342
Kullanım
6
Lemma
46
Türev
67
Anlam
6 lemma, 46 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְבַב Lemma | levav | kalp, kalp, yürek, iç varlık, akıl | İsim | 43 | ||
לְבָבְךָ | levavekha | senin kalbin, kalp, yürek, iç varlık, akıl | Zamir | 42 | ||
לְבַבְכֶם | levavkhem | kalbiniz, kalp, yürek, akıl, iç varlık | Zamir | 35 | ||
לְבָבוֹ | levavo | kalbi, kalp, iç, akıl, irade | Zamir | 26 | ||
לְבָבִי | levavi | içim, iç, kalp, yürek, akıl | Zamir | 21 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21) Yeremya 15:16 · Tevrat נִמְצְא֤וּ דְבָרֶ֨יךָ֙ וָאֹ֣כְלֵ֔ם וַיְהִ֤י דְבָֽרְךָ֙ לִ֔י לְשָׂשׂ֖וֹן וּלְשִׂמְחַ֣ת לְבָבִ֑י כִּֽי־נִקְרָ֤א שִׁמְךָ֙ עָלַ֔י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י צְבָאֽוֹת Sözlerin bulundu ve onları yedim; ve sözün benim için bir coşku ve kalbimin sevinci oldu; çünkü senin adın benim üzerime çağrıldı, ey Yahve, Orduların Tanrısı. 2. Krallar 10:15 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı. Yeşaya 21:4 · Tevrat תָּעָ֣ה לְבָבִ֔י פַּלָּצ֖וּת בִּֽעֲתָ֑תְנִי אֵ֚ת נֶ֣שֶׁף חִשְׁקִ֔י שָׂ֥ם לִ֖י לַחֲרָדָֽה Kalbim saptı, dehşet beni korkuttu; arzuladığım alacakaranlığı benim için titremeye çevirdi. Yeşu 14:7 · Tevrat בֶּן־אַרְבָּעִ֨ים שָׁנָ֜ה אָנֹכִ֗י בִּ֠שְׁלֹחַ מֹשֶׁ֨ה עֶֽבֶד־יְהוָ֥ה אֹתִ֛י מִקָּדֵ֥שׁ בַּרְנֵ֖עַ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָ֑רֶץ וָאָשֵׁ֤ב אֹתוֹ֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֖ר עִם־לְבָבִֽי Yahve'nin kulu Musa yeri casuslamak için beni Kadeş-Barnea'dan gönderdiğinde ben kırk yaşındaydım; kalbimde olduğu gibi ona söz getirdim. 1. Tarihler 22:7 · Tevrat וַיֹּ֥אמֶר דָּוִ֖יד לִשְׁלֹמֹ֑ה בְּנִ֕י אֲנִי֙ הָיָ֣ה עִם־לְבָבִ֔י לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לְשֵׁ֖ם יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי Davut Süleyman'a dedi: 'Oğlum, Tanrım Yahve'nin ismine bir ev yapmak benim kalbimleydi.' | ||||||
בִּלְבָבֶךָ | bi-lvavekha | kalbinde, kalp, iç, akıl | Zamir | 17 | ||
לְבָבָם | levavam | kalpleri, kalp, yürek, iç varlık, akıl | Zamir | 14 | ||
בִּלְבָבָם | bi-lvavam | kalplerinde, kalp, iç varlık, akıl | Zamir | 9 | ||
בִּלְבָבוֹ | bi-lvavo | kalbinde, kalp, iç, akıl | Zamir | 5 | ||
לְבָבֵנוּ | levavenu | kalbimiz, kalp, yürek, akıl | Zamir | 4 | ||
לְבָבָֽהּ | levavah | kalbi, kalp, iç varlık, akıl | Zamir | 4 | ||
וּלְבָבוֹ | ulevavo | ve içi, iç, kalp, yürek | Zamir | 4 | ||
בִּלְבָבִי | bi-lvavi | kalbimde, kalp, yürek, iç varlık | Zamir | 3 | ||
בִלְבַבְכֶם | vilvavkhem | kalbinizde, kalp, iç, zihin | Zamir | 3 | ||
וּלְבַב | u-levav | ve kalbi, kalp, yürek, iç varlık | İsim | 3 | ||
כִּלְבָבֽוֹ | kilvavo | onun kalbi gibi, kalp, yürek, iç varlık | Zamir | 2 | ||
וּבְלֵבָב | u-ve-levav | ve kalpte, kalp, yürek, iç varlık, akıl | İsim | 2 | ||
כִּלְבָבֶֽךָ | ki-lvavekha | kalbin gibi, kalp, yürek, akıl | Zamir | 2 | ||
בְּלֵבָב | be-levav | kalpte, kalp, iç varlık, akıl | İsim | 2 | ||
בִּלְבָבָהּ | bi-lvavah | onun içinde, iç, kalp, akıl, irade | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 43)
Hezekiel 36:5
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֠א בְּאֵ֨שׁ קִנְאָתִ֥י דִבַּ֛רְתִּי עַל־שְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם וְעַל־אֱד֣וֹם כֻּלָּ֑א אֲשֶׁ֣ר נָתְנֽוּ־אֶת־אַרְצִ֣י לָ֠הֶם לְמ֨וֹרָשָׁ֜ה בְּשִׂמְחַ֤ת כָּל־לֵבָב֙ בִּשְׁאָ֣ט נֶ֔פֶשׁ לְמַ֥עַן מִגְרָשָׁ֖הּ לָבַֽז
bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Kıskançlığımın ateşiyle ulusların geri kalanına ve bütün Edom'a karşı konuşmadım mı? Onlar ki, onu yağmalamak için boşaltmak amacıyla, bütün kalbin sevinciyle, canın nefretiyle yerimi kendilerine miras olarak verdiler.
