343
Kullanım
9
Lemma
55
Türev
74
Anlam
9 lemma, 55 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יָֽכְלוּ Lemma | yakhelu | başardılar, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 43 | ||
יוּכַל | yukhal | gücü yetecek, gücü yetmek, başarmak | Fiil | 39 | ||
אוּכַל | ukhal | başaracağım, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 37 | ||
תּוּכַל | tukhal | başarabileceksin, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 25 | ||
יָכֹל | yakhol | gücü yetti, gücü yetmek, yapabilmek, üstesinden gelmek | Fiil | 14 | ||
נוּכַל | nukhal | başaracağız, gücü yetmek, başarmak, üstesinden gelmek | Fiil | 12 | ||
יוּכְלוּ | yukhlu | başarabilecekler, gücü yetmek, başarmak, yapabilmek | Fiil | 12 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12) 2. Samuel 17:17 · Tevrat וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi. Yeremya 1:19 · Tevrat וְנִלְחֲמ֥וּ אֵלֶ֖יךָ וְלֹא־י֣וּכְלוּ לָ֑ךְ כִּֽי־אִתְּךָ֥ אֲנִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה לְהַצִּילֶֽךָ Sana karşı savaşacaklar ama sana üstün gelemeyecekler; çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim, Yahve'nin bildirisidir. Yeremya 5:22 · Tevrat הַאוֹתִ֨י לֹא־תִירָ֜אוּ נְאֻם־יְהֹוָ֗ה אִ֤ם מִפָּנַי֙ לֹ֣א תָחִ֔ילוּ אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי חוֹל֙ גְּב֣וּל לַיָּ֔ם חָק־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יַעַבְרֶ֑נְהוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁוּ֙ וְלֹ֣א יוּכָ֔לוּ וְהָמ֥וּ גַלָּ֖יו וְלֹ֥א יַעַבְרֻֽנְהוּ Benden korkmaz mısınız, Yahve'nin bildirisidir, yoksa yüzümden titremez misiniz? Ki kumu denize sınır, sonsuz bir kural koydum ve onu geçemez; ve çalkalanırlar ve güçleri yetmez, ve onun dalgaları gürler ve onu geçemezler. Yeremya 6:10 · Tevrat עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar. Yeremya 11:11 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא אֲלֵיהֶם֙ רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יוּכְל֖וּ לָצֵ֣את מִמֶּ֑נָּה וְזָעֲק֣וּ אֵלַ֔י וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben onların üzerine ondan çıkamayacakları bir kötülük getiriyorum; bana feryat edecekler ama onları işitmeyeceğim. | ||||||
יָכוֹל | yakhol | gücü yetti, gücü yetmek, başarmak, üstesinden gelmek | Fiil | 4 | ||
יָכֹלְתִּי | yakholti | başardım, gücü yetmek, başarmak, üstesinden gelmek | Fiil | 3 | ||
תֽוּכְלוּ | tukhlu | başaracaksınız, başarmak, gücü yetmek, yapabilmek | Fiil | 3 | ||
יְכֹלֶת | yekholet | gücü, güç, yetenek, kapasite | Fiil | 3 | ||
וַתּוּכָֽל | va-ttukhal | ve başardı, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 3 | ||
תוּכְלִי | tukhli | başarabilirsin, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 2 | ||
הֲיָכוֹל | ha-yakhol | başarabilir mi, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 2 | ||
יוּכְלוּן | yukhelun | başaracaklar, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Zamir | 2 | ||
הַאוּכַל | ha-ukhal | başarabilir miyim, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
יָֽכְלָה | yahela | başardı, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
וְיָֽכָלְתָּ | ve-yakholta | ve başaracaksın, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
וַיֻּכָל | vayyuhal | ve gücü yetti, gücü yetmek, başarmak, dayanmak | Fiil | 1 | ||
וְיָכְלוּ | veyakhelu | ve başardılar, başarmak, gücü yetmek, üstesinden gelmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 43)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 14:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם מֵהָֽאֹכֵל֙ יָצָ֣א מַאֲכָ֔ל וּמֵעַ֖ז יָצָ֣א מָת֑וֹק וְלֹ֥א יָכְל֛וּ לְהַגִּ֥יד הַחִידָ֖ה שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים
Bunun üzerine onlara dedi: 'Yiyenden yiyecek çıktı ve güçlüden tatlı çıktı.' Ve üç gün bilmeceyi bildirmeyi yapamadılar.
