1053
Kullanım
11
Lemma
192
Türev
188
Anlam
11 lemma, 192 türev form
Örnek Ayetler (5 / 114)
Hakimler 13:16
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־מָנ֗וֹחַ אִם־תַּעְצְרֵ֨נִי֙ לֹא־אֹכַ֣ל בְּלַחְמֶ֔ךָ וְאִם־תַּעֲשֶׂ֣ה עֹלָ֔ה לַיהוָ֖ה תַּעֲלֶ֑נָּה כִּ֚י לֹא־יָדַ֣ע מָנ֔וֹחַ כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה הֽוּא
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Beni alıkoysan da senin ekmeğinden yemeyeceğim; ve eğer yakmalık sunu yaparsan onu Yahve'ye sunacaksın.' Çünkü Manoah onun Yahve'nin elçisi olduğunu bilmiyordu.
Hakimler 13:21
·
Tevrat
וְלֹא־יָ֤סַף עוֹד֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה לְהֵרָאֹ֖ה אֶל־מָנ֣וֹחַ וְאֶל־אִשְׁתּ֑וֹ אָ֚ז יָדַ֣ע מָנ֔וֹחַ כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה הֽוּא
Ve Yahve'nin elçisi Manoah'a ve karısına görünmeyi artık tekrar etmedi; o zaman Manoah onun Yahve'nin elçisi olduğunu bildi.
Hakimler 16:20
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּקַ֣ץ מִשְּׁנָת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵצֵ֞א כְּפַ֤עַם בְּפַ֨עַם֙ וְאִנָּעֵ֔ר וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י יְהוָ֖ה סָ֥ר מֵעָלָֽיו
Ve dedi: 'Filistliler üzerine geliyor, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dedi: 'Her zamanki gibi çıkacağım ve silkeleneceğim.' Fakat o Yahve'nin üzerinden ayrıldığını bilmedi.
2. Samuel 3:26
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֤א יוֹאָב֙ מֵעִ֣ם דָּוִ֔ד וַיִּשְׁלַ֤ח מַלְאָכִים֙ אַחֲרֵ֣י אַבְנֵ֔ר וַיָּשִׁ֥בוּ אֹת֖וֹ מִבּ֣וֹר הַסִּרָ֑ה וְדָוִ֖ד לֹ֥א יָדָֽע
Yoav Davut'un yanından çıktı ve Avner'in arkasından elçiler gönderdi; onu Sira kuyusundan geri getirdiler, ama Davut bunu bilmiyordu.
2. Samuel 11:16
·
Tevrat
וַיְהִ֕י בִּשְׁמ֥וֹר יוֹאָ֖ב אֶל־הָעִ֑יר וַיִּתֵּן֙ אֶת־א֣וּרִיָּ֔ה אֶל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר יָדַ֔ע כִּ֥י אַנְשֵׁי־חַ֖יִל שָֽׁם
Yoav şehri gözetlerken, Uriya'yı yiğit adamların orada olduğunu bildiği yere verdi.
Örnek Ayetler (5 / 90)
Hakimler 17:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מִיכָ֔ה עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־יֵיטִ֥יב יְהוָ֖ה לִ֑י כִּ֧י הָיָה־לִ֛י הַלֵּוִ֖י לְכֹהֵֽן
Mika dedi: 'Şimdi bildim ki Yahve bana iyilik edecektir, çünkü Levili bana kâhin oldu.'
Amos 3:2
·
Tevrat
רַ֚ק אֶתְכֶ֣ם יָדַ֔עְתִּי מִכֹּ֖ל מִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲדָמָ֑ה עַל־כֵּן֙ אֶפְקֹ֣ד עֲלֵיכֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־עֲוֺנֹֽתֵיכֶֽם
'Toprağın bütün ailelerinden sadece sizi bildim; bu yüzden bütün suçlarınızı sizin üzerinize yoklayacağım.'
Amos 5:12
·
Tevrat
כִּ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ רַבִּ֣ים פִּשְׁעֵיכֶ֔ם וַעֲצֻמִ֖ים חַטֹּֽאתֵיכֶ֑ם צֹרְרֵ֤י צַדִּיק֙ לֹ֣קְחֵי כֹ֔פֶר וְאֶבְיוֹנִ֖ים בַּשַּׁ֥עַר הִטּֽוּ
Çünkü isyanlarınızın çok ve günahlarınızın büyük olduğunu biliyorum; doğru kişiyi sıkıştıranlar, rüşvet alanlar ve kapıda yoksulları saptırdılar.
2. Samuel 1:10
·
Tevrat
וָאֶעֱמֹ֤ד עָלָיו֙ וַאֲמֹ֣תְתֵ֔הוּ כִּ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י לֹ֥א יִֽחְיֶ֖ה אַחֲרֵ֣י נִפְל֑וֹ וָאֶקַּ֞ח הַנֵּ֣זֶר אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשׁ֗וֹ וְאֶצְעָדָה֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרֹע֔וֹ וָאֲבִיאֵ֥ם אֶל־אֲדֹנִ֖י הֵֽנָּה
Üzerinde durdum ve onu öldürdüm; çünkü düştükten sonra yaşamayacağını biliyordum. Başının üzerindeki tacı ve kolunun üzerindeki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.
2. Samuel 18:29
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ שָׁל֥וֹם לַנַּ֖עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר אֲחִימַ֡עַץ רָאִיתִי֩ הֶהָמ֨וֹן הַגָּד֜וֹל לִ֠שְׁלֹחַ אֶת־עֶ֨בֶד הַמֶּ֤לֶךְ יוֹאָב֙ וְאֶת־עַבְדֶּ֔ךָ וְלֹ֥א יָדַ֖עְתִּי מָֽה
Kral dedi: 'Genç Avşalom'a esenlik var mı?' Ahimaats dedi: 'Kralın kulu Yoav kulunu gönderdiğinde büyük bir kalabalık gördüm, ama ne olduğunu bilmedim.'
Örnek Ayetler (5 / 70)
Hakimler 19:25
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָב֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ לִשְׁמֹ֣עַֽ ל֔וֹ וַיַּחֲזֵ֤ק הָאִישׁ֙ בְּפִ֣ילַגְשׁ֔וֹ וַיֹּצֵ֥א אֲלֵיהֶ֖ם הַח֑וּץ וַיֵּדְע֣וּ א֠וֹתָהּ וַיִּֽתְעַלְּלוּ־בָ֤הּ כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַֽיְשַׁלְּח֖וּהָ כַּעֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר
Fakat adamlar onu dinlemek istemediler; bunun üzerine adam cariyesini tuttu ve onlara dışarı çıkardı; onu bildiler ve sabaha kadar bütün gece onunla oynadılar ve şafak sökerken onu salıverdiler.
