132
Kullanım
2
Lemma
28
Türev
36
Anlam
2 lemma, 28 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חֹמָה Lemma | homa | duvar, duvar, sur | İsim | 21 | ||
חֲמָתִי | hamati | sıcaklığım, sıcaklık, ateş, öfke, gazap | Zamir | 26 | ||
חֲמַת | hamat | sıcaklığı, sıcaklık, öfke, zehir | İsim | 20 | ||
בְּחֵמָה | be-hema | sıcaklıkta, sıcaklık, öfke, gazap | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hezekiel 8:18 · Tevrat וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim. Hezekiel 13:13 · Tevrat לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּבִקַּעְתִּ֥י רֽוּחַ־סְעָר֖וֹת בַּֽחֲמָתִ֑י וְגֶ֤שֶׁם שֹׁטֵף֙ בְּאַפִּ֣י יִֽהְיֶ֔ה וְאַבְנֵ֥י אֶלְגָּבִ֖ישׁ בְּחֵמָ֥ה לְכָלָֽה Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Öfkemle fırtınalar rüzgarını patlatacağım; öfkemde taşkın yağmur olacak ve tüketmek için öfkeyle dolu taşları olacak. Hezekiel 19:12 · Tevrat וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi. Hezekiel 23:25 · Tevrat וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek. 2. Krallar 5:12 · Tevrat הֲלֹ֡א טוֹב֩ אֲמָנָ֨ה וּפַרְפַּ֜ר נַהֲר֣וֹת דַּמֶּ֗שֶׂק מִכֹּל֙ מֵימֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹֽא־אֶרְחַ֥ץ בָּהֶ֖ם וְטָהָ֑רְתִּי וַיִּ֖פֶן וַיֵּ֥לֶךְ בְּחֵמָֽה 'Şam'ın ırmakları Amana ve Farfar, İsrail'in tüm sularından daha iyi değil mi? Onlarda yıkanıp temizlenemez miyim?' Böylece döndü ve öfkeyle gitti. | ||||||
חֲמָתְךָ | hamatekha | öfken, hararet, kızgınlık, öfke | Zamir | 6 | ||
חֲמָתֽוֹ | hamato | onun öfkesi, sıcaklık, öfke, zehir | Zamir | 6 | ||
וּבְחֵמָה | u-ve-hema | ve sıcaklıkla, sıcaklık, öfke, gazap | İsim | 6 | ||
בַּחֲמַת | bahamat | sıcaklığıyla, sıcaklık, öfke, gazap | İsim | 5 | ||
וּבַחֲמָתִי | u-va-hamati | ve sıcaklığımla, sıcaklık, öfke, zehir | Zamir | 4 | ||
וְחֵמָה | vehema | ve sıcaklık, sıcaklık, öfke, zehir | İsim | 3 | ||
בַּחֲמָתִי | ba-hamati | sıcaklığımda, sıcaklık, ateş, öfke | Zamir | 3 | ||
וַחֲמָתִי | va-hamati | ve sıcaklığımı, sıcaklık, öfke, kızgınlık | Zamir | 3 | ||
וְהַחֵמָה | ve-ha-hema | ve sıcaklık, sıcaklık, öfke, zehir | İsim | 2 | ||
וּֽבַחֲמָתְךָ | u-vahamatekha | ve sıcaklığında, sıcaklık, öfke, kızgınlık | Zamir | 2 | ||
וַחֲמָתוֹ | va-hamato | ve sıcaklığı, sıcaklık, öfke, hiddet | Zamir | 1 | ||
בַּחֲמָתוֹ | ba-hamato | sıcaklığında, sıcaklık, öfke, hiddet | Zamir | 1 | ||
וְחֵמַת | ve-hemat | ve öfkesi, öfke, kızgınlık, zehir | İsim | 1 | ||
וּבַחֲמָתֽוֹ | u-va-hamato | ve onun öfkesinde, öfke, kızgınlık, zehir | Zamir | 1 | ||
בַּחֲמָתְךָ | ba-hamatekha | hararetinde, hararet, öfke, kızgınlık | Zamir | 1 | ||
וּמֵֽחֲמָת | u-mehamat | ve sıcaklığından, sıcaklık, öfke, zehir | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 16:38
·
Tevrat
וּשְׁפַטְתִּיךְ֙ מִשְׁפְּטֵ֣י נֹאֲפ֔וֹת וְשֹׁפְכֹ֖ת דָּ֑ם וּנְתַתִּ֕יךְ דַּ֥ם חֵמָ֖ה וְקִנְאָֽה
Ve seni zina edenlerin ve kan dökenlerin yargılarıyla yargılayacağım; ve sana öfke ve kıskançlık kanını vereceğim.
