62
Kullanım
4
Lemma
22
Türev
34
Anlam
4 lemma, 22 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיִּצֹק Lemma | va-yyitsok | ve döktü, dökmek, akıtmak, şekil vermek | Fiil | 12 | ||
מוּצָֽק | mutsak | dökülmüş, dökülmüş, dökmek, sertleşmek, daralmak | Fiil | 7 | ||
יָצַק | yatsak | döktü, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 6 | ||
וְיָצַקְתָּ | ve-yatsakta | ve dökeceksin, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 2. Krallar 4:4 · Tevrat וּבָ֗את וְסָגַ֤רְתְּ הַדֶּ֨לֶת֙ בַּעֲדֵ֣ךְ וּבְעַד־בָּנַ֔יִךְ וְיָצַ֕קְתְּ עַ֥ל כָּל־הַכֵּלִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְהַמָּלֵ֖א תַּסִּֽיעִי Ve girip kapıyı kendi arkandan ve oğullarının arkasından kapatacaksın ve bütün bu kaplara dökeceksin ve dolanı kenara çekeceksin. 2. Krallar 9:3 · Tevrat וְלָקַחְתָּ֤ פַךְ־הַשֶּׁ֨מֶן֙ וְיָצַקְתָּ֣ עַל־רֹאשׁ֔וֹ וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מְשַׁחְתִּ֥יךָֽ לְמֶ֖לֶךְ אֶל־יִשְׂרָאֵ֑ל וּפָתַחְתָּ֥ הַדֶּ֛לֶת וְנַ֖סְתָּה וְלֹ֥א תְחַכֶּֽה Yağ şişesini al, onun başı üzerine dök ve de: Yahve şöyle dedi: Seni İsrail üzerine kral olarak meshettim. Sonra kapıyı aç ve kaç, bekleme. Levililer 2:6 · Tevrat פָּת֤וֹת אֹתָהּ֙ פִּתִּ֔ים וְיָצַקְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ שָׁ֑מֶן מִנְחָ֖ה הִֽוא Onu parçalara böleceksin ve üzerine yağ dökeceksin; o bir tahıl sunusudur. Mısır'dan Çıkış 25:12 · Tevrat וְיָצַ֣קְתָּ לּ֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וְנָ֣תַתָּ֔ה עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּעֹ֔ת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית Onun için dört altın halka dökeceksin ve onun dört ayağına koyacaksın; bir yanına iki halka ve ikinci yanına iki halka. Mısır'dan Çıkış 26:37 · Tevrat וְעָשִׂ֣יתָ לַמָּסָ֗ךְ חֲמִשָּׁה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים וְצִפִּיתָ֤ אֹתָם֙ זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וְיָצַקְתָּ֣ לָהֶ֔ם חֲמִשָּׁ֖ה אַדְנֵ֥י נְחֹֽשֶׁת Perde için beş akasya direği yapacaksın ve onları altınla kaplayacaksın; çengelleri altın olacak ve onlar için beş tunç taban dökeceksin. | ||||||
יָצוּק | yatsuk | dökülmüş, dökmek, akıtmak, şekil vermek | Fiil | 3 | ||
וַיַּצִּקוּ | va-yyatsiku | ve döktüler, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 3 | ||
יוּצַק | yusak | dökülecek, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 2 | ||
אֶצָּק | etsak | dökeceğim, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 2 | ||
מֻצַק | mutsak | dökülmüş, dökmek, sertleşmek, daralmak | Fiil | 2 | ||
יְצָקָם | yetsakam | onları döktü, dökmek, kalıba dökmek, akıtmak | Zamir | 2 | ||
מוֹצָֽקֶת | mutsaket | dökülmüş, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
יְצֻקִים | yetsukim | dökülmüşler, dökmek, kalıba dökmek, sertleşmek | Fiil | 1 | ||
לָצֶקֶת | latseket | dökmek için, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
וַתִּצֹק | va-ttitsok | ve döktü, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
צַק | tsak | dök, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
וְיָצוּק | ve-yatsuk | ve dökülmüş, dökülmüş, kalıba dökülmüş, sertleşmiş | Fiil | 1 | ||
יְצוּקִים | yetsukim | dökülmüşler, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
וַיַּצִּקֻם | vayyatsikum | ve onları döktüler, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Zamir | 1 | ||
הוּצַק | hutsak | döküldü, dökmek, akıtmak, şekil vermek | Fiil | 1 | ||
בְּצֶקֶת | be-tseket | dökerken, dökmek, akıtmak, kalıba dökmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Samuel 10:1
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־פַּ֥ךְ הַשֶּׁ֛מֶן וַיִּצֹ֥ק עַל־רֹאשׁ֖וֹ וַיִּשָּׁקֵ֑הוּ וַיֹּ֕אמֶר הֲל֗וֹא כִּֽי־מְשָׁחֲךָ֧ יְהוָ֛ה עַל־נַחֲלָת֖וֹ לְנָגִֽיד
Ve Samuel yağ şişesini aldı ve onun başı üzerine döktü ve onu öptü ve dedi: 'Yahve seni mirası üzerine önder olarak meshetmedi mi?'