2. Samuel 19:15
·
Tevrat
וַיַּ֛ט אֶת־לְבַ֥ב כָּל־אִישׁ־יְהוּדָ֖ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ שׁ֥וּב אַתָּ֖ה וְכָל־עֲבָדֶֽיךָ
Bütün Yahuda adamlarının kalbini tek bir adam gibi eğdi; ve krala gönderdiler: 'Sen ve bütün kulların dönün.'
Yeşaya 1:5
·
Tevrat
עַ֣ל מֶ֥ה תֻכּ֛וּ ע֖וֹד תּוֹסִ֣יפוּ סָרָ֑ה כָּל־רֹ֣אשׁ לָחֳלִ֔י וְכָל־לֵבָ֖ב דַּוָּֽי
Daha ne üzerine vurulacaksınız, isyan ekleyeceksiniz? Bütün baş hastalıktır ve bütün kalp zayıftır.
Yeşaya 9:8
·
Tevrat
וְיָדְעוּ֙ הָעָ֣ם כֻּלּ֔וֹ אֶפְרַ֖יִם וְיוֹשֵׁ֣ב שֹׁמְר֑וֹן בְּגַאֲוָ֛ה וּבְגֹ֥דֶל לֵבָ֖ב לֵאמֹֽר
Ve halkın tümü, Efrayim ve Şomron'da oturan, kalp gururuyla ve büyüklüğüyle diyerek bilecek:
Yeşaya 10:12
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּֽי־יְבַצַּ֤ע אֲדֹנָי֙ אֶת־כָּל־מַֽעֲשֵׂ֔הוּ בְּהַ֥ר צִיּ֖וֹן וּבִירוּשָׁלִָ֑ם אֶפְקֹ֗ד עַל־פְּרִי־גֹ֨דֶל֙ לְבַ֣ב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֔וּר וְעַל־תִּפְאֶ֖רֶת ר֥וּם עֵינָֽיו
Ve Efendi Siyon dağında ve Yeruşalim'de bütün işini bitirdiğinde olacak ki, Asur kralının kalbinin büyüklüğünün meyvesini ve gözlerinin yüksekliğinin güzelliğini yoklayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 42)
Hakimler 19:8
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם בַּבֹּ֜קֶר בַּיּ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֮ לָלֶכֶת֒ וַיֹּ֣אמֶר אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֗ה סְעָד־נָא֙ לְבָ֣בְךָ֔ וְהִֽתְמַהְמְה֖וּ עַד־נְט֣וֹת הַיּ֑וֹם וַיֹּאכְל֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
Beşinci günde gitmek için sabah erkenden kalktı; ve genç kadının babası dedi ki: 'Lütfen kalbini destekle.' Ve gün dönene kadar oyalandılar; ve ikisi yediler.
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
Hezekiel 28:5
·
Tevrat
בְּרֹ֧ב חָכְמָתְךָ֛ בִּרְכֻלָּתְךָ֖ הִרְבִּ֣יתָ חֵילֶ֑ךָ וַיִּגְבַּ֥הּ לְבָבְךָ֖ בְּחֵילֶֽךָ
Bilgeliğinin çokluğuyla, ticaretinle servetini çoğalttın ve servetinle kalbin yükseldi.
Hezekiel 28:6
·
Tevrat
לָכֵ֕ן כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה יַ֛עַן תִּתְּךָ֥ אֶת־לְבָבְךָ֖ כְּלֵ֥ב אֱלֹהִֽים
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Kalbini Tanrı'nın kalbi gibi koyduğun için;
Hezekiel 38:10
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יַעֲל֤וּ דְבָרִים֙ עַל־לְבָבֶ֔ךָ וְחָשַׁבְתָּ֖ מַחֲשֶׁ֥בֶת רָעָֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Ve o günde kalbinin üzerine şeyler çıkacak ve kötü düşünce düşüneceksin.
Örnek Ayetler (4 / 35)
Hagay 1:5
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ve şimdi Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hagay 1:7
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hagay 2:15
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ שִֽׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִטֶּ֧רֶם שֽׂוּם־אֶ֛בֶן אֶל־אֶ֖בֶן בְּהֵיכַ֥ל יְהוָֽה
Ve şimdi lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; Yahve'nin tapınağında taşa taş konulmadan önce.
Hagay 2:18
·
Tevrat
שִׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִיּוֹם֩ עֶשְׂרִ֨ים וְאַרְבָּעָ֜ה לַתְּשִׁיעִ֗י לְמִן־הַיּ֛וֹם אֲשֶׁר־יֻסַּ֥ד הֵֽיכַל־יְהוָ֖ה שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶֽם
Lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; dokuzuncu ayın yirmi dördüncü gününden, Yahve'nin tapınağının temeli atıldığı günden itibaren kalbinizi koyun.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hezekiel 31:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֕עַן אֲשֶׁ֥ר גָּבַ֖הְתָּ בְּקוֹמָ֑ה וַיִּתֵּ֤ן צַמַּרְתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבוֹתִ֔ים וְרָ֥ם לְבָב֖וֹ בְּגָבְהֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boyca yüksek olduğun için ve o tepesini sık dalların arasına verdiği için ve yüksekliğinde kalbi yükseldiği için,
2. Krallar 10:31
·
Tevrat
וְיֵה֗וּא לֹ֥א שָׁמַ֛ר לָלֶ֛כֶת בְּתֽוֹרַת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּכָל־לְבָב֑וֹ לֹ֣א סָ֗ר מֵעַל֙ חַטֹּ֣אות יָֽרָבְעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר הֶחֱטִ֖יא אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Yehu bütün kalbiyle İsrail'in Tanrısı Yahve'nin yasasında yürümeye dikkat etmedi; İsrail'i günaha sürükleyen Yarovam'ın günahlarından ayrılmadı.