Yeremya 20:11
·
Tevrat
וַֽיהוָ֤ה אוֹתִי֙ כְּגִבּ֣וֹר עָרִ֔יץ עַל־כֵּ֛ן רֹדְפַ֥י יִכָּשְׁל֖וּ וְלֹ֣א יֻכָ֑לוּ בֹּ֤שׁוּ מְאֹד֙ כִּֽי־לֹ֣א הִשְׂכִּ֔ילוּ כְּלִמַּ֥ת עוֹלָ֖ם לֹ֥א תִשָּׁכֵֽחַ
Ve Yahve korkunç bir yiğit gibi benimledir; bu yüzden beni kovalayanlar tökezleyecekler ve üstün gelemeyecekler; çok utanacaklar, çünkü akıllıca davranmadılar; sonsuz utanç unutulmayacak.
2. Krallar 3:26
·
Tevrat
וַיַּרְא֙ מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֔ב כִּֽי־חָזַ֥ק מִמֶּ֖נּוּ הַמִּלְחָמָ֑ה וַיִּקַּ֣ח א֠וֹתוֹ שְׁבַע־מֵא֨וֹת אִ֜ישׁ שֹׁ֣לֵֽף חֶ֗רֶב לְהַבְקִ֛יעַ אֶל־מֶ֥לֶךְ אֱד֖וֹם וְלֹ֥א יָכֹֽלוּ
Moav kralı savaşın kendisinden güçlü olduğunu görünce, Edom kralına yarmak için yanına kılıç çeken yedi yüz adam aldı; ama yapamadılar.
2. Krallar 4:40
·
Tevrat
וַיִּֽצְק֥וּ לַאֲנָשִׁ֖ים לֶאֱכ֑וֹל וַ֠יְהִי כְּאָכְלָ֨ם מֵהַנָּזִ֜יד וְהֵ֣מָּה צָעָ֗קוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ מָ֤וֶת בַּסִּיר֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וְלֹ֥א יָכְל֖וּ לֶאֱכֹֽל
Yemeleri için adamlara döktüler; ve yahniden yediklerinde bağırdılar ve dediler: 'Ey Tanrı adamı, tencerede ölüm var!' Ve yiyemediler.
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hezekiel 7:19
·
Tevrat
כַּסְפָּ֞ם בַּחוּצ֣וֹת יַשְׁלִ֗יכוּ וּזְהָבָם֮ לְנִדָּ֣ה יִֽהְיֶה֒ כַּסְפָּ֨ם וּזְהָבָ֜ם לֹֽא־יוּכַ֣ל לְהַצִּילָ֗ם בְּיוֹם֙ עֶבְרַ֣ת יְהוָ֔ה נַפְשָׁם֙ לֹ֣א יְשַׂבֵּ֔עוּ וּמֵעֵיהֶ֖ם לֹ֣א יְמַלֵּ֑אוּ כִּֽי־מִכְשׁ֥וֹל עֲוֺנָ֖ם הָיָֽה
Gümüşlerini sokaklara atacaklar ve altınları kirlilik olacak; Yahve'nin gazabı gününde gümüşleri ve altınları onları kurtaramayacak, canlarını doyurmayacaklar ve bağırsaklarını doldurmayacaklar; çünkü suçlarının tökezleme taşı oldu.
Hezekiel 33:12
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ צִדְקַ֣ת הַצַּדִּ֗יק לֹ֤א תַצִּילֶ֨נּוּ֙ בְּי֣וֹם פִּשְׁע֔וֹ וְרִשְׁעַ֤ת הָֽרָשָׁע֙ לֹֽא־יִכָּ֣שֶׁל בָּ֔הּ בְּי֖וֹם שׁוּב֣וֹ מֵֽרִשְׁע֑וֹ וְצַדִּ֗יק לֹ֥א יוּכַ֛ל לִֽחְי֥וֹת בָּ֖הּ בְּי֥וֹם חֲטֹאתֽוֹ
Ve sen İnsanoğlu, halkının oğullarına söyle: Doğru kişinin doğruluğu, kendi isyanının gününde onu kurtarmayacaktır; ve kötü kişinin kötülüğü, kendi kötülüğünden döndüğü günde onu tökezletmeyecektir; ve doğru kişi, kendi günahının gününde onunla yaşayamayacaktır.
Yeremya 14:9
·
Tevrat
לָ֤מָּה תִֽהְיֶה֙ כְּאִ֣ישׁ נִדְהָ֔ם כְּגִבּ֖וֹר לֹא־יוּכַ֣ל לְהוֹשִׁ֑יעַ וְאַתָּ֧ה בְקִרְבֵּ֣נוּ יְהוָ֗ה וְשִׁמְךָ֛ עָלֵ֥ינוּ נִקְרָ֖א אַל־תַּנִּחֵֽנוּ
Neden şaşkın adam gibi, kurtarmaya gücü yetmeyen yiğit gibi olasın? Oysa sen içimizdesin, Yahve, ve ismin üzerimize çağrıldı; bizi bırakma.
