24
Kullanım
1
Lemma
9
Türev
15
Anlam
1 lemma, 9 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תָחוֹס Lemma | tahos | acıyacaksın, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Hezekiel 5:11 · Tevrat לָכֵ֣ן חַי־אָ֗נִי נְאֻם֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֗א יַ֚עַן אֶת־מִקְדָּשִׁ֣י טִמֵּ֔את בְּכָל־שִׁקּוּצַ֖יִךְ וּבְכָל־תּוֹעֲבֹתָ֑יִךְ וְגַם־אֲנִ֤י אֶגְרַע֙ וְלֹא־תָח֣וֹס עֵינִ֔י וְגַם־אֲנִ֖י לֹ֥א אֶחְמֽוֹל Bu yüzden varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, mademki tapınağımı bütün iğrenç putlarınla ve bütün iğrençliklerinle kirlettin, kesinlikle ben de keseceğim ve gözüm acımayacak ve ben de esirgemeyeceğim. Hezekiel 7:4 · Tevrat וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֛י עָלַ֖יִךְ וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּ֣י דְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה Gözüm sana acımayacak ve esirgemeyeceğim; çünkü yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz. Hezekiel 7:9 · Tevrat וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּדְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מַכֶּֽה Gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve vuranın ben Yahve olduğumu bileceksiniz. Hezekiel 8:18 · Tevrat וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim. Hezekiel 9:10 · Tevrat וְגַ֨ם־אֲנִ֔י לֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל דַּרְכָּ֖ם בְּרֹאשָׁ֥ם נָתָֽתִּי Ve ayrıca benim gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını başlarına verdim. | ||||||
אָחוּס | ahus | acıyacağım, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 3 | ||
תָּחֹס | tahos | acıyacaksın, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 3 | ||
וַתָּחָס | va-ttahas | ve acıdı, acımak, esirgemek, merhamet etmek | Fiil | 2 | ||
יָחֹס | yahos | acıdı, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 1 | ||
חַסְתָּ | hasta | acıdın, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 1 | ||
חוּסָה | husa | acı, acımak, esirgemek, merhamet etmek | Zamir | 1 | ||
וְחוּסָה | ve-husa | ve acı, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Zamir | 1 | ||
חָסָה | hasa | sığındı, sığınmak, güvenmek | Fiil | 1 | ||
יָחוּס | yahus | acıyacak, acımak, esirgemek, şefkat göstermek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 5:11
·
Tevrat
לָכֵ֣ן חַי־אָ֗נִי נְאֻם֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֗א יַ֚עַן אֶת־מִקְדָּשִׁ֣י טִמֵּ֔את בְּכָל־שִׁקּוּצַ֖יִךְ וּבְכָל־תּוֹעֲבֹתָ֑יִךְ וְגַם־אֲנִ֤י אֶגְרַע֙ וְלֹא־תָח֣וֹס עֵינִ֔י וְגַם־אֲנִ֖י לֹ֥א אֶחְמֽוֹל
Bu yüzden varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, mademki tapınağımı bütün iğrenç putlarınla ve bütün iğrençliklerinle kirlettin, kesinlikle ben de keseceğim ve gözüm acımayacak ve ben de esirgemeyeceğim.
Hezekiel 7:4
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֛י עָלַ֖יִךְ וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּ֣י דְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Gözüm sana acımayacak ve esirgemeyeceğim; çünkü yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 7:9
·
Tevrat
וְלֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמ֑וֹל כִּדְרָכַ֜יִךְ עָלַ֣יִךְ אֶתֵּ֗ן וְתוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ בְּתוֹכֵ֣ךְ תִּֽהְיֶ֔יןָ וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מַכֶּֽה
Gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını üzerine vereceğim ve iğrençliklerin içinde olacak; ve vuranın ben Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 8:18
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם
Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim.