2. Krallar 23:25
·
Tevrat
וְכָמֹהוּ֩ לֹֽא־הָיָ֨ה לְפָנָ֜יו מֶ֗לֶךְ אֲשֶׁר־שָׁ֤ב אֶל־יְהוָה֙ בְּכָל־לְבָב֤וֹ וּבְכָל־נַפְשׁוֹ֙ וּבְכָל־מְאֹד֔וֹ כְּכֹ֖ל תּוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֑ה וְאַחֲרָ֖יו לֹֽא־קָ֥ם כָּמֹֽהוּ
Ondan önce Musa'nın tüm yasasına göre tüm kalbiyle, tüm canıyla ve tüm gücüyle Yahve'ye dönen onun gibi bir kral olmadı; ve ondan sonra onun gibi biri kalkmadı.
Yeşaya 7:2
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לְבֵ֤ית דָּוִד֙ לֵאמֹ֔ר נָ֥חָֽה אֲרָ֖ם עַל־אֶפְרָ֑יִם וַיָּ֤נַע לְבָבוֹ֙ וּלְבַ֣ב עַמּ֔וֹ כְּנ֥וֹעַ עֲצֵי־יַ֖עַר מִפְּנֵי־רֽוּחַ
Ve Davut evine, 'Aram Efrayim'in üzerine yerleşti' diyerek bildirildi; ve orman ağaçlarının rüzgarın önünde sarsıldığı gibi onun kalbi ve halkının kalbi sarsıldı.
1. Krallar 8:38
·
Tevrat
כָּל־תְּפִלָּ֣ה כָל־תְּחִנָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר תִֽהְיֶה֙ לְכָל־הָ֣אָדָ֔ם לְכֹ֖ל עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֣ר יֵדְע֗וּן אִ֚ישׁ נֶ֣גַע לְבָב֔וֹ וּפָרַ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Bütün insanlardan, bütün halkın İsrail'den olacak her dua, her yakarış; ki her adam kalbinin yarasını bilecek ve avuçlarını bu eve açacak;
Örnek Ayetler (5 / 21)
Yeremya 15:16
·
Tevrat
נִמְצְא֤וּ דְבָרֶ֨יךָ֙ וָאֹ֣כְלֵ֔ם וַיְהִ֤י דְבָֽרְךָ֙ לִ֔י לְשָׂשׂ֖וֹן וּלְשִׂמְחַ֣ת לְבָבִ֑י כִּֽי־נִקְרָ֤א שִׁמְךָ֙ עָלַ֔י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י צְבָאֽוֹת
Sözlerin bulundu ve onları yedim; ve sözün benim için bir coşku ve kalbimin sevinci oldu; çünkü senin adın benim üzerime çağrıldı, ey Yahve, Orduların Tanrısı.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
Yeşaya 21:4
·
Tevrat
תָּעָ֣ה לְבָבִ֔י פַּלָּצ֖וּת בִּֽעֲתָ֑תְנִי אֵ֚ת נֶ֣שֶׁף חִשְׁקִ֔י שָׂ֥ם לִ֖י לַחֲרָדָֽה
Kalbim saptı, dehşet beni korkuttu; arzuladığım alacakaranlığı benim için titremeye çevirdi.
Yeşu 14:7
·
Tevrat
בֶּן־אַרְבָּעִ֨ים שָׁנָ֜ה אָנֹכִ֗י בִּ֠שְׁלֹחַ מֹשֶׁ֨ה עֶֽבֶד־יְהוָ֥ה אֹתִ֛י מִקָּדֵ֥שׁ בַּרְנֵ֖עַ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָ֑רֶץ וָאָשֵׁ֤ב אֹתוֹ֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֖ר עִם־לְבָבִֽי
Yahve'nin kulu Musa yeri casuslamak için beni Kadeş-Barnea'dan gönderdiğinde ben kırk yaşındaydım; kalbimde olduğu gibi ona söz getirdim.
1. Tarihler 22:7
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר דָּוִ֖יד לִשְׁלֹמֹ֑ה בְּנִ֕י אֲנִי֙ הָיָ֣ה עִם־לְבָבִ֔י לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לְשֵׁ֖ם יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
Davut Süleyman'a dedi: 'Oğlum, Tanrım Yahve'nin ismine bir ev yapmak benim kalbimleydi.'
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־כָּל־דְּבָרַי֙ אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ קַ֥ח בִּֽלְבָבְךָ֖ וּבְאָזְנֶ֥יךָ שְׁמָֽע
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana söyleyeceğim bütün sözlerimi kalbine al ve kulaklarınla dinle.
2. Samuel 7:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר נָתָן֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ לֵ֣ךְ עֲשֵׂ֑ה כִּ֥י יְהוָ֖ה עִמָּֽךְ
Natan krala dedi: 'Git, kalbindeki her şeyi yap; çünkü Yahve seninledir.'
Yeremya 13:22
·
Tevrat
וְכִ֤י תֹאמְרִי֙ בִּלְבָבֵ֔ךְ מַדּ֖וּעַ קְרָאֻ֣נִי אֵ֑לֶּה בְּרֹ֧ב עֲוֺנֵ֛ךְ נִגְל֥וּ שׁוּלַ֖יִךְ נֶחְמְס֥וּ עֲקֵבָֽיִךְ
Ve eğer kalbinde, 'Bunlar neden başıma geldi?' dersen; suçunun çokluğuyla eteklerin açıldı, topukların şiddet gördü.
