970
Kullanım
1
Lemma
84
Türev
82
Anlam
1 lemma, 84 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיֵּלֶךְ Lemma | va-yyelekh | ve yürüdü, yürümek, gitmek, davranmak | Fiil | 224 | ||
Örnek Ayetler (5 / 224) Hakimler 1:3 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti. Hakimler 1:10 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular. Hakimler 1:11 · Tevrat וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di. Hakimler 1:16 · Tevrat וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular. Hakimler 1:17 · Tevrat וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular. | ||||||
וַיֵּֽלְכוּ | va-yyelekhu | ve yürüdüler, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 105 | ||
לָלֶכֶת | lalekhet | yürümek, yürümek, gitmek, davranmak | Fiil | 84 | ||
לְכוּ | lehu | gidin, yürümek, gitmek, hareket etmek | Fiil | 68 | ||
יֵֽלְכוּ | yelekhu | yürüyecekler, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 52 | ||
תֵלֵךְ | telekh | yürüyeceksin, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 34 | ||
וַתֵּלֶךְ | va-ttelekh | ve yürüdü, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 33 | ||
וָלֵֽךְ | va-lekh | ve git, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 31 | ||
יֵלֵךְ | yelekh | yürüyecek, yürümek, gitmek, yaşamak, davranmak | Fiil | 27 | ||
לְכָה | lekha | yürü, yürümek, gitmek, yaşamak | Zamir | 27 | ||
תֵּֽלְכוּ | telekhu | yürüyeceksiniz, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 22 | ||
אֵלֵךְ | elekh | yürüyeceğim, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 19 | ||
לֵכִי | lekhi | git, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 15 | ||
נֵלֵךְ | nelekh | gideceğiz, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 15 | ||
נֵלְכָה | nelekha | yürüyelim, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 14 | ||
וּלְכוּ | u-lekhu | ve yürüyün, yürümek, gitmek, ilerlemek | Fiil | 14 | ||
וְאֵלְכָה | ve-elekha | ve yürüyeceğim, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 11 | ||
אֵֽלְכָה | elekha | yürüyeyim, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 10 | ||
וָאֵלֵךְ | va-elekh | ve yürüdüm, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 9 | ||
וְנֵלֵכָה | venelekha | ve yürüyelim, yürümek, gitmek, yaşamak | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 224)
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 1:10
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי
Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular.
Hakimler 1:11
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר
Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di.
Hakimler 1:16
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם
Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular.
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Örnek Ayetler (5 / 105)
Hakimler 2:6
·
Tevrat
וַיְשַׁלַּ֥ח יְהוֹשֻׁ֖עַ אֶת־הָעָ֑ם וַיֵּלְכ֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אִ֥ישׁ לְנַחֲלָת֖וֹ לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Yeşu halkı salıverdi ve İsrail oğulları yeri mülk edinmek için her adam kendi mirasına gitti.
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 9:4
·
Tevrat
וַיִּתְּנוּ־לוֹ֙ שִׁבְעִ֣ים כֶּ֔סֶף מִבֵּ֖יתּ בַ֣עַל בְּרִ֑ית וַיִּשְׂכֹּ֨ר בָּהֶ֜ם אֲבִימֶ֗לֶךְ אֲנָשִׁ֤ים רֵיקִים֙ וּפֹ֣חֲזִ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ אַחֲרָֽיו
Ona Baal-Berit'in evinden yetmiş gümüş verdiler; ve Abimelek onlarla boş ve pervasız adamlar kiraladı, ve onun ardınca gittiler.
Hakimler 9:6
·
Tevrat
וַיֵּאָ֨סְפ֜וּ כָּל־בַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וְכָל־בֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וַיֵּ֣לְכ֔וּ וַיַּמְלִ֥יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֖לֶךְ לְמֶ֑לֶךְ עִם־אֵל֥וֹן מֻצָּ֖ב אֲשֶׁ֥ר בִּשְׁכֶֽם
Şekem'in tüm sahipleri ve tüm Millo evi toplandılar; ve gidip Şekem'deki dikili meşenin yanında Abimelek'i kral yaptılar.
Hakimler 9:49
·
Tevrat
וַיִּכְרְת֨וּ גַם־כָּל־הָעָ֜ם אִ֣ישׁ שׂוֹכֹ֗ה וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ וַיָּשִׂ֣ימוּ עַֽל־הַצְּרִ֔יחַ וַיַּצִּ֧יתוּ עֲלֵיהֶ֛ם אֶֽת־הַצְּרִ֖יחַ בָּאֵ֑שׁ וַיָּמֻ֜תוּ גַּ֣ם כָּל־אַנְשֵׁ֧י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֛ם כְּאֶ֖לֶף אִ֥ישׁ וְאִשָּֽׁה
Bütün halk da, her adam kendi dalını kesti ve Abimelek'in arkasından gittiler, kalenin üzerine koydular ve kaleyi onların üzerine ateşle tutuşturdular; Şekem Kulesi'nin bütün adamları da, yaklaşık bin erkek ve kadın öldü.
Örnek Ayetler (5 / 84)
Hakimler 2:19
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֨בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֨ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה
Hakim öldüğünde dönerlerdi ve başka ilahların ardınca gitmek, onlara kulluk etmek ve onlara secde etmek için babalarından daha çok bozarlardı; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmediler.
Hakimler 2:22
·
Tevrat
לְמַ֛עַן נַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הֲשֹׁמְרִ֣ים הֵם֩ אֶת־דֶּ֨רֶךְ יְהוָ֜ה לָלֶ֣כֶת בָּ֗ם כַּאֲשֶׁ֛ר שָׁמְר֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אִם־לֹֽא
'Babalarının koruduğu gibi onda yürümek için Yahve'nin yolunu koruyorlar mı yoksa korumuyorlar mı diye İsrail'i onlarla sınamak için.'