Hezekiel 2:5
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה֙ אִם־יִשְׁמְע֣וּ וְאִם־יֶחְדָּ֔לוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵ֑מָּה וְיָ֣דְע֔וּ כִּ֥י נָבִ֖יא הָיָ֥ה בְתוֹכָֽם
Ve onlar, ister dinlesinler ister vazgeçsinler, çünkü onlar isyancı bir evdir; aralarında bir peygamber olduğunu bilecekler.
Hezekiel 5:13
·
Tevrat
וְכָלָ֣ה אַפִּ֗י וַהֲנִחוֹתִ֧י חֲמָתִ֛י בָּ֖ם וְהִנֶּחָ֑מְתִּי וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה דִּבַּ֨רְתִּי֙ בְּקִנְאָתִ֔י בְּכַלּוֹתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Ve öfkem tükenecek ve onlarda gazabımı yatıştıracağım ve teselli bulacağım; ve onlarda gazabımı tükettiğimde, ben Yahve'nin kıskançlığımla konuştuğumu bilecekler.
Hezekiel 6:10
·
Tevrat
וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה לֹ֤א אֶל־חִנָּם֙ דִּבַּ֔רְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לָהֶ֖ם הָרָעָ֥ה הַזֹּֽאת
Ve benim Yahve olduğumu bilecekler; onlara bu kötülüğü yapmak için boşuna konuşmadım.
Hezekiel 6:14
·
Tevrat
וְנָטִ֤יתִי אֶת־יָדִי֙ עֲלֵיהֶ֔ם וְנָתַתִּ֨י אֶת־הָאָ֜רֶץ שְׁמָמָ֤ה וּמְשַׁמָּה֙ מִמִּדְבַּ֣ר דִּבְלָ֔תָה בְּכֹ֖ל מוֹשְׁבֽוֹתֵיהֶ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Elimi üzerlerine uzatacağım ve bütün yerleşimlerinde yeri çölden Divla'ya kadar ıssız ve dehşet yapacağım; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (5 / 66)
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Hakimler 3:1
·
Tevrat
וְאֵ֤לֶּה הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִנִּ֣יחַ יְהוָ֔ה לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדְע֔וּ אֵ֖ת כָּל־מִלְחֲמ֥וֹת כְּנָֽעַן
Kenan'ın bütün savaşlarını bilmeyenlerin hepsini onlarla sınamak için Yahve'nin bıraktığı uluslar şunlardır:
Hakimler 14:4
·
Tevrat
וְאָבִ֨יו וְאִמּ֜וֹ לֹ֣א יָדְע֗וּ כִּ֤י מֵיְהוָה֙ הִ֔יא כִּי־תֹאֲנָ֥ה הֽוּא־מְבַקֵּ֖שׁ מִפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבָעֵ֣ת הַהִ֔יא פְּלִשְׁתִּ֖ים מֹשְׁלִ֥ים בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve babası ve annesi onun Yahve'den olduğunu bilmediler; çünkü o Filistlilere karşı bir fırsat arıyordu ve o zamanda Filistliler İsrail'de yönetiyorlardı.
Hakimler 20:34
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ מִנֶּ֨גֶד לַגִּבְעָ֜ה עֲשֶׂרֶת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֤ישׁ בָּחוּר֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַמִּלְחָמָ֖ה כָּבֵ֑דָה וְהֵם֙ לֹ֣א יָדְע֔וּ כִּֽי־נֹגַ֥עַת עֲלֵיהֶ֖ם הָרָעָֽה
Bütün İsrail'den seçilmiş on bin adam Giva'nın karşısına geldi ve savaş ağırdı; ancak onlar kötülüğün kendilerine yaklaştığını bilmiyorlardı.
Amos 3:10
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָדְע֥וּ עֲשׂוֹת־נְכֹחָ֖ה נְאֻם־יְהוָ֑ה הָאֽוֹצְרִ֛ים חָמָ֥ס וָשֹׁ֖ד בְּאַרְמְנֽוֹתֵיהֶֽם
'Ve doğru olanı yapmayı bilmediler, saraylarında şiddet ve yıkım biriktirenler,' Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 63)
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
Hakimler 21:11
·
Tevrat
וְזֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשׂ֑וּ כָּל־זָכָ֗ר וְכָל־אִשָּׁ֛ה יֹדַ֥עַת מִשְׁכַּב־זָכָ֖ר תַּחֲרִֽימוּ
Ve yapacağınız şey budur: Bütün erkekleri ve erkek yatmasını bilen bütün kadınları yok edeceksiniz.
Hezekiel 37:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲתִחְיֶ֖ינָה הָעֲצָמ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה וָאֹמַ֕ר אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה אַתָּ֥ה יָדָֽעְתָּ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, bu kemikler yaşayacak mı?' Ve dedim: 'Efendi Yahve, sen bildin.'
2. Samuel 1:5
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד אֶל־הַנַּ֖עַר הַמַּגִּ֣יד ל֑וֹ אֵ֣יךְ יָדַ֔עְתָּ כִּי־מֵ֥ת שָׁא֖וּל וִיהֽוֹנָתָ֥ן בְּנֽוֹ
Davut kendisine bildiren gence dedi: 'Şaul'un ve oğlu Yonatan'ın öldüğünü nasıl biliyorsun?'
2. Samuel 3:25
·
Tevrat
יָדַ֨עְתָּ֙ אֶת־אַבְנֵ֣ר בֶּן־נֵ֔ר כִּ֥י לְפַתֹּתְךָ֖ בָּ֑א וְלָדַ֜עַת אֶת־מוֹצָֽאֲךָ֙ וְאֶת־מ֣וֹבָאֶ֔ךָ וְלָדַ֕עַת אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה
Ner oğlu Avner'i biliyorsun ki o seni aldatmak, çıkışını ve girişini bilmek ve yaptığın her şeyi bilmek için geldi.'
