597
Kullanım
13
Lemma
95
Türev
102
Anlam
13 lemma, 95 türev form
Örnek Ayetler (5 / 183)
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 1:25
·
Tevrat
וַיַּרְאֵם֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וַיַּכּ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָאִ֥ישׁ וְאֶת־כָּל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ שִׁלֵּֽחוּ
O da onlara şehrin girişini gösterdi; şehri kılıcın ağzıyla vurdular, ama adamı ve bütün ailesini salıverdiler.
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
Örnek Ayetler (5 / 110)
Amos 1:11
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י אֱד֔וֹם וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־רָדְפ֨וֹ בַחֶ֤רֶב אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת רַחֲמָ֔יו וַיִּטְרֹ֤ף לָעַד֙ אַפּ֔וֹ וְעֶבְרָת֖וֹ שְׁמָ֥רָה נֶֽצַח
Yahve şöyle dedi: 'Edom'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü kardeşini kılıçla kovaladı ve merhametini bozdu, ve öfkesi sonsuza dek parçaladı ve gazabını sonsuza dek korudu.'
Amos 4:10
·
Tevrat
שִׁלַּ֨חְתִּי בָכֶ֥ם דֶּ֨בֶר֙ בְּדֶ֣רֶךְ מִצְרַ֔יִם הָרַ֤גְתִּי בַחֶ֨רֶב֙ בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם עִ֖ם שְׁבִ֣י סֽוּסֵיכֶ֑ם וָאַעֲלֶ֞ה בְּאֹ֤שׁ מַחֲנֵיכֶם֙ וּֽבְאַפְּכֶ֔ם וְלֹֽא־שַׁבְתֶּ֥ם עָדַ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
'Mısır yolunda aranıza salgın hastalık gönderdim; atlarınızın esaretiyle birlikte gençlerinizi kılıçla öldürdüm ve ordugahlarınızın kokusunu burnunuza çıkardım; ama bana dönmediniz,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 7:9
·
Tevrat
וְנָשַׁ֨מּוּ֙ בָּמ֣וֹת יִשְׂחָ֔ק וּמִקְדְּשֵׁ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל יֶחֱרָ֑בוּ וְקַמְתִּ֛י עַל־בֵּ֥ית יָרָבְעָ֖ם בֶּחָֽרֶב
Ve İshak'ın yüksek yerleri ıssız kalacak, ve İsrail'in tapınakları viran olacak; ve kılıçla Yarovam'ın evine karşı kalkacağım.
Amos 7:11
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר עָמ֔וֹס בַּחֶ֖רֶב יָמ֣וּת יָרָבְעָ֑ם וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Çünkü Amos şöyle dedi: 'Yarovam kılıçla ölecek; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hakimler 3:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֵהוּד֙ אֶת־יַ֣ד שְׂמֹאל֔וֹ וַיִּקַּח֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב מֵעַ֖ל יֶ֣רֶךְ יְמִינ֑וֹ וַיִּתְקָעֶ֖הָ בְּבִטְנֽוֹ
Ve Ehud sol elini uzattı ve kılıcı sağ uyluğunun üzerinden aldı; ve onu onun karnına sapladı.
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Amos 9:4
·
Tevrat
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה
Ve eğer düşmanlarının önünde sürgüne giderlerse, oradan kılıca buyuracağım ve onları öldürecek; ve gözlerimi onların üzerine iyilik için değil, kötülük için koyacağım.
Hezekiel 7:15
·
Tevrat
הַחֶ֣רֶב בַּח֔וּץ וְהַדֶּ֥בֶר וְהָרָעָ֖ב מִבָּ֑יִת אֲשֶׁ֤ר בַּשָּׂדֶה֙ בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּת וַאֲשֶׁ֣ר בָּעִ֔יר רָעָ֥ב וָדֶ֖בֶר יֹאכֲלֶֽנּוּ
Dışarıda kılıç, içeride salgın hastalık ve kıtlık var; tarlada olan kılıçla ölecek, şehirde olanı kıtlık ve salgın hastalık yiyecek.
Hezekiel 30:22
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה הִנְנִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְשָֽׁבַרְתִּי֙ אֶת־זְרֹ֣עֹתָ֔יו אֶת־הַחֲזָקָ֖ה וְאֶת־הַנִּשְׁבָּ֑רֶת וְהִפַּלְתִּ֥י אֶת־הַחֶ֖רֶב מִיָּדֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben Mısır kralı Firavun'a karşıyım; ve onun kollarını, güçlü olanı ve kırık olanı kıracağım; ve kılıcı onun elinden düşüreceğim.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 8:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְיֶ֣תֶר בְּכוֹר֔וֹ ק֖וּם הֲרֹ֣ג אוֹתָ֑ם וְלֹא־שָׁלַ֨ף הַנַּ֤עַר חַרְבּוֹ֙ כִּ֣י יָרֵ֔א כִּ֥י עוֹדֶ֖נּוּ נָֽעַר
İlk doğanı Yeter'e dedi: "Kalk, onları öldür." Fakat genç kılıcını çekmedi, çünkü korktu, çünkü o hala gençti.
