597
Kullanım
13
Lemma
95
Türev
102
Anlam
13 lemma, 95 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חָרְבָּֽה | horba | harabe, harabe, yıkıntı, kurak yer | İsim | 2 | ||
וּלְחָרְבוֹת | uleharvot | ve kılıçlara, kurumak, kılıç, yıkıntı | İsim | 2 | ||
חָרְבֹתַיִךְ | horvotayikh | senin harabelerin, harabe, yıkıntı, kurak yer | Zamir | 1 | ||
וְחָרְבוֹתֶיהָ | ve-harevoteyha | ve onun kılıçları, kılıç, kesici alet, yıkım | Zamir | 1 | ||
חָרְבֹתָיו | harevotav | kurak yerlerinin, kurak yer, yıkıntı, harabe | Zamir | 1 | ||
הֶחֳרָבֽוֹת | hehoravot | yıkıntılar, yıkıntı, harabe, kurak yer | İsim | 1 | ||
חָרְבֹתֶיהָ | harevoteyha | onun kurak yerleri, kurak yer, harabe, yıkıntı | Zamir | 1 | ||
הֶחֳרָבוֹת | he-horavot | yıkıntılar, yıkıntı, harabe, kuraklık | İsim | 1 | ||
וְחָרְבָּה | ve-hareva | ve kurudu, kurumak, viran olmak, harap olmak | İsim | 1 | ||
מֵחָרְבוֹתֵיהֶֽם | meharvoteyhem | kılıçlarından, kılıç, kuraklık, yıkıntı | Zamir | 1 | ||
וְהֶחֳרָבוֹת | ve-hehoravot | ve yıkıntıların, yıkıntı, harabe, kuraklık | İsim | 1 | ||
חֳרָבֽוֹת | horavot | kılıçlar, kılıç, kuraklık, yıkıntı | İsim | 1 | ||
כָּחֳרָבוֹת | ka-horavot | harabeler gibi, harabe, yıkıntı, kurak yer | İsim | 1 | ||
בֶּֽחֳרָבוֹת | be-horavot | harabelerde, harabe, yıkıntı, kurak yer | İsim | 1 | ||
וְחָרְבוֹת | ve-harevot | ve kılıçlar, kılıç, kesici alet, yıkım | İsim | 1 | ||
בְּחֹרֵב Lemma | be-horev | kuraklıkta, kuraklık, ıssızlık, Horev | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) 1. Krallar 8:9 · Tevrat אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֗ק שְׁנֵי֙ לֻח֣וֹת הָאֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֨ר הִנִּ֥חַ שָׁ֛ם מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם Sandıkta, İsrail oğulları Mısır diyarından çıktıklarında Yahve'nin onlarla antlaşma yaptığı Horev'de Musa'nın oraya koyduğu iki taş levhadan başka bir şey yoktu. Mezmurlar 106:19 · Tevrat יַעֲשׂוּ־עֵ֥גֶל בְּחֹרֵ֑ב וַ֝יִּשְׁתַּחֲו֗וּ לְמַסֵּכָֽה Horev'de buzağı yaptılar ve dökme puta eğildiler. 2. Tarihler 5:10 · Tevrat אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֚ק שְׁנֵ֣י הַלֻּח֔וֹת אֲשֶׁר־נָתַ֥ן מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מִמִּצְרָֽיִם Sandıkta, İsrail oğulları Mısır'dan çıkarken Yahve'nin onlarla yaptığı, Musa'nın Horev'de verdiği iki levhadan başka bir şey yoktu. Yasa'nın Tekrarı 1:6 · Tevrat יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ דִּבֶּ֥ר אֵלֵ֖ינוּ בְּחֹרֵ֣ב לֵאמֹ֑ר רַב־לָכֶ֥ם שֶׁ֖בֶת בָּהָ֥ר הַזֶּֽה Tanrımız Yahve Horev'de bize konuştu ve dedi: 'Bu dağda oturmanız size çoktur. Yasa'nın Tekrarı 4:10 · Tevrat י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן Horev'de Tanrın Yahve'nin yüzüne durduğun gün, Yahve bana dediğinde: 'Halkı benim için topla ve onlara sözlerimi işittireyim; ki toprak üzerinde yaşadıkları bütün günler boyunca benden korkmayı öğrensinler ve oğullarına öğretsinler.' | ||||||