Hezekiel 9:10
·
Tevrat
וְגַ֨ם־אֲנִ֔י לֹא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל דַּרְכָּ֖ם בְּרֹאשָׁ֥ם נָתָֽתִּי
Ve ayrıca benim gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; yollarını başlarına verdim.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 24:14
·
Tevrat
אֲנִ֨י יְהוָ֤ה דִּבַּ֨רְתִּי֙ בָּאָ֣ה וְעָשִׂ֔יתִי לֹֽא־אֶפְרַ֥ע וְלֹא־אָח֖וּס וְלֹ֣א אֶנָּחֵ֑ם כִּדְרָכַ֤יִךְ וְכַעֲלִילוֹתַ֨יִךְ֙ שְׁפָט֔וּךְ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ben Yahve konuştum; geliyor ve yapacağım, geri dönmeyeceğim ve acımayacağım ve pişman olmayacağım; yollarına göre ve işlerine göre seni yargıladılar, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 13:14
·
Tevrat
וְנִפַּצְתִּים֩ אִ֨ישׁ אֶל־אָחִ֜יו וְהָאָב֧וֹת וְהַבָּנִ֛ים יַחְדָּ֖ו נְאֻם־יְהוָ֑ה לֹֽא־אֶחְמ֧וֹל וְלֹֽא־אָח֛וּס וְלֹ֥א אֲרַחֵ֖ם מֵהַשְׁחִיתָֽם
Ve onları, adamı kardeşine, babaları ve oğulları birlikte çarpıştıracağım, Yahve'nin bildirisidir; onları bozmaktan esirgemeyeceğim, acımayacağım ve merhamet etmeyeceğim.
Yunus 4:11
·
Tevrat
וַֽאֲנִי֙ לֹ֣א אָח֔וּס עַל־נִינְוֵ֖ה הָעִ֣יר הַגְּדוֹלָ֑ה אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־בָּ֡הּ הַרְבֵּה֩ מִֽשְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֨ה רִבּ֜וֹ אָדָ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדַע֙ בֵּין־יְמִינ֣וֹ לִשְׂמֹאל֔וֹ וּבְהֵמָ֖ה רַבָּֽה
Ve ben, içinde sağını ve solunu bilmeyen yüz yirmi binden fazla insanın ve çok hayvanın bulunduğu büyük şehir Ninova'ya acımayayım mı?
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 9:5
·
Tevrat
וּלְאֵ֨לֶּה֙ אָמַ֣ר בְּאָזְנַ֔י עִבְר֥וּ בָעִ֛יר אַחֲרָ֖יו וְהַכּ֑וּ אַל־תָּחֹ֥ס עֵינְכֶ֖ם וְאַל־תַּחְמֹֽלוּ
Ve bunlara kulaklarıma dedi: 'Onun ardından şehirden geçin ve vurun; gözünüz acımasın ve esirgemeyin.'
Yaratılış 45:20
·
Tevrat
וְעֵ֣ינְכֶ֔ם אַל־תָּחֹ֖ס עַל־כְּלֵיכֶ֑ם כִּי־ט֛וּב כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָכֶ֥ם הֽוּא
Ve gözünüz eşyalarınıza acımasın; çünkü bütün Mısır diyarının iyiliği sizindir.
Yasa'nın Tekrarı 7:16
·
Tevrat
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ
Ve Tanrın Yahve'nin sana verdiği bütün halkları yiyip bitireceksin; gözün onlara acımayacak ve onların ilahlarına kulluk etmeyeceksin, çünkü o senin için bir tuzaktır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:17
·
Tevrat
וַתָּ֧חָס עֵינִ֛י עֲלֵיהֶ֖ם מִֽשַּׁחֲתָ֑ם וְלֹֽא־עָשִׂ֧יתִי אוֹתָ֛ם כָּלָ֖ה בַּמִּדְבָּֽר
Ve gözüm onları yok etmekten onlara acıdı; ve çölde onları tüketmedim.
1. Samuel 24:11
·
Tevrat
הִנֵּה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ אֵ֣ת אֲשֶׁר־נְתָנְךָ֩ יְהוָ֨ה הַיּ֤וֹם בְּיָדִי֙ בַּמְּעָרָ֔ה וְאָמַ֥ר לַהֲרָגֲךָ֖ וַתָּ֣חָס עָלֶ֑יךָ וָאֹמַ֗ר לֹא־אֶשְׁלַ֤ח יָדִי֙ בַּֽאדֹנִ֔י כִּי־מְשִׁ֥יחַ יְהוָ֖ה הֽוּא
İşte bu gün gözlerin gördü ki Yahve bugün mağarada seni benim elime verdi ve biri seni öldürmeyi söyledi ama gözüm sana acıdı ve dedim: 'Elimi efendime uzatmayacağım, çünkü o Yahve'nin meshedilmişidir.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 72:13
·
Tevrat
יָ֭חֹס עַל־דַּ֣ל וְאֶבְי֑וֹן וְנַפְשׁ֖וֹת אֶבְיוֹנִ֣ים יוֹשִֽׁיעַ
Zayıfın ve yoksulun üzerine acıyacak; ve yoksulların canlarını kurtaracak.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 4:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אַתָּ֥ה חַ֨סְתָּ֙ עַל־הַקִּ֣יקָי֔וֹן אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָמַ֥לְתָּ בּ֖וֹ וְלֹ֣א גִדַּלְתּ֑וֹ שֶׁבִּן־לַ֥יְלָה הָיָ֖ה וּבִן־לַ֥יְלָה אָבָֽד
Yahve dedi: 'Sen, onda emek vermediğin ve onu büyütmediğin, bir gecede var olan ve bir gecede yok olan kikayon bitkisine acıdın.'