Yeremya 48:10
·
Tevrat
אָר֗וּר עֹשֶׂ֛ה מְלֶ֥אכֶת יְהוָ֖ה רְמִיָּ֑ה וְאָר֕וּר מֹנֵ֥עַ חַרְבּ֖וֹ מִדָּֽם
Yahve'nin işini aldatmacayla yapan lanetlidir; ve kılıcını kandan esirgeyen lanetlidir.
1. Samuel 17:39
·
Tevrat
וַיַּחְגֹּ֣ר דָּוִ֣ד אֶת־חַ֠רְבּוֹ מֵעַ֨ל לְמַדָּ֜יו וַיֹּ֣אֶל לָלֶכֶת֮ כִּ֣י לֹֽא־נִסָּה֒ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־שָׁא֗וּל לֹ֥א אוּכַ֛ל לָלֶ֥כֶת בָּאֵ֖לֶּה כִּ֣י לֹ֣א נִסִּ֑יתִי וַיְסִרֵ֥ם דָּוִ֖ד מֵעָלָֽיו
Davut kılıcını giysilerinin üzerine kuşandı ve gitmeye yeltendi, çünkü denememişti; Davut Saul'a dedi: 'Bunlarla gidemem, çünkü denemedim.' Ve Davut onları üzerinden çıkardı.
1. Samuel 17:51
·
Tevrat
וַיָּ֣רָץ דָּ֠וִד וַיַּעֲמֹ֨ד אֶל־הַפְּלִשְׁתִּ֜י וַיִּקַּ֣ח אֶת־חַ֠רְבּוֹ וַֽיִּשְׁלְפָ֤הּ מִתַּעְרָהּ֙ וַיְמֹ֣תְתֵ֔הוּ וַיִּכְרָת־בָּ֖הּ אֶת־רֹאשׁ֑וֹ וַיִּרְא֧וּ הַפְּלִשְׁתִּ֛ים כִּֽי־מֵ֥ת גִּבּוֹרָ֖ם וַיָּנֻֽסוּ
Sonra Davut koştu ve Filistli'nin yanında durdu, onun kılıcını aldı ve onu kınından çekti ve onu öldürdü ve onunla başını kesti. Filistliler yiğitlerinin öldüğünü gördüler ve kaçtılar.
1. Samuel 18:4
·
Tevrat
וַיִּתְפַּשֵּׁ֣ט יְהוֹנָתָ֗ן אֶֽת־הַמְּעִיל֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַֽיִּתְּנֵ֖הוּ לְדָוִ֑ד וּמַדָּ֕יו וְעַד־חַרְבּ֥וֹ וְעַד־קַשְׁתּ֖וֹ וְעַד־חֲגֹרֽוֹ
Yonatan üzerindeki cübbeyi çıkardı ve onu Davut'a verdi; giysilerini de, kılıcına kadar, yayına kadar ve kuşağına kadar.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 5:2
·
Tevrat
שְׁלִשִׁ֗ית בָּא֤וּר תַּבְעִיר֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר כִּמְלֹ֖את יְמֵ֣י הַמָּצ֑וֹר וְלָֽקַחְתָּ֣ אֶת־הַשְּׁלִשִׁ֗ית תַּכֶּ֤ה בַחֶ֨רֶב֙ סְבִ֣יבוֹתֶ֔יהָ וְהַשְּׁלִשִׁית֙ תִּזְרֶ֣ה לָר֔וּחַ וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Kuşatmanın günleri dolduğunda, üçte birini şehrin içinde ateşte yakacaksın; ve üçte birini alacaksın, onun etrafında kılıçla vuracaksın; ve üçte birini rüzgara savuracaksın ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 5:12
·
Tevrat
שְׁלִשִׁתֵ֞יךְ בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּתוּ וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֣וּ בְתוֹכֵ֔ךְ וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ית בַּחֶ֖רֶב יִפְּל֣וּ סְבִיבוֹתָ֑יִךְ וְהַשְּׁלִישִׁית֙ לְכָל־ר֣וּחַ אֱזָרֶ֔ה וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Üçte birin salgın hastalıkla ölecekler ve senin içinde kıtlıkla tükenecekler; ve üçte biri etrafında kılıçla düşecekler; ve üçte birini her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 5:17
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּ֣י עֲ֠לֵיכֶם רָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וְשִׁכְּלֻ֔ךְ וְדֶ֥בֶר וָדָ֖ם יַעֲבָר־בָּ֑ךְ וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עָלַ֔יִךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Üzerinize kıtlık ve kötü hayvanlar göndereceğim ve seni çocuksuz bırakacaklar; içinden salgın hastalık ve kan geçecek ve üzerine kılıç getireceğim; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 11:8
·
Tevrat
חֶ֖רֶב יְרֵאתֶ֑ם וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עֲלֵיכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kılıçtan korktunuz ve üzerinize kılıç getireceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 12:14
·
Tevrat
וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר סְבִיבֹתָ֥יו עֶזְר֛וֹ וְכָל־אֲגַפָּ֖יו אֱזָרֶ֣ה לְכָל־ר֑וּחַ וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Ve onun çevresinde olan bütün yardımını ve bütün birliklerini her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 38:4
·
Tevrat
וְשׁ֣וֹבַבְתִּ֔יךָ וְנָתַתִּ֥י חַחִ֖ים בִּלְחָיֶ֑יךָ וְהוֹצֵאתִי֩ אוֹתְךָ֨ וְאֶת־כָּל־חֵילֶ֜ךָ סוּסִ֣ים וּפָרָשִׁ֗ים לְבֻשֵׁ֤י מִכְלוֹל֙ כֻּלָּ֔ם קָהָ֥ל רָב֙ צִנָּ֣ה וּמָגֵ֔ן תֹּפְשֵׂ֥י חֲרָב֖וֹת כֻּלָּֽם
Ve seni geri çevireceğim ve çenelerine çengeller koyacağım; ve seni ve bütün ordunu, atları ve atlıları, hepsi tam donanımlı giyinmiş, hepsi kılıçlar tutan, kalkan ve siperli büyük bir topluluğu çıkaracağım.
