55
Kullanım
5
Lemma
27
Türev
37
Anlam
5 lemma, 27 türev form
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 18:11
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה
Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti.
2. Samuel 6:14
·
Tevrat
וְדָוִ֛ד מְכַרְכֵּ֥ר בְּכָל־עֹ֖ז לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְדָוִ֕ד חָג֖וּר אֵפ֥וֹד בָּֽד
Davut Yahve'nin önünde bütün gücüyle oynuyordu; Davut keten bir efod kuşanmıştı.
2. Samuel 20:8
·
Tevrat
הֵ֗ם עִם־הָאֶ֤בֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֔וֹן וַעֲמָשָׂ֖א בָּ֣א לִפְנֵיהֶ֑ם וְיוֹאָ֞ב חָג֣וּר מִדּ֣וֹ לְבֻשׁ֗וּ וְעָלָ֞יו חֲג֥וֹר חֶ֨רֶב֙ מְצֻמֶּ֤דֶת עַל־מָתְנָיו֙ בְּתַעְרָ֔הּ וְה֥וּא יָצָ֖א וַתִּפֹּֽל
Onlar Givon'daki büyük taşın yanındayken, Amasa onların önüne geldi; Yoav giydiği giysisiyle kuşanmıştı ve onun üzerinde kınıyla beline bağlanmış bir kılıç kuşağı vardı; ve o çıkarken kılıç düştü.
2. Samuel 21:16
·
Tevrat
וְיִשְׁבִּ֨י בְּנֹ֜ב אֲשֶׁ֣ר בִּילִידֵ֣י הָרָפָ֗ה וּמִשְׁקַ֤ל קֵינוֹ֙ שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ מִשְׁקַ֣ל נְחֹ֔שֶׁת וְה֖וּא חָג֣וּר חֲדָשָׁ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לְהַכּ֥וֹת אֶת־דָּוִֽד
Dev soyundan olan, mızrağının ağırlığı üç yüz tunç şekel (~3.4 kg) ağırlığında olan ve yeni bir kılıç kuşanmış olan İşbi-Benov Davut'u vurmayı düşündü.
1. Samuel 2:18
·
Tevrat
וּשְׁמוּאֵ֕ל מְשָׁרֵ֖ת אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה נַ֕עַר חָג֖וּר אֵפ֥וֹד בָּֽד
Ve Samuel Yahve'nin yüzünün önünde hizmet ediyordu; keten efod kuşanmış bir çocuktu.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
1. Samuel 17:39
·
Tevrat
וַיַּחְגֹּ֣ר דָּוִ֣ד אֶת־חַ֠רְבּוֹ מֵעַ֨ל לְמַדָּ֜יו וַיֹּ֣אֶל לָלֶכֶת֮ כִּ֣י לֹֽא־נִסָּה֒ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־שָׁא֗וּל לֹ֥א אוּכַ֛ל לָלֶ֥כֶת בָּאֵ֖לֶּה כִּ֣י לֹ֣א נִסִּ֑יתִי וַיְסִרֵ֥ם דָּוִ֖ד מֵעָלָֽיו
Davut kılıcını giysilerinin üzerine kuşandı ve gitmeye yeltendi, çünkü denememişti; Davut Saul'a dedi: 'Bunlarla gidemem, çünkü denemedim.' Ve Davut onları üzerinden çıkardı.
1. Samuel 25:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד לַאֲנָשָׁ֜יו חִגְר֣וּ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֗וֹ וַֽיַּחְגְּרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֔וֹ וַיַּחְגֹּ֥ר גַּם־דָּוִ֖ד אֶת־חַרְבּ֑וֹ וַֽיַּעֲל֣וּ אַחֲרֵ֣י דָוִ֗ד כְּאַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ אִ֔ישׁ וּמָאתַ֖יִם יָשְׁב֥וּ עַל־הַכֵּלִֽים
Davut adamlarına dedi: 'Her adam kılıcını kuşansın.' Her adam kılıcını kuşandı, Davut da kılıcını kuşandı; Davut'un ardınca dört yüz kadar adam çıktı ve iki yüzü eşyaların yanında kaldı.
