467
Kullanım
11
Lemma
114
Türev
131
Anlam
11 lemma, 114 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
כְּזֶרַע | kezera | tohum gibi, tohum, soy, zürriyet | İsim | 2 | ||
זְרֹעֵי | zero'ey | kolları, kol, güç, kudret | Zamir | 2 | ||
וּלְזַרְעָם | u-lezar'am | ve onların tohumuna, tohum, soy, nesil | Zamir | 2 | ||
בְּזַרְעָם | be-zar'am | onların tohumunda, tohum, nesil, soy | Zamir | 1 | ||
בְּזַרְעוֹ | be-zar'o | ve tohumunda, tohum, soy, nesil | Zamir | 1 | ||
וְזַרְעֵיכֶם | ve-zar'eyhem | ve tohumlarınız, tohum, soy, nesil | Zamir | 1 | ||
זַרְעָהּ | zar'ah | onun tohumu, tohum, soy | Zamir | 1 | ||
וּמִֽזַּרְעֲךָ | u-mizzar'aha | ve senin tohumundan, tohum, soy, nesil | Zamir | 1 | ||
לְזַרְעֲכֶם | lezar'ahem | sizin tohumunuza, tohum, soy, nesil | Zamir | 1 | ||
וּמִזֶּרַע | u-mi-zzera | ve tohumdan, tohum, soy, nesil | İsim | 1 | ||
וּמִזַּרְעֽוֹ | umizzar'o | ve onun tohumundan, tohum, soy, zürriyet | Zamir | 1 | ||
מִזַּרְעָֽם | mi-zzar'am | onların tohumundan, tohum, soy, nesil | Zamir | 1 | ||
יִזְרְעֶֽאל Lemma | yizre'el | Yizreel, Yizreel, Tanrı eker, Tanrı tohum verir | İsim | 15 | ||
בְּיִזְרְעֶֽאל | be-yizre'el | Yizreel'de, Yizreel, Tanrı eker | İsim | 10 | ||
יִזְרְעֶאלָה | yizre'ela | Yizreel'e, Yizreel, Tanrı eker | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) 2. Krallar 9:16 · Tevrat וַיִּרְכַּ֤ב יֵהוּא֙ וַיֵּ֣לֶךְ יִזְרְעֶ֔אלָה כִּ֥י יוֹרָ֖ם שֹׁכֵ֣ב שָׁ֑מָּה וַֽאֲחַזְיָה֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה יָרַ֖ד לִרְא֥וֹת אֶת־יוֹרָֽם Sonra Yehu bindi ve Yizreel'e gitti; çünkü Yoram orada yatıyordu. Yahuda kralı Ahazya da Yoram'ı görmek için inmişti. 2. Krallar 9:30 · Tevrat וַיָּב֥וֹא יֵה֖וּא יִזְרְעֶ֑אלָה וְאִיזֶ֣בֶל שָׁמְעָ֗ה וַתָּ֨שֶׂם בַּפּ֤וּךְ עֵינֶ֨יהָ֙ וַתֵּ֣יטֶב אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וַתַּשְׁקֵ֖ף בְּעַ֥ד הַחַלּֽוֹן Yehu Yizreel'e geldi. İzevel duydu ve gözlerine sürme çekti, başını süsledi ve pencereden baktı. 2. Krallar 10:6 · Tevrat וַיִּכְתֹּ֣ב אֲלֵיהֶם֩ סֵ֨פֶר שֵׁנִ֜ית לֵאמֹ֗ר אִם־לִ֨י אַתֶּ֜ם וּלְקֹלִ֣י אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֗ים קְחוּ֙ אֶת־רָאשֵׁי֙ אַנְשֵׁ֣י בְנֵֽי־אֲדֹנֵיכֶ֔ם וּבֹ֧אוּ אֵלַ֛י כָּעֵ֥ת מָחָ֖ר יִזְרְעֶ֑אלָה וּבְנֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ שִׁבְעִ֣ים אִ֔ישׁ אֶת־גְּדֹלֵ֥י הָעִ֖יר מְגַדְּלִ֥ים אוֹתָֽם Onlara ikinci kez mektup yazdı, diyerek: 'Eğer benimseniz ve sesimi işitiyorsanız, efendinizin oğulları olan adamların başlarını alın ve yarın bu vakitte Yizreel'e bana gelin.' Kralın yetmiş kişi olan oğulları, onları büyüten şehrin büyükleriyle birlikteydi. 2. Krallar 10:7 · Tevrat וַיְהִ֗י כְּבֹ֤א הַסֵּ֨פֶר֙ אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּקְחוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַֽיִּשְׁחֲט֖וּ שִׁבְעִ֣ים אִ֑ישׁ וַיָּשִׂ֤ימוּ אֶת־רָֽאשֵׁיהֶם֙ בַּדּוּדִ֔ים וַיִּשְׁלְח֥וּ אֵלָ֖יו יִזְרְעֶֽאלָה Mektup onlara gelince, kralın oğullarını aldılar ve yetmiş kişiyi kestiler. Başlarını sepetlere koydular ve Yizreel'e ona gönderdiler. 