Yeremya 19:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת כָּ֣כָה אֶשְׁבֹּ֞ר אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ וְאֶת־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את כַּאֲשֶׁ֤ר יִשְׁבֹּר֙ אֶת־כְּלִ֣י הַיּוֹצֵ֔ר אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־יוּכַ֥ל לְהֵרָפֵ֖ה ע֑וֹד וּבְתֹ֣פֶת יִקְבְּר֔וּ מֵאֵ֥ין מָק֖וֹם לִקְבּֽוֹר
Ve onlara diyeceksin: 'Ordular Yahvesi şöyle dedi: Çömlekçinin kabını kırdığı gibi, ki bir daha iyileştirilemez, bu halkı ve bu şehri böyle kıracağım; ve gömmek için yer olmadığından Tofet'te gömecekler.'
Yeremya 38:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ הַמֶּ֣לֶךְ צִדְקִיָּ֔הוּ הִנֵּה־ה֖וּא בְּיֶדְכֶ֑ם כִּֽי־אֵ֣ין הַמֶּ֔לֶךְ יוּכַ֥ל אֶתְכֶ֖ם דָּבָֽר
Kral Tsedekiya dedi: 'İşte o elinizdedir; çünkü kral size karşı bir şey yapamaz.'
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 11:35
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְאוֹת֨וֹ אוֹתָ֜הּ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ אֲהָ֤הּ בִּתִּי֙ הַכְרֵ֣עַ הִכְרַעְתִּ֔נִי וְאַ֖תְּ הָיִ֣יתְ בְּעֹֽכְרָ֑י וְאָנֹכִ֗י פָּצִ֤יתִי־פִי֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָשֽׁוּב
Onu gördüğünde giysilerini yırttı ve dedi: 'Eyvah kızım, beni gerçekten çökerttin ve sen bana sıkıntı verenlerden oldun. Ve ben Yahve'ye ağzımı açtım ve dönemem.'
Hezekiel 47:5
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף נַ֕חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־אוּכַ֖ל לַעֲבֹ֑ר כִּֽי־גָא֤וּ הַמַּ֨יִם֙ מֵ֣י שָׂ֔חוּ נַ֖חַל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵעָבֵֽר
Bin ölçtü, geçemeyeceğim bir vadiydi; çünkü sular yükselmişti, yüzülecek sulardı, geçilemeyecek bir vadiydi.
Yeremya 18:6
·
Tevrat
הֲכַיּוֹצֵ֨ר הַזֶּ֜ה לֹא־אוּכַ֨ל לַעֲשׂ֥וֹת לָכֶ֛ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהוָ֑ה הִנֵּ֤ה כַחֹ֨מֶר֙ בְּיַ֣ד הַיּוֹצֵ֔ר כֵּן־אַתֶּ֥ם בְּיָדִ֖י בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ey İsrail evi, bu çömlekçi gibi size yapamaz mıyım? Yahve'nin bildirisidir. İşte, çömlekçinin elindeki kil gibi, siz de benim elimdesiniz, ey İsrail evi.
Yeremya 20:9
·
Tevrat
וְאָמַרְתִּ֣י לֹֽא־אֶזְכְּרֶ֗נּוּ וְלֹֽא־אֲדַבֵּ֥ר עוֹד֙ בִּשְׁמ֔וֹ וְהָיָ֤ה בְלִבִּי֙ כְּאֵ֣שׁ בֹּעֶ֔רֶת עָצֻ֖ר בְּעַצְמֹתָ֑י וְנִלְאֵ֥יתִי כַּֽלְכֵ֖ל וְלֹ֥א אוּכָֽל
Ve dedim: 'Onu anmayacağım ve artık onun adıyla konuşmayacağım'; ve kalbimde kemiklerimde kapatılmış yanan bir ateş gibi oldu, ve onu tutmaktan yoruldum ve yapamadım.
Yeremya 36:5
·
Tevrat
וַיְצַוֶּ֣ה יִרְמְיָ֔הוּ אֶת־בָּר֖וּךְ לֵאמֹ֑ר אֲנִ֣י עָצ֔וּר לֹ֣א אוּכַ֔ל לָב֖וֹא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Yeremya Baruk'a buyurup dedi: Ben engellendim, Yahve'nin evine gidemem.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Amos 7:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֗ח אֲמַצְיָה֙ כֹּהֵ֣ן בֵּֽית־אֵ֔ל אֶל־יָרָבְעָ֥ם מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר קָשַׁ֨ר עָלֶ֜יךָ עָמ֗וֹס בְּקֶ֨רֶב֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־תוּכַ֣ל הָאָ֔רֶץ לְהָכִ֖יל אֶת־כָּל־דְּבָרָֽיו
Ve Beytel kâhini Amatsya, İsrail kralı Yarovam'a gönderip dedi: 'Amos İsrail evinin ortasında sana karşı komplo kurdu; yer onun bütün sözlerine dayanamaz.'