Yeşaya 21:15
·
Tevrat
כִּֽי־מִפְּנֵ֥י חֲרָב֖וֹת נָדָ֑דוּ מִפְּנֵ֣י חֶ֣רֶב נְטוּשָׁ֗ה וּמִפְּנֵי֙ קֶ֣שֶׁת דְּרוּכָ֔ה וּמִפְּנֵ֖י כֹּ֥בֶד מִלְחָמָֽה
Çünkü kılıçların yüzünden kaçtılar; çekilmiş kılıcın yüzünden, gerilmiş yayın yüzünden ve savaşın ağırlığının yüzünden.
Yeşu 5:2
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ עֲשֵׂ֥ה לְךָ֖ חַֽרְב֣וֹת צֻרִ֑ים וְשׁ֛וּב מֹ֥ל אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל שֵׁנִֽית
O zamanda Yahve Yeşu'ya dedi: 'Kendine çakmaktaşından kılıçlar yap ve İsrail oğullarını ikinci kez tekrar sünnet et.'
Yeşu 5:3
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ־ל֥וֹ יְהוֹשֻׁ֖עַ חַֽרְב֣וֹת צֻרִ֑ים וַיָּ֨מָל֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־גִּבְעַ֖ת הָעֲרָלֽוֹת
Bunun üzerine Yeşu kendine çakmaktaşından kılıçlar yaptı ve İsrail oğullarını Sünnetsizlikler Tepesi'nde sünnet etti.
Mezmurlar 59:8
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה יַבִּ֘יע֤וּן בְּפִיהֶ֗ם חֲ֭רָבוֹת בְּשִׂפְתוֹתֵיהֶ֑ם כִּי־מִ֥י שֹׁמֵֽעַ
İşte ağızlarıyla püskürtürler, dudaklarında kılıçlar vardır; çünkü kim işitir?
Örnek Ayetler (4 / 13)
Hezekiel 12:16
·
Tevrat
וְהוֹתַרְתִּ֤י מֵהֶם֙ אַנְשֵׁ֣י מִסְפָּ֔ר מֵחֶ֖רֶב מֵרָעָ֣ב וּמִדָּ֑בֶר לְמַ֨עַן יְסַפְּר֜וּ אֶת־כָּל־תּוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֗ם בַּגּוֹיִם֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ שָׁ֔ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve oraya gittikleri uluslar arasında bütün iğrençliklerini anlatsınlar diye, onlardan kılıçtan, kıtlıktan ve salgın hastalıktan sayılı adamlar bırakacağım; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 38:8
·
Tevrat
מִיָּמִ֣ים רַבִּים֮ תִּפָּקֵד֒ בְּאַחֲרִ֨ית הַשָּׁנִ֜ים תָּב֣וֹא אֶל־אֶ֣רֶץ מְשׁוֹבֶ֣בֶת מֵחֶ֗רֶב מְקֻבֶּ֨צֶת֙ מֵעַמִּ֣ים רַבִּ֔ים עַ֚ל הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־הָי֥וּ לְחָרְבָּ֖ה תָּמִ֑יד וְהִיא֙ מֵעַמִּ֣ים הוּצָ֔אָה וְיָשְׁב֥וּ לָבֶ֖טַח כֻּלָּֽם
Çok günlerden sonra yoklanacaksın; yılların sonunda kılıçtan geri getirilmiş, birçok halklardan toplanmış diyara, sürekli virane olmuş İsrail dağları üzerine geleceksin; ve o halklardan çıkarıldı, ve hepsi güvenlikte oturacaklar.
Yeremya 51:50
·
Tevrat
פְּלֵטִ֣ים מֵחֶ֔רֶב הִלְכ֖וּ אַֽל־תַּעֲמֹ֑דוּ זִכְר֤וּ מֵֽרָחוֹק֙ אֶת־יְהוָ֔ה וִירֽוּשָׁלִַ֖ם תַּעֲלֶ֥ה עַל־לְבַבְכֶֽם
Kılıçtan kurtulanlar, gidin, durmayın; uzaktan Yahve'yi hatırlayın ve Yeruşalim kalbinize çıksın.
