101
Kullanım
8
Lemma
49
Türev
72
Anlam
8 lemma, 49 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
כְּחוֹל Lemma | ke-hol | kum gibi, kum, sahil kumu | İsim | 12 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12) Hakimler 7:12 · Tevrat וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi. 2. Samuel 17:11 · Tevrat כִּ֣י יָעַ֗צְתִּי הֵ֠אָסֹף יֵאָסֵ֨ף עָלֶ֤יךָ כָל־יִשְׂרָאֵל֙ מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע כַּח֥וֹל אֲשֶׁר־עַל־הַיָּ֖ם לָרֹ֑ב וּפָנֶ֥יךָ הֹלְכִ֖ים בַּקְרָֽב Çünkü ben bütün İsrail'in, Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar, çokluk bakımından deniz kenarındaki kum gibi sana kesinlikle toplanmasını ve senin yüzünün savaşa gitmesini öğütlüyorum. Hoşea 2:1 · Tevrat וְֽ֠הָיָה מִסְפַּ֤ר בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יִמַּ֖ד וְלֹ֣א יִסָּפֵ֑ר וְֽ֠הָיָה בִּמְק֞וֹם אֲשֶׁר־יֵאָמֵ֤ר לָהֶם֙ לֹֽא־עַמִּ֣י אַתֶּ֔ם יֵאָמֵ֥ר לָהֶ֖ם בְּנֵ֥י אֵֽל־חָֽי Ancak İsrail oğullarının sayısı, ölçülmeyen ve sayılmayan denizin kumu gibi olacak; ve onlara 'Siz benim halkım değilsiniz' denilen yerde, onlara 'Yaşayan Tanrı'nın oğulları' denilecek. 1. Samuel 13:5 · Tevrat וּפְלִשְׁתִּ֞ים נֶאֶסְפ֣וּ לְהִלָּחֵ֣ם עִם־יִשְׂרָאֵ֗ל שְׁלֹשִׁ֨ים אֶ֤לֶף רֶ֨כֶב֙ וְשֵׁ֤שֶׁת אֲלָפִים֙ פָּרָשִׁ֔ים וְעָ֕ם כַּח֛וֹל אֲשֶׁ֥ר עַל־שְׂפַֽת־הַיָּ֖ם לָרֹ֑ב וַֽיַּעֲלוּ֙ וַיַּחֲנ֣וּ בְמִכְמָ֔שׂ קִדְמַ֖ת בֵּ֥ית אָֽוֶן Filistliler İsrail ile savaşmak için toplandılar: Otuz bin savaş arabası, altı bin atlı ve deniz kıyısındaki kum gibi çoklukta bir halk. Çıkıp Beyt-Aven'in doğusunda Mikmaş'ta ordugah kurdular. Yeşaya 10:22 · Tevrat כִּ֣י אִם־יִהְיֶ֞ה עַמְּךָ֤ יִשְׂרָאֵל֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם שְׁאָ֖ר יָשׁ֣וּב בּ֑וֹ כִּלָּי֥וֹן חָר֖וּץ שׁוֹטֵ֥ף צְדָקָֽה Çünkü halkın İsrail denizin kumu gibi olsa da, ondan bir kalıntı dönecek; kararlaştırılmış yıkım doğrulukla taşıyor. | ||||||
חֽוֹל | hol | kum, kum, toz | İsim | 4 | ||
וְכַחוֹל | ve-khahol | ve kum gibi, kum | İsim | 3 | ||
מֵחוֹל | mehol | kumdan, kum | İsim | 3 | ||
בַּחֽוֹל | ba-hol | kumda, kum | İsim | 1 | ||
הַחוֹל | ha-hol | kum, kum, kıvranma, dönme | İsim | 1 | ||
יָחִילוּ Lemma | yahilu | kıvranacaklar, kıvranmak, titremek, dans etmek | Fiil | 5 | ||
יָחִיל | yahil | kıvranacak, kıvranmak, titremek, korkuyla dönmek | Fiil | 4 | ||
