343
Kullanım
9
Lemma
55
Türev
74
Anlam
9 lemma, 55 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יָכְלָה | yakhla | gücü yetti, gücü yetmek, başarmak, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
הֲיוּכַל | ha-yukhal | başarabilir mi, başarmak, gücü yetmek, dayanmak | Fiil | 1 | ||
יְכָלְתִּיו | yekholtiv | gücüm yetti, gücü yetmek, başarmak, üstün gelmek | Zamir | 1 | ||
וְנוּכְלָה | ve-nukhla | ve gücümüz yetsin, gücü yetmek, başarmak, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
הֵיכַל Lemma | heykhal | büyük evi, büyük ev, saray, tapınak | İsim | 24 | ||
Örnek Ayetler (4 / 24) Amos 8:3 · Tevrat וְהֵילִ֜ילוּ שִׁיר֤וֹת הֵיכָל֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רַ֣ב הַפֶּ֔גֶר בְּכָל־מָק֖וֹם הִשְׁלִ֥יךְ הָֽס O gün tapınağın şarkıları feryat edecek, Efendi Yahve'nin bildirisidir; her yerde ceset çoktur, fırlattı, sus! Hagay 2:18 · Tevrat שִׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִיּוֹם֩ עֶשְׂרִ֨ים וְאַרְבָּעָ֜ה לַתְּשִׁיעִ֗י לְמִן־הַיּ֛וֹם אֲשֶׁר־יֻסַּ֥ד הֵֽיכַל־יְהוָ֖ה שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶֽם Lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; dokuzuncu ayın yirmi dördüncü gününden, Yahve'nin tapınağının temeli atıldığı günden itibaren kalbinizi koyun. Hezekiel 8:16 · Tevrat וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־חֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֮ הַפְּנִימִית֒ וְהִנֵּה־פֶ֜תַח הֵיכַ֣ל יְהוָ֗ה בֵּ֤ין הָֽאוּלָם֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ כְּעֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ אֲחֹ֨רֵיהֶ֜ם אֶל־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וּפְנֵיהֶ֣ם קֵ֔דְמָה וְהֵ֛מָּה מִשְׁתַּחֲוִיתֶ֥ם קֵ֖דְמָה לַשָּֽׁמֶשׁ Ve beni Yahve'nin evinin iç avlusuna getirdi; ve işte Yahve'nin tapınağının girişinde, eyvan ile sunak arasında yirmi beş kadar adam, arkaları Yahve'nin tapınağına ve yüzleri doğuya doğruydu ve onlar doğuya, güneşe eğiliyorlardı. Yeremya 7:4 · Tevrat אַל־תִּבְטְח֣וּ לָכֶ֔ם אֶל־דִּבְרֵ֥י הַשֶּׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ הֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה הֵיכַ֥ל יְהוָ֖ה הֵֽמָּה Kendiniz için yalan sözlere güvenmeyin, diyerek: 'Bunlar Yahve'nin tapınağı, Yahve'nin tapınağı, Yahve'nin tapınağıdır.' | ||||||
הַהֵיכָל | ha-heyhal | büyük evin, büyük ev, saray, tapınak | İsim | 15 | ||
בְּהֵיכַל | be-heykhal | sarayında, büyük ev, tapınak, saray | İsim | 14 | ||
לַהֵיכָל | la-heykhal | saraya, saray, büyük ev, tapınak | İsim | 4 | ||
בְּהֵיכְלֵי | be-heykheley | saraylarında, saray, tapınak, büyük ev | İsim | 3 | ||
מֵהֵיכַל | me-heykhal | saraydan, saray, tapınak, büyük ev | İsim | 3 | ||
הַיְכַלּוּ | haykhallu | bitirecekler mi, bitirmek, tamamlamak, tüketmek | Zamir | 3 | ||
וְהַֽהֵיכָל | ve-ha-heykhal | ve büyük ev, büyük ev, saray, tapınak | İsim | 2 | ||