1. Krallar 19:17
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה הַנִּמְלָ֛ט מֵחֶ֥רֶב חֲזָאֵ֖ל יָמִ֣ית יֵה֑וּא וְהַנִּמְלָ֛ט מֵחֶ֥רֶב יֵה֖וּא יָמִ֥ית אֱלִישָֽׁע
Ve Hazael'in kılıcından kaçanı Yehu öldürecek; ve Yehu'nun kılıcından kaçanı Elişa öldürecek.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Yeremya 15:2
·
Tevrat
וְהָיָ֛ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֶ֖יךָ אָ֣נָה נֵצֵ֑א וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר לַמָּ֤וֶת לַמָּ֨וֶת֙ וַאֲשֶׁ֤ר לַחֶ֨רֶב֙ לַחֶ֔רֶב וַאֲשֶׁ֤ר לָֽרָעָב֙ לָֽרָעָ֔ב וַאֲשֶׁ֥ר לַשְּׁבִ֖י לַשֶּֽׁבִי
Ve sana, 'Nereye çıkalım?' dediklerinde, onlara diyeceksin: 'Yahve şöyle dedi: Ölüme olan ölüme, kılıca olan kılıca, kıtlığa olan kıtlığa ve tutsaklığa olan tutsaklığa.'
Yeremya 15:9
·
Tevrat
אֻמְלְלָ֞ה יֹלֶ֣דֶת הַשִּׁבְעָ֗ה נָפְחָ֥ה נַפְשָׁ֛הּ בָּ֥א שִׁמְשָׁ֛הּ בְּעֹ֥ד יוֹמָ֖ם בּ֣וֹשָׁה וְחָפֵ֑רָה וּשְׁאֵֽרִיתָ֗ם לַחֶ֧רֶב אֶתֵּ֛ן לִפְנֵ֥י אֹיְבֵיהֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Yedi çocuk doğuran soldu; canını üfledi; henüz gündüzken güneşi battı; utandı ve rezil oldu. Ve onların geri kalanını düşmanlarının yüzünün önünde kılıca vereceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 25:31
·
Tevrat
בָּ֤א שָׁאוֹן֙ עַד־קְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כִּ֣י רִ֤יב לַֽיהוָה֙ בַּגּוֹיִ֔ם נִשְׁפָּ֥ט ה֖וּא לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָרְשָׁעִ֛ים נְתָנָ֥ם לַחֶ֖רֶב נְאֻם־יְהוָֽה
Gürültü yerin ucuna kadar geldi, çünkü Yahve'nin uluslarla davası var, O her beşerle yargılaşacak; kötüleri kılıca verdi, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 43:11
·
Tevrat
וּבָ֕א וְהִכָּ֖ה אֶת־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֧ר לַמָּ֣וֶת לַמָּ֗וֶת וַאֲשֶׁ֤ר לַשְּׁבִי֙ לַשֶּׁ֔בִי וַאֲשֶׁ֥ר לַחֶ֖רֶב לֶחָֽרֶב
Ve gelecek ve Mısır diyarını vuracak; ölüm için olan ölüme, tutsaklık için olan tutsaklığa ve kılıç için olan kılıca.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 21:8
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ לְאַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֣י אֵלַ֔יִךְ וְהוֹצֵאתִ֥י חַרְבִּ֖י מִתַּעְרָ֑הּ וְהִכְרַתִּ֥י מִמֵּ֖ךְ צַדִּ֥יק וְרָשָֽׁע
Ve İsrail toprağına diyeceksin: Yahve şöyle dedi: İşte ben sana karşıyım ve kılıcımı kınından çıkaracağım ve senden doğru kişiyi ve kötüyü kesip atacağım.
Hezekiel 21:9
·
Tevrat
יַ֛עַן אֲשֶׁר־הִכְרַ֥תִּי מִמֵּ֖ךְ צַדִּ֣יק וְרָשָׁ֑ע לָ֠כֵן תֵּצֵ֨א חַרְבִּ֧י מִתַּעְרָ֛הּ אֶל־כָּל־בָּשָׂ֖ר מִנֶּ֥גֶב צָפֽוֹן
Senden doğru kişiyi ve kötüyü kesip atacağım için, bu yüzden kılıcım kınından Negev'den kuzeye bütün beşere çıkacak.
Hezekiel 21:10
·
Tevrat
וְיָֽדְעוּ֙ כָּל־בָּשָׂ֔ר כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה הוֹצֵ֥אתִי חַרְבִּ֖י מִתַּעְרָ֑הּ לֹ֥א תָשׁ֖וּב עֽוֹד
Ve bütün beşer bilecek ki ben Yahve kılıcımı kınından çıkardım; bir daha dönecek değil.
Hezekiel 30:24
·
Tevrat
וְחִזַּקְתִּ֗י אֶת־זְרֹעוֹת֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וְנָתַתִּ֥י אֶת־חַרְבִּ֖י בְּיָד֑וֹ וְשָׁבַרְתִּי֙ אֶת־זְרֹע֣וֹת פַּרְעֹ֔ה וְנָאַ֛ק נַאֲק֥וֹת חָלָ֖ל לְפָנָֽיו
Ve Babil kralının kollarını güçlendireceğim ve kılıcımı onun eline vereceğim; ve Firavun'un kollarını kıracağım ve onun önünde yaralı inlemeleriyle inleyecek.
