94
Kullanım
3
Lemma
32
Türev
44
Anlam
3 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְהַזְעִיק | le-haz'ik | feryat ettirmek, feryat etmek, yardıma çağırmak, toplamak | Fiil | 1 | ||
וַיִּזְעָקוּךָ | va-yyiz'akukha | ve sana feryat ettiler, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Zamir | 1 | ||
זַֽעֲקִי | za'aki | feryat et, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
יַזְעִיקוּ | yaz'iqu | feryatla toplayacaklar, feryatla toplamak, çağırmak, feryat ettirmek | Fiil | 1 | ||
וְזָעָֽקָה | ve-za'aka | ve feryat, feryat, çığlık, yardım çağrısı | Fiil | 1 | ||
זְעָקָה Lemma | ze'akah | feryat, feryat, çığlık, yardım çağrısı | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Yeremya 18:22 · Tevrat תִּשָּׁמַ֤ע זְעָקָה֙ מִבָּ֣תֵּיהֶ֔ם כִּֽי־תָבִ֧יא עֲלֵיהֶ֛ם גְּד֖וּד פִּתְאֹ֑ם כִּֽי־כָר֤וּ שׁוּחָה֙ לְלָכְדֵ֔נִי וּפַחִ֖ים טָמְנ֥וּ לְרַגְלָֽי Onların evlerinden bir çığlık işitilsin, çünkü onların üzerine aniden bir akıncı birliği getireceksin; çünkü beni yakalamak için bir çukur kazdılar ve ayaklarım için tuzaklar gizlediler. Yeremya 20:16 · Tevrat וְהָיָה֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא כֶּֽעָרִ֛ים אֲשֶׁר־הָפַ֥ךְ יְהוָ֖ה וְלֹ֣א נִחָ֑ם וְשָׁמַ֤ע זְעָקָה֙ בַּבֹּ֔קֶר וּתְרוּעָ֖ה בְּעֵ֥ת צָהֳרָֽיִם Ve o adam Yahve'nin yıktığı ve pişman olmadığı şehirler gibi olsun; sabahta feryat ve öğle vaktinde savaş çığlığı duysun. Yeremya 48:4 · Tevrat נִשְׁבְּרָ֖ה מוֹאָ֑ב הִשְׁמִ֥יעוּ זְּעָקָ֖ה צְעִירֶֽיהָ Moav kırıldı; onun küçükleri feryat işittirdiler. Yeremya 51:54 · Tevrat ק֥וֹל זְעָקָ֖ה מִבָּבֶ֑ל וְשֶׁ֥בֶר גָּד֖וֹל מֵאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּֽים Babil'den feryat sesi ve Keldanilerin yerinden büyük yıkım. Yeşaya 65:19 · Tevrat וְגַלְתִּ֥י בִירוּשָׁלִַ֖ם וְשַׂשְׂתִּ֣י בְעַמִּ֑י וְלֹֽא־יִשָּׁמַ֥ע בָּהּ֙ ע֔וֹד ק֥וֹל בְּכִ֖י וְק֥וֹל זְעָקָֽה Ve Yeruşalim'de coşacağım ve halkımda sevineceğim; onda artık ağlama sesi ve feryat sesi duyulmayacak. | ||||||
זַעֲקַת | za'akat | feryadı, feryat, çığlık, yardım çağrısı | İsim | 3 | ||
מִזַּעֲקַת | mi-zza'akat | feryadından, feryat, çığlık, yardım çağrısı | İsim | 3 | ||
זַֽעֲקָתָם | za'akatam | onların feryadı, feryat, çığlık, yardım çağrısı | Zamir | 2 | ||
הַזְּעָקָה | ha-zze'akah | feryat, feryat, çığlık, yardım çağrısı | İsim | 1 | ||
וְזָעָֽקָה | ve-za'aka | ve feryat etti, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | İsim | 1 | ||
לְזַעֲקָתִֽי | le-za'akati | feryadıma, feryat, çığlık, yardım çağrısı | Zamir | 1 | ||
זַעֲקֶךָ | za'akekha | senin feryadın, feryat, çığlık, yakarı | Zamir | 1 | ||
וְזַעֲקָתָֽם | ve-za'akatam | ve feryatları, feryat, çığlık, haykırış | Zamir | 1 | ||
