653
Kullanım
11
Lemma
68
Türev
67
Anlam
11 lemma, 68 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְטוֹב Lemma | ve-tov | ve iyi, iyi, güzel, hoş, faydalı | Fiil | 18 | ||
טוֹב | tov | iyi, iyi, güzel, hoş, faydalı | Sıfat | 272 | ||
טוֹבָֽה | tova | iyi, iyi, güzel, hoş, faydalı | Sıfat | 50 | ||
הַטּוֹב | hattov | iyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 50 | ||
הַטּוֹבָה | ha-ttova | iyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 37 | ||
Örnek Ayetler (5 / 37) Hakimler 8:35 · Tevrat וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler. Hakimler 9:11 · Tevrat וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַתְּאֵנָ֔ה הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־מָתְקִ֔י וְאֶת־תְּנוּבָתִ֖י הַטּוֹבָ֑ה וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים İncir ağacı onlara dedi: 'Tatlılığımı ve iyi ürünümü bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?' 2. Samuel 2:6 · Tevrat וְעַתָּ֕ה יַֽעַשׂ־יְהוָ֥ה עִמָּכֶ֖ם חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֑ת וְגַ֣ם אָנֹכִ֗י אֶעֱשֶׂ֤ה אִתְּכֶם֙ הַטּוֹבָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה Ve şimdi Yahve sizinle sadakat ve hakikat yapsın; ve ayrıca ben sizinle bu iyiliği yapacağım, çünkü bu şeyi yaptınız. 2. Samuel 7:28 · Tevrat וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּה־הוּא֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים וּדְבָרֶ֖יךָ יִהְי֣וּ אֱמֶ֑ת וַתְּדַבֵּר֙ אֶֽל־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת Ve şimdi, Efendi Yahve, Tanrı sensin ve sözlerin gerçektir; ve kuluna bu iyiliği konuştun. 2. Samuel 17:14 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu. | ||||||
טוֹבִים | tovim | hoşlar, hoş, faydalı, iyi | Sıfat | 21 | ||
לַטּוֹב | lattov | iyiye, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 12 | ||
כַּטּוֹב | ka-ttov | iyi gibi, iyi, güzel, hoş | Fiil | 10 | ||
טוֹבַת | tovat | iyiliği, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 6 | ||
הַטּוֹבִים | ha-ttovim | iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 6 | ||
וְהַטּוֹב | ve-ha-ttov | ve iyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 4 | ||
הַטֹּבָה | ha-ttova | iyiyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 3 | ||
הַטֹּבֹת | ha-ttovot | iyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 3 | ||
וְטוֹבָה | ve-tova | ve iyi, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 3 | ||
וְטוֹבֵי | ve-tovey | ve iyilerinin, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 3 | ||
הַטֹּבוֹת | ha-ttovot | iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 3 | ||
וְטֹבֽוֹת | ve-tovot | ve iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 2 | ||
טֹבִים | tovim | iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 2 | ||
טוֹבוֹת | tovot | iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 2 | ||
וטוֹבִֽים | ve-tovim | ve iyiler, iyi, güzel, hoş | Sıfat | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 31:16
·
Tevrat
מִקּ֤וֹל מַפַּלְתּוֹ֙ הִרְעַ֣שְׁתִּי גוֹיִ֔ם בְּהוֹרִדִ֥י אֹת֛וֹ שְׁא֖וֹלָה אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֑וֹר וַיִּנָּ֨חֲמ֜וּ בְּאֶ֤רֶץ תַּחְתִּית֙ כָּל־עֲצֵי־עֵ֔דֶן מִבְחַ֥ר וְטוֹב־לְבָנ֖וֹן כָּל־שֹׁ֥תֵי מָֽיִם
Onu çukura inenlerle birlikte Şeol'e indirdiğimde, onun yıkıntısının sesinden ulusları sarsıttım; Aden'in bütün ağaçları, Lübnan'ın seçkini ve iyisi, bütün su içenler aşağı yerde teselli buldular.
1. Samuel 2:26
·
Tevrat
וְהַנַּ֣עַר שְׁמוּאֵ֔ל הֹלֵ֥ךְ וְגָדֵ֖ל וָט֑וֹב גַּ֚ם עִם־יְהוָ֔ה וְגַ֖ם עִם־אֲנָשִֽׁים
Ve çocuk Samuel giderek büyüyordu; hem Yahve'nin yanında hem de insanların yanında iyi oluyordu.
1. Samuel 9:2
·
Tevrat
וְלוֹ־הָיָ֨ה בֵ֜ן וּשְׁמ֤וֹ שָׁאוּל֙ בָּח֣וּר וָט֔וֹב וְאֵ֥ין אִ֛ישׁ מִבְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל ט֣וֹב מִמֶּ֑נּוּ מִשִּׁכְמ֣וֹ וָמַ֔עְלָה גָּבֹ֖הַּ מִכָּל־הָעָֽם
Ve onun bir oğlu vardı ve onun adı Şaul'du, genç ve iyiydi; ve İsrail oğullarından ondan daha iyi bir adam yoktu; omzundan ve yukarısı bütün halktan uzundu.