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
Hakimler 19:5
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֔י וַיַּשְׁכִּ֥ימוּ בַבֹּ֖קֶר וַיָּ֣קָם לָלֶ֑כֶת וַיֹּאמֶר֩ אֲבִ֨י הַֽנַּעֲרָ֜ה אֶל־חֲתָנ֗וֹ סְעָ֧ד לִבְּךָ֛ פַּת־לֶ֖חֶם וְאַחַ֥ר תֵּלֵֽכוּ
Dördüncü günde sabah erkenden kalktılar, ve o gitmek için kalktı; ve genç kadının babası damadına dedi ki: 'Bir lokma ekmekle kalbini destekle, ve sonra gidersiniz.'
Örnek Ayetler (5 / 68)
Hakimler 10:14
·
Tevrat
לְכ֗וּ וְזַֽעֲקוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בְּחַרְתֶּ֖ם בָּ֑ם הֵ֛מָּה יוֹשִׁ֥יעוּ לָכֶ֖ם בְּעֵ֥ת צָרַתְכֶֽם
Gidin ve seçtiğiniz ilahlara feryat edin; sıkıntınızın zamanında sizi onlar kurtarsınlar.
Hakimler 18:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ בְנֵי־דָ֣ן מִֽמִּשְׁפַּחְתָּ֡ם חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֣ים מִקְצוֹתָם֩ אֲנָשִׁ֨ים בְּנֵי־חַ֜יִל מִצָּרְעָ֣ה וּמֵֽאֶשְׁתָּאֹ֗ל לְרַגֵּ֤ל אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ וּלְחָקְרָ֔הּ וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם לְכ֖וּ חִקְר֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֤אוּ הַר־אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Dan oğulları ailelerinden, uçlarından beş adamı, yiğit adamları, yeri gözetlemek ve onu araştırmak için Tsor'a'dan ve Eştaol'dan gönderdiler. Ve onlara dediler: 'Gidin, yeri araştırın.' Ve Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldiler ve orada gecelediler.
Hakimler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן לְכ֣וּ לְשָׁל֑וֹם נֹ֣כַח יְהוָ֔ה דַּרְכְּכֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלְכוּ־בָֽהּ
Kâhin onlara dedi: 'Esenlikle gidin; içinde gittiğiniz yolunuz Yahve'nin önündedir.'
Hakimler 21:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְחוּ־שָׁ֣ם הָעֵדָ֗ה שְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ מִבְּנֵ֣י הֶחָ֑יִל וַיְצַוּ֨וּ אוֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר לְ֠כוּ וְהִכִּיתֶ֞ם אֶת־יוֹשְׁבֵ֨י יָבֵ֤שׁ גִּלְעָד֙ לְפִי־חֶ֔רֶב וְהַנָּשִׁ֖ים וְהַטָּֽף
Topluluk oraya yiğit oğullarından on iki bin adam gönderdi ve onlara buyurdu, diyerek: 'Gidin ve Gilead Yaveş oturanlarını, kadınları ve çocukları kılıç ağzıyla vurun.'
Hakimler 21:20
·
Tevrat
וַיְצַוּ֕וּ אֶת־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן לֵאמֹ֑ר לְכ֖וּ וַאֲרַבְתֶּ֥ם בַּכְּרָמִֽים
Bünyamin oğullarına buyurdular, diyerek: 'Gidin ve bağlarda pusu kurun.'
Örnek Ayetler (5 / 52)
Hakimler 5:6
·
Tevrat
בִּימֵ֞י שַׁמְגַּ֤ר בֶּן־עֲנָת֙ בִּימֵ֣י יָעֵ֔ל חָדְל֖וּ אֳרָח֑וֹת וְהֹלְכֵ֣י נְתִיב֔וֹת יֵלְכ֕וּ אֳרָח֖וֹת עֲקַלְקַלּֽוֹת
Anat oğlu Şamgar'ın günlerinde, Yael'in günlerinde yollar kesildi; ve patikalarda yürüyenler dolambaçlı yollarda yürüdüler.
Hakimler 7:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן בִּשְׁלֹשׁ֩ מֵא֨וֹת הָאִ֤ישׁ הַֽמֲלַקְקִים֙ אוֹשִׁ֣יעַ אֶתְכֶ֔ם וְנָתַתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדֶ֑ךָ וְכָל־הָעָ֔ם יֵלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Sizi yalayan üç yüz adamla kurtaracağım ve Midyan'ı senin eline vereceğim. Bütün halk, her adam kendi yerine gitsin.'
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Amos 9:4
·
Tevrat
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה
Ve eğer düşmanlarının önünde sürgüne giderlerse, oradan kılıca buyuracağım ve onları öldürecek; ve gözlerimi onların üzerine iyilik için değil, kötülük için koyacağım.
Hezekiel 1:9
·
Tevrat
חֹֽבְרֹ֛ת אִשָּׁ֥ה אֶל־אֲחוֹתָ֖הּ כַּנְפֵיהֶ֑ם לֹא־יִסַּ֣בּוּ בְלֶכְתָּ֔ן אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Kanatları biri diğerine birleşikti; gittiklerinde dönmüyorlardı, her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 19:17
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא
Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?'
2. Samuel 15:19
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־אִתַּ֣י הַגִּתִּ֔י לָ֧מָּה תֵלֵ֛ךְ גַּם־אַתָּ֖ה אִתָּ֑נוּ שׁ֣וּב וְשֵׁ֤ב עִם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ כִּֽי־נָכְרִ֣י אַ֔תָּה וְגַם־גֹּלֶ֥ה אַתָּ֖ה לִמְקוֹמֶֽךָ
Kral Gatlı İttay'a dedi: 'Neden sen de bizimle gidiyorsun? Dön ve kralla otur; çünkü sen yabancısın ve ayrıca kendi yerine sürgünsün.'