מֵהֵֽיכָלוֹ | me-heykhalo | tapınağından, büyük ev, saray, tapınak | Zamir | 2 | ||
וְהֵיכַל | ve-heyhal | ve büyük evin, büyük ev, saray, tapınak | İsim | 2 | ||
בְּהֵיכָלוֹ | be-heykhalo | ve onun büyük evinde, büyük ev, saray, tapınak | Zamir | 2 | ||
הֵיכָלֶֽךָ | heykhalekha | senin tapınağın, büyük ev, saray, tapınak | Zamir | 2 | ||
לְהֵיכְלֵיכֶֽם | le-heykheleykhem | büyük evlerinize, büyük ev, saray, tapınak | Zamir | 1 | ||
וּבְהֵיכָלוֹ | uveheykhalo | ve onun tapınağında, saray, tapınak, büyük ev | Zamir | 1 | ||
הֵיכְלֵי | heykheley | saraylarının, saray, tapınak, büyük ev | İsim | 1 | ||
הֵֽיכָלוֹת | heykhalot | büyük evler, büyük ev, saray, tapınak | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 2:3
·
Tevrat
וְלֹא־יָכְלָ֣ה עוֹד֮ הַצְּפִינוֹ֒ וַתִּֽקַּֽח־לוֹ֙ תֵּ֣בַת גֹּ֔מֶא וַתַּחְמְרָ֥ה בַחֵמָ֖ר וּבַזָּ֑פֶת וַתָּ֤שֶׂם בָּהּ֙ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וַתָּ֥שֶׂם בַּסּ֖וּף עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר
Onu daha fazla saklayamadı, onun için papirüs bir gemi aldı ve onu ziftle ve katranla sıvadı; çocuğu onun içine koydu ve Nil'in kıyısında sazlığa koydu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 78:19
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּר֗וּ בֵּֽאלֹ֫הִ֥ים אָ֭מְרוּ הֲי֣וּכַל אֵ֑ל לַעֲרֹ֥ךְ שֻׁ֝לְחָ֗ן בַּמִּדְבָּֽר
Ve Tanrı'ya karşı konuştular, dediler: 'Tanrı çölde sofra kurabilir mi?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 13:5
·
Tevrat
פֶּן־יֹאמַ֣ר אֹיְבִ֣י יְכָלְתִּ֑יו צָרַ֥י יָ֝גִ֗ילוּ כִּ֣י אֶמּֽוֹט
Yoksa düşmanım: 'Onu yendim' der; sarsıldığımda hasımlarım sevinir.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 20:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֜עְתִּי דִּבַּ֣ת רַבִּים֮ מָג֣וֹר מִסָּבִיב֒ הַגִּ֨ידוּ֙ וְנַגִּידֶ֔נּוּ כֹּ֚ל אֱנ֣וֹשׁ שְׁלוֹמִ֔י שֹׁמְרֵ֖י צַלְעִ֑י אוּלַ֤י יְפֻתֶּה֙ וְנ֣וּכְלָה ל֔וֹ וְנִקְחָ֥ה נִקְמָתֵ֖נוּ מִמֶּֽנּוּ
Çünkü birçoğunun iftirasını işittim, çevredeki dehşet: 'Bildirin ve onu bildirelim!' Bütün barış adamlarım, tökezlememi gözleyenler: 'Belki kandırılır ve ona üstün geliriz ve ondan öcümüzü alırız.'
Örnek Ayetler (4 / 24)
Amos 8:3
·
Tevrat
וְהֵילִ֜ילוּ שִׁיר֤וֹת הֵיכָל֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רַ֣ב הַפֶּ֔גֶר בְּכָל־מָק֖וֹם הִשְׁלִ֥יךְ הָֽס
O gün tapınağın şarkıları feryat edecek, Efendi Yahve'nin bildirisidir; her yerde ceset çoktur, fırlattı, sus!
Hagay 2:18
·
Tevrat
שִׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִיּוֹם֩ עֶשְׂרִ֨ים וְאַרְבָּעָ֜ה לַתְּשִׁיעִ֗י לְמִן־הַיּ֛וֹם אֲשֶׁר־יֻסַּ֥ד הֵֽיכַל־יְהוָ֖ה שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶֽם
Lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; dokuzuncu ayın yirmi dördüncü gününden, Yahve'nin tapınağının temeli atıldığı günden itibaren kalbinizi koyun.