1. Samuel 16:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח וַיְבִיאֵ֨הוּ֙ וְה֣וּא אַדְמוֹנִ֔י עִם־יְפֵ֥ה עֵינַ֖יִם וְט֣וֹב רֹ֑אִי וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה ק֥וּם מְשָׁחֵ֖הוּ כִּֽי־זֶ֥ה הֽוּא
Gönderdi ve onu getirdi; o kızıldı, güzel gözlü ve iyi görünüşlüydü. Yahve dedi: 'Kalk, onu meshet; çünkü bu odur.'
1. Samuel 29:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָכִ֜ישׁ אֶל־דָּוִ֗ד וַיֹּ֣אמֶר אֵ֠לָיו חַי־יְהוָ֞ה כִּי־יָשָׁ֣ר אַתָּ֗ה וְט֣וֹב בְּ֠עֵינַי צֵאתְךָ֨ וּבֹאֲךָ֤ אִתִּי֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה כִּ֠י לֹֽא־מָצָ֤אתִֽי בְךָ֙ רָעָ֔ה מִיּ֛וֹם בֹּאֲךָ֥ אֵלַ֖י עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבְעֵינֵ֥י הַסְּרָנִ֖ים לֹֽא־ט֥וֹב אָֽתָּה
Akiş Davut'u çağırdı ve ona dedi: 'Yahve yaşıyor ki, sen doğrusun; ordugahta benimle çıkman ve girmen gözümde iyidir, çünkü bana geldiğin günden bu güne kadar sende kötülük bulmadım; ama beylerin gözünde sen iyi değilsin.
Örnek Ayetler (5 / 272)
Hakimler 8:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מֶה־עָשִׂ֥יתִי עַתָּ֖ה כָּכֶ֑ם הֲל֗וֹא ט֛וֹב עֹלְל֥וֹת אֶפְרַ֖יִם מִבְצִ֥יר אֲבִיעֶֽזֶר
Onlara dedi: "Şimdi sizin gibi ne yaptım? Efrayim'in bağ bozumu döküntüleri Aviezer'in bağ bozumundan daha iyi değil mi?"
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Hakimler 11:25
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הֲט֥וֹב טוֹב֙ אַתָּ֔ה מִבָּלָ֥ק בֶּן־צִפּ֖וֹר מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֑ב הֲר֥וֹב רָב֙ עִם־יִשְׂרָאֵ֔ל אִם־נִלְחֹ֥ם נִלְחַ֖ם בָּֽם
Ve şimdi sen Moav kralı Tsippor oğlu Balak'tan gerçekten daha mı iyisin? O İsrail ile hiç çekişti mi, yoksa onlarla hiç savaştı mı?
Amos 5:14
·
Tevrat
דִּרְשׁוּ־ט֥וֹב וְאַל־רָ֖ע לְמַ֣עַן תִּֽחְי֑וּ וִיהִי־כֵ֞ן יְהוָ֧ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֛וֹת אִתְּכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּֽם
Yaşamanız için iyiyi arayın ve kötüyü değil; ve dediğiniz gibi Ordular Tanrısı Yahve böylece sizinle olsun.
Amos 5:15
·
Tevrat
שִׂנְאוּ־רָע֙ וְאֶ֣הֱבוּ ט֔וֹב וְהַצִּ֥יגוּ בַשַּׁ֖עַר מִשְׁפָּ֑ט אוּלַ֗י יֶֽחֱנַ֛ן יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁאֵרִ֥ית יוֹסֵֽף
Kötüden nefret edin ve iyiyi sevin ve kapıda hükmü kurun; belki Ordular Tanrısı Yahve Yusuf'un kalanına lütfeder.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 8:32
·
Tevrat
וַיָּ֛מָת גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ בְּשֵׂיבָ֣ה טוֹבָ֑ה וַיִּקָּבֵ֗ר בְּקֶ֨בֶר֙ יוֹאָ֣שׁ אָבִ֔יו בְּעָפְרָ֖ה אֲבִ֥י הָֽעֶזְרִֽי
Yoaş oğlu Gideon iyi bir yaşlılıkta öldü; ve babası Yoaş'ın mezarına, Aviezrilerin Ofra'sına gömüldü.
Hakimler 9:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ
Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız;
Hakimler 15:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֗יהָ אָמֹ֤ר אָמַ֨רְתִּי֙ כִּי־שָׂנֹ֣א שְׂנֵאתָ֔הּ וָאֶתְּנֶ֖נָּה לְמֵרֵעֶ֑ךָ הֲלֹ֨א אֲחֹתָ֤הּ הַקְּטַנָּה֙ טוֹבָ֣ה מִמֶּ֔נָּה תְּהִי־נָ֥א לְךָ֖ תַּחְתֶּֽיהָ
Babası dedi: 'Kesinlikle ondan nefret ettiğini söyledim ve onu arkadaşına verdim. Onun küçük kız kardeşi ondan daha iyi değil mi? Lütfen onun yerine o senin olsun.'
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
2. Samuel 16:12
·
Tevrat
אוּלַ֛י יִרְאֶ֥ה יְהוָ֖ה בְּעֵינִ֑י וְהֵשִׁ֨יב יְהוָ֥ה לִי֙ טוֹבָ֔ה תַּ֥חַת קִלְלָת֖וֹ הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Belki Yahve gözüme bakar ve Yahve bu günkü onun lanetlemesi yerine bana iyilik döndürür.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 10:15
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל אֶל־יְהוָה֙ חָטָ֔אנוּ עֲשֵׂה־אַתָּ֣ה לָ֔נוּ כְּכָל־הַטּ֖וֹב בְּעֵינֶ֑יךָ אַ֛ךְ הַצִּילֵ֥נוּ נָ֖א הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
İsrail oğulları Yahve'ye dediler: 'Günah işledik; sen gözünde bütün iyi olanı bize yap, ancak lütfen bu gün bizi kurtar.'
