948
Kullanım
3
Lemma
23
Türev
32
Anlam
3 lemma, 23 türev form
Örnek Ayetler (5 / 448)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 6:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בִּ֣י אֲדֹנָ֔י בַּמָּ֥ה אוֹשִׁ֖יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הִנֵּ֤ה אַלְפִּי֙ הַדַּ֣ל בִּמְנַשֶּׁ֔ה וְאָנֹכִ֥י הַצָּעִ֖יר בְּבֵ֥ית אָבִֽי
O da ona dedi ki: 'Lütfen Efendim, İsrail'i ne ile kurtaracağım? İşte Manaşe'de benim boyum en zayıfıdır ve ben babamın evinde en küçüğüm.'
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Hakimler 8:15
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֖ה זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֑ע אֲשֶׁר֩ חֵרַפְתֶּ֨ם אוֹתִ֜י לֵאמֹ֗ר הֲ֠כַף זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֤ע עַתָּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ כִּ֥י נִתֵּ֛ן לַאֲנָשֶׁ֥יךָ הַיְּעֵפִ֖ים לָֽחֶם
Sukkot adamlarına geldi ve dedi: "İşte Zevah ve Tsalmunna; ki 'Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki yorgun adamlarına ekmek verelim?' diyerek beni onlarla aşağıladınız."
Örnek Ayetler (3 / 368)
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Samuel 12:2
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֣לֶךְ מִתְהַלֵּ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֗ם וַאֲנִי֙ זָקַ֣נְתִּי וָשַׂ֔בְתִּי וּבָנַ֖י הִנָּ֣ם אִתְּכֶ֑ם וַאֲנִי֙ הִתְהַלַּ֣כְתִּי לִפְנֵיכֶ֔ם מִנְּעֻרַ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi işte, kral önünüzde yürüyor. Ben ise yaşlandım ve ağardım; oğullarım da işte sizinledir. Ben gençliğimden bu güne kadar önünüzde yürüdüm.
2. Krallar 7:13
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵעֲבָדָ֜יו וַיֹּ֗אמֶר וְיִקְחוּ־נָ֞א חֲמִשָּׁ֣ה מִן־הַסּוּסִים֮ הַֽנִּשְׁאָרִים֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָהּ֒ הִנָּ֗ם כְּכָל־הֲמ֤וֹן יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָ֔הּ הִנָּ֕ם כְּכָל־הֲמ֥וֹן יִשְׂרָאֵ֖ל אֲשֶׁר־תָּ֑מּוּ וְנִשְׁלְחָ֖ה וְנִרְאֶֽה
Kullarından biri yanıtladı ve dedi: 'Lütfen orada kalan atlardan beşini alsınlar; işte onlar, orada kalan bütün İsrail kalabalığı gibidir; işte onlar, tükenen bütün İsrail kalabalığı gibidir. Gönderelim ve görelim.'
2. Krallar 15:11
·
Tevrat
וְיֶ֖תֶר דִּבְרֵ֣י זְכַרְיָ֑ה הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֗ים עַל־סֵ֛פֶר דִּבְרֵ֥י הַיָּמִ֖ים לְמַלְכֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Zekeriya'nın işlerinin geri kalanı, işte onlar İsrail krallarının günlerin sözleri kitabında yazılıdır.
2. Krallar 15:15
·
Tevrat
וְיֶ֨תֶר֙ דִּבְרֵ֣י שַׁלּ֔וּם וְקִשְׁר֖וֹ אֲשֶׁ֣ר קָשָׁ֑ר הִנָּ֣ם כְּתֻבִ֗ים עַל־סֵ֛פֶר דִּבְרֵ֥י הַיָּמִ֖ים לְמַלְכֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Şallum'un işlerinin geri kalanı ve kurduğu komplosu, işte onlar İsrail krallarının günlerin sözleri kitabında yazılıdır.