1. Krallar 18:45 · Tevrat וַיְהִ֣י עַד־כֹּ֣ה וְעַד־כֹּ֗ה וְהַשָּׁמַ֨יִם֙ הִֽתְקַדְּרוּ֙ עָבִ֣ים וְר֔וּחַ וַיְהִ֖י גֶּ֣שֶׁם גָּד֑וֹל וַיִּרְכַּ֥ב אַחְאָ֖ב וַיֵּ֥לֶךְ יִזְרְעֶֽאלָה Bu arada gökler bulutlarla ve rüzgarla karardı, ve büyük bir yağmur oldu; ve Ahav arabaya bindi ve Yizreel'e gitti. | ||||||
מִֽיִּזְרְעֶאל | mi-yyizre'el | Yizreel'den, Yizreel, Tanrı eker | İsim | 2 | ||
וְיִזְרְעֶאל | ve-yizre'el | ve Yizreel, Yizreel, Tanrı eker | İsim | 1 | ||
לְיִזְרְעֶאל | leyizre'el | Yizreel'e, Yizreel, Tanrı eker, tohum | İsim | 1 | ||
זֵרוּעַ Lemma | zerua | ekilmiş, ekmek, tohum saçmak | İsim | 12 | ||
וּבִזְרוֹעַ | u-vizroa | ve kol ile, kol, güç, kudret | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 11:7
·
Tevrat
וְהַמָּ֕ן כִּזְרַע־גַּ֖ד ה֑וּא וְעֵינ֖וֹ כְּעֵ֥ין הַבְּדֹֽלַח
Manna kişniş tohumu gibiydi ve gözü bedolah gözü gibiydi.
Mısır'dan Çıkış 16:31
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֧וּ בֵֽית־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־שְׁמ֖וֹ מָ֑ן וְה֗וּא כְּזֶ֤רַע גַּד֙ לָבָ֔ן וְטַעְמ֖וֹ כְּצַפִּיחִ֥ת בִּדְבָֽשׁ
Ve İsrail evi onun adını man koydu; ve o beyaz kişniş tohumu gibiydi ve onun tadı ballı yassı ekmek gibiydi.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 20:42
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוֹנָתָ֛ן לְדָוִ֖ד לֵ֣ךְ לְשָׁל֑וֹם אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨עְנוּ שְׁנֵ֜ינוּ אֲנַ֗חְנוּ בְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֞ה יִֽהְיֶ֣ה בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֗ךָ וּבֵ֥ין זַרְעִ֛י וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Yonatan Davut'a dedi: 'Esenlikle git; ikimiz Yahve'nin adıyla yemin ettik, diyerek: Yahve sonsuza dek benimle senin aranda, ve benim soyumla senin soyun arasında olacaktır.'
1. Samuel 24:22
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֤בְעָה לִּי֙ בַּֽיהוָ֔ה אִם־תַּכְרִ֥ית אֶת־זַרְעִ֖י אַֽחֲרָ֑י וְאִם־תַּשְׁמִ֥יד אֶת־שְׁמִ֖י מִבֵּ֥ית אָבִֽי
Ve şimdi ardımdan soyumu kesip atmayacağına ve babamın evinden adımı yok etmeyeceğine Yahve üzerine bana ant iç.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 1:8
·
Tevrat
רְאֵ֛ה נָתַ֥תִּי לִפְנֵיכֶ֖ם אֶת־הָאָ֑רֶץ בֹּ֚אוּ וּרְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבַּ֣ע יְ֠הוָה לַאֲבֹ֨תֵיכֶ֜ם לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לָתֵ֣ת לָהֶ֔ם וּלְזַרְעָ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם
Görün, diyarı önünüze verdim. Girin ve Yahve'nin babalarınıza, İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a, onlara ve onlardan sonra soylarına vermek için yemin ettiği diyarı mülk edinin.