Hezekiel 24:8
·
Tevrat
לְהַעֲל֤וֹת חֵמָה֙ לִנְקֹ֣ם נָקָ֔ם נָתַ֥תִּי אֶת־דָּמָ֖הּ עַל־צְחִ֣יחַ סָ֑לַע לְבִלְתִּ֖י הִכָּסֽוֹת
Öfke çıkarmak için, öç almak için, örtülmüş olmaması için onun kanını çıplak kayanın üzerine koydum.
Hezekiel 25:17
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתִי בָם֙ נְקָמ֣וֹת גְּדֹל֔וֹת בְּתוֹכְח֖וֹת חֵמָ֑ה וְיָֽדְעוּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּתִתִּ֥י אֶת־נִקְמָתִ֖י בָּֽם
Ve onlarda gazap azarlamalarıyla büyük öçler yapacağım; ve onlara öcümü verdiğimde benim Yahve olduğumu bilecekler.
Yeremya 23:19
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה וְסַ֖עַר מִתְחוֹלֵ֑ל עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin fırtınası öfkeyle çıktı ve dönen fırtına kötülerin başı üzerine düşecek.
Örnek Ayetler (4 / 26)
Hezekiel 5:13
·
Tevrat
וְכָלָ֣ה אַפִּ֗י וַהֲנִחוֹתִ֧י חֲמָתִ֛י בָּ֖ם וְהִנֶּחָ֑מְתִּי וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה דִּבַּ֨רְתִּי֙ בְּקִנְאָתִ֔י בְּכַלּוֹתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Ve öfkem tükenecek ve onlarda gazabımı yatıştıracağım ve teselli bulacağım; ve onlarda gazabımı tükettiğimde, ben Yahve'nin kıskançlığımla konuştuğumu bilecekler.
Hezekiel 6:12
·
Tevrat
הָרָח֞וֹק בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּת וְהַקָּרוֹב֙ בַּחֶ֣רֶב יִפּ֔וֹל וְהַנִּשְׁאָר֙ וְהַנָּצ֔וּר בָּרָעָ֖ב יָמ֑וּת וְכִלֵּיתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Uzaktaki salgın hastalıkla ölecek ve yakındaki kılıçla düşecek; arta kalan ve kuşatılan kıtlıkla ölecek ve hiddetimi onlarda tüketeceğim.
Hezekiel 7:8
·
Tevrat
עַתָּ֣ה מִקָּר֗וֹב אֶשְׁפּ֤וֹךְ חֲמָתִי֙ עָלַ֔יִךְ וְכִלֵּיתִ֤י אַפִּי֙ בָּ֔ךְ וּשְׁפַטְתִּ֖יךְ כִּדְרָכָ֑יִךְ וְנָתַתִּ֣י עָלַ֔יִךְ אֵ֖ת כָּל־תּוֹעֲבוֹתָֽיִךְ
Şimdi yakında hiddetimi üzerine dökeceğim ve öfkemi sende tüketeceğim; seni yollarına göre yargılayacağım ve bütün iğrençliklerini üzerine vereceğim.
Hezekiel 13:15
·
Tevrat
וְכִלֵּיתִ֤י אֶת־חֲמָתִי֙ בַּקִּ֔יר וּבַטָּחִ֥ים אֹת֖וֹ תָּפֵ֑ל וְאֹמַ֤ר לָכֶם֙ אֵ֣ין הַקִּ֔יר וְאֵ֖ין הַטָּחִ֥ים אֹתֽוֹ
Öfkemi duvarda ve onu kireçle sıvayanlarda tüketeceğim ve size diyeceğim: Duvar yoktur ve onu sıvayanlar yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 20)
2. Samuel 11:20
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִֽם־תַּעֲלֶה֙ חֲמַ֣ת הַמֶּ֔לֶךְ וְאָמַ֣ר לְךָ֔ מַדּ֛וּעַ נִגַּשְׁתֶּ֥ם אֶל־הָעִ֖יר לְהִלָּחֵ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יֹר֖וּ מֵעַ֥ל הַחוֹמָֽה
'Eğer kralın öfkesi yükselirse ve sana derse: Savaşmak için şehre neden yaklaştınız? Duvarın üzerinden atacaklarını bilmiyor muydunuz?'