1. Samuel 9:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ אָנֹכִ֣י הָרֹאֶ֔ה עֲלֵ֤ה לְפָנַי֙ הַבָּמָ֔ה וַאֲכַלְתֶּ֥ם עִמִּ֖י הַיּ֑וֹם וְשִׁלַּחְתִּ֣יךָ בַבֹּ֔קֶר וְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר בִּֽלְבָבְךָ֖ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Ve Samuel Şaul'a cevap verdi ve dedi: 'Gören benim. Önümden yüksek yere çık ve bugün benimle yiyeceksiniz. Ve sabah seni göndereceğim ve kalbinde olan her şeyi sana bildireceğim.'
1. Samuel 14:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו עֲשֵׂ֖ה כָּל־אֲשֶׁ֣ר בִּלְבָבֶ֑ךָ נְטֵ֣ה לָ֔ךְ הִנְנִ֥י עִמְּךָ֖ כִּלְבָבֶֽךָ
Silahlarını taşıyan genç ona dedi: 'Kalbinde olan her şeyi yap; yönel, işte ben kalbine göre seninleyim.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
1. Krallar 2:4
·
Tevrat
לְמַעַן֩ יָקִ֨ים יְהוָ֜ה אֶת־דְּבָר֗וֹ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֣ר עָלַי֮ לֵאמֹר֒ אִם־יִשְׁמְר֨וּ בָנֶ֜יךָ אֶת־דַּרְכָּ֗ם לָלֶ֤כֶת לְפָנַי֙ בֶּאֱמֶ֔ת בְּכָל־לְבָבָ֖ם וּבְכָל־נַפְשָׁ֑ם לֵאמֹ֕ר לֹֽא־יִכָּרֵ֤ת לְךָ֙ אִ֔ישׁ מֵעַ֖ל כִּסֵּ֥א יִשְׂרָאֵֽל
Yahve benim hakkımda söylediği sözünü yerine getirsin diye, diyerek: Eğer oğulların bütün kalpleriyle ve bütün canlarıyla sadakatle yüzümün önünde yürümek için yollarını tutarlarsa, İsrail'in tahtının üzerinden senin için bir adam kesilmeyecek.'
1. Krallar 8:48
·
Tevrat
וְשָׁ֣בוּ אֵלֶ֗יךָ בְּכָל־לְבָבָם֙ וּבְכָל־נַפְשָׁ֔ם בְּאֶ֥רֶץ אֹיְבֵיהֶ֖ם אֲשֶׁר־שָׁב֣וּ אֹתָ֑ם וְהִֽתְפַּֽלְל֣וּ אֵלֶ֗יךָ דֶּ֤רֶךְ אַרְצָם֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה לַאֲבוֹתָ֔ם הָעִיר֙ אֲשֶׁ֣ר בָּחַ֔רְתָּ וְהַבַּ֖יִת אֲשֶׁר־בָּנִ֥יתִי לִשְׁמֶֽךָ
Ve onları esir alan düşmanlarının diyarında bütün kalpleriyle ve bütün canlarıyla sana dönerlerse ve atalarına verdiğin diyarlarının yoluna doğru, seçtiğin şehrin ve adına inşa ettiğim evin yoluna doğru sana dua ederlerse;
Yeşu 5:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִשְׁמֹ֣עַ כָּל־מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֡י אֲשֶׁר֩ בְּעֵ֨בֶר הַיַּרְדֵּ֜ן יָ֗מָּה וְכָל־מַלְכֵ֤י הַֽכְּנַעֲנִי֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַיָּ֔ם אֵ֠ת אֲשֶׁר־הוֹבִ֨ישׁ יְהוָ֜ה אֶת־מֵ֧י הַיַּרְדֵּ֛ן מִפְּנֵ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עַד־עָבְרָ֑ם וַיִּמַּ֣ס לְבָבָ֗ם וְלֹא־הָ֨יָה בָ֥ם עוֹד֙ ר֔וּחַ מִפְּנֵ֖י בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵֽל
Şeria'nın ötesinde batıdaki bütün Amorlu kralları ve deniz kenarındaki bütün Kenanlı kralları, Yahve'nin İsrail oğulları geçene kadar onların önünden Şeria'nın sularını kuruttuğunu duyduğunda, kalpleri eridi ve İsrail oğullarının önünde onlarda artık ruh kalmadı.
1. Tarihler 29:18
·
Tevrat
יְהוָ֗ה אֱ֠לֹהֵי אַבְרָהָ֞ם יִצְחָ֤ק וְיִשְׂרָאֵל֙ אֲבֹתֵ֔ינוּ שֳׁמְרָה־זֹּ֣את לְעוֹלָ֔ם לְיֵ֥צֶר מַחְשְׁב֖וֹת לְבַ֣ב עַמֶּ֑ךָ וְהָכֵ֥ן לְבָבָ֖ם אֵלֶֽיךָ
Ey babalarımız İbrahim'in, İshak'ın ve İsrail'in Tanrısı Yahve, bunu sonsuza kadar halkının kalbinin düşüncelerinin eğilimi olarak koru ve onların kalbini sana yönelt.
2. Tarihler 6:37
·
Tevrat
וְהֵשִׁ֨יבוּ֙ אֶל־לְבָבָ֔ם בָּאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבּוּ־שָׁ֑ם וְשָׁ֣בוּ וְהִֽתְחַנְּנ֣וּ אֵלֶ֗יךָ בְּאֶ֤רֶץ שִׁבְיָם֙ לֵאמֹ֔ר חָטָ֥אנוּ הֶעֱוִ֖ינוּ וְרָשָֽׁעְנוּ
ve esir alındıkları diyarda kalplerine döndürürlerse, ve dönüp esaret diyarında sana yalvararak derlerse: 'Günah işledik, sapkınlık ettik ve kötülük yaptık';
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 5:24
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָמְר֣וּ בִלְבָבָ֗ם נִ֤ירָא נָא֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הַנֹּתֵ֗ן גֶּ֛שֶׁם יוֹרֶ֥ה וּמַלְק֖וֹשׁ בְּעִתּ֑וֹ שְׁבֻע֛וֹת חֻקּ֥וֹת קָצִ֖יר יִשְׁמָר־לָֽנוּ
Ve kalplerinde demediler: 'Lütfen vaktinde yağmur, ilk yağmuru ve son yağmuru veren, bizim için hasadın belirlenmiş haftalarını koruyan Tanrımız Yahve'den korkalım.'
