113
Kullanım
6
Lemma
44
Türev
68
Anlam
6 lemma, 44 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מוּסַר Lemma | musar | terbiye, terbiye, disiplin, uyarı | İsim | 41 | ||
Örnek Ayetler (5 / 41) Hezekiel 5:15 · Tevrat וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum. Yeremya 2:30 · Tevrat לַשָּׁוְא֙ הִכֵּ֣יתִי אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם מוּסָ֖ר לֹ֣א לָקָ֑חוּ אָכְלָ֧ה חַרְבְּכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֖ם כְּאַרְיֵ֥ה מַשְׁחִֽית Oğullarınızı boşuna vurdum, terbiye almadılar; kılıcınız peygamberlerinizi yok eden bir aslan gibi yedi. Yeremya 5:3 · Tevrat יְהֹוָ֗ה עֵינֶיךָ֮ הֲל֣וֹא לֶאֱמוּנָה֒ הִכִּ֤יתָה אֹתָם֙ וְֽלֹא־חָ֔לוּ כִּלִּיתָ֕ם מֵאֲנ֖וּ קַ֣חַת מוּסָ֑ר חִזְּק֤וּ פְנֵיהֶם֙ מִסֶּ֔לַע מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב Yahve, senin gözlerin sadakate değil mi? Onları vurdun ve acı çekmediler, onları tükettin; terbiye almayı reddettiler. Yüzlerini kayadan sertleştirdiler, dönmeyi reddettiler. Yeremya 7:28 · Tevrat וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם זֶ֤ה הַגּוֹי֙ אֲשֶׁ֣ר לֽוֹא־שָׁמְע֗וּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְלֹ֥א לָקְח֖וּ מוּסָ֑ר אָֽבְדָה֙ הָֽאֱמוּנָ֔ה וְנִכְרְתָ֖ה מִפִּיהֶֽם Ve onlara diyeceksin: 'Tanrısı Yahve'nin sesini dinlemeyen ve terbiye almayan ulus budur; sadakat yok oldu ve ağızlarından kesilip atıldı.' Yeremya 10:8 · Tevrat וּבְאַחַ֖ת יִבְעֲר֣וּ וְיִכְסָ֑לוּ מוּסַ֥ר הֲבָלִ֖ים עֵ֥ץ הֽוּא Ve hepsi birden aptallaşır ve akılsızlaşırlar; boş şeylerin terbiyesi bir ağaçtır. | ||||||
וּמוּסַר | u-musar | ve terbiyesi, terbiye, disiplin, uyarı | İsim | 5 | ||
לַמּוּסָר | la-mmusar | terbiyeye, terbiye, disiplin, uyarı | İsim | 2 | ||
בַּמּוּסָר | ba-mmusar | terbiyede, terbiye, disiplin, uyarı | İsim | 1 | ||
מוּסָרִי | musari | terbiyem, terbiye, disiplin, uyarı | Zamir | 1 | ||
מוּסָרְךָ | musarekha | terbiyen, terbiye, disiplin, uyarı | Zamir | 1 | ||
יִסַּר Lemma | yissar | terbiye etti, terbiye etmek, cezalandırmak, eğitmek | Fiil | 13 | ||
אֲיַסֵּר | ayasser | terbiye edeceğim, terbiye etmek, cezalandırmak, yola getirmek | Fiil | 2 | ||
וְיִסַּרְתִּיךָ | ve-yissartikha | ve terbiye edeceğim seni, terbiye etmek, cezalandırmak, öğretmek | Zamir | 2 | ||
תְיַסְּרֵֽנִי | teyassereni | beni terbiye edeceksin, terbiye etmek, cezalandırmak, düzeltmek | Zamir | 2 | ||