Yeremya 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אַל־תֹּאמַ֖ר נַ֣עַר אָנֹ֑כִי כִּ֠י עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֶֽשְׁלָחֲךָ֙ תֵּלֵ֔ךְ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אֲצַוְּךָ֖ תְּדַבֵּֽר
Fakat Yahve bana dedi: 'Ben bir gencim deme; çünkü seni gönderdiğim her yere gideceksin ve sana buyurduğum her şeyi konuşacaksın.'
Yeremya 16:5
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תָּבוֹא֙ בֵּ֣ית מַרְזֵ֔חַ וְאַל־תֵּלֵ֣ךְ לִסְפּ֔וֹד וְאַל־תָּנֹ֖ד לָהֶ֑ם כִּֽי־אָסַ֨פְתִּי אֶת־שְׁלוֹמִ֜י מֵאֵ֨ת הָעָ֤ם־הַזֶּה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אֶת־הַחֶ֖סֶד וְאֶת־הָֽרַחֲמִֽים
Çünkü Yahve şöyle dedi: Yas evine girme ve dövünmek için gitme ve onlar için sızlanma; çünkü bu halktan esenliğimi, sadakati ve merhameti topladım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 45:5
·
Tevrat
וְאַתָּ֛ה תְּבַקֶּשׁ־לְךָ֥ גְדֹל֖וֹת אַל־תְּבַקֵּ֑שׁ כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא רָעָ֤ה עַל־כָּל־בָּשָׂר֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנָתַתִּ֨י לְךָ֤ אֶֽת־נַפְשְׁךָ֙ לְשָׁלָ֔ל עַ֥ל כָּל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלֶךְ־שָֽׁם
Ve sen kendin için büyük şeyler mi arıyorsun? Arama; çünkü işte ben bütün beşerin üzerine kötülük getiriyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve gideceğin bütün yerlerde canını sana ganimet olarak vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 4:24
·
Tevrat
וַתֵּ֜לֶךְ יַ֤ד בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ הָל֣וֹךְ וְקָשָׁ֔ה עַ֖ל יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנָ֑עַן עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר הִכְרִ֔יתוּ אֵ֖ת יָבִ֥ין מֶֽלֶךְ־כְּנָֽעַן
İsrail oğullarının eli Kenan kralı Yavin'in üzerinde giderek sertleşti, ta ki Kenan kralı Yavin'i kesip atana kadar.
Hakimler 11:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לֵ֔כִי וַיִּשְׁלַ֥ח אוֹתָ֖הּ שְׁנֵ֣י חֳדָשִׁ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וְרֵ֣עוֹתֶ֔יהָ וַתֵּ֥בְךְּ עַל־בְּתוּלֶ֖יהָ עַל־הֶהָרִֽים
Ve dedi: 'Git.' Ve onu iki ay gönderdi. Ve o ve arkadaşları gitti ve dağlarda bekaretine ağladı.
Hakimler 19:2
·
Tevrat
וַתִּזְנֶ֤ה עָלָיו֙ פִּֽילַגְשׁ֔וֹ וַתֵּ֤לֶךְ מֵֽאִתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ אֶל־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וַתְּהִי־שָׁ֕ם יָמִ֖ים אַרְבָּעָ֥ה חֳדָשִֽׁים
Cariyesi ona karşı fahişelik yaptı, ve onun yanından babasının evine, Yahuda'nın Beytlehem'ine gitti; ve orada dört ay günleri kaldı.
2. Samuel 13:8
·
Tevrat
וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֗ר בֵּ֛ית אַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ וְה֣וּא שֹׁכֵ֑ב וַתִּקַּ֨ח אֶת־הַבָּצֵ֤ק וַתָּ֨לָשׁ֙ וַתְּלַבֵּ֣ב לְעֵינָ֔יו וַתְּבַשֵּׁ֖ל אֶת־הַלְּבִבֽוֹת
Tamar kardeşi Amnon'un evine gitti; o yatıyordu. Hamuru aldı, yoğurdu, gözleri önünde çörek yaptı ve çörekleri pişirdi.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 11:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יִפְתָּח֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־מֶ֥לֶךְ בְּנֵֽי־עַמּ֖וֹן לֵאמֹ֑ר מַה־לִּ֣י וָלָ֔ךְ כִּֽי־בָ֥אתָ אֵלַ֖י לְהִלָּחֵ֥ם בְּאַרְצִֽי
Yiftah Ammon oğullarının kralına haberciler gönderdi ve dedi: 'Benimle senin aranda ne var ki, yerimde savaşmak için bana geldin?'
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hezekiel 3:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּמְצָ֖א אֱכ֑וֹל אֱכוֹל֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את וְלֵ֥ךְ דַּבֵּ֖ר אֶל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bulduğunu ye; bu tomarı ye ve git İsrail evine konuş.'
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
Örnek Ayetler (2 / 27)
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
2. Samuel 13:24
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־נָ֥א גֹזְזִ֖ים לְעַבְדֶּ֑ךָ יֵֽלֶךְ־נָ֥א הַמֶּ֛לֶךְ וַעֲבָדָ֖יו עִם־עַבְדֶּֽךָ
Avşalom krala geldi ve dedi: 'İşte kulun için kırkıcılar var; lütfen kral ve kulları kulunla gitsin.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 11:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ לְיִפְתָּ֔ח לְכָ֕ה וְהָיִ֥יתָה לָּ֖נוּ לְקָצִ֑ין וְנִֽלָּחֲמָ֖ה בִּבְנֵ֥י עַמּֽוֹן
Yiftah'a dediler: 'Gel ve bize komutan ol ve Ammon oğullarıyla savaşalım.'
Hakimler 19:11
·
Tevrat
הֵ֣ם עִם־יְב֔וּס וְהַיּ֖וֹם רַ֣ד מְאֹ֑ד וַיֹּ֨אמֶר הַנַּ֜עַר אֶל־אֲדֹנָ֗יו לְכָה־נָּ֛א וְנָס֛וּרָה אֶל־עִֽיר־הַיְבוּסִ֥י הַזֹּ֖את וְנָלִ֥ין בָּֽהּ
Onlar Yebus'un yanındayken gün çok inmişti; ve uşak efendisine dedi ki: 'Lütfen gel ve Yebusilerin bu şehrine sapalım ve orada geceleyelim.'