Yeremya 32:40
·
Tevrat
וְכָרַתִּ֤י לָהֶם֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־אָשׁוּב֙ מֵאַ֣חֲרֵיהֶ֔ם לְהֵיטִיבִ֖י אוֹתָ֑ם וְאֶת־יִרְאָתִי֙ אֶתֵּ֣ן בִּלְבָבָ֔ם לְבִלְתִּ֖י ס֥וּר מֵעָלָֽי
Ve onlara iyilik yapmaktan geri dönmeyeceğime dair onlarla sonsuz bir antlaşma yapacağım; ve benden ayrılmamaları için korkumu kalplerine vereceğim.
Sefanya 1:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא אֲחַפֵּ֥שׂ אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם בַּנֵּר֑וֹת וּפָקַדְתִּ֣י עַל־הָאֲנָשִׁ֗ים הַקֹּֽפְאִים֙ עַל־שִׁמְרֵיהֶ֔ם הָאֹֽמְרִים֙ בִּלְבָבָ֔ם לֹֽא־יֵיטִ֥יב יְהוָ֖ה וְלֹ֥א יָרֵֽעַ
O zamanda Yeruşalim'i kandillerle arayacağım; tortuları üzerinde donan, kalplerinde 'Yahve iyilik yapmayacak ve kötülük yapmayacak' diyen adamları cezalandıracağım.
Mezmurlar 28:3
·
Tevrat
אַל־תִּמְשְׁכֵ֣נִי עִם־רְשָׁעִים֮ וְעִם־פֹּ֪עֲלֵ֫י אָ֥וֶן דֹּבְרֵ֣י שָׁ֭לוֹם עִם־רֵֽעֵיהֶ֑ם וְ֝רָעָ֗ה בִּלְבָבָֽם
Beni kötülerle ve kötülük yapanlarla sürükleme; komşularıyla barış konuşanlarla, ve kalplerinde kötülük vardır.
Mezmurlar 78:18
·
Tevrat
וַיְנַסּוּ־אֵ֥ל בִּלְבָבָ֑ם לִֽשְׁאָל־אֹ֥כֶל לְנַפְשָֽׁם
Ve canları için yiyecek isteyerek kalplerinde Tanrı'yı sınadılar.
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 21:13
·
Tevrat
וַיָּ֧שֶׂם דָּוִ֛ד אֶת־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בִּלְבָב֑וֹ וַיִּרָ֣א מְאֹ֔ד מִפְּנֵ֖י אָכִ֥ישׁ מֶֽלֶךְ־גַּֽת
Davut bu sözleri kalbine koydu ve Gat kralı Akiş'in önünde çok korktu.
Yeşaya 10:7
·
Tevrat
וְהוּא֙ לֹא־כֵ֣ן יְדַמֶּ֔ה וּלְבָב֖וֹ לֹא־כֵ֣ן יַחְשֹׁ֑ב כִּ֚י לְהַשְׁמִ֣יד בִּלְבָב֔וֹ וּלְהַכְרִ֥ית גּוֹיִ֖ם לֹ֥א מְעָֽט
Ama o böyle düşünmez ve onun kalbi böyle hesaplamaz; çünkü onun kalbinde yok etmek ve az olmayan ulusları kesip atmak vardır.
Mezmurlar 15:2
·
Tevrat
הוֹלֵ֣ךְ תָּ֭מִים וּפֹעֵ֥ל צֶ֑דֶק וְדֹבֵ֥ר אֱ֝מֶ֗ת בִּלְבָבֽוֹ
Kusursuz yürüyen, doğruluk yapan ve kalbinde gerçeği söyleyen;
2. Tarihler 32:31
·
Tevrat
וְכֵ֞ן בִּמְלִיצֵ֣י שָׂרֵ֣י בָּבֶ֗ל הַֽמְשַׁלְּחִ֤ים עָלָיו֙ לִדְרֹ֗שׁ הַמּוֹפֵת֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֣ה בָאָ֔רֶץ עֲזָב֖וֹ הָֽאֱלֹהִ֑ים לְנַ֨סּוֹת֔וֹ לָדַ֖עַת כָּל־בִּלְבָבֽוֹ
Ve böylece yerde olan belirtiyi sormak için ona gönderen Babil yöneticilerinin elçilerinde, Tanrı kalbindeki her şeyi bilmek için onu sınamak amacıyla onu bıraktı.
Yasa'nın Tekrarı 29:18
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה
Ve bu yeminin sözlerini duyduğunda, sulanmış olanı susuz olanla birlikte silip süpürmek için, 'Kalbimin inatçılığında yürüyeceğim için bana esenlik olacak' diyerek kalbinde kendini bereketlerse;
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 8:58
·
Tevrat
לְהַטּ֥וֹת לְבָבֵ֖נוּ אֵלָ֑יו לָלֶ֣כֶת בְּכָל־דְּרָכָ֗יו וְלִשְׁמֹ֨ר מִצְוֺתָ֤יו וְחֻקָּיו֙ וּמִשְׁפָּטָ֔יו אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖ה אֶת־אֲבֹתֵֽינוּ
Kalbimizi ona eğmek için, onun bütün yollarında yürümek ve babalarımıza buyurduğu buyruklarını, kurallarını ve hükümlerini tutmak için.
