130
Kullanım
9
Lemma
38
Türev
57
Anlam
9 lemma, 38 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חֲלוֹם Lemma | halom | rüya, rüya, düş | İsim | 18 | ||
Örnek Ayetler (3 / 18) Hakimler 7:13 · Tevrat וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.' Yeremya 23:28 · Tevrat הַנָּבִ֞יא אֲשֶׁר־אִתּ֤וֹ חֲלוֹם֙ יְסַפֵּ֣ר חֲל֔וֹם וַאֲשֶׁ֤ר דְּבָרִי֙ אִתּ֔וֹ יְדַבֵּ֥ר דְּבָרִ֖י אֱמֶ֑ת מַה־לַתֶּ֥בֶן אֶת־הַבָּ֖ר נְאֻם־יְהוָֽה Kendisinde rüya olan peygamber rüyayı anlatsın ve kendisinde sözüm olan sözümü gerçekle konuşsun; samanın buğdayla ne işi var? Yahve'nin bildirisidir. 1. Krallar 3:15 · Tevrat וַיִּקַ֥ץ שְׁלֹמֹ֖ה וְהִנֵּ֣ה חֲל֑וֹם וַיָּב֨וֹא יְרוּשָׁלִַ֜ם וַֽיַּעֲמֹ֣ד לִפְנֵ֣י אֲר֣וֹן בְּרִית־אֲדֹנָ֗י וַיַּ֤עַל עֹלוֹת֙ וַיַּ֣עַשׂ שְׁלָמִ֔ים וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּ֖ה לְכָל־עֲבָדָֽיו Ve Süleyman uyandı, ve işte, bir rüyaydı. Sonra Yeruşalim'e geldi ve Efendi'nin antlaşma sandığının önünde durdu; ve yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları yaptı ve bütün kullarına bir şölen yaptı. | ||||||
הַחֲלוֹם | ha-halom | rüya, rüya, düş | İsim | 7 | ||
בַּחֲלוֹם | ba-halom | rüyada, rüya, düş | İsim | 6 | ||
חֲלֹמוֹ | halomo | rüyasını, rüya, düş | Zamir | 5 | ||
חַלָּמֽוּת | hallamut | ebegümeci, ebegümeci, yumurta akı, tatsız bitki | İsim | 4 | ||
חֲלֹמֹתָיו | halomotav | onun rüyaları, rüya, düş | Zamir | 3 | ||
בַּחֲלֹמוֹת | ba-halomot | rüyalarda, rüya, düş | İsim | 3 | ||
כַּחֲלוֹם | ka-halom | rüya gibi, rüya, düş | İsim | 3 | ||
וַחֲלֹמֽוֹת | va-halomot | ve rüyalar, rüya, düş, görüm | İsim | 2 | ||
חֲלֹמֹתֵיכֶם | halomoteykhem | rüyalarınız, rüya, düş | Zamir | 2 | ||
הַחֲלֹמוֹת | ha-halomot | rüyalar, rüya, düş | İsim | 2 | ||
בַּחֲלֹם | bahalom | rüyada, rüya, düş, sağlıklı olmak | İsim | 2 | ||
בַּחֲלֹמִי | ba-halomi | rüyamda, rüya, düş | Zamir | 2 | ||
בַּחֲלוֹמִי | ba-halomi | rüyamda, rüya, düş | Zamir | 2 | ||
בַּחֲלוֹמֹתָם | ba-halomotam | rüyalarında, rüya, düş | Zamir | 1 | ||
כַּחֲלֹמוֹ | kahalomo | onun rüyası gibi, rüya, düş | Zamir | 1 | ||
חֲלֹמֹתֵינוּ | halomoteynu | rüyalarımız, rüya, düş | Zamir | 1 | ||
חָלָֽמְתִּי Lemma | halamti | rüya gördüm, rüya görmek, sağlıklı olmak, güçlenmek | Fiil | 7 | ||
חֹלֵם | holem | rüya gören, rüya görmek, düş görmek, sağlıklı olmak | Fiil | 7 | ||
וַֽיַּחֲלֹם | va-yyahalom | ve rüya gördü, rüya görmek, sağlıklı olmak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (3 / 18)
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Yeremya 23:28
·
Tevrat
הַנָּבִ֞יא אֲשֶׁר־אִתּ֤וֹ חֲלוֹם֙ יְסַפֵּ֣ר חֲל֔וֹם וַאֲשֶׁ֤ר דְּבָרִי֙ אִתּ֔וֹ יְדַבֵּ֥ר דְּבָרִ֖י אֱמֶ֑ת מַה־לַתֶּ֥בֶן אֶת־הַבָּ֖ר נְאֻם־יְהוָֽה
Kendisinde rüya olan peygamber rüyayı anlatsın ve kendisinde sözüm olan sözümü gerçekle konuşsun; samanın buğdayla ne işi var? Yahve'nin bildirisidir.