יִסְּרַנִּי | yisseranni | beni terbiye etti, terbiye etmek, cezalandırmak, eğitmek | Zamir | 2 | ||
יִסַּרְתָּ | yissarta | terbiye ettin, terbiye etmek, cezalandırmak, öğretmek | Fiil | 2 | ||
וְיִסְּרוֹ | veyissero | ve terbiye edecek, terbiye etmek, cezalandırmak, öğretmek | Zamir | 1 | ||
יִסַּרְתִּי | yissarti | bağladım, bağlamak, terbiye etmek, cezalandırmak | Fiil | 1 | ||
וְנִֽוַּסְּרוּ | ve-nivvasseru | ve terbiye edildiler, düzeltmek, terbiye etmek, cezalandırmak | Fiil | 1 | ||
וְיִסְּרוּ | ve-yisseru | ve terbiye edecekler, terbiye etmek, cezalandırmak, eğitmek | Fiil | 1 | ||
הֲיֹסֵר | hayoser | terbiye eden mi, cezalandırmak, düzeltmek, terbiye etmek | Fiil | 1 | ||
תְּיַסְּרֶנּוּ | teyasserennu | onu terbiye edeceksin, cezalandırmak, terbiye etmek, düzeltmek | Zamir | 1 | ||
וְאֶסֳּרֵם | ve-essorem | ve onları terbiye edeceğim, terbiye etmek, cezalandırmak, öğretmek | Zamir | 1 | ||
יִסַּרְתַּנִי | yissartani | beni terbiye ettin, terbiye etmek, cezalandırmak, öğretmek | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Yeremya 2:30
·
Tevrat
לַשָּׁוְא֙ הִכֵּ֣יתִי אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם מוּסָ֖ר לֹ֣א לָקָ֑חוּ אָכְלָ֧ה חַרְבְּכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֖ם כְּאַרְיֵ֥ה מַשְׁחִֽית
Oğullarınızı boşuna vurdum, terbiye almadılar; kılıcınız peygamberlerinizi yok eden bir aslan gibi yedi.
Yeremya 5:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה עֵינֶיךָ֮ הֲל֣וֹא לֶאֱמוּנָה֒ הִכִּ֤יתָה אֹתָם֙ וְֽלֹא־חָ֔לוּ כִּלִּיתָ֕ם מֵאֲנ֖וּ קַ֣חַת מוּסָ֑ר חִזְּק֤וּ פְנֵיהֶם֙ מִסֶּ֔לַע מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב
Yahve, senin gözlerin sadakate değil mi? Onları vurdun ve acı çekmediler, onları tükettin; terbiye almayı reddettiler. Yüzlerini kayadan sertleştirdiler, dönmeyi reddettiler.
Yeremya 7:28
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם זֶ֤ה הַגּוֹי֙ אֲשֶׁ֣ר לֽוֹא־שָׁמְע֗וּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְלֹ֥א לָקְח֖וּ מוּסָ֑ר אָֽבְדָה֙ הָֽאֱמוּנָ֔ה וְנִכְרְתָ֖ה מִפִּיהֶֽם
Ve onlara diyeceksin: 'Tanrısı Yahve'nin sesini dinlemeyen ve terbiye almayan ulus budur; sadakat yok oldu ve ağızlarından kesilip atıldı.'
Yeremya 10:8
·
Tevrat
וּבְאַחַ֖ת יִבְעֲר֣וּ וְיִכְסָ֑לוּ מוּסַ֥ר הֲבָלִ֖ים עֵ֥ץ הֽוּא
Ve hepsi birden aptallaşır ve akılsızlaşırlar; boş şeylerin terbiyesi bir ağaçtır.
