109
Kullanım
2
Lemma
26
Türev
31
Anlam
2 lemma, 26 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חָשַׂךְ Lemma | hasakh | alıkoydu, alıkoymak, esirgemek, tutmak | İsim | 47 | ||
Örnek Ayetler (5 / 47) Amos 5:18 · Tevrat ה֥וֹי הַמִּתְאַוִּ֖ים אֶת־י֣וֹם יְהוָ֑ה לָמָּה־זֶּ֥ה לָכֶ֛ם י֥וֹם יְהוָ֖ה הוּא־חֹ֥שֶׁךְ וְלֹא־אֽוֹר Vay Yahve'nin gününü özleyenlere! Yahve'nin günü size ne diye? O karanlıktır ve ışık değil. Amos 5:20 · Tevrat הֲלֹא־חֹ֛שֶׁךְ י֥וֹם יְהוָ֖ה וְלֹא־א֑וֹר וְאָפֵ֖ל וְלֹא־נֹ֥גַֽהּ לֽוֹ Yahve'nin günü ışık değil karanlık, ve onda parıltı yok zifiri karanlık değil mi? Hezekiel 32:8 · Tevrat כָּל־מְא֤וֹרֵי אוֹר֙ בַּשָּׁמַ֔יִם אַקְדִּירֵ֖ם עָלֶ֑יךָ וְנָתַ֤תִּי חֹ֨שֶׁךְ֙ עַֽל־אַרְצְךָ֔ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה Göklerdeki bütün ışık kaynaklarını senin üzerine karartacağım ve diyarının üzerine karanlık vereceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir. 2. Samuel 22:12 · Tevrat וַיָּ֥שֶׁת חֹ֛שֶׁךְ סְבִיבֹתָ֖יו סֻכּ֑וֹת חַֽשְׁרַת־מַ֖יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים Karanlığı etrafına çardaklar yaptı; suların toplanmasını, göklerin koyu bulutlarını. Nahum 1:8 · Tevrat וּבְשֶׁ֣טֶף עֹבֵ֔ר כָּלָ֖ה יַעֲשֶׂ֣ה מְקוֹמָ֑הּ וְאֹיְבָ֖יו יְרַדֶּף־חֹֽשֶׁךְ Ve geçen bir taşkınla onun yerinin tam bir sonunu yapacak; ve düşmanlarını karanlık kovalayacak. | ||||||
בַּחֹשֶׁךְ | ba-hoşekh | karanlıkta, karanlık, karanlık olmak, gizlilik | İsim | 14 | ||
הַחֹֽשֶׁךְ | ha-hoşekh | karanlık, karanlık, gizlilik, cehalet | İsim | 6 | ||
לַחֹשֶׁךְ | la-hoşekh | karanlığa, karanlık, karanlık yer, gizlilik | İsim | 3 | ||
וְחֹשֶׁךְ | ve-hoşekh | ve karanlık, karanlık, gizlilik, cehalet | İsim | 3 | ||
חָשְׁכִּֽי | hoşki | karanlığım, karanlık, karanlık olmak, kararmak | Zamir | 2 | ||
וּבַחֹשֶׁךְ | u-va-hoşekh | ve karanlıkta, karanlık, karanlık yer, gizlilik | İsim | 2 | ||
וּמֵחֹשֶׁךְ | umehoşekh | ve karanlıktan, karanlık, gizlilik | İsim | 1 | ||
וְהַחֹשֶׁךְ | ve-hahoşekh | ve karanlık, karanlık, gizlilik | İsim | 1 | ||
מֵחֹשֶׁךְ | mehoşekh | karanlıktan, karanlık, karanlık yer, gizlilik | İsim | 1 | ||
וְלַחֹשֶׁךְ | ve-la-hoşekh | ve karanlığa, karanlık, karanlık yer | İsim | 1 | ||
יַחְשֹֽׂךְ Lemma | yahsoh | alıkoyacak, alıkoymak, esirgemek, sakınmak | Fiil | 6 | ||
חָשַׂךְ | hasakh | alıkoydu, alıkoymak, esirgemek, tutmak | Fiil | 5 | ||
חוֹשֵׂךְ | hosekh | alıkoyan, alıkoymak, esirgemek, tutmak | Fiil | 2 | ||
חָשַׂכְתָּ | hasakhta | alıkoydun, alıkoymak, esirgemek, tutmak | Fiil | 2 | ||
חָשְׂכוּ | hasekhu | alıkoydular, alıkoymak, esirgemek, geri tutmak | Fiil | 1 | ||
חָשָׂכוּ | hasakhu | alıkoydular, alıkoymak, esirgemek, sakınmak | Fiil | 1 | ||
וְחוֹשֵׂךְ | vehoşekh | ve alıkoyan, alıkoymak, esirgemek, tutmak | Fiil | 1 | ||
וָאֶחְשֹׂךְ | va-ehsoh | ve alıkoydum, alıkoymak, esirgemek, tutmak | Fiil | 1 | ||
חָשַׂכְתִּי | hasakhti | alıkoydum, alıkoymak, esirgemek, sakınmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 47)
Amos 5:18
·
Tevrat
ה֥וֹי הַמִּתְאַוִּ֖ים אֶת־י֣וֹם יְהוָ֑ה לָמָּה־זֶּ֥ה לָכֶ֛ם י֥וֹם יְהוָ֖ה הוּא־חֹ֥שֶׁךְ וְלֹא־אֽוֹר
Vay Yahve'nin gününü özleyenlere! Yahve'nin günü size ne diye? O karanlıktır ve ışık değil.