1. Krallar 3:15
·
Tevrat
וַיִּקַ֥ץ שְׁלֹמֹ֖ה וְהִנֵּ֣ה חֲל֑וֹם וַיָּב֨וֹא יְרוּשָׁלִַ֜ם וַֽיַּעֲמֹ֣ד לִפְנֵ֣י אֲר֣וֹן בְּרִית־אֲדֹנָ֗י וַיַּ֤עַל עֹלוֹת֙ וַיַּ֣עַשׂ שְׁלָמִ֔ים וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּ֖ה לְכָל־עֲבָדָֽיו
Ve Süleyman uyandı, ve işte, bir rüyaydı. Sonra Yeruşalim'e geldi ve Efendi'nin antlaşma sandığının önünde durdu; ve yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları yaptı ve bütün kullarına bir şölen yaptı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 7:15
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ גִּדְע֜וֹן אֶת־מִסְפַּ֧ר הַחֲל֛וֹם וְאֶת־שִׁבְר֖וֹ וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּ֨שָׁב֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר ק֔וּמוּ כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה בְּיֶדְכֶ֖ם אֶת־מַחֲנֵ֥ה מִדְיָֽן
Gideon rüyanın anlatımını ve yorumunu duyduğunda secde etti. Sonra İsrail ordugahına döndü ve dedi: "Kalkın, çünkü Yahve Midyan ordugahını elinize verdi."
Daniel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַמֶּ֖לֶךְ חֲל֣וֹם חָלָ֑מְתִּי וַתִּפָּ֣עֶם רוּחִ֔י לָדַ֖עַת אֶֽת־הַחֲלֽוֹם
Ve kral onlara dedi: 'Bir rüya gördüm ve rüyayı bilmek için ruhum çırpındı.'
Vaiz 5:2
·
Tevrat
כִּ֛י בָּ֥א הַחֲל֖וֹם בְּרֹ֣ב עִנְיָ֑ן וְק֥וֹל כְּסִ֖יל בְּרֹ֥ב דְּבָרִֽים
Çünkü rüya çok işle gelir; ve akılsızın sesi çok sözle gelir.
Yaratılış 37:10
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה
Bunu babasına ve kardeşlerine anlattı; babası onu azarladı ve ona dedi: 'Gördüğün bu rüya nedir? Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten yere, sana eğilmeye mi geleceğiz?'
Yaratılış 41:32
·
Tevrat
וְעַ֨ל הִשָּׁנ֧וֹת הַחֲל֛וֹם אֶל־פַּרְעֹ֖ה פַּעֲמָ֑יִם כִּֽי־נָכ֤וֹן הַדָּבָר֙ מֵעִ֣ם הָאֱלֹהִ֔ים וּמְמַהֵ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים לַעֲשֹׂתֽוֹ
Rüyanın Firavun'a iki kez tekrarlanmasına gelince, çünkü söz Tanrı tarafından kesindir ve Tanrı onu yapmak için acele etmektedir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Krallar 3:5
·
Tevrat
בְּגִבְע֗וֹן נִרְאָ֧ה יְהֹוָ֛ה אֶל־שְׁלֹמֹ֖ה בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים שְׁאַ֖ל מָ֥ה אֶתֶּן־לָֽךְ
Givon'da Yahve gece rüyasında Süleyman'a göründü; ve Tanrı dedi: 'Dile, sana ne vereyim?'
Eyüp 33:15
·
Tevrat
בַּחֲל֤וֹם חֶזְי֬וֹן לַ֗יְלָה בִּנְפֹ֣ל תַּ֭רְדֵּמָה עַל־אֲנָשִׁ֑ים בִּ֝תְנוּמ֗וֹת עֲלֵ֣י מִשְׁכָּֽב
Rüyada, gece görümünde, insanların üzerine derin uyku düştüğünde, yatağın üzerinde uyuklamalarda;
Yaratılış 20:3
·
Tevrat
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל
Tanrı gece rüyasında Abimelek'e geldi ve ona dedi ki: 'İşte, aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o bir kocayla evlidir.'