זְעִק Lemma | ze'ik | feryat et, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 20:5
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ עֲמָשָׂ֖א לְהַזְעִ֣יק אֶת־יְהוּדָ֑ה וַיּ֕וֹחֶר מִן־הַמּוֹעֵ֖ד אֲשֶׁ֥ר יְעָדֽוֹ
Amasa Yahuda'yı çağırmaya gitti; ama onun belirlediği buluşma zamanından gecikti.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:28
·
Tevrat
וּכְנ֣וֹחַ לָהֶ֔ם יָשׁ֕וּבוּ לַעֲשׂ֥וֹת רַ֖ע לְפָנֶ֑יךָ וַתַּֽעַזְבֵ֞ם בְּיַ֤ד אֹֽיְבֵיהֶם֙ וַיִּרְדּ֣וּ בָהֶ֔ם וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ וַיִּזְעָק֔וּךָ וְאַתָּ֞ה מִשָּׁמַ֧יִם תִּשְׁמַ֛ע וְתַצִּילֵ֥ם כְּֽרַחֲמֶ֖יךָ רַבּ֥וֹת עִתִּֽים
Ve rahatladıklarında yüzünün önünde kötülük yapmaya döndüler ve onları düşmanlarının eline terk ettin ve onlara egemen oldular; ve döndüler ve sana feryat ettiler ve sen göklerden işittin ve merhametinle çok zamanlar onları kurtardın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 14:31
·
Tevrat
הֵילִ֤ילִֽי שַׁ֨עַר֙ זַֽעֲקִי־עִ֔יר נָמ֖וֹג פְּלֶ֣שֶׁת כֻּלֵּ֑ךְ כִּ֤י מִצָּפוֹן֙ עָשָׁ֣ן בָּ֔א וְאֵ֥ין בּוֹדֵ֖ד בְּמוֹעָדָֽיו
Feryat et kapı, çığlık at şehir; bütünüyle eridi Filist; çünkü kuzeyden duman geliyor, ve onun saflarında yalnız kalan yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 35:9
·
Tevrat
מֵ֭רֹב עֲשׁוּקִ֣ים יַזְעִ֑יקוּ יְשַׁוְּע֖וּ מִזְּר֣וֹעַ רַבִּֽים
Baskıların çokluğundan feryat ederler; büyüklerin kolundan yardım çağırırlar.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:19
·
Tevrat
וַתִּקַּ֨ח תָּמָ֥ר אֵ֨פֶר֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וּכְתֹ֧נֶת הַפַּסִּ֛ים אֲשֶׁ֥ר עָלֶ֖יהָ קָרָ֑עָה וַתָּ֤שֶׂם יָדָהּ֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וַתֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וְזָעָֽקָה
Tamar başının üzerine kül aldı ve üzerindeki uzun kollu giysiyi yırttı; elini başının üzerine koydu ve giderek feryat etti.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 18:22
·
Tevrat
תִּשָּׁמַ֤ע זְעָקָה֙ מִבָּ֣תֵּיהֶ֔ם כִּֽי־תָבִ֧יא עֲלֵיהֶ֛ם גְּד֖וּד פִּתְאֹ֑ם כִּֽי־כָר֤וּ שׁוּחָה֙ לְלָכְדֵ֔נִי וּפַחִ֖ים טָמְנ֥וּ לְרַגְלָֽי
Onların evlerinden bir çığlık işitilsin, çünkü onların üzerine aniden bir akıncı birliği getireceksin; çünkü beni yakalamak için bir çukur kazdılar ve ayaklarım için tuzaklar gizlediler.
Yeremya 20:16
·
Tevrat
וְהָיָה֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא כֶּֽעָרִ֛ים אֲשֶׁר־הָפַ֥ךְ יְהוָ֖ה וְלֹ֣א נִחָ֑ם וְשָׁמַ֤ע זְעָקָה֙ בַּבֹּ֔קֶר וּתְרוּעָ֖ה בְּעֵ֥ת צָהֳרָֽיִם
Ve o adam Yahve'nin yıktığı ve pişman olmadığı şehirler gibi olsun; sabahta feryat ve öğle vaktinde savaş çığlığı duysun.
Yeremya 48:4
·
Tevrat
נִשְׁבְּרָ֖ה מוֹאָ֑ב הִשְׁמִ֥יעוּ זְּעָקָ֖ה צְעִירֶֽיהָ
Moav kırıldı; onun küçükleri feryat işittirdiler.