Hezekiel 30:25
·
Tevrat
וְהַחֲזַקְתִּ֗י אֶת־זְרֹעוֹת֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וּזְרֹע֥וֹת פַּרְעֹ֖ה תִּפֹּ֑לְנָה וְֽיָדְע֞וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּתִתִּ֤י חַרְבִּי֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְנָטָ֥ה אוֹתָ֖הּ אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve Babil kralının kollarını güçlendireceğim ve Firavun'un kolları düşecek; ve kılıcımı Babil kralının eline verdiğimde ve onu Mısır diyarına uzattığında bilecekler ki ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 9:54
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א מְהֵרָ֜ה אֶל־הַנַּ֣עַר נֹשֵׂ֣א כֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ שְׁלֹ֤ף חַרְבְּךָ֙ וּמ֣וֹתְתֵ֔נִי פֶּן־יֹ֥אמְרוּ לִ֖י אִשָּׁ֣ה הֲרָגָ֑תְהוּ וַיִּדְקְרֵ֥הוּ נַעֲר֖וֹ וַיָּמֹֽת
Silahlarını taşıyan genci hızla çağırdı ve ona dedi: 'Kılıcını çek ve beni öldür, benim için bir kadın onu öldürdü demesinler.' Genci onu deldi ve o öldü.
1. Samuel 15:33
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֨ר שִׁכְּלָ֤ה נָשִׁים֙ חַרְבֶּ֔ךָ כֵּן־תִּשְׁכַּ֥ל מִנָּשִׁ֖ים אִמֶּ֑ךָ וַיְשַׁסֵּ֨ף שְׁמוּאֵ֧ל אֶת־אֲגָ֛ג לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בַּגִּלְגָּֽל
Samuel dedi: 'Kılıcın kadınları nasıl çocuksuz bıraktıysa, annen de kadınlar arasında öyle çocuksuz kalacak.' Ve Samuel Gilgal'da Yahve'nin önünde Agag'ı parçaladı.
1. Samuel 31:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁאוּל֩ לְנֹשֵׂ֨א כֵלָ֜יו שְׁלֹ֥ף חַרְבְּךָ֣ וְדָקְרֵ֣נִי בָ֗הּ פֶּן־יָ֠בוֹאוּ הָעֲרֵלִ֨ים הָאֵ֤לֶּה וּדְקָרֻ֨נִי֙ וְהִתְעַלְּלוּ־בִ֔י וְלֹ֤א אָבָה֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו כִּ֥י יָרֵ֖א מְאֹ֑ד וַיִּקַּ֤ח שָׁאוּל֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב וַיִּפֹּ֖ל עָלֶֽיהָ
Şaul silah taşıyıcısına dedi: 'Kılıcını çek ve beni onunla del, yoksa bu sünnetsizler gelip beni delecekler ve benimle alay edecekler.' Ancak silah taşıyıcısı istemedi, çünkü çok korkmuştu. Bunun üzerine Şaul kılıcı aldı ve üzerine düştü.
1. Tarihler 10:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁאוּל֩ אֶל־נֹשֵׂ֨א כֵלָ֜יו שְׁלֹ֥ף חַרְבְּךָ֣ וְדָקְרֵ֣נִי בָ֗הּ פֶּן־יָבֹ֜אוּ הָעֲרֵלִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ וְהִתְעַלְּלוּ־בִ֔י וְלֹ֤א אָבָה֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו כִּ֥י יָרֵ֖א מְאֹ֑ד וַיִּקַּ֤ח שָׁאוּל֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב וַיִּפֹּ֖ל עָלֶֽיהָ
Bunun üzerine Şaul silah taşıyıcısına dedi: 'Kılıcını çek ve onunla beni deş, yoksa bu sünnetsizler gelecekler ve benimle alay edecekler.' Fakat silah taşıyıcısı istemedi, çünkü çok korkmuştu; bunun üzerine Şaul kılıcı aldı ve üzerine düştü.
Mezmurlar 17:13
·
Tevrat
קוּמָ֤ה יְהוָ֗ה קַדְּמָ֣ה פָ֭נָיו הַכְרִיעֵ֑הוּ פַּלְּטָ֥ה נַ֝פְשִׁ֗י מֵרָשָׁ֥ע חַרְבֶּֽךָ
Kalk Yahve, onun yüzünün önüne geç, onu çökert; kılıcınla canımı kötüden kurtar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַֽיַּחֲזִ֜קוּ אִ֣ישׁ בְּרֹ֣אשׁ רֵעֵ֗הוּ וְחַרְבּוֹ֙ בְּצַ֣ד רֵעֵ֔הוּ וַֽיִּפְּל֖וּ יַחְדָּ֑ו וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא חֶלְקַ֥ת הַצֻּרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Her adam arkadaşının başından tuttu ve kılıcı arkadaşının böğründeydi ve birlikte düştüler; ve Givon'da olan o yere Helkat-Hatsurim çağrıldı.
Yeşu 5:13
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בִּֽהְי֣וֹת יְהוֹשֻׁעַ֮ בִּירִיחוֹ֒ וַיִּשָּׂ֤א עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה־אִישׁ֙ עֹמֵ֣ד לְנֶגְדּ֔וֹ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלוּפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיֵּ֨לֶךְ יְהוֹשֻׁ֤עַ אֵלָיו֙ וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ הֲלָ֥נוּ אַתָּ֖ה אִם־לְצָרֵֽינוּ
Yeşu Eriha'dayken gözlerini kaldırdı ve gördü; ve işte, karşısında bir adam duruyordu ve kılıcı elinde çekilmişti. Sonra Yeşu ona gitti ve ona dedi: 'Sen bizden misin, yoksa düşmanlarımızdan mı?'