Örnek Ayetler (5 / 40)
Hezekiel 36:32
·
Tevrat
לֹ֧א לְמַעַנְכֶ֣ם אֲנִֽי־עֹשֶׂ֗ה נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יִוָּדַ֖ע לָכֶ֑ם בּ֧וֹשׁוּ וְהִכָּלְמ֛וּ מִדַּרְכֵיכֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Sizin için yapmıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir, bu sizin tarafınızdan bilinsin; yollarınızdan utanın ve rezil olun, İsrail evi.
2. Samuel 12:22
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בְּעוֹד֙ הַיֶּ֣לֶד חַ֔י צַ֖מְתִּי וָֽאֶבְכֶּ֑ה כִּ֤י אָמַ֨רְתִּי֙ מִ֣י יוֹדֵ֔עַ וְחַנַּ֥נִי יְהוָ֖ה וְחַ֥י הַיָּֽלֶד
O da dedi ki: 'Çocuk henüz canlıyken oruç tuttum ve ağladım; çünkü dedim ki: Kim bilir, Yahve bana lütfeder ve çocuk yaşar.
Yeremya 28:9
·
Tevrat
הַנָּבִ֕יא אֲשֶׁ֥ר יִנָּבֵ֖א לְשָׁל֑וֹם בְּבֹא֙ דְּבַ֣ר הַנָּבִ֗יא יִוָּדַע֙ הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁר־שְׁלָח֥וֹ יְהוָ֖ה בֶּאֱמֶֽת
Barış için peygamberlik eden peygamber, peygamberin sözü geldiğinde, Yahve'nin onu gerçekten gönderdiği peygamber bilinecektir.
1. Samuel 26:12
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ דָּוִ֨ד אֶֽת־הַחֲנִ֜ית וְאֶת־צַפַּ֤חַת הַמַּ֨יִם֙ מֵרַאֲשֹׁתֵ֣י שָׁא֔וּל וַיֵּלְכ֖וּ לָהֶ֑ם וְאֵ֣ין רֹאֶה֩ וְאֵ֨ין יוֹדֵ֜עַ וְאֵ֣ין מֵקִ֗יץ כִּ֤י כֻלָּם֙ יְשֵׁנִ֔ים כִּ֚י תַּרְדֵּמַ֣ת יְהוָ֔ה נָפְלָ֖ה עֲלֵיהֶֽם
Davut Şaul'un başucundan mızrağı ve su matarasını aldı ve gittiler. Gören yoktu, bilen yoktu ve uyanan yoktu; çünkü hepsi uyuyorlardı, çünkü Yahve'nin derin uykusu üzerlerine düşmüştü.
Yeşaya 29:11
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י לָכֶ֜ם חָז֣וּת הַכֹּ֗ל כְּדִבְרֵי֮ הַסֵּ֣פֶר הֶֽחָתוּם֒ אֲשֶֽׁר־יִתְּנ֣וּ אֹת֗וֹ אֶל־יוֹדֵ֥עַ סֵ֛פֶר לֵאמֹ֖ר קְרָ֣א נָא־זֶ֑ה וְאָמַר֙ לֹ֣א אוּכַ֔ל כִּ֥י חָת֖וּם הֽוּא
Ve her şeyin görümü sizin için mühürlü kitabın sözleri gibi oldu, ki onu kitap bilen birine verirler diyerek: 'Lütfen bunu oku'; ve der: 'Yapamam, çünkü o mühürlüdür'.
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hezekiel 6:7
·
Tevrat
וְנָפַ֥ל חָלָ֖ל בְּתֽוֹכְכֶ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
İçinizde öldürülmüş olan düşecek ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 6:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּֽהְי֣וֹת חַלְלֵיהֶ֗ם בְּתוֹךְ֙ גִּלּ֣וּלֵיהֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחֽוֹתֵיהֶ֑ם אֶל֩ כָּל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה בְּכֹ֣ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֗ים וְתַ֨חַת כָּל־עֵ֤ץ רַֽעֲנָן֙ וְתַ֨חַת֙ כָּל־אֵלָ֣ה עֲבֻתָּ֔ה מְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ־שָׁם֙ רֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ לְכֹ֖ל גִּלּוּלֵיהֶֽם
Öldürülmüşleri putlarının içinde, sunaklarının etrafında, her yüksek tepenin üzerinde, dağların bütün başlarında, her yeşil ağacın altında ve her gür meşenin altında, bütün putlarına hoş koku verdikleri yerde olduğunda, benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 7:4
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֛י עָלַ֖יִךְ וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּ֣י דְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Gözüm sana acımayacak ve esirgemeyeceğim; çünkü yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 7:9
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּדְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מַכֶּֽה
Gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve vuranın ben Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 11:10
·
Tevrat
בַּחֶ֣רֶב תִּפֹּ֔לוּ עַל־גְּב֥וּל יִשְׂרָאֵ֖ל אֶשְׁפּ֣וֹט אֶתְכֶ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Kılıçla düşeceksiniz; sizi İsrail'in sınırında yargılayacağım ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 3:4
·
Tevrat
וַֽיִּהְי֕וּ לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל לָדַ֗עַת הֲיִשְׁמְעוּ֙ אֶת־מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה אֶת־אֲבוֹתָ֖ם בְּיַד־מֹשֶֽׁה
Ve onlar, Yahve'nin Musa'nın eliyle babalarına buyurduğu buyrukları dinleyip dinlemeyeceklerini bilmek için, onlarla İsrail'i sınamak içindi.
Hezekiel 20:12
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶת־שַׁבְּתוֹתַי֙ נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם לִהְי֣וֹת לְא֔וֹת בֵּינִ֖י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדְּשָֽׁם
Ve ayrıca benim aramda ve onların arasında bir işaret olması için onlara Şabatlarımı verdim; bilmek için ki ben onları kutsal kılan Yahve'yim.
Hezekiel 20:20
·
Tevrat
וְאֶת־שַׁבְּתוֹתַ֖י קַדֵּ֑שׁוּ וְהָי֤וּ לְאוֹת֙ בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיכֶ֔ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve Şabatlarımı kutsal kılın; ve benim aramda ve sizin aranızda bir işaret olsunlar, bilmek için ki ben sizin Tanrınız Yahve'yim.