1. Samuel 9:5
·
Tevrat
הֵ֗מָּה בָּ֚אוּ בְּאֶ֣רֶץ צ֔וּף וְשָׁא֥וּל אָמַ֛ר לְנַעֲר֥וֹ אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ לְכָ֣ה וְנָשׁ֑וּבָה פֶּן־יֶחְדַּ֥ל אָבִ֛י מִן־הָאֲתֹנ֖וֹת וְדָ֥אַג לָֽנוּ
Onlar Tsuf diyarına geldiler ve Şaul yanındaki gencine dedi: 'Gel ve dönelim, babam dişi eşekleri bırakıp bizim için endişelenmesin.'
1. Samuel 9:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֧וּל לְנַעֲר֛וֹ ט֥וֹב דְּבָרְךָ֖ לְכָ֣ה נֵלֵ֑כָה וַיֵּֽלְכוּ֙ אֶל־הָעִ֔יר אֲשֶׁר־שָׁ֖ם אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִֽים
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Sözün iyidir, gel gidelim.' Ve Tanrı adamının orada olduğu şehre gittiler.
1. Samuel 14:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י הַיּ֗וֹם וַיֹּ֨אמֶר יוֹנָתָ֤ן בֶּן־שָׁאוּל֙ אֶל־הַנַּ֨עַר֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו לְכָ֗ה וְנַעְבְּרָה֙ אֶל־מַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר מֵעֵ֣בֶר הַלָּ֑ז וּלְאָבִ֖יו לֹ֥א הִגִּֽיד
Bir gün Saul oğlu Yonatan, silahlarını taşıyan gence dedi: 'Gel, şu karşıdaki Filistlilerin garnizonuna geçelim.' Ama babasına bildirmedi.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן לְכ֣וּ לְשָׁל֑וֹם נֹ֣כַח יְהוָ֔ה דַּרְכְּכֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר תֵּֽלְכוּ־בָֽהּ
Kâhin onlara dedi: 'Esenlikle gidin; içinde gittiğiniz yolunuz Yahve'nin önündedir.'
Hakimler 19:5
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֔י וַיַּשְׁכִּ֥ימוּ בַבֹּ֖קֶר וַיָּ֣קָם לָלֶ֑כֶת וַיֹּאמֶר֩ אֲבִ֨י הַֽנַּעֲרָ֜ה אֶל־חֲתָנ֗וֹ סְעָ֧ד לִבְּךָ֛ פַּת־לֶ֖חֶם וְאַחַ֥ר תֵּלֵֽכוּ
Dördüncü günde sabah erkenden kalktılar, ve o gitmek için kalktı; ve genç kadının babası damadına dedi ki: 'Bir lokma ekmekle kalbini destekle, ve sonra gidersiniz.'
Hezekiel 20:18
·
Tevrat
וָאֹמַ֤ר אֶל־בְּנֵיהֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּחוּקֵּ֤י אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ אַל־תֵּלֵ֔כוּ וְאֶת־מִשְׁפְּטֵיהֶ֖ם אַל־תִּשְׁמֹ֑רוּ וּבְגִלּוּלֵיהֶ֖ם אַל־תִּטַּמָּֽאוּ
Ve çölde onların oğullarına dedim: Babalarınızın kurallarında yürümeyin ve onların hükümlerini tutmayın ve onların putlarıyla kirlenmeyin.
Hezekiel 36:27
·
Tevrat
וְאֶת־רוּחִ֖י אֶתֵּ֣ן בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְעָשִׂ֗יתִי אֵ֤ת אֲשֶׁר־בְּחֻקַּי֙ תֵּלֵ֔כוּ וּמִשְׁפָּטַ֥י תִּשְׁמְר֖וּ וַעֲשִׂיתֶֽם
Ve ruhumu içinize koyacağım; ve kurallarımda yürümenizi sağlayacağım ve hükümlerimi tutacaksınız ve yapacaksınız.
Yeremya 7:6
·
Tevrat
גֵּ֣ר יָת֤וֹם וְאַלְמָנָה֙ לֹ֣א תַֽעֲשֹׁ֔קוּ וְדָ֣ם נָקִ֔י אַֽל־תִּשְׁפְּכ֖וּ בַּמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְאַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֧ים אֲחֵרִ֛ים לֹ֥א תֵלְכ֖וּ לְרַ֥ע לָכֶֽם
Yabancıyı, yetimi ve dulu ezmezseniz ve bu yerde suçsuz kanı dökmezseniz ve kendi kötülüğünüz için başka ilahların ardınca gitmezseniz;
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hoşea 5:15
·
Tevrat
אֵלֵ֤ךְ אָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־מְקוֹמִ֔י עַ֥ד אֲשֶֽׁר־יֶאְשְׁמ֖וּ וּבִקְשׁ֣וּ פָנָ֑י בַּצַּ֥ר לָהֶ֖ם יְשַׁחֲרֻֽנְנִי
Gideceğim, yerime döneceğim, suçlarını kabul edene ve yüzümü arayana kadar; onlara sıkıntıda beni gayretle arayacaklar.
1. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֵ֣יךְ אֵלֵ֔ךְ וְשָׁמַ֥ע שָׁא֖וּל וַהֲרָגָ֑נִי וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה עֶגְלַ֤ת בָּקָר֙ תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֔ךָ וְאָ֣מַרְתָּ֔ לִזְבֹּ֥חַ לַֽיהוָ֖ה בָּֽאתִי
Samuel dedi: 'Nasıl gideyim? Şaul duyarsa beni öldürür.' Yahve dedi: 'Eline bir sığır düvesi al ve de ki: Yahve'ye kurban etmek için geldim.'