2. Krallar 15:26
·
Tevrat
וְיֶ֛תֶר דִּבְרֵ֥י פְקַחְיָ֖ה וְכָל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֗ים עַל־סֵ֛פֶר דִּבְרֵ֥י הַיָּמִ֖ים לְמַלְכֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Pekahya'nın işlerinin geri kalanı ve yaptığı her şey, işte onlar İsrail krallarının günlerin sözleri kitabında yazılıdır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yaratılış 22:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְהָ֣אֱלֹהִ֔ים נִסָּ֖ה אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אַבְרָהָ֖ם וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי
Bu şeylerden sonra Tanrı İbrahim'i sınadı ve ona dedi: 'İbrahim.' O da dedi: 'İşte buradayım.'
Yaratılış 22:11
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֜יו מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֖אמֶר אַבְרָהָ֣ם אַבְרָהָ֑ם וַיֹּ֖אמֶר הִנֵּֽנִי
Yahve'nin elçisi göklerden ona çağırdı ve dedi: 'İbrahim, İbrahim.' O da dedi: 'İşte buradayım.'
Yaratılış 27:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ כִּֽי־זָקֵ֣ן יִצְחָ֔ק וַתִּכְהֶ֥יןָ עֵינָ֖יו מֵרְאֹ֑ת וַיִּקְרָ֞א אֶת־עֵשָׂ֣ו בְּנ֣וֹ הַגָּדֹ֗ל וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בְּנִ֔י וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו הִנֵּֽנִי
İshak yaşlandı ve gözleri görmekten zayıfladı; büyük oğlu Esav'ı çağırdı ve ona dedi: 'Oğlum.' O da ona dedi: 'İşte buradayım.'
Yaratılış 31:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י מַלְאַ֧ךְ הָאֱלֹהִ֛ים בַּחֲל֖וֹם יַֽעֲקֹ֑ב וָאֹמַ֖ר הִנֵּֽנִי
Tanrı'nın elçisi rüyada bana dedi: 'Yakup!' Ve dedim: 'İşte buradayım.'
Yaratılış 37:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא אַחֶ֨יךָ֙ רֹעִ֣ים בִּשְׁכֶ֔ם לְכָ֖ה וְאֶשְׁלָחֲךָ֣ אֲלֵיהֶ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ הִנֵּֽנִי
İsrail Yusuf'a dedi: 'Kardeşlerin Şekem'de gütmüyorlar mı? Gel, seni onlara göndereyim.' O da ona dedi: 'İşte buradayım.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 9:31
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בְּתָרְמָ֣ה לֵאמֹ֑ר הִנֵּה֩ גַ֨עַל בֶּן־עֶ֤בֶד וְאֶחָיו֙ בָּאִ֣ים שְׁכֶ֔מָה וְהִנָּ֛ם צָרִ֥ים אֶת־הָעִ֖יר עָלֶֽיךָ
Abimelek'e gizlice elçiler gönderdi ve dedi: 'İşte, Eved oğlu Gaal ve kardeşleri Şekem'e geliyorlar; ve işte, şehri sana karşı kışkırtıyorlar.'
Hezekiel 13:10
·
Tevrat
יַ֣עַן וּבְיַ֜עַן הִטְע֧וּ אֶת־עַמִּ֛י לֵאמֹ֥ר שָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין שָׁל֑וֹם וְהוּא֙ בֹּ֣נֶה חַ֔יִץ וְהִנָּ֛ם טָחִ֥ים אֹת֖וֹ תָּפֵֽל
Çünkü, evet çünkü, barış olmadığı halde 'Barış' diyerek halkımı saptırdılar; ve o bir duvar yapıyor ve işte onlar onu harçla sıvıyorlar.
2. Krallar 17:26
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ לְמֶ֣לֶךְ אַשּׁוּר֮ לֵאמֹר֒ הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֤ר הִגְלִ֨יתָ֙ וַתּ֨וֹשֶׁב֙ בְּעָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֶת־מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵ֣י הָאָ֑רֶץ וַיְשַׁלַּח־בָּ֣ם אֶת־הָאֲרָי֗וֹת וְהִנָּם֙ מְמִיתִ֣ים אוֹתָ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ אֵינָ֣ם יֹדְעִ֔ים אֶת־מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵ֥י הָאָֽרֶץ
Asur kralına dediler: 'Sürdüğün ve Samiriye şehirlerinde oturttuğun uluslar yerin Tanrısı'nın kuralını bilmiyorlar; O da onların arasına aslanlar gönderdi ve işte, yerin Tanrısı'nın kuralını bilmedikleri için onları öldürüyorlar.'