2. Samuel 14:20
·
Tevrat
לְבַעֲב֤וּר סַבֵּב֙ אֶת־פְּנֵ֣י הַדָּבָ֔ר עָשָׂ֛ה עַבְדְּךָ֥ יוֹאָ֖ב אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַאדֹנִ֣י חָכָ֗ם כְּחָכְמַת֙ מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֔ים לָדַ֖עַת אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
İşin yüzünü çevirmek amacıyla kulun Yoav bu işi yaptı. Ve efendim, yerdeki her şeyi bilmek için Tanrı'nın elçisinin bilgeliği gibi bilgedir.
Yeremya 24:7
·
Tevrat
וְנָתַתִּי֩ לָהֶ֨ם לֵ֜ב לָדַ֣עַת אֹתִ֗י כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה וְהָיוּ־לִ֣י לְעָ֔ם וְאָ֣נֹכִ֔י אֶהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לֵאלֹהִ֑ים כִּֽי־יָשֻׁ֥בוּ אֵלַ֖י בְּכָל־לִבָּֽם
Ve beni bilmeleri için onlara kalp vereceğim ki ben Yahve'yim; ve bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım; çünkü bütün kalpleriyle bana dönecekler.
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hezekiel 38:14
·
Tevrat
לָכֵן֙ הִנָּבֵ֣א בֶן־אָדָ֔ם וְאָמַרְתָּ֣ לְג֔וֹג כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הֲל֣וֹא בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא בְּשֶׁ֨בֶת עַמִּ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל לָבֶ֖טַח תֵּדָֽע
Bu nedenle peygamberlik et, adam oğlu, ve Gog'a diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Halkım İsrail güvenlikte oturduğunda, o günde bilmeyecek misin?
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Yeremya 40:14
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו הֲיָדֹ֤עַ תֵּדַע֙ כִּ֞י בַּעֲלִ֣יס מֶ֣לֶךְ בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן שָׁלַח֙ אֶת־יִשְׁמָעֵ֣אל בֶּן־נְתַנְיָ֔ה לְהַכֹּתְךָ֖ נָ֑פֶשׁ וְלֹא־הֶאֱמִ֣ין לָהֶ֔ם גְּדַלְיָ֖הוּ בֶּן־אֲחִיקָֽם
Ve ona dediler: 'Ammon oğulları kralı Baalis'in, canını vurması için Netanya oğlu İsmail'i gönderdiğini kesinlikle biliyor musun?' Ama Ahikam oğlu Gedalya onlara inanmadı.
Hoşea 13:4
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וֵאלֹהִ֤ים זֽוּלָתִי֙ לֹ֣א תֵדָ֔ע וּמוֹשִׁ֥יעַ אַ֖יִן בִּלְתִּֽי
Ve ben Mısır diyarından senin Tanrın Yahve'yim; ve benden başka Tanrı bilmeyeceksin ve benden başka kurtarıcı yoktur.
1. Samuel 28:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וַיִּקְבְּצ֨וּ פְלִשְׁתִּ֤ים אֶת־מַֽחֲנֵיהֶם֙ לַצָּבָ֔א לְהִלָּחֵ֖ם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֤אמֶר אָכִישׁ֙ אֶל־דָּוִ֔ד יָדֹ֣עַ תֵּדַ֗ע כִּ֤י אִתִּי֙ תֵּצֵ֣א בַֽמַּחֲנֶ֔ה אַתָּ֖ה וַאֲנָשֶֽׁיךָ
O günlerde Filistliler İsrail'le savaşmak için ordugahlarını orduya topladılar. Akiş Davut'a dedi: 'Kesinlikle bileceksin ki, sen ve adamların benimle ordugaha çıkacaksınız.'
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 8:16
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ אֶת־זִקְנֵ֣י הָעִ֔יר וְאֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִ֑ים וַיֹּ֣דַע בָּהֶ֔ם אֵ֖ת אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Şehrin yaşlılarını, çölün dikenlerini ve çalılarını aldı ve onlarla Sukkot adamlarına bildirdi.
Hezekiel 19:7
·
Tevrat
וַיֵּ֨דַע֙ אַלְמְנוֹתָ֔יו וְעָרֵיהֶ֖ם הֶחֱרִ֑יב וַתֵּ֤שַׁם אֶ֨רֶץ֙ וּמְלֹאָ֔הּ מִקּ֖וֹל שַׁאֲגָתֽוֹ
Ve onların dullarını bildi ve onların şehirlerini viran etti; ve yer ve onun doluluğu onun kükremesinin sesinden ıssızlaştı.
2. Samuel 5:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣דַע דָּוִ֔ד כִּֽי־הֱכִינ֧וֹ יְהוָ֛ה לְמֶ֖לֶךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְכִי֙ נִשֵּׂ֣א מַמְלַכְתּ֔וֹ בַּעֲב֖וּר עַמּ֥וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Davut Yahve'nin onu İsrail'in üzerine kral olarak pekiştirdiğini ve halkı İsrail uğruna krallığını yükselttiğini bildi.
2. Samuel 14:1
·
Tevrat
וַיֵּ֖דַע יוֹאָ֣ב בֶּן־צְרֻיָ֑ה כִּֽי־לֵ֥ב הַמֶּ֖לֶךְ עַל־אַבְשָׁלֽוֹם
Tseruya oğlu Yoav kralın kalbinin Avşalom üzerinde olduğunu bildi.