Hakimler 11:25
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הֲט֥וֹב טוֹב֙ אַתָּ֔ה מִבָּלָ֥ק בֶּן־צִפּ֖וֹר מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֑ב הֲר֥וֹב רָב֙ עִם־יִשְׂרָאֵ֔ל אִם־נִלְחֹ֥ם נִלְחַ֖ם בָּֽם
Ve şimdi sen Moav kralı Tsippor oğlu Balak'tan gerçekten daha mı iyisin? O İsrail ile hiç çekişti mi, yoksa onlarla hiç savaştı mı?
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hakimler 19:24
·
Tevrat
הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַבְּתוּלָ֜ה וּפִֽילַגְשֵׁ֗הוּ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אוֹתָם֙ וְעַנּ֣וּ אוֹתָ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ם הַטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם וְלָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ דְּבַ֖ר הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
İşte bakire kızım ve onun cariyesi; lütfen onları dışarı çıkarayım, onları alçaltın ve gözlerinizde iyi olanı onlara yapın; ama bu adama bu alçaklık işini yapmayın.
Hezekiel 34:18
·
Tevrat
הַמְעַ֣ט מִכֶּ֗ם הַמִּרְעֶ֤ה הַטּוֹב֙ תִּרְע֔וּ וְיֶ֨תֶר֙ מִרְעֵיכֶ֔ם תִּרְמְס֖וּ בְּרַגְלֵיכֶ֑ם וּמִשְׁקַע־מַ֣יִם תִּשְׁתּ֔וּ וְאֵת֙ הַנּ֣וֹתָרִ֔ים בְּרַגְלֵיכֶ֖ם תִּרְפֹּשֽׂוּן
İyi otlakta otlamanız size az mı ki otlağınızın kalanını ayaklarınızla çiğniyorsunuz ve durulmuş suları içiyorsunuz da kalanları ayaklarınızla bulandırıyorsunuz?
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 8:35
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler.
Hakimler 9:11
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ הַתְּאֵנָ֔ה הֶחֳדַ֨לְתִּי֙ אֶת־מָתְקִ֔י וְאֶת־תְּנוּבָתִ֖י הַטּוֹבָ֑ה וְהָ֣לַכְתִּ֔י לָנ֖וּעַ עַל־הָעֵצִֽים
İncir ağacı onlara dedi: 'Tatlılığımı ve iyi ürünümü bırakayım da, ağaçların üzerinde sallanmaya mı gideyim?'
2. Samuel 2:6
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה יַֽעַשׂ־יְהוָ֥ה עִמָּכֶ֖ם חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֑ת וְגַ֣ם אָנֹכִ֗י אֶעֱשֶׂ֤ה אִתְּכֶם֙ הַטּוֹבָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ve şimdi Yahve sizinle sadakat ve hakikat yapsın; ve ayrıca ben sizinle bu iyiliği yapacağım, çünkü bu şeyi yaptınız.
2. Samuel 7:28
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּה־הוּא֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים וּדְבָרֶ֖יךָ יִהְי֣וּ אֱמֶ֑ת וַתְּדַבֵּר֙ אֶֽל־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת
Ve şimdi, Efendi Yahve, Tanrı sensin ve sözlerin gerçektir; ve kuluna bu iyiliği konuştun.
2. Samuel 17:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה
Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 20:25
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם חֻקִּ֖ים לֹ֣א טוֹבִ֑ים וּמִ֨שְׁפָּטִ֔ים לֹ֥א יִֽחְי֖וּ בָּהֶֽם
Ve ayrıca ben onlara iyi olmayan kurallar ve onlarla yaşayamayacakları hükümler verdim.
Hezekiel 36:31
·
Tevrat
וּזְכַרְתֶּם֙ אֶת־דַּרְכֵיכֶ֣ם הָרָעִ֔ים וּמַעַלְלֵיכֶ֖ם אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־טוֹבִ֑ים וּנְקֹֽטֹתֶם֙ בִּפְנֵיכֶ֔ם עַ֚ל עֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעַ֖ל תּוֹעֲבֽוֹתֵיכֶֽם
Ve kötü yollarınızı ve iyi olmayan eylemlerinizi hatırlayacaksınız; ve suçlarınızdan ve iğrençliklerinizden dolayı yüzünüzde tiksineceksiniz.
2. Samuel 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אַבְשָׁל֔וֹם רְאֵ֥ה דְבָרֶ֖ךָ טוֹבִ֣ים וּנְכֹחִ֑ים וְשֹׁמֵ֥עַ אֵין־לְךָ֖ מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Avşalom ona dedi: 'Gör, sözlerin iyi ve doğrudur; ama kralın yanından seni işiten yoktur.'