Hezekiel 8:16
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־חֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֮ הַפְּנִימִית֒ וְהִנֵּה־פֶ֜תַח הֵיכַ֣ל יְהוָ֗ה בֵּ֤ין הָֽאוּלָם֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ כְּעֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ אֲחֹ֨רֵיהֶ֜ם אֶל־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וּפְנֵיהֶ֣ם קֵ֔דְמָה וְהֵ֛מָּה מִשְׁתַּחֲוִיתֶ֥ם קֵ֖דְמָה לַשָּֽׁמֶשׁ
Ve beni Yahve'nin evinin iç avlusuna getirdi; ve işte Yahve'nin tapınağının girişinde, eyvan ile sunak arasında yirmi beş kadar adam, arkaları Yahve'nin tapınağına ve yüzleri doğuya doğruydu ve onlar doğuya, güneşe eğiliyorlardı.
Yeremya 7:4
·
Tevrat
אַל־תִּבְטְח֣וּ לָכֶ֔ם אֶל־דִּבְרֵ֥י הַשֶּׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ הֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה הֵיכַ֥ל יְהוָ֖ה הֵֽמָּה
Kendiniz için yalan sözlere güvenmeyin, diyerek: 'Bunlar Yahve'nin tapınağı, Yahve'nin tapınağı, Yahve'nin tapınağıdır.'
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 41:1
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֖נִי אֶל־הַהֵיכָ֑ל וַיָּ֣מָד אֶת־הָאֵילִ֗ים שֵׁשׁ־אַמּ֨וֹת רֹ֧חַב־מִפּ֛וֹ וְשֵׁשׁ־אַמּֽוֹת־רֹ֥חַב מִפּ֖וֹ רֹ֥חַב הָאֹֽהֶל
Sonra beni tapınağa getirdi ve yan direkleri ölçtü, buradan altı kubit (~270 cm) genişlik ve buradan altı kubit (~270 cm) genişlik, çadırın genişliği.
Hezekiel 41:4
·
Tevrat
וַיָּ֨מָד אֶת־אָרְכּ֜וֹ עֶשְׂרִ֣ים אַמָּ֗ה וְרֹ֛חַב עֶשְׂרִ֥ים אַמָּ֖ה אֶל־פְּנֵ֣י הַֽהֵיכָ֑ל וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י זֶ֖ה קֹ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים
Sonra onun uzunluğunu yirmi kubit (~9 m) ve genişliğini yirmi kubit (~9 m) tapınağın önüne ölçtü; ve bana dedi: 'Bu kutsalların kutsalıdır.'
Hezekiel 41:20
·
Tevrat
מֵהָאָ֨רֶץ֙ עַד־מֵעַ֣ל הַפֶּ֔תַח הַכְּרוּבִ֥ים וְהַתִּֽמֹרִ֖ים עֲשׂוּיִ֑ם וְקִ֖יר הַׄהֵׄיׄכָֽׄלׄ
Yerden girişin üzerine kadar keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve tapınağın duvarı.
Hezekiel 41:21
·
Tevrat
הַֽהֵיכָ֖ל מְזוּזַ֣ת רְבֻעָ֑ה וּפְנֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ הַמַּרְאֶ֖ה כַּמַּרְאֶֽה
Tapınağın kapı sövesi kareydi; ve kutsalın önünün görünüşü görünüş gibiydi.
Hezekiel 41:25
·
Tevrat
וַעֲשׂוּיָ֨ה אֲלֵיהֶ֜ן אֶל־דַּלְת֤וֹת הַֽהֵיכָל֙ כְּרוּבִ֣ים וְתִֽמֹרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר עֲשׂוּיִ֖ם לַקִּיר֑וֹת וְעָ֥ב עֵ֛ץ אֶל־פְּנֵ֥י הָאוּלָ֖ם מֵהַחֽוּץ
Duvarlara yapılmış olduğu gibi, onlara, tapınağın kapılarına da keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve dışarıdan eyvanın önüne kalın ağaç vardı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hagay 2:15
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ שִֽׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִטֶּ֧רֶם שֽׂוּם־אֶ֛בֶן אֶל־אֶ֖בֶן בְּהֵיכַ֥ל יְהוָֽה
Ve şimdi lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; Yahve'nin tapınağında taşa taş konulmadan önce.