Yasa'nın Tekrarı 11:9
·
Tevrat
וּלְמַ֨עַן תַּאֲרִ֤יכוּ יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨ע יְהוָ֧ה לַאֲבֹתֵיכֶ֛ם לָתֵ֥ת לָהֶ֖ם וּלְזַרְעָ֑ם אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ
Ve Yahve'nin atalarınıza, onlara ve soylarına vermek için ant içtiği toprakta, süt ve bal akan yerde günleri uzatmanız için.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 10:15
·
Tevrat
רַ֧ק בַּאֲבֹתֶ֛יךָ חָשַׁ֥ק יְהוָ֖ה לְאַהֲבָ֣ה אוֹתָ֑ם וַיִּבְחַ֞ר בְּזַרְעָ֣ם אַחֲרֵיהֶ֗ם בָּכֶ֛ם מִכָּל־הָעַמִּ֖ים כַּיּ֥וֹם הַזֶּה
Ancak Yahve onları sevmek için atalarına bağlandı; ve onlardan sonra onların soyunu, bugün olduğu gibi bütün halklar arasından sizi seçti.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 4:37
·
Tevrat
וְתַ֗חַת כִּ֤י אָהַב֙ אֶת־אֲבֹתֶ֔יךָ וַיִּבְחַ֥ר בְּזַרְע֖וֹ אַחֲרָ֑יו וַיּוֹצִֽאֲךָ֧ בְּפָנָ֛יו בְּכֹח֥וֹ הַגָּדֹ֖ל מִמִּצְרָֽיִם
Ve atalarını sevdiği için, ondan sonra onun soyunu seçti; ve büyük gücüyle kendi yüzüyle seni Mısır'dan çıkardı;
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 8:15
·
Tevrat
וְזַרְעֵיכֶ֥ם וְכַרְמֵיכֶ֖ם יַעְשֹׂ֑ר וְנָתַ֥ן לְסָרִיסָ֖יו וְלַעֲבָדָֽיו
Ve tohumlarınızın ve bağlarınızın ondalığını alacak; ve hadımlarına ve kullarına verecek.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 3:15
·
Tevrat
וְאֵיבָ֣ה אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב
Seninle kadının arasına, senin soyunla onun soyunun arasına düşmanlık koyacağım; o senin başını ezecek, sen onun topuğunu ezeceksin.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 18:21
·
Tevrat
וּמִֽזַּרְעֲךָ֥ לֹא־תִתֵּ֖ן לְהַעֲבִ֣יר לַמֹּ֑לֶךְ וְלֹ֧א תְחַלֵּ֛ל אֶת־שֵׁ֥ם אֱלֹהֶ֖יךָ אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve tohumundan Molek'e geçirmek için vermeyeceksin; ve Tanrının adını bayağılaştırmayacaksın, ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:13
·
Tevrat
זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֣עְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁ֣ר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶ֔ם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם
Kulların İbrahim'i, İshak'ı ve İsrail'i hatırla; ki onlara kendi üzerine yemin ettin ve onlara dedin: 'Soyunuzu göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım ve söylediğim bütün bu yeri soyunuza vereceğim ve sonsuza dek miras alacaklar.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ לְאַשְׁפְּנַ֖ז רַ֣ב סָרִיסָ֑יו לְהָבִ֞יא מִבְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל וּמִזֶּ֥רַע הַמְּלוּכָ֖ה וּמִן־הַֽפַּרְתְּמִֽים
Ve kral, hadımlarının başı Aşpenaz'a, İsrail oğullarından, kraliyet soyundan ve soylulardan getirmesini söyledi:
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 4:8
·
Tevrat
וַ֠יָּבִאוּ אֶת־רֹ֨אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֥שֶׁת אֶל־דָּוִד֮ חֶבְרוֹן֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ הִנֵּֽה־רֹ֣אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֗שֶׁת בֶּן־שָׁאוּל֙ אֹֽיִבְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר בִּקֵּ֖שׁ אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יְ֠הוָה לַֽאדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ נְקָמוֹת֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה מִשָּׁא֖וּל וּמִזַּרְעֽוֹ
İşboşet'in başını Hevron'a, Davut'a getirdiler ve krala dediler: 'İşte canını arayan düşmanın Şaul'un oğlu İşboşet'in başı; Yahve bugün efendim krala Şaul'dan ve soyundan öçler verdi.'