Yeremya 6:11
·
Tevrat
וְאֵת֩ חֲמַ֨ת יְהוָ֤ה מָלֵ֨אתִי֙ נִלְאֵ֣יתִי הָכִ֔יל שְׁפֹ֤ךְ עַל־עוֹלָל֙ בַּח֔וּץ וְעַ֛ל ס֥וֹד בַּחוּרִ֖ים יַחְדָּ֑ו כִּֽי־גַם־אִ֤ישׁ עִם־אִשָּׁה֙ יִלָּכֵ֔דוּ זָקֵ֖ן עִם־מְלֵ֥א יָמִֽים
Ve Yahve'nin öfkesiyle doldum, içimde tutmaktan yoruldum; dışarıda çocuğun üzerine ve birlikte gençlerin meclisinin üzerine dök; çünkü adam kadın ile ayrıca yakalanacaklar, yaşlı günlere dolu olan ile.
Hoşea 7:5
·
Tevrat
י֣וֹם מַלְכֵּ֔נוּ הֶחֱל֥וּ שָׂרִ֖ים חֲמַ֣ת מִיָּ֑יִן מָשַׁ֥ךְ יָד֖וֹ אֶת־לֹצְצִֽים
Kralımızın gününde önderler şarabın hararetinden hastalandılar; o, elini alaycılarla uzattı.
2. Krallar 22:13
·
Tevrat
לְכוּ֩ דִרְשׁ֨וּ אֶת־יְהוָ֜ה בַּעֲדִ֣י וּבְעַד־הָעָ֗ם וּבְעַד֙ כָּל־יְהוּדָ֔ה עַל־דִּבְרֵ֛י הַסֵּ֥פֶר הַנִּמְצָ֖א הַזֶּ֑ה כִּֽי־גְדוֹלָ֞ה חֲמַ֣ת יְהוָ֗ה אֲשֶׁר־הִיא֙ נִצְּתָ֣ה בָ֔נוּ עַל֩ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־שָׁמְע֜וּ אֲבֹתֵ֗ינוּ עַל־דִּבְרֵי֙ הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֔ה לַעֲשׂ֖וֹת כְּכָל־הַכָּת֥וּב עָלֵֽינוּ
'Gidin, bulunan bu kitabın sözleri hakkında benim için, halk için ve bütün Yahuda için Yahve'ye danışın; çünkü atalarımız hakkımızda yazılan her şeye göre yapmak üzere bu kitabın sözlerini dinlemedikleri için bize karşı alevlenen Yahve'nin öfkesi büyüktür.'
Yeşaya 51:13
·
Tevrat
וַתִּשְׁכַּ֞ח יְהוָ֣ה עֹשֶׂ֗ךָ נוֹטֶ֣ה שָׁמַיִם֮ וְיֹסֵ֣ד אָרֶץ֒ וַתְּפַחֵ֨ד תָּמִ֜יד כָּל־הַיּ֗וֹם מִפְּנֵי֙ חֲמַ֣ת הַמֵּצִ֔יק כַּאֲשֶׁ֥ר כּוֹנֵ֖ן לְהַשְׁחִ֑ית וְאַיֵּ֖ה חֲמַ֥ת הַמֵּצִֽיק
Ve gökleri geren ve yeri temellendiren, seni yapan Yahve'yi unuttun; sanki yok etmeye hazırlanmış gibi sıkıştıranın öfkesi yüzünden bütün gün sürekli korktun. Ve sıkıştıranın öfkesi nerededir?
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 8:18
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם
Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim.
Hezekiel 13:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּבִקַּעְתִּ֥י רֽוּחַ־סְעָר֖וֹת בַּֽחֲמָתִ֑י וְגֶ֤שֶׁם שֹׁטֵף֙ בְּאַפִּ֣י יִֽהְיֶ֔ה וְאַבְנֵ֥י אֶלְגָּבִ֖ישׁ בְּחֵמָ֥ה לְכָלָֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Öfkemle fırtınalar rüzgarını patlatacağım; öfkemde taşkın yağmur olacak ve tüketmek için öfkeyle dolu taşları olacak.
Hezekiel 19:12
·
Tevrat
וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ
Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi.