חוֹלָלְתִּי | holalti | doğuruldum, kıvranmak, doğurmak, titremek, dans etmek | Fiil | 3 | ||
חָלוּ | halu | kıvrandılar, kıvranmak, titremek, dans etmek | Fiil | 3 | ||
וַיָּחֶל | vayyahel | ve kıvrandı, kıvranmak, dönmek, titremek | Fiil | 3 | ||
חוּלִי | huli | kıvran, dönmek, kıvranmak, doğum sancısı çekmek | Fiil | 2 | ||
מִתְחוֹלֵל | mitholel | kıvranan, kıvranmak, dönmek, dans etmek, girdap yapmak | Fiil | 2 | ||
חָלָה | hala | zayıf düştü, zayıf düşmek, hastalanmak, kıvranmak | Fiil | 2 | ||
וּתְחוֹלֵֽל | uteholel | ve kıvrandıracaksın, dönmek, kıvranmak, doğurmak | Fiil | 2 | ||
חִילוּ | hilu | kıvranın, dönmek, kıvranmak, titremek | Fiil | 2 | ||
יָחֽוּל | yahul | kıvranacak, kıvranmak, dönmek, dans etmek | Fiil | 2 | ||
תָּחִיל | tahil | kıvranacak, dönmek, kıvranmak, titremek | Fiil | 2 | ||
יָחֻלוּ | yahulu | kıvranacaklar, kıvranmak, dönmek, titremek | Fiil | 1 | ||
תְּחוֹלֶלְכֶם | teholelkhem | sizi döndürecek, dönmek, kıvranmak, doğurmak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
2. Samuel 17:11
·
Tevrat
כִּ֣י יָעַ֗צְתִּי הֵ֠אָסֹף יֵאָסֵ֨ף עָלֶ֤יךָ כָל־יִשְׂרָאֵל֙ מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע כַּח֥וֹל אֲשֶׁר־עַל־הַיָּ֖ם לָרֹ֑ב וּפָנֶ֥יךָ הֹלְכִ֖ים בַּקְרָֽב
Çünkü ben bütün İsrail'in, Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar, çokluk bakımından deniz kenarındaki kum gibi sana kesinlikle toplanmasını ve senin yüzünün savaşa gitmesini öğütlüyorum.
Hoşea 2:1
·
Tevrat
וְֽ֠הָיָה מִסְפַּ֤ר בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יִמַּ֖ד וְלֹ֣א יִסָּפֵ֑ר וְֽ֠הָיָה בִּמְק֞וֹם אֲשֶׁר־יֵאָמֵ֤ר לָהֶם֙ לֹֽא־עַמִּ֣י אַתֶּ֔ם יֵאָמֵ֥ר לָהֶ֖ם בְּנֵ֥י אֵֽל־חָֽי
Ancak İsrail oğullarının sayısı, ölçülmeyen ve sayılmayan denizin kumu gibi olacak; ve onlara 'Siz benim halkım değilsiniz' denilen yerde, onlara 'Yaşayan Tanrı'nın oğulları' denilecek.
1. Samuel 13:5
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֞ים נֶאֶסְפ֣וּ לְהִלָּחֵ֣ם עִם־יִשְׂרָאֵ֗ל שְׁלֹשִׁ֨ים אֶ֤לֶף רֶ֨כֶב֙ וְשֵׁ֤שֶׁת אֲלָפִים֙ פָּרָשִׁ֔ים וְעָ֕ם כַּח֛וֹל אֲשֶׁ֥ר עַל־שְׂפַֽת־הַיָּ֖ם לָרֹ֑ב וַֽיַּעֲלוּ֙ וַיַּחֲנ֣וּ בְמִכְמָ֔שׂ קִדְמַ֖ת בֵּ֥ית אָֽוֶן
Filistliler İsrail ile savaşmak için toplandılar: Otuz bin savaş arabası, altı bin atlı ve deniz kıyısındaki kum gibi çoklukta bir halk. Çıkıp Beyt-Aven'in doğusunda Mikmaş'ta ordugah kurdular.
