1657
Kullanım
2
Lemma
89
Türev
60
Anlam
2 lemma, 89 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּיַד Lemma | be-yad | elinde, el, güç, yönetim, vasıta | İsim | 282 | ||
יָדוֹ | yado | onun eli, el, güç, otorite, taraf | Zamir | 162 | ||
יָד | yad | el, el, güç, yetki | İsim | 146 | ||
יָדִי | yadi | elim, el, güç, yetki | Zamir | 139 | ||
מִיַּד | mi-yyad | elinden, el, güç, yetki | İsim | 104 | ||
יָדֵךְ | yadekh | senin elin, el, güç, yetki | Zamir | 94 | ||
בְּיָדוֹ | be-yado | elinde, el, güç, yetki | Zamir | 85 | ||
בְּיָדֶךָ | be-yadekha | elinde, el, güç, yetki | Zamir | 65 | ||
יָדָיו | yadav | elleri, el, güç, yetki | Zamir | 44 | ||
Örnek Ayetler (5 / 44) Hakimler 1:6 · Tevrat וַיָּ֨נָס֙ אֲדֹ֣נִי בֶ֔זֶק וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרָ֑יו וַיֹּאחֲז֣וּ אֹת֔וֹ וַֽיְקַצְּצ֔וּ אֶת־בְּהֹנ֥וֹת יָדָ֖יו וְרַגְלָֽיו Adoni-Bezek kaçtı, ama arkasından kovaladılar; onu yakaladılar ve ellerinin ve ayaklarının başparmaklarını kestiler. Hakimler 9:16 · Tevrat וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız; Hakimler 9:24 · Tevrat לָב֕וֹא חֲמַ֖ס שִׁבְעִ֣ים בְּנֵֽי־יְרֻבָּ֑עַל וְדָמָ֗ם לָשׂ֞וּם עַל־אֲבִימֶ֤לֶךְ אֲחִיהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָרַ֣ג אוֹתָ֔ם וְעַל֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֲשֶׁר־חִזְּק֥וּ אֶת־יָדָ֖יו לַהֲרֹ֥ג אֶת־אֶחָֽיו Yerubbaal'ın yetmiş oğluna yapılan şiddet gelsin diye; ve onların kanı, onları öldüren kardeşleri Abimelek'in üzerine, ve kardeşlerini öldürmesi için onun ellerini güçlendiren Şekem'in sahiplerinin üzerine konsun diye. Hakimler 15:14 · Tevrat הוּא־בָ֣א עַד־לֶ֔חִי וּפִלְשִׁתִּ֖ים הֵרִ֣יעוּ לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַתִּהְיֶ֨ינָה הָעֲבֹתִ֜ים אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרוֹעוֹתָ֗יו כַּפִּשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בָּעֲר֣וּ בָאֵ֔שׁ וַיִּמַּ֥סּוּ אֱסוּרָ֖יו מֵעַ֥ל יָדָֽיו O Lehi'ye kadar geldi ve Filistliler onu karşılamak için bağırdılar. Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve kollarının üzerindeki ipler ateşte yanan keten gibi oldu ve bağları ellerinin üzerinden eridi. Hezekiel 43:26 · Tevrat שִׁבְעַ֣ת יָמִ֗ים יְכַפְּרוּ֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וְטִֽהֲר֖וּ אֹת֑וֹ וּמִלְא֖וּ יָדָֽיו Yedi gün sunağın kefaretini yapacaklar ve onu temizleyecekler; ve onun ellerini dolduracaklar. | ||||||
יְדֵיהֶם | yedeyhem | elleri, el, güç, yön | Zamir | 37 | ||
וּבְיַד | u-veyad | ve elinde, el, güç, yetki | İsim | 35 | ||
בְּיָדָם | beyadam | ellerinde, el, güç, yönetim | Zamir | 34 | ||
בְּיָדִֽי | beyadi | elimde, el, güç, yönetim | Zamir | 34 | ||
יָדָם | yadam | elleri, el, güç, yetki | Zamir | 32 | ||
מִיָּדִי | mi-yyadi | elimden, el, güç, yetki | Zamir | 27 | ||
יָדַיִם | yadayim | eller, el, güç, yönetim | İsim | 22 | ||
יָדֶֽיךָ | yadekha | senin ellerin, el, güç, yetki | Zamir | 21 | ||
בְּיֶדְכֶם | be-yedkhem | elinizde, el, güç, yetki | Zamir | 20 | ||
מִיָּדֶֽךָ | mi-yyadekha | elinden, el, güç, yetki | Zamir | 17 | ||
מִיָּדוֹ | mi-yyado | onun elinden, el, güç, yetki | Zamir | 17 | ||
Örnek Ayetler (4 / 282)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 2:23
·
Tevrat
וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ
Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi.
Hakimler 3:4
·
Tevrat
וַֽיִּהְי֕וּ לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל לָדַ֗עַת הֲיִשְׁמְעוּ֙ אֶת־מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה אֶת־אֲבוֹתָ֖ם בְּיַד־מֹשֶֽׁה
Ve onlar, Yahve'nin Musa'nın eliyle babalarına buyurduğu buyrukları dinleyip dinlemeyeceklerini bilmek için, onlarla İsrail'i sınamak içindi.
Hakimler 3:8
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּמְכְּרֵ֗ם בְּיַד֙ כּוּשַׁ֣ן רִשְׁעָתַ֔יִם מֶ֖לֶךְ אֲרַ֣ם נַהֲרָ֑יִם וַיַּעַבְד֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם שְׁמֹנֶ֥ה שָׁנִֽים
Bunun üzerine Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları Aram-Naharaim kralı Kuşan-Rişatayim'in eline sattı; ve İsrail oğulları sekiz yıl Kuşan-Rişatayim'e hizmet ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 162)
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 15:15
·
Tevrat
וַיִּמְצָ֥א לְחִֽי־חֲמ֖וֹר טְרִיָּ֑ה וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיַּךְ־בָּ֖הּ אֶ֥לֶף אִֽישׁ
Taze bir eşek çenesi buldu, elini uzattı ve onu aldı; ve onunla bin adam vurdu.