בְּחֹרֵֽב | behorev | kuraklıkta, kuraklık, ıssızlık, Horev (dağ) | İsim | 2 | ||
בְחֹרֵב | be-horev | Horev'de, Horev, kuraklık, yıkım | İsim | 1 | ||
חוֹרֵֽב | horev | Horev, Horev, kuraklık, ıssızlık | İsim | 1 | ||
חֹרֵֽבָה | horeva | kuraklığa, kuraklık, viran, Horev | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 27:17
·
Tevrat
אַל־תִּשְׁמְע֣וּ אֲלֵיהֶ֔ם עִבְד֥וּ אֶת־מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וִֽחְי֑וּ לָ֧מָּה תִֽהְיֶ֛ה הָעִ֥יר הַזֹּ֖את חָרְבָּֽה
Onları dinlemeyin, Babil kralına hizmet edin ve yaşayın; bu şehir neden virane olsun?
Levililer 26:33
·
Tevrat
וְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה
Sizi uluslar arasına savuracağım ve arkanızdan kılıç çekeceğim; yeriniz ıssız olacak ve şehirleriniz virane olacak.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 36:4
·
Tevrat
לָכֵן֙ הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת וְלֶחֳרָב֤וֹת הַשֹּֽׁמְמוֹת֙ וְלֶעָרִ֣ים הַנֶּעֱזָב֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ לְבַז֙ וּלְלַ֔עַג לִשְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר מִסָּבִֽיב
bu yüzden, İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü işitin: Efendi Yahve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere, viran olmuş harabelere ve terk edilmiş şehirlere, çevredeki ulusların geri kalanına yağma ve alay olanlara şöyle dedi:
Yeremya 25:9
·
Tevrat
הִנְנִ֣י שֹׁלֵ֡חַ וְלָקַחְתִּי֩ אֶת־כָּל־מִשְׁפְּח֨וֹת צָפ֜וֹן נְאֻם־יְהוָ֗ה וְאֶל־נְבֽוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֮ עַבְדִּי֒ וַהֲבִ֨אֹתִ֜ים עַל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבֶ֔יהָ וְעַ֛ל כָּל־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה סָבִ֑יב וְהַ֣חֲרַמְתִּ֔ים וְשַׂמְתִּים֙ לְשַׁמָּ֣ה וְלִשְׁרֵקָ֔ה וּלְחָרְב֖וֹת עוֹלָֽם
İşte ben gönderiyorum ve kuzeyin bütün ailelerini alacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve kulum Babil kralı Nebukadretsar'ı alacağım ve onları bu diyarın üzerine ve oturanlarının üzerine ve çevredeki bütün bu ulusların üzerine getireceğim; ve onları yok edeceğim ve onları dehşet ve ıslık ve sonsuz harabeler için koyacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 49:19
·
Tevrat
כִּ֤י חָרְבֹתַ֨יִךְ֙ וְשֹׁ֣מְמֹתַ֔יִךְ וְאֶ֖רֶץ הֲרִֽסֻתֵ֑יךְ כִּ֤י עַתָּה֙ תֵּצְרִ֣י מִיּוֹשֵׁ֔ב וְרָחֲק֖וּ מְבַלְּעָֽיִךְ
Çünkü senin yıkıntıların ve senin ıssız yerlerin ve senin harabiyetinin diyarı, çünkü şimdi oturanlardan dolayı dar geleceksin ve seni yutanlar uzaklaşacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:26
·
Tevrat