Yeremya 44:17
·
Tevrat
כִּ֩י עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶֽת־כָּל־הַדָּבָ֣ר אֲשֶׁר־יָצָ֣א מִפִּ֗ינוּ לְקַטֵּ֞ר לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַיִם֮ וְהַסֵּֽיךְ־לָ֣הּ נְסָכִים֒ כַּאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֜ינוּ אֲנַ֤חְנוּ וַאֲבֹתֵ֨ינוּ֙ מְלָכֵ֣ינוּ וְשָׂרֵ֔ינוּ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֖וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם וַנִּֽשְׂבַּֽע־לֶ֨חֶם֙ וַנִּֽהְיֶ֣ה טוֹבִ֔ים וְרָעָ֖ה לֹ֥א רָאִֽינוּ
Çünkü göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için ağzımızdan çıkan bütün sözü kesinlikle yapacağız; biz, babalarımız, krallarımız ve komutanlarımız Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında yaptığımız gibi; ve ekmeğe doyduk, iyi olduk ve kötülük görmedik.
1. Krallar 12:7
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר אִם־הַ֠יּוֹם תִּֽהְיֶה־עֶ֜בֶד לָעָ֤ם הַזֶּה֙ וַֽעֲבַדְתָּ֔ם וַעֲנִיתָ֕ם וְדִבַּרְתָּ֥ אֲלֵיהֶ֖ם דְּבָרִ֣ים טוֹבִ֑ים וְהָי֥וּ לְךָ֛ עֲבָדִ֖ים כָּל־הַיָּמִֽים
Ona diyerek konuştular: 'Eğer bugün bu halka kul olursan, onlara kulluk edersen, onlara cevap verirsen ve onlara iyi sözler konuşursan, bütün günler sana kullar olacaklar.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 15:11
·
Tevrat
אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־לֹ֥א שֵֽׁרִיתִ֖יךָ לְט֑וֹב אִם־ל֣וֹא הִפְגַּ֣עְתִּֽי בְךָ֗ בְּעֵ֥ת־רָעָ֛ה וּבְעֵ֥ת צָרָ֖ה אֶת־הָאֹיֵֽב
Yahve dedi: 'Seni iyilik için serbest bırakmadım mı? Kötülük zamanında ve sıkıntı zamanında düşmanı sana yalvartmadım mı?'
Yeremya 32:39
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י לָהֶ֜ם לֵ֤ב אֶחָד֙ וְדֶ֣רֶךְ אֶחָ֔ד לְיִרְאָ֥ה אוֹתִ֖י כָּל־הַיָּמִ֑ים לְט֣וֹב לָהֶ֔ם וְלִבְנֵיהֶ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם
Ve onlara ve onlardan sonra oğullarına iyilik olması için, bütün günler benden korkmaları için onlara tek bir kalp ve tek bir yol vereceğim.
Mika 1:12
·
Tevrat
כִּֽי־חָ֥לָֽה לְט֖וֹב יוֹשֶׁ֣בֶת מָר֑וֹת כִּֽי־יָ֤רַד רָע֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה לְשַׁ֖עַר יְרוּשָׁלִָֽם
Çünkü Marot'ta oturan iyilik için kıvrandı; çünkü Yahve'nin yanından Yeruşalim'in kapısına kötülük indi.
Mezmurlar 119:122
·
Tevrat
עֲרֹ֣ב עַבְדְּךָ֣ לְט֑וֹב אַֽל־יַעַשְׁקֻ֥נִי זֵדִֽים
Kuluna iyilik için kefil ol; küstahlar beni ezmesin.
2. Tarihler 10:7
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר אִם־תִּֽהְיֶ֨ה לְט֜וֹב לְהָעָ֤ם הַזֶּה֙ וּרְצִיתָ֔ם וְדִבַּרְתָּ֥ אֲלֵהֶ֖ם דְּבָרִ֣ים טוֹבִ֑ים וְהָי֥וּ לְךָ֛ עֲבָדִ֖ים כָּל־הַיָּמִֽים
Ona konuşarak dediler: 'Eğer bu halka iyi olursan ve onları hoşnut edersen ve onlara iyi sözler konuşursan, bütün günler sana kul olurlar.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
2. Samuel 13:28
·
Tevrat
וַיְצַו֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֶת־נְעָרָ֜יו לֵאמֹ֗ר רְא֣וּ נָ֠א כְּט֨וֹב לֵב־אַמְנ֤וֹן בַּיַּ֨יִן֙ וְאָמַרְתִּ֣י אֲלֵיכֶ֔ם הַכּ֧וּ אֶת־אַמְנ֛וֹן וַהֲמִתֶּ֥ם אֹת֖וֹ אַל־תִּירָ֑אוּ הֲל֗וֹא כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ צִוִּ֣יתִי אֶתְכֶ֔ם חִזְק֖וּ וִהְי֥וּ לִבְנֵי־חָֽיִל
Avşalom gençlerine buyurarak dedi: 'Lütfen görün, Amnon'un kalbi şarapla iyi olduğunda ve size dediğimde: Amnon'u vurun ve onu öldürün; korkmayın. Size ben buyurmadım mı? Güçlü olun ve yiğit oğullar olun.'
Yeremya 26:14
·
Tevrat
וַאֲנִ֖י הִנְנִ֣י בְיֶדְכֶ֑ם עֲשׂוּ־לִ֛י כַּטּ֥וֹב וְכַיָּשָׁ֖ר בְּעֵינֵיכֶֽם
Bana gelince, işte ben sizin elinizdeyim; gözünüzde iyi ve doğru olanı bana yapın.