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
2. Krallar 5:12
·
Tevrat
הֲלֹ֡א טוֹב֩ אֲמָנָ֨ה וּפַרְפַּ֜ר נַהֲר֣וֹת דַּמֶּ֗שֶׂק מִכֹּל֙ מֵימֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹֽא־אֶרְחַ֥ץ בָּהֶ֖ם וְטָהָ֑רְתִּי וַיִּ֖פֶן וַיֵּ֥לֶךְ בְּחֵמָֽה
'Şam'ın ırmakları Amana ve Farfar, İsrail'in tüm sularından daha iyi değil mi? Onlarda yıkanıp temizlenemez miyim?' Böylece döndü ve öfkeyle gitti.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 9:8
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּהַכּוֹתָ֔ם וְנֵֽאשֲׁאַ֖ר אָ֑נִי וָאֶפְּלָ֨ה עַל־פָּנַ֜י וָאֶזְעַ֗ק וָֽאֹמַר֙ אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הֲמַשְׁחִ֣ית אַתָּ֗ה אֵ֚ת כָּל־שְׁאֵרִ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל בְּשָׁפְכְּךָ֥ אֶת־חֲמָתְךָ֖ עַל־יְרוּשָׁלִָֽם
Onlar vururken ve ben kalmışken, yüzümün üzerine düştüm ve feryat ettim ve dedim: 'Ah Efendi Yahve, öfkeni Yeruşalim'in üzerine dökerken İsrail'in bütün kalıntısını yok mu ediyorsun?'
Yeremya 10:25
·
Tevrat
שְׁפֹ֣ךְ חֲמָתְךָ֗ עַל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּךָ וְעַל֙ מִשְׁפָּח֔וֹת אֲשֶׁ֥ר בְּשִׁמְךָ֖ לֹ֣א קָרָ֑אוּ כִּֽי־אָכְל֣וּ אֶֽת־יַעֲקֹ֗ב וַאֲכָלֻ֨הוּ֙ וַיְכַלֻּ֔הוּ וְאֶת־נָוֵ֖הוּ הֵשַֽׁמּוּ
Gazabını seni bilmeyen ulusların üzerine ve adınla çağırmayan ailelerin üzerine dök; çünkü Yakup'u yediler, onu yediler ve onu tükettiler ve onun otlağını viran ettiler.
Yeremya 18:20
·
Tevrat
הַיְשֻׁלַּ֤ם תַּֽחַת־טוֹבָה֙ רָעָ֔ה כִּֽי־כָר֥וּ שׁוּחָ֖ה לְנַפְשִׁ֑י זְכֹ֣ר עָמְדִ֣י לְפָנֶ֗יךָ לְדַבֵּ֤ר עֲלֵיהֶם֙ טוֹבָ֔ה לְהָשִׁ֥יב אֶת־חֲמָתְךָ֖ מֵהֶֽם
İyilik yerine kötülük mü ödenir? Çünkü canım için bir çukur kazdılar. Senin öfkeni onlardan döndürmek için, onlar hakkında iyilik konuşmak üzere senin önünde durduğumu hatırla.
Mezmurlar 79:6
·
Tevrat
שְׁפֹ֤ךְ חֲמָתְךָ֨ אֶֽל־הַגּוֹיִם֮ אֲשֶׁ֪ר לֹא־יְדָ֫ע֥וּךָ וְעַ֥ל מַמְלָכ֑וֹת אֲשֶׁ֥ר בְּ֝שִׁמְךָ֗ לֹ֣א קָרָֽאוּ
Öfkeni seni bilmeyen ulusların üzerine ve adını çağırmayan krallıkların üzerine dök.
Mezmurlar 88:8
·
Tevrat
עָ֭לַי סָמְכָ֣ה חֲמָתֶ֑ךָ וְכָל־מִ֝שְׁבָּרֶ֗יךָ עִנִּ֥יתָ סֶּֽלָה
Öfken üzerime dayandı ve bütün dalgalarınla eziyet ettin. Sela.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Nahum 1:6
·
Tevrat
לִפְנֵ֤י זַעְמוֹ֙ מִ֣י יַֽעֲמ֔וֹד וּמִ֥י יָק֖וּם בַּחֲר֣וֹן אַפּ֑וֹ חֲמָתוֹ֙ נִתְּכָ֣ה כָאֵ֔שׁ וְהַצֻּרִ֖ים נִתְּצ֥וּ מִמֶּֽנּוּ
O'nun gazabı önünde kim durabilir ve O'nun öfkesinin alevinde kim kalkabilir? O'nun kızgınlığı ateş gibi dökülür ve kayalar O'nun tarafından parçalanır.
Yeşaya 51:17
·
Tevrat
הִתְעוֹרְרִ֣י הִֽתְעוֹרְרִ֗י ק֚וּמִי יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֲשֶׁ֥ר שָׁתִ֛ית מִיַּ֥ד יְהוָ֖ה אֶת־כּ֣וֹס חֲמָת֑וֹ אֶת־קֻבַּ֜עַת כּ֧וֹס הַתַּרְעֵלָ֛ה שָׁתִ֖ית מָצִֽית
Uyan, uyan, kalk Yeruşalim; sen ki Yahve'nin elinden O'nun öfkesinin kasesini içtin, sersemletici kasenin kadehini içtin, süzdün.