מֵקִים֙ דְּבַ֣ר עַבְדּ֔וֹ וַעֲצַ֥ת מַלְאָכָ֖יו יַשְׁלִ֑ים הָאֹמֵ֨ר לִירוּשָׁלִַ֜ם תּוּשָׁ֗ב וּלְעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ תִּבָּנֶ֔ינָה וְחָרְבוֹתֶ֖יהָ אֲקוֹמֵֽם
Kulunun sözünü ayağa kaldıran ve elçilerinin öğüdünü tamamlayan; Yeruşalim için, 'Oturulacak' ve Yahuda şehirleri için, 'İnşa edilecekler ve onun yıkıntılarını ayağa kaldıracağım' diyen;
Örnek Ayetler (1)
Ezra 9:9
·
Tevrat
כִּֽי־עֲבָדִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ וּבְעַבְדֻ֔תֵנוּ לֹ֥א עֲזָבָ֖נוּ אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽיַּט־עָלֵ֣ינוּ חֶ֡סֶד לִפְנֵי֩ מַלְכֵ֨י פָרַ֜ס לָֽתֶת־לָ֣נוּ מִֽחְיָ֗ה לְרוֹמֵ֞ם אֶת־בֵּ֤ית אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּלְהַעֲמִ֣יד אֶת־חָרְבֹתָ֔יו וְלָֽתֶת־לָ֣נוּ גָדֵ֔ר בִּֽיהוּדָ֖ה וּבִירוּשָׁלִָֽם
Çünkü biz köleyiz; ve köleliğimizde Tanrımız bizi bırakmadı, ama Tanrımızın evini yükseltmek ve yıkıntılarını onarmak için bize canlanma vermek ve Yahuda'da ve Yeruşalim'de bize bir duvar vermek için Pers kralları önünde bize merhamet uzattı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 36:33
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה בְּיוֹם֙ טַהֲרִ֣י אֶתְכֶ֔ם מִכֹּ֖ל עֲוֺנֽוֹתֵיכֶ֑ם וְהֽוֹשַׁבְתִּי֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים וְנִבְנ֖וּ הֶחֳרָבֽוֹת
Efendi Yahve şöyle dedi: Sizi bütün suçlarınızdan temizlediğim gün, şehirlerde oturulmasını sağlayacağım ve harabeler inşa edilecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:3
·
Tevrat
כִּֽי־נִחַ֨ם יְהוָ֜ה צִיּ֗וֹן נִחַם֙ כָּל־חָרְבֹתֶ֔יהָ וַיָּ֤שֶׂם מִדְבָּרָהּ֙ כְּעֵ֔דֶן וְעַרְבָתָ֖הּ כְּגַן־יְהוָ֑ה שָׂשׂ֤וֹן וְשִׂמְחָה֙ יִמָּ֣צֵא בָ֔הּ תּוֹדָ֖ה וְק֥וֹל זִמְרָֽה
Çünkü Yahve Siyon'u teselli etti, onun bütün yıkıntılarını teselli etti; onun çölünü Aden gibi ve onun bozkırını Yahve'nin bahçesi gibi yaptı. Onda coşku ve sevinç, şükran ve ezgi sesi bulunacak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 33:24
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יֹ֠שְׁבֵי הֶחֳרָב֨וֹת הָאֵ֜לֶּה עַל־אַדְמַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ אֹמְרִ֣ים לֵאמֹ֔ר אֶחָד֙ הָיָ֣ה אַבְרָהָ֔ם וַיִּירַ֖שׁ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַאֲנַ֣חְנוּ רַבִּ֔ים לָ֛נוּ נִתְּנָ֥ה הָאָ֖רֶץ לְמוֹרָשָֽׁה
İnsanoğlu, İsrail toprağında bu yıkıntılarda oturanlar şöyle diyerek diyorlar: 'İbrahim tek kişiydi ve yeri miras aldı; oysa biz çoğuz, yer bize miras olarak verildi.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 29:9
·
Tevrat
וְהָיְתָ֤ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֨יִם֙ לִשְׁמָמָ֣ה וְחָרְבָּ֔ה וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה יַ֧עַן אָמַ֛ר יְאֹ֥ר לִ֖י וַאֲנִ֥י עָשִֽׂיתִי