Örnek Ayetler (5)
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:2
·
Tevrat
לָדַ֣עַת חָכְמָ֣ה וּמוּסָ֑ר לְ֝הָבִ֗ין אִמְרֵ֥י בִינָֽה
Bilgelik ve terbiye bilmek için, anlayış sözlerini anlamak için;
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:7
·
Tevrat
יִרְאַ֣ת יְ֭הוָה רֵאשִׁ֣ית דָּ֑עַת חָכְמָ֥ה וּ֝מוּסָ֗ר אֱוִילִ֥ים בָּֽזוּ
Yahve korkusu bilginin başlangıcıdır; ahmaklar bilgeliği ve terbiyeyi hor görürler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:22
·
Tevrat
מְק֣וֹר חַ֭יִּים שֵׂ֣כֶל בְּעָלָ֑יו וּמוּסַ֖ר אֱוִלִ֣ים אִוֶּֽלֶת
Anlayış, sahibine yaşam pınarıdır; ve ahmakların terbiyesi ahmaklıktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:23
·
Tevrat
אֱמֶ֣ת קְ֭נֵה וְאַל־תִּמְכֹּ֑ר חָכְמָ֖ה וּמוּסָ֣ר וּבִינָֽה
Gerçeği satın al ve satma; bilgeliği, terbiyeyi ve anlayışı da.
Eyüp 5:17
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה אַשְׁרֵ֣י אֱ֭נוֹשׁ יוֹכִחֶ֣נּֽוּ אֱל֑וֹהַּ וּמוּסַ֥ר שַׁ֝דַּ֗י אַל־תִּמְאָֽס
İşte, Tanrı'nın azarladığı insan ne mutludur; ve Şaddai'nin terbiyesini reddetme.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:12
·
Tevrat
הָבִ֣יאָה לַמּוּסָ֣ר לִבֶּ֑ךָ וְ֝אָזְנֶ֗ךָ לְאִמְרֵי־דָֽעַת
Kalbini terbiyeye ve kulaklarını bilgi sözlerine getir.
Eyüp 36:10
·
Tevrat
וַיִּ֣גֶל אָ֭זְנָם לַמּוּסָ֑ר וַ֝יֹּ֗אמֶר כִּֽי־יְשֻׁב֥וּן מֵאָֽוֶן
Ve terbiyeye kulaklarını açar, ve kötülükten dönsünler der.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:13
·
Tevrat
הַחֲזֵ֣ק בַּמּוּסָ֣ר אַל־תֶּ֑רֶף נִ֝צְּרֶ֗הָ כִּי־הִ֥יא חַיֶּֽיךָ
Terbiyeye tutun, bırakma; onu koru, çünkü o senin yaşamındır.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:10
·
Tevrat
קְחֽוּ־מוּסָרִ֥י וְאַל־כָּ֑סֶף וְ֝דַ֗עַת מֵחָר֥וּץ נִבְחָֽר
Gümüşü değil terbiyemi alın ve bilgiyi seçkin altından.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:16
·
Tevrat
יְהוָ֖ה בַּצַּ֣ר פְּקָד֑וּךָ צָק֣וּן לַ֔חַשׁ מוּסָרְךָ֖ לָֽמוֹ
Yahve, sıkıntıda seni yokladılar; senin terbiyen onların üzerindeyken fısıltı döktüler.
Örnek Ayetler (5 / 13)
1. Krallar 12:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אָבִי֙ הֶעְמִ֤יס עֲלֵיכֶם֙ עֹ֣ל כָּבֵ֔ד וַאֲנִ֖י אוֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Ve şimdi, babam üzerinize ağır bir boyunduruk yükledi, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.
1. Krallar 12:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אָבִי֙ הִכְבִּ֣יד אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuştu ve dedi: 'Babam boyunduruğunuzu ağırlaştırdı, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.'
1. Tarihler 15:22
·
Tevrat
וּכְנַנְיָ֥הוּ שַֽׂר־הַלְוִיִּ֖ם בְּמַשָּׂ֑א יָסֹר֙ בַּמַּשָּׂ֔א כִּ֥י מֵבִ֖ין הֽוּא
Ve Levililer'in önderi Kenanyahu taşımada görevliydi; taşımayı yönetirdi, çünkü o anlayan biriydi.