Yeşaya 10:22
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־יִהְיֶ֞ה עַמְּךָ֤ יִשְׂרָאֵל֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם שְׁאָ֖ר יָשׁ֣וּב בּ֑וֹ כִּלָּי֥וֹן חָר֖וּץ שׁוֹטֵ֥ף צְדָקָֽה
Çünkü halkın İsrail denizin kumu gibi olsa da, ondan bir kalıntı dönecek; kararlaştırılmış yıkım doğrulukla taşıyor.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 5:22
·
Tevrat
הַאוֹתִ֨י לֹא־תִירָ֜אוּ נְאֻם־יְהֹוָ֗ה אִ֤ם מִפָּנַי֙ לֹ֣א תָחִ֔ילוּ אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי חוֹל֙ גְּב֣וּל לַיָּ֔ם חָק־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יַעַבְרֶ֑נְהוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁוּ֙ וְלֹ֣א יוּכָ֔לוּ וְהָמ֥וּ גַלָּ֖יו וְלֹ֥א יַעַבְרֻֽנְהוּ
Benden korkmaz mısınız, Yahve'nin bildirisidir, yoksa yüzümden titremez misiniz? Ki kumu denize sınır, sonsuz bir kural koydum ve onu geçemez; ve çalkalanırlar ve güçleri yetmez, ve onun dalgaları gürler ve onu geçemezler.
Yeremya 33:22
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִסָּפֵר֙ צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְלֹ֥א יִמַּ֖ד ח֣וֹל הַיָּ֑ם כֵּ֣ן אַרְבֶּ֗ה אֶת־זֶ֨רַע֙ דָּוִ֣ד עַבְדִּ֔י וְאֶת־הַלְוִיִּ֖ם מְשָׁרְתֵ֥י אֹתִֽי
Göklerin ordusu sayılamadığı ve denizin kumu ölçülemediği gibi, kulum Davut'un soyunu ve bana hizmet eden Levilileri öyle çoğaltacağım."
Yasa'nın Tekrarı 33:19
·
Tevrat
עַמִּים֙ הַר־יִקְרָ֔אוּ שָׁ֖ם יִזְבְּח֣וּ זִבְחֵי־צֶ֑דֶק כִּ֣י שֶׁ֤פַע יַמִּים֙ יִינָ֔קוּ וּשְׂפוּנֵ֖י טְמ֥וּנֵי חֽוֹל
Halkları dağa çağıracaklar, orada doğruluk kurbanları kesecekler; çünkü denizlerin bolluğunu ve kumun gizli hazinelerini emecekler.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 78:27
·
Tevrat
וַיַּמְטֵ֬ר עֲלֵיהֶ֣ם כֶּעָפָ֣ר שְׁאֵ֑ר וּֽכְח֥וֹל יַ֝מִּ֗ים ע֣וֹף כָּנָֽף
Ve üzerlerine toz gibi et yağdırdı; ve denizlerin kumu gibi kanatlı kuş.
Eyüp 29:18
·
Tevrat
וָ֭אֹמַר עִם־קִנִּ֣י אֶגְוָ֑ע וְ֝כַח֗וֹל אַרְבֶּ֥ה יָמִֽים
Ve dedim: 'Yuvamla öleceğim ve kum gibi günleri çoğaltacağım.'
Yaratılış 22:17
·
Tevrat
כִּֽי־בָרֵ֣ךְ אֲבָרֶכְךָ֗ וְהַרְבָּ֨ה אַרְבֶּ֤ה אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְכַח֕וֹל אֲשֶׁ֖ר עַל־שְׂפַ֣ת הַיָּ֑ם וְיִרַ֣שׁ זַרְעֲךָ֔ אֵ֖ת שַׁ֥עַר אֹיְבָֽיו
Seni kesinlikle bereketleyeceğim ve soyunu göklerin yıldızları gibi ve denizin kıyısındaki kum gibi kesinlikle çoğaltacağım; ve soyun düşmanlarının kapısını miras alacaktır.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 15:8
·
Tevrat
עָֽצְמוּ־לִ֤י אַלְמְנֹתָו֙ מֵח֣וֹל יַמִּ֔ים הֵבֵ֨אתִי לָהֶ֥ם עַל־אֵ֛ם בָּח֖וּר שֹׁדֵ֣ד בַּֽצָּהֳרָ֑יִם הִפַּ֤לְתִּי עָלֶ֨יהָ֙ פִּתְאֹ֔ם עִ֖יר וּבֶהָלֽוֹת
Onun dulları benim için denizlerin kumundan daha çok oldular; onlara, genç adamın annesinin üzerine, öğleyin bir yıkıcı getirdim; onun üzerine aniden heyecan ve dehşetler düşürdüm.