Levililer 8:7
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֨שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ
Onun üzerine giysiyi koydu ve onu kuşakla kuşattı; ona cübbeyi giydirdi ve onun üzerine efodu koydu. Onu efodun şeridiyle kuşattı ve onunla ona bağladı.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 4:8
·
Tevrat
עַל־זֹ֛את חִגְר֥וּ שַׂקִּ֖ים סִפְד֣וּ וְהֵילִ֑ילוּ כִּ֥י לֹא־שָׁ֛ב חֲר֥וֹן אַף־יְהֹוָ֖ה מִמֶּֽנּוּ
Bunun için çullar kuşanın, yas tutun ve feryat edin; çünkü Yahve'nin öfkesinin alevi bizden dönmedi.
1. Samuel 25:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד לַאֲנָשָׁ֜יו חִגְר֣וּ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֗וֹ וַֽיַּחְגְּרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֔וֹ וַיַּחְגֹּ֥ר גַּם־דָּוִ֖ד אֶת־חַרְבּ֑וֹ וַֽיַּעֲל֣וּ אַחֲרֵ֣י דָוִ֗ד כְּאַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ אִ֔ישׁ וּמָאתַ֖יִם יָשְׁב֥וּ עַל־הַכֵּלִֽים
Davut adamlarına dedi: 'Her adam kılıcını kuşansın.' Her adam kılıcını kuşandı, Davut da kılıcını kuşandı; Davut'un ardınca dört yüz kadar adam çıktı ve iki yüzü eşyaların yanında kaldı.
Yeşaya 15:3
·
Tevrat
בְּחוּצֹתָ֖יו חָ֣גְרוּ שָׂ֑ק עַ֣ל גַּגּוֹתֶ֧יהָ וּבִרְחֹבֹתֶ֛יהָ כֻּלֹּ֥ה יְיֵלִ֖יל יֹרֵ֥ד בַּבֶּֽכִי
Onun sokaklarında çul kuşandılar; onun damlarının üzerinde ve onun meydanlarında onun bütünü feryat ediyor, ağlayışla iniyor.
Yoel 1:13
·
Tevrat
חִגְר֨וּ וְסִפְד֜וּ הַכֹּהֲנִ֗ים הֵילִ֨ילוּ֙ מְשָׁרְתֵ֣י מִזְבֵּ֔חַ בֹּ֚אוּ לִ֣ינוּ בַשַּׂקִּ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י אֱלֹהָ֑י כִּ֥י נִמְנַ֛ע מִבֵּ֥ית אֱלֹהֵיכֶ֖ם מִנְחָ֥ה וָנָֽסֶךְ
Kuşanın ve dövünün, ey kâhinler; feryat edin, ey sunağın hizmetkârları; gelin, çullar içinde geceleyin, ey Tanrımın hizmetkârları; çünkü Tanrınızın evinden tahıl sunusu ve dökmelik sunu esirgendi.
Ağıtlar 2:10
·
Tevrat
יֵשְׁב֨וּ לָאָ֤רֶץ יִדְּמוּ֙ זִקְנֵ֣י בַת־צִיּ֔וֹן הֶֽעֱל֤וּ עָפָר֙ עַל־רֹאשָׁ֔ם חָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים הוֹרִ֤ידוּ לָאָ֨רֶץ֙ רֹאשָׁ֔ן בְּתוּלֹ֖ת יְרוּשָׁלִָֽם
Siyon kızının yaşlıları yere oturuyorlar, susuyorlar; başlarının üzerine toprak çıkardılar, çullar kuşandılar; Yeruşalim'in bakireleri başlarını yere indirdiler.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 3:21
·
Tevrat
וְכָל־מוֹאָב֙ שָֽׁמְע֔וּ כִּֽי־עָל֥וּ הַמְּלָכִ֖ים לְהִלָּ֣חֶם בָּ֑ם וַיִּצָּעֲק֗וּ מִכֹּ֨ל חֹגֵ֤ר חֲגֹרָה֙ וָמַ֔עְלָה וַיַּעַמְד֖וּ עַֽל־הַגְּבֽוּל
Bütün Moav kralların onlarla savaşmak için çıktığını duydu; kuşak kuşanan ve daha yukarı yaştaki herkes çağrıldı ve sınırda durdular.