1. Tarihler 21:16
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א דָוִ֜יד אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֗ד בֵּ֤ין הָאָ֨רֶץ֙ וּבֵ֣ין הַשָּׁמַ֔יִם וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ נְטוּיָ֖ה עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם וַיִּפֹּ֨ל דָּוִ֧יד וְהַזְּקֵנִ֛ים מְכֻסִּ֥ים בַּשַּׂקִּ֖ים עַל־פְּנֵיהֶֽם
Davut gözlerini kaldırdı ve Yahve'nin habercisinin yer ile gökler arasında durduğunu gördü; elinde çekilmiş kılıcı Yeruşalim'in üzerine uzatılmıştı. Davut ve çullarla örtünmüş ihtiyarlar yüzlerinin üzerine düştüler.
Çölde Sayım 22:23
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ
Eşek Yahve'nin elçisini yolda dikilirken ve kılıcı elinde çekilmişken gördü; ve eşek yoldan saptı ve tarlada gitti. Bunun üzerine Balam onu yola çevirmek için eşeğe vurdu.
Çölde Sayım 22:31
·
Tevrat
וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו
Sonra Yahve Balam'ın gözlerini açtı ve Yahve'nin elçisini yolda dikilirken ve kılıcı elinde çekilmişken gördü; ve eğildi ve yüzü üzerine yere kapandı.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 16:4
·
Tevrat
מְמוֹתֵ֨י תַחֲלֻאִ֜ים יָמֻ֗תוּ לֹ֤א יִסָּֽפְדוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְי֑וּ וּבַחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֔וּ וְהָיְתָ֤ה נִבְלָתָם֙ לְמַאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
Hastalık ölümleriyle ölecekler. Onlar için dövünülmeyecek ve gömülmeyecekler; toprağın yüzü üzerinde gübre olacaklar. Ve kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler ve cesetleri göklerin kuşuna ve yerin hayvanına yiyecek olacak.
Yeremya 39:18
·
Tevrat
כִּ֤י מַלֵּט֙ אֲמַלֶּטְךָ֔ וּבַחֶ֖רֶב לֹ֣א תִפֹּ֑ל וְהָיְתָ֨ה לְךָ֤ נַפְשְׁךָ֙ לְשָׁלָ֔ל כִּֽי־בָטַ֥חְתָּ בִּ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Çünkü seni kesinlikle kurtaracağım ve kılıçla düşmeyeceksin; ve canın senin için ganimet olacak, çünkü bana güvendin, Yahve'nin bildirisidir.'
Yeremya 44:18
·
Tevrat
וּמִן־אָ֡ז חָדַ֜לְנוּ לְקַטֵּ֨ר לִמְלֶ֧כֶת הַשָּׁמַ֛יִם וְהַסֵּֽךְ־לָ֥הּ נְסָכִ֖ים חָסַ֣רְנוּ כֹ֑ל וּבַחֶ֥רֶב וּבָרָעָ֖ב תָּֽמְנוּ
Ve göklerin kraliçesine buhur yakmayı ve ona dökmelik sunular dökmeyi bıraktığımız o zamandan beri her şeyden yoksun kaldık, ve kılıçla ve kıtlıkla tükendik.
Hoşea 1:7
·
Tevrat
וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוּדָה֙ אֲרַחֵ֔ם וְהֽוֹשַׁעְתִּ֖ים בַּיהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֑ם וְלֹ֣א אֽוֹשִׁיעֵ֗ם בְּקֶ֤שֶׁת וּבְחֶ֨רֶב֙ וּבְמִלְחָמָ֔ה בְּסוּסִ֖ים וּבְפָרָשִֽׁים
Ama Yahuda evine merhamet edeceğim ve onları Tanrıları Yahve ile kurtaracağım; onları yayla, kılıçla, savaşla, atlarla ve atlılarla kurtarmayacağım.
Yasa'nın Tekrarı 28:22
·
Tevrat
יַכְּכָ֣ה יְ֠הוָה בַּשַּׁחֶ֨פֶת וּבַקַּדַּ֜חַת וּבַדַּלֶּ֗קֶת וּבַֽחַרְחֻר֙ וּבַחֶ֔רֶב וּבַשִּׁדָּפ֖וֹן וּבַיֵּרָק֑וֹן וּרְדָפ֖וּךָ עַ֥ד אָבְדֶֽךָ
Yahve seni veremle, sıtmayla, iltihapla, şiddetli ateşle, kılıçla, kavurucu rüzgarla ve küfle vuracaktır; ve sen helak olana kadar seni kovalayacaklar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 32:12
·
Tevrat
בְּחַרְב֤וֹת גִּבּוֹרִים֙ אַפִּ֣יל הֲמוֹנֶ֔ךָ עָרִיצֵ֥י גוֹיִ֖ם כֻּלָּ֑ם וְשָֽׁדְדוּ֙ אֶת־גְּא֣וֹן מִצְרַ֔יִם וְנִשְׁמַ֖ד כָּל־הֲמוֹנָֽהּ
Yiğitlerin kılıçlarıyla senin kalabalığını düşüreceğim, hepsi ulusların zalimleridir; Mısır'ın gururunu yağmalayacaklar ve onun bütün kalabalığı yok edilecek.