Yeremya 51:54
·
Tevrat
ק֥וֹל זְעָקָ֖ה מִבָּבֶ֑ל וְשֶׁ֥בֶר גָּד֖וֹל מֵאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּֽים
Babil'den feryat sesi ve Keldanilerin yerinden büyük yıkım.
Yeşaya 65:19
·
Tevrat
וְגַלְתִּ֥י בִירוּשָׁלִַ֖ם וְשַׂשְׂתִּ֣י בְעַמִּ֑י וְלֹֽא־יִשָּׁמַ֥ע בָּהּ֙ ע֔וֹד ק֥וֹל בְּכִ֖י וְק֥וֹל זְעָקָֽה
Ve Yeruşalim'de coşacağım ve halkımda sevineceğim; onda artık ağlama sesi ve feryat sesi duyulmayacak.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 27:28
·
Tevrat
לְק֖וֹל זַעֲקַ֣ת חֹבְלָ֑יִךְ יִרְעֲשׁ֖וּ מִגְרֹשֽׁוֹת
Senin kaptanlarının feryadının sesinden otlaklar sarsılacak.
Yeşaya 15:5
·
Tevrat
לִבִּי֙ לְמוֹאָ֣ב יִזְעָ֔ק בְּרִיחֶ֕הָ עַד־צֹ֖עַר עֶגְלַ֣ת שְׁלִשִׁיָּ֑ה כִּ֣י מַעֲלֵ֣ה הַלּוּחִ֗ית בִּבְכִי֙ יַֽעֲלֶה־בּ֔וֹ כִּ֚י דֶּ֣רֶךְ חוֹרֹנַ֔יִם זַעֲקַת־שֶׁ֖בֶר יְעֹעֵֽרוּ
Kalbim Moav için çığlık atıyor, onun kaçakları Tsoar'a, üç yıllık düveye kadar; çünkü Luhit yokuşunda ağlayışla onda çıkıyor, çünkü Horonayim yolunda kırılma çığlığını uyandırıyorlar.
Yaratılış 18:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה זַעֲקַ֛ת סְדֹ֥ם וַעֲמֹרָ֖ה כִּי־רָ֑בָּה וְחַ֨טָּאתָ֔ם כִּ֥י כָבְדָ֖ה מְאֹֽד
Yahve dedi: 'Sodom ve Gomora'nın feryadı çoğaldı ve günahları çok ağırlaştı.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 48:34
·
Tevrat
מִזַּעֲקַ֨ת חֶשְׁבּ֜וֹן עַד־אֶלְעָלֵ֗ה עַד־יַ֨הַץ֙ נָתְנ֣וּ קוֹלָ֔ם מִצֹּ֨עַר֙ עַד־חֹ֣רֹנַ֔יִם עֶגְלַ֖ת שְׁלִֽשִׁיָּ֑ה כִּ֚י גַּם־מֵ֣י נִמְרִ֔ים לִמְשַׁמּ֖וֹת יִהְיֽוּ
Heşbon'un feryadından Elale'ye kadar, Yahats'a kadar onların sesini verdiler; Tsoar'dan Horonayim'e kadar, üç yaşında düve gibi; çünkü Nimrim'in suları da dehşetlere dönecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:13
·
Tevrat
אֹטֵ֣ם אָ֭זְנוֹ מִזַּעֲקַת־דָּ֑ל גַּֽם־ה֥וּא יִ֝קְרָ֗א וְלֹ֣א יֵעָנֶֽה
Yoksulun feryadından kulağını tıkayan, o da çağırır ve cevaplanmaz.
Vaiz 9:17
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י חֲכָמִ֔ים בְּנַ֖חַת נִשְׁמָעִ֑ים מִזַּעֲקַ֥ת מוֹשֵׁ֖ל בַּכְּסִילִֽים
Bilgelerin sakinlikte duyulan sözleri, akılsızlar arasında yöneticinin bağırışından iyidir.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 5:6
·
Tevrat
וַיִּ֥חַר לִ֖י מְאֹ֑ד כַּאֲשֶׁ֤ר שָׁמַ֨עְתִּי֙ אֶת־זַֽעֲקָתָ֔ם וְאֵ֖ת הַדְּבָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Onların feryadını ve bu sözleri işittiğim zaman çok öfkelendim.