2. Krallar 9:6
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם֙ וַיָּבֹ֣א הַבַּ֔יְתָה וַיִּצֹ֥ק הַשֶּׁ֖מֶן אֶל־רֹאשׁ֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מְשַׁחְתִּ֧יךָֽ לְמֶ֛לֶךְ אֶל־עַ֥ם יְהוָ֖ה אֶל־יִשְׂרָאֵֽל
Kalktı ve eve girdi. Yağı onun başı üzerine döktü ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Seni Yahve'nin halkı, İsrail üzerine kral olarak meshettim.
1. Krallar 22:35
·
Tevrat
וַתַּעֲלֶ֤ה הַמִּלְחָמָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא וְהַמֶּ֗לֶךְ הָיָ֧ה מָעֳמָ֛ד בַּמֶּרְכָּבָ֖ה נֹ֣כַח אֲרָ֑ם וַיָּ֣מָת בָּעֶ֔רֶב וַיִּ֥צֶק דַּֽם־הַמַּכָּ֖ה אֶל־חֵ֥יק הָרָֽכֶב
O gün savaş şiddetlendi ve kral arabasında Aram'a karşı ayakta tutuldu; akşamleyin öldü ve yaranın kanı arabanın içine döküldü.
Yaratılış 28:18
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם יַעֲקֹ֜ב בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקַּ֤ח אֶת־הָאֶ֨בֶן֙ אֲשֶׁר־שָׂ֣ם מְרַֽאֲשֹׁתָ֔יו וַיָּ֥שֶׂם אֹתָ֖הּ מַצֵּבָ֑ה וַיִּצֹ֥ק שֶׁ֖מֶן עַל־רֹאשָֽׁהּ
Yakup sabah erkenden kalktı ve başucuna koyduğu taşı aldı ve onu dikili taş olarak koydu; ve onun başı üzerine yağ döktü.
Yaratılış 35:14
·
Tevrat
וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֨יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן
Yakup onunla konuştuğu yerde bir anıt, taştan bir anıt dikti; üzerine dökmelik sunu döktü ve üzerine yağ döktü.
Örnek Ayetler (3 / 7)
1. Krallar 7:33
·
Tevrat
וּמַֽעֲשֵׂה֙ הָא֣וֹפַנִּ֔ים כְּמַעֲשֵׂ֖ה אוֹפַ֣ן הַמֶּרְכָּבָ֑ה יְדוֹתָ֣ם וְגַבֵּיהֶ֗ם וְחִשֻּׁקֵיהֶ֛ם וְחִשֻּׁרֵיהֶ֖ם הַכֹּ֥ל מוּצָֽק
Ve tekerleklerin yapılışı savaş arabası tekerleğinin yapılışı gibiydi; onların dingilleri, ve onların jantları, ve onların parmakları, ve onların poyraları, hepsi dökümdü.
2. Tarihler 4:2
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּֽ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ אֶל־שְׂפָת֜וֹ עָג֣וֹל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קֽוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 metre), çevresi yuvarlak ve yüksekliği beş kubitti (~225 cm) ve otuz kubitlik (~13.5 metre) bir ip onun çevresini çevreliyordu.