1. Samuel 17:33
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד לֹ֤א תוּכַל֙ לָלֶ֨כֶת֙ אֶל־הַפְּלִשְׁתִּ֣י הַזֶּ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם עִמּ֑וֹ כִּֽי־נַ֣עַר אַ֔תָּה וְה֛וּא אִ֥ישׁ מִלְחָמָ֖ה מִנְּעֻרָֽיו
Saul Davut'a dedi: 'Bu Filistliyle savaşmak için ona gidemezsin; çünkü sen bir gençsin, o ise gençliğinden beri savaş adamıdır.'
1. Samuel 26:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד בָּר֤וּךְ אַתָּה֙ בְּנִ֣י דָוִ֔ד גַּ֚ם עָשֹׂ֣ה תַעֲשֶׂ֔ה וְגַ֖ם יָכֹ֣ל תּוּכָ֑ל וַיֵּ֤לֶךְ דָּוִד֙ לְדַרְכּ֔וֹ וְשָׁא֖וּל שָׁ֥ב לִמְקוֹמֽוֹ
Şaul Davut'a dedi: 'Sen bereketlisin oğlum Davut; hem kesinlikle yapacaksın ve hem kesinlikle başaracaksın.' Ve Davut yoluna gitti ve Şaul yerine döndü.
2. Krallar 18:23
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הִתְעָ֣רֶב נָ֔א אֶת־אֲדֹנִ֖י אֶת־מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֑וּר וְאֶתְּנָ֤ה לְךָ֙ אַלְפַּ֣יִם סוּסִ֔ים אִם־תּוּכַ֕ל לָ֥תֶת לְךָ֖ רֹכְבִ֥ים עֲלֵיהֶֽם
Ve şimdi lütfen efendimle, Asur kralıyla bahse gir; ve eğer onların üzerine kendin için biniciler verebilirsen sana iki bin at vereceğim.
Yeşaya 36:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הִתְעָ֣רֶב נָ֔א אֶת־אֲדֹנִ֖י הַמֶּ֣לֶךְ אַשּׁ֑וּר וְאֶתְּנָ֤ה לְךָ֙ אַלְפַּ֣יִם סוּסִ֔ים אִם־תּוּכַ֕ל לָ֥תֶת לְךָ֖ רֹכְבִ֥ים עֲלֵיהֶֽם
Ve şimdi, lütfen efendim Asur kralıyla bahse gir; eğer onların üzerine biniciler verebilirsen, sana iki bin at vereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 14)
2. Samuel 3:11
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָכֹ֣ל ע֔וֹד לְהָשִׁ֥יב אֶת־אַבְנֵ֖ר דָּבָ֑ר מִיִּרְאָת֖וֹ אֹתֽוֹ
Ondan korkusundan Avner'e artık bir söz cevap veremedi.
1. Samuel 26:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד בָּר֤וּךְ אַתָּה֙ בְּנִ֣י דָוִ֔ד גַּ֚ם עָשֹׂ֣ה תַעֲשֶׂ֔ה וְגַ֖ם יָכֹ֣ל תּוּכָ֑ל וַיֵּ֤לֶךְ דָּוִד֙ לְדַרְכּ֔וֹ וְשָׁא֖וּל שָׁ֥ב לִמְקוֹמֽוֹ
Şaul Davut'a dedi: 'Sen bereketlisin oğlum Davut; hem kesinlikle yapacaksın ve hem kesinlikle başaracaksın.' Ve Davut yoluna gitti ve Şaul yerine döndü.
Yeşaya 7:1
·
Tevrat
וַיְהִ֡י בִּימֵ֣י אָ֠חָז בֶּן־יוֹתָ֨ם בֶּן־עֻזִּיָּ֜הוּ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה עָלָ֣ה רְצִ֣ין מֶֽלֶךְ־אֲ֠רָם וּפֶ֨קַח בֶּן־רְמַלְיָ֤הוּ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם לַמִּלְחָמָ֖ה עָלֶ֑יהָ וְלֹ֥א יָכֹ֖ל לְהִלָּחֵ֥ם עָלֶֽיהָ
Yahuda kralı Uzziya oğlu Yotam oğlu Ahaz'ın günlerinde, Aram kralı Rezin ve İsrail kralı Remalya oğlu Pekah ona karşı savaşmak için Yeruşalim'e çıktı; ama ona karşı savaşmaya gücü yetmedi.