Amos 5:20
·
Tevrat
הֲלֹא־חֹ֛שֶׁךְ י֥וֹם יְהוָ֖ה וְלֹא־א֑וֹר וְאָפֵ֖ל וְלֹא־נֹ֥גַֽהּ לֽוֹ
Yahve'nin günü ışık değil karanlık, ve onda parıltı yok zifiri karanlık değil mi?
Hezekiel 32:8
·
Tevrat
כָּל־מְא֤וֹרֵי אוֹר֙ בַּשָּׁמַ֔יִם אַקְדִּירֵ֖ם עָלֶ֑יךָ וְנָתַ֤תִּי חֹ֨שֶׁךְ֙ עַֽל־אַרְצְךָ֔ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Göklerdeki bütün ışık kaynaklarını senin üzerine karartacağım ve diyarının üzerine karanlık vereceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
2. Samuel 22:12
·
Tevrat
וַיָּ֥שֶׁת חֹ֛שֶׁךְ סְבִיבֹתָ֖יו סֻכּ֑וֹת חַֽשְׁרַת־מַ֖יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים
Karanlığı etrafına çardaklar yaptı; suların toplanmasını, göklerin koyu bulutlarını.
Nahum 1:8
·
Tevrat
וּבְשֶׁ֣טֶף עֹבֵ֔ר כָּלָ֖ה יַעֲשֶׂ֣ה מְקוֹמָ֑הּ וְאֹיְבָ֖יו יְרַדֶּף־חֹֽשֶׁךְ
Ve geçen bir taşkınla onun yerinin tam bir sonunu yapacak; ve düşmanlarını karanlık kovalayacak.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ אֲשֶׁ֨ר זִקְנֵ֤י בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ עֹשִׂ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ אִ֖ישׁ בְּחַדְרֵ֣י מַשְׂכִּית֑וֹ כִּ֣י אֹמְרִ֗ים אֵ֤ין יְהוָה֙ רֹאֶ֣ה אֹתָ֔נוּ עָזַ֥ב יְהוָ֖ה אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, İsrail evinin yaşlılarının karanlıkta, her adamın kendi putunun odalarında ne yaptıklarını gördün mü? Çünkü diyorlar: Yahve bizi görmüyor, Yahve yeri bıraktı.'
1. Samuel 2:9
·
Tevrat
רַגְלֵ֤י חֲסִידָיו֙ יִשְׁמֹ֔ר וּרְשָׁעִ֖ים בַּחֹ֣שֶׁךְ יִדָּ֑מּוּ כִּֽי־לֹ֥א בְכֹ֖חַ יִגְבַּר־אִֽישׁ
Sadıklarının ayaklarını korur ve kötüler karanlıkta susturulur; çünkü adam güçle üstün gelmez.
Yeşaya 9:1
·
Tevrat
הָעָם֙ הַהֹלְכִ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ רָא֖וּ א֣וֹר גָּד֑וֹל יֹשְׁבֵי֙ בְּאֶ֣רֶץ צַלְמָ֔וֶת א֖וֹר נָגַ֥הּ עֲלֵיהֶֽם
Karanlıkta yürüyen halk büyük bir ışık gördü; ölüm gölgesi yerinde oturanların üzerlerine ışık parladı.