Amos 5:19
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר יָנ֥וּס אִישׁ֙ מִפְּנֵ֣י הָאֲרִ֔י וּפְגָע֖וֹ הַדֹּ֑ב וּבָ֣א הַבַּ֔יִת וְסָמַ֤ךְ יָדוֹ֙ עַל־הַקִּ֔יר וּנְשָׁכ֖וֹ הַנָּחָֽשׁ
Bir adamın aslanın önünden kaçıp da ayıya rastlaması ve eve girip elini duvara dayadığında onu yılanın ısırması gibidir.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Hezekiel 17:18
·
Tevrat
וּבָזָ֥ה אָלָ֖ה לְהָפֵ֣ר בְּרִ֑ית וְהִנֵּ֨ה נָתַ֥ן יָד֛וֹ וְכָל־אֵ֥לֶּה עָשָׂ֖ה לֹ֥א יִמָּלֵֽט
Ve antlaşmayı bozarak yemini küçümsedi; ve işte elini verdi ve bütün bunları yaptı, kurtulamayacak.
Örnek Ayetler (5 / 146)
Hakimler 1:35
·
Tevrat
וַיּ֤וֹאֶל הָֽאֱמֹרִי֙ לָשֶׁ֣בֶת בְּהַר־חֶ֔רֶס בְּאַיָּל֖וֹן וּבְשַֽׁעַלְבִ֑ים וַתִּכְבַּד֙ יַ֣ד בֵּית־יוֹסֵ֔ף וַיִּהְי֖וּ לָמַֽס
Amorlu Heres dağında, Ayalon'da ve Şaalvim'de oturmaya diretti; ancak Yusuf evinin eli ağırlaştı ve angaryaya tabi oldular.
Hakimler 2:15
·
Tevrat
בְּכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר יָצְא֗וּ יַד־יְהוָה֙ הָיְתָה־בָּ֣ם לְרָעָ֔ה כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶ֑ם וַיֵּ֥צֶר לָהֶ֖ם מְאֹֽד
Yahve'nin konuştuğu gibi ve Yahve'nin onlara yemin ettiği gibi, her çıktıkları yerde Yahve'nin eli kötülük için onlara karşıydı; böylece onlara çok sıkıntı oldu.
Hakimler 3:15
·
Tevrat
וַיִּזְעֲק֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ אֶל־יְהוָה֒ וַיָּקֶם֩ יְהוָ֨ה לָהֶ֜ם מוֹשִׁ֗יעַ אֶת־אֵה֤וּד בֶּן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אִ֥ישׁ אִטֵּ֖ר יַד־יְמִינ֑וֹ וַיִּשְׁלְח֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל בְּיָדוֹ֙ מִנְחָ֔ה לְעֶגְל֖וֹן מֶ֥לֶךְ מוֹאָֽב
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler ve Yahve onlara kurtarıcı çıkardı; sağ eli kısıtlı bir adam olan Benyaminli Gera oğlu Ehud'u. Ve İsrail oğulları onun eliyle Moab kralı Eglon'a sunu gönderdiler.
Hakimler 3:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֵהוּד֙ אֶת־יַ֣ד שְׂמֹאל֔וֹ וַיִּקַּח֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב מֵעַ֖ל יֶ֣רֶךְ יְמִינ֑וֹ וַיִּתְקָעֶ֖הָ בְּבִטְנֽוֹ
Ve Ehud sol elini uzattı ve kılıcı sağ uyluğunun üzerinden aldı; ve onu onun karnına sapladı.
Hakimler 3:30
·
Tevrat
וַתִּכָּנַ֤ע מוֹאָב֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא תַּ֖חַת יַ֣ד יִשְׂרָאֵ֑ל וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ שְׁמוֹנִ֥ים שָׁנָֽה
Ve Moab o gün İsrail'in eli altında boyun eğdi. Ve yer seksen yıl sakinleşti.
Örnek Ayetler (5 / 139)
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 11:26
·
Tevrat
בְּשֶׁ֣בֶת יִ֠שְׂרָאֵל בְּחֶשְׁבּ֨וֹן וּבִבְנוֹתֶ֜יהָ וּבְעַרְע֣וֹר וּבִבְנוֹתֶ֗יהָ וּבְכָל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ עַל־יְדֵ֣י אַרְנ֔וֹן שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וּמַדּ֥וּעַ לֹֽא־הִצַּלְתֶּ֖ם בָּעֵ֥ת הַהִֽיא
İsrail üç yüz yıl Heşbon'da ve köylerinde, Aroer'de ve köylerinde ve Arnon kıyısındaki bütün şehirlerde otururken, o zamanda neden kurtarmadınız?
Amos 1:8
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֤י יוֹשֵׁב֙ מֵֽאַשְׁדּ֔וֹד וְתוֹמֵ֥ךְ שֵׁ֖בֶט מֵֽאַשְׁקְל֑וֹן וַהֲשִׁיב֨וֹתִי יָדִ֜י עַל־עֶקְר֗וֹן וְאָֽבְדוּ֙ שְׁאֵרִ֣ית פְּלִשְׁתִּ֔ים אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Aşdot'tan oturanı ve Aşkelon'dan asa tutanı kesip atacağım; ve elimi Ekron'un üzerine döndüreceğim ve Filistlilerin kalıntısı yok olacak,' dedi Efendi Yahve.
Amos 9:2
·
Tevrat
אִם־יַחְתְּר֣וּ בִשְׁא֔וֹל מִשָּׁ֖ם יָדִ֣י תִקָּחֵ֑ם וְאִֽם־יַעֲלוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם מִשָּׁ֖ם אוֹרִידֵֽם
Eğer Şeol'e kazarlarsa, elim onları oradan alacak; ve eğer göklere çıkarlarsa, onları oradan indireceğim.
Hezekiel 6:14
·
Tevrat
וְנָטִ֤יתִי אֶת־יָדִי֙ עֲלֵיהֶ֔ם וְנָתַתִּ֨י אֶת־הָאָ֜רֶץ שְׁמָמָ֤ה וּמְשַׁמָּה֙ מִמִּדְבַּ֣ר דִּבְלָ֔תָה בְּכֹ֖ל מוֹשְׁבֽוֹתֵיהֶ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Elimi üzerlerine uzatacağım ve bütün yerleşimlerinde yeri çölden Divla'ya kadar ıssız ve dehşet yapacağım; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (5 / 104)
Hakimler 2:16
·
Tevrat
וַיָּ֥קֶם יְהוָ֖ה שֹֽׁפְטִ֑ים וַיּ֣וֹשִׁיע֔וּם מִיַּ֖ד שֹׁסֵיהֶֽם
Yahve hakimler kaldırdı ve onları yağmalayanların elinden kurtardılar.