1. Krallar 5:17
·
Tevrat
אַתָּ֨ה יָדַ֜עְתָּ אֶת־דָּוִ֣ד אָבִ֗י כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ לִבְנ֣וֹת בַּ֗יִת לְשֵׁם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו מִפְּנֵ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר סְבָבֻ֑הוּ עַ֤ד תֵּת־יְהוָה֙ אֹתָ֔ם תַּ֖חַת כַּפּ֥וֹת רַגְלָֽי
Sen babam Davut'u bildin, onu çevreleyen savaş yüzünden Tanrısı Yahve'nin adına bir ev inşa edemediğini; ta ki Yahve onları ayaklarımın tabanları altına verene kadar.
1. Krallar 13:4
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־דְּבַ֣ר אִישׁ־הָאֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֨ר קָרָ֤א עַל־הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ בְּבֵֽית־אֵ֔ל וַיִּשְׁלַ֨ח יָרָבְעָ֧ם אֶת־יָד֛וֹ מֵעַ֥ל הַמִּזְבֵּ֖חַ לֵאמֹ֣ר תִּפְשֻׂ֑הוּ וַתִּיבַ֤שׁ יָדוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֣ח עָלָ֔יו וְלֹ֥א יָכֹ֖ל לַהֲשִׁיבָ֥הּ אֵלָֽיו
Kral, Tanrı adamının Bet-El'deki sunağa karşı çağırdığı sözünü duyunca, Yarovam sunağın üzerinden elini uzattı ve 'Onu tutun!' dedi. Ona karşı uzattığı eli kurudu ve onu kendisine geri döndüremedi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 16:5
·
Tevrat
וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף
Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.'
Hakimler 21:18
·
Tevrat
וַאֲנַ֗חְנוּ לֹ֥א נוּכַ֛ל לָתֵת־לָהֶ֥ם נָשִׁ֖ים מִבְּנוֹתֵ֑ינוּ כִּֽי־נִשְׁבְּע֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר אָר֕וּר נֹתֵ֥ן אִשָּׁ֖ה לְבִנְיָמִֽן
Ancak biz kızlarımızdan onlara kadınlar veremeyiz; çünkü İsrail oğulları yemin ettiler, diyerek: 'Bünyamin'e kadın veren lanetlidir.'
Yeşu 9:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ כָל־הַנְּשִׂיאִים֙ אֶל־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה אֲנַ֨חְנוּ֙ נִשְׁבַּ֣עְנוּ לָהֶ֔ם בַּֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּ֕ה לֹ֥א נוּכַ֖ל לִנְגֹּ֥עַ בָּהֶֽם
Tüm önderler tüm topluluğa dediler: 'Biz İsrail'in Tanrısı Yahve üzerine onlara yemin ettik ve şimdi onlara dokunamayız.'
Nehemya 4:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה כָּשַׁל֙ כֹּ֣חַ הַסַּבָּ֔ל וְהֶעָפָ֖ר הַרְבֵּ֑ה וַאֲנַ֨חְנוּ֙ לֹ֣א נוּכַ֔ל לִבְנ֖וֹת בַּחוֹמָֽה
Yahuda dedi: 'Taşıyıcının gücü tükendi ve toprak çoktur; ve biz duvarı inşa edemeyiz.'
Yaratılış 24:50
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן לָבָ֤ן וּבְתוּאֵל֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵיְהוָ֖ה יָצָ֣א הַדָּבָ֑ר לֹ֥א נוּכַ֛ל דַּבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ רַ֥ע אוֹ־טֽוֹב
Lavan ve Betuel yanıt verip dediler: 'Bu söz Yahve'den çıktı; sana kötü veya iyi konuşamayız.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
Yeremya 1:19
·
Tevrat
וְנִלְחֲמ֥וּ אֵלֶ֖יךָ וְלֹא־י֣וּכְלוּ לָ֑ךְ כִּֽי־אִתְּךָ֥ אֲנִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה לְהַצִּילֶֽךָ
Sana karşı savaşacaklar ama sana üstün gelemeyecekler; çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 5:22
·
Tevrat
הַאוֹתִ֨י לֹא־תִירָ֜אוּ נְאֻם־יְהֹוָ֗ה אִ֤ם מִפָּנַי֙ לֹ֣א תָחִ֔ילוּ אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי חוֹל֙ גְּב֣וּל לַיָּ֔ם חָק־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יַעַבְרֶ֑נְהוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁוּ֙ וְלֹ֣א יוּכָ֔לוּ וְהָמ֥וּ גַלָּ֖יו וְלֹ֥א יַעַבְרֻֽנְהוּ
Benden korkmaz mısınız, Yahve'nin bildirisidir, yoksa yüzümden titremez misiniz? Ki kumu denize sınır, sonsuz bir kural koydum ve onu geçemez; ve çalkalanırlar ve güçleri yetmez, ve onun dalgaları gürler ve onu geçemezler.