1. Samuel 3:3
·
Tevrat
וְנֵ֤ר אֱלֹהִים֙ טֶ֣רֶם יִכְבֶּ֔ה וּשְׁמוּאֵ֖ל שֹׁכֵ֑ב בְּהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁ֖ם אֲר֥וֹן אֱלֹהִֽים
Tanrı'nın kandili henüz sönmemişti ve Samuel Tanrı'nın sandığının orada olduğu Yahve'nin tapınağında yatıyordu.
2. Krallar 20:18
·
Tevrat
וּמִבָּנֶ֜יךָ אֲשֶׁ֨ר יֵצְא֧וּ מִמְּךָ֛ אֲשֶׁ֥ר תּוֹלִ֖יד יִקָּ֑חוּ וְהָיוּ֙ סָֽרִיסִ֔ים בְּהֵיכַ֖ל מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Ve senden çıkacak, senin babası olacağın oğullarından alacaklar; ve Babil kralının sarayında hadımlar olacaklar.'
2. Krallar 24:13
·
Tevrat
וַיּוֹצֵ֣א מִשָּׁ֗ם אֶת־כָּל־אוֹצְרוֹת֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְאֽוֹצְר֖וֹת בֵּ֣ית הַמֶּ֑לֶךְ וַיְקַצֵּ֞ץ אֶת־כָּל־כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה שְׁלֹמֹ֤ה מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ בְּהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה כַּֽאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה
Ve oradan Yahve'nin evinin bütün hazinelerini ve kralın evinin hazinelerini çıkardı; ve Yahve'nin konuştuğu gibi, İsrail kralı Süleyman'ın Yahve'nin tapınağında yaptığı bütün altın kapları parçaladı.
Yeşaya 39:7
·
Tevrat
וּמִבָּנֶ֜יךָ אֲשֶׁ֨ר יֵצְא֧וּ מִמְּךָ֛ אֲשֶׁ֥ר תּוֹלִ֖יד יִקָּ֑חוּ וְהָיוּ֙ סָרִיסִ֔ים בְּהֵיכַ֖ל מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Ve senden çıkacak olan, senin doğurtacağın oğullarından alacaklar; ve Babil kralının sarayında hadımlar olacaklar.'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 41:23
·
Tevrat
וּשְׁתַּ֧יִם דְּלָת֛וֹת לַֽהֵיכָ֖ל וְלַקֹּֽדֶשׁ
Tapınağa ve kutsala da iki kapı vardı.
1. Krallar 6:5
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ עַל־קִ֨יר הַבַּ֤יִת יָצִ֨יעַ֙ סָבִ֔יב אֶת־קִיר֤וֹת הַבַּ֨יִת֙ סָבִ֔יב לַֽהֵיכָ֖ל וְלַדְּבִ֑יר וַיַּ֥עַשׂ צְלָע֖וֹת סָבִֽיב
Evin duvarına, tapınağın ve iç odanın çevresine, evin duvarlarının çevresine bir eklenti inşa etti; ve çevresine yan odalar yaptı.
1. Krallar 7:50
·
Tevrat
וְ֠הַסִּפּוֹת וְהַֽמְזַמְּר֧וֹת וְהַמִּזְרָק֛וֹת וְהַכַּפּ֥וֹת וְהַמַּחְתּ֖וֹת זָהָ֣ב סָג֑וּר וְהַפֹּת֡וֹת לְדַלְתוֹת֩ הַבַּ֨יִת הַפְּנִימִ֜י לְקֹ֣דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֗ים לְדַלְתֵ֥י הַבַּ֛יִת לַהֵיכָ֖ל זָהָֽב
Ve saf altın tasları, ve bıçakları, ve çanakları, ve kaşıkları, ve buhurdanları; ve iç evin, kutsalların kutsalının kapıları için, ve evin, tapınağın kapıları için altın menteşeleri.