Hakimler 2:18
·
Tevrat
וְכִֽי־הֵקִ֨ים יְהוָ֥ה לָהֶם֮ שֹֽׁפְטִים֒ וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ עִם־הַשֹּׁפֵ֔ט וְהֽוֹשִׁיעָם֙ מִיַּ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם כֹּ֖ל יְמֵ֣י הַשּׁוֹפֵ֑ט כִּֽי־יִנָּחֵ֤ם יְהוָה֙ מִנַּֽאֲקָתָ֔ם מִפְּנֵ֥י לֹחֲצֵיהֶ֖ם וְדֹחֲקֵיהֶֽם
Yahve onlara hakimler kaldırdığında, Yahve hakimle olurdu ve hakimin bütün günleri boyunca onları düşmanlarının elinden kurtarırdı; çünkü Yahve onları sıkıştıranların ve onlara baskı yapanların yüzünden inlemelerine acırdı.
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Hakimler 8:22
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן מְשָׁל־בָּ֨נוּ֙ גַּם־אַתָּ֔ה גַּם־בִּנְךָ֖ גַּ֣ם בֶּן־בְּנֶ֑ךָ כִּ֥י הוֹשַׁעְתָּ֖נוּ מִיַּ֥ד מִדְיָֽן
İsrail adamı Gideon'a dedi: "Bize egemen ol, hem sen, hem oğlun, hem de oğlunun oğlu; çünkü bizi Midyan'ın elinden kurtardın."
Hakimler 8:34
·
Tevrat
וְלֹ֤א זָֽכְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם הַמַּצִּ֥יל אוֹתָ֛ם מִיַּ֥ד כָּל־אֹיְבֵיהֶ֖ם מִסָּבִֽיב
İsrail oğulları, kendilerini çevredeki tüm düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları Yahve'yi hatırlamadılar.
Örnek Ayetler (5 / 94)
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hezekiel 27:15
·
Tevrat
בְּנֵ֤י דְדָן֙ רֹֽכְלַ֔יִךְ אִיִּ֥ים רַבִּ֖ים סְחֹרַ֣ת יָדֵ֑ךְ קַרְנ֥וֹת שֵׁן֙ וְהָבְנִ֔ים הֵשִׁ֖יבוּ אֶשְׁכָּרֵֽךְ
Dedan oğulları senin tüccarlarındı, birçok adalar senin elinin ticaretiydi; fildişi boynuzları ve abanoz ağaçlarını sana haraç olarak döndürdüler.
Hezekiel 27:21
·
Tevrat
עֲרַב֙ וְכָל־נְשִׂיאֵ֣י קֵדָ֔ר הֵ֖מָּה סֹחֲרֵ֣י יָדֵ֑ךְ בְּכָרִ֤ים וְאֵילִים֙ וְעַתּוּדִ֔ים בָּ֖ם סֹחֲרָֽיִךְ
Arap ve Kedar'ın bütün beyleri, onlar senin elinin tüccarlarıydı; kuzular, koçlar ve tekelerle, bunlarla senin tüccarlarındı.
Hezekiel 38:12
·
Tevrat
לִשְׁלֹ֥ל שָׁלָ֖ל וְלָבֹ֣ז בַּ֑ז לְהָשִׁ֨יב יָדְךָ֜ עַל־חֳרָב֣וֹת נוֹשָׁבֹ֗ת וְאֶל־עַם֙ מְאֻסָּ֣ף מִגּוֹיִ֔ם עֹשֶׂה֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן יֹשְׁבֵ֖י עַל־טַבּ֥וּר הָאָֽרֶץ
Yağma yağmalamak ve çapul çapul etmek için, elini yerleşilmiş viraneler üzerine ve uluslardan toplanmış, sürü ve mal edinen, yerin göbeği üzerinde oturan halka çevirmek için.
Örnek Ayetler (5 / 85)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 3:10
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י עָלָ֥יו רֽוּחַ־יְהוָה֮ וַיִּשְׁפֹּ֣ט אֶת־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֵּצֵא֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּתֵּ֤ן יְהוָה֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַתָּ֣עָז יָד֔וֹ עַ֖ל כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתָֽיִם
Ve Yahve'nin Ruhu onun üzerindeydi ve İsrail'i yargıladı; ve savaşa çıktı ve Yahve Aram kralı Kuşan-Rişatayim'i onun eline verdi; ve onun eli Kuşan-Rişatayim'in üzerinde güçlendi.
Hakimler 3:15
·
Tevrat
וַיִּזְעֲק֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ אֶל־יְהוָה֒ וַיָּקֶם֩ יְהוָ֨ה לָהֶ֜ם מוֹשִׁ֗יעַ אֶת־אֵה֤וּד בֶּן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אִ֥ישׁ אִטֵּ֖ר יַד־יְמִינ֑וֹ וַיִּשְׁלְח֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל בְּיָדוֹ֙ מִנְחָ֔ה לְעֶגְל֖וֹן מֶ֥לֶךְ מוֹאָֽב
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler ve Yahve onlara kurtarıcı çıkardı; sağ eli kısıtlı bir adam olan Benyaminli Gera oğlu Ehud'u. Ve İsrail oğulları onun eliyle Moab kralı Eglon'a sunu gönderdiler.
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hakimler 7:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן רֵעֵ֤הוּ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵ֣ין זֹ֔את בִּלְתִּ֗י אִם־חֶ֛רֶב גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל נָתַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־מִדְיָ֖ן וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Arkadaşı cevap verdi ve dedi: "Bu, İsrail adamı Yoaş oğlu Gideon'un kılıcından başka bir şey değildir; Tanrı, Midyan'ı ve bütün ordugahı onun eline verdi."