Mezmurlar 78:38
·
Tevrat
וְה֤וּא רַח֨וּם יְכַפֵּ֥ר עָוֺן֮ וְֽלֹא־יַ֫שְׁחִ֥ית וְ֭הִרְבָּה לְהָשִׁ֣יב אַפּ֑וֹ וְלֹֽא־יָ֝עִיר כָּל־חֲמָתֽוֹ
Ama O merhametlidir, suçu örter ve yok etmez; öfkesini döndürmeyi çoğalttı ve bütün gazabını uyandırmadı.
Mezmurlar 106:23
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לְֽהַשְׁמִ֫ידָ֥ם לוּלֵ֡י מֹ֘שֶׁ֤ה בְחִיר֗וֹ עָמַ֣ד בַּפֶּ֣רֶץ לְפָנָ֑יו לְהָשִׁ֥יב חֲ֝מָת֗וֹ מֵֽהַשְׁחִֽית
Ve onları yok edeceğini söyledi; eğer seçilmişi Musa onun öfkesini yok etmekten döndürmek için onun önünde gedikte durmasaydı.
Ağıtlar 2:4
·
Tevrat
דָּרַ֨ךְ קַשְׁתּ֜וֹ כְּאוֹיֵ֗ב נִצָּ֤ב יְמִינוֹ֙ כְּצָ֔ר וַֽיַּהֲרֹ֔ג כֹּ֖ל מַחֲמַדֵּי־עָ֑יִן בְּאֹ֨הֶל֙ בַּת־צִיּ֔וֹן שָׁפַ֥ךְ כָּאֵ֖שׁ חֲמָתֽוֹ
Yayını düşman gibi gerdi, sağ eliyle sıkıştıran gibi durdu ve gözün tüm arzulananlarını öldürdü; Siyon kızının çadırında öfkesini ateş gibi döktü.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 20:33
·
Tevrat
חַי־אָ֕נִי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה אִם־לֹ֠א בְּיָ֨ד חֲזָקָ֜ה וּבִזְר֧וֹעַ נְטוּיָ֛ה וּבְחֵמָ֥ה שְׁפוּכָ֖ה אֶמְל֥וֹךְ עֲלֵיכֶֽם
Varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle üzerinize kesinlikle egemen olacağım.
Hezekiel 20:34
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפוֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְחֵמָ֖ה שְׁפוּכָֽה
Ve sizi halklardan çıkaracağım ve onlarda dağıldığınız yerlerden güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle sizi toplayacağım.
Yeremya 21:5
·
Tevrat
וְנִלְחַמְתִּ֤י אֲנִי֙ אִתְּכֶ֔ם בְּיָ֥ד נְטוּיָ֖ה וּבִזְר֣וֹעַ חֲזָקָ֑ה וּבְאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֥צֶף גָּדֽוֹל
Ve ben uzatılmış elle ve güçlü kolla, öfkeyle, hiddetle ve büyük gazapla sizinle savaşacağım.
Mika 5:14
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתִי בְּאַ֧ף וּבְחֵמָ֛ה נָקָ֖ם אֶת־הַגּוֹיִ֑ם אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א שָׁמֵֽעוּ
Ve dinlemeyen uluslardan öfkeyle ve gazapla öç alacağım.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 3:14
·
Tevrat
וְר֥וּחַ נְשָׂאַ֖תְנִי וַתִּקָּחֵ֑נִי וָאֵלֵ֥ךְ מַר֙ בַּחֲמַ֣ת רוּחִ֔י וְיַד־יְהוָ֥ה עָלַ֖י חָזָֽקָה
Ve ruh beni kaldırdı ve beni aldı; ve ruhumun öfkesi içinde acı çekerek gittim ve Yahve'nin eli üzerimde güçlüydü.