Yeremya 9:23
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־בְּזֹ֞את יִתְהַלֵּ֣ל הַמִּתְהַלֵּ֗ל הַשְׂכֵּל֮ וְיָדֹ֣עַ אוֹתִי֒ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה עֹ֥שֶׂה חֶ֛סֶד מִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה בָּאָ֑רֶץ כִּֽי־בְאֵ֥לֶּה חָפַ֖צְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Ancak övünen şununla övünsün: Anlayışlı olmakla ve beni bilmekle; çünkü ben yerde sadakat, adalet ve doğruluk yapan Yahve'yim; çünkü bunlardan zevk alırım, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 16:62
·
Tevrat
וַהֲקִימוֹתִ֥י אֲנִ֛י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתָּ֑ךְ וְיָדַ֖עַתְּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ben seninle antlaşmamı kuracağım ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 22:16
·
Tevrat
וְנִחַ֥לְתְּ בָּ֖ךְ לְעֵינֵ֣י גוֹיִ֑ם וְיָדַ֖עַתְּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve ulusların gözlerinde kendinde saygısız edileceksin ve bileceksin ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 25:7
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וּנְתַתִּ֤יךָֽ־לְבַז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְהִכְרַתִּ֨יךָ֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְהַאֲבַדְתִּ֖יךָ מִן־הָאֲרָצ֑וֹת אַשְׁמִ֣ידְךָ֔ וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu yüzden işte elimi senin üzerine uzattım ve seni uluslara yağma olarak vereceğim; seni halklardan kesip atacağım ve seni diyarlardan yok edeceğim; seni helak edeceğim ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 35:4
·
Tevrat
עָרֶ֨יךָ֙ חָרְבָּ֣ה אָשִׂ֔ים וְאַתָּ֖ה שְׁמָמָ֣ה תִֽהְיֶ֑ה וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Şehirlerini harabe kılacağım, sen ıssız olacaksın; ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 35:12
·
Tevrat
וְֽיָדַעְתָּ֮ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָה֒ שָׁמַ֣עְתִּי אֶת־כָּל־נָאָֽצוֹתֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אָמַ֛רְתָּ עַל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֣ר שָׁמֵ֑מוּ לָ֥נוּ נִתְּנ֖וּ לְאָכְלָֽה
Ve benim Yahve olduğumu bileceksin; İsrail dağları hakkında, 'Issız kaldılar, yiyecek olarak bize verildiler' diyerek söylediğin bütün hakaretlerini işittim.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 17:12
·
Tevrat
אֱמָר־נָא֙ לְבֵ֣ית הַמֶּ֔רִי הֲלֹ֥א יְדַעְתֶּ֖ם מָה־אֵ֑לֶּה אֱמֹ֗ר הִנֵּה־בָ֨א מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֤ל יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וַיִּקַּ֤ח אֶת־מַלְכָּהּ֙ וְאֶת־שָׂרֶ֔יהָ וַיָּבֵ֥א אוֹתָ֛ם אֵלָ֖יו בָּבֶֽלָה
İsyan evine lütfen söyle: Bunların ne olduğunu bilmiyor musunuz? Söyle: İşte Babil kralı Yeruşalim'e geldi, onun kralını ve önderlerini aldı ve onları kendisine, Babil'e getirdi.
Hezekiel 32:9
·
Tevrat
וְהִ֨כְעַסְתִּ֔י לֵ֖ב עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בַּהֲבִיאִ֤י שִׁבְרְךָ֙ בַּגּוֹיִ֔ם עַל־אֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּֽם
Senin yıkımını uluslar arasına, bilmediğin diyarlara getirdiğimde çok halkların kalbini öfkelendireceğim.
2. Samuel 11:20
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִֽם־תַּעֲלֶה֙ חֲמַ֣ת הַמֶּ֔לֶךְ וְאָמַ֣ר לְךָ֔ מַדּ֛וּעַ נִגַּשְׁתֶּ֥ם אֶל־הָעִ֖יר לְהִלָּחֵ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יֹר֖וּ מֵעַ֥ל הַחוֹמָֽה
'Eğer kralın öfkesi yükselirse ve sana derse: Savaşmak için şehre neden yaklaştınız? Duvarın üzerinden atacaklarını bilmiyor muydunuz?'
Yeremya 7:9
·
Tevrat
הֲגָנֹ֤ב רָצֹ֨חַ֙ וְֽנָאֹ֔ף וְהִשָּׁבֵ֥עַ לַשֶּׁ֖קֶר וְקַטֵּ֣ר לַבָּ֑עַל וְהָלֹ֗ךְ אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם
Çalmak, öldürmek ve zina etmek ve yalan yere yemin etmek ve Baal'e buhur yakmak ve bilmediğiniz başka ilahların ardınca gitmek mi?
Yeremya 16:13
·
Tevrat
וְהֵטַלְתִּ֣י אֶתְכֶ֗ם מֵעַל֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יְדַעְתֶּ֔ם אַתֶּ֖ם וַאֲבֽוֹתֵיכֶ֑ם וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֞ם אֶת־אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־אֶתֵּ֥ן לָכֶ֖ם חֲנִינָֽה
Ve sizi bu diyarın üzerinden, sizin ve babalarınızın bilmediği diyara fırlatacağım; ve orada gündüz ve gece başka ilahlara kulluk edeceksiniz; çünkü size lütuf vermeyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 14)
1. Samuel 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוֹנָתָ֖ן חָלִ֣ילָה לָּ֑ךְ כִּ֣י אִם־יָדֹ֣עַ אֵדַ֗ע כִּֽי־כָלְתָ֨ה הָרָעָ֜ה מֵעִ֤ם אָבִי֙ לָב֣וֹא עָלֶ֔יךָ וְלֹ֥א אֹתָ֖הּ אַגִּ֥יד לָֽךְ
Yonatan dedi: 'Sana uzak olsun! Çünkü babamın yanından sana gelmek için kötülüğün tamamlandığını eğer kesinlikle bilirsem, onu sana bildirmeyecek miyim?'
1. Samuel 22:3
·
Tevrat
וַיֵּ֧לֶךְ דָּוִ֛ד מִשָּׁ֖ם מִצְפֵּ֣ה מוֹאָ֑ב וַיֹּ֣אמֶר אֶל־מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֗ב יֵֽצֵא־נָ֞א אָבִ֤י וְאִמִּי֙ אִתְּכֶ֔ם עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אֵדַ֔ע מַה־יַּֽעֲשֶׂה־לִּ֖י אֱלֹהִֽים
Davut oradan Moav'ın Mispe'sine gitti ve Moav kralına dedi: 'Tanrı'nın bana ne yapacağını bilene kadar, lütfen babam ve annem sizinle çıksın.'
Yeşaya 47:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה שִׁמְעִי־זֹ֤את עֲדִינָה֙ הַיּוֹשֶׁ֣בֶת לָבֶ֔טַח הָאֹֽמְרָה֙ בִּלְבָ֔בָהּ אֲנִ֖י וְאַפְסִ֣י ע֑וֹד לֹ֤א אֵשֵׁב֙ אַלְמָנָ֔ה וְלֹ֥א אֵדַ֖ע שְׁכֽוֹל
Ve şimdi bunu dinle, güvenlikte oturan, kalbinde 'Ben ve benden başkası yok; dul oturmayacağım ve çocuksuzluk bilemeyeceğim' diyen zevk düşkünü;
1. Krallar 3:7
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י אַתָּה֙ הִמְלַ֣כְתָּ אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ תַּ֖חַת דָּוִ֣ד אָבִ֑י וְאָֽנֹכִי֙ נַ֣עַר קָטֹ֔ן לֹ֥א אֵדַ֖ע צֵ֥את וָבֹֽא
Ve şimdi, Tanrım Yahve, sen kulunu babam Davut'un yerine kral yaptın; ama ben küçük bir gencim, çıkmayı ve girmeyi bilmem.