Mısır diyarı ıssızlığa ve viraneye dönecek ve benim Yahve olduğumu bilecekler; çünkü 'Irmak benimdir ve ben yaptım' dedi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:10
·
Tevrat
וְנ֤וֹעַ יָנ֣וּעוּ בָנָ֣יו וְשִׁאֵ֑לוּ וְ֝דָרְשׁ֗וּ מֵחָרְבוֹתֵיהֶֽם
Ve oğulları sürekli dolaşsınlar ve dilensinler, ve yıkıntılarından arasınlar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 36:10
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִ֤י עֲלֵיכֶם֙ אָדָ֔ם כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּ֑ה וְנֹֽשְׁבוּ֙ הֶֽעָרִ֔ים וְהֶחֳרָב֖וֹת תִּבָּנֶֽינָה
Ve üzerinizde insanı, bütün İsrail evini, onun tamamını çoğaltacağım; ve şehirlerde oturulacak ve harabeler inşa edilecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 102:7
·
Tevrat
דָּ֭מִיתִי לִקְאַ֣ת מִדְבָּ֑ר הָ֝יִ֗יתִי כְּכ֣וֹס חֳרָבֽוֹת
Çöl pelikanına benzedim; harabelerin baykuşu gibi oldum.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:20
·
Tevrat
וְהוֹרַדְתִּיךְ֩ אֶת־י֨וֹרְדֵי ב֜וֹר אֶל־עַ֣ם עוֹלָ֗ם וְ֠הוֹשַׁבְתִּיךְ בְּאֶ֨רֶץ תַּחְתִּיּ֜וֹת כָּחֳרָב֤וֹת מֵֽעוֹלָם֙ אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֔וֹר לְמַ֖עַן לֹ֣א תֵשֵׁ֑בִי וְנָתַתִּ֥י צְבִ֖י בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Seni çukura inenlerle birlikte eski zaman halkına indireceğim ve oturulmayasın diye seni çukura inenlerle birlikte eski zaman viraneleri gibi yerin alt kısımlarında oturtacağım; ve yaşam diyarında güzellik vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 33:27
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמַ֨ר אֲלֵהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֞א אֲשֶׁ֤ר בֶּֽחֳרָבוֹת֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וַֽאֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֔ה לַחַיָּ֥ה נְתַתִּ֖יו לְאָכְל֑וֹ וַאֲשֶׁ֛ר בַּמְּצָד֥וֹת וּבַמְּעָר֖וֹת בַּדֶּ֥בֶר יָמֽוּתוּ
Onlara şöyle söyleyeceksin, Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, yıkıntılarda olanlar kesinlikle kılıçla düşecekler; kırın yüzünde olanı yemesi için hayvanlara verdim; kalelerde ve mağaralarda olanlar salgın hastalıkla ölecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:17
·
Tevrat
וְרָע֥וּ כְבָשִׂ֖ים כְּדָבְרָ֑ם וְחָרְב֥וֹת מֵחִ֖ים גָּרִ֥ים יֹאכֵֽלוּ
Ve kuzular kendi otlaklarındaymış gibi otlayacaklar ve semizlerin harabelerini yabancılar yiyecekler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Krallar 8:9
·
Tevrat
אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֗ק שְׁנֵי֙ לֻח֣וֹת הָאֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֨ר הִנִּ֥חַ שָׁ֛ם מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Sandıkta, İsrail oğulları Mısır diyarından çıktıklarında Yahve'nin onlarla antlaşma yaptığı Horev'de Musa'nın oraya koyduğu iki taş levhadan başka bir şey yoktu.