Yeşaya 45:2
·
Tevrat
אֲנִי֙ לְפָנֶ֣יךָ אֵלֵ֔ךְ וַהֲדוּרִ֖ים אֲיַשֵּׁ֑ר דַּלְת֤וֹת נְחוּשָׁה֙ אֲשַׁבֵּ֔ר וּבְרִיחֵ֥י בַרְזֶ֖ל אֲגַדֵּֽעַ
Ben senin önünden gideceğim ve engebeli yerleri düzelteceğim; tunç kapıları kıracağım ve demir sürgüleri keseceğim.
1. Krallar 18:12
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה אֲנִ֣י אֵלֵ֣ךְ מֵאִתָּ֗ךְ וְר֨וּחַ יְהוָ֤ה יִֽשָּׂאֲךָ֙ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־אֵדָ֔ע וּבָ֨אתִי לְהַגִּ֧יד לְאַחְאָ֛ב וְלֹ֥א יִֽמְצָאֲךָ֖ וַהֲרָגָ֑נִי וְעַבְדְּךָ֛ יָרֵ֥א אֶת־יְהוָ֖ה מִנְּעֻרָֽי
Ve olacak ki ben yanından gideceğim ve Yahve'nin Ruhu seni bilmeyeceğim bir yere taşıyacak; ve Ahav'a bildirmek için geleceğim ve o seni bulamayacak ve beni öldürecek; oysa kulun gençliğimden beri Yahve'den korkandır.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 9:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַתְּאֵנָ֑ה לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar incir ağacına dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 9:12
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַגָּ֑פֶן לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar asmaya dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 11:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לֵ֔כִי וַיִּשְׁלַ֥ח אוֹתָ֖הּ שְׁנֵ֣י חֳדָשִׁ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וְרֵ֣עוֹתֶ֔יהָ וַתֵּ֥בְךְּ עַל־בְּתוּלֶ֖יהָ עַל־הֶהָרִֽים
Ve dedi: 'Git.' Ve onu iki ay gönderdi. Ve o ve arkadaşları gitti ve dağlarda bekaretine ağladı.
2. Samuel 13:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח דָּוִ֛ד אֶל־תָּמָ֖ר הַבַּ֣יְתָה לֵאמֹ֑ר לְכִ֣י נָ֗א בֵּ֚ית אַמְנ֣וֹן אָחִ֔יךְ וַעֲשִׂי־ל֖וֹ הַבִּרְיָֽה
Davut eve, Tamar'a gönderip dedi ki: 'Lütfen kardeşin Amnon'un evine git ve ona yemeği yap.'
2. Samuel 13:15
·
Tevrat
וַיִּשְׂנָאֶ֣הָ אַמְנ֗וֹן שִׂנְאָה֙ גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֔ד כִּ֣י גְדוֹלָ֗ה הַשִּׂנְאָה֙ אֲשֶׁ֣ר שְׂנֵאָ֔הּ מֵאַהֲבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֲהֵבָ֑הּ וַֽיֹּאמֶר־לָ֥הּ אַמְנ֖וֹן ק֥וּמִי לֵֽכִי
Sonra Amnon ondan çok büyük bir nefretle nefret etti; çünkü ondan nefret ettiği nefret, onu sevdiği sevgiden büyüktü. Ve Amnon ona dedi: 'Kalk, git.'
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 20:8
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם֙ כָּל־הָעָ֔ם כְּאִ֥ישׁ אֶחָ֖ד לֵאמֹ֑ר לֹ֤א נֵלֵךְ֙ אִ֣ישׁ לְאָהֳל֔וֹ וְלֹ֥א נָס֖וּר אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Bütün halk tek bir adam gibi kalktı ve dedi: 'Hiçbir adam çadırına gitmeyecek ve hiçbir adam evine dönmeyecek.'
2. Samuel 13:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־אַבְשָׁל֗וֹם אַל־בְּנִי֙ אַל־נָ֤א נֵלֵךְ֙ כֻּלָּ֔נוּ וְלֹ֥א נִכְבַּ֖ד עָלֶ֑יךָ וַיִּפְרָץ־בּ֛וֹ וְלֹֽא־אָבָ֥ה לָלֶ֖כֶת וַֽיְבָרֲכֵֽהוּ
Kral Avşalom'a dedi: 'Hayır oğlum, lütfen hepimiz gitmeyelim ve sana ağır olmayalım.' Ve o diretti, ama gitmek istemedi ve onu bereketledi.
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'
Yeremya 18:12
·
Tevrat
וְאָמְר֖וּ נוֹאָ֑שׁ כִּֽי־אַחֲרֵ֤י מַחְשְׁבוֹתֵ֨ינוּ֙ נֵלֵ֔ךְ וְאִ֛ישׁ שְׁרִר֥וּת לִבּֽוֹ־הָרָ֖ע נַעֲשֶֽׂה
Ve dediler: 'Umutsuzdur; çünkü düşüncelerimizin ardından gideceğiz ve her adam kötü kalbinin inatçılığını yapacak.'
Yeremya 42:3
·
Tevrat
וְיַגֶּד־לָ֨נוּ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֣ר נֵֽלֶךְ־בָּ֑הּ וְאֶת־הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר נַעֲשֶֽׂה
Tanrın Yahve onda yürüyeceğimiz yolu ve yapacağımız şeyi bize bildirsin.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
1. Samuel 9:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנֵּה־נָ֤א אִישׁ־אֱלֹהִים֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את וְהָאִ֣ישׁ נִכְבָּ֔ד כֹּ֥ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֖ר בּ֣וֹא יָב֑וֹא עַתָּה֙ נֵ֣לֲכָה שָּׁ֔ם אוּלַי֙ יַגִּ֣יד לָ֔נוּ אֶת־דַּרְכֵּ֖נוּ אֲשֶׁר־הָלַ֥כְנוּ עָלֶֽיהָ
Ve ona dedi: 'İşte bu şehirde bir Tanrı adamı var ve adam saygındır; her ne söylerse kesinlikle gelir. Şimdi oraya gidelim, belki üzerinde gittiğimiz yolumuzu bize bildirir.'