Örnek Ayetler (1)
Ester 9:28
·
Tevrat
וְהַיָּמִ֣ים הָ֠אֵלֶּה נִזְכָּרִ֨ים וְנַעֲשִׂ֜ים בְּכָל־דּ֣וֹר וָד֗וֹר מִשְׁפָּחָה֙ וּמִשְׁפָּחָ֔ה מְדִינָ֥ה וּמְדִינָ֖ה וְעִ֣יר וָעִ֑יר וִימֵ֞י הַפּוּרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה לֹ֤א יַֽעַבְרוּ֙ מִתּ֣וֹךְ הַיְּהוּדִ֔ים וְזִכְרָ֖ם לֹא־יָס֥וּף מִזַּרְעָֽם
Ve bu günler her nesil ve nesilde, aile ve ailede, eyalet ve eyalette, şehir ve şehirde hatırlanır ve yapılır; ve bu Purim günleri Yahudilerin ortasından geçmeyecek, ve onların anısı soylarından sona ermeyecek.
Örnek Ayetler (4 / 15)
Hakimler 6:33
·
Tevrat
וְכָל־מִדְיָ֧ן וַעֲמָלֵ֛ק וּבְנֵי־קֶ֖דֶם נֶאֶסְפ֣וּ יַחְדָּ֑ו וַיַּעַבְר֥וּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֵ֥מֶק יִזְרְעֶֽאל
Bütün Midyan, Amalek ve doğu oğulları birlikte toplandılar; geçtiler ve Yizreel vadisinde ordu kurdular.
2. Samuel 2:9
·
Tevrat
וַיַּמְלִכֵ֨הוּ֙ אֶל־הַגִּלְעָ֔ד וְאֶל־הָאֲשׁוּרִ֖י וְאֶֽל־יִזְרְעֶ֑אל וְעַל־אֶפְרַ֨יִם֙ וְעַל־בִּנְיָמִ֔ן וְעַל־יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּֽה
Ve onu Gilat, Aşurlular, Yizreel, Efrayim, Bünyamin ve bütün İsrail üzerine kral yaptı.
Hoşea 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלָ֔יו קְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יִזְרְעֶ֑אל כִּי־ע֣וֹד מְעַ֗ט וּפָ֨קַדְתִּ֜י אֶת־דְּמֵ֤י יִזְרְעֶאל֙ עַל־בֵּ֣ית יֵה֔וּא וְהִ֨שְׁבַּתִּ֔י מַמְלְכ֖וּת בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve ona dedi: 'Onun adını Yizreel çağır, çünkü birazdan Yehu'nun evi üzerinde Yizreel'in kanlarını yoklayacağım ve İsrail evinin krallığını durduracağım.'
Hoşea 1:5
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְשָֽׁבַרְתִּי֙ אֶת־קֶ֣שֶׁת יִשְׂרָאֵ֔ל בְּעֵ֖מֶק יִזְרְעֶֽאל
Ve o gün Yizreel Vadisi'nde İsrail'in yayını kıracağım.
Örnek Ayetler (3 / 10)
1. Samuel 29:1
·
Tevrat
וַיִּקְבְּצ֧וּ פְלִשְׁתִּ֛ים אֶת־כָּל־מַחֲנֵיהֶ֖ם אֲפֵ֑קָה וְיִשְׂרָאֵ֣ל חֹנִ֔ים בַּעַ֖יִן אֲשֶׁ֥ר בְּיִזְרְעֶֽאל
Filistliler bütün ordugahlarını Afek'e topladılar; İsrail ise Yizreel'deki pınarda ordugah kuruyordu.