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Yeremya 11:11
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא אֲלֵיהֶם֙ רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יוּכְל֖וּ לָצֵ֣את מִמֶּ֑נָּה וְזָעֲק֣וּ אֵלַ֔י וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben onların üzerine ondan çıkamayacakları bir kötülük getiriyorum; bana feryat edecekler ama onları işitmeyeceğim.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 4:15
·
Tevrat
וְעֵלִ֕י בֶּן־תִּשְׁעִ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה שָׁנָ֑ה וְעֵינָ֣יו קָ֔מָה וְלֹ֥א יָכ֖וֹל לִרְאֽוֹת
Eli doksan sekiz yaşındaydı; gözleri durmuştu ve göremiyordu.
2. Tarihler 7:7
·
Tevrat
וַיְקַדֵּ֣שׁ שְׁלֹמֹ֗ה אֶת־תּ֤וֹךְ הֶֽחָצֵר֙ אֲשֶׁר֙ לִפְנֵ֣י בֵית־יְהוָ֔ה כִּֽי־עָ֤שָׂה שָׁם֙ הָֽעֹל֔וֹת וְאֵ֖ת חֶלְבֵ֣י הַשְּׁלָמִ֑ים כִּֽי־מִזְבַּ֤ח הַנְּחֹ֨שֶׁת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֣ה שְׁלֹמֹ֔ה לֹ֣א יָכ֗וֹל לְהָכִ֛יל אֶת־הָעֹלָ֥ה וְאֶת־הַמִּנְחָ֖ה וְאֶת־הַחֲלָבִֽים
Ve Süleyman Yahve'nin evinin önündeki avlunun ortasını kutsal kıldı; çünkü orada yakmalık sunuları ve esenlik sunularının yağlarını sundu; çünkü Süleyman'ın yaptığı tunç sunak yakmalık sunuyu, tahıl sunusunu ve yağları alamıyordu.
2. Tarihler 32:14
·
Tevrat
מִ֠י בְּֽכָל־אֱלֹהֵ֞י הַגּוֹיִ֤ם הָאֵ֨לֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱרִ֣ימוּ אֲבוֹתַ֔י אֲשֶׁ֣ר יָכ֔וֹל לְהַצִּ֥יל אֶת־עַמּ֖וֹ מִיָּדִ֑י כִּ֤י יוּכַל֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם לְהַצִּ֥יל אֶתְכֶ֖ם מִיָּדִֽי
Babalarımın yok ettiği bu ulusların bütün ilahları arasında halkını elimden kurtarabilen kim vardı ki, Tanrınız sizi elimden kurtarabilsin?
Çölde Sayım 13:30
·
Tevrat
וַיַּ֧הַס כָּלֵ֛ב אֶת־הָעָ֖ם אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר עָלֹ֤ה נַעֲלֶה֙ וְיָרַ֣שְׁנוּ אֹתָ֔הּ כִּֽי־יָכ֥וֹל נוּכַ֖ל לָֽהּ
Kalev Musa'nın önünde halkı susturdu ve dedi: 'Kesinlikle çıkalım ve onu mülk edinelim; çünkü kesinlikle onun üstesinden gelebiliriz.'
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Mezmurlar 40:13
·
Tevrat
כִּ֤י אָפְפ֥וּ־עָלַ֨י רָע֡וֹת עַד־אֵ֬ין מִסְפָּ֗ר הִשִּׂיג֣וּנִי עֲ֭וֺנֹתַי וְלֹא־יָכֹ֣לְתִּי לִרְא֑וֹת עָצְמ֥וּ מִשַּֽׂעֲר֥וֹת רֹ֝אשִׁ֗י וְלִבִּ֥י עֲזָבָֽנִי
Çünkü sayısız kötülükler üzerimi sardılar, suçlarım bana yetiştiler ve görmeyi yapamadım; başımın saçlarından çoğaldılar ve kalbim beni bıraktı.