Yeşaya 47:5
·
Tevrat
שְׁבִ֥י דוּמָ֛ם וּבֹ֥אִי בַחֹ֖שֶׁךְ בַּת־כַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י לֹ֤א תוֹסִ֨יפִי֙ יִקְרְאוּ־לָ֔ךְ גְּבֶ֖רֶת מַמְלָכֽוֹת
Sessizce otur ve karanlığa gir, Kildani kızı; çünkü bir daha sana krallıkların hanımefendisi diye çağırmayacaklar.
Yeşaya 49:9
·
Tevrat
לֵאמֹ֤ר לַֽאֲסוּרִים֙ צֵ֔אוּ לַאֲשֶׁ֥ר בַּחֹ֖שֶׁךְ הִגָּל֑וּ עַל־דְּרָכִ֣ים יִרְע֔וּ וּבְכָל־שְׁפָיִ֖ים מַרְעִיתָֽם
Tutuklulara çıkın, karanlıkta olanlara açığa çıkın demek için. Yolların üzerinde otlayacaklar ve bütün çıplak tepelerde onların otlağı vardır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 60:2
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה הַחֹ֨שֶׁךְ֙ יְכַסֶּה־אֶ֔רֶץ וַעֲרָפֶ֖ל לְאֻמִּ֑ים וְעָלַ֨יִךְ֙ יִזְרַ֣ח יְהוָ֔ה וּכְבוֹד֖וֹ עָלַ֥יִךְ יֵרָאֶֽה
Çünkü işte karanlık yeri ve koyu karanlık halkları örtecek; ve senin üzerine Yahve doğacak ve onun yüceliği senin üzerinde görünecek.
Vaiz 2:13
·
Tevrat
וְרָאִ֣יתִי אָ֔נִי שֶׁיֵּ֥שׁ יִתְר֛וֹן לַֽחָכְמָ֖ה מִן־הַסִּכְל֑וּת כִּֽיתְר֥וֹן הָא֖וֹר מִן־הַחֹֽשֶׁךְ
Ve ben gördüm ki, ışığın karanlıktan üstünlüğü gibi, bilgeliğin akılsızlıktan üstünlüğü vardır.
Vaiz 11:8
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שָׁנִ֥ים הַרְבֵּ֛ה יִחְיֶ֥ה הָאָדָ֖ם בְּכֻלָּ֣ם יִשְׂמָ֑ח וְיִזְכֹּר֙ אֶת־יְמֵ֣י הַחֹ֔שֶׁךְ כִּֽי־הַרְבֵּ֥ה יִהְי֖וּ כָּל־שֶׁבָּ֥א הָֽבֶל
Çünkü eğer insan çok yıllar yaşarsa, hepsinde sevinsin; ve karanlığın günlerini hatırlasın, çünkü çok olacaklar. Gelen her şey boştur.
Yaratılış 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָא֖וֹר כִּי־ט֑וֹב וַיַּבְדֵּ֣ל אֱלֹהִ֔ים בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֥ין הַחֹֽשֶׁךְ
Ve Tanrı ışığı gördü ki iyidir; ve Tanrı ışıkla karanlığın arasını ayırdı.
Yaratılış 1:18
·
Tevrat
וְלִמְשֹׁל֙ בַּיּ֣וֹם וּבַלַּ֔יְלָה וּֽלֲהַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֣ין הַחֹ֑שֶׁךְ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב
Gündüze ve geceye hükmetmek, ışık ile karanlığın arasını ayırmak için; Tanrı iyi olduğunu gördü.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 5:20
·
Tevrat
ה֣וֹי הָאֹמְרִ֥ים לָרַ֛ע ט֖וֹב וְלַטּ֣וֹב רָ֑ע שָׂמִ֨ים חֹ֤שֶׁךְ לְאוֹר֙ וְא֣וֹר לְחֹ֔שֶׁךְ שָׂמִ֥ים מַ֛ר לְמָת֖וֹק וּמָת֥וֹק לְמָֽר
Vay kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlere; karanlığı ışık yerine ve ışığı karanlık yerine koyanlara; acıyı tatlı yerine ve tatlıyı acı yerine koyanlara!