2. Krallar 8:29
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֨ר יַכֻּ֤הוּ אֲרַמִּים֙ בָּֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַאֲחַזְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּֽי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Kral Yoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Rama'da Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü. Yahuda kralı Yehoram oğlu Ahazya, Ahav oğlu Yoram'ı görmek için Yizreel'e indi; çünkü o hastaydı.
2. Krallar 9:15
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יְהוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בִיְזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר יַכֻּ֣הוּ אֲרַמִּ֔ים בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַיֹּ֤אמֶר יֵהוּא֙ אִם־יֵ֣שׁ נַפְשְׁכֶ֔ם אַל־יֵצֵ֤א פָלִיט֙ מִן־הָעִ֔יר לָלֶ֖כֶת לְהַגִּ֥יד בְּיִזְרְעֶֽאל
Kral Yehoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e dönmüştü. Yehu dedi ki: 'Eğer canınız istiyorsa, Yizreel'de bildirmeye gitmek için şehirden kaçan biri çıkmasın.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Krallar 9:16
·
Tevrat
וַיִּרְכַּ֤ב יֵהוּא֙ וַיֵּ֣לֶךְ יִזְרְעֶ֔אלָה כִּ֥י יוֹרָ֖ם שֹׁכֵ֣ב שָׁ֑מָּה וַֽאֲחַזְיָה֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה יָרַ֖ד לִרְא֥וֹת אֶת־יוֹרָֽם
Sonra Yehu bindi ve Yizreel'e gitti; çünkü Yoram orada yatıyordu. Yahuda kralı Ahazya da Yoram'ı görmek için inmişti.
2. Krallar 9:30
·
Tevrat
וַיָּב֥וֹא יֵה֖וּא יִזְרְעֶ֑אלָה וְאִיזֶ֣בֶל שָׁמְעָ֗ה וַתָּ֨שֶׂם בַּפּ֤וּךְ עֵינֶ֨יהָ֙ וַתֵּ֣יטֶב אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וַתַּשְׁקֵ֖ף בְּעַ֥ד הַחַלּֽוֹן
Yehu Yizreel'e geldi. İzevel duydu ve gözlerine sürme çekti, başını süsledi ve pencereden baktı.
2. Krallar 10:6
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֣ב אֲלֵיהֶם֩ סֵ֨פֶר שֵׁנִ֜ית לֵאמֹ֗ר אִם־לִ֨י אַתֶּ֜ם וּלְקֹלִ֣י אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֗ים קְחוּ֙ אֶת־רָאשֵׁי֙ אַנְשֵׁ֣י בְנֵֽי־אֲדֹנֵיכֶ֔ם וּבֹ֧אוּ אֵלַ֛י כָּעֵ֥ת מָחָ֖ר יִזְרְעֶ֑אלָה וּבְנֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ שִׁבְעִ֣ים אִ֔ישׁ אֶת־גְּדֹלֵ֥י הָעִ֖יר מְגַדְּלִ֥ים אוֹתָֽם
Onlara ikinci kez mektup yazdı, diyerek: 'Eğer benimseniz ve sesimi işitiyorsanız, efendinizin oğulları olan adamların başlarını alın ve yarın bu vakitte Yizreel'e bana gelin.' Kralın yetmiş kişi olan oğulları, onları büyüten şehrin büyükleriyle birlikteydi.
2. Krallar 10:7
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּבֹ֤א הַסֵּ֨פֶר֙ אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּקְחוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַֽיִּשְׁחֲט֖וּ שִׁבְעִ֣ים אִ֑ישׁ וַיָּשִׂ֤ימוּ אֶת־רָֽאשֵׁיהֶם֙ בַּדּוּדִ֔ים וַיִּשְׁלְח֥וּ אֵלָ֖יו יִזְרְעֶֽאלָה
Mektup onlara gelince, kralın oğullarını aldılar ve yetmiş kişiyi kestiler. Başlarını sepetlere koydular ve Yizreel'e ona gönderdiler.