Yaratılış 31:10
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּעֵת֙ יַחֵ֣ם הַצֹּ֔אן וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא בַּחֲל֑וֹם וְהִנֵּ֤ה הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּֽים
Sürünün kızışma zamanında gözlerimi kaldırdım ve rüyada gördüm; ve işte, sürüye aşan tekeler çizgili, noktalı ve kırçıllıydı.
Yaratılış 31:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י מַלְאַ֧ךְ הָאֱלֹהִ֛ים בַּחֲל֖וֹם יַֽעֲקֹ֑ב וָאֹמַ֖ר הִנֵּֽנִי
Tanrı'nın elçisi rüyada bana dedi: 'Yakup!' Ve dedim: 'İşte buradayım.'
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 40:5
·
Tevrat
וַיַּֽחַלְמוּ֩ חֲל֨וֹם שְׁנֵיהֶ֜ם אִ֤ישׁ חֲלֹמוֹ֙ בְּלַ֣יְלָה אֶחָ֔ד אִ֖ישׁ כְּפִתְר֣וֹן חֲלֹמ֑וֹ הַמַּשְׁקֶ֣ה וְהָאֹפֶ֗ה אֲשֶׁר֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר אֲסוּרִ֖ים בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר
Ve ikisi bir rüya gördüler, her adam rüyasını bir gecede, her adam rüyasının yorumu gibi; zindan evinde bağlı olan Mısır kralının içki sunanı ve fırıncısı.
Yaratılış 40:9
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֧ר שַֽׂר־הַמַּשְׁקִ֛ים אֶת־חֲלֹמ֖וֹ לְיוֹסֵ֑ף וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ בַּחֲלוֹמִ֕י וְהִנֵּה־גֶ֖פֶן לְפָנָֽי
Bunun üzerine içki sunanların komutanı rüyasını Yusuf'a anlattı ve ona dedi: 'Rüyamda, ve işte önümde bir asma vardı;'
Yaratılış 41:8
·
Tevrat
וַיְהִ֤י בַבֹּ֨קֶר֙ וַתִּפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקְרָ֛א אֶת־כָּל־חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם וְאֶת־כָּל־חֲכָמֶ֑יהָ וַיְסַפֵּ֨ר פַּרְעֹ֤ה לָהֶם֙ אֶת־חֲלֹמ֔וֹ וְאֵין־פּוֹתֵ֥ר אוֹתָ֖ם לְפַרְעֹֽה
Sabah olduğunda ruhu rahatsız oldu; ve gönderip Mısır'ın tüm büyücülerini ve tüm bilgelerini çağırdı. Ve Firavun onlara rüyasını anlattı, ancak onları Firavun'a yorumlayan yoktu.
Yaratılış 41:11
·
Tevrat
וַנַּֽחַלְמָ֥ה חֲל֛וֹם בְּלַ֥יְלָה אֶחָ֖ד אֲנִ֣י וָה֑וּא אִ֛ישׁ כְּפִתְר֥וֹן חֲלֹמ֖וֹ חָלָֽמְנוּ
Ben ve o, bir gecede bir rüya gördük; her birimiz rüyasının yorumuna göre rüya gördük.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 23:32
·
Tevrat
הִ֠נְנִי עַֽל־נִבְּאֵ֞י חֲלֹמ֥וֹת שֶׁ֨קֶר֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽיְסַפְּרוּם֙ וַיַּתְע֣וּ אֶת־עַמִּ֔י בְּשִׁקְרֵיהֶ֖ם וּבְפַחֲזוּתָ֑ם וְאָנֹכִ֨י לֹֽא־שְׁלַחְתִּ֜ים וְלֹ֣א צִוִּיתִ֗ים וְהוֹעֵ֛יל לֹֽא־יוֹעִ֥ילוּ לָֽעָם־הַזֶּ֖ה נְאֻם־יְהוָֽה
İşte ben yalan rüyalar peygamberlik edenlere karşıyım, Yahve'nin bildirisidir; ve onları anlatırlar ve yalanlarıyla ve pervasızlıklarıyla halkımı saptırırlar. Ve ben onları göndermedim ve onlara buyurmadım; ve bu halka kesinlikle yarar sağlamazlar, Yahve'nin bildirisidir.