2. Tarihler 28:9
·
Tevrat
וְ֠שָׁם הָיָ֨ה נָבִ֥יא לַֽיהוָה֮ עֹדֵ֣ד שְׁמוֹ֒ וַיֵּצֵ֗א לִפְנֵ֤י הַצָּבָא֙ הַבָּ֣א לְשֹׁמְר֔וֹן וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם הִ֠נֵּה בַּחֲמַ֨ת יְהוָ֧ה אֱלֹהֵֽי־אֲבוֹתֵיכֶ֛ם עַל־יְהוּדָ֖ה נְתָנָ֣ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַתַּֽהַרְגוּ־בָ֣ם בְזַ֔עַף עַ֥ד לַשָּׁמַ֖יִם הִגִּֽיעַ
Orada adı Oded olan Yahve'nin bir peygamberi vardı; Samiriye'ye gelen ordunun önüne çıktı ve onlara dedi: 'İşte, atalarınızın Tanrısı Yahve Yahuda'ya karşı öfkesiyle onları elinize verdi; ama siz onları göklere kadar ulaşan bir öfkeyle öldürdünüz.'
Daniel 8:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗א עַד־הָאַ֨יִל֙ בַּ֣עַל הַקְּרָנַ֔יִם אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתִי עֹמֵ֖ד לִפְנֵ֣י הָאֻבָ֑ל וַיָּ֥רָץ אֵלָ֖יו בַּחֲמַ֥ת כֹּחֽוֹ
Ve kanalın önünde dururken gördüğüm iki boynuz sahibi koça kadar geldi ve gücünün öfkesiyle ona koştu.
Levililer 26:28
·
Tevrat
וְהָלַכְתִּ֥י עִמָּכֶ֖ם בַּחֲמַת־קֶ֑רִי וְיִסַּרְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ אַף־אָ֔נִי שֶׁ֖בַע עַל־חַטֹּאתֵיכֶם
Sizinle zıtlık öfkesiyle yürüyeceğim ve günahlarınız üzerine sizi ben de yedi terbiye edeceğim.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 22:20
·
Tevrat
קְבֻ֣צַת כֶּ֡סֶף וּ֠נְחֹשֶׁת וּבַרְזֶ֨ל וְעוֹפֶ֤רֶת וּבְדִיל֙ אֶל־תּ֣וֹךְ כּ֔וּר לָפַֽחַת־עָלָ֥יו אֵ֖שׁ לְהַנְתִּ֑יךְ כֵּ֤ן אֶקְבֹּץ֙ בְּאַפִּ֣י וּבַחֲמָתִ֔י וְהִנַּחְתִּ֥י וְהִתַּכְתִּ֖י אֶתְכֶֽם
Eritmek için üzerine ateş üflemek üzere fırının ortasına gümüşün ve tuncun ve demirin ve kurşunun ve kalayın toplanması gibi, öyle öfkemle ve gazabımla toplayacağım ve bırakacağım ve sizi eriteceğim.
Hezekiel 36:6
·
Tevrat
לָכֵ֕ן הִנָּבֵ֖א עַל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְאָמַרְתָּ֡ לֶהָרִ֣ים וְ֠לַגְּבָעוֹת לָאֲפִיקִ֨ים וְלַגֵּאָי֜וֹת כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֨י בְקִנְאָתִ֤י וּבַחֲמָתִי֙ דִּבַּ֔רְתִּי יַ֛עַן כְּלִמַּ֥ת גּוֹיִ֖ם נְשָׂאתֶֽם
Bu yüzden İsrail toprağı üzerine peygamberlik et ve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere de: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kıskançlığımla ve öfkemle konuştum, çünkü ulusların utancını taşıdınız.
Yeremya 32:37
·
Tevrat
הִנְנִ֤י מְקַבְּצָם֙ מִכָּל־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הִדַּחְתִּ֥ים שָׁ֛ם בְּאַפִּ֥י וּבַחֲמָתִ֖י וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַהֲשִֽׁבֹתִים֙ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה וְהֹשַׁבְתִּ֖ים לָבֶֽטַח
İşte ben onları öfkemle, gazabımla ve büyük hiddetimle sürdüğüm bütün diyarlardan toplayacağım; ve onları bu yere geri getireceğim ve onları güvenlik içinde oturtacağım.
Yeremya 33:5
·
Tevrat
בָּאִ֗ים לְהִלָּחֵם֙ אֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים וּלְמַלְאָם֙ אֶת־פִּגְרֵ֣י הָאָדָ֔ם אֲשֶׁר־הִכֵּ֥יתִי בְאַפִּ֖י וּבַחֲמָתִ֑י וַאֲשֶׁ֨ר הִסְתַּ֤רְתִּי פָנַי֙ מֵהָעִ֣יר הַזֹּ֔את עַ֖ל כָּל־רָעָתָֽם
Kildanilerle savaşmaya geliyorlar ve onları, öfkemle ve gazabımla vurduğum ve bütün kötülükleri yüzünden yüzümü bu şehirden gizlediğim adamların cesetleriyle doldurmaya geliyorlar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 34:2
·
Tevrat
כִּ֣י קֶ֤צֶף לַֽיהוָה֙ עַל־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וְחֵמָ֖ה עַל־כָּל־צְבָאָ֑ם הֶחֱרִימָ֖ם נְתָנָ֥ם לַטָּֽבַח
Çünkü Yahve'nin bütün uluslara öfkesi ve onların bütün ordusuna gazabı vardır; onları tamamen yok etti, onları kesime verdi.