Örnek Ayetler (5 / 65)
Hakimler 4:7
·
Tevrat
וּמָשַׁכְתִּ֨י אֵלֶ֜יךָ אֶל־נַ֣חַל קִישׁ֗וֹן אֶת־סִֽיסְרָא֙ שַׂר־צְבָ֣א יָבִ֔ין וְאֶת־רִכְבּ֖וֹ וְאֶת־הֲמוֹנ֑וֹ וּנְתַתִּ֖יהוּ בְּיָדֶֽךָ
Ve Yavin'in ordu komutanı Sisera'yı, onun arabalarını ve onun kalabalığını Kişon vadisinde sana doğru çekeceğim; ve onu senin eline vereceğim.'
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 7:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן בִּשְׁלֹשׁ֩ מֵא֨וֹת הָאִ֤ישׁ הַֽמֲלַקְקִים֙ אוֹשִׁ֣יעַ אֶתְכֶ֔ם וְנָתַתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדֶ֑ךָ וְכָל־הָעָ֔ם יֵלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Sizi yalayan üç yüz adamla kurtaracağım ve Midyan'ı senin eline vereceğim. Bütün halk, her adam kendi yerine gitsin.'
Hakimler 7:9
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּלַּ֣יְלָה הַה֔וּא וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה ק֖וּם רֵ֣ד בַּֽמַּחֲנֶ֑ה כִּ֥י נְתַתִּ֖יו בְּיָדֶֽךָ
O gece Yahve ona dedi ki: 'Kalk, orduya in; çünkü onu senin eline verdim.
Hakimler 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ שָׂרֵ֣י סֻכּ֔וֹת הֲ֠כַף זֶ֧בַח וְצַלְמֻנָּ֛ע עַתָּ֖ה בְּיָדֶ֑ךָ כִּֽי־נִתֵּ֥ן לִֽצְבָאֲךָ֖ לָֽחֶם
Sukkot önderleri dedi: "Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki orduna ekmek verelim?"
Örnek Ayetler (5 / 44)
Hakimler 1:6
·
Tevrat
וַיָּ֨נָס֙ אֲדֹ֣נִי בֶ֔זֶק וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרָ֑יו וַיֹּאחֲז֣וּ אֹת֔וֹ וַֽיְקַצְּצ֔וּ אֶת־בְּהֹנ֥וֹת יָדָ֖יו וְרַגְלָֽיו
Adoni-Bezek kaçtı, ama arkasından kovaladılar; onu yakaladılar ve ellerinin ve ayaklarının başparmaklarını kestiler.
Hakimler 9:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ
Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız;
Hakimler 9:24
·
Tevrat
לָב֕וֹא חֲמַ֖ס שִׁבְעִ֣ים בְּנֵֽי־יְרֻבָּ֑עַל וְדָמָ֗ם לָשׂ֞וּם עַל־אֲבִימֶ֤לֶךְ אֲחִיהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָרַ֣ג אוֹתָ֔ם וְעַל֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֲשֶׁר־חִזְּק֥וּ אֶת־יָדָ֖יו לַהֲרֹ֥ג אֶת־אֶחָֽיו
Yerubbaal'ın yetmiş oğluna yapılan şiddet gelsin diye; ve onların kanı, onları öldüren kardeşleri Abimelek'in üzerine, ve kardeşlerini öldürmesi için onun ellerini güçlendiren Şekem'in sahiplerinin üzerine konsun diye.
Hakimler 15:14
·
Tevrat
הוּא־בָ֣א עַד־לֶ֔חִי וּפִלְשִׁתִּ֖ים הֵרִ֣יעוּ לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַתִּהְיֶ֨ינָה הָעֲבֹתִ֜ים אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרוֹעוֹתָ֗יו כַּפִּשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בָּעֲר֣וּ בָאֵ֔שׁ וַיִּמַּ֥סּוּ אֱסוּרָ֖יו מֵעַ֥ל יָדָֽיו
O Lehi'ye kadar geldi ve Filistliler onu karşılamak için bağırdılar. Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve kollarının üzerindeki ipler ateşte yanan keten gibi oldu ve bağları ellerinin üzerinden eridi.
Hezekiel 43:26
·
Tevrat
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֗ים יְכַפְּרוּ֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וְטִֽהֲר֖וּ אֹת֑וֹ וּמִלְא֖וּ יָדָֽיו
Yedi gün sunağın kefaretini yapacaklar ve onu temizleyecekler; ve onun ellerini dolduracaklar.
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hagay 2:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן חַגַּ֜י וַיֹּ֗אמֶר כֵּ֣ן הָֽעָם־הַ֠זֶּה וְכֵן־הַגּ֨וֹי הַזֶּ֤ה לְפָנַי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְכֵ֖ן כָּל־מַעֲשֵׂ֣ה יְדֵיהֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר יַקְרִ֛יבוּ שָׁ֖ם טָמֵ֥א הֽוּא
Ve Hagay cevap verdi ve dedi: 'Bu halk böyledir ve bu ulus yüzümde böyledir, Yahve'nin bildirisidir; ve ellerinin bütün işi böyledir; ve orada yaklaştırdıkları kirlidir.'
2. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיְצַו֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַנְּעָרִ֜ים וַיַּהַרְג֗וּם וַֽיְקַצְּצ֤וּ אֶת־יְדֵיהֶם֙ וְאֶת־רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתְל֥וּ עַל־הַבְּרֵכָ֖ה בְּחֶבְר֑וֹן וְאֵ֨ת רֹ֤אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֨שֶׁת֙ לָקָ֔חוּ וַיִּקְבְּר֥וּ בְקֶֽבֶר־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְרֽוֹן
Davut gençlere buyurdu ve onları öldürdüler; ellerini ve ayaklarını kestiler ve Hevron'da havuzun yanına astılar. İşboşet'in başını aldılar ve Hevron'da Avner'in mezarına gömdüler.
Yeremya 1:16
·
Tevrat
וְדִבַּרְתִּ֤י מִשְׁפָּטַי֙ אוֹתָ֔ם עַ֖ל כָּל־רָעָתָ֑ם אֲשֶׁ֣ר עֲזָב֗וּנִי וַֽיְקַטְּרוּ֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לְמַעֲשֵׂ֥י יְדֵיהֶֽם
Beni terk ettikleri, başka ilahlara buhur yaktıkları ve ellerinin işlerine secde ettikleri için tüm kötülükleri yüzünden onlara hükümlerimi konuşacağım.
