִ֛יר וְהָרְסָ֖הּ וְחַזְּקֵֽהוּ
Davut elçiye dedi: 'Yoav'a şöyle diyeceksin: Bu söz gözlerinde kötü olmasın, çünkü kılıç böyle ve şöyle yer. Şehre karşı savaşını güçlendir ve onu yık.' Ve onu güçlendir.
Yeşaya 41:12
·
Tevrat
תְּבַקְשֵׁם֙ וְלֹ֣א תִמְצָאֵ֔ם אַנְשֵׁ֖י מַצֻּתֶ֑ךָ יִהְי֥וּ כְאַ֛יִן וּכְאֶ֖פֶס אַנְשֵׁ֥י מִלְחַמְתֶּֽךָ
Onları arayacaksın ve onları bulmayacaksın, senin kavganın adamlarını; senin savaşının adamları hiçlik gibi ve yokluk gibi olacaklar.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 20:34
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ מִנֶּ֨גֶד לַגִּבְעָ֜ה עֲשֶׂרֶת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֤ישׁ בָּחוּר֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַמִּלְחָמָ֖ה כָּבֵ֑דָה וְהֵם֙ לֹ֣א יָדְע֔וּ כִּֽי־נֹגַ֥עַת עֲלֵיהֶ֖ם הָרָעָֽה
Bütün İsrail'den seçilmiş on bin adam Giva'nın karşısına geldi ve savaş ağırdı; ancak onlar kötülüğün kendilerine yaklaştığını bilmiyorlardı.
Hakimler 20:42
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ לִפְנֵ֨י אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־דֶּ֣רֶךְ הַמִּדְבָּ֔ר וְהַמִּלְחָמָ֖ה הִדְבִּיקָ֑תְהוּ וַאֲשֶׁר֙ מֵהֶ֣עָרִ֔ים מַשְׁחִיתִ֥ים אוֹת֖וֹ בְּתוֹכֽוֹ
İsrail adamlarının önünden çöl yoluna döndüler, ancak savaş ona yetişti; ve şehirlerden olanlar onu içinde yok ediyorlardı.
1. Samuel 14:23
·
Tevrat
וַיּ֧וֹשַׁע יְהוָ֛ה בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל וְהַ֨מִּלְחָמָ֔ה עָבְרָ֖ה אֶת־בֵּ֥ית אָֽוֶן
Yahve o gün İsrail'i kurtardı; ve savaş Beytaven'i geçti.
Örnek Ayetler (3)
Hoşea 1:7
·
Tevrat
וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוּדָה֙ אֲרַחֵ֔ם וְהֽוֹשַׁעְתִּ֖ים בַּיהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֑ם וְלֹ֣א אֽוֹשִׁיעֵ֗ם בְּקֶ֤שֶׁת וּבְחֶ֨רֶב֙ וּבְמִלְחָמָ֔ה בְּסוּסִ֖ים וּבְפָרָשִֽׁים
Ama Yahuda evine merhamet edeceğim ve onları Tanrıları Yahve ile kurtaracağım; onları yayla, kılıçla, savaşla, atlarla ve atlılarla kurtarmayacağım.
Eyüp 5:20
·
Tevrat
בְּ֭רָעָב פָּֽדְךָ֣ מִמָּ֑וֶת וּ֝בְמִלְחָמָ֗ה מִ֣ידֵי חָֽרֶב
Kıtlıkta seni ölümden ve savaşta kılıcın ellerinden kurtarır.
Yasa'nın Tekrarı 4:34
·
Tevrat
א֣וֹ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ
Veya Tanrınız Yahve'nin Mısır'da gözlerinize sizin için yaptığı her şey gibi; Tanrı sınamalarla, belirtilerle ve harikalarla ve savaşla ve güçlü elle ve uzatılmış kolla ve büyük korkularla gelip bir ulusun içinden kendisine bir ulus almayı denedi mi?
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 8:12
·
Tevrat
וְלָשׂ֣וּם ל֔וֹ שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֣י חֲמִשִּׁ֑ים וְלַחֲרֹ֤שׁ חֲרִישׁוֹ֙ וְלִקְצֹ֣ר קְצִיר֔וֹ וְלַעֲשׂ֥וֹת כְּלֵֽי־מִלְחַמְתּ֖וֹ וּכְלֵ֥י רִכְבּֽוֹ
Ve kendisine binlerin komutanlarını ve ellilerin komutanlarını atamak için; ve onun sürümünü sürmek, onun ekinini biçmek, onun savaş aletlerini ve arabasının aletlerini yapmak için.
Yasa'nın Tekrarı 1:41
·
Tevrat
וַֽתַּעֲנ֣וּ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה
Bunun üzerine cevap verdiniz ve bana dediniz: 'Yahve'ye karşı günah işledik; Tanrımız Yahve'nin bize buyurduğu her şeye göre çıkacağız ve savaşacağız.' Ve her adam savaş aletlerini kuşandı ve dağa çıkmaya cüret ettiniz.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 18:16
·
Tevrat
וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֗ישׁ חֲגוּרִים֙ כְּלֵ֣י מִלְחַמְתָּ֔ם נִצָּבִ֖ים פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר אֲשֶׁ֖ר מִבְּנֵי־דָֽן
Ve Dan oğullarından olan, savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Hezekiel 32:27
·
Tevrat
וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 22:8
·
Tevrat
וַיְהִ֨י עָלַ֤י דְּבַר־יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר דָּ֤ם לָרֹב֙ שָׁפַ֔כְתָּ וּמִלְחָמ֥וֹת גְּדֹל֖וֹת עָשִׂ֑יתָ לֹֽא־תִבְנֶ֥ה בַ֨יִת֙ לִשְׁמִ֔י כִּ֚י דָּמִ֣ים רַבִּ֔ים שָׁפַ֥כְתָּ אַ֖רְצָה לְפָנָֽי
Fakat Yahve'nin sözü üzerime gelerek dedi: 'Çokça kan döktün ve büyük savaşlar yaptın; ismime bir ev yapmayacaksın, çünkü önümde yere çok kanlar döktün.'