Yoel 3:1
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁפּ֤וֹךְ אֶת־רוּחִי֙ עַל־כָּל־בָּשָׂ֔ר וְנִבְּא֖וּ בְּנֵיכֶ֣ם וּבְנֽוֹתֵיכֶ֑ם זִקְנֵיכֶם֙ חֲלֹמ֣וֹת יַחֲלֹמ֔וּן בַּח֣וּרֵיכֶ֔ם חֶזְיֹנ֖וֹת יִרְאֽוּ
Ve bundan sonra olacak, ruhumu tüm beşerin üzerine dökeceğim; ve oğullarınız ve kızlarınız peygamberlik edecekler, yaşlılarınız düşler düşleyecekler, gençleriniz görümler görecekler.
Daniel 2:1
·
Tevrat
וּבִשְׁנַ֣ת שְׁתַּ֗יִם לְמַלְכוּת֙ נְבֻֽכַדְנֶצַּ֔ר חָלַ֥ם נְבֻֽכַדְנֶצַּ֖ר חֲלֹמ֑וֹת וַתִּתְפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וּשְׁנָת֖וֹ נִהְיְתָ֥ה עָלָֽיו
Ve Nebukadnessar'ın krallığının ikinci yılında, Nebukadnessar rüyalar gördü; ruhu çırpındı ve uykusu ondan kaçtı.
Vaiz 5:6
·
Tevrat
כִּ֣י בְרֹ֤ב חֲלֹמוֹת֙ וַהֲבָלִ֔ים וּדְבָרִ֖ים הַרְבֵּ֑ה כִּ֥י אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים יְרָֽא
Çünkü rüyaların, boşlukların ve sözlerin çokluğunda; ancak Tanrı'dan kork.
Örnek Ayetler (3)
Daniel 2:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַ֠מֶּלֶךְ לִקְרֹ֨א לַֽחַרְטֻמִּ֜ים וְלָֽאַשָּׁפִ֗ים וְלַֽמְכַשְּׁפִים֙ וְלַכַּשְׂדִּ֔ים לְהַגִּ֥יד לַמֶּ֖לֶךְ חֲלֹמֹתָ֑יו וַיָּבֹ֕אוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ לִפְנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Bunun üzerine kral, krala rüyalarını bildirmeleri için sihirbazları, falcıları, büyücüleri ve Kildanileri çağırmayı buyurdu; onlar da gelip kralın önünde durdular.
Yaratılış 37:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו
Kardeşleri ona dediler: 'Üzerimize gerçekten kral mı olacaksın? Yoksa bizi gerçekten yönetecek misin?' Böylece rüyaları ve sözleri yüzünden ondan daha da nefret ettiler.
Yaratılış 37:20
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה לְכ֣וּ וְנַֽהַרְגֵ֗הוּ וְנַשְׁלִכֵ֨הוּ֙ בְּאַחַ֣ד הַבֹּר֔וֹת וְאָמַ֕רְנוּ חַיָּ֥ה רָעָ֖ה אֲכָלָ֑תְהוּ וְנִרְאֶ֕ה מַה־יִּהְי֖וּ חֲלֹמֹתָֽיו
Ve şimdi gelin ve onu öldürelim ve onu çukurlardan birine atalım ve 'Kötü bir hayvan onu yedi' diyelim; ve rüyalarının ne olacağını görelim.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 28:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֤ל שָׁאוּל֙ בַּֽיהוָ֔ה וְלֹ֥א עָנָ֖הוּ יְהוָ֑ה גַּ֧ם בַּחֲלֹמ֛וֹת גַּ֥ם בָּאוּרִ֖ים גַּ֥ם בַּנְּבִיאִֽם
Saul Yahve'ye sordu, ama Yahve ona rüyalarla da, Urim'le de, peygamberlerle de cevap vermedi.