1. Krallar 18:12
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה אֲנִ֣י אֵלֵ֣ךְ מֵאִתָּ֗ךְ וְר֨וּחַ יְהוָ֤ה יִֽשָּׂאֲךָ֙ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־אֵדָ֔ע וּבָ֨אתִי לְהַגִּ֧יד לְאַחְאָ֛ב וְלֹ֥א יִֽמְצָאֲךָ֖ וַהֲרָגָ֑נִי וְעַבְדְּךָ֛ יָרֵ֥א אֶת־יְהוָ֖ה מִנְּעֻרָֽי
Ve olacak ki ben yanından gideceğim ve Yahve'nin Ruhu seni bilmeyeceğim bir yere taşıyacak; ve Ahav'a bildirmek için geleceğim ve o seni bulamayacak ve beni öldürecek; oysa kulun gençliğimden beri Yahve'den korkandır.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
2. Samuel 17:19
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח הָאִשָּׁ֗ה וַתִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הַמָּסָךְ֙ עַל־פְּנֵ֣י הַבְּאֵ֔ר וַתִּשְׁטַ֥ח עָלָ֖יו הָֽרִפ֑וֹת וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע דָּבָֽר
Kadın örtüyü alıp kuyunun yüzünün üzerine serdi ve üzerine tahıl yaydı; ve hiçbir şey bilinmedi.
1. Samuel 22:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע שָׁא֔וּל כִּ֚י נוֹדַ֣ע דָּוִ֔ד וַאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ וְשָׁאוּל֩ יוֹשֵׁ֨ב בַּגִּבְעָ֜ה תַּֽחַת־הָאֶ֤שֶׁל בָּֽרָמָה֙ וַחֲנִית֣וֹ בְיָד֔וֹ וְכָל־עֲבָדָ֖יו נִצָּבִ֥ים עָלָֽיו
Saul Davut'un ve onunla olan adamların açığa çıktığını duydu. Saul Giva'da, Rama'daki ılgın ağacının altında oturuyordu; mızrağı elindeydi ve bütün kulları yanında duruyorlardı.
Nahum 3:17
·
Tevrat
מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם
Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?
Mezmurlar 9:17
·
Tevrat
נ֤וֹדַ֨ע יְהוָה֮ מִשְׁפָּ֪ט עָ֫שָׂ֥ה בְּפֹ֣עַל כַּ֭פָּיו נוֹקֵ֣שׁ רָשָׁ֑ע הִגָּי֥וֹן סֶֽלָה
Yahve bilindi, yargı yaptı; kötü kişi ellerinin işiyle tuzağa düşürüldü. Higgayon. Sela.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 3:38
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־עֲבָדָ֑יו הֲל֣וֹא תֵדְע֔וּ כִּי־שַׂ֣ר וְגָד֗וֹל נָפַ֛ל הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Kral kullarına dedi: 'Bugün İsrail'de büyük bir komutanın düştüğünü bilmiyor musunuz?
Yeremya 26:15
·
Tevrat
אַ֣ךְ יָדֹ֣עַ תֵּדְע֗וּ כִּ֣י אִם־מְמִתִ֣ים אַתֶּם֮ אֹתִי֒ כִּי־דָ֣ם נָקִ֗י אַתֶּם֙ נֹתְנִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם וְאֶל־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את וְאֶל־יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֣י בֶאֱמֶ֗ת שְׁלָחַ֤נִי יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְדַבֵּר֙ בְּאָזְנֵיכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ancak kesinlikle bilin ki, eğer beni öldürürseniz, kendi üzerinize, bu şehre ve onun oturanlarına suçsuz kan getireceksiniz; çünkü bütün bu sözleri kulaklarınıza söylemem için Yahve beni gerçekten size gönderdi.
Yeremya 42:19
·
Tevrat
דִּבֶּ֨ר יְהוָ֤ה עֲלֵיכֶם֙ שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֔ה אַל־תָּבֹ֖אוּ מִצְרָ֑יִם יָדֹ֨עַ֙ תֵּֽדְע֔וּ כִּי־הַעִידֹ֥תִי בָכֶ֖ם הַיּֽוֹם
Yahve hakkınızda konuştu, ey Yahuda'nın kalıntısı: 'Mısır'a girmeyin.' Bugün size karşı tanıklık ettiğimi kesinlikle bilin.
Yeremya 42:22
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יָדֹ֣עַ תֵּֽדְע֔וּ כִּ֗י בַּחֶ֛רֶב בָּרָעָ֥ב וּבַדֶּ֖בֶר תָּמ֑וּתוּ בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲפַצְתֶּ֔ם לָב֖וֹא לָג֥וּר שָֽׁם
Ve şimdi kesinlikle bilin ki, oraya gitmek ve orada konaklamak istediğiniz yerde kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla öleceksiniz.
Yeremya 44:29
·
Tevrat
וְזֹאת־לָכֶ֤ם הָאוֹת֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּֽי־פֹקֵ֥ד אֲנִ֛י עֲלֵיכֶ֖ם בַּמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה לְמַ֨עַן֙ תֵּֽדְע֔וּ כִּי֩ ק֨וֹם יָק֧וּמוּ דְבָרַ֛י עֲלֵיכֶ֖ם לְרָעָֽה
Ve sizin için belirti budur, Yahve'nin bildirisidir, ki bu yerde sizi yokluyorum; öyle ki sözlerimin kötülük için sizin üzerinize kesinlikle duracağını bilesiniz.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 13:12
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֵ֖בֶל יִמָּ֣לֵא יָ֑יִן וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ הֲיָדֹ֨עַ֙ לֹ֣א נֵדַ֔ע כִּ֥י כָל־נֵ֖בֶל יִמָּ֥לֵא יָֽיִן
Ve onlara bu sözü söyleyeceksin: İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: 'Her küp şarapla doldurulacak.' Ve sana diyecekler: 'Her küpün şarapla doldurulacağını kesinlikle bilmiyor muyuz?'