Mezmurlar 118:18
·
Tevrat
יַסֹּ֣ר יִסְּרַ֣נִּי יָּ֑הּ וְ֝לַמָּ֗וֶת לֹ֣א נְתָנָֽנִי
Yah beni şiddetle terbiye etti ve beni ölüme vermedi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:7
·
Tevrat
יֹ֤סֵ֨ר לֵ֗ץ לֹקֵ֣חַֽ ל֣וֹ קָל֑וֹן וּמוֹכִ֖יחַ לְרָשָׁ֣ע מוּמֽוֹ
Alaycıyı terbiye eden kendine utanç alır ve kötü kişiyi azarlayan kendine kusur alır.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 12:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אָבִי֙ הֶעְמִ֤יס עֲלֵיכֶם֙ עֹ֣ל כָּבֵ֔ד וַאֲנִ֖י אוֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Ve şimdi, babam üzerinize ağır bir boyunduruk yükledi, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.
1. Krallar 12:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אָבִי֙ הִכְבִּ֣יד אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuştu ve dedi: 'Babam boyunduruğunuzu ağırlaştırdı, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 30:11
·
Tevrat
כִּֽי־אִתְּךָ֥ אֲנִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה לְהֽוֹשִׁיעֶ֑ךָ כִּי֩ אֶעֱשֶׂ֨ה כָלָ֜ה בְּכָֽל־הַגּוֹיִ֣ם אֲשֶׁ֧ר הֲפִצוֹתִ֣יךָ שָּׁ֗ם אַ֤ךְ אֹֽתְךָ֙ לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֣ה כָלָ֔ה וְיִסַּרְתִּ֨יךָ֙ לַמִּשְׁפָּ֔ט וְנַקֵּ֖ה לֹ֥א אֲנַקֶּֽךָּ
Yahve'nin bildirisidir; çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim; çünkü seni oraya dağıttığım bütün uluslara son vereceğim, ancak sana son vermeyeceğim; seni adaletle terbiye edeceğim ve seni kesinlikle suçsuz çıkarmayacağım.
Yeremya 46:28
·
Tevrat
אַ֠תָּה אַל־תִּירָ֞א עַבְדִּ֤י יַֽעֲקֹב֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֥י אִתְּךָ֖ אָ֑נִי כִּי֩ אֶעֱשֶׂ֨ה כָלָ֜ה בְּכָֽל־הַגּוֹיִ֣ם אֲשֶׁ֧ר הִדַּחְתִּ֣יךָ שָׁ֗מָּה וְאֹֽתְךָ֙ לֹא־אֶעֱשֶׂ֣ה כָלָ֔ה וְיִסַּרְתִּ֨יךָ֙ לַמִּשְׁפָּ֔ט וְנַקֵּ֖ה לֹ֥א אֲנַקֶּֽךָּ
Sen korkma, kulum Yakup, Yahve'nin bildirisidir, çünkü ben seninleyim; çünkü seni oraya sürdüğüm bütün uluslarda bir son yapacağım, ama sende bir son yapmayacağım; ve seni adaletle terbiye edeceğim ve seni asla cezasız bırakmayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 6:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּאַפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וְֽאַל־בַּחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Mezmurlar 38:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּקֶצְפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וּֽבַחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 10:24
·
Tevrat
יַסְּרֵ֥נִי יְהוָ֖ה אַךְ־בְּמִשְׁפָּ֑ט אַל־בְּאַפְּךָ֖ פֶּן־תַּמְעִטֵֽנִי
Beni terbiye et, ey Yahve, ancak adaletle; öfkenle değil, yoksa beni azaltırsın.