1. Krallar 18:28
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְאוּ֙ בְּק֣וֹל גָּד֔וֹל וַיִּתְגֹּֽדְדוּ֙ כְּמִשְׁפָּטָ֔ם בַּחֲרָב֖וֹת וּבָֽרְמָחִ֑ים עַד־שְׁפָךְ־דָּ֖ם עֲלֵיהֶֽם
Büyük bir sesle çağırdılar ve adetlerine göre kılıçlarla ve mızraklarla üzerlerine kan dökülene kadar kendilerini yaraladılar.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 49:2
·
Tevrat
וַיָּ֤שֶׂם פִּי֙ כְּחֶ֣רֶב חַדָּ֔ה בְּצֵ֥ל יָד֖וֹ הֶחְבִּיאָ֑נִי וַיְשִׂימֵ֨נִי֙ לְחֵ֣ץ בָּר֔וּר בְּאַשְׁפָּת֖וֹ הִסְתִּירָֽנִי
Ve ağzımı keskin kılıç gibi yaptı, elinin gölgesinde beni sakladı; ve beni parlatılmış ok yaptı, oklağında beni gizledi.
Zekeriya 9:13
·
Tevrat
כִּֽי־דָרַ֨כְתִּי לִ֜י יְהוּדָ֗ה קֶ֚שֶׁת מִלֵּ֣אתִי אֶפְרַ֔יִם וְעוֹרַרְתִּ֤י בָנַ֨יִךְ֙ צִיּ֔וֹן עַל־בָּנַ֖יִךְ יָוָ֑ן וְשַׂמְתִּ֖יךְ כְּחֶ֥רֶב גִּבּֽוֹר
Çünkü kendim için Yahuda'yı gerdim, yayı Efrayim'le doldurdum; ve senin oğullarını, Siyon, senin oğullarının üzerine, Yavan, uyandırdım; ve seni yiğidin kılıcı gibi yaptım.
Mezmurlar 64:4
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר שָׁנְנ֣וּ כַחֶ֣רֶב לְשׁוֹנָ֑ם דָּרְכ֥וּ חִ֝צָּ֗ם דָּבָ֥ר מָֽר
Ki onlar dillerini kılıç gibi bilediler, acı söz oklarını gerdiler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:4
·
Tevrat
וְֽ֭אַחֲרִיתָהּ מָרָ֣ה כַֽלַּעֲנָ֑ה חַ֝דָּ֗ה כְּחֶ֣רֶב פִּיּֽוֹת
Ama sonu pelin otu gibi acıdır, iki ağızlı kılıç gibi keskindir.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 28:7
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא עָלֶ֨יךָ֙ זָרִ֔ים עָרִיצֵ֖י גּוֹיִ֑ם וְהֵרִ֤יקוּ חַרְבוֹתָם֙ עַל־יְפִ֣י חָכְמָתֶ֔ךָ וְחִלְּל֖וּ יִפְעָתֶֽךָ
Bu yüzden işte ben senin üzerine yabancıları, ulusların zalimlerini getiriyorum; bilgeliğinin güzelliğine karşı kılıçlarını çekecekler ve parlaklığını kirletecekler.
Hezekiel 30:11
·
Tevrat
ה֠וּא וְעַמּ֤וֹ אִתּוֹ֙ עָרִיצֵ֣י גוֹיִ֔ם מֽוּבָאִ֖ים לְשַׁחֵ֣ת הָאָ֑רֶץ וְהֵרִ֤יקוּ חַרְבוֹתָם֙ עַל־מִצְרַ֔יִם וּמָלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ חָלָֽל
O ve onunla birlikte halkı, ulusların zorbaları, diyarı yok etmek için getiriliyorlar; ve kılıçlarını Mısır'a karşı çekecekler ve diyarı yaralılarla dolduracaklar.
Hezekiel 32:27
·
Tevrat
וְלֹ֤א יִשְׁכְּבוּ֙ אֶת־גִּבּוֹרִ֔ים נֹפְלִ֖ים מֵעֲרֵלִ֑ים אֲשֶׁ֣ר יָרְדֽוּ־שְׁא֣וֹל בִּכְלֵֽי־מִלְחַמְתָּם֩ וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־חַרְבוֹתָ֜ם תַּ֣חַת רָאשֵׁיהֶ֗ם וַתְּהִ֤י עֲוֺֽנֹתָם֙ עַל־עַצְמוֹתָ֔ם כִּֽי־חִתִּ֥ית גִּבּוֹרִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Ve sünnetsizlerden düşen yiğitlerle birlikte yatmayacaklar, ki onlar savaş silahlarıyla Şeol'e indiler ve kılıçlarını başlarının altına koydular ve onların suçları onların kemikleri üzerinde oldu; çünkü yaşam diyarında yiğitlerin dehşeti vardı.
Yeşaya 2:4
·
Tevrat
וְשָׁפַט֙ בֵּ֣ין הַגּוֹיִ֔ם וְהוֹכִ֖יחַ לְעַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְכִתְּת֨וּ חַרְבוֹתָ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֽוֹתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹא־יִשָּׂ֨א ג֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּ ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve ulusların arasında yargılayacak ve birçok halklar için karar verecek; kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını bağcı bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 14:16
·
Tevrat
וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה נִבְּאִ֣ים לָהֶ֡ם יִֽהְי֣וּ מֻשְׁלָכִים֩ בְּחֻצ֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם מִפְּנֵ֣י הָרָעָ֣ב וְהַחֶ֗רֶב וְאֵ֤ין מְקַבֵּר֙ לָהֵ֔מָּה הֵ֣מָּה נְשֵׁיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם וּבְנֹֽתֵיהֶ֑ם וְשָׁפַכְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־רָעָתָֽם
Ve onlara peygamberlik ettikleri halk, kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim'in sokaklarına atılmış olacaklar ve onları gömen yok; onlar, karıları, oğulları ve kızları; ve kötülüklerini üzerlerine dökeceğim.