Eyüp 37:18
·
Tevrat
תַּרְקִ֣יעַ עִ֭מּוֹ לִשְׁחָקִ֑ים חֲ֝זָקִ֗ים כִּרְאִ֥י מוּצָֽק
Dökme bir ayna gibi güçlü olan gökleri onunla birlikte yayabilir misin?
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 24:3
·
Tevrat
וּמְשֹׁ֤ל אֶל־בֵּית־הַמֶּ֨רִי֙ מָשָׁ֔ל וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה שְׁפֹ֤ת הַסִּיר֙ שְׁפֹ֔ת וְגַם־יְצֹ֥ק בּ֖וֹ מָֽיִם
Ve isyan evine bir mesel söyle ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Tencereyi koy, koy ve ayrıca içine su dök.
2. Krallar 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשָׁפָ֗ט הַאֵ֨ין פֹּ֤ה נָבִיא֙ לַֽיהוָ֔ה וְנִדְרְשָׁ֥ה אֶת־יְהוָ֖ה מֵאוֹת֑וֹ וַ֠יַּעַן אֶחָ֞ד מֵעַבְדֵ֤י מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ וַיֹּ֔אמֶר פֹּ֚ה אֱלִישָׁ֣ע בֶּן־שָׁפָ֔ט אֲשֶׁר־יָ֥צַק מַ֖יִם עַל־יְדֵ֥י אֵלִיָּֽהוּ
Yehoşafat dedi: 'Burada Yahve'nin bir peygamberi yok mu ki, onun aracılığıyla Yahve'ye danışalım?' İsrail kralının kullarından biri cevap verip dedi: 'İlyas'ın ellerine su döken Şafat oğlu Elişa buradadır.'
Levililer 8:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁחָ֗ט וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַדָּם֙ וַ֠יִּתֵּן עַל־קַרְנ֨וֹת הַמִּזְבֵּ֤חַ סָבִיב֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וַיְחַטֵּ֖א אֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־הַדָּ֗ם יָצַק֙ אֶל־יְס֣וֹד הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיְקַדְּשֵׁ֖הוּ לְכַפֵּ֥ר עָלָֽיו
Onu kesti; Musa kanı aldı ve parmağıyla sunağın çevresindeki boynuzlarına sürdü ve sunağın günahını arındırdı. Kanı sunağın temeline döktü ve onun üzerinde kefaret etmek için onu kutsal kıldı.
Levililer 9:9
·
Tevrat
וַ֠יַּקְרִבוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֣ן אֶת־הַדָּם֮ אֵלָיו֒ וַיִּטְבֹּ֤ל אֶצְבָּעוֹ֙ בַּדָּ֔ם וַיִּתֵּ֖ן עַל־קַרְנ֣וֹת הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־הַדָּ֣ם יָצַ֔ק אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ
Harun'un oğulları kanı ona sundular; parmağını kana batırdı ve sunağın boynuzlarının üzerine koydu ve kanı sunağın temeline döktü.
Levililer 14:26
·
Tevrat
וּמִן־הַשֶּׁ֖מֶן יִצֹ֣ק הַכֹּהֵ֑ן עַל־כַּ֥ף הַכֹּהֵ֖ן הַשְּׂמָאלִֽית
Kâhin yağdan kâhinin sol avucuna dökecektir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 4:4
·
Tevrat
וּבָ֗את וְסָגַ֤רְתְּ הַדֶּ֨לֶת֙ בַּעֲדֵ֣ךְ וּבְעַד־בָּנַ֔יִךְ וְיָצַ֕קְתְּ עַ֥ל כָּל־הַכֵּלִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וְהַמָּלֵ֖א תַּסִּֽיעִי
Ve girip kapıyı kendi arkandan ve oğullarının arkasından kapatacaksın ve bütün bu kaplara dökeceksin ve dolanı kenara çekeceksin.
2. Krallar 9:3
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֤ פַךְ־הַשֶּׁ֨מֶן֙ וְיָצַקְתָּ֣ עַל־רֹאשׁ֔וֹ וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מְשַׁחְתִּ֥יךָֽ לְמֶ֖לֶךְ אֶל־יִשְׂרָאֵ֑ל וּפָתַחְתָּ֥ הַדֶּ֛לֶת וְנַ֖סְתָּה וְלֹ֥א תְחַכֶּֽה
Yağ şişesini al, onun başı üzerine dök ve de: Yahve şöyle dedi: Seni İsrail üzerine kral olarak meshettim. Sonra kapıyı aç ve kaç, bekleme.