Yeremya 5:31
·
Tevrat
הַנְּבִיאִ֞ים נִבְּא֣וּ־בַשֶּׁ֗קֶר וְהַכֹּהֲנִים֙ יִרְדּ֣וּ עַל־יְדֵיהֶ֔ם וְעַמִּ֖י אָ֣הֲבוּ כֵ֑ן וּמַֽה־תַּעֲשׂ֖וּ לְאַחֲרִיתָֽהּ
Peygamberler yalanla peygamberlik ettiler ve kâhinler onların elleriyle yönetirler ve halkım böyle sevdi; ve onun sonuna ne yapacaksınız?
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 7:20
·
Tevrat
וַֽ֠יִּתְקְעוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָרָאשִׁ֥ים בַּשּֽׁוֹפָרוֹת֮ וַיִּשְׁבְּר֣וּ הַכַּדִּים֒ וַיַּחֲזִ֤יקוּ בְיַד־שְׂמאוֹלָם֙ בַּלַּפִּדִ֔ים וּבְיַ֨ד־יְמִינָ֔ם הַשּׁוֹפָר֖וֹת לִתְק֑וֹעַ וַֽיִּקְרְא֔וּ חֶ֥רֶב לַֽיהוָ֖ה וּלְגִדְעֽוֹן
Üç bölük şofarları çaldılar ve testileri kırdılar; sol elleriyle meşaleleri ve sağ elleriyle çalmak için şofarları tuttular ve bağırdılar: "Yahve için ve Gideon için kılıç!"
Hakimler 10:7
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּמְכְּרֵם֙ בְּיַד־פְּלִשְׁתִּ֔ים וּבְיַ֖ד בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Yahve'nin öfkesi İsrail'e karşı alevlendi ve onları Filistlilerin eline ve Ammon oğullarının eline sattı.
Hezekiel 40:5
·
Tevrat
וְהִנֵּ֥ה חוֹמָ֛ה מִח֥וּץ לַבַּ֖יִת סָבִ֣יב סָבִ֑יב וּבְיַ֨ד הָאִ֜ישׁ קְנֵ֣ה הַמִּדָּ֗ה שֵׁשׁ־אַמּ֤וֹת בָּֽאַמָּה֙ וָטֹ֔פַח וַיָּ֜מָד אֶת־רֹ֤חַב הַבִּנְיָן֙ קָנֶ֣ה אֶחָ֔ד וְקוֹמָ֖ה קָנֶ֥ה אֶחָֽד
Ve işte evin dışında çepeçevre duvar vardı; ve adamın elinde kubit (~45 cm) ve el eni (~7.5 cm) ile altı kubitlik (~270 cm) ölçü kamışı vardı. Yapının genişliğini bir kamış ve yüksekliğini bir kamış ölçtü.
2. Samuel 21:22
·
Tevrat
אֶת־אַרְבַּ֥עַת אֵ֛לֶּה יֻלְּד֥וּ לְהָרָפָ֖ה בְּגַ֑ת וַיִּפְּל֥וּ בְיַד־דָּוִ֖ד וּבְיַ֥ד עֲבָדָֽיו
Bu dördü Gat'ta deve doğmuştu ve Davut'un eliyle ve kullarının eliyle düştüler.
2. Samuel 23:21
·
Tevrat
וְהוּא־הִכָּה֩ אֶת־אִ֨ישׁ מִצְרִ֜י אִ֣ישׁ מַרְאֶ֗ה וּבְיַ֤ד הַמִּצְרִי֙ חֲנִ֔ית וַיֵּ֥רֶד אֵלָ֖יו בַּשָּׁ֑בֶט וַיִּגְזֹ֤ל אֶֽת־הַחֲנִית֙ מִיַּ֣ד הַמִּצְרִ֔י וַיַּהַרְגֵ֖הוּ בַּחֲנִיתֽוֹ
Ve o görünüşlü adam Mısırlı adamı vurdu; ve Mısırlının elinde mızrak vardı, ve ona sopayla indi ve Mısırlının elinden mızrağı kopardı ve onu kendi mızrağıyla öldürdü.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל יְהוּדָ֔ה וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־הַכְּנַעֲנִ֥י וְהַפְּרִזִּ֖י בְּיָדָ֑ם וַיַּכּ֣וּם בְּבֶ֔זֶק עֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Sonra Yahuda çıktı ve Yahve Kenanlılar'ı ve Perizliler'i onların eline verdi; Bezek'te on bin adamı vurdular.
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 7:6
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִסְפַּ֞ר הַֽמֲלַקְקִ֤ים בְּיָדָם֙ אֶל־פִּיהֶ֔ם שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וְכֹל֙ יֶ֣תֶר הָעָ֔ם כָּרְע֥וּ עַל־בִּרְכֵיהֶ֖ם לִשְׁתּ֥וֹת מָֽיִם
Elleriyle ağızlarına götürüp yalayanların sayısı üç yüz adam oldu. Halkın bütün geri kalanı su içmek için dizleri üzerine çöktüler.
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
Hakimler 7:19
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם
Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 6:36
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר גִּדְע֖וֹן אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים אִם־יֶשְׁךָ֞ מוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Eğer konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracaksan,
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
Hakimler 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֔וֹן לָכֵ֗ן בְּתֵ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־זֶ֥בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֖ע בְּיָדִ֑י וְדַשְׁתִּי֙ אֶת־בְּשַׂרְכֶ֔ם אֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִֽים
Gideon dedi: "Bu yüzden Yahve Zevah'ı ve Tsalmunna'yı elime verdiğinde, etinizi çölün dikenleriyle ve çalılarıyla döveceğim."
Hakimler 9:29
·
Tevrat
וּמִ֨י יִתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְאָסִ֖ירָה אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֹּ֨אמֶר֙ לַאֲבִימֶ֔לֶךְ רַבֶּ֥ה צְבָאֲךָ֖ וָצֵֽאָה
Keşke bu halk benim elimde olsaydı! O zaman Abimelek'i uzaklaştırırdım. Ve Abimelek'e dedi: 'Ordunu çoğalt ve çık.'