Yoel 3:4
·
Tevrat
הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ יֵהָפֵ֣ךְ לְחֹ֔שֶׁךְ וְהַיָּרֵ֖חַ לְדָ֑ם לִפְנֵ֗י בּ֚וֹא י֣וֹם יְהוָ֔ה הַגָּד֖וֹל וְהַנּוֹרָֽא
Yahve'nin büyük ve korkunç gününün gelmesinden önce güneş karanlığa ve ay kana dönecek.
Eyüp 28:3
·
Tevrat
קֵ֤ץ שָׂ֤ם לַחֹ֗שֶׁךְ וּֽלְכָל־תַּ֭כְלִית ה֣וּא חוֹקֵ֑ר אֶ֖בֶן אֹ֣פֶל וְצַלְמָֽוֶת
Karanlığa son koydu ve o her sınıra kadar araştırır; karanlığın ve ölüm gölgesinin taşını.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 38:19
·
Tevrat
אֵי־זֶ֣ה הַ֭דֶּרֶךְ יִשְׁכָּן־א֑וֹר וְ֝חֹ֗שֶׁךְ אֵי־זֶ֥ה מְקֹמֽוֹ
Işığın oturduğu yol neresidir ve karanlığın yeri neresidir?
Yaratılış 1:2
·
Tevrat
וְהָאָ֗רֶץ הָיְתָ֥ה תֹ֨הוּ֙ וָבֹ֔הוּ וְחֹ֖שֶׁךְ עַל־פְּנֵ֣י תְה֑וֹם וְר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים מְרַחֶ֖פֶת עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם
Ve yer şekilsiz ve boştu ve enginin yüzünün üzerinde karanlık vardı; ve Tanrı'nın Ruhu suların yüzünün üzerinde süzülüyordu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 22:29
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּ֥ה נֵירִ֖י יְהוָ֑ה וַיהוָ֖ה יַגִּ֥יהַּ חָשְׁכִּֽי
Çünkü sen benim kandilimsin, ey Yahve; ve Yahve karanlığımı aydınlatır.
Mezmurlar 18:29
·
Tevrat
כִּֽי־אַ֭תָּה תָּאִ֣יר נֵרִ֑י יְהוָ֥ה אֱ֝לֹהַ֗י יַגִּ֥יהַּ חָשְׁכִּֽי
Çünkü sen kandilimi aydınlatırsın; Yahve Tanrım karanlığımı aydınlatır.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 6:4
·
Tevrat
כִּֽי־בַהֶ֥בֶל בָּ֖א וּבַחֹ֣שֶׁךְ יֵלֵ֑ךְ וּבַחֹ֖שֶׁךְ שְׁמ֥וֹ יְכֻסֶּֽה
Çünkü boşlukta gelir ve karanlıkta gider ve karanlıkta adı örtülür.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 29:18
·
Tevrat
וְשָׁמְע֧וּ בַיּוֹם־הַה֛וּא הַחֵרְשִׁ֖ים דִּבְרֵי־סֵ֑פֶר וּמֵאֹ֣פֶל וּמֵחֹ֔שֶׁךְ עֵינֵ֥י עִוְרִ֖ים תִּרְאֶֽינָה
Ve o günde sağırlar kitabın sözlerini işitecekler ve karanlıktan ve koyu karanlıktan körlerin gözleri görecek.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 14:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה
Mısır ordugahı ile İsrail ordugahı arasına geldi; bulut ve karanlık vardı ve geceyi aydınlattı; bütün gece biri diğerine yaklaşmadı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 107:14
·
Tevrat
יֽ֭וֹצִיאֵם מֵחֹ֣שֶׁךְ וְצַלְמָ֑וֶת וּמוֹסְר֖וֹתֵיהֶ֣ם יְנַתֵּֽק
Onları karanlıktan ve ölüm gölgesinden çıkardı ve bağlarını kopardı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 1:5
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד
Ve Tanrı ışığı gün diye çağırdı ve karanlığı gece diye çağırdı; ve akşam oldu ve sabah oldu, bir gün.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:26
·
Tevrat
כָּל־הַ֭יּוֹם הִתְאַוָּ֣ה תַאֲוָ֑ה וְצַדִּ֥יק יִ֝תֵּ֗ן וְלֹ֣א יַחְשֹֽׂךְ
Bütün gün arzuyla arzuladı; doğru kişi ise verir ve esirgemez.