Mezmurlar 139:18
·
Tevrat
אֶ֭סְפְּרֵם מֵח֣וֹל יִרְבּ֑וּן הֱ֝קִיצֹ֗תִי וְעוֹדִ֥י עִמָּֽךְ
Onları saysam kumdan çokturlar; uyandım ve hâlâ seninleyim.
Eyüp 6:3
·
Tevrat
כִּֽי־עַתָּ֗ה מֵח֣וֹל יַמִּ֣ים יִכְבָּ֑ד עַל־כֵּ֝֗ן דְּבָרַ֥י לָֽעוּ
Çünkü şimdi denizlerin kumundan daha ağır olurdu; bu yüzden sözlerim acelecidir.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 2:12
·
Tevrat
וַיִּ֤פֶן כֹּה֙ וָכֹ֔ה וַיַּ֖רְא כִּ֣י אֵ֣ין אִ֑ישׁ וַיַּךְ֙ אֶת־הַמִּצְרִ֔י וַֽיִּטְמְנֵ֖הוּ בַּחֽוֹל
Oraya ve buraya döndü ve kimse olmadığını gördü, Mısırlıya vurdu ve onu kumda gizledi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:3
·
Tevrat
כֹּֽבֶד־אֶ֭בֶן וְנֵ֣טֶל הַח֑וֹל וְכַ֥עַס אֱ֝וִ֗יל כָּבֵ֥ד מִשְּׁנֵיהֶֽם
Taşın ağırlığı ve kumun yükü vardır; ve ahmağın öfkesi ikisinden de ağırdır.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 23:5
·
Tevrat
כַּֽאֲשֶׁר־שֵׁ֖מַע לְמִצְרָ֑יִם יָחִ֖ילוּ כְּשֵׁ֥מַע צֹֽר
Haber Mısır'a ulaştığında, Sur'un haberiyle kıvranacaklar.
Yoel 2:6
·
Tevrat
מִפָּנָ֖יו יָחִ֣ילוּ עַמִּ֑ים כָּל־פָּנִ֖ים קִבְּצ֥וּ פָארֽוּר
Onların önünde halklar kıvranır; bütün yüzler solgunluk toplar.
Habakkuk 3:10
·
Tevrat
רָא֤וּךָ יָחִ֨ילוּ֙ הָרִ֔ים זֶ֥רֶם מַ֖יִם עָבָ֑ר נָתַ֤ן תְּהוֹם֙ קוֹל֔וֹ ר֖וֹם יָדֵ֥יהוּ נָשָֽׂא
Dağlar seni gördü, titrediler; su sağanağı geçti; engin sesini verdi, ellerini yükseğe kaldırdı.
Mezmurlar 10:5
·
Tevrat
יָ֘חִ֤ילוּ דְרָכָ֨יו בְּכָל־עֵ֗ת מָר֣וֹם מִ֭שְׁפָּטֶיךָ מִנֶּגְדּ֑וֹ כָּל־צ֝וֹרְרָ֗יו יָפִ֥יחַ בָּהֶֽם
Yolları her zaman başarılı olur; yargıların onun karşısından yüksektir, bütün düşmanlarına üfler.