Yeşu 2:11
·
Tevrat
וַנִּשְׁמַע֙ וַיִּמַּ֣ס לְבָבֵ֔נוּ וְלֹא־קָ֨מָה ע֥וֹד ר֛וּחַ בְּאִ֖ישׁ מִפְּנֵיכֶ֑ם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֤וּא אֱלֹהִים֙ בַּשָּׁמַ֣יִם מִמַּ֔עַל וְעַל־הָאָ֖רֶץ מִתָּֽחַת
Duyduk ve kalbimiz eridi; yüzünüzden artık hiçbir adamda ruh kalmadı; çünkü Tanrınız Yahve, yukarıda göklerde ve aşağıda yerde Tanrı'dır.
Ağıtlar 3:41
·
Tevrat
נִשָּׂ֤א לְבָבֵ֨נוּ֙ אֶל־כַּפָּ֔יִם אֶל־אֵ֖ל בַּשָּׁמָֽיִם
Kalplerimizi avuçlara, göklerdeki Tanrı'ya kaldıralım.
Yasa'nın Tekrarı 1:28
·
Tevrat
אָנָ֣ה אֲנַ֣חְנוּ עֹלִ֗ים אַחֵינוּ֩ הֵמַ֨סּוּ אֶת־לְבָבֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר עַ֣ם גָּד֤וֹל וָרָם֙ מִמֶּ֔נּוּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצוּרֹ֖ת בַּשָּׁמָ֑יִם וְגַם־בְּנֵ֥י עֲנָקִ֖ים רָאִ֥ינוּ שָֽׁם
Nereye çıkıyoruz? Kardeşlerimiz, 'Halk bizden büyük ve uzundur, şehirler büyük ve göklere kadar surludur ve ayrıca orada Anaklıların oğullarını gördük' diyerek kalbimizi erittiler.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 10:2
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א יְרוּשָׁלְַ֗מָה בְּחַיִל֮ כָּבֵ֣ד מְאֹד֒ גְּ֠מַלִּים נֹשְׂאִ֨ים בְּשָׂמִ֧ים וְזָהָ֛ב רַב־מְאֹ֖ד וְאֶ֣בֶן יְקָרָ֑ה וַתָּבֹא֙ אֶל־שְׁלֹמֹ֔ה וַתְּדַבֵּ֣ר אֵלָ֔יו אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה עִם־לְבָבָֽהּ
Ve Yeruşalim'e çok büyük bir birlikle, baharatlar, çok fazla altın ve değerli taş taşıyan develerle geldi; ve Süleyman'a geldi ve kalbiyle olan her şeyi ona konuştu.
2. Tarihler 9:1
·
Tevrat
וּמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א שָֽׁמְעָה֮ אֶת־שֵׁ֣מַע שְׁלֹמֹה֒ וַתָּב֣וֹא לְנַסּוֹת֩ אֶת־שְׁלֹמֹ֨ה בְחִיד֜וֹת בִּירֽוּשָׁלִַ֗ם בְּחַ֣יִל כָּבֵ֣ד מְאֹ֡ד וּ֠גְמַלִּים נֹשְׂאִ֨ים בְּשָׂמִ֧ים וְזָהָ֛ב לָרֹ֖ב וְאֶ֣בֶן יְקָרָ֑ה וַתָּבוֹא֙ אֶל־שְׁלֹמֹ֔ה וַתְּדַבֵּ֣ר עִמּ֔וֹ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה עִם־לְבָבָֽהּ
Şeba kraliçesi Süleyman'ın ününü duydu ve Süleyman'ı bilmecelerle sınamak için çok büyük bir birlikle, baharatlar, bolca altın ve değerli taş taşıyan develerle Yeruşalim'e geldi. Süleyman'a geldi ve kalbinde olan her şeyi onunla konuştu.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 6:10
·
Tevrat
הַשְׁמֵן֙ לֵב־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאָזְנָ֥יו הַכְבֵּ֖ד וְעֵינָ֣יו הָשַׁ֑ע פֶּן־יִרְאֶ֨ה בְעֵינָ֜יו וּבְאָזְנָ֣יו יִשְׁמָ֗ע וּלְבָב֥וֹ יָבִ֛ין וָשָׁ֖ב וְרָ֥פָא לֽוֹ
Bu halkın kalbini yağlandır ve kulaklarını ağırlaştır ve gözlerini kapat; gözleriyle görmesin ve kulaklarıyla işitmesin ve kalbiyle anlamasın ve dönmesin ve şifa bulmasın diye.
Yeşaya 10:7
·
Tevrat
וְהוּא֙ לֹא־כֵ֣ן יְדַמֶּ֔ה וּלְבָב֖וֹ לֹא־כֵ֣ן יַחְשֹׁ֑ב כִּ֚י לְהַשְׁמִ֣יד בִּלְבָב֔וֹ וּלְהַכְרִ֥ית גּוֹיִ֖ם לֹ֥א מְעָֽט
Ama o böyle düşünmez ve onun kalbi böyle hesaplamaz; çünkü onun kalbinde yok etmek ve az olmayan ulusları kesip atmak vardır.
Daniel 11:25
·
Tevrat
וְיָעֵר֩ כֹּח֨וֹ וּלְבָב֜וֹ עַל־מֶ֣לֶךְ הַנֶּגֶב֮ בְּחַ֣יִל גָּדוֹל֒ וּמֶ֣לֶךְ הַנֶּ֗גֶב יִתְגָּרֶה֙ לַמִּלְחָמָ֔ה בְּחַֽיִל־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם עַד־מְאֹ֑ד וְלֹ֣א יַעֲמֹ֔ד כִּֽי־יַחְשְׁב֥וּ עָלָ֖יו מַחֲשָׁבֽוֹת
Bunun üzerine büyük bir orduyla Güney kralına karşı gücünü ve kalbini uyandıracak; ve Güney kralı çok büyük ve güçlü bir orduyla savaş için savaşacak, ama durmayacak, çünkü ona karşı düşünceler kuracaklar.