Hoşea 10:1
·
Tevrat
גֶּ֤פֶן בּוֹקֵק֙ יִשְׂרָאֵ֔ל פְּרִ֖י יְשַׁוֶּה־לּ֑וֹ כְּרֹ֣ב לְפִרְי֗וֹ הִרְבָּה֙ לַֽמִּזְבְּח֔וֹת כְּט֣וֹב לְאַרְצ֔וֹ הֵיטִ֖יבוּ מַצֵּבֽוֹת
İsrail yayılan bir asmadır, kendine meyve üretir; meyvesi çoğaldıkça sunakları çoğalttı; diyarı iyileştikçe dikili taşları iyileştirdiler.
Yeşu 9:25
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה הִנְנ֣וּ בְיָדֶ֑ךָ כַּטּ֨וֹב וְכַיָּשָׁ֧ר בְּעֵינֶ֛יךָ לַעֲשׂ֥וֹת לָ֖נוּ עֲשֵֽׂה
Ve şimdi işte biz elindeyiz; gözlerinde bize yapmak iyi ve doğru gibi olanı yap.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 11:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְעֵ֣ת הָעֶ֗רֶב וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד מֵעַ֤ל מִשְׁכָּבוֹ֙ וַיִּתְהַלֵּךְ֙ עַל־גַּ֣ג בֵּית־הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה רֹחֶ֖צֶת מֵעַ֣ל הַגָּ֑ג וְהָ֣אִשָּׁ֔ה טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה מְאֹֽד
Akşam zamanı Davut yatağından kalktı ve kral evinin damı üzerinde gezindi; damın üzerinden yıkanan bir kadın gördü. Kadın görünüşte çok iyiydi.
1. Samuel 25:3
·
Tevrat
וְשֵׁ֤ם הָאִישׁ֙ נָבָ֔ל וְשֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ אֲבִגָ֑יִל וְהָאִשָּׁ֤ה טֽוֹבַת־שֶׂ֨כֶל֙ וִ֣יפַת תֹּ֔אַר וְהָאִ֥ישׁ קָשֶׁ֛ה וְרַ֥ע מַעֲלָלִ֖ים וְה֥וּא כָלִבִּֽי
Adamın adı Nabal'dı ve karısının adı Abigail'di; kadın iyi akıllı ve güzel görünüşlüydü, adam ise sert ve kötü davranışlıydı ve o Kalebliydi.
Nahum 3:4
·
Tevrat
מֵרֹב֙ זְנוּנֵ֣י זוֹנָ֔ה ט֥וֹבַת חֵ֖ן בַּעֲלַ֣ת כְּשָׁפִ֑ים הַמֹּכֶ֤רֶת גּוֹיִם֙ בִּזְנוּנֶ֔יהָ וּמִשְׁפָּח֖וֹת בִּכְשָׁפֶֽיהָ
Güzelliği iyi, büyüler sahibi fahişenin fahişeliklerinin çokluğundan; o ki fahişelikleriyle ulusları ve büyüleriyle aileleri satar.
Ester 1:11
·
Tevrat
לְ֠הָבִיא אֶת־וַשְׁתִּ֧י הַמַּלְכָּ֛ה לִפְנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ בְּכֶ֣תֶר מַלְכ֑וּת לְהַרְא֨וֹת הָֽעַמִּ֤ים וְהַשָּׂרִים֙ אֶת־יָפְיָ֔הּ כִּֽי־טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה הִֽיא
'Halklara ve yöneticilere onun güzelliğini göstermek için Kraliçe Vaşti'yi krallık tacıyla kralın önüne getirin; çünkü o görünüşte iyidir.'
Ester 2:3
·
Tevrat
וְיַפְקֵ֨ד הַמֶּ֣לֶךְ פְּקִידִים֮ בְּכָל־מְדִינ֣וֹת מַלְכוּתוֹ֒ וְיִקְבְּצ֣וּ אֶת־כָּל־נַעֲרָֽה־בְ֠תוּלָה טוֹבַ֨ת מַרְאֶ֜ה אֶל־שׁוּשַׁ֤ן הַבִּירָה֙ אֶל־בֵּ֣ית הַנָּשִׁ֔ים אֶל־יַ֥ד הֵגֶ֛א סְרִ֥יס הַמֶּ֖לֶךְ שֹׁמֵ֣ר הַנָּשִׁ֑ים וְנָת֖וֹן תַּמְרוּקֵיהֶֽן
Ve kral krallığının bütün eyaletlerinde görevliler görevlendirsin; ve görünüşü iyi her bakire genç kızı Şuşan kalesine, kadınlar evine, kadınların koruyucusu kralın hadımı Hegay'ın eline toplasınlar; ve onların güzellik malzemeleri verilsin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Amos 6:2
·
Tevrat
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם
Kalne'ye geçin ve görün, ve oradan Büyük Hamat'a gidin; ve Filistlilerin Gat şehrine inin. Bu krallıklardan daha mı iyiler? Yoksa onların sınırı sizin sınırınızdan daha mı büyük?
1. Samuel 8:14
·
Tevrat
וְאֶת־שְׂ֠דֽוֹתֵיכֶם וְאֶת־כַּרְמֵיכֶ֧ם וְזֵיתֵיכֶ֛ם הַטּוֹבִ֖ים יִקָּ֑ח וְנָתַ֖ן לַעֲבָדָֽיו
Ve iyi tarlalarınızı, bağlarınızı ve zeytinliklerinizi alacak ve kullarına verecek.