Mezmurlar 77:17
·
Tevrat
רָ֘א֤וּךָ מַּ֨יִם אֱֽלֹהִ֗ים רָא֣וּךָ מַּ֣יִם יָחִ֑ילוּ אַ֝֗ף יִרְגְּז֥וּ תְהֹמֽוֹת
Sular seni gördü, ey Tanrı, sular seni gördü, titrediler; enginler de sarsıldı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 29:8
·
Tevrat
ק֣וֹל יְ֭הוָה יָחִ֣יל מִדְבָּ֑ר יָחִ֥יל יְ֝הוָ֗ה מִדְבַּ֥ר קָדֵֽשׁ
Yahve'nin sesi çölü titretir; Yahve Kadeş çölünü titretir.
Mezmurlar 55:5
·
Tevrat
לִ֭בִּי יָחִ֣יל בְּקִרְבִּ֑י וְאֵימ֥וֹת מָ֝֗וֶת נָפְל֥וּ עָלָֽי
Kalbim içimde titriyor ve ölümün dehşetleri üzerime düştü.
Eyüp 20:21
·
Tevrat
אֵין־שָׂרִ֥יד לְאָכְל֑וֹ עַל־כֵּ֝֗ן לֹא־יָחִ֥יל טוּבֽוֹ
Yemesi için kalan yoktur; bu yüzden onun refahı dayanmayacak.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 51:7
·
Tevrat
הֵן־בְּעָו֥וֹן חוֹלָ֑לְתִּי וּ֝בְחֵ֗טְא יֶֽחֱמַ֥תְנִי אִמִּֽי
İşte, suç içinde meydana getirildim ve annem günah içinde bana hamile kaldı.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:24
·
Tevrat
בְּאֵין־תְּהֹמ֥וֹת חוֹלָ֑לְתִּי בְּאֵ֥ין מַ֝עְיָנ֗וֹת נִכְבַּדֵּי־מָֽיִם
Enginler yokken, bol sular pınarları yokken doğdum.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:25
·
Tevrat
בְּטֶ֣רֶם הָרִ֣ים הָטְבָּ֑עוּ לִפְנֵ֖י גְבָע֣וֹת חוֹלָֽלְתִּי
Dağlar yerleştirilmeden önce, tepelerden önce doğdum.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 5:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה עֵינֶיךָ֮ הֲל֣וֹא לֶאֱמוּנָה֒ הִכִּ֤יתָה אֹתָם֙ וְֽלֹא־חָ֔לוּ כִּלִּיתָ֕ם מֵאֲנ֖וּ קַ֣חַת מוּסָ֑ר חִזְּק֤וּ פְנֵיהֶם֙ מִסֶּ֔לַע מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב
Yahve, senin gözlerin sadakate değil mi? Onları vurdun ve acı çekmediler, onları tükettin; terbiye almayı reddettiler. Yüzlerini kayadan sertleştirdiler, dönmeyi reddettiler.
Ağıtlar 4:6
·
Tevrat
וַיִּגְדַּל֙ עֲוֺ֣ן בַּת־עַמִּ֔י מֵֽחַטַּ֖את סְדֹ֑ם הַֽהֲפוּכָ֣ה כְמוֹ־רָ֔גַע וְלֹא־חָ֥לוּ בָ֖הּ יָדָֽיִם
Halkımın kızının suçu, bir anda altüst olan ve içinde ellerin yorulmadığı Sodom'un günahından büyüdü.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 31:3
·
Tevrat
וַתִּכְבַּ֤ד הַמִּלְחָמָה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַיִּמְצָאֻ֥הוּ הַמּוֹרִ֖ים אֲנָשִׁ֣ים בַּקָּ֑שֶׁת וַיָּ֥חֶל מְאֹ֖ד מֵהַמּוֹרִֽים
Savaş Şaul'a karşı ağırlaştı, yaylı adamlar olan okçular onu buldular ve okçulardan dolayı çok kıvrandı.
1. Tarihler 10:3
·
Tevrat
וַתִּכְבַּ֤ד הַמִּלְחָמָה֙ עַל־שָׁא֔וּל וַיִּמְצָאֻ֖הוּ הַמּוֹרִ֣ים בַּקָּ֑שֶׁת וַיָּ֖חֶל מִן־הַיּוֹרִֽים
Ve savaş Şaul'un üzerinde ağırlaştı ve yaylı okçular onu buldular; ve okçulardan dolayı yaralandı.