Levililer 2:6
·
Tevrat
פָּת֤וֹת אֹתָהּ֙ פִּתִּ֔ים וְיָצַקְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ שָׁ֑מֶן מִנְחָ֖ה הִֽוא
Onu parçalara böleceksin ve üzerine yağ dökeceksin; o bir tahıl sunusudur.
Mısır'dan Çıkış 25:12
·
Tevrat
וְיָצַ֣קְתָּ לּ֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וְנָ֣תַתָּ֔ה עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּעֹ֔ת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית
Onun için dört altın halka dökeceksin ve onun dört ayağına koyacaksın; bir yanına iki halka ve ikinci yanına iki halka.
Mısır'dan Çıkış 26:37
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתָ לַמָּסָ֗ךְ חֲמִשָּׁה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים וְצִפִּיתָ֤ אֹתָם֙ זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וְיָצַקְתָּ֣ לָהֶ֔ם חֲמִשָּׁ֖ה אַדְנֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Perde için beş akasya direği yapacaksın ve onları altınla kaplayacaksın; çengelleri altın olacak ve onlar için beş tunç taban dökeceksin.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 41:9
·
Tevrat
דְּֽבַר־בְּ֭לִיַּעַל יָצ֣וּק בּ֑וֹ וַאֲשֶׁ֥ר שָׁ֝כַ֗ב לֹא־יוֹסִ֥יף לָקֽוּם
Kötülük sözü ona dökülmüştür ve yattı, tekrar kalkmayacak.
Eyüp 41:15
·
Tevrat
מַפְּלֵ֣י בְשָׂר֣וֹ דָבֵ֑קוּ יָצ֥וּק עָ֝לָ֗יו בַּל־יִמּֽוֹט
Onun etinin kıvrımları yapışıktır; onun üzerine dökülmüştür, sarsılmaz.
Eyüp 41:16
·
Tevrat
לִ֭בּוֹ יָצ֣וּק כְּמוֹ־אָ֑בֶן וְ֝יָצ֗וּק כְּפֶ֣לַח תַּחְתִּֽית
Onun kalbi taş gibi serttir ve alt değirmen taşı gibi serttir.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 15:24
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה גַם־צָד֜וֹק וְכָֽל־הַלְוִיִּ֣ם אִתּ֗וֹ נֹֽשְׂאִים֙ אֶת־אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים וַיַּצִּ֨קוּ֙ אֶת־אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וַיַּ֖עַל אֶבְיָתָ֑ר עַד־תֹּ֥ם כָּל־הָעָ֖ם לַעֲב֥וֹר מִן־הָעִֽיר
Ve işte Sadok da ve onunla olan bütün Levililer Tanrı'nın antlaşma sandığını taşıyorlardı; Tanrı'nın sandığını koydular ve bütün halk şehirden geçmeyi bitirene kadar Ebyatar yukarı çıktı.
2. Krallar 4:40
·
Tevrat
וַיִּֽצְק֥וּ לַאֲנָשִׁ֖ים לֶאֱכ֑וֹל וַ֠יְהִי כְּאָכְלָ֨ם מֵהַנָּזִ֜יד וְהֵ֣מָּה צָעָ֗קוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ מָ֤וֶת בַּסִּיר֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וְלֹ֥א יָכְל֖וּ לֶאֱכֹֽל
Yemeleri için adamlara döktüler; ve yahniden yediklerinde bağırdılar ve dediler: 'Ey Tanrı adamı, tencerede ölüm var!' Ve yiyemediler.