1. Samuel 8:16
·
Tevrat
וְאֶת־עַבְדֵיכֶם֩ וְֽאֶת־שִׁפְח֨וֹתֵיכֶ֜ם וְאֶת־בַּחוּרֵיכֶ֧ם הַטּוֹבִ֛ים וְאֶת־חֲמוֹרֵיכֶ֖ם יִקָּ֑ח וְעָשָׂ֖ה לִמְלַאכְתּֽוֹ
Ve kullarınızı, cariyelerinizi, iyi gençlerinizi ve eşeklerinizi alacak ve kendi işi için kullanacak.
1. Krallar 20:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ כֹּ֚ה אָמַ֣ר בֶּן־הֲדַ֔ד כַּסְפְּךָ֥ וּֽזְהָבְךָ֖ לִֽי־ה֑וּא וְנָשֶׁ֧יךָ וּבָנֶ֛יךָ הַטּוֹבִ֖ים לִי־הֵֽם
Ona dedi: 'Ben-Hadad şöyle dedi: Gümüşün ve altının benimdir; karıların ve iyi olan oğulların benimdir.'
Yeşu 23:14
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֤י הוֹלֵךְ֙ הַיּ֔וֹם בְּדֶ֖רֶךְ כָּל־הָאָ֑רֶץ וִידַעְתֶּ֞ם בְּכָל־לְבַבְכֶ֣ם וּבְכָל־נַפְשְׁכֶ֗ם כִּ֣י לֹֽא־נָפַל֩ דָּבָ֨ר אֶחָ֜ד מִכֹּ֣ל הַדְּבָרִ֣ים הַטּוֹבִ֗ים אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֜ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ עֲלֵיכֶ֔ם הַכֹּל֙ בָּ֣אוּ לָכֶ֔ם לֹֽא־נָפַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ דָּבָ֥ר אֶחָֽד
Ve işte ben bugün bütün yerin yolunda gidiyorum; ve bütün kalbinizle ve bütün canınızla bilin ki, Tanrınız Yahve'nin sizin hakkınızda söylediği bütün iyi sözlerden bir tek söz düşmedi; hepsi size geldi, ondan bir tek söz düşmedi.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 20:3
·
Tevrat
אָנָּ֣ה יְהוָ֗ה זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵבָ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
'Lütfen Yahve, senin önünde sadakatle ve tam kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük ağlayışla ağladı.
Yeşaya 38:3
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֗ר אָנָּ֤ה יְהוָה֙ זְכָר־נָ֞א אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנֶ֗יךָ בֶּֽאֱמֶת֙ וּבְלֵ֣ב שָׁלֵ֔ם וְהַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עָשִׂ֑יתִי וַיֵּ֥בְךְּ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Ve dedi: 'Lütfen Yahve, senin önünde hakikatle ve tam bir kalple yürüdüğümü ve senin gözlerinde iyi olanı yaptığımı lütfen hatırla.' Ve Hizkiya büyük bir ağlayışla ağladı.
Ağıtlar 3:38
·
Tevrat
מִפִּ֤י עֶלְיוֹן֙ לֹ֣א תֵצֵ֔א הָרָע֖וֹת וְהַטּֽוֹב
Yüce Olan'ın ağzından kötülükler ve iyilik çıkmaz mı?
Yasa'nın Tekrarı 6:18
·
Tevrat
וְעָשִׂ֛יתָ הַיָּשָׁ֥ר וְהַטּ֖וֹב בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה לְמַ֨עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וּבָ֗אתָ וְיָֽרַשְׁתָּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַטֹּבָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לַאֲבֹתֶֽיךָ
Ve Yahve'nin gözünde doğru ve iyi olanı yapacaksın; ki senin için iyi olsun ve Yahve'nin atalarına ant içtiği iyi yeri gelip mülk edinesin.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 6:18
·
Tevrat
וְעָשִׂ֛יתָ הַיָּשָׁ֥ר וְהַטּ֖וֹב בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה לְמַ֨עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וּבָ֗אתָ וְיָֽרַשְׁתָּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַטֹּבָ֔ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לַאֲבֹתֶֽיךָ
Ve Yahve'nin gözünde doğru ve iyi olanı yapacaksın; ki senin için iyi olsun ve Yahve'nin atalarına ant içtiği iyi yeri gelip mülk edinesin.
Yasa'nın Tekrarı 8:10
·
Tevrat
וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָ֑עְתָּ וּבֵֽרַכְתָּ֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ עַל־הָאָ֥רֶץ הַטֹּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לָֽךְ
Ve yiyeceksin ve doyacaksın ve sana verdiği iyi yer için Tanrın Yahve'yi bereketleyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 11:17
·
Tevrat
וְחָרָ֨ה אַף־יְהוָ֜ה בָּכֶ֗ם וְעָצַ֤ר אֶת־הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה מָטָ֔ר וְהָ֣אֲדָמָ֔ה לֹ֥א תִתֵּ֖ן אֶת־יְבוּלָ֑הּ וַאֲבַדְתֶּ֣ם מְהֵרָ֗ה מֵעַל֙ הָאָ֣רֶץ הַטֹּבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה נֹתֵ֥ן לָכֶֽם
Ve Yahve'nin öfkesi size karşı alevlenir ve gökleri kapatır ve yağmur olmaz ve toprak ürününü vermez; ve Yahve'nin size verdiği iyi yerin üzerinden hızla yok olursunuz.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 41:26
·
Tevrat
שֶׁ֧בַע פָּרֹ֣ת הַטֹּבֹ֗ת שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִּׁבֳּלִים֙ הַטֹּבֹ֔ת שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים הֵ֑נָּה חֲל֖וֹם אֶחָ֥ד הֽוּא
Yedi iyi inek yedi yıldır ve yedi iyi başak yedi yıldır; rüya birdir.