1. Samuel 28:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־שָׁא֔וּל לָ֥מָּה הִרְגַּזְתַּ֖נִי לְהַעֲל֣וֹת אֹתִ֑י וַיֹּ֣אמֶר שָׁ֠אוּל צַר־לִ֨י מְאֹ֜ד וּפְלִשְׁתִּ֣ים נִלְחָמִ֣ים בִּ֗י וֵֽאלֹהִ֞ים סָ֤ר מֵֽעָלַי֙ וְלֹֽא־עָנָ֣נִי ע֗וֹד גַּ֤ם בְּיַֽד־הַנְּבִיאִם֙ גַּם־בַּ֣חֲלֹמ֔וֹת וָאֶקְרָאֶ֣ה לְךָ֔ לְהוֹדִיעֵ֖נִי מָ֥ה אֶעֱשֶֽׂה
Samuel Saul'a dedi: 'Beni çıkarmak için neden beni rahatsız ettin?' Saul dedi: 'Çok sıkıntıdayım; Filistliler benimle savaşıyorlar, Tanrı benden ayrıldı ve bana artık ne peygamberlerin eliyle ne de rüyalarla cevap vermedi. Ne yapacağımı bana bildirmen için seni çağırdım.'
Eyüp 7:14
·
Tevrat
וְחִתַּתַּ֥נִי בַחֲלֹמ֑וֹת וּֽמֵחֶזְיֹנ֥וֹת תְּבַעֲתַֽנִּי
Ve beni rüyalarla dehşete düşürdün ve görülerden beni korkuttun.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 29:7
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כַּֽחֲלוֹם֙ חֲז֣וֹן לַ֔יְלָה הֲמוֹן֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם הַצֹּבְאִ֖ים עַל־אֲרִיאֵ֑ל וְכָל־צֹבֶ֨יהָ֙ וּמְצֹ֣דָתָ֔הּ וְהַמְּצִיקִ֖ים לָֽהּ
Ve Ariel'e karşı savaşan bütün ulusların kalabalığı, onunla ve onun hisarıyla savaşan bütün herkes ve ona sıkıntı verenler, gece görümü rüya gibi olacak.
Mezmurlar 73:20
·
Tevrat
כַּחֲל֥וֹם מֵהָקִ֑יץ אֲ֝דֹנָי בָּעִ֤יר צַלְמָ֬ם תִּבְזֶֽה
Uyanınca rüya gibi; Efendi, uyanışta onların suretini hor göreceksin.
Eyüp 20:8
·
Tevrat
כַּחֲל֣וֹם יָ֭עוּף וְלֹ֣א יִמְצָא֑וּהוּ וְ֝יֻדַּ֗ד כְּחֶזְי֥וֹן לָֽיְלָה
Bir rüya gibi uçacak ve onu bulamayacaklar ve gece görümü gibi kovulacak.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 10:2
·
Tevrat
כִּ֧י הַתְּרָפִ֣ים דִּבְּרוּ־אָ֗וֶן וְהַקּֽוֹסְמִים֙ חָ֣זוּ שֶׁ֔קֶר וַֽחֲלֹמוֹת֙ הַשָּׁ֣וא יְדַבֵּ֔רוּ הֶ֖בֶל יְנַֽחֵמ֑וּן עַל־כֵּן֙ נָסְע֣וּ כְמוֹ־צֹ֔אן יַעֲנ֖וּ כִּֽי־אֵ֥ין רֹעֶֽה
Çünkü terafimler kötülük konuştu ve falcılar yalan gördü ve boş düşler konuşuyorlar, boşuna teselli ediyorlar; bu yüzden sürü gibi göçtüler, çoban olmadığı için sıkıntı çekiyorlar.
Daniel 1:17
·
Tevrat
וְהַיְלָדִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אַרְבַּעְתָּ֔ם נָתַ֨ן לָהֶ֧ם הָֽאֱלֹהִ֛ים מַדָּ֥ע וְהַשְׂכֵּ֖ל בְּכָל־סֵ֣פֶר וְחָכְמָ֑ה וְדָנִיֵּ֣אל הֵבִ֔ין בְּכָל־חָז֖וֹן וַחֲלֹמֽוֹת
Ve bu dört gence gelince, Tanrı onlara her kitapta ve bilgelikte bilgi ve beceri verdi; ve Daniel her görümü ve rüyaları anladı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 27:9
·
Tevrat
וְ֠אַתֶּם אַל־תִּשְׁמְע֨וּ אֶל־נְבִיאֵיכֶ֜ם וְאֶל־קֹֽסְמֵיכֶ֗ם וְאֶל֙ חֲלֹמֹ֣תֵיכֶ֔ם וְאֶל־עֹֽנְנֵיכֶ֖ם וְאֶל־כַּשָּׁפֵיכֶ֑ם אֲשֶׁר־הֵ֞ם אֹמְרִ֤ים אֲלֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תַעַבְד֖וּ אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Ve siz, size 'Babil kralına hizmet etmeyeceksiniz' diyerek söyleyen peygamberlerinizi, falcılarınızı, rüyacılarınızı, büyücülerinizi ve efsuncularınızı dinlemeyin.