Eyüp 16:5
·
Tevrat
אֲאַמִּצְכֶ֥ם בְּמוֹ־פִ֑י וְנִ֖יד שְׂפָתַ֣י יַחְשֹֽׂךְ
Ağzımla sizi güçlendirirdim ve dudaklarımın hareketi esirgerdi.
Eyüp 16:6
·
Tevrat
אִֽם־אֲ֭דַבְּרָה לֹא־יֵחָשֵׂ֣ךְ כְּאֵבִ֑י וְ֝אַחְדְּלָ֗ה מַה־מִנִּ֥י יַהֲלֹֽךְ
Eğer konuşursam acım esirgenmez; ve eğer durursam benden ne gider?
Eyüp 21:30
·
Tevrat
כִּ֤י לְי֣וֹם אֵ֭יד יֵחָ֣שֶׂךְ רָ֑ע לְי֖וֹם עֲבָר֣וֹת יוּבָֽלוּ
Çünkü kötü kişi felaket gününe saklanır; gazap gününe götürülürler.
Eyüp 33:18
·
Tevrat
יַחְשֹׂ֣ךְ נַ֭פְשׁוֹ מִנִּי־שָׁ֑חַת וְ֝חַיָּת֗וֹ מֵעֲבֹ֥ר בַּשָּֽׁלַח
Onun canını çukurdan esirger, ve onun yaşamını kılıçla geçmekten.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 18:16
·
Tevrat
וַיִּתְקַ֤ע יוֹאָב֙ בַּשֹּׁפָ֔ר וַיָּ֣שָׁב הָעָ֔ם מִרְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־חָשַׂ֥ךְ יוֹאָ֖ב אֶת־הָעָֽם
Yoav şofarı çaldı ve halk İsrail'in ardınca kovalamaktan döndü; çünkü Yoav halkı esirgedi.
1. Samuel 25:39
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע דָּוִד֮ כִּ֣י מֵ֣ת נָבָל֒ וַיֹּ֡אמֶר בָּר֣וּךְ יְהוָ֡ה אֲשֶׁ֣ר רָב֩ אֶת־רִ֨יב חֶרְפָּתִ֜י מִיַּ֣ד נָבָ֗ל וְאֶת־עַבְדּוֹ֙ חָשַׂ֣ךְ מֵֽרָעָ֔ה וְאֵת֙ רָעַ֣ת נָבָ֔ל הֵשִׁ֥יב יְהוָ֖ה בְּרֹאשׁ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח דָּוִד֙ וַיְדַבֵּ֣ר בַּאֲבִיגַ֔יִל לְקַחְתָּ֥הּ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה
Davut Nabal'ın öldüğünü duydu ve dedi: 'Nabal'ın elinden utancımın davasını savunan, kulunu kötülükten alıkoyan ve Nabal'ın kötülüğünü kendi başına döndüren Yahve bereketli olsun.' Sonra Davut onu kendisine eş olarak almak için gönderdi ve Abigayil ile konuştu.
2. Krallar 5:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר גֵּיחֲזִ֗י נַעַר֮ אֱלִישָׁ֣ע אִישׁ־הָאֱלֹהִים֒ הִנֵּ֣ה חָשַׂ֣ךְ אֲדֹנִ֗י אֶֽת־נַעֲמָ֤ן הָֽאֲרַמִּי֙ הַזֶּ֔ה מִקַּ֥חַת מִיָּד֖וֹ אֵ֣ת אֲשֶׁר־הֵבִ֑יא חַי־יְהוָה֙ כִּֽי־אִם־רַ֣צְתִּי אַחֲרָ֔יו וְלָקַחְתִּ֥י מֵאִתּ֖וֹ מְאֽוּמָה
Tanrı adamı Elişa'nın hizmetkarı Gehazi dedi ki: 'İşte efendim bu Aramlı Naaman'ın getirdiği şeyi elinden almaktan esirgedi; Yahve yaşıyor ki arkasından koşacağım ve ondan bir şey alacağım.'
Mezmurlar 78:50
·
Tevrat
יְפַלֵּ֥ס נָתִ֗יב לְאַ֫פּ֥וֹ לֹא־חָשַׂ֣ךְ מִמָּ֣וֶת נַפְשָׁ֑ם וְ֝חַיָּתָ֗ם לַדֶּ֥בֶר הִסְגִּֽיר
Öfkesine bir yol açtı, onların canını ölümden esirgemedi ve hayatlarını salgın hastalığa teslim etti.