2. Tarihler 4:22
·
Tevrat
וְהַֽמְזַמְּר֧וֹת וְהַמִּזְרָק֛וֹת וְהַכַּפּ֥וֹת וְהַמַּחְתּ֖וֹת זָהָ֣ב סָג֑וּר וּפֶ֣תַח הַ֠בַּיִת דַּלְתוֹתָ֨יו הַפְּנִימִיּ֜וֹת לְקֹ֣דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֗ים וְדַלְתֵ֥י הַבַּ֛יִת לַהֵיכָ֖ל זָהָֽב
Ve fitil kesicileri ve çanakları ve tasları ve buhurdanları saf altındı; ve evin girişi, Kutsalların Kutsalı'na olan iç kapıları ve evin tapınağa olan kapıları altındı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 13:22
·
Tevrat
וְעָנָ֤ה אִיִּים֙ בְּאַלְמנוֹתָ֔יו וְתַנִּ֖ים בְּהֵ֣יכְלֵי עֹ֑נֶג וְקָר֤וֹב לָבוֹא֙ עִתָּ֔הּ וְיָמֶ֖יהָ לֹ֥א יִמָּשֵֽׁכוּ
Ve onun köşklerinde sırtlanlar, ve zevk saraylarında çakallar uluyacak; ve onun zamanının gelmesi yakındır, ve onun günleri uzatılmayacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:28
·
Tevrat
שְׂ֭מָמִית בְּיָדַ֣יִם תְּתַפֵּ֑שׂ וְ֝הִ֗יא בְּהֵ֣יכְלֵי מֶֽלֶךְ
Kertenkeleyi ellerinle yakalarsın; ve o kral saraylarındadır.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 23:4
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־חִלְקִיָּהוּ֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְאֶת־כֹּהֲנֵ֣י הַמִּשְׁנֶה֮ וְאֶת־שֹׁמְרֵ֣י הַסַּף֒ לְהוֹצִיא֙ מֵהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה אֵ֣ת כָּל־הַכֵּלִ֗ים הָֽעֲשׂוּיִם֙ לַבַּ֣עַל וְלָֽאֲשֵׁרָ֔ה וּלְכֹ֖ל צְבָ֣א הַשָּׁמָ֑יִם וַֽיִּשְׂרְפֵ֞ם מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ בְּשַׁדְמ֣וֹת קִדְר֔וֹן וְנָשָׂ֥א אֶת־עֲפָרָ֖ם בֵּֽית־אֵֽל
Kral, büyük kâhin Hilkiya'ya, ikinci sıradaki kâhinlere ve eşik bekçilerine, Baal için, Aşera için ve göklerin bütün ordusu için yapılmış olan bütün eşyaları Yahve'nin tapınağından çıkarmalarını buyurdu; ve onları Yeruşalim'in dışında, Kidron tarlalarında yaktı ve küllerini Beytel'e taşıdı.
Yeşaya 66:6
·
Tevrat
ק֤וֹל שָׁאוֹן֙ מֵעִ֔יר ק֖וֹל מֵֽהֵיכָ֑ל ק֣וֹל יְהוָ֔ה מְשַׁלֵּ֥ם גְּמ֖וּל לְאֹיְבָֽיו
Şehirden gürültü sesi, tapınaktan ses, düşmanlarına karşılık ödeyen Yahve'nin sesi!
Mika 1:2
·
Tevrat
שִׁמְעוּ֙ עַמִּ֣ים כֻּלָּ֔ם הַקְשִׁ֖יבִי אֶ֣רֶץ וּמְלֹאָ֑הּ וִיהִי֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֤ה בָּכֶם֙ לְעֵ֔ד אֲדֹנָ֖י מֵהֵיכַ֥ל קָדְשֽׁוֹ
Dinleyin, bütün halklar; kulak ver, yer ve onun doluluğu; Efendi Yahve size karşı tanık olsun, Efendi kutsal tapınağından.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 50:28
·
Tevrat
ק֥וֹל נָסִ֛ים וּפְלֵטִ֖ים מֵאֶ֣רֶץ בָּבֶ֑ל לְהַגִּ֣יד בְּצִיּ֗וֹן אֶת־נִקְמַת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ נִקְמַ֖ת הֵיכָלֽוֹ
Tanrımız Yahve'nin öcünü, tapınağının öcünü Siyon'da bildirmek için Babil diyarından kaçanların ve kurtulanların sesi var.