Yaratılış 8:10
·
Tevrat
וַיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיֹּ֛סֶף שַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מִן־הַתֵּבָֽה
Başka yedi gün daha bekledi ve güvercini gemiden tekrar gönderdi.
Örnek Ayetler (2)
Mika 4:10
·
Tevrat
ח֧וּלִי וָגֹ֛חִי בַּת־צִיּ֖וֹן כַּיּֽוֹלֵדָ֑ה כִּֽי־עַתָּה֩ תֵצְאִ֨י מִקִּרְיָ֜ה וְשָׁכַ֣נְתְּ בַּשָּׂדֶ֗ה וּבָ֤את עַד־בָּבֶל֙ שָׁ֣ם תִּנָּצֵ֔לִי שָׁ֚ם יִגְאָלֵ֣ךְ יְהוָ֔ה מִכַּ֖ף אֹיְבָֽיִךְ
Kıvran ve ıkın, Siyon kızı, doğuran kadın gibi; çünkü şimdi şehirden çıkacaksın ve tarlada oturacaksın ve Babil'e kadar gideceksin. Orada kurtarılacaksın, orada Yahve seni düşmanlarının avucundan fidyeyle kurtaracak.
Mezmurlar 114:7
·
Tevrat
מִלִּפְנֵ֣י אָ֭דוֹן ח֣וּלִי אָ֑רֶץ מִ֝לִּפְנֵ֗י אֱל֣וֹהַּ יַעֲקֹֽב
Efendi'nin yüzünden titre ey yer, Yakup Tanrısı'nın yüzünden.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 23:19
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה וְסַ֖עַר מִתְחוֹלֵ֑ל עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin fırtınası öfkeyle çıktı ve dönen fırtına kötülerin başı üzerine düşecek.
Eyüp 15:20
·
Tevrat
כָּל־יְמֵ֣י רָ֭שָׁע ה֣וּא מִתְחוֹלֵ֑ל וּמִסְפַּ֥ר שָׁ֝נִ֗ים נִצְפְּנ֥וּ לֶעָרִֽיץ
Kötü kişi bütün günleri kıvranır ve yılların sayısı zalim için saklanmıştır.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 54:1
·
Tevrat
רָנִּ֥י עֲקָרָ֖ה לֹ֣א יָלָ֑דָה פִּצְחִ֨י רִנָּ֤ה וְצַהֲלִי֙ לֹא־חָ֔לָה כִּֽי־רַבִּ֧ים בְּֽנֵי־שׁוֹמֵמָ֛ה מִבְּנֵ֥י בְעוּלָ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Sevinçle bağır, doğurmayan kısır kadın; sevinçle bağırarak patla ve haykır, doğum ağrısı çekmeyen kadın; çünkü ıssız kadının oğulları, evli kadının oğullarından çoktur, dedi Yahve.
Yeşaya 66:8
·
Tevrat
מִֽי־שָׁמַ֣ע כָּזֹ֗את מִ֤י רָאָה֙ כָּאֵ֔לֶּה הֲי֤וּחַל אֶ֨רֶץ֙ בְּי֣וֹם אֶחָ֔ד אִם־יִוָּ֥לֵֽד גּ֖וֹי פַּ֣עַם אֶחָ֑ת כִּֽי־חָ֛לָה גַּם־יָלְדָ֥ה צִיּ֖וֹן אֶת־בָּנֶֽיהָ
Kim bunun gibisini işitti, kim bunlar gibisini gördü? Yer bir günde doğurulur mu, yoksa ulus bir seferde doğar mı? Çünkü Siyon sancı çekti, ayrıca oğullarını doğurdu.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 90:2
·
Tevrat
בְּטֶ֤רֶם הָ֘רִ֤ים יֻלָּ֗דוּ וַתְּח֣וֹלֵֽל אֶ֣רֶץ וְתֵבֵ֑ל וּֽמֵעוֹלָ֥ם עַד־ע֝וֹלָ֗ם אַתָּ֥ה אֵֽל
Dağlar doğurulmadan önce ve sen yeri ve dünyayı var etmeden önce, ve sonsuzluktan sonsuzluğa dek sen Tanrı'sın.