1. Samuel 9:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֧וּל לְנַעֲר֛וֹ ט֥וֹב דְּבָרְךָ֖ לְכָ֣ה נֵלֵ֑כָה וַיֵּֽלְכוּ֙ אֶל־הָעִ֔יר אֲשֶׁר־שָׁ֖ם אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִֽים
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Sözün iyidir, gel gidelim.' Ve Tanrı adamının orada olduğu şehre gittiler.
2. Krallar 6:2
·
Tevrat
נֵֽלְכָה־נָּ֣א עַד־הַיַּרְדֵּ֗ן וְנִקְחָ֤ה מִשָּׁם֙ אִ֚ישׁ קוֹרָ֣ה אֶחָ֔ת וְנַעֲשֶׂה־לָּ֥נוּ שָׁ֛ם מָק֖וֹם לָשֶׁ֣בֶת שָׁ֑ם וַיֹּ֖אמֶר לֵֽכוּ
'Lütfen Yarden'e kadar gidelim ve oradan her adam bir kiriş alsın ve orada oturmak için kendimize bir yer yapalım.' O da dedi ki: 'Gidin.'
Zekeriya 8:21
·
Tevrat
וְֽהָלְכ֡וּ יֹשְׁבֵי֩ אַחַ֨ת אֶל־אַחַ֜ת לֵאמֹ֗ר נֵלְכָ֤ה הָלוֹךְ֙ לְחַלּוֹת֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וּלְבַקֵּ֖שׁ אֶת־יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אֵלְכָ֖ה גַּם־אָֽנִי
Ve birinin oturanları diğerine giderek diyecekler: 'Yahve'nin yüzünü yumuşatmak için ve Ordular Yahve'yi aramak için giderek gidelim; ben de gideceğim.'
Zekeriya 8:23
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַר֮ יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֒ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔מָּה אֲשֶׁ֤ר יַחֲזִ֨יקוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה אֲנָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל לְשֹׁנ֣וֹת הַגּוֹיִ֑ם וְֽהֶחֱזִ֡יקוּ בִּכְנַף֩ אִ֨ישׁ יְהוּדִ֜י לֵאמֹ֗ר נֵֽלְכָה֙ עִמָּכֶ֔ם כִּ֥י שָׁמַ֖עְנוּ אֱלֹהִ֥ים עִמָּכֶֽם
Ordular Yahve şöyle dedi: 'O günlerde ulusların bütün dillerinden on adam tutacaklar, ve Yahudi adamın eteğinden tutarak diyecekler: Sizinle gidelim, çünkü işittik ki Tanrı sizinledir.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
Amos 6:2
·
Tevrat
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם
Kalne'ye geçin ve görün, ve oradan Büyük Hamat'a gidin; ve Filistlilerin Gat şehrine inin. Bu krallıklardan daha mı iyiler? Yoksa onların sınırı sizin sınırınızdan daha mı büyük?
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'
1. Samuel 29:10
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְעַבְדֵ֥י אֲדֹנֶ֖יךָ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ אִתָּ֑ךְ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְא֥וֹר לָכֶ֖ם וָלֵֽכוּ
Ve şimdi sabah erkenden kalk, seninle gelen efendinin kulları da; sabah erkenden kalkın ve size aydınlık olunca gidin.'
Yeşaya 55:1
·
Tevrat
ה֤וֹי כָּל־צָמֵא֙ לְכ֣וּ לַמַּ֔יִם וַאֲשֶׁ֥ר אֵֽין־ל֖וֹ כָּ֑סֶף לְכ֤וּ שִׁבְרוּ֙ וֶֽאֱכֹ֔לוּ וּלְכ֣וּ שִׁבְר֗וּ בְּלוֹא־כֶ֛סֶף וּבְל֥וֹא מְחִ֖יר יַ֥יִן וְחָלָֽב
Vay, her susayan, sulara gelin; ve parası olmayan, gelin, satın alın ve yiyin; ve gelin, parasız ve bedelsiz şarap ve süt satın alın.
Yeşaya 55:3
·
Tevrat
הַטּ֤וּ אָזְנְכֶם֙ וּלְכ֣וּ אֵלַ֔י שִׁמְע֖וּ וּתְחִ֣י נַפְשְׁכֶ֑ם וְאֶכְרְתָ֤ה לָכֶם֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם חַֽסְדֵ֥י דָוִ֖ד הַנֶּאֱמָנִֽים
Kulağınızı eğin ve bana gelin; dinleyin ve canınız yaşasın; ve sizinle sonsuz bir antlaşma, Davut'un güvenilir sadakatlerini yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
2. Samuel 3:21
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְנֵ֣ר אֶל־דָּוִ֡ד אָק֣וּמָה וְֽאֵלֵ֡כָה וְאֶקְבְּצָה֩ אֶל־אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִכְרְת֤וּ אִתְּךָ֙ בְּרִ֔ית וּמָ֣לַכְתָּ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־תְּאַוֶּ֖ה נַפְשֶׁ֑ךָ וַיְּשַׁלַּ֥ח דָּוִ֛ד אֶת־אַבְנֵ֖ר וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Sonra Avner Davut'a dedi: 'Kalkayım ve gideyim, efendim krala bütün İsrail'i toplayayım; seninle antlaşma yapsınlar ve canının arzuladığı her şey üzerinde krallık yaparsın.' Davut Avner'i gönderdi ve o esenlikle gitti.