2. Tarihler 12:15
·
Tevrat
וְדִבְרֵ֣י רְחַבְעָ֗ם הָרִאשֹׁנִים֙ וְהָאֲ֣חַרוֹנִ֔ים הֲלֹא־הֵ֨ם כְּתוּבִ֜ים בְּדִבְרֵ֨י שְׁמַֽעְיָ֧ה הַנָּבִ֛יא וְעִדּ֥וֹ הַחֹזֶ֖ה לְהִתְיַחֵ֑שׂ וּמִלְחֲמ֧וֹת רְחַבְעָ֛ם וְיָרָבְעָ֖ם כָּל־הַיָּמִֽים
Rehavam'ın ilk ve son işleri, Peygamber Şemaya'nın ve Gören İdo'nun soy kayıtlarıyla ilgili sözlerinde yazılı değil midir? Rehavam ile Yarovam arasında bütün günler savaşlar oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 11:23
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶת־כָּל־הָאָ֗רֶץ כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֣ר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ וַיִּתְּנָהּ֩ יְהוֹשֻׁ֨עַ לְנַחֲלָ֧ה לְיִשְׂרָאֵ֛ל כְּמַחְלְקֹתָ֖ם לְשִׁבְטֵיהֶ֑ם וְהָאָ֥רֶץ שָׁקְטָ֖ה מִמִּלְחָמָֽה
Yeşu Yahve'nin Musa'ya söylediği her şeye göre bütün diyarı aldı ve Yeşu onu oymaklarına bölümlerine göre İsrail'e miras olarak verdi; ve diyar savaştan duruldu.
Yeşu 14:15
·
Tevrat
וְשֵׁ֨ם חֶבְר֤וֹן לְפָנִים֙ קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֔ע הָאָדָ֧ם הַגָּד֛וֹל בָּעֲנָקִ֖ים ה֑וּא וְהָאָ֥רֶץ שָׁקְטָ֖ה מִמִּלְחָמָֽה
Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba idi; o, Anaklılar arasında en büyük adamdı. Ve yer savaştan sakinleşti.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 8:20
·
Tevrat
וְהָיִ֥ינוּ גַם־אֲנַ֖חְנוּ כְּכָל־הַגּוֹיִ֑ם וּשְׁפָטָ֤נוּ מַלְכֵּ֨נוּ֙ וְיָצָ֣א לְפָנֵ֔ינוּ וְנִלְחַ֖ם אֶת־מִלְחֲמֹתֵֽנוּ
Ve biz de bütün uluslar gibi olacağız; kralımız bizi yargılayacak, önümüzde çıkacak ve savaşlarımızı savaşacak.
2. Tarihler 32:8
·
Tevrat
עִמּוֹ֙ זְר֣וֹעַ בָּשָׂ֔ר וְעִמָּ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ לְעָזְרֵ֔נוּ וּלְהִלָּחֵ֖ם מִלְחֲמֹתֵ֑נוּ וַיִּסָּמְכ֣וּ הָעָ֔ם עַל־דִּבְרֵ֖י יְחִזְקִיָּ֥הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָֽה
Onunla et kolu vardır, ve bizimle bize yardım etmek için ve savaşlarımızı savaşmak için Tanrımız Yahve vardır.' Ve halk Yahuda kralı Hizkiya'nın sözlerine dayandı.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בְּי֣וֹם מִלְחֶ֔מֶת וְלֹ֨א נִמְצָ֜א חֶ֤רֶב וַחֲנִית֙ בְּיַ֣ד כָּל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֶת־שָׁא֖וּל וְאֶת־יוֹנָתָ֑ן וַתִּמָּצֵ֣א לְשָׁא֔וּל וּלְיוֹנָתָ֖ן בְּנֽוֹ
Savaş gününde Saul ve Yonatan ile birlikte olan bütün halkın elinde kılıç ve mızrak bulunmadı; ancak Saul ve oğlu Yonatan'da bulundu.
Çölde Sayım 21:14
·
Tevrat
עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר בְּסֵ֖פֶר מִלְחֲמֹ֣ת יְהוָ֑ה אֶת־וָהֵ֣ב בְּסוּפָ֔ה וְאֶת־הַנְּחָלִ֖ים אַרְנֽוֹן
Bu nedenle Yahve'nin Savaşları Kitabı'nda denilir: 'Sufa'da Vahev'i ve Arnon vadilerini,
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 20:39
·
Tevrat
וַיַּהֲפֹ֥ךְ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבִנְיָמִ֡ן הֵחֵל֩ לְהַכּ֨וֹת חֲלָלִ֤ים בְּאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ כִּשְׁלֹשִׁ֣ים אִ֔ישׁ כִּ֣י אָמְר֔וּ אַךְ֩ נִגּ֨וֹף נִגָּ֥ף הוּא֙ לְפָנֵ֔ינוּ כַּמִּלְחָמָ֖ה הָרִאשֹׁנָֽה
İsrail adamları savaşta döndü; ve Bünyamin, İsrail adamlarından otuz kadar adamı vurup öldürmeye başladı, çünkü dediler: 'İlk savaşta olduğu gibi önümüzde kesinlikle bozguna uğradı.'