Yeşaya 51:19
·
Tevrat
שְׁתַּ֤יִם הֵ֨נָּה֙ קֹֽרְאֹתַ֔יִךְ מִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ הַשֹּׁ֧ד וְהַשֶּׁ֛בֶר וְהָרָעָ֥ב וְהַחֶ֖רֶב מִ֥י אֲנַחֲמֵֽךְ
Senin başına gelen bunlardır, iki şey; sana kim acıyacak? Yıkım ve kırılma, ve kıtlık ve kılıç; seni kiminle teselli edeyim?
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 6:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א תַכֶּ֔ה הַאֲשֶׁ֥ר שָׁבִ֛יתָ בְּחַרְבְּךָ֥ וּֽבְקַשְׁתְּךָ֖ אַתָּ֣ה מַכֶּ֑ה שִׂים֩ לֶ֨חֶם וָמַ֜יִם לִפְנֵיהֶ֗ם וְיֹֽאכְלוּ֙ וְיִשְׁתּ֔וּ וְיֵלְכ֖וּ אֶל־אֲדֹנֵיהֶֽם
Dedi ki: 'Vurma; kılıcınla ve yayınla tutsak aldıklarını mı vuruyorsun? Önlerine ekmek ve su koy, yesinler ve içsinler ve efendilerine gitsinler.'
Yeşu 24:12
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֤ח לִפְנֵיכֶם֙ אֶת־הַצִּרְעָ֔ה וַתְּגָ֤רֶשׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם שְׁנֵ֖י מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֑י לֹ֥א בְחַרְבְּךָ֖ וְלֹ֥א בְקַשְׁתֶּֽךָ
Ve önünüzden eşekarısını gönderdim ve o onları, Amorluların iki kralını önünüzden kovdu; kılıcınla değil ve yayınla değil.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 44:7
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֣א בְקַשְׁתִּ֣י אֶבְטָ֑ח וְ֝חַרְבִּ֗י לֹ֣א תוֹשִׁיעֵֽנִי
Çünkü yayıma güvenmem ve kılıcım beni kurtarmaz.
Yasa'nın Tekrarı 32:42
·
Tevrat
אַשְׁכִּ֤יר חִצַּי֙ מִדָּ֔ם וְחַרְבִּ֖י תֹּאכַ֣ל בָּשָׂ֑ר מִדַּ֤ם חָלָל֙ וְשִׁבְיָ֔ה מֵרֹ֖אשׁ פַּרְע֥וֹת אוֹיֵֽב
Oklarımı kandan sarhoş edeceğim ve kılıcım et yiyecek; öldürülmüşün ve tutsağın kanından, düşmanın önderlerinin başından.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 33:26
·
Tevrat
עֲמַדְתֶּ֤ם עַֽל־חַרְבְּכֶם֙ עֲשִׂיתֶ֣ן תּוֹעֵבָ֔ה וְאִ֛ישׁ אֶת־אֵ֥שֶׁת רֵעֵ֖הוּ טִמֵּאתֶ֑ם וְהָאָ֖רֶץ תִּירָֽשׁוּ
Kılıcınıza dayanıyorsunuz, iğrençlik yapıyorsunuz ve her biriniz komşusunun karısını kirlettiniz; yeri miras mı alacaksınız?
Yeremya 2:30
·
Tevrat
לַשָּׁוְא֙ הִכֵּ֣יתִי אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם מוּסָ֖ר לֹ֣א לָקָ֑חוּ אָכְלָ֧ה חַרְבְּכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֖ם כְּאַרְיֵ֥ה מַשְׁחִֽית
Oğullarınızı boşuna vurdum, terbiye almadılar; kılıcınız peygamberlerinizi yok eden bir aslan gibi yedi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 16:40
·
Tevrat
וְהֶעֱל֤וּ עָלַ֨יִךְ֙ קָהָ֔ל וְרָגְמ֥וּ אוֹתָ֖ךְ בָּאָ֑בֶן וּבִתְּק֖וּךְ בְּחַרְבוֹתָֽם
Senin üzerine bir topluluk getirecekler, seni taşla taşlayacaklar ve kılıçlarıyla seni parçalayacaklar.
Hezekiel 23:47
·
Tevrat
וְרָגְמ֨וּ עֲלֵיהֶ֥ן אֶ֨בֶן֙ קָהָ֔ל וּבָרֵ֥א אוֹתְהֶ֖ן בְּחַרְבוֹתָ֑ם בְּנֵיהֶ֤ם וּבְנֽוֹתֵיהֶם֙ יַהֲרֹ֔גוּ וּבָתֵּיהֶ֖ן בָּאֵ֥שׁ יִשְׂרֹֽפוּ
Ve topluluk onları taşla taşlayacak ve kılıçlarıyla onları kesecek; oğullarını ve kızlarını öldürecekler ve evlerini ateşte yakacaklar.