Yaratılış 41:35
·
Tevrat
וְיִקְבְּצ֗וּ אֶת־כָּל־אֹ֨כֶל֙ הַשָּׁנִ֣ים הַטֹּבֹ֔ת הַבָּאֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה וְיִצְבְּרוּ־בָ֞ר תַּ֧חַת יַד־פַּרְעֹ֛ה אֹ֥כֶל בֶּעָרִ֖ים וְשָׁמָֽרוּ
Gelen bu iyi yılların bütün yiyeceğini toplasınlar; Firavun'un eli altında şehirlerde yiyecek olarak tahıl yığsınlar ve korusunlar.
Örnek Ayetler (2)
Ester 8:5
·
Tevrat
וַ֠תֹּאמֶר אִם־עַל־הַמֶּ֨לֶךְ ט֜וֹב וְאִם־מָצָ֧אתִי חֵ֣ן לְפָנָ֗יו וְכָשֵׁ֤ר הַדָּבָר֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְטוֹבָ֥ה אֲנִ֖י בְּעֵינָ֑יו יִכָּתֵ֞ב לְהָשִׁ֣יב אֶת־הַסְּפָרִ֗ים מַחֲשֶׁ֜בֶת הָמָ֤ן בֶּֽן־הַמְּדָ֨תָא֙ הָאֲגָגִ֔י אֲשֶׁ֣ר כָּתַ֗ב לְאַבֵּד֙ אֶת־הַיְּהוּדִ֔ים אֲשֶׁ֖ר בְּכָל־מְדִינ֥וֹת הַמֶּֽלֶךְ
Dedi ki: 'Eğer krala iyi geliyorsa, eğer onun önünde lütuf bulduysam, söz kralın önünde uygunsa ve ben onun gözlerinde iyiysem, kralın tüm eyaletlerindeki Yahudileri helak etmek için Agaglı Hammedata oğlu Haman'ın düşüncesiyle yazdığı mektupları geri çevirmek için yazılsın.'
Vaiz 6:6
·
Tevrat
וְאִלּ֣וּ חָיָ֗ה אֶ֤לֶף שָׁנִים֙ פַּעֲמַ֔יִם וְטוֹבָ֖ה לֹ֣א רָאָ֑ה הֲלֹ֛א אֶל־מָק֥וֹם אֶחָ֖ד הַכֹּ֥ל הוֹלֵֽךְ
Ve eğer iki defa bin yıl yaşasaydı ve iyilik görmeseydi; hepsi bir yere gitmiyor mu?
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 8:66
·
Tevrat
בַּיּ֤וֹם הַשְּׁמִינִי֙ שִׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם וַֽיְבָרֲכ֖וּ אֶת־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֣וּ לְאָהֳלֵיהֶ֗ם שְׂמֵחִים֙ וְט֣וֹבֵי לֵ֔ב עַ֣ל כָּל־הַטּוֹבָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לְדָוִ֣ד עַבְדּ֔וֹ וּלְיִשְׂרָאֵ֖ל עַמּֽוֹ
Sekizinci günde halkı gönderdi; ve kralı bereketlediler ve Yahve'nin kulu Davut'a ve halkı İsrail'e yaptığı bütün iyilik için sevinçli ve iyi kalpli olarak çadırlarına gittiler.
2. Tarihler 7:10
·
Tevrat
וּבְי֨וֹם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁלֹשָׁה֙ לַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֔י שִׁלַּ֥ח אֶת־הָעָ֖ם לְאָהֳלֵיהֶ֑ם שְׂמֵחִים֙ וְט֣וֹבֵי לֵ֔ב עַל־הַטּוֹבָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לְדָוִ֣יד וְלִשְׁלֹמֹ֔ה וּלְיִשְׂרָאֵ֖ל עַמּֽוֹ
Ve yedinci ayın yirmi üçüncü gününde halkı çadırlarına gönderdi; Yahve'nin Davut'a, Süleyman'a ve halkı İsrail'e yaptığı iyilikten dolayı sevinçli ve iyi kalpliydiler.
Daniel 1:4
·
Tevrat
יְלָדִ֣ים אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־בָּהֶ֣ם כָּל־מוּם֩ וְטוֹבֵ֨י מַרְאֶ֜ה וּמַשְׂכִּילִ֣ים בְּכָל־חָכְמָ֗ה וְיֹ֤דְעֵי דַ֨עַת֙ וּמְבִינֵ֣י מַדָּ֔ע וַאֲשֶׁר֙ כֹּ֣חַ בָּהֶ֔ם לַעֲמֹ֖ד בְּהֵיכַ֣ל הַמֶּ֑לֶךְ וּֽלֲלַמְּדָ֥ם סֵ֖פֶר וּלְשׁ֥וֹן כַּשְׂדִּֽים
Kendilerinde hiçbir kusur olmayan, görünüşleri iyi, her bilgelikte yetenekli, bilgi bilen, bilimi anlayan ve kralın sarayında durmaya güçleri olan gençler; ve onlara Kildanilerin kitabını ve dilini öğretmesini.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ יִרְמְיָ֔הוּ וָאֹמַ֖ר תְּאֵנִ֑ים הַתְּאֵנִ֤ים הַטֹּבוֹת֙ טֹב֣וֹת מְאֹ֔ד וְהָֽרָעוֹת֙ רָע֣וֹת מְאֹ֔ד אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun Yeremya?' Ve dedim: 'İncirler; iyi incirler çok iyi ve kötüler kötülükten yenilemeyecek kadar çok kötü.'