2. Samuel 20:21
·
Tevrat
לֹא־כֵ֣ן הַדָּבָ֗ר כִּ֡י אִישׁ֩ מֵהַ֨ר אֶפְרַ֜יִם שֶׁ֧בַע בֶּן־בִּכְרִ֣י שְׁמ֗וֹ נָשָׂ֤א יָדוֹ֙ בַּמֶּ֣לֶךְ בְּדָוִ֔ד תְּנֽוּ־אֹת֣וֹ לְבַדּ֔וֹ וְאֵלְכָ֖ה מֵעַ֣ל הָעִ֑יר וַתֹּ֤אמֶר הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־יוֹאָ֔ב הִנֵּ֥ה רֹאשׁ֛וֹ מֻשְׁלָ֥ךְ אֵלֶ֖יךָ בְּעַ֥ד הַחוֹמָֽה
Söz böyle değildir; çünkü Efrayim dağından adı Bikri oğlu Şeva olan bir adam krala, Davut'a elini kaldırdı. Sadece onu verin, şehirden gideyim. Kadın Yoav'a dedi: 'İşte, onun başı duvarın üzerinden sana atılacak.'
Yeremya 9:1
·
Tevrat
מִֽי־יִתְּנֵ֣נִי בַמִּדְבָּ֗ר מְלוֹן֙ אֹֽרְחִ֔ים וְאֶֽעֶזְבָה֙ אֶת־עַמִּ֔י וְאֵלְכָ֖ה מֵֽאִתָּ֑ם כִּ֤י כֻלָּם֙ מְנָ֣אֲפִ֔ים עֲצֶ֖רֶת בֹּגְדִֽים
Keşke çölde yolcuların konaklama yeri benim olsaydı da, halkımı bıraksaydım ve onlardan gitseydim! Çünkü hepsi zina edenlerdir, hainlerin meclisidir.
1. Samuel 28:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל לַעֲבָדָ֗יו בַּקְּשׁוּ־לִי֙ אֵ֣שֶׁת בַּעֲלַת־א֔וֹב וְאֵלְכָ֥ה אֵלֶ֖יהָ וְאֶדְרְשָׁה־בָּ֑הּ וַיֹּאמְר֤וּ עֲבָדָיו֙ אֵלָ֔יו הִנֵּ֛ה אֵ֥שֶׁת בַּֽעֲלַת־א֖וֹב בְּעֵ֥ין דּֽוֹר
Saul kullarına dedi: 'Bana ruh çağıran bir kadın arayın, ona gideyim ve ona danışayım.' Kulları ona dediler: 'İşte, Eyn-Dor'da ruh çağıran bir kadın var.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 15:7
·
Tevrat
וַיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אֵ֣לֲכָה נָּ֗א וַאֲשַׁלֵּ֛ם אֶת־נִדְרִ֛י אֲשֶׁר־נָדַ֥רְתִּי לַֽיהוָ֖ה בְּחֶבְרֽוֹן
Kırk yılın sonunda Avşalom krala dedi: 'Lütfen gideyim ve Hevron'da Yahve'ye adadığım adağımı ödeyeyim.'
Yeremya 5:5
·
Tevrat
אֵֽלֲכָה־לִּ֤י אֶל־הַגְּדֹלִים֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אוֹתָ֔ם כִּ֣י הֵ֗מָּה יָדְעוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵיהֶ֑ם אַ֣ךְ הֵ֤מָּה יַחְדָּו֙ שָׁ֣בְרוּ עֹ֔ל נִתְּק֖וּ מוֹסֵרֽוֹת
Büyüklere gideyim ve onlarla konuşayım, çünkü onlar Yahve'nin yolunu, Tanrılarının yargısını bildiler. Ama onlar birlikte boyunduruğu kırdılar, bağları kopardılar.
Yeremya 40:15
·
Tevrat
וְיוֹחָנָ֣ן בֶּן־קָרֵ֡חַ אָמַ֣ר אֶל־גְּדַלְיָהוּ֩ בַסֵּ֨תֶר בַּמִּצְפָּ֜ה לֵאמֹ֗ר אֵ֤לְכָה נָּא֙ וְאַכֶּה֙ אֶת־יִשְׁמָעֵ֣אל בֶּן־נְתַנְיָ֔ה וְאִ֖ישׁ לֹ֣א יֵדָ֑ע לָ֧מָּה יַכֶּ֣כָּה נֶּ֗פֶשׁ וְנָפֹ֨צוּ֙ כָּל־יְהוּדָ֔ה הַנִּקְבָּצִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְאָבְדָ֖ה שְׁאֵרִ֥ית יְהוּדָֽה
Ve Kareah oğlu Yohanan Mitspa'da Gedalya'ya gizlice dedi: 'Lütfen gideyim ve Netanya oğlu İsmail'i vurayım ve hiçbir adam bilmesin. Neden senin canını vursun da sana toplanan bütün Yahuda dağılsın ve Yahuda'nın kalıntısı yok olsun?'
Hoşea 2:7
·
Tevrat
כִּ֤י זָֽנְתָה֙ אִמָּ֔ם הֹבִ֖ישָׁה הֽוֹרָתָ֑ם כִּ֣י אָמְרָ֗ה אֵלְכָ֞ה אַחֲרֵ֤י מְאַהֲבַי֙ נֹתְנֵ֤י לַחְמִי֙ וּמֵימַ֔י צַמְרִ֣י וּפִשְׁתִּ֔י שַׁמְנִ֖י וְשִׁקּוּיָֽי
Çünkü anneleri fahişelik yaptı, onlara hamile kalan utanç verici davrandı; çünkü 'Ekmeğimi ve suyumu, yünümü ve ketenimi, yağımı ve içeceklerimi veren aşıklarımın ardından gideceğim' dedi.