Mezmurlar 118:18
·
Tevrat
יַסֹּ֣ר יִסְּרַ֣נִּי יָּ֑הּ וְ֝לַמָּ֗וֶת לֹ֣א נְתָנָֽנִי
Yah beni şiddetle terbiye etti ve beni ölüme vermedi.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 39:12
·
Tevrat
בְּֽתוֹכָ֘ח֤וֹת עַל־עָוֺ֨ן יִסַּ֬רְתָּ אִ֗ישׁ וַתֶּ֣מֶס כָּעָ֣שׁ חֲמוּד֑וֹ אַ֤ךְ הֶ֖בֶל כָּל־אָדָ֣ם סֶֽלָה
Suç için adamı azarlamalarla terbiye ettin ve onun arzulanan şeyini güve gibi erittin; ancak her insan boşluktur. Sela.
Eyüp 4:3
·
Tevrat
הִ֭נֵּה יִסַּ֣רְתָּ רַבִּ֑ים וְיָדַ֖יִם רָפ֣וֹת תְּחַזֵּֽק
İşte birçoklarını eğittin ve zayıf elleri güçlendirirdin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:26
·
Tevrat
וְיִסְּר֥וֹ לַמִּשְׁפָּ֖ט אֱלֹהָ֥יו יוֹרֶֽנּוּ
Ve Tanrısı onu adalete göre terbiye eder, ona öğretir.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 7:15
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י יִסַּ֔רְתִּי חִזַּ֖קְתִּי זְרֽוֹעֹתָ֑ם וְאֵלַ֖י יְחַשְּׁבוּ־רָֽע
Ve ben terbiye ettim, kollarını güçlendirdim; ve bana karşı kötülük tasarlarlar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:48
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֥י זִמָּ֖ה מִן־הָאָ֑רֶץ וְנִֽוַּסְּרוּ֙ כָּל־הַנָּשִׁ֔ים וְלֹ֥א תַעֲשֶׂ֖ינָה כְּזִמַּתְכֶֽנָה
Ve alçaklığı yerden keseceğim, ve bütün kadınlar terbiye edilecek ve sizin alçaklığınız gibi yapmayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 22:18
·
Tevrat
וְלָֽקְח֛וּ זִקְנֵ֥י הָֽעִיר־הַהִ֖וא אֶת־הָאִ֑ישׁ וְיִסְּר֖וּ אֹתֽוֹ
Ve o şehrin ihtiyarları adamı alacaklar ve onu terbiye edecekler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 94:10
·
Tevrat
הֲיֹסֵ֣ר גּ֭וֹיִם הֲלֹ֣א יוֹכִ֑יחַ הַֽמְלַמֵּ֖ד אָדָ֣ם דָּֽעַת
Ulusları terbiye eden azarlamaz mı? İnsana bilgi öğreten.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 94:12
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֤י הַגֶּ֣בֶר אֲשֶׁר־תְּיַסְּרֶ֣נּוּ יָּ֑הּ וּֽמִתּוֹרָתְךָ֥ תְלַמְּדֶֽנּוּ
Ne mutlu o adama ki onu terbiye edersin Yah ve yasandan ona öğretirsin.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 10:10
·
Tevrat
בְּאַוָּתִ֖י וְאֶסֳּרֵ֑ם וְאֻסְּפ֤וּ עֲלֵיהֶם֙ עַמִּ֔ים בְּאָסְרָ֖ם לִשְׁתֵּ֥י עוֹנֹתָֽם
Arzumla onları terbiye edeceğim; iki suçlarına bağlandıklarında halklar onlara karşı toplanacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 31:18
·
Tevrat
שָׁמ֣וֹעַ שָׁמַ֗עְתִּי אֶפְרַ֨יִם֙ מִתְנוֹדֵ֔ד יִסַּרְתַּ֨נִי֙ וָֽאִוָּסֵ֔ר כְּעֵ֖גֶל לֹ֣א לֻמָּ֑ד הֲשִׁיבֵ֣נִי וְאָשׁ֔וּבָה כִּ֥י אַתָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
Efrayim'in inlediğini kesinlikle işittim: Beni terbiye ettin ve eğitilmemiş buzağı gibi terbiye edildim; beni döndür ve döneyim, çünkü sen benim Tanrım Yahve'sin.