7
Kullanım
2
Lemma
2
Türev
9
Anlam
2 lemma, 2 türev form
Örnek Ayetler (4)
Nahum 3:10
·
Tevrat
גַּם־הִ֗יא לַגֹּלָה֙ הָלְכָ֣ה בַשֶּׁ֔בִי גַּ֧ם עֹלָלֶ֛יהָ יְרֻטְּשׁ֖וּ בְּרֹ֣אשׁ כָּל־חוּצ֑וֹת וְעַל־נִכְבַּדֶּ֨יהָ֙ יַדּ֣וּ גוֹרָ֔ל וְכָל־גְּדוֹלֶ֖יהָ רֻתְּק֥וּ בַזִּקִּֽים
O da esarette sürgüne gitti, ayrıca onun yavruları bütün sokakların başında parçalanacak; ve onun onurluları üzerine kura attılar ve onun bütün büyükleri zincirlerle bağlandılar.
Yeşaya 45:14
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה יְגִ֨יעַ מִצְרַ֥יִם וּֽסְחַר־כּוּשׁ֮ וּסְבָאִים֮ אַנְשֵׁ֣י מִדָּה֒ עָלַ֤יִךְ יַעֲבֹ֨רוּ֙ וְלָ֣ךְ יִֽהְי֔וּ אַחֲרַ֣יִךְ יֵלֵ֔כוּ בַּזִּקִּ֖ים יַעֲבֹ֑רוּ וְאֵלַ֤יִךְ יִֽשְׁתַּחֲוּוּ֙ אֵלַ֣יִךְ יִתְפַּלָּ֔לוּ אַ֣ךְ בָּ֥ךְ אֵ֛ל וְאֵ֥ין ע֖וֹד אֶ֥פֶס אֱלֹהִֽים
Yahve şöyle diyor: Mısır'ın emeği ve Kuş'un ticareti ve boylu poslu adamlar olan Sebalılar sana geçecekler ve senin olacaklar; senin arkandan yürüyecekler, zincirler içinde geçecekler; ve sana secde edecekler, sana dua edecekler: 'Gerçekten Tanrı sendedir ve başkası yoktur, başka Tanrı yoktur.'
Mezmurlar 149:8
·
Tevrat
לֶאְסֹ֣ר מַלְכֵיהֶ֣ם בְּזִקִּ֑ים וְ֝נִכְבְּדֵיהֶ֗ם בְּכַבְלֵ֥י בַרְזֶֽל
Krallarını zincirlerle ve soylularını demir prangalarla bağlamak için;
Eyüp 36:8
·
Tevrat
וְאִם־אֲסוּרִ֥ים בַּזִּקִּ֑ים יִ֝לָּכְד֗וּן בְּחַבְלֵי־עֹֽנִי
Ve eğer zincirlerle bağlıysalar, düşkünlük ipleriyle yakalanırlarsa;
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:18
·
Tevrat
כְּֽ֭מִתְלַהְלֵהַּ הַיֹּרֶ֥ה זִקִּ֗ים חִצִּ֥ים וָמָֽוֶת
Ateş parçaları, oklar ve ölüm fırlatan bir deli gibi,
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 50:11
·
Tevrat
הֵ֧ן כֻּלְּכֶ֛ם קֹ֥דְחֵי אֵ֖שׁ מְאַזְּרֵ֣י זִיק֑וֹת לְכ֣וּ בְּא֣וּר אֶשְׁכֶ֗ם וּבְזִיקוֹת֙ בִּֽעַרְתֶּ֔ם מִיָּדִי֙ הָיְתָה־זֹּ֣את לָכֶ֔ם לְמַעֲצֵבָ֖ה תִּשְׁכָּבֽוּן
İşte ateş yakan, kıvılcımlar kuşanan hepiniz; ateşinizin ışığında ve tutuşturduğunuz kıvılcımlarda gidin. Elimden size bu oldu; acı içinde yatacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 50:11
·
Tevrat
הֵ֧ן כֻּלְּכֶ֛ם קֹ֥דְחֵי אֵ֖שׁ מְאַזְּרֵ֣י זִיק֑וֹת לְכ֣וּ בְּא֣וּר אֶשְׁכֶ֗ם וּבְזִיקוֹת֙ בִּֽעַרְתֶּ֔ם מִיָּדִי֙ הָיְתָה־זֹּ֣את לָכֶ֔ם לְמַעֲצֵבָ֖ה תִּשְׁכָּבֽוּן
İşte ateş yakan, kıvılcımlar kuşanan hepiniz; ateşinizin ışığında ve tutuşturduğunuz kıvılcımlarda gidin. Elimden size bu oldu; acı içinde yatacaksınız.