Yeremya 51:11
·
Tevrat
הָבֵ֣רוּ הַחִצִּים֮ מִלְא֣וּ הַשְּׁלָטִים֒ הֵעִ֣יר יְהוָ֗ה אֶת־ר֨וּחַ֙ מַלְכֵ֣י מָדַ֔י כִּֽי־עַל־בָּבֶ֥ל מְזִמָּת֖וֹ לְהַשְׁחִיתָ֑הּ כִּֽי־נִקְמַ֤ת יְהוָה֙ הִ֔יא נִקְמַ֖ת הֵיכָלֽוֹ
Okları parlatın, kalkanları doldurun; Yahve Med krallarının ruhunu uyandırdı, çünkü onun tasarısı onu yok etmek için Babil'e karşıdır; çünkü o Yahve'nin öcü, onun tapınağının öcüdür.
Malaki 3:1
·
Tevrat
הִנְנִ֤י שֹׁלֵחַ֙ מַלְאָכִ֔י וּפִנָּה־דֶ֖רֶךְ לְפָנָ֑י וּפִתְאֹם֩ יָב֨וֹא אֶל־הֵיכָל֜וֹ הָאָד֣וֹן אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם מְבַקְשִׁ֗ים וּמַלְאַ֨ךְ הַבְּרִ֜ית אֲשֶׁר־אַתֶּ֤ם חֲפֵצִים֙ הִנֵּה־בָ֔א אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
İşte ben elçimi gönderiyorum ve yüzümün önünde yolu temizleyecek; ve aradığınız Efendi aniden tapınağına gelecek ve zevk aldığınız antlaşmanın elçisi işte geliyor, Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 41:15
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֹֽרֶךְ־הַ֠בִּנְיָן אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה אֲשֶׁ֨ר עַל־אַחֲרֶ֧יהָ וְאַתִּיקֶ֛יהָא מִפּ֥וֹ וּמִפּ֖וֹ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַֽהֵיכָל֙ הַפְּנִימִ֔י וְאֻֽלַמֵּ֖י הֶחָצֵֽר
Ardından onun arkasındaki ayrılmış yerin önüne binanın uzunluğunu ve buradan ve buradan onun galerilerini yüz kubit (~45 m) ölçtü; ve iç tapınağı ve avlunun eyvanlarını.
Nahum 2:7
·
Tevrat
שַׁעֲרֵ֥י הַנְּהָר֖וֹת נִפְתָּ֑חוּ וְהַֽהֵיכָ֖ל נָמֽוֹג
Irmakların kapıları açılır ve saray eriyip gider.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 22:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִי֙ אֶקְרָ֣א יְהוָ֔ה וְאֶל־אֱלֹהַ֖י אֶקְרָ֑א וַיִּשְׁמַ֤ע מֵהֵֽיכָלוֹ֙ קוֹלִ֔י וְשַׁוְעָתִ֖י בְּאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırdım ve Tanrı'ma seslendim; tapınağından sesimi duydu ve feryadım onun kulaklarındaydı.
Mezmurlar 18:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִ֤י אֶֽקְרָ֣א יְהוָה֮ וְאֶל־אֱלֹהַ֪י אֲשַׁ֫וֵּ֥עַ יִשְׁמַ֣ע מֵהֵיכָל֣וֹ קוֹלִ֑י וְ֝שַׁוְעָתִ֗י לְפָנָ֤יו תָּב֬וֹא בְאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırırım ve Tanrıma feryat ederim; tapınağından sesimi işitir ve onun önündeki feryadım kulaklarına gelir.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 44:28
·
Tevrat
הָאֹמֵ֤ר לְכ֨וֹרֶשׁ֙ רֹעִ֔י וְכָל־חֶפְצִ֖י יַשְׁלִ֑ם וְלֵאמֹ֤ר לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ תִּבָּנֶ֔ה וְהֵיכָ֖ל תִּוָּסֵֽד
Koreş için, 'O benim çobanımdır ve bütün arzumu tamamlayacaktır' diyen ve Yeruşalim için, 'İnşa edilecek' ve tapınak için, 'Temeli atılacak' diyen;
Ezra 3:6
·
Tevrat
מִיּ֤וֹם אֶחָד֙ לַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֔י הֵחֵ֕לּוּ לְהַעֲל֥וֹת עֹל֖וֹת לַיהוָ֑ה וְהֵיכַ֥ל יְהוָ֖ה לֹ֥א יֻסָּֽד
Yedinci ayın birinci gününden itibaren Yahve'ye yakmalık sunular sunmaya başladılar; ama Yahve'nin tapınağının temeli atılmamıştı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 27:4
·
Tevrat
אַחַ֤ת שָׁאַ֣לְתִּי מֵֽאֵת־יְהוָה֮ אוֹתָ֪הּ אֲבַ֫קֵּ֥שׁ שִׁבְתִּ֣י בְּבֵית־יְ֭הוָה כָּל־יְמֵ֣י חַיַּ֑י לַחֲז֥וֹת בְּנֹֽעַם־יְ֝הוָ֗ה וּלְבַקֵּ֥ר בְּהֵיכָלֽוֹ
Yahve'den bir şey istedim, onu arayacağım: Yaşamımın tüm günleri Yahve'nin evinde oturmamı, Yahve'nin güzelliğine bakmak ve onun tapınağında aramak için.