1. Krallar 18:34
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר מִלְא֨וּ אַרְבָּעָ֤ה כַדִּים֙ מַ֔יִם וְיִֽצְק֥וּ עַל־הָעֹלָ֖ה וְעַל־הָעֵצִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר שְׁנוּ֙ וַיִּשְׁנ֔וּ וַיֹּ֥אמֶר שַׁלֵּ֖שׁוּ וַיְשַׁלֵּֽשׁוּ
Ve dedi: 'Dört küpü suyla doldurun ve yakmalık sununun ve odunların üzerine dökün.' Ve dedi: 'İkinci kez yapın.' Ve ikinci kez yaptılar. Ve dedi: 'Üçüncü kez yapın.' Ve üçüncü kez yaptılar.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 22:16
·
Tevrat
אֲשֶֽׁר־קֻמְּט֥וּ וְלֹא־עֵ֑ת נָ֝הָ֗ר יוּצַ֥ק יְסוֹדָֽם
Ki onlar vakit olmadan koparıldılar; temellerine ırmak döküldü.
Levililer 21:10
·
Tevrat
וְהַכֹּהֵן֩ הַגָּד֨וֹל מֵאֶחָ֜יו אֲֽשֶׁר־יוּצַ֥ק עַל־רֹאשׁ֣וֹ שֶׁ֤מֶן הַמִּשְׁחָה֙ וּמִלֵּ֣א אֶת־יָד֔וֹ לִלְבֹּ֖שׁ אֶת־הַבְּגָדִ֑ים אֶת־רֹאשׁוֹ֙ לֹ֣א יִפְרָ֔ע וּבְגָדָ֖יו לֹ֥א יִפְרֹֽם
Ve kardeşleri arasından başının üzerine mesh yağı dökülen ve giysileri giymek için eli doldurulan büyük kâhin, başını açmayacak ve giysilerini yırtmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:3
·
Tevrat
כִּ֤י אֶצָּק־מַ֨יִם֙ עַל־צָמֵ֔א וְנֹזְלִ֖ים עַל־יַבָּשָׁ֑ה אֶצֹּ֤ק רוּחִי֙ עַל־זַרְעֶ֔ךָ וּבִרְכָתִ֖י עַל־צֶאֱצָאֶֽיךָ
Çünkü susamışın üzerine su ve kuru yerin üzerine akarsular dökeceğim; soyunun üzerine ruhumu ve yavrularının üzerine bereketimi dökeceğim.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 7:16
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֨י כֹתָרֹ֜ת עָשָׂ֗ה לָתֵ֛ת עַל־רָאשֵׁ֥י הָֽעַמּוּדִ֖ים מֻצַ֣ק נְחֹ֑שֶׁת חָמֵ֣שׁ אַמּ֗וֹת קוֹמַת֙ הַכֹּתֶ֣רֶת הָאֶחָ֔ת וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת קוֹמַ֖ת הַכֹּתֶ֥רֶת הַשֵּׁנִֽית
Ve sütunların başlarına koymak için dökme tunçtan iki başlık yaptı; birinci başlığın boyu beş kubit (~225 cm) ve ikinci başlığın boyu beş kubit (~225 cm) idi.
Eyüp 11:15
·
Tevrat
כִּי־אָ֤ז תִּשָּׂ֣א פָנֶ֣יךָ מִמּ֑וּם וְהָיִ֥יתָ מֻ֝צָ֗ק וְלֹ֣א תִירָֽא
Çünkü o zaman yüzünü kusurdan kaldırırsın ve sağlam olursun ve korkmazsın.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 7:46
·
Tevrat
בְּכִכַּ֤ר הַיַּרְדֵּן֙ יְצָקָ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בְּמַעֲבֵ֖ה הָאֲדָמָ֑ה בֵּ֥ין סֻכּ֖וֹת וּבֵ֥ין צָרְתָֽן
Kral onları Ürdün ovasında, Sukkot ile Tsaretan arasında toprağın kalınlığında döktü.