Mezmurlar 106:19
·
Tevrat
יַעֲשׂוּ־עֵ֥גֶל בְּחֹרֵ֑ב וַ֝יִּשְׁתַּחֲו֗וּ לְמַסֵּכָֽה
Horev'de buzağı yaptılar ve dökme puta eğildiler.
2. Tarihler 5:10
·
Tevrat
אֵ֚ין בָּֽאָר֔וֹן רַ֚ק שְׁנֵ֣י הַלֻּח֔וֹת אֲשֶׁר־נָתַ֥ן מֹשֶׁ֖ה בְּחֹרֵ֑ב אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּצֵאתָ֖ם מִמִּצְרָֽיִם
Sandıkta, İsrail oğulları Mısır'dan çıkarken Yahve'nin onlarla yaptığı, Musa'nın Horev'de verdiği iki levhadan başka bir şey yoktu.
Yasa'nın Tekrarı 1:6
·
Tevrat
יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ דִּבֶּ֥ר אֵלֵ֖ינוּ בְּחֹרֵ֣ב לֵאמֹ֑ר רַב־לָכֶ֥ם שֶׁ֖בֶת בָּהָ֥ר הַזֶּֽה
Tanrımız Yahve Horev'de bize konuştu ve dedi: 'Bu dağda oturmanız size çoktur.
Yasa'nın Tekrarı 4:10
·
Tevrat
י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן
Horev'de Tanrın Yahve'nin yüzüne durduğun gün, Yahve bana dediğinde: 'Halkı benim için topla ve onlara sözlerimi işittireyim; ki toprak üzerinde yaşadıkları bütün günler boyunca benden korkmayı öğrensinler ve oğullarına öğretsinler.'
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 5:2
·
Tevrat
יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ כָּרַ֥ת עִמָּ֛נוּ בְּרִ֖ית בְּחֹרֵֽב
Tanrımız Yahve Horev'de bizimle antlaşma yaptı.
Yasa'nın Tekrarı 28:69
·
Tevrat
אֵלֶּה֩ דִבְרֵ֨י הַבְּרִ֜ית אֲֽשֶׁר־צִוָּ֧ה יְהוָ֣ה אֶת־מֹשֶׁ֗ה לִכְרֹ֛ת אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֑ב מִלְּבַ֣ד הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת אִתָּ֖ם בְּחֹרֵֽב
Bunlar, Horev'de onlarla yaptığı antlaşmanın dışında, Yahve'nin Moav diyarında İsrail oğullarıyla yapmasını Musa'ya buyurduğu antlaşmanın sözleridir.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 3:22
·
Tevrat
זִכְר֕וּ תּוֹרַ֖ת מֹשֶׁ֣ה עַבְדִּ֑י אֲשֶׁר֩ צִוִּ֨יתִי אוֹת֤וֹ בְחֹרֵב֙ עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל חֻקִּ֖ים וּמִשְׁפָּטִֽים
Kulum Musa'nın yasasını, Horev'de bütün İsrail için ona buyurduğum kuralları ve hükümleri hatırlayın.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 33:6
·
Tevrat
וַיִּֽתְנַצְּל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־עֶדְיָ֖ם מֵהַ֥ר חוֹרֵֽב
İsrail oğulları Horev dağından itibaren süslerini çıkardılar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 3:1
·
Tevrat
וּמֹשֶׁ֗ה הָיָ֥ה רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֛אן יִתְר֥וֹ חֹתְנ֖וֹ כֹּהֵ֣ן מִדְיָ֑ן וַיִּנְהַ֤ג אֶת־הַצֹּאן֙ אַחַ֣ר הַמִּדְבָּ֔ר וַיָּבֹ֛א אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים חֹרֵֽבָה
Musa, Midyan kâhini kayınbabası Yitro'nun sürüsünü güdüyordu; sürüyü çölün arkasına sürdü ve Tanrı'nın dağına, Horev'e geldi.