1. Krallar 1:25
·
Tevrat
כִּ֣י יָרַ֣ד הַיּ֗וֹם וַ֠יִּזְבַּח שׁ֥וֹר וּֽמְרִיא־וְצֹאן֮ לָרֹב֒ וַיִּקְרָא֩ לְכָל־בְּנֵ֨י הַמֶּ֜לֶךְ וּלְשָׂרֵ֤י הַצָּבָא֙ וּלְאֶבְיָתָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְהִנָּ֛ם אֹכְלִ֥ים וְשֹׁתִ֖ים לְפָנָ֑יו וַיֹּ֣אמְר֔וּ יְחִ֖י הַמֶּ֥לֶךְ אֲדֹנִיָּֽהוּ
Çünkü bugün indi ve bolca boğa, besili hayvan ve sürü kurban kesti; kralın bütün oğullarını, ordu komutanlarını ve kâhin Evyatar'ı çağırdı. İşte onlar onun önünde yiyorlar ve içiyorlar ve 'Yaşasın kral Adoniyahu' dediler.
Yeşu 7:21
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא בַשָּׁלָ֡ל אַדֶּ֣רֶת שִׁנְעָר֩ אַחַ֨ת טוֹבָ֜ה וּמָאתַ֧יִם שְׁקָלִ֣ים כֶּ֗סֶף וּלְשׁ֨וֹן זָהָ֤ב אֶחָד֙ חֲמִשִּׁ֤ים שְׁקָלִים֙ מִשְׁקָל֔וֹ וָֽאֶחְמְדֵ֖ם וָֽאֶקָּחֵ֑ם וְהִנָּ֨ם טְמוּנִ֥ים בָּאָ֛רֶץ בְּת֥וֹךְ הָאָֽהֳלִ֖י וְהַכֶּ֥סֶף תַּחְתֶּֽיהָ
Ganimetin içinde iyi bir Şinar cüppesi, iki yüz şekel (~2.2 kg) gümüş ve elli şekel (~550 gram) ağırlığında bir altın dil gördüm; onları arzuladım ve onları aldım. Ve işte onlar çadırımın içinde yere gizlenmiştir ve gümüş onun altındadır.'
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 13:5
·
Tevrat
כִּי֩ הִנָּ֨ךְ הָרָ֜ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֗ן וּמוֹרָה֙ לֹא־יַעֲלֶ֣ה עַל־רֹאשׁ֔וֹ כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים יִהְיֶ֥ה הַנַּ֖עַר מִן־הַבָּ֑טֶן וְה֗וּא יָחֵ֛ל לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֥ד פְּלִשְׁתִּֽים
Çünkü işte sen gebesin ve oğul doğuracaksın ve onun başı üzerine ustura çıkmayacak; çünkü çocuk rahimden Tanrı'nın adanmışı olacak ve o İsrail'i Filistlilerin elinden kurtarmaya başlayacak.
Hakimler 13:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לִ֔י הִנָּ֥ךְ הָרָ֖ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֑ן וְעַתָּ֞ה אַל־תִּשְׁתִּ֣י יַ֣יִן וְשֵׁכָ֗ר וְאַל־תֹּֽאכְלִי֙ כָּל־טֻמְאָ֔ה כִּֽי־נְזִ֤יר אֱלֹהִים֙ יִהְיֶ֣ה הַנַּ֔עַר מִן־הַבֶּ֖טֶן עַד־י֥וֹם מוֹתֽוֹ
Ve bana dedi: 'İşte sen gebesin ve oğul doğuracaksın; ve şimdi şarap ve içki içme ve hiçbir kirlilik yeme, çünkü çocuk rahimden ölüm gününe kadar Tanrı'nın adanmışı olacak.'