2. Tarihler 20:12
·
Tevrat
אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ הֲלֹ֣א תִשְׁפָּט־בָּ֔ם כִּ֣י אֵ֥ין בָּ֨נוּ֙ כֹּ֔חַ לִ֠פְנֵי הֶהָמ֥וֹן הָרָ֛ב הַזֶּ֖ה הַבָּ֣א עָלֵ֑ינוּ וַאֲנַ֗חְנוּ לֹ֤א נֵדַע֙ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֔ה כִּ֥י עָלֶ֖יךָ עֵינֵֽינוּ
Tanrımız, onları yargılamayacak mısın? Çünkü üzerimize gelen bu büyük kalabalığın önünde bizde güç yok ve biz ne yapacağımızı bilmiyoruz; çünkü gözlerimiz sanadır.
Eyüp 8:9
·
Tevrat
כִּֽי־תְמ֣וֹל אֲ֭נַחְנוּ וְלֹ֣א נֵדָ֑ע כִּ֤י צֵ֖ל יָמֵ֣ינוּ עֲלֵי־אָֽרֶץ
Çünkü biz dündeniz ve bilmeyiz; çünkü yer üzerinde günlerimiz gölgedir.
Eyüp 15:9
·
Tevrat
מַה־יָּ֭דַעְתָּ וְלֹ֣א נֵדָ֑ע תָּ֝בִ֗ין וְֽלֹא־עִמָּ֥נוּ הֽוּא
Ne biliyorsun da biz bilmiyoruz; anlıyorsun da o bizimle değildir?
Eyüp 36:26
·
Tevrat
הֶן־אֵ֣ל שַׂ֭גִּיא וְלֹ֣א נֵדָ֑ע מִסְפַּ֖ר שָׁנָ֣יו וְלֹא־חֵֽקֶר
İşte Tanrı büyüktür ve biz bilmeyiz; yıllarının sayısının araştırması yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 5:1
·
Tevrat
שׁוֹטְט֞וּ בְּחוּצ֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֗ם וּרְאוּ־נָ֤א וּדְעוּ֙ וּבַקְשׁ֣וּ בִרְחוֹבוֹתֶ֔יהָ אִם־תִּמְצְא֣וּ אִ֔ישׁ אִם־יֵ֛שׁ עֹשֶׂ֥ה מִשְׁפָּ֖ט מְבַקֵּ֣שׁ אֱמוּנָ֑ה וְאֶסְלַ֖ח לָֽהּ
Yeruşalim'in sokaklarında dolaşın ve lütfen görün ve bilin ve onun meydanlarında arayın; adalet yapan, sadakat arayan bir adam bulursanız, varsa, onu bağışlayacağım.
1. Samuel 12:17
·
Tevrat
הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün.
1. Samuel 14:38
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל גֹּ֣שֽׁוּ הֲלֹ֔ם כֹּ֖ל פִּנּ֣וֹת הָעָ֑ם וּדְע֣וּ וּרְא֔וּ בַּמָּ֗ה הָֽיְתָ֛ה הַחַטָּ֥את הַזֹּ֖את הַיּֽוֹם
Şaul dedi: 'Halkın bütün köşeleri buraya yaklaşın; bugün bu günah neyle oldu bilin ve görün.'
1. Samuel 23:22
·
Tevrat
לְכוּ־נָ֞א הָכִ֣ינוּ ע֗וֹד וּדְע֤וּ וּרְאוּ֙ אֶת־מְקוֹמוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּֽהְיֶ֣ה רַגְל֔וֹ מִ֥י רָאָ֖הוּ שָׁ֑ם כִּ֚י אָמַ֣ר אֵלַ֔י עָר֥וֹם יַעְרִ֖ם הֽוּא
Lütfen gidin, daha fazla hazırlanın ve onun ayağının olacağı yerini bilin ve görün, onu orada kim gördü; çünkü bana dendi ki o çok kurnazca davranıyor.
1. Samuel 23:23
·
Tevrat
וּרְא֣וּ וּדְע֗וּ מִכֹּ֤ל הַמַּֽחֲבֹאִים֙ אֲשֶׁ֣ר יִתְחַבֵּ֣א שָׁ֔ם וְשַׁבְתֶּ֤ם אֵלַי֙ אֶל־נָכ֔וֹן וְהָלַכְתִּ֖י אִתְּכֶ֑ם וְהָיָה֙ אִם־יֶשְׁנ֣וֹ בָאָ֔רֶץ וְחִפַּשְׂתִּ֣י אֹת֔וֹ בְּכֹ֖ל אַלְפֵ֥י יְהוּדָֽה
Orada saklanacağı bütün saklanma yerlerini görün ve bilin ve bana kesinlikle dönün, ve sizinle gideceğim; ve olacak ki eğer o yerdeyse, onu Yahuda'nın bütün binleri arasında arayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 14:20
·
Tevrat
יָדַ֧עְנוּ יְהוָ֛ה רִשְׁעֵ֖נוּ עֲוֺ֣ן אֲבוֹתֵ֑ינוּ כִּ֥י חָטָ֖אנוּ לָֽךְ
Kötülüğümüzü, babalarımızın suçunu biliyoruz, Yahve; çünkü sana günah işledik.
Yeremya 17:9
·
Tevrat
עָקֹ֥ב הַלֵּ֛ב מִכֹּ֖ל וְאָנֻ֣שׁ ה֑וּא מִ֖י יֵדָעֶֽנּוּ
Kalp her şeyden hilekârdır ve o şifa bulmazdır; onu kim bilebilir?
Yeşaya 63:16
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּ֣ה אָבִ֔ינוּ כִּ֤י אַבְרָהָם֙ לֹ֣א יְדָעָ֔נוּ וְיִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יַכִּירָ֑נוּ אַתָּ֤ה יְהוָה֙ אָבִ֔ינוּ גֹּאֲלֵ֥נוּ מֵֽעוֹלָ֖ם שְׁמֶֽךָ
Çünkü sen babamızsın; çünkü İbrahim bizi bilmedi ve İsrail bizi tanımadı. Sen Yahve babamızsın; eskiden beri adın fidyecimizdir.