Hoşea 2:9
·
Tevrat
וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֨יהָ֙ וְלֹֽא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָֽרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה
Ve aşıklarını kovalayacak ama onlara yetişemeyecek, onları arayacak ama bulamayacak; ve diyecek: 'Gideyim ve ilk kocama döneyim, çünkü o zaman benim için şimdikinden iyiydi.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 19:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֹבְרִ֨ים אֲנַ֜חְנוּ מִבֵּֽית־לֶ֣חֶם יְהוּדָה֮ עַד־יַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַיִם֒ מִשָּׁ֣ם אָנֹ֔כִי וָאֵלֵ֕ךְ עַד־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֲנִ֣י הֹלֵ֔ךְ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ מְאַסֵּ֥ף אוֹתִ֖י הַבָּֽיְתָה
Ve ona dedi ki: 'Biz Yahuda'nın Beytlehem'inden Efrayim dağının uçlarına kadar geçiyoruz; ben oradanım, ve Yahuda'nın Beytlehem'ine kadar gittim; ve ben Yahve'nin evine gidiyorum, ve beni eve toplayan hiçbir adam yok.'
Hezekiel 3:14
·
Tevrat
וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה
Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü.
2. Samuel 19:27
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֕ר אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ עַבְדִּ֣י רִמָּ֑נִי כִּֽי־אָמַ֨ר עַבְדְּךָ֜ אֶחְבְּשָׁה־לִּי֩ הַחֲמ֨וֹר וְאֶרְכַּ֤ב עָלֶ֨יהָ֙ וְאֵלֵ֣ךְ אֶת־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֥י פִסֵּ֖חַ עַבְדֶּֽךָ
O dedi: 'Efendim kral, kulum beni aldattı; çünkü kulun, 'Kendime eşeği semerleyeyim, üzerine bineyim ve kralla gideyim' dedi, çünkü kulun topaldır.'
Yeremya 13:5
·
Tevrat
וָאֵלֵ֕ךְ וָאֶטְמְנֵ֖הוּ בִּפְרָ֑ת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אוֹתִֽי
Ve gittim ve Yahve'nin bana buyurduğu gibi onu Fırat'ta gizledim.
Yeremya 13:7
·
Tevrat
וָאֵלֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וָאֶחְפֹּ֗ר וָֽאֶקַּח֙ אֶת־הָ֣אֵז֔וֹר מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־טְמַנְתִּ֣יו שָׁ֑מָּה וְהִנֵּה֙ נִשְׁחַ֣ת הָאֵז֔וֹר לֹ֥א יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Ve Fırat'a gittim ve kazdım ve kuşağı oraya gizlediğim yerden aldım; ve işte kuşak bozulmuştu, hiçbir şeye yaramıyordu.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 19:28
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֵלֶ֛יהָ ק֥וּמִי וְנֵלֵ֖כָה וְאֵ֣ין עֹנֶ֑ה וַיִּקָּחֶ֨הָ֙ עַֽל־הַחֲמ֔וֹר וַיָּ֣קָם הָאִ֔ישׁ וַיֵּ֖לֶךְ לִמְקֹמֽוֹ
Ona dedi: 'Kalk ve gidelim'; ama cevap veren yoktu. Bunun üzerine onu eşeğin üzerine aldı, adam kalktı ve yerine gitti.
1. Samuel 9:9
·
Tevrat
לְפָנִ֣ים בְּיִשְׂרָאֵ֗ל כֹּֽה־אָמַ֤ר הָאִישׁ֙ בְּלֶכְתּוֹ֙ לִדְר֣וֹשׁ אֱלֹהִ֔ים לְכ֥וּ וְנֵלְכָ֖ה עַד־הָרֹאֶ֑ה כִּ֤י לַנָּבִיא֙ הַיּ֔וֹם יִקָּרֵ֥א לְפָנִ֖ים הָרֹאֶֽה
Önceden İsrail'de bir adam Tanrı'ya danışmaya gittiğinde şöyle derdi: 'Gelin ve görene gidelim.' Çünkü bugün peygamber olana önceden gören diye çağrılırdı.
1. Samuel 11:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־הָעָ֔ם לְכ֖וּ וְנֵלְכָ֣ה הַגִּלְגָּ֑ל וּנְחַדֵּ֥שׁ שָׁ֖ם הַמְּלוּכָֽה
Samuel halka dedi: 'Gelin ve Gilgal'a gidelim ve orada krallığı yenileyelim.'
1. Samuel 26:11
·
Tevrat
חָלִ֤ילָה לִּי֙ מֵֽיהוָ֔ה מִשְּׁלֹ֥חַ יָדִ֖י בִּמְשִׁ֣יחַ יְהוָ֑ה וְ֠עַתָּה קַח־נָ֨א אֶֽת־הַחֲנִ֜ית אֲשֶׁ֧ר מְרַאֲשֹׁתָ֛יו וְאֶת־צַפַּ֥חַת הַמַּ֖יִם וְנֵ֥לֲכָה לָּֽנוּ
Yahve'nin meshedilmişine elimi uzatmak Yahve'den bana uzak olsun. Ve şimdi lütfen başucunda olan mızrağı ve su matarasını al ve gidelim.
Yeşaya 2:3
·
Tevrat
וְֽהָלְכ֞וּ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וְאָמְרוּ֙ לְכ֣וּ וְנַעֲלֶ֣ה אֶל־הַר־יְהוָ֗ה אֶל־בֵּית֙ אֱלֹהֵ֣י יַעֲקֹ֔ב וְיֹרֵ֨נוּ֙ מִדְּרָכָ֔יו וְנֵלְכָ֖ה בְּאֹרְחֹתָ֑יו כִּ֤י מִצִּיּוֹן֙ תֵּצֵ֣א תוֹרָ֔ה וּדְבַר־יְהוָ֖ה מִירוּשָׁלִָֽם
Ve birçok halklar gidecekler ve diyecekler: 'Gelin ve Yahve'nin dağına, Yakup Tanrısı'nın evine çıkalım; bize yollarından öğretsin ve onun yollarında yürüyelim.' Çünkü yasa Siyon'dan ve Yahve'nin sözü Yeruşalim'den çıkacak.