Yaratılış 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הִנָּ֥ךְ הָרָ֖ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֑ן וְקָרָ֤את שְׁמוֹ֙ יִשְׁמָעֵ֔אל כִּֽי־שָׁמַ֥ע יְהוָ֖ה אֶל־עָנְיֵֽךְ
Yahve'nin elçisi ona dedi: 'İşte sen gebesin ve bir oğul doğuracaksın; onun adını İsmail koyacaksın, çünkü Yahve senin ezilmişliğini işitti.
Yaratılış 20:3
·
Tevrat
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל
Tanrı gece rüyasında Abimelek'e geldi ve ona dedi ki: 'İşte, aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o bir kocayla evlidir.'
Yasa'nın Tekrarı 31:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה אַחֲרֵ֣י אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֨מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ
Ve Yahve Musa'ya dedi: 'İşte sen babalarınla yatıyorsun; ve bu halk kalkacak ve ortasına girdiği diyarın yabancı ilahlarının ardınca fahişelik edecek, beni terk edecek ve onunla yaptığım antlaşmamı bozacak.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Yaratılış 6:17
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא אֶת־הַמַּבּ֥וּל מַ֨יִם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְשַׁחֵ֣ת כָּל־בָּשָׂ֗ר אֲשֶׁר־בּוֹ֙ ר֣וּחַ חַיִּ֔ים מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם כֹּ֥ל אֲשֶׁר־בָּאָ֖רֶץ יִגְוָֽע
Ve ben, işte ben, göklerin altında içinde yaşam ruhu olan her beşeri yok etmek için yere suların tufanını getiriyorum; yerde olan her şey ölecektir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:18
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א אֶל־אָבִ֖יו וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֑י וַיֹּ֣אמֶר הִנֶּ֔נִּי מִ֥י אַתָּ֖ה בְּנִֽי
Babasına geldi ve dedi: 'Babam.' O da dedi: 'İşte buradayım, sen kimsin oğlum?'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 50:18
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ גַּם־אֶחָ֔יו וַֽיִּפְּל֖וּ לְפָנָ֑יו וַיֹּ֣אמְר֔וּ הִנֶּ֥נּֽוּ לְךָ֖ לַעֲבָדִֽים
Ve onun kardeşleri de gittiler, ve onun önüne düştüler; ve dediler: 'İşte biz sana kullarız.'
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 23:17
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה
Ona geldi ve işte o, yakmalık sunusunun yanında duruyordu ve Moab önderleri onunlaydı. Balak ona dedi: 'Yahve ne konuştu?'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 22:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִצְחָ֜ק אֶל־אַבְרָהָ֤ם אָבִיו֙ וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֔י וַיֹּ֖אמֶר הִנֶּ֣נִּֽי בְנִ֑י וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה הָאֵשׁ֙ וְהָ֣עֵצִ֔ים וְאַיֵּ֥ה הַשֶּׂ֖ה לְעֹלָֽה
İshak babası İbrahim'e dedi ve dedi: 'Babam.' O da dedi: 'İşte buradayım oğlum.' Ve dedi: 'İşte ateş ve odunlar, yakmalık sunu için kuzu nerede?'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 1:10
·
Tevrat
יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם הִרְבָּ֣ה אֶתְכֶ֑ם וְהִנְּכֶ֣ם הַיּ֔וֹם כְּכוֹכְבֵ֥י הַשָּׁמַ֖יִם לָרֹֽב
Tanrınız Yahve sizi çoğalttı ve işte siz bugün çoklukta göklerin yıldızları gibisiniz.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 16:2
·
Tevrat
לַֽעַזָּתִ֣ים לֵאמֹ֗ר בָּ֤א שִׁמְשׁוֹן֙ הֵ֔נָּה וַיָּסֹ֛בּוּ וַיֶּאֶרְבוּ־ל֥וֹ כָל־הַלַּ֖יְלָה בְּשַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיִּתְחָרְשׁ֤וּ כָל־הַלַּ