Yeşu 22:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר פִּֽינְחָ֣ס בֶּן־אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֡ן אֶל־בְּנֵי־רְאוּבֵ֨ן וְאֶל־בְּנֵי־גָ֜ד וְאֶל־בְּנֵ֣י מְנַשֶּׁ֗ה הַיּ֤וֹם יָדַ֨עְנוּ֙ כִּֽי־בְתוֹכֵ֣נוּ יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־מְעַלְתֶּ֥ם בַּֽיהוָ֖ה הַמַּ֣עַל הַזֶּ֑ה אָ֗ז הִצַּלְתֶּ֛ם אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֥ד יְהוָֽה
Ve kâhin Elazar oğlu Pinehas Ruben oğullarına, Gad oğullarına ve Manaşe oğullarına dedi: 'Bugün bildik ki Yahve aramızdadır, ki Yahve'ye bu ihanetle ihanet etmediniz; o zaman İsrail oğullarını Yahve'nin elinden kurtardınız.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:12
·
Tevrat
כִּֽי־תֹאמַ֗ר הֵן֮ לֹא־יָדַ֪עְנ֫וּ זֶ֥ה הֲֽלֹא־תֹ֘כֵ֤ן לִבּ֨וֹת הֽוּא־יָבִ֗ין וְנֹצֵ֣ר נַ֭פְשְׁךָ ה֣וּא יֵדָ֑ע וְהֵשִׁ֖יב לְאָדָ֣ם כְּפָעֳלֽוֹ
Eğer dersen: 'İşte, bunu bilmedik'; kalpleri tartan, o anlamaz mı? Ve canını koruyan, o bilmez mi? Ve insana işine göre karşılık verecektir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 11:18
·
Tevrat
וַֽיהוָ֥ה הֽוֹדִיעַ֖נִי וָֽאֵדָ֑עָה אָ֖ז הִרְאִיתַ֥נִי מַעַלְלֵיהֶֽם
Yahve bana bildirdi ve bildim; o zaman onların işlerini bana gösterdin.
1. Tarihler 21:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤יד אֶל־יוֹאָב֙ וְאֶל־שָׂרֵ֣י הָעָ֔ם לְכ֗וּ סִפְרוּ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל מִבְּאֵ֥ר שֶׁ֖בַע וְעַד־דָּ֑ן וְהָבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְאֵדְעָ֖ה אֶת־מִסְפָּרָֽם
Davut Yoav'a ve halkın yöneticilerine dedi: 'Gidin, Beer-Şeva'dan Dan'a kadar İsrail'i sayın; bana getirin, onların sayısını bileyim.'
Mezmurlar 119:125
·
Tevrat
עַבְדְּךָ־אָ֥נִי הֲבִינֵ֑נִי וְ֝אֵדְעָ֗ה עֵדֹתֶֽיךָ
Ben senin kulunum, bana anlayış ver; ve senin öğütlerini bileyim.
Nehemya 13:10
·
Tevrat
וָאֵ֣דְעָ֔ה כִּֽי־מְנָי֥וֹת הַלְוִיִּ֖ם לֹ֣א נִתָּ֑נָה וַיִּבְרְח֧וּ אִישׁ־לְשָׂדֵ֛הוּ הַלְוִיִּ֥ם וְהַמְשֹׁרְרִ֖ים עֹשֵׂ֥י הַמְּלָאכָֽה
Ve bildim ki Levililerin payları verilmemişti; ve işi yapan Levililer ve şarkıcılar her biri kendi tarlasına kaçmıştı.
Rut 4:4
·
Tevrat
וַאֲנִ֨י אָמַ֜רְתִּי אֶגְלֶ֧ה אָזְנְךָ֣ לֵאמֹ֗ר קְ֠נֵה נֶ֥גֶד הַֽיֹּשְׁבִים֮ וְנֶ֣גֶד זִקְנֵ֣י עַמִּי֒ אִם־תִּגְאַל֙ גְּאָ֔ל וְאִם־לֹ֨א יִגְאַ֜ל הַגִּ֣ידָה לִּ֗י וְאֵֽדְעָה֙ כִּ֣י אֵ֤ין זוּלָֽתְךָ֙ לִגְא֔וֹל וְאָנֹכִ֖י אַחֲרֶ֑יךָ וַיֹּ֖אמֶר אָנֹכִ֥י אֶגְאָֽל
Ve ben dedim: 'Kulağını açacağım diyerek: Oturanların önünde ve halkımın yaşlılarının önünde satın al. Eğer kurtaracaksan, kurtar; ve eğer kurtarmayacaksa, bana bildir ve bileyim; çünkü kurtarmak için senden başkası yoktur ve ben senin arkandanım.' Ve dedi: 'Ben kurtaracağım.'
Örnek Ayetler (4 / 8)
Yeremya 48:17
·
Tevrat
נֻ֤דוּ לוֹ֙ כָּל־סְבִיבָ֔יו וְכֹ֖ל יֹדְעֵ֣י שְׁמ֑וֹ אִמְר֗וּ אֵיכָ֤ה נִשְׁבַּר֙ מַטֵּה־עֹ֔ז מַקֵּ֖ל תִּפְאָרָֽה
Bütün çevresindekiler ve onun adını bilen herkes ona acıyın; deyin: Güç değneği, güzelliğin asası nasıl kırıldı?
Yeşaya 51:7
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ יֹ֣דְעֵי צֶ֔דֶק עַ֖ם תּוֹרָתִ֣י בְלִבָּ֑ם אַל־תִּֽירְאוּ֙ חֶרְפַּ֣ת אֱנ֔וֹשׁ וּמִגִּדֻּפֹתָ֖ם אַל־תֵּחָֽתּוּ
Doğruluğu bilenler, yasam kalplerinde olan halk, beni işitin; insanın kınamasından korkmayın ve onların sövmelerinden yılmayın.
1. Krallar 9:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח חִירָ֤ם בָּֽאֳנִי֙ אֶת־עֲבָדָ֔יו אַנְשֵׁ֣י אֳנִיּ֔וֹת יֹדְעֵ֖י הַיָּ֑ם עִ֖ם עַבְדֵ֥י שְׁלֹמֹֽה
Ve Hiram gemide denizi bilen gemi adamları olan kullarını Süleyman'ın kulları ile gönderdi.
Ester 1:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ לַחֲכָמִ֖ים יֹדְעֵ֣י הָֽעִתִּ֑ים כִּי־כֵן֙ דְּבַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ לִפְנֵ֕י כָּל־יֹדְעֵ֖י דָּ֥ת וָדִֽין
Ve kral zamanları bilen bilgelere dedi; çünkü kralın sözü kural ve yasa bilen herkesin önünde böyleydi.