Nehemya 9:9
·
Tevrat
וַתֵּ֛רֶא אֶת־עֳנִ֥י אֲבֹתֵ֖ינוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־זַעֲקָתָ֥ם שָׁמַ֖עְתָּ עַל־יַם־סֽוּף
Ve Mısır'da babalarımızın sıkıntısını gördün ve Saz Denizi'nde feryatlarını işittin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 15:8
·
Tevrat
כִּֽי־הִקִּ֥יפָה הַזְּעָקָ֖ה אֶת־גְּב֣וּל מוֹאָ֑ב עַד־אֶגְלַ֨יִם֙ יִלְלָתָ֔הּ וּבְאֵ֥ר אֵילִ֖ים יִלְלָתָֽהּ
Çünkü çığlık Moav'ın sınırını kuşattı; onun feryadı Eglayim'e kadar, ve onun feryadı Beer-Elim'e kadardır.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:46
·
Tevrat
מִקּוֹל֙ נִתְפְּשָׂ֣ה בָבֶ֔ל נִרְעֲשָׁ֖ה הָאָ֑רֶץ וּזְעָקָ֖ה בַּגּוֹיִ֥ם נִשְׁמָֽע
Babil'in yakalandığı sesinden yer sarsıldı ve uluslar arasında feryat duyuldu.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 16:18
·
Tevrat
אֶ֭רֶץ אַל־תְּכַסִּ֣י דָמִ֑י וְֽאַל־יְהִ֥י מָ֝ק֗וֹם לְזַעֲקָתִֽי
Ey yer, kanımı örtme; ve feryadım için bir yer olmasın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 30:19
·
Tevrat
כִּי־עַ֛ם בְּצִיּ֥וֹן יֵשֵׁ֖ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם בָּכ֣וֹ לֹֽא־תִבְכֶּ֗ה חָנ֤וֹן יָחְנְךָ֙ לְק֣וֹל זַעֲקֶ֔ךָ כְּשָׁמְעָת֖וֹ עָנָֽךְ
Çünkü Siyon'da, Yeruşalim'de oturan halk, ağlayarak ağlamayacaksın; feryadının sesine lütfederek sana lütfedecek, onu duyduğunda sana cevap verecek.
Örnek Ayetler (1)
Ester 9:31
·
Tevrat
לְקַיֵּ֡ם אֵת־יְמֵי֩ הַפֻּרִ֨ים הָאֵ֜לֶּה בִּזְמַנֵּיהֶ֗ם כַּאֲשֶׁר֩ קִיַּ֨ם עֲלֵיהֶ֜ם מָרְדֳּכַ֤י הַיְּהוּדִי֙ וְאֶסְתֵּ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר קִיְּמ֥וּ עַל־נַפְשָׁ֖ם וְעַל־זַרְעָ֑ם דִּבְרֵ֥י הַצֹּמ֖וֹת וְזַעֲקָתָֽם
Yahudi Mordekay'ın ve kraliçe Ester'in onların üzerine kurduğu gibi, ve canlarının üzerine ve soylarının üzerine oruçların ve feryatlarının sözlerini kurdukları gibi, bu Purim günlerini zamanlarında kurmak için.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 6:21
·
Tevrat
וּכְמִקְרְבֵ֣הּ לְגֻבָּ֔א לְדָ֣נִיֵּ֔אל בְּקָ֥ל עֲצִ֖יב זְעִ֑ק עָנֵ֨ה מַלְכָּ֜א וְאָמַ֣ר לְדָנִיֵּ֗אל דָּֽנִיֵּאל֙ עֲבֵד֙ אֱלָהָ֣א חַיָּ֔א אֱלָהָ֗ךְ דִּ֣י אַ֤נְתְּ פָּֽלַֽח־לֵהּ֙ בִּתְדִירָ֔א הַיְכִ֥ל לְשֵׁיזָבוּתָ֖ךְ מִן־אַרְיָוָתָֽא
Ve çukura, Daniel'e yaklaştığında üzüntülü bir sesle bağırdı; kral cevap verdi ve Daniel'e dedi: 'Daniel, yaşayan Tanrı'nın kulu, sürekli O'na hizmet ettiğin Tanrın seni aslanlardan kurtarmaya gücü yetti mi?'