Zekeriya 8:2
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת קִנֵּ֥אתִי לְצִיּ֖וֹן קִנְאָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וְחֵמָ֥ה גְדוֹלָ֖ה קִנֵּ֥אתִי לָֽהּ
Ordular Yahve şöyle dedi: 'Siyon'u büyük kıskançlıkla kıskandım; ve onu büyük öfkeyle kıskandım.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 13:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּבִקַּעְתִּ֥י רֽוּחַ־סְעָר֖וֹת בַּֽחֲמָתִ֑י וְגֶ֤שֶׁם שֹׁטֵף֙ בְּאַפִּ֣י יִֽהְיֶ֔ה וְאַבְנֵ֥י אֶלְגָּבִ֖ישׁ בְּחֵמָ֥ה לְכָלָֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Öfkemle fırtınalar rüzgarını patlatacağım; öfkemde taşkın yağmur olacak ve tüketmek için öfkeyle dolu taşları olacak.
Yeşaya 63:3
·
Tevrat
פּוּרָ֣ה דָּרַ֣כְתִּי לְבַדִּ֗י וּמֵֽעַמִּים֙ אֵֽין־אִ֣ישׁ אִתִּ֔י וְאֶדְרְכֵ֣ם בְּאַפִּ֔י וְאֶרְמְסֵ֖ם בַּחֲמָתִ֑י וְיֵ֤ז נִצְחָם֙ עַל־בְּגָדַ֔י וְכָל־מַלְבּוּשַׁ֖י אֶגְאָֽלְתִּי
Şarap teknesini yalnız başıma çiğnedim ve halklardan benimle adam yoktu; ve onları öfkemle çiğnedim ve onları gazabımla ezdim; ve onların kanı giysilerimin üzerine sıçradı ve tüm giysilerimi kirlettim.
Yeşaya 63:6
·
Tevrat
וְאָב֤וּס עַמִּים֙ בְּאַפִּ֔י וַאֲשַׁכְּרֵ֖ם בַּחֲמָתִ֑י וְאוֹרִ֥יד לָאָ֖רֶץ נִצְחָֽם
Ve öfkemle halkları çiğnedim ve hiddetimle onları sarhoş ettim ve onların kanını yere indirdim.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 7:20
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה הִנֵּ֨ה אַפִּ֤י וַֽחֲמָתִי֙ נִתֶּ֨כֶת֙ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה עַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַל־עֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה וְעַל־פְּרִ֣י הָֽאֲדָמָ֑ה וּבָעֲרָ֖ה וְלֹ֥א תִכְבֶּֽה
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: İşte öfkem ve gazabım bu yere, insanın üzerine ve hayvanın üzerine ve kırın ağacının üzerine ve toprağın meyvesinin üzerine dökülecektir; ve yanacak ve sönmeyecektir.
Yeremya 42:18
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ כַּאֲשֶׁר֩ נִתַּ֨ךְ אַפִּ֜י וַחֲמָתִ֗י עַל־יֹֽשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כֵּ֣ן תִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ עֲלֵיכֶ֔ם בְּבֹאֲכֶ֖ם מִצְרָ֑יִם וִהְיִיתֶ֞ם לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה וְלֹֽא־תִרְא֣וּ ע֔וֹד אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Çünkü Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Öfkem ve gazabım Yeruşalim'de oturanların üzerine döküldüğü gibi, Mısır'a girdiğinizde gazabım üzerinize öyle dökülecek; ve lanet, dehşet, beddua ve utanç olacaksınız ve bu yeri bir daha görmeyeceksiniz.