2. Tarihler 36:7
·
Tevrat
וּמִכְּלֵי֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה הֵבִ֥יא נְבוּכַדְנֶאצַּ֖ר לְבָבֶ֑ל וַיִּתְּנֵ֥ם בְּהֵיכָל֖וֹ בְּבָבֶֽל
Nebukadnessar Yahve'nin evinin eşyalarından Babil'e getirdi ve onları Babil'deki tapınağına koydu.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 48:10
·
Tevrat
דִּמִּ֣ינוּ אֱלֹהִ֣ים חַסְדֶּ֑ךָ בְּ֝קֶ֗רֶב הֵיכָלֶֽךָ
Ey Tanrı, tapınağının içinde senin merhametini düşündük.
Mezmurlar 65:5
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֤י תִּֽבְחַ֣ר וּתְקָרֵב֮ יִשְׁכֹּ֪ן חֲצֵ֫רֶ֥יךָ נִ֭שְׂבְּעָה בְּט֣וּב בֵּיתֶ֑ךָ קְ֝דֹ֗שׁ הֵיכָלֶֽךָ
Seçeceğin ve yaklaştıracağın kişiye ne mutlu, avlularında oturacak; evinin iyiliğiyle, tapınağının kutsallığıyla doyacağız.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 4:5
·
Tevrat
אֲשֶׁר־כַּסְפִּ֥י וּזְהָבִ֖י לְקַחְתֶּ֑ם וּמַֽחֲמַדַּי֙ הַטֹּבִ֔ים הֲבֵאתֶ֖ם לְהֵיכְלֵיכֶֽם
Ki gümüşümü ve altınımı aldınız ve iyi değerli eşyalarımı tapınaklarınıza getirdiniz.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 29:9
·
Tevrat
ק֤וֹל יְהוָ֨ה יְחוֹלֵ֣ל אַיָּלוֹת֮ וַֽיֶּחֱשֹׂ֪ף יְעָ֫ר֥וֹת וּבְהֵיכָל֑וֹ כֻּ֝לּ֗וֹ אֹמֵ֥ר כָּבֽוֹד
Yahve'nin sesi geyikleri kıvrandırır ve ormanları soyar; ve tapınağında herkes yücelik der.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 45:9
·
Tevrat
מֹר־וַאֲהָל֣וֹת קְ֭צִיעוֹת כָּל־בִּגְדֹתֶ֑יךָ מִֽן־הֵ֥יכְלֵי שֵׁ֝֗ן מִנִּ֥י שִׂמְּחֽוּךָ
Bütün giysilerin mür, öd ağacı ve sinamekidir; fildişi saraylarından telli çalgılar seni sevindirdi.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 8:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֨ח יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־עֹשֵׂ֗הוּ וַיִּ֨בֶן֙ הֵֽיכָל֔וֹת וִֽיהוּדָ֕ה הִרְבָּ֖ה עָרִ֣ים בְּצֻר֑וֹת וְשִׁלַּחְתִּי־אֵ֣שׁ בְּעָרָ֔יו וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve İsrail Yaratıcısını unuttu ve saraylar inşa etti, ve Yahuda surlu şehirleri çoğalttı; ve onun şehirlerine ateş göndereceğim ve onun kalelerini yiyecek.