Daniel 11:28
·
Tevrat
וְיָשֹׁ֤ב אַרְצוֹ֙ בִּרְכ֣וּשׁ גָּד֔וֹל וּלְבָב֖וֹ עַל־בְּרִ֣ית קֹ֑דֶשׁ וְעָשָׂ֖ה וְשָׁ֥ב לְאַרְצֽוֹ
Sonra büyük malla kendi toprağına dönecek, ve onun kalbi kutsal antlaşmaya karşı olacak; ve yapacak ve kendi toprağına dönecek.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 2:35
·
Tevrat
וַהֲקִימֹתִ֥י לִי֙ כֹּהֵ֣ן נֶאֱמָ֔ן כַּאֲשֶׁ֛ר בִּלְבָבִ֥י וּבְנַפְשִׁ֖י יַעֲשֶׂ֑ה וּבָנִ֤יתִי לוֹ֙ בַּ֣יִת נֶאֱמָ֔ן וְהִתְהַלֵּ֥ךְ לִפְנֵֽי־מְשִׁיחִ֖י כָּל־הַיָּמִֽים
Kendime kalbimdeki ve canımdaki gibi yapacak sadık bir kâhin kaldıracağım. Ona kalıcı bir ev inşa edeceğim ve tüm günler meshedilmişimin yüzünün önünde yürüyecek.
2. Krallar 10:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־יֵה֗וּא יַ֤עַן אֲשֶׁר־הֱטִיבֹ֨תָ֙ לַעֲשׂ֤וֹת הַיָּשָׁר֙ בְּעֵינַ֔י כְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר בִּלְבָבִ֔י עָשִׂ֖יתָ לְבֵ֣ית אַחְאָ֑ב בְּנֵ֣י רְבִעִ֔ים יֵשְׁב֥וּ לְךָ֖ עַל־כִּסֵּ֥א יִשְׂרָאֵֽל
Yahve Yehu'ya dedi: 'Gözlerimde doğru olanı yapmakta iyi davrandığın için, kalbimdeki her şeye göre Ahav evine yaptığın için, dördüncü kuşağa kadar oğulların senin için İsrail tahtına oturacaklar.'
Mezmurlar 13:3
·
Tevrat
עַד־אָ֨נָה אָשִׁ֪ית עֵצ֡וֹת בְּנַפְשִׁ֗י יָג֣וֹן בִּלְבָבִ֣י יוֹמָ֑ם עַד־אָ֓נָה יָר֖וּם אֹיְבִ֣י עָלָֽי
Ne zamana dek canıma öğütler koyacağım, gündüzleri kalbime keder? Ne zamana dek düşmanım üzerimde yücelecek?
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 7:10
·
Tevrat
וְאַלְמָנָ֧ה וְיָת֛וֹם גֵּ֥ר וְעָנִ֖י אַֽל־תַּעֲשֹׁ֑קוּ וְרָעַת֙ אִ֣ישׁ אָחִ֔יו אַֽל־תַּחְשְׁב֖וּ בִּלְבַבְכֶֽם
Ve dula ve yetime, yabancıya ve fakire baskı yapmayın; ve kalbinizde adam kardeşinin kötülüğünü düşünmeyin.
Zekeriya 8:17
·
Tevrat
וְאִ֣ישׁ אֶת־רָעַ֣ת רֵעֵ֗הוּ אַֽל־תַּחְשְׁבוּ֙ בִּלְבַבְכֶ֔ם וּשְׁבֻ֥עַת שֶׁ֖קֶר אַֽל־תֶּאֱהָ֑בוּ כִּ֧י אֶת־כָּל־אֵ֛לֶּה אֲשֶׁ֥ר שָׂנֵ֖אתִי נְאֻם־יְהוָֽה
Ve kalbinizde adam komşusunun kötülüğünü düşünmeyin, ve yalan yeminini sevmeyin; çünkü bütün bunlar nefret ettiğimdir, Yahve'nin bildirisidir.
Mezmurlar 4:5
·
Tevrat
רִגְז֗וּ וְֽאַל־תֶּ֫חֱטָ֥אוּ אִמְר֣וּ בִ֭לְבַבְכֶם עַֽל־מִשְׁכַּבְכֶ֗ם וְדֹ֣מּוּ סֶֽלָה
Titreyin ve günah işlemeyin; yatağınızın üzerinde kalbinizde söyleyin ve susun. Sela.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 7:2
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לְבֵ֤ית דָּוִד֙ לֵאמֹ֔ר נָ֥חָֽה אֲרָ֖ם עַל־אֶפְרָ֑יִם וַיָּ֤נַע לְבָבוֹ֙ וּלְבַ֣ב עַמּ֔וֹ כְּנ֥וֹעַ עֲצֵי־יַ֖עַר מִפְּנֵי־רֽוּחַ
Ve Davut evine, 'Aram Efrayim'in üzerine yerleşti' diyerek bildirildi; ve orman ağaçlarının rüzgarın önünde sarsıldığı gibi onun kalbi ve halkının kalbi sarsıldı.
Yeşaya 19:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א מִצְרָ֑יִם הִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה רֹכֵ֨ב עַל־עָ֥ב קַל֙ וּבָ֣א מִצְרַ֔יִם וְנָע֞וּ אֱלִילֵ֤י מִצְרַ֨יִם֙ מִפָּנָ֔יו וּלְבַ֥ב מִצְרַ֖יִם יִמַּ֥ס בְּקִרְבּֽוֹ
Mısır bildirisi: İşte Yahve hızlı bulut üzerine biniyor ve Mısır'a geliyor; Mısır'ın ilahları onun önünden sarsılacak ve Mısır'ın kalbi onun içinde eriyip gidecek.