Yaratılış 30:8
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר רָחֵ֗ל נַפְתּוּלֵ֨י אֱלֹהִ֧ים נִפְתַּ֛לְתִּי עִם־אֲחֹתִ֖י גַּם־יָכֹ֑לְתִּי וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ נַפְתָּלִֽי
Rahel dedi: 'Kız kardeşimle Tanrı'nın güreşleriyle güreştim, üstelik yendim.' Ve onun adını Naftali koydu.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 14:13
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֣א תוּכְלוּ֮ לְהַגִּ֣יד לִי֒ וּנְתַתֶּ֨ם אַתֶּ֥ם לִי֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִיפ֣וֹת בְּגָדִ֑ים וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ ח֥וּדָה חִידָתְךָ֖ וְנִשְׁמָעֶֽנָּה
Ve eğer bana bildirmeyi yapamazsanız, siz bana otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceksiniz.' Ve ona dediler: 'Bilmeceni sor ve onu işitelim.'
Yeremya 13:23
·
Tevrat
הֲיַהֲפֹ֤ךְ כּוּשִׁי֙ עוֹר֔וֹ וְנָמֵ֖ר חֲבַרְבֻּרֹתָ֑יו גַּם־אַתֶּם֙ תּוּכְל֣וּ לְהֵיטִ֔יב לִמֻּדֵ֖י הָרֵֽעַ
Kuşlu derisini ve pars beneklerini değiştirebilir mi? Kötülük yapmayı öğrenmiş olan siz de iyilik yapabilirsiniz.
Yeşu 24:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־הָעָ֗ם לֹ֤א תֽוּכְלוּ֙ לַעֲבֹ֣ד אֶת־יְהוָ֔ה כִּֽי־אֱלֹהִ֥ים קְדֹשִׁ֖ים ה֑וּא אֵֽל־קַנּ֣וֹא ה֔וּא לֹֽא־יִשָּׂ֥א לְפִשְׁעֲכֶ֖ם וּלְחַטֹּאותֵיכֶֽם
Ve Yeşu halka dedi: 'Yahve'ye kulluk edemezsiniz, çünkü O kutsal Tanrı'dır; O kıskanç bir Tanrı'dır, isyanınızı ve günahlarınızı bağışlamayacaktır.'
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 9:28
·
Tevrat
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר
Yoksa bizi oradan çıkardığın yer der ki: 'Yahve'nin onları kendilerine söylediği yere getirmeye gücü olmadığından ve onlardan nefret ettiğinden, onları çölde öldürmek için çıkardı.'
Çölde Sayım 14:16
·
Tevrat
מִבִּלְתִּ֞י יְכֹ֣לֶת יְהוָ֗ה לְהָבִיא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣ע לָהֶ֑ם וַיִּשְׁחָטֵ֖ם בַּמִּדְבָּֽר
'Yahve'nin bu halkı onlara yemin ettiği yere getirmeye gücü olmadığı için, onları çölde kesti.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 3:5
·
Tevrat
הֲיִנְטֹ֣ר לְעוֹלָ֔ם אִם־יִשְׁמֹ֖ר לָנֶ֑צַח הִנֵּ֥ה דִבַּ֛רְתְּ וַתַּעֲשִׂ֥י הָרָע֖וֹת וַתּוּכָֽל
'Sonsuza dek öfke tutar mı, yoksa sonsuza kadar saklar mı?' İşte konuştun ve kötülükleri yaptın ve başardın.
Yeremya 20:7
·
Tevrat
פִּתִּיתַ֤נִי יְהוָה֙ וָֽאֶפָּ֔ת חֲזַקְתַּ֖נִי וַתּוּכָ֑ל הָיִ֤יתִי לִשְׂחוֹק֙ כָּל־הַיּ֔וֹם כֻּלֹּ֖ה לֹעֵ֥ג לִֽי
Beni kandırdın, Yahve, ve ben kandırıldım; benden güçlü oldun ve üstün geldin; bütün gün bir gülünçlük oldum, herkes benimle alay ediyor.
Yaratılış 32:29
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לֹ֤א יַעֲקֹב֙ יֵאָמֵ֥ר עוֹד֙ שִׁמְךָ֔ כִּ֖י אִם־יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־שָׂרִ֧יתָ עִם־אֱלֹהִ֛ים וְעִם־אֲנָשִׁ֖ים וַתּוּכָֽל
Dedi ki: "Adın artık Yakup söylenmeyecek, ancak İsrail olacak; çünkü Tanrı'yla ve insanlarla uğraştın ve üstün geldin."
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 47:11
·
Tevrat
וּבָ֧א עָלַ֣יִךְ רָעָ֗ה לֹ֤א תֵדְעִי֙ שַׁחְרָ֔הּ וְתִפֹּ֤ל עָלַ֨יִךְ֙ הֹוָ֔ה לֹ֥א תוּכְלִ֖י כַּפְּרָ֑הּ וְתָבֹ֨א עָלַ֧יִךְ פִּתְאֹ֛ם שׁוֹאָ֖ה לֹ֥א תֵדָֽעִי
Ve üzerine kötülük gelecek, onun şafağını bilemeyeceksin; ve üzerine felaket düşecek, onu kefaret edemeyeceksin; ve üzerine aniden yıkım gelecek, bilemeyeceksin.