Yeşaya 63:5
·
Tevrat
וְאַבִּיט֙ וְאֵ֣ין עֹזֵ֔ר וְאֶשְׁתּוֹמֵ֖ם וְאֵ֣ין סוֹמֵ֑ךְ וַתּ֤וֹשַֽׁע לִי֙ זְרֹעִ֔י וַחֲמָתִ֖י הִ֥יא סְמָכָֽתְנִי
Ve baktım ve yardım eden yoktu ve şaştım ve destek olan yoktu; böylece kolum beni kurtardı ve öfkem, o bana destek oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 36:7
·
Tevrat
אוּלַ֞י תִּפֹּ֤ל תְּחִנָּתָם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְיָשֻׁ֕בוּ אִ֖ישׁ מִדַּרְכּ֣וֹ הָרָעָ֑ה כִּֽי־גָד֤וֹל הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה
Belki yakarışları Yahve'nin önüne düşer ve her adam kötü yolundan döner; çünkü Yahve'nin bu halka karşı söylediği öfke ve gazap büyüktür.
Yasa'nın Tekrarı 9:19
·
Tevrat
כִּ֣י יָגֹ֗רְתִּי מִפְּנֵ֤י הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר קָצַ֧ף יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֵלַ֔י גַּ֖ם בַּפַּ֥עַם הַהִֽוא
Çünkü Yahve'nin sizi yok etmek için üzerinize öfkelendiği öfkenin ve kızgınlığın yüzünden korktum; ama Yahve o sefer de beni işitti.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 38:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּקֶצְפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וּֽבַחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Mezmurlar 90:7
·
Tevrat
כִּֽי־כָלִ֥ינוּ בְאַפֶּ֑ךָ וּֽבַחֲמָתְךָ֥ נִבְהָֽלְנוּ
Çünkü senin öfkende tükendik ve senin gazabında dehşete düştük.
Örnek Ayetler (1)
Ester 1:12
·
Tevrat
וַתְּמָאֵ֞ן הַמַּלְכָּ֣ה וַשְׁתִּ֗י לָבוֹא֙ בִּדְבַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁ֖ר בְּיַ֣ד הַסָּרִיסִ֑ים וַיִּקְצֹ֤ף הַמֶּ֨לֶךְ֙ מְאֹ֔ד וַחֲמָת֖וֹ בָּעֲרָ֥ה בֽוֹ
Fakat Kraliçe Vaşti, hadımların elindeki kralın sözüyle gelmeyi reddetti; ve kral çok öfkelendi ve öfkesi içinde yandı.
Örnek Ayetler (1)
Ester 7:7
·
Tevrat
וְהַמֶּ֜לֶךְ קָ֤ם בַּחֲמָתוֹ֙ מִמִּשְׁתֵּ֣ה הַיַּ֔יִן אֶל־גִּנַּ֖ת הַבִּיתָ֑ן וְהָמָ֣ן עָמַ֗ד לְבַקֵּ֤שׁ עַל־נַפְשׁוֹ֙ מֵֽאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה כִּ֣י רָאָ֔ה כִּֽי־כָלְתָ֥ה אֵלָ֛יו הָרָעָ֖ה מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Kral öfkesiyle şarap ziyafetinden kalkıp sarayın bahçesine gitti; Haman ise Kraliçe Ester'den canını dilemek için durdu, çünkü kraldan kendisine kötülük kararlaştırıldığını gördü.
Örnek Ayetler (1)
Ester 7:10
·
Tevrat
וַיִּתְלוּ֙ אֶת־הָמָ֔ן עַל־הָעֵ֖ץ אֲשֶׁר־הֵכִ֣ין לְמָרְדֳּכָ֑י וַחֲמַ֥ת הַמֶּ֖לֶךְ שָׁכָֽכָה
Haman'ı Mordekay için hazırladığı ağacın üzerine astılar; ve kralın öfkesi yatıştı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 29:22
·
Tevrat
גָּפְרִ֣ית וָמֶלַח֮ שְׂרֵפָ֣ה כָל־אַרְצָהּ֒ לֹ֤א תִזָּרַע֙ וְלֹ֣א תַצְמִ֔חַ וְלֹֽא־יַעֲלֶ֥ה בָ֖הּ כָּל־עֵ֑שֶׂב כְּֽמַהְפֵּכַ֞ת סְדֹ֤ם וַעֲמֹרָה֙ אַדְמָ֣ה וּצְבוֹיִ֔ם אֲשֶׁר֙ הָפַ֣ךְ יְהוָ֔ה בְּאַפּ֖וֹ וּבַחֲמָתֽוֹ
Bütün yeri kükürt ve tuz yanığıdır; ekilmez ve bitirmez ve onda hiçbir ot çıkmaz; Yahve'nin öfkesiyle ve gazabıyla devirdiği Sodom ve Gomora, Adma ve Tsevoyim'in devrilişi gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 6:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּאַפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וְֽאַל־בַּחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.