Hakimler 11:30
·
Tevrat
וַיִּדַּ֨ר יִפְתָּ֥ח נֶ֛דֶר לַיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָת֥וֹן תִּתֵּ֛ן אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן בְּיָדִֽי
Ve Yiftah Yahve'ye bir adak adadı ve dedi: 'Eğer Ammon oğullarını kesinlikle elime verirsen,
Örnek Ayetler (4 / 32)
2. Samuel 18:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֲחִימַ֗עַץ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ שָׁל֔וֹם וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ לְאַפָּ֖יו אָ֑רְצָה וַיֹּ֗אמֶר בָּרוּךְ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֤ר סִגַּר֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־נָשְׂא֥וּ אֶת־יָדָ֖ם בַּֽאדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ahimaats seslendi ve krala dedi: 'Esenlik!' Yüzüstü yere, krala secde etti ve dedi: 'Efendim krala ellerini kaldıran adamları teslim eden Tanrın Yahve bereketli olsun.'
1. Samuel 22:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֡לֶךְ לָרָצִים֩ הַנִּצָּבִ֨ים עָלָ֜יו סֹ֥בּוּ וְהָמִ֣יתוּ כֹּהֲנֵ֣י יְהוָ֗ה כִּ֤י גַם־יָדָם֙ עִם־דָּוִ֔ד וְכִ֤י יָֽדְעוּ֙ כִּֽי־בֹרֵ֣חַ ה֔וּא וְלֹ֥א גָל֖וּ אֶת־אָזְנִ֑י וְלֹֽא־אָב֞וּ עַבְדֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ לִשְׁלֹ֣חַ אֶת־יָדָ֔ם לִפְגֹ֖עַ בְּכֹהֲנֵ֥י יְהוָֽה
Kral yanında duran muhafızlara dedi: 'Dönün ve Yahve'nin kâhinlerini öldürün; çünkü onların da eli Davut'ladır ve onun kaçtığını biliyorlardı ama kulağımı açmadılar.' Fakat kralın kulları Yahve'nin kâhinlerini vurmak için ellerini uzatmak istemediler.
2. Krallar 12:16
·
Tevrat
וְלֹ֧א יְחַשְּׁב֣וּ אֶת־הָאֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר יִתְּנ֤וּ אֶת־הַכֶּ֨סֶף֙ עַל־יָדָ֔ם לָתֵ֖ת לְעֹשֵׂ֣י הַמְּלָאכָ֑ה כִּ֥י בֶאֱמֻנָ֖ה הֵ֥ם עֹשִֽׂים
Ve işçilere vermek üzere gümüşü ellerine verdikleri adamlarla hesaplaşmadılar; çünkü onlar sadakatle yapıyorlardı.
2. Krallar 22:7
·
Tevrat
אַ֚ךְ לֹא־יֵחָשֵׁ֣ב אִתָּ֔ם הַכֶּ֖סֶף הַנִּתָּ֣ן עַל־יָדָ֑ם כִּ֥י בֶאֱמוּנָ֖ה הֵ֥ם עֹשִֽׂים
Ancak ellerine verilen gümüş onlarla hesaplanmasın, çünkü onlar sadakatle çalışıyorlar.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 17:3
·
Tevrat
וַיָּ֛שֶׁב אֶת־אֶֽלֶף־וּמֵאָ֥ה הַכֶּ֖סֶף לְאִמּ֑וֹ וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֡וֹ הַקְדֵּ֣שׁ הִקְדַּ֣שְׁתִּי אֶת־הַכֶּסֶף֩ לַיהוָ֨ה מִיָּדִ֜י לִבְנִ֗י לַֽעֲשׂוֹת֙ פֶּ֣סֶל וּמַסֵּכָ֔ה וְעַתָּ֖ה אֲשִׁיבֶ֥נּוּ לָֽךְ
Bin yüz gümüşü annesine geri verdi. Annesi dedi: 'Oğlum için oyma put ve dökme put yapmak üzere gümüşü elimden Yahve'ye kesinlikle kutsal kıldım; ve şimdi onu sana geri vereceğim.'
Yeremya 25:15
·
Tevrat
כִּ֣י כֹה֩ אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֵלַ֔י קַ֠ח אֶת־כּ֨וֹס הַיַּ֧יִן הַחֵמָ֛ה הַזֹּ֖את מִיָּדִ֑י וְהִשְׁקִיתָ֤ה אֹתוֹ֙ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י שֹׁלֵ֥חַ אוֹתְךָ֖ אֲלֵיהֶֽם
Çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve bana şöyle dedi: 'Elimden bu öfke şarabı kâsesini al; ve seni onlara gönderdiğim bütün uluslara onu içir.
Hoşea 2:12
·
Tevrat
וְעַתָּ֛ה אֲגַלֶּ֥ה אֶת־נַבְלֻתָ֖הּ לְעֵינֵ֣י מְאַהֲבֶ֑יהָ וְאִ֖ישׁ לֹֽא־יַצִּילֶ֥נָּה מִיָּדִֽי
Ve şimdi aşıklarının gözleri önüne onun ayıbını açacağım ve hiç kimse onu elimden kurtaramayacak.
2. Krallar 18:34
·
Tevrat
אַיֵּה֩ אֱלֹהֵ֨י חֲמָ֜ת וְאַרְפָּ֗ד אַיֵּ֛ה אֱלֹהֵ֥י סְפַרְוַ֖יִם הֵנַ֣ע וְעִוָּ֑ה כִּֽי־הִצִּ֥ילוּ אֶת־שֹׁמְר֖וֹן מִיָּדִֽי
Hamat'ın ve Arpad'ın ilahları nerede? Sefarvayim'in, Hena'nın ve İvva'nın ilahları nerede? Samiriye'yi elimden kurtardılar mı ki?
2. Krallar 18:35
·
Tevrat
מִ֚י בְּכָל־אֱלֹהֵ֣י הָֽאֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁר־הִצִּ֥ילוּ אֶת־אַרְצָ֖ם מִיָּדִ֑י כִּי־יַצִּ֧יל יְהוָ֛ה אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם מִיָּדִֽי
Bütün diyarların ilahları arasında kendi diyarlarını elimden kurtaran kim var ki, Yahve Yeruşalim'i elimden kurtaracak?