2. Krallar 4:29
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר
Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.'
2. Krallar 9:1
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁע֙ הַנָּבִ֔יא קָרָ֕א לְאַחַ֖ד מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְ֠קַח פַּ֣ךְ הַשֶּׁ֤מֶן הַזֶּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְלֵ֖ךְ רָמֹ֥ת גִּלְעָֽד
Peygamber Elişa peygamber oğullarından birini çağırdı ve ona dedi: 'Bellerini kuşan, bu yağ şişesini eline al ve Ramot-Gileat'a git.'
1. Krallar 20:11
·
Tevrat
וַיַּ֤עַן מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ וַיֹּ֣אמֶר דַּבְּר֔וּ אַל־יִתְהַלֵּ֥ל חֹגֵ֖ר כִּמְפַתֵּֽחַ
İsrail kralı cevap verdi ve dedi: 'Konuşun: Kuşanan, çözen gibi övünmesin.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 7:18
·
Tevrat
וְחָגְר֣וּ שַׂקִּ֔ים וְכִסְּתָ֥ה אוֹתָ֖ם פַּלָּצ֑וּת וְאֶ֤ל כָּל־פָּנִים֙ בּוּשָׁ֔ה וּבְכָל־רָאשֵׁיהֶ֖ם קָרְחָֽה
Çullar kuşanacaklar ve titreme onları örtecek; bütün yüzlerin üzerinde utanç ve bütün başlarında kellik olacak.
Hezekiel 27:31
·
Tevrat
וְהִקְרִ֤יחוּ אֵלַ֨יִךְ֙ קָרְחָ֔ה וְחָגְר֖וּ שַׂקִּ֑ים וּבָכ֥וּ אֵלַ֛יִךְ בְּמַר־נֶ֖פֶשׁ מִסְפֵּ֥ד מָֽר
Ardından senin için kellik açacaklar ve çullar kuşanacaklar; ve can acısıyla, acı bir yasla senin için ağlayacaklar.
2. Samuel 3:31
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד אֶל־יוֹאָ֜ב וְאֶל־כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ קִרְע֤וּ בִגְדֵיכֶם֙ וְחִגְר֣וּ שַׂקִּ֔ים וְסִפְד֖וּ לִפְנֵ֣י אַבְנֵ֑ר וְהַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֔ד הֹלֵ֖ךְ אַחֲרֵ֥י הַמִּטָּֽה
Sonra Davut Yoav'a ve onunla birlikte olan bütün halka dedi: 'Giysilerinizi yırtın, çullar kuşanın ve Avner'in önünde yas tutun.' Ve kral Davut sedyenin arkasından yürüyordu.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:46
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִבֹּ֑לוּ וְיַחְגְּר֖וּ מִמִּסְגְּרוֹתָֽם
Yabancı oğulları solacaklar ve kapalı yerlerinden kuşanacaklar.
1. Samuel 25:13
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד לַאֲנָשָׁ֜יו חִגְר֣וּ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֗וֹ וַֽיַּחְגְּרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־חַרְבּ֔וֹ וַיַּחְגֹּ֥ר גַּם־דָּוִ֖ד אֶת־חַרְבּ֑וֹ וַֽיַּעֲל֣וּ אַחֲרֵ֣י דָוִ֗ד כְּאַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ אִ֔ישׁ וּמָאתַ֖יִם יָשְׁב֥וּ עַל־הַכֵּלִֽים
Davut adamlarına dedi: 'Her adam kılıcını kuşansın.' Her adam kılıcını kuşandı, Davut da kılıcını kuşandı; Davut'un ardınca dört yüz kadar adam çıktı ve iki yüzü eşyaların yanında kaldı.
