7
Kullanım
2
Lemma
7
Anlam
2 lemma, 0 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 23:46
·
Tevrat
כִּ֛י כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הַעֲלֵ֤ה עֲלֵיהֶם֙ קָהָ֔ל וְנָתֹ֥ן אֶתְהֶ֖ן לְזַעֲוָ֥ה וְלָבַֽז
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Onların üzerine bir topluluk çıkar ve onları dehşete ve yağmaya ver.
Yeremya 15:4
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֣ים לְזַֽעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ בִּ֠גְלַל מְנַשֶּׁ֤ה בֶן־יְחִזְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה עַ֥ל אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve Yahuda kralı Hizkiya oğlu Manaşe yüzünden, Yeruşalim'de yaptığı şeyden dolayı, onları yerin bütün krallıklarına bir dehşet olarak vereceğim.
Yeremya 29:18
·
Tevrat
וְרָֽדַפְתִּי֙ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וּנְתַתִּ֨ים לְזַעֲוָ֜ה לְכֹ֣ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֗רֶץ לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִשְׁרֵקָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־הִדַּחְתִּ֥ים שָֽׁם
Arkalarından kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla kovalayacağım; onları yerin bütün krallıklarına dehşet için, onları sürdüğüm bütün uluslarda lanet, şaşkınlık, ıslık ve utanç için vereceğim.
Yeremya 34:17
·
Tevrat
לָכֵן֮ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֒ אַתֶּם֙ לֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֣ם אֵלַ֔י לִקְרֹ֣א דְר֔וֹר אִ֥ישׁ לְאָחִ֖יו וְאִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ הִנְנִ֣י קֹרֵא֩ לָכֶ֨ם דְּר֜וֹר נְאֻם־יְהוָ֗ה אֶל־הַחֶ֨רֶב֙ אֶל־הַדֶּ֣בֶר וְאֶל־הָרָעָ֔ב וְנָתַתִּ֤י אֶתְכֶם֙ לְזַעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: Herkesin kardeşine ve komşusuna özgürlük ilan etmesi için beni dinlemediniz; işte, ben size kılıca, salgın hastalığa ve kıtlığa karşı özgürlük ilan ediyorum, Yahve'nin bildirisidir; sizi yerin bütün krallıklarına dehşet konusu yapacağım.
2. Tarihler 29:8
·
Tevrat
וַיְהִי֙ קֶ֣צֶף יְהוָ֔ה עַל־יְהוּדָ֖ה וִירוּשָׁלִָ֑ם וַיִּתְּנֵ֤ם לְזַֽעֲוָה֙ לְשַׁמָּ֣ה וְלִשְׁרֵקָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר אַתֶּ֥ם רֹאִ֖ים בְּעֵינֵיכֶֽם
Yahve'nin öfkesi Yahuda'nın ve Yeruşalim'in üzerine geldi; gözlerinizle gördüğünüz gibi onları dehşete, viraneye ve ıslığa verdi.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 3:19
·
Tevrat
בְּזֵעַ֤ת אַפֶּ֨יךָ֙ תֹּ֣אכַל לֶ֔חֶם עַ֤ד שֽׁוּבְךָ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה כִּ֥י מִמֶּ֖נָּה לֻקָּ֑חְתָּ כִּֽי־עָפָ֣ר אַ֔תָּה וְאֶל־עָפָ֖ר תָּשֽׁוּב
Toprağa dönene kadar yüzünün teriyle ekmek yiyeceksin, çünkü ondan alındın; çünkü sen topraksın ve toprağa döneceksin.