Yeşaya 32:4
·
Tevrat
וּלְבַ֥ב נִמְהָרִ֖ים יָבִ֣ין לָדָ֑עַת וּלְשׁ֣וֹן עִלְּגִ֔ים תְּמַהֵ֖ר לְדַבֵּ֥ר צָחֽוֹת
Ve acelecilerin kalbi bilmek için anlayacak ve kekemelerin dili açıkça konuşmak için acele edecek.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 13:14
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה מַמְלַכְתְּךָ֣ לֹא־תָק֑וּם בִּקֵּשׁ֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ אִ֣ישׁ כִּלְבָב֗וֹ וַיְצַוֵּ֨הוּ יְהוָ֤ה לְנָגִיד֙ עַל־עַמּ֔וֹ כִּ֚י לֹ֣א שָׁמַ֔רְתָּ אֵ֥ת אֲשֶֽׁר־צִוְּךָ֖ יְהוָֽה
Fakat şimdi krallığın durmayacak; Yahve kendisine kendi kalbine göre bir adam aradı ve Yahve onu kendi halkı üzerine önder olarak atadı, çünkü Yahve'nin sana buyurduğunu tutmadın.'
Yasa'nın Tekrarı 20:8
·
Tevrat
וְיָסְפ֣וּ הַשֹּׁטְרִים֮ לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָם֒ וְאָמְר֗וּ מִי־הָאִ֤ישׁ הַיָּרֵא֙ וְרַ֣ךְ הַלֵּבָ֔ב יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ וְלֹ֥א יִמַּ֛ס אֶת־לְבַ֥ב אֶחָ֖יו כִּלְבָבֽוֹ
Ve görevliler halka tekrar konuşacaklar ve diyecekler: 'Korkan ve kalbi yumuşak olan adam kimdir? Gitsin ve evine dönsün; ve kardeşlerinin kalbini kendi kalbi gibi eritmesin.'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 20:3
·
Tevrat
אָנָּ֣ה יְהוָ֗ה זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵבָ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
'Lütfen Yahve, senin önünde sadakatle ve tam kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük ağlayışla ağladı.
2. Tarihler 19:9
·
Tevrat
וַיְצַ֥ו עֲלֵיהֶ֖ם לֵאמֹ֑ר כֹּ֤ה תַעֲשׂוּן֙ בְּיִרְאַ֣ת יְהוָ֔ה בֶּאֱמוּנָ֖ה וּבְלֵבָ֥ב שָׁלֵֽם
Ve onlara buyurarak dedi: 'Yahve'nin korkusunda, sadakatle ve tam bir kalple böyle yapacaksınız.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 14:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו עֲשֵׂ֖ה כָּל־אֲשֶׁ֣ר בִּלְבָבֶ֑ךָ נְטֵ֣ה לָ֔ךְ הִנְנִ֥י עִמְּךָ֖ כִּלְבָבֶֽךָ
Silahlarını taşıyan genç ona dedi: 'Kalbinde olan her şeyi yap; yönel, işte ben kalbine göre seninleyim.'
Mezmurlar 20:5
·
Tevrat
יִֽתֶּן־לְךָ֥ כִלְבָבֶ֑ךָ וְֽכָל־עֲצָתְךָ֥ יְמַלֵּֽא
Sana kalbine göre versin ve bütün planını yerine getirsin.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 2:4
·
Tevrat
וַתַּשְׁלִיכֵ֤נִי מְצוּלָה֙ בִּלְבַ֣ב יַמִּ֔ים וְנָהָ֖ר יְסֹבְבֵ֑נִי כָּל־מִשְׁבָּרֶ֥יךָ וְגַלֶּ֖יךָ עָלַ֥י עָבָֽרוּ
Beni derinliğe, denizlerin kalbine attın ve ırmak beni çevreledi; bütün kırılan dalgaların ve dalgaların üzerimden geçti.
2. Tarihler 25:2
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ הַיָּשָׁ֖ר בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה רַ֕ק לֹ֖א בְּלֵבָ֥ב שָׁלֵֽם
Yahve'nin gözünde doğru olanı yaptı, ancak tam bir kalple değil.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 47:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה שִׁמְעִי־זֹ֤את עֲדִינָה֙ הַיּוֹשֶׁ֣בֶת לָבֶ֔טַח הָאֹֽמְרָה֙ בִּלְבָ֔בָהּ אֲנִ֖י וְאַפְסִ֣י ע֑וֹד לֹ֤א אֵשֵׁב֙ אַלְמָנָ֔ה וְלֹ֥א אֵדַ֖ע שְׁכֽוֹל
Ve şimdi bunu dinle, güvenlikte oturan, kalbinde 'Ben ve benden başkası yok; dul oturmayacağım ve çocuksuzluk bilemeyeceğim' diyen zevk düşkünü;
Sefanya 2:15
·
Tevrat
זֹ֞֠את הָעִ֤יר הָעַלִּיזָה֙ הַיּוֹשֶׁ֣בֶת לָבֶ֔טַח הָאֹֽמְרָה֙ בִּלְבָבָ֔הּ אֲנִ֖י וְאַפְסִ֣י ע֑וֹד אֵ֣יךְ הָיְתָ֣ה לְשַׁמָּ֗ה מַרְבֵּץ֙ לַֽחַיָּ֔ה כֹּ֚ל עוֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשְׁרֹ֖ק יָנִ֥יעַ יָדֽוֹ
Güven içinde oturan, kalbinde 'Benim ve benden başkası yoktur' diyen neşeli şehir budur. Nasıl da viraneye, yabanıl hayvanlar için yatma yerine dönüştü! Onun yanından geçen herkes ıslık çalacak, elini sallayacak.