Yeremya 29:8
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אַל־יַשִּׁ֧יאוּ לָכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֥ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבְּכֶ֖ם וְקֹֽסְמֵיכֶ֑ם וְאַֽל־תִּשְׁמְעוּ֙ אֶל־חֲלֹמֹ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם מַחְלְמִֽים
Çünkü İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: İçinizdeki peygamberleriniz ve falcılarınız sizi aldatmasın ve rüya gördüğünüz rüyalarınızı dinlemeyin.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 37:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו הִנֵּ֗ה בַּ֛עַל הַחֲלֹמ֥וֹת הַלָּזֶ֖ה בָּֽא
Birbirlerine dediler: 'İşte bu rüyaların sahibi geliyor.'
Yaratılış 42:9
·
Tevrat
וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם
Yusuf onlar hakkında gördüğü düşleri hatırladı ve onlara dedi: 'Siz casuslarsınız; yerin çıplaklığını görmeye geldiniz.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 20:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ
Tanrı rüyada ona dedi ki: 'Bunu kalbinin bütünlüğüyle yaptığını ben de bildim; bana karşı günah işlemekten seni ben de alıkoydum; bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.'
Yaratılış 31:24
·
Tevrat
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י בַּחֲלֹ֣ם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ פֶּן־תְּדַבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע
Tanrı gece rüyasında Aramlı Laban'a geldi ve ona dedi: 'Kendini sakın, Yakup'la iyiden kötüye kadar konuşmayasın.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 41:17
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֥ר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף בַּחֲלֹמִ֕י הִנְנִ֥י עֹמֵ֖ד עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר
Firavun Yusuf'a konuştu: 'Rüyamda, işte ben Irmağın kıyısında duruyordum.'
Yaratılış 41:22
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת
Rüyamda gördüm; ve işte bir sapta dolu ve iyi yedi başak çıkıyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 40:9
·
Tevrat
וַיְסַפֵּ֧ר שַֽׂר־הַמַּשְׁקִ֛ים אֶת־חֲלֹמ֖וֹ לְיוֹסֵ֑ף וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ בַּחֲלוֹמִ֕י וְהִנֵּה־גֶ֖פֶן לְפָנָֽי
Bunun üzerine içki sunanların komutanı rüyasını Yusuf'a anlattı ve ona dedi: 'Rüyamda, ve işte önümde bir asma vardı;'
Yaratılış 40:16
·
Tevrat
וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי
Ve fırıncıların komutanı iyi yorumladığını gördü ve Yusuf'a dedi: 'Ben de rüyamda, ve işte başımın üzerinde üç beyaz ekmek sepeti vardı;'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 23:27
·
Tevrat
הַחֹשְׁבִ֗ים לְהַשְׁכִּ֤יחַ אֶת־עַמִּי֙ שְׁמִ֔י בַּחֲל֣וֹמֹתָ֔ם אֲשֶׁ֥ר יְסַפְּר֖וּ אִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ כַּאֲשֶׁ֨ר שָׁכְח֧וּ אֲבוֹתָ֛ם אֶת־שְׁמִ֖י בַּבָּֽעַל
Babalarının adımı Baal ile unuttukları gibi, herkesin komşusuna anlattığı rüyalarıyla halkıma adımı unutturmayı düşünenler.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:12
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר
Ve orada bizimle muhafızların komutanının hizmetçisi İbrani bir genç vardı; ona anlattık ve bize rüyalarımızı yorumladı, her kişiye rüyasına göre yorumladı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 41:12
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר
Ve orada bizimle muhafızların komutanının hizmetçisi İbrani bir genç vardı; ona anlattık ve bize rüyalarımızı yorumladı, her kişiye rüyasına göre yorumladı.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Yeremya 23:25
·
Tevrat
שָׁמַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־אָֽמְרוּ֙ הַנְּבִאִ֔ים הַֽנִּבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֛י שֶׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר חָלַ֖מְתִּי חָלָֽמְתִּי
Benim adımla yalan peygamberlik eden peygamberlerin 'Rüya gördüm, rüya gördüm' diyerek dediklerini işittim.
