7
Kullanım
1
Lemma
3
Türev
5
Anlam
1 lemma, 3 türev form
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 22:26
·
Tevrat
כֹּהֲנֶ֜יהָ חָמְס֣וּ תוֹרָתִי֮ וַיְחַלְּל֣וּ קָדָשַׁי֒ בֵּֽין־קֹ֤דֶשׁ לְחֹל֙ לֹ֣א הִבְדִּ֔ילוּ וּבֵין־הַטָּמֵ֥א לְטָה֖וֹר לֹ֣א הוֹדִ֑יעוּ וּמִשַׁבְּתוֹתַי֙ הֶעְלִ֣ימוּ עֵֽינֵיהֶ֔ם וָאֵחַ֖ל בְּתוֹכָֽם
Onun kâhinleri yasama şiddet uyguladılar ve kutsallarımı bayağılaştırdılar; kutsal ile bayağı olanı ayırmadılar ve kirli ile temiz olanı bildirmediler, Şabatlarımdan gözlerini gizlediler ve onların içinde bayağılaştırıldım.
Hezekiel 42:20
·
Tevrat
לְאַרְבַּ֨ע רוּח֜וֹת מְדָד֗וֹ ח֤וֹמָה לוֹ֙ סָבִ֣יב סָבִ֔יב אֹ֚רֶךְ חֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת וְרֹ֖חַב חֲמֵ֣שׁ מֵא֑וֹת לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַקֹּ֖דֶשׁ לְחֹֽל
Onu dört yöne ölçtü; kutsal ile sıradan olanın arasını ayırmak için, çepeçevre onun bir duvarı vardı, uzunluğu beş yüz ve eni beş yüzdü.
Hezekiel 44:23
·
Tevrat
וְאֶת־עַמִּ֣י יוֹר֔וּ בֵּ֥ין קֹ֖דֶשׁ לְחֹ֑ל וּבֵין־טָמֵ֥א לְטָה֖וֹר יוֹדִעֻֽם
Ve halkıma kutsal ile bayağı arasını öğretecekler ve kirli ile temiz arasını onlara bildirecekler.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 21:5
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַכֹּהֵ֤ן אֶת־דָּוִד֙ וַיֹּ֔אמֶר אֵֽין־לֶ֥חֶם חֹ֖ל אֶל־תַּ֣חַת יָדִ֑י כִּֽי־אִם־לֶ֤חֶם קֹ֨דֶשׁ֙ יֵ֔שׁ אִם־נִשְׁמְר֥וּ הַנְּעָרִ֖ים אַ֥ךְ מֵאִשָּֽׁה
Kâhin Davut'a cevap verdi ve dedi: 'Elimin altında sıradan ekmek yok, ancak kutsal ekmek var; eğer gençler sadece kadından sakındılarsa.'
1. Samuel 21:6
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַכֹּהֵ֜ן וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ כִּ֣י אִם־אִשָּׁ֤ה עֲצֻֽרָה־לָ֨נוּ֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם בְּצֵאתִ֕י וַיִּהְי֥וּ כְלֵֽי־הַנְּעָרִ֖ים קֹ֑דֶשׁ וְהוּא֙ דֶּ֣רֶךְ חֹ֔ל וְאַ֕ף כִּ֥י הַיּ֖וֹם יִקְדַּ֥שׁ בַּכֶּֽלִי
Davut kâhine cevap verdi ve ona dedi: 'Çünkü ben çıktığımda dün ve önceki gün olduğu gibi kadın bizden alıkonuldu ve gençlerin kapları kutsaldı; ve o sıradan bir yol olsa da, bugün kapta daha da kutsal olacaktır.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 48:15
·
Tevrat
וַחֲמֵ֨שֶׁת אֲלָפִ֜ים הַנּוֹתָ֣ר בָּרֹ֗חַב עַל־פְּנֵ֨י חֲמִשָּׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף חֹֽל־ה֣וּא לָעִ֔יר לְמוֹשָׁ֖ב וּלְמִגְרָ֑שׁ וְהָיְתָ֥ה הָעִ֖יר בְּתוֹכֽוֹ
Ve yirmi beş binin yüzü üzerinde genişlikte kalan beş bin, şehir için, oturma yeri ve otlak için sıradan olacak; ve şehir onun içinde olacak.