Yaratılış 39:9
·
Tevrat
אֵינֶ֨נּוּ גָד֜וֹל בַּבַּ֣יִת הַזֶּה֮ מִמֶּנִּי֒ וְלֹֽא־חָשַׂ֤ךְ מִמֶּ֨נִּי֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־אוֹתָ֖ךְ בַּאֲשֶׁ֣ר אַתְּ־אִשְׁתּ֑וֹ וְאֵ֨יךְ אֶֽעֱשֶׂ֜ה הָרָעָ֤ה הַגְּדֹלָה֙ הַזֹּ֔את וְחָטָ֖אתִי לֵֽאלֹהִֽים
O bu evde benden daha büyük değildir ve sen onun karısı olduğun için senden başka benden hiçbir şey esirgemedi; o halde bu büyük kötülüğü nasıl yaparım ve Tanrı'ya karşı günah işlerim?'
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:24
·
Tevrat
חוֹשֵׂ֣ךְ שִׁ֭בְטוֹ שׂוֹנֵ֣א בְנ֑וֹ וְ֝אֹהֲב֗וֹ שִֽׁחֲר֥וֹ מוּסָֽר
Değneğini esirgeyen oğlundan nefret eder, ve onu seven onu terbiye ile arar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:27
·
Tevrat
חוֹשֵׂ֣ךְ אֲ֭מָרָיו יוֹדֵ֣עַ דָּ֑עַת יְקַר־ר֝֗וּחַ אִ֣ישׁ תְּבוּנָֽה
Sözlerini esirgeyen bilgiyi bilir, anlayış adamı değerli ruhtur.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 22:12
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אַל־תִּשְׁלַ֤ח יָֽדְךָ֙ אֶל־הַנַּ֔עַר וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֑וּמָּה כִּ֣י עַתָּ֣ה יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יְרֵ֤א אֱלֹהִים֙ אַ֔תָּה וְלֹ֥א חָשַׂ֛כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידְךָ֖ מִמֶּֽנִּי
Dedi ki: 'Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma; çünkü şimdi bildim ki sen Tanrı'dan korkansın ve oğlunu, biriciğini benden esirgemedin.'
Yaratılış 22:16
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בִּ֥י נִשְׁבַּ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּ֗י יַ֚עַן אֲשֶׁ֤ר עָשִׂ֨יתָ֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה וְלֹ֥א חָשַׂ֖כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידֶֽךָ
Ve dedi: 'Kendi üzerime yemin ettim, Yahve'nin bildirisidir; mademki bu şeyi yaptın ve oğlunu, biriciğini esirgemedin,
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 30:10
·
Tevrat
תִּֽ֭עֲבוּנִי רָ֣חֲקוּ מֶ֑נִּי וּ֝מִפָּנַ֗י לֹא־חָ֥שְׂכוּ רֹֽק
Benden iğrenirler, benden uzaklaşırlar ve yüzümden tükürüğü esirgemezler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 14:10
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה לָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כֵּ֤ן אָֽהֲבוּ֙ לָנ֔וּעַ רַגְלֵיהֶ֖ם לֹ֣א חָשָׂ֑כוּ וַיהוָה֙ לֹ֣א רָצָ֔ם עַתָּה֙ יִזְכֹּ֣ר עֲוֺנָ֔ם וְיִפְקֹ֖ד חַטֹּאתָֽם
Yahve bu halka şöyle dedi: Dolaşmayı böyle sevdiler, ayaklarını esirgemediler; ve Yahve onlardan razı olmadı, şimdi suçlarını hatırlayacak ve günahlarını cezalandıracak.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 11:24
·
Tevrat
יֵ֣שׁ מְ֭פַזֵּר וְנוֹסָ֥ף ע֑וֹד וְחוֹשֵׂ֥ךְ מִ֝יֹּ֗שֶׁר אַךְ־לְמַחְסֽוֹר
Dağıtan vardır ve daha da eklenir, doğrudan esirgeyen ise sadece yoksulluğa gider.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 20:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ
Tanrı rüyada ona dedi ki: 'Bunu kalbinin bütünlüğüyle yaptığını ben de bildim; bana karşı günah işlemekten seni ben de alıkoydum; bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.'