1. Krallar 20:32
·
Tevrat
וַיַּחְגְּרוּ֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵיהֶ֜ם וַחֲבָלִ֣ים בְּרָאשֵׁיהֶ֗ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ עַבְדְּךָ֧ בֶן־הֲדַ֛ד אָמַ֖ר תְּחִֽי־נָ֣א נַפְשִׁ֑י וַיֹּ֛אמֶר הַעוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י אָחִ֥י הֽוּא
Bellerine çullar ve başlarına ipler kuşandılar, İsrail kralına geldiler ve dediler: 'Kulun Ben-Hadad dedi: Lütfen canım yaşasın.' Ve dedi: 'O hala canlı mı? O kardeşimdir.'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 10:5
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֤א אֶת־עֵינַי֙ וָאֵ֔רֶא וְהִנֵּ֥ה אִישׁ־אֶחָ֖ד לָב֣וּשׁ בַּדִּ֑ים וּמָתְנָ֥יו חֲגֻרִ֖ים בְּכֶ֥תֶם אוּפָֽז
Ve gözlerimi kaldırdım ve gördüm ve işte ketenler giyinmiş ve belleri Ufaz altınıyla kuşanmış bir adam.
Mısır'dan Çıkış 12:11
·
Tevrat
וְכָכָה֮ תֹּאכְל֣וּ אֹתוֹ֒ מָתְנֵיכֶ֣ם חֲגֻרִ֔ים נַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם וּמַקֶּלְכֶ֖ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּחִפָּז֔וֹן פֶּ֥סַח ה֖וּא לַיהוָֽה
Ve onu böyle yiyeceksiniz: belleriniz kuşanmış, çarıklarınız ayaklarınızda ve değneğiniz elinizde; ve onu aceleyle yiyeceksiniz. O Yahve'ye Fısıh'tır.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 1:8
·
Tevrat
אֱלִ֕י כִּבְתוּלָ֥ה חֲגֻֽרַת־שַׂ֖ק עַל־בַּ֥עַל נְעוּרֶֽיהָ
Gençliğinin kocası için çul kuşanmış bir bakire gibi feryat et.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:17
·
Tevrat
חָֽגְרָ֣ה בְע֣וֹז מָתְנֶ֑יהָ וַ֝תְּאַמֵּ֗ץ זְרֹעוֹתֶֽיהָ
Bellerini güçle kuşatır; ve kollarını güçlendirir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 44:18
·
Tevrat
פַּאֲרֵ֤י פִשְׁתִּים֙ יִהְי֣וּ עַל־רֹאשָׁ֔ם וּמִכְנְסֵ֣י פִשְׁתִּ֔ים יִהְי֖וּ עַל־מָתְנֵיהֶ֑ם לֹ֥א יַחְגְּר֖וּ בַּיָּֽזַע
Başlarında keten başlıklar olacak ve bellerinde keten donlar olacak; terleten bir şeyle kuşanmayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 76:11
·
Tevrat
כִּֽי־חֲמַ֣ת אָדָ֣ם תּוֹדֶ֑ךָּ שְׁאֵרִ֖ית חֵמֹ֣ת תַּחְגֹּֽר
Çünkü insanın öfkesi sana şükredecektir; öfkelerin kalıntısını kuşanacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 49:3
·
Tevrat
הֵילִ֨ילִי חֶשְׁבּ֜וֹן כִּ֣י שֻׁדְּדָה־עַ֗י צְעַקְנָה֮ בְּנ֣וֹת רַבָּה֒ חֲגֹ֣רְנָה שַׂקִּ֔ים סְפֹ֕דְנָה וְהִתְשׁוֹטַ֖טְנָה בַּגְּדֵר֑וֹת כִּ֤י מַלְכָּם֙ בַּגּוֹלָ֣ה יֵלֵ֔ךְ כֹּהֲנָ֥יו וְשָׂרָ֖יו יַחְדָּֽיו
Feryat et Heşbon, çünkü Ay yıkıldı! Bağırın Rabba'nın kızları, çullar kuşanın, yas tutun ve ağıllarda dolaşın! Çünkü kralları sürgüne gidecek, onun kâhinleri ve onun önderleri birlikte.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 1:41