1. Krallar 18:45
·
Tevrat
וַיְהִ֣י עַד־כֹּ֣ה וְעַד־כֹּ֗ה וְהַשָּׁמַ֨יִם֙ הִֽתְקַדְּרוּ֙ עָבִ֣ים וְר֔וּחַ וַיְהִ֖י גֶּ֣שֶׁם גָּד֑וֹל וַיִּרְכַּ֥ב אַחְאָ֖ב וַיֵּ֥לֶךְ יִזְרְעֶֽאלָה
Bu arada gökler bulutlarla ve rüzgarla karardı, ve büyük bir yağmur oldu; ve Ahav arabaya bindi ve Yizreel'e gitti.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 4:4
·
Tevrat
וְלִיהֽוֹנָתָן֙ בֶּן־שָׁא֔וּל בֵּ֖ן נְכֵ֣ה רַגְלָ֑יִם בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֣ים הָיָ֡ה בְּבֹ֣א שְׁמֻעַת֩ שָׁא֨וּל וִיהֽוֹנָתָ֜ן מִֽיִּזְרְעֶ֗אל וַתִּשָּׂאֵ֤הוּ אֹֽמַנְתּוֹ֙ וַתָּנֹ֔ס וַיְהִ֞י בְּחָפְזָ֥הּ לָנ֛וּס וַיִּפֹּ֥ל וַיִּפָּסֵ֖חַ וּשְׁמ֥וֹ מְפִיבֹֽשֶׁת
Ve Şaul oğlu Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu vardı. Şaul ve Yonatan'ın haberi Yizreel'den geldiğinde beş yaşındaydı; dadısı onu kaldırdı ve kaçtı, kaçmak için acele ederken o düştü ve topal oldu; ve adı Mefivoşet'ti.
1. Samuel 25:43
·
Tevrat
וְאֶת־אֲחִינֹ֛עַם לָקַ֥ח דָּוִ֖ד מִֽיִּזְרְעֶ֑אל וַתִּהְיֶ֛יןָ גַּֽם־שְׁתֵּיהֶ֥ן ל֖וֹ לְנָשִֽׁים
Davut Yizreel'den Ahinoam'ı da aldı ve ikisi de ona eş oldular.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:56
·
Tevrat
וְיִזְרְעֶ֥אל וְיָקְדְעָ֖ם וְזָנֽוֹחַ
Ve Yizreel ve Yokdeam ve Zanoah.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 4:12
·
Tevrat
בַּֽעֲנָא֙ בֶּן־אֲחִיל֔וּד תַּעְנַ֖ךְ וּמְגִדּ֑וֹ וְכָל־בֵּ֣ית שְׁאָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֵ֨צֶל צָרְתַ֜נָה מִתַּ֣חַת לְיִזְרְעֶ֗אל מִבֵּ֤ית שְׁאָן֙ עַ֚ד אָבֵ֣ל מְחוֹלָ֔ה עַ֖ד מֵעֵ֥בֶר לְיָקְמֳעָֽם
Ahilut oğlu Baana; Taanak, Megiddo ve Yizreel'in altında Tsaretan'ın yanındaki bütün Beyt-Şean, Beyt-Şean'dan Avel-Mehola'ya, Yokmeam'ın ötesine kadar;
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 30:21
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־זְר֛וֹעַ פַּרְעֹ֥ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֖יִם שָׁבָ֑רְתִּי וְהִנֵּ֣ה לֹֽא־חֻ֠בְּשָׁה לָתֵ֨ת רְפֻא֜וֹת לָשׂ֥וּם חִתּ֛וּל לְחָבְשָׁ֥הּ לְחָזְקָ֖הּ לִתְפֹּ֥שׂ בֶּחָֽרֶב
İnsanoğlu, Mısır kralı Firavun'un kolunu kırdım; ve işte, şifalar vermek için sarılmadı, kılıcı tutmak üzere onu güçlendirmek için sarmak üzere sargı konulmadı.
Yeşaya 51:9
·
Tevrat
עוּרִ֨י עוּרִ֤י לִבְשִׁי־עֹז֙ זְר֣וֹעַ יְהוָ֔ה ע֚וּרִי כִּ֣ימֵי קֶ֔דֶם דֹּר֖וֹת עוֹלָמִ֑ים הֲל֥וֹא אַתְּ־הִ֛יא הַמַּחְצֶ֥בֶת רַ֖הַב מְחוֹלֶ֥לֶת תַּנִּֽין
Uyan, uyan, güç kuşan, Yahve'nin kolu! Eskinin günleri gibi, eski zamanların kuşakları gibi uyan. Rahav'ı parçalayan, deniz canavarını deşen sen değil misin?