Yeşaya 47:12
·
Tevrat
עִמְדִי־נָ֤א בַחֲבָרַ֨יִךְ֙ וּבְרֹ֣ב כְּשָׁפַ֔יִךְ בַּאֲשֶׁ֥ר יָגַ֖עַתְּ מִנְּעוּרָ֑יִךְ אוּלַ֛י תּוּכְלִ֥י הוֹעִ֖יל אוּלַ֥י תַּעֲרֽוֹצִי
Gençliğinden beri yorulduğun efsunlarında ve büyücülüklerinin çokluğunda dur lütfen; belki yarar sağlayabilirsin, belki dehşet saçarsın.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 32:13
·
Tevrat
הֲלֹ֣א תֵדְע֗וּ מֶ֤ה עָשִׂ֨יתִי֙ אֲנִ֣י וַאֲבוֹתַ֔י לְכֹ֖ל עַמֵּ֣י הָאֲרָצ֑וֹת הֲיָכ֣וֹל יָֽכְל֗וּ אֱלֹהֵי֙ גּוֹיֵ֣ הָאֲרָצ֔וֹת לְהַצִּ֥יל אֶת־אַרְצָ֖ם מִיָּדִֽי
Benim ve babalarımın diyarların bütün halklarına ne yaptığını bilmiyor musunuz? Diyarların uluslarının ilahları diyarlarını elimden gerçekten kurtarabildiler mi?
Çölde Sayım 22:38
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־בָּלָ֗ק הִֽנֵּה־בָ֨אתִי֙ אֵלֶ֔יךָ עַתָּ֕ה הֲיָכ֥וֹל אוּכַ֖ל דַּבֵּ֣ר מְא֑וּמָה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֧ים אֱלֹהִ֛ים בְּפִ֖י אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר
Balam Balak'a dedi: 'İşte sana geldim; şimdi herhangi bir şey konuşabilir miyim? Tanrı'nın ağzıma koyacağı sözü, onu söyleyeceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 43:32
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם
Ona ayrı, onlara ayrı ve onunla yiyen Mısırlılara ayrı koydular; çünkü Mısırlılar İbranilerle ekmek yiyemezlerdi, çünkü bu Mısırlılar için iğrençlikti.
Yaratılış 44:1
·
Tevrat
וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ
Evinin üzerinde olana buyurarak dedi: 'Adamların çuvallarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur ve her adamın gümüşünü çuvalının ağzına koy.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 12:23
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה מֵ֗ת לָ֤מָּה זֶּה֙ אֲנִ֣י צָ֔ם הַאוּכַ֥ל לַהֲשִׁיב֖וֹ ע֑וֹד אֲנִי֙ הֹלֵ֣ךְ אֵלָ֔יו וְה֖וּא לֹֽא־יָשׁ֥וּב אֵלָֽי
Şimdi ise öldü; ben neden oruç tutuyorum? Onu artık geri getirebilir miyim? Ben ona gidiyorum, ama o bana dönmeyecek.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 36:7
·
Tevrat
כִּֽי־הָיָ֧ה רְכוּשָׁ֛ם רָ֖ב מִשֶּׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו וְלֹ֨א יָֽכְלָ֜ה אֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ לָשֵׂ֣את אֹתָ֔ם מִפְּנֵ֖י מִקְנֵיהֶֽם
Çünkü malları birlikte oturmaktan daha çoktu ve konakladıkları diyar sürüleri yüzünden onları taşıyamıyordu.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 18:23
·
Tevrat
אִ֣ם אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְצִוְּךָ֣ אֱלֹהִ֔ים וְיָֽכָלְתָּ֖ עֲמֹ֑ד וְגַם֙ כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה עַל־מְקֹמ֖וֹ יָבֹ֥א בְשָׁלֽוֹם
'Eğer bu sözü yaparsan ve Tanrı sana buyurursa, durabileceksin; ve ayrıca bütün bu halk kendi yerine esenlikle gelecektir.'
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 12:5
·
Tevrat
וָיָּ֤שַׂר אֶל־מַלְאָךְ֙ וַיֻּכָ֔ל בָּכָ֖ה וַיִּתְחַנֶּן־ל֑וֹ בֵּֽית־אֵל֙ יִמְצָאֶ֔נּוּ וְשָׁ֖ם יְדַבֵּ֥ר עִמָּֽנוּ
Ve elçiyle güreşti ve yendi; ağladı ve ona yalvardı; Beyt-El'de onu bulacak ve orada bizimle konuşacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'