Örnek Ayetler (1)
Yoel 2:17
·
Tevrat
בֵּ֤ין הָאוּלָם֙ וְלַמִּזְבֵּ֔חַ יִבְכּוּ֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י יְהוָ֑ה וְֽיֹאמְר֞וּ ח֧וּסָה יְהוָ֣ה עַל־עַמֶּ֗ךָ וְאַל־תִּתֵּ֨ן נַחֲלָתְךָ֤ לְחֶרְפָּה֙ לִמְשָׁל־בָּ֣ם גּוֹיִ֔ם לָ֚מָּה יֹאמְר֣וּ בָֽעַמִּ֔ים אַיֵּ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Yahve'nin hizmetkârları kâhinler, eyvan ile sunak arasında ağlasınlar ve desinler: 'Halkına acı Yahve ve mirasını utanca, ulusların onlara egemen olmasına verme. Neden halklar arasında, Onların Tanrısı nerede, desinler?'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 13:22
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לַלְוִיִּ֗ם אֲשֶׁ֨ר יִֽהְי֤וּ מִֽטַּהֲרִים֙ וּבָאִים֙ שֹׁמְרִ֣ים הַשְּׁעָרִ֔ים לְקַדֵּ֖שׁ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת גַּם־זֹאת֙ זָכְרָה־לִּ֣י אֱלֹהַ֔י וְח֥וּסָה עָלַ֖י כְּרֹ֥ב חַסְדֶּֽךָ
Ve Levililere arınmalarını ve Şabat gününü kutsal kılmak için gelip kapıları korumalarını söyledim. Bunun için de beni hatırla, ey Tanrım, ve sadakatinin çokluğuna göre bana acı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:5
·
Tevrat
לֹא־חָ֨סָה עָלַ֜יִךְ עַ֗יִן לַעֲשׂ֥וֹת לָ֛ךְ אַחַ֥ת מֵאֵ֖לֶּה לְחֻמְלָ֣ה עָלָ֑יִךְ וַֽתֻּשְׁלְכִ֞י אֶל־פְּנֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ בְּגֹ֣עַל נַפְשֵׁ֔ךְ בְּי֖וֹם הֻלֶּ֥דֶת אֹתָֽךְ
Sana şefkat göstererek bunlardan birini sana yapmak için bir göz sana acımadı; ama doğduğun gün canından iğrenilerek kırın yüzüne atıldın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 21:7
·
Tevrat
וְאַחֲרֵי־כֵ֣ן נְאֻם־יְהוָ֡ה אֶתֵּ֣ן אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֣ה וְאֶת־עֲבָדָ֣יו וְאֶת־הָעָ֡ם וְאֶת־הַנִּשְׁאָרִים֩ בָּעִ֨יר הַזֹּ֜את מִן־הַדֶּ֣בֶר מִן־הַחֶ֣רֶב וּמִן־הָרָעָ֗ב בְּיַד֙ נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וּבְיַד֙ אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְהִכָּ֣ם לְפִי־חֶ֔רֶב לֹֽא־יָח֣וּס עֲלֵיהֶ֔ם וְלֹ֥א יַחְמֹ֖ל וְלֹ֥א יְרַחֵֽם
Ve ondan sonra, Yahve'nin bildirisidir, Yahuda kralı Tsidkiya'yı, kullarını, halkı ve bu şehirde salgından, kılıçtan ve kıtlıktan kalanları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline, düşmanlarının eline ve canlarını arayanların eline vereceğim; ve onları kılıcın ağzıyla vuracak, onları esirgemeyecek, acımayacak ve merhamet etmeyecek.