·
Tevrat
וַֽתַּעֲנ֣וּ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה
Bunun üzerine cevap verdiniz ve bana dediniz: 'Yahve'ye karşı günah işledik; Tanrımız Yahve'nin bize buyurduğu her şeye göre çıkacağız ve savaşacağız.' Ve her adam savaş aletlerini kuşandı ve dağa çıkmaya cüret ettiniz.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:11
·
Tevrat
חִרְדוּ֙ שַֽׁאֲנַנּ֔וֹת רְגָ֖זָה בֹּֽטְח֑וֹת פְּשֹׁ֣טָֽה וְעֹ֔רָה וַחֲג֖וֹרָה עַל־חֲלָצָֽיִם
Rahat olanlar titreyin, güvenenler ürperin; soyunun ve çıplak kalın ve bellerinize kuşanın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:26
·
Tevrat
בַּת־עַמִּ֤י חִגְרִי־שָׂק֙ וְהִתְפַּלְּשִׁ֣י בָאֵ֔פֶר אֵ֤בֶל יָחִיד֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ מִסְפַּ֖ד תַּמְרוּרִ֑ים כִּ֣י פִתְאֹ֔ם יָבֹ֥א הַשֹּׁדֵ֖ד עָלֵֽינוּ
Halkımın kızı, çul kuşan ve külde yuvarlan; kendin için biricik yası, acı bir ağıt yap; çünkü yıkıcı aniden üzerimize gelecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:19
·
Tevrat
תְּהִי־ל֭וֹ כְּבֶ֣גֶד יַעְטֶ֑ה וּ֝לְמֵ֗זַח תָּמִ֥יד יַחְגְּרֶֽהָ
Örtündüğü giysi gibi ve sürekli kuşandığı kuşak gibi olsun ona.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 29:9
·
Tevrat
וְחָגַרְתָּ֩ אֹתָ֨ם אַבְנֵ֜ט אַהֲרֹ֣ן וּבָנָ֗יו וְחָבַשְׁתָּ֤ לָהֶם֙ מִגְבָּעֹ֔ת וְהָיְתָ֥ה לָהֶ֛ם כְּהֻנָּ֖ה לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּמִלֵּאתָ֥ יַֽד־אַהֲרֹ֖ן וְיַד־בָּנָֽיו
Ve onları, Harun'u ve oğullarını kuşakla kuşatacaksın; ve onlara başlıklar saracaksın; ve kâhinlik sonsuz kural olarak onlara olacak; ve Harun'un elini ve oğullarının elini dolduracaksın.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 18:16
·
Tevrat
וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֗ישׁ חֲגוּרִים֙ כְּלֵ֣י מִלְחַמְתָּ֔ם נִצָּבִ֖ים פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר אֲשֶׁ֖ר מִבְּנֵי־דָֽן
Ve Dan oğullarından olan, savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 16:4
·
Tevrat
כְּתֹֽנֶת־בַּ֨ד קֹ֜דֶשׁ יִלְבָּ֗שׁ וּמִֽכְנְסֵי־בַד֮ יִהְי֣וּ עַל־בְּשָׂרוֹ֒ וּבְאַבְנֵ֥ט בַּד֙ יַחְגֹּ֔ר וּבְמִצְנֶ֥פֶת בַּ֖ד יִצְנֹ֑ף בִּגְדֵי־קֹ֣דֶשׁ הֵ֔ם וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם אֶת־בְּשָׂר֖וֹ וּלְבֵשָֽׁם
Kutsal keten giysi giyecek ve etinin üzerinde keten donlar olacak ve keten kuşakla kuşanacak ve keten sarıkla sarınacak; onlar kutsal giysilerdir ve etini suda yıkayacak ve onları giyecek.