2. Tarihler 4:17
·
Tevrat
בְּכִכַּ֤ר הַיַּרְדֵּן֙ יְצָקָ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בַּעֲבִ֖י הָאֲדָמָ֑ה בֵּ֥ין סֻכּ֖וֹת וּבֵ֥ין צְרֵדָֽתָה
Kral onları Şeria ovasında, Sukkot ile Tsereda arasındaki killi toprakta döktü.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:5
·
Tevrat
וַתֵּ֨לֶךְ֙ מֵֽאִתּ֔וֹ וַתִּסְגֹּ֣ר הַדֶּ֔לֶת בַּעֲדָ֖הּ וּבְעַ֣ד בָּנֶ֑יהָ הֵ֛ם מַגִּשִׁ֥ים אֵלֶ֖יהָ וְהִ֥יא מוֹצָֽקֶת
Böylece onun yanından gitti ve kapıyı kendi arkasından ve oğullarının arkasından kapattı; onlar ona getiriyorlardı ve o döküyordu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:24
·
Tevrat
וּפְקָעִים֩ מִתַּ֨חַת לִשְׂפָת֤וֹ סָבִיב֙ סֹבְבִ֣ים אֹת֔וֹ עֶ֚שֶׂר בָּֽאַמָּ֔ה מַקִּפִ֥ים אֶת־הַיָּ֖ם סָבִ֑יב שְׁנֵ֤י טוּרִים֙ הַפְּקָעִ֔ים יְצֻקִ֖ים בִּיצֻקָתֽוֹ
Ve kenarının altında onu çepeçevre saran kabaklar vardı, her kubitte (~45 cm) on tane olmak üzere denizi çepeçevre kuşatıyordu; kabaklar dökümünde iki sıra halinde dökülmüştü.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 38:27
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מְאַת֙ כִּכַּ֣ר הַכֶּ֔סֶף לָצֶ֗קֶת אֵ֚ת אַדְנֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ וְאֵ֖ת אַדְנֵ֣י הַפָּרֹ֑כֶת מְאַ֧ת אֲדָנִ֛ים לִמְאַ֥ת הַכִּכָּ֖ר כִּכָּ֥ר לָאָֽדֶן
Ve yüz talant (~3400 kg) gümüş kutsalın tabanlarını ve perdenin tabanlarını dökmek içindi; yüz talant için yüz taban, taban için bir talant (~34 kg).
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:41
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ וּקְחוּ־קֶ֔מַח וַיַּשְׁלֵ֖ךְ אֶל־הַסִּ֑יר וַיֹּ֗אמֶר צַ֤ק לָעָם֙ וְיֹאכֵ֔לוּ וְלֹ֥א הָיָ֛ה דָּבָ֥ר רָ֖ע בַּסִּֽיר
Dedi: 'Un alın.' Onu tencereye attı ve dedi: 'Halka dök ve yesinler.' Ve tencerede kötü bir şey olmadı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 41:16
·
Tevrat
לִ֭בּוֹ יָצ֣וּק כְּמוֹ־אָ֑בֶן וְ֝יָצ֗וּק כְּפֶ֣לַח תַּחְתִּֽית
Onun kalbi taş gibi serttir ve alt değirmen taşı gibi serttir.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 4:3
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת בְּקָרִים֩ תַּ֨חַת ל֜וֹ סָבִ֤יב סָבִיב֙ סוֹבְבִ֣ים אֹת֔וֹ עֶ֚שֶׂר בָּֽאַמָּ֔ה מַקִּיפִ֥ים אֶת־הַיָּ֖ם סָבִ֑יב שְׁנַ֤יִם טוּרִים֙ הַבָּקָ֔ר יְצוּקִ֖ים בְּמֻֽצַקְתּֽוֹ
Onun altında ise çepeçevre sığırların benzerliği onu çevreliyordu, on kubit (~4.5 metre) denizin çevresini kuşatıyordu; sığırlar onun dökümünde iki sıra dökülmüştü.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 7:23
·
Tevrat
וַיִּקָּחוּם֙ מִתּ֣וֹךְ הָאֹ֔הֶל וַיְבִאוּם֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ וְאֶ֖ל כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּצִּקֻ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Onları çadırın içinden aldılar, Yeşu'ya ve bütün İsrail oğullarına getirdiler ve onları Yahve'nin önüne koydular.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 45:3
·
Tevrat
יָפְיָפִ֡יתָ מִבְּנֵ֬י אָדָ֗ם ה֣וּצַק חֵ֭ן בְּשְׂפְתוֹתֶ֑יךָ עַל־כֵּ֤ן בֵּֽרַכְךָ֖ אֱלֹהִ֣ים לְעוֹלָֽם
İnsan oğullarından güzelsin; dudaklarına lütuf döküldü; bu yüzden Tanrı seni sonsuza dek bereketledi.