Daniel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַמֶּ֖לֶךְ חֲל֣וֹם חָלָ֑מְתִּי וַתִּפָּ֣עֶם רוּחִ֔י לָדַ֖עַת אֶֽת־הַחֲלֽוֹם
Ve kral onlara dedi: 'Bir rüya gördüm ve rüyayı bilmek için ruhum çırpındı.'
Yaratılış 37:6
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵיהֶ֑ם שִׁמְעוּ־נָ֕א הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר חָלָֽמְתִּי
Onlara dedi: 'Lütfen gördüğüm bu rüyayı dinleyin.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Daniel 2:1
·
Tevrat
וּבִשְׁנַ֣ת שְׁתַּ֗יִם לְמַלְכוּת֙ נְבֻֽכַדְנֶצַּ֔ר חָלַ֥ם נְבֻֽכַדְנֶצַּ֖ר חֲלֹמ֑וֹת וַתִּתְפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וּשְׁנָת֖וֹ נִהְיְתָ֥ה עָלָֽיו
Ve Nebukadnessar'ın krallığının ikinci yılında, Nebukadnessar rüyalar gördü; ruhu çırpındı ve uykusu ondan kaçtı.
Yaratılış 41:1
·
Tevrat
וַיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֑ים וּפַרְעֹ֣ה חֹלֵ֔ם וְהִנֵּ֖ה עֹמֵ֥ד עַל־הַיְאֹֽר
İki tam yılın sonunda, Firavun rüya görüyordu, ve işte Irmağın kıyısında duruyordu.
Yaratılış 42:9
·
Tevrat
וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם
Yusuf onlar hakkında gördüğü düşleri hatırladı ve onlara dedi: 'Siz casuslarsınız; yerin çıplaklığını görmeye geldiniz.'
Yasa'nın Tekrarı 13:2
·
Tevrat
כִּֽי־יָק֤וּם בְּקִרְבְּךָ֙ נָבִ֔יא א֖וֹ חֹלֵ֣ם חֲל֑וֹם וְנָתַ֥ן אֵלֶ֛יךָ א֖וֹת א֥וֹ מוֹפֵֽת
Senin içinde peygamber veya rüya gören kalkarsa ve sana belirti veya şaşılası iş verirse,
Yasa'nın Tekrarı 13:6
·
Tevrat
וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ
Ve o peygamber veya o rüya gören öldürülecek; çünkü sizi Mısır diyarından çıkaran ve seni kullar evinden fidyeyle kurtaran Tanrınıza Yahve'ye karşı isyan konuştu, Tanrın Yahve'nin onda yürümeyi sana buyurduğu yoldan seni saptırmak için; ve kötülüğü içinden yakıp yok edeceksin.
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 28:12
·
Tevrat
וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ
Ve rüya gördü; ve işte, yere dikilmiş bir merdiven ve onun başı göklere ulaşıyordu; ve işte, Tanrı'nın elçileri onda çıkıyorlar ve iniyorlardı.
Yaratılış 37:5
·
Tevrat
וַיַּחֲלֹ֤ם יוֹסֵף֙ חֲל֔וֹם וַיַּגֵּ֖ד לְאֶחָ֑יו וַיּוֹסִ֥פוּ ע֖וֹד שְׂנֹ֥א אֹתֽוֹ
Yusuf bir rüya gördü ve kardeşlerine bildirdi; bunun üzerine ondan daha da çok nefret ettiler.
Yaratılış 37:9
·
Tevrat
וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי
Sonra başka bir rüya daha gördü ve onu kardeşlerine anlattı ve dedi: 'İşte bir rüya daha gördüm; ve işte güneş, ay ve on bir yıldız bana eğiliyordu.'
Yaratılış 41:5
·
Tevrat
וַיִּישָׁ֕ן וַֽיַּחֲלֹ֖ם שֵׁנִ֑ית וְהִנֵּ֣ה שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹל֛וֹת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד בְּרִיא֥וֹת וְטֹבֽוֹת
Ve uyudu ve ikinci kez rüya gördü; ve işte bir sapta dolgun ve iyi yedi başak çıkıyordu.