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Hezekiel 21:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ עַל־מָ֖ה אַתָּ֣ה נֶאֱנָ֑ח וְאָמַרְתָּ֡ אֶל־שְׁמוּעָ֣ה כִֽי־בָאָ֡ה וְנָמֵ֣ס כָּל־לֵב֩ וְרָפ֨וּ כָל־יָדַ֜יִם וְכִהֲתָ֣ה כָל־ר֗וּחַ וְכָל־בִּרְכַּ֨יִם֙ תֵּלַ֣כְנָה מַּ֔יִם הִנֵּ֤ה בָאָה֙ וְנִֽהְיָ֔תָה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana 'Ne üzerine inliyorsun?' diyecekleri zaman diyeceksin: Gelen habere; ve her kalp eriyecek ve bütün eller gevşeyecek ve her ruh zayıflayacak ve bütün dizler su akacak; işte geliyor ve olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
2. Samuel 17:2
·
Tevrat
וְאָב֣וֹא עָלָ֗יו וְה֤וּא יָגֵ֨עַ֙ וּרְפֵ֣ה יָדַ֔יִם וְהַֽחֲרַדְתִּ֣י אֹת֔וֹ וְנָ֖ס כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וְהִכֵּיתִ֥י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ לְבַדּֽוֹ
O yorgun ve elleri gevşekken onun üzerine varacağım, onu dehşete düşüreceğim; onunla olan bütün halk kaçacak ve sadece kralı vuracağım.
Yeremya 47:3
·
Tevrat
מִקּ֗וֹל שַֽׁעֲטַת֙ פַּרְס֣וֹת אַבִּירָ֔יו מֵרַ֣עַשׁ לְרִכְבּ֔וֹ הֲמ֖וֹן גַּלְגִּלָּ֑יו לֹֽא־הִפְנ֤וּ אָבוֹת֙ אֶל־בָּנִ֔ים מֵֽרִפְי֖וֹן יָדָֽיִם
Güçlü atlarının toynaklarının tepinme sesinden, arabalarının gürültüsünden, tekerleklerinin uğultusundan; ellerin gevşemesinden babalar oğullara dönüp bakmadılar.
Yeremya 48:37
·
Tevrat
כִּ֤י כָל־רֹאשׁ֙ קָרְחָ֔ה וְכָל־זָקָ֖ן גְּרֻעָ֑ה עַ֤ל כָּל־יָדַ֨יִם֙ גְּדֻדֹ֔ת וְעַל־מָתְנַ֖יִם שָֽׂק
Çünkü her baş keldir ve her sakal kesiktir; her ellerin üzerinde kesikler ve beller üzerinde çul vardır.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Hezekiel 16:11
·
Tevrat
וָאֶעְדֵּ֖ךְ עֶ֑דִי וָאֶתְּנָ֤ה צְמִידִים֙ עַל־יָדַ֔יִךְ וְרָבִ֖יד עַל־גְּרוֹנֵֽךְ
Ve seni süsle süsledim ve kollarına bilezikler ve boynuna zincir koydum.
Hezekiel 22:14
·
Tevrat
הֲיַעֲמֹ֤ד לִבֵּךְ֙ אִם־תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדַ֔יִךְ לַיָּמִ֕ים אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י עֹשֶׂ֣ה אוֹתָ֑ךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּ֥רְתִּי וְעָשִֽׂיתִי
Sana yapacağım günlerde kalbin duracak mı, ellerin güçlenecek mi? Ben Yahve konuştum ve yapacağım.
Yeremya 38:12
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר עֶבֶד־מֶ֨לֶךְ הַכּוּשִׁ֜י אֶֽל־יִרְמְיָ֗הוּ שִׂ֣ים נָ֠א בְּלוֹאֵ֨י הַסְּחָב֤וֹת וְהַמְּלָחִים֙ תַּ֚חַת אַצִּל֣וֹת יָדֶ֔יךָ מִתַּ֖חַת לַחֲבָלִ֑ים וַיַּ֥עַשׂ יִרְמְיָ֖הוּ כֵּֽן
Kuşlu Eved-Melek Yeremya'ya dedi: 'Lütfen eski paçavraları ve giysileri kollarının koltuk altına, iplerin altına koy.' Ve Yeremya öyle yaptı.
Mika 5:12
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֧י פְסִילֶ֛יךָ וּמַצֵּבוֹתֶ֖יךָ מִקִּרְבֶּ֑ךָ וְלֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥ה ע֖וֹד לְמַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ
Ve oyma putlarını ve dikili taşlarını içinden kesip atacağım ve artık ellerinin işine eğilmeyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
Hakimler 7:15
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ גִּדְע֜וֹן אֶת־מִסְפַּ֧ר הַחֲל֛וֹם וְאֶת־שִׁבְר֖וֹ וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּ֨שָׁב֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר ק֔וּמוּ כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה בְּיֶדְכֶ֖ם אֶת־מַחֲנֵ֥ה מִדְיָֽן
Gideon rüyanın anlatımını ve yorumunu duyduğunda secde etti. Sonra İsrail ordugahına döndü ve dedi: "Kalkın, çünkü Yahve Midyan ordugahını elinize verdi."
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Yeremya 21:4
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֣י מֵסֵב֮ אֶת־כְּלֵ֣י הַמִּלְחָמָה֮ אֲשֶׁ֣ר בְּיֶדְכֶם֒ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם נִלְחָמִ֣ים בָּ֗ם אֶת־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים הַצָּרִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם מִח֖וּץ לַֽחוֹמָ֑ה וְאָסַפְתִּ֣י אוֹתָ֔ם אֶל־תּ֖וֹךְ הָעִ֥יר הַזֹּֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve böyle diyor: İşte ben, elinizde olan, onlarla duvarın dışından sizi kuşatan Babil kralına ve Kildanilere karşı savaştığınız savaş silahlarını döndürüyorum; ve onları bu şehrin içine toplayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 3:18
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֤י לָֽרָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א הִזְהַרְתּ֗וֹ וְלֹ֥א דִבַּ֛רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֥וֹ הָרְשָׁעָ֖ה לְחַיֹּת֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin' dediğimde ve sen onu uyarmadığında ve kötü kişiyi yaşatmak için onu kötü yolundan uyarmak üzere konuşmadığında, o kötü kişi kendi suçunda ölecektir ve onun kanını senin elinden arayacağım.
Hezekiel 3:20
·
Tevrat
וּבְשׁ֨וּב צַדִּ֤יק מִצִּדְקוֹ֙ וְעָ֣שָׂה עָ֔וֶל וְנָתַתִּ֥י מִכְשׁ֛וֹל לְפָנָ֖יו ה֣וּא יָמ֑וּת כִּ֣י לֹ֤א הִזְהַרְתּוֹ֙ בְּחַטָּאת֣וֹ יָמ֔וּת וְלֹ֣א תִזָּכַ֗רְןָ צִדְקֹתָו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ve doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve ben onun önüne bir engel koyduğumda, o ölecektir; çünkü onu uyarmadın, günahıyla ölecektir ve yaptığı doğrulukları hatırlanmayacaktır; ve kanını elinden isteyeceğim.
Hezekiel 33:8
·
Tevrat
בְּאָמְרִ֣י לָרָשָׁ֗ע רָשָׁע֙ מ֣וֹת תָּמ֔וּת וְלֹ֣א דִבַּ֔רְתָּ לְהַזְהִ֥יר רָשָׁ֖ע מִדַּרְכּ֑וֹ ה֤וּא רָשָׁע֙ בַּעֲוֺנ֣וֹ יָמ֔וּת וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ben kötü kişiye, 'Ey kötü kişi, kesinlikle öleceksin' dediğimde, sen kötü kişiyi kendi yolundan uyarmak için konuşmazsan; o kötü kişi kendi suçuyla ölecektir, ama onun kanını senin elinden isteyeceğim.
2. Samuel 13:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֜וֹן אֶל־תָּמָ֗ר הָבִ֤יאִי הַבִּרְיָה֙ הַחֶ֔דֶר וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדֵ֑ךְ וַתִּקַּ֣ח תָּמָ֗ר אֶת־הַלְּבִבוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔תָה וַתָּבֵ֛א לְאַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ הֶחָֽדְרָה
Amnon Tamar'a dedi: 'Yiyeceği odaya getir ve senin elinden yiyeyim.' Tamar yaptığı hamur işlerini aldı ve kardeşi Amnon'a odaya getirdi.
Yeremya 25:28
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּ֧י יְמָאֲנ֛וּ לָקַֽחַת־הַכּ֥וֹס מִיָּדְךָ֖ לִשְׁתּ֑וֹת וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שָׁת֥וֹ תִשְׁתּֽוּ
Eğer içmek için kâseyi elinden almayı reddederlerse, onlara diyeceksin: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 15:17
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּכַלֹּת֣וֹ לְדַבֵּ֔ר וַיַּשְׁלֵ֥ךְ הַלְּחִ֖י מִיָּד֑וֹ וַיִּקְרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא רָ֥מַת לֶֽחִי
Konuşmayı bitirince çeneyi elinden attı ve o yeri Ramat Lehi diye adlandırdı.
Hezekiel 30:22
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה הִנְנִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְשָֽׁבַרְתִּי֙ אֶת־זְרֹ֣עֹתָ֔יו אֶת־הַחֲזָקָ֖ה וְאֶת־הַנִּשְׁבָּ֑רֶת וְהִפַּלְתִּ֥י אֶת־הַחֶ֖רֶב מִיָּדֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben Mısır kralı Firavun'a karşıyım; ve onun kollarını, güçlü olanı ve kırık olanı kıracağım; ve kılıcı onun elinden düşüreceğim.
Yeremya 34:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה לֹ֚א תִמָּלֵט֙ מִיָּד֔וֹ כִּ֚י תָּפֹ֣שׂ תִּתָּפֵ֔שׂ וּבְיָד֖וֹ תִּנָּתֵ֑ן וְֽ֠עֵינֶיךָ אֶת־עֵינֵ֨י מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֜ל תִּרְאֶ֗ינָה וּפִ֛יהוּ אֶת־פִּ֥יךָ יְדַבֵּ֖ר וּבָבֶ֥ל תָּבֽוֹא
Sen de onun elinden kaçamayacaksın, çünkü kesinlikle yakalanacaksın ve onun eline verileceksin; gözlerin Babil kralının gözlerini görecek, onun ağzı senin ağzınla konuşacak ve Babil'e gideceksin.
Yeremya 42:11
·
Tevrat
אַל־תִּֽירְא֗וּ מִפְּנֵי֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם יְרֵאִ֖ים מִפָּנָ֑יו אַל־תִּֽירְא֤וּ מִמֶּ֨נּוּ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּֽי־אִתְּכֶ֣ם אָ֔נִי לְהוֹשִׁ֧יעַ אֶתְכֶ֛ם וּלְהַצִּ֥יל אֶתְכֶ֖ם מִיָּדֽוֹ
Yüzünden korktuğunuz Babil kralının yüzünden korkmayın; ondan korkmayın, Yahve'nin bildirisidir; çünkü sizi kurtarmak ve sizi onun elinden kurtarmak için ben sizinleyim.
1. Samuel 27:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ אֶל־לִבּ֔וֹ עַתָּ֛ה אֶסָּפֶ֥ה יוֹם־אֶחָ֖ד בְּיַד־שָׁא֑וּל אֵֽין־לִ֨י ט֜וֹב כִּ֣י הִמָּלֵ֥ט אִמָּלֵ֣ט אֶל־אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֗ים וְנוֹאַ֨שׁ מִמֶּ֤נִּי שָׁאוּל֙ לְבַקְשֵׁ֤נִי עוֹד֙ בְּכָל־גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֔ל וְנִמְלַטְתִּ֖י מִיָּדֽוֹ
Davut kalbine dedi: 'Şimdi bir gün Şaul'un elinde yok olacağım. Filistlilerin diyarına kesinlikle kaçmamdan daha iyi bir şey benim için yok. Şaul İsrail'in bütün sınırlarında beni aramaktan artık benden umudu kesecek ve onun elinden kaçacağım.'