Eyüp 35:14
·
Tevrat
אַ֣ף כִּֽי־תֹ֭אמַר לֹ֣א תְשׁוּרֶ֑נּוּ דִּ֥ין לְ֝פָנָ֗יו וּתְח֥וֹלֵֽל לֽוֹ
Hatta onu görmüyorsun dediğinde, dava onun önündedir ve onu beklersin.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 16:30
·
Tevrat
חִ֤ילוּ מִלְּפָנָיו֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ אַף־תִּכּ֥וֹן תֵּבֵ֖ל בַּל־תִּמּֽוֹט
Onun önünde titreyin bütün yer; ayrıca dünya kurulmuştur, sarsılmayacaktır.
Mezmurlar 96:9
·
Tevrat
הִשְׁתַּחֲו֣וּ לַ֭יהוָה בְּהַדְרַת־קֹ֑דֶשׁ חִ֥ילוּ מִ֝פָּנָ֗יו כָּל־הָאָֽרֶץ
Kutsallığın haşmetiyle Yahve'ye yere kapanın; onun yüzünden titreyin, bütün yer.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 23:19
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה וְסַ֖עַר מִתְחוֹלֵ֑ל עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin fırtınası öfkeyle çıktı ve dönen fırtına kötülerin başı üzerine düşecek.
Yeremya 30:23
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה סַעֲרַ֣ת יְהוָ֗ה חֵמָה֙ יָֽצְאָ֔ה סַ֖עַר מִתְגּוֹרֵ֑ר עַ֛ל רֹ֥אשׁ רְשָׁעִ֖ים יָחֽוּל
İşte Yahve'nin kasırgası, öfke çıktı; süpüren kasırga kötülerin başı üzerine inecek.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 26:17
·
Tevrat
כְּמ֤וֹ הָרָה֙ תַּקְרִ֣יב לָלֶ֔דֶת תָּחִ֥יל תִּזְעַ֖ק בַּחֲבָלֶ֑יהָ כֵּ֛ן הָיִ֥ינוּ מִפָּנֶ֖יךָ יְהוָֽה
Doğurmaya yaklaşan hamile kadın gibi, sancılarında kıvranır, feryat eder; biz de senin yüzünden öyle olduk, Yahve.
Yeşaya 66:7
·
Tevrat
בְּטֶ֥רֶם תָּחִ֖יל יָלָ֑דָה בְּטֶ֨רֶם יָב֥וֹא חֵ֛בֶל לָ֖הּ וְהִמְלִ֥יטָה זָכָֽר
Henüz sancı çekmeden doğurdu; henüz ona ağrı gelmeden erkek doğurdu.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 3:29
·
Tevrat
יָחֻ֨לוּ֙ עַל־רֹ֣אשׁ יוֹאָ֔ב וְאֶ֖ל כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֑יו וְֽאַל־יִכָּרֵ֣ת מִבֵּ֣ית יוֹאָ֡ב זָ֠ב וּמְצֹרָ֞ע וּמַחֲזִ֥יק בַּפֶּ֛לֶךְ וְנֹפֵ֥ל בַּחֶ֖רֶב וַחֲסַר־לָֽחֶם
Yoav'ın başına ve babasının bütün evinin üzerine dönsün; Yoav'ın evinden akıntılı, cüzamlı, iğ tutan, kılıçla düşen ve ekmek eksiği olan kesilmesin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:2
·
Tevrat
הַבִּ֨יטוּ֙ אֶל־אַבְרָהָ֣ם אֲבִיכֶ֔ם וְאֶל־שָׂרָ֖ה תְּחוֹלֶלְכֶ֑ם כִּי־אֶחָ֣ד קְרָאתִ֔יו וַאֲבָרְכֵ֖הוּ וְאַרְבֵּֽהוּ
Babanız İbrahim'e ve sizi doğuran Sara'ya bakın; çünkü o tek iken onu çağırdım, onu bereketledim ve onu çoğalttım.