Yeşaya 52:10
·
Tevrat
חָשַׂ֤ף יְהוָה֙ אֶת־זְר֣וֹעַ קָדְשׁ֔וֹ לְעֵינֵ֖י כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וְרָאוּ֙ כָּל־אַפְסֵי־אָ֔רֶץ אֵ֖ת יְשׁוּעַ֥ת אֱלֹהֵֽינוּ
Yahve bütün ulusların gözleri önünde kutsal kolunu açtı; ve yerin bütün uçları Tanrımızın kurtuluşunu görecek.
Yeşaya 63:12
·
Tevrat
מוֹלִיךְ֙ לִימִ֣ין מֹשֶׁ֔ה זְר֖וֹעַ תִּפְאַרְתּ֑וֹ בּ֤וֹקֵֽעַ מַ֨יִם֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת ל֖וֹ שֵׁ֥ם עוֹלָֽם
Görkemli kolunu Musa'nın sağına yürüten, kendine sonsuz isim yapmak için onların önünden suları yaran,
Mezmurlar 10:15
·
Tevrat
שְׁ֭בֹר זְר֣וֹעַ רָשָׁ֑ע וָ֝רָ֗ע תִּֽדְרוֹשׁ־רִשְׁע֥וֹ בַל־תִּמְצָֽא
Kötü kişinin ve kötünün kolunu kır; onun kötülüğünü ararsın, bulmazsın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 20:33
·
Tevrat
חַי־אָ֕נִי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה אִם־לֹ֠א בְּיָ֨ד חֲזָקָ֜ה וּבִזְר֧וֹעַ נְטוּיָ֛ה וּבְחֵמָ֥ה שְׁפוּכָ֖ה אֶמְל֥וֹךְ עֲלֵיכֶֽם
Varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle üzerinize kesinlikle egemen olacağım.
Hezekiel 20:34
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפוֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְחֵמָ֖ה שְׁפוּכָֽה
Ve sizi halklardan çıkaracağım ve onlarda dağıldığınız yerlerden güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle sizi toplayacağım.
Yeremya 21:5
·
Tevrat
וְנִלְחַמְתִּ֤י אֲנִי֙ אִתְּכֶ֔ם בְּיָ֥ד נְטוּיָ֖ה וּבִזְר֣וֹעַ חֲזָקָ֑ה וּבְאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֥צֶף גָּדֽוֹל
Ve ben uzatılmış elle ve güçlü kolla, öfkeyle, hiddetle ve büyük gazapla sizinle savaşacağım.
2. Krallar 17:36
·
Tevrat
כִּ֣י אִֽם־אֶת־יְהוָ֗ה אֲשֶׁר֩ הֶעֱלָ֨ה אֶתְכֶ֜ם מֵאֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם בְּכֹ֧חַ גָּד֛וֹל וּבִזְר֥וֹעַ נְטוּיָ֖ה אֹת֣וֹ תִירָ֑אוּ וְל֥וֹ תִֽשְׁתַּחֲו֖וּ וְל֥וֹ תִזְבָּֽחוּ
Ancak sizi Mısır diyarından büyük güçle ve uzatılmış kolla çıkaran Yahve'den, O'ndan korkacaksınız, O'na eğileceksiniz ve O'na kurban keseceksiniz.
Yeşaya 62:8
·
Tevrat
נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה בִּֽימִינ֖וֹ וּבִזְר֣וֹעַ עֻזּ֑וֹ אִם־אֶתֵּן֩ אֶת־דְּגָנֵ֨ךְ ע֤וֹד מַֽאֲכָל֙ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ וְאִם־יִשְׁתּ֤וּ בְנֵֽי־נֵכָר֙ תִּֽירוֹשֵׁ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר יָגַ֖עַתְּ בּֽוֹ
Yahve sağ eliyle ve gücünün koluyla yemin etti: Eğer tahılını artık düşmanlarına yiyecek verirsem ve eğer yabancı oğulları onda emek verdiğin yeni şarabını içerlerse!