Yeremya 24:5
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כַּתְּאֵנִ֥ים הַטֹּב֖וֹת הָאֵ֑לֶּה כֵּֽן־אַכִּ֞יר אֶת־גָּל֣וּת יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁ֨ר שִׁלַּ֜חְתִּי מִן־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֛ה אֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים לְטוֹבָֽה
İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: 'Bu iyi incirler gibi, bu yerden Keldaniler diyarına gönderdiğim Yahuda sürgününü iyilik için böyle kabul edeceğim.
Yaratılış 41:24
·
Tevrat
וַתִּבְלַ֨עְןָ֙ הָשִׁבֳּלִ֣ים הַדַּקֹּ֔ת אֵ֛ת שֶׁ֥בַע הַֽשִׁבֳּלִ֖ים הַטֹּב֑וֹת וָֽאֹמַר֙ אֶל־הַֽחַרְטֻמִּ֔ים וְאֵ֥ין מַגִּ֖יד לִֽי
Cılız başaklar yedi iyi başağı yuttular; büyücülere söyledim ama bana bildiren yok.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 41:5
·
Tevrat
וַיִּישָׁ֕ן וַֽיַּחֲלֹ֖ם שֵׁנִ֑ית וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹל֛וֹת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד בְּרִיא֥וֹת וְטֹבֽוֹת
Ve uyudu ve ikinci kez rüya gördü; ve işte bir sapta dolgun ve iyi yedi başak çıkıyordu.
Yaratılış 41:22
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת
Rüyamda gördüm; ve işte bir sapta dolu ve iyi yedi başak çıkıyordu.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 25:15
·
Tevrat
וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים טֹבִ֥ים לָ֖נוּ מְאֹ֑ד וְלֹ֤א הָכְלַ֨מְנוּ֙ וְלֹֽא־פָקַ֣דְנוּ מְא֔וּמָה כָּל־יְמֵי֙ הִתְהַלַּ֣כְנוּ אִתָּ֔ם בִּֽהְיוֹתֵ֖נוּ בַּשָּׂדֶֽה
Adamlar bize çok iyiydiler; utandırılmadık ve kırda olduğumuzda onlarla yürüdüğümüz bütün günler bizden hiçbir şey eksilmedi.
Yaratılış 27:9
·
Tevrat
לֶךְ־נָא֙ אֶל־הַצֹּ֔אן וְקַֽח־לִ֣י מִשָּׁ֗ם שְׁנֵ֛י גְּדָיֵ֥י עִזִּ֖ים טֹבִ֑ים וְאֶֽעֱשֶׂ֨ה אֹתָ֧ם מַטְעַמִּ֛ים לְאָבִ֖יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר אָהֵֽב
'Lütfen sürüye git ve oradan bana iki iyi keçi yavrusu al; onları baban için sevdiği gibi lezzetli yiyecekler yapayım.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 12:6
·
Tevrat
כִּ֧י גַם־אַחֶ֣יךָ וּבֵית־אָבִ֗יךָ גַּם־הֵ֨מָּה֙ בָּ֣גְדוּ בָ֔ךְ גַּם־הֵ֛מָּה קָרְא֥וּ אַחֲרֶ֖יךָ מָלֵ֑א אַל־תַּאֲמֵ֣ן בָּ֔ם כִּֽי־יְדַבְּר֥וּ אֵלֶ֖יךָ טוֹבֽוֹת
Çünkü kardeşlerin ve babanın evi, onlar da sana hainlik ettiler; onlar da arkandan yüksek sesle çağırdılar. Sana iyilikler konuşacaklar diye onlara inanma.
Ester 2:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ נַעֲרֵֽי־הַמֶּ֖לֶךְ מְשָׁרְתָ֑יו יְבַקְשׁ֥וּ לַמֶּ֛לֶךְ נְעָר֥וֹת בְּתוּל֖וֹת טוֹב֥וֹת מַרְאֶֽה
Bunun üzerine kralın hizmet eden gençleri dediler: 'Kral için görünüşü iyi bakire genç kızlar aransın.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:9
·
Tevrat
בְּאָזְנָ֖י יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אִם־לֹ֞א בָּתִּ֤ים רַבִּים֙ לְשַׁמָּ֣ה יִֽהְי֔וּ גְּדֹלִ֥ים וְטוֹבִ֖ים מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Ordular Yahvesi kulaklarıma söyledi: Kesinlikle birçok evler virane olacak, büyük ve iyi evler oturan olmadan kalacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:3
·
Tevrat
בְּֽכָל־מָ֭קוֹם עֵינֵ֣י יְהוָ֑ה צֹ֝פ֗וֹת רָעִ֥ים וטוֹבִֽים
Yahve'nin gözleri her yerdedir; kötüleri ve iyileri izler.