Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ידע

y-d-c — Kök Analizi

ידע

1053

Kullanım

11

Lemma

192

Türev

188

Anlam

11 lemma, 192 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

יֹדֵעַ

Lemma

yodea

bilen, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
114

יָדַעְתִּי

yada'ti

bildim, bilmek, tanımak, farkında olmak, deneyimlemek

Fiil
90

וַיֵּדְעוּ

va-yyede'u

ve bildiler, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
70

יָדְעוּ

yade'u

bildiler, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
66

יָדַעְתָּ

yadata

bildin, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
63

יִוָּדַע

yivvada

bilinecek, bilmek, farkına varmak, tanımak

Fiil
40

וִֽידַעְתֶּם

vi-yda'tem

ve gördünüz, görmek, fark etmek, bilmek, tanımak

Fiil
39

לָדַעַת

lada'at

bilmek için, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
33

תֵּדַע

teda

bileceksin, bilmek, tanımak, anlamak

Fiil
29

וַיֵּדַע

va-yyeda

ve bildi, bilmek, tanımak, farkına varmak, cinsel ilişkide bulunmak

Fiil
28

וְיָדַעְתָּ

ve-yada'ta

ve bildin, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
21

יְדַעְתֶּם

yeda'tem

bildiniz, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
15

אֵדַע

eda

bileceğim, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
14

נוֹדַע

noda'

bilindi, bilinmek, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
13

Örnek Ayetler (5 / 13)

Hakimler 16:9

·

Tevrat

וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ

Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.

2. Samuel 17:19

·

Tevrat

וַתִּקַּ֣ח הָאִשָּׁ֗ה וַתִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הַמָּסָךְ֙ עַל־פְּנֵ֣י הַבְּאֵ֔ר וַתִּשְׁטַ֥ח עָלָ֖יו הָֽרִפ֑וֹת וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע דָּבָֽר

Kadın örtüyü alıp kuyunun yüzünün üzerine serdi ve üzerine tahıl yaydı; ve hiçbir şey bilinmedi.

1. Samuel 22:6

·

Tevrat

וַיִּשְׁמַ֣ע שָׁא֔וּל כִּ֚י נוֹדַ֣ע דָּוִ֔ד וַאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ וְשָׁאוּל֩ יוֹשֵׁ֨ב בַּגִּבְעָ֜ה תַּֽחַת־הָאֶ֤שֶׁל בָּֽרָמָה֙ וַחֲנִית֣וֹ בְיָד֔וֹ וְכָל־עֲבָדָ֖יו נִצָּבִ֥ים עָלָֽיו

Saul Davut'un ve onunla olan adamların açığa çıktığını duydu. Saul Giva'da, Rama'daki ılgın ağacının altında oturuyordu; mızrağı elindeydi ve bütün kulları yanında duruyorlardı.

Nahum 3:17

·

Tevrat

מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם

Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?

Mezmurlar 9:17

·

Tevrat

נ֤וֹדַ֨ע יְהוָה֮ מִשְׁפָּ֪ט עָ֫שָׂ֥ה בְּפֹ֣עַל כַּ֭פָּיו נוֹקֵ֣שׁ רָשָׁ֑ע הִגָּי֥וֹן סֶֽלָה

Yahve bilindi, yargı yaptı; kötü kişi ellerinin işiyle tuzağa düşürüldü. Higgayon. Sela.

Tüm 13 kullanımı gör

תֵּֽדְעוּ

tedeu

bileceksiniz, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
12

נֵדַע

neda

bileceğiz, bilmek, tanımak, farkına varmak

Fiil
9

וּדְעוּ

u-de'u

ve bilin, bilmek, tanımak, farkında olmak

Fiil
9

יָדָֽעְנוּ

yada'nu

bildik, bilmek, tanımak, deneyimlemek

Fiil
9

וְאֵֽדְעָה

ve'ede'ah

ve bileyim, bilmek, farkına varmak, tanımak

Fiil
8

יֹדְעֵי

yode'ey

bilenleri, bilen, tanıyan, anlayan

Fiil
8

יֹדֵעַ

Lemma

yodeabilen

114

יָדַעְתִּי

yada'tibildim

90

וַיֵּדְעוּ

va-yyede'uve bildiler

70

יָדְעוּ

yade'ubildiler

66

יָדַעְתָּ

yadatabildin

63

יִוָּדַע

yivvadabilinecek

40

וִֽידַעְתֶּם

vi-yda'temve gördünüz

39

לָדַעַת

lada'atbilmek için

33

תֵּדַע

tedabileceksin

29

וַיֵּדַע

va-yyedave bildi

28

וְיָדַעְתָּ

ve-yada'tave bildin

21

יְדַעְתֶּם

yeda'tembildiniz

15

אֵדַע

edabileceğim

14

נוֹדַע

noda'bilindi

13

Örnek Ayetler (5 / 13)

Hakimler 16:9

·

Tevrat

וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ

Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.

2. Samuel 17:19

·

Tevrat

וַתִּקַּ֣ח הָאִשָּׁ֗ה וַתִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הַמָּסָךְ֙ עַל־פְּנֵ֣י הַבְּאֵ֔ר וַתִּשְׁטַ֥ח עָלָ֖יו הָֽרִפ֑וֹת וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע דָּבָֽר

Kadın örtüyü alıp kuyunun yüzünün üzerine serdi ve üzerine tahıl yaydı; ve hiçbir şey bilinmedi.

1. Samuel 22:6

·

Tevrat

וַיִּשְׁמַ֣ע שָׁא֔וּל כִּ֚י נוֹדַ֣ע דָּוִ֔ד וַאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ וְשָׁאוּל֩ יוֹשֵׁ֨ב בַּגִּבְעָ֜ה תַּֽחַת־הָאֶ֤שֶׁל בָּֽרָמָה֙ וַחֲנִית֣וֹ בְיָד֔וֹ וְכָל־עֲבָדָ֖יו נִצָּבִ֥ים עָלָֽיו

Saul Davut'un ve onunla olan adamların açığa çıktığını duydu. Saul Giva'da, Rama'daki ılgın ağacının altında oturuyordu; mızrağı elindeydi ve bütün kulları yanında duruyorlardı.

Nahum 3:17

·

Tevrat

מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם

Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?

Mezmurlar 9:17

·

Tevrat

נ֤וֹדַ֨ע יְהוָה֮ מִשְׁפָּ֪ט עָ֫שָׂ֥ה בְּפֹ֣עַל כַּ֭פָּיו נוֹקֵ֣שׁ רָשָׁ֑ע הִגָּי֥וֹן סֶֽלָה

Yahve bilindi, yargı yaptı; kötü kişi ellerinin işiyle tuzağa düşürüldü. Higgayon. Sela.

Tüm 13 kullanımı gör

תֵּֽדְעוּ

tedeubileceksiniz

12

נֵדַע

nedabileceğiz

9

וּדְעוּ

u-de'uve bilin

9

יָדָֽעְנוּ

yada'nubildik

9

וְאֵֽדְעָה

ve'ede'ahve bileyim

8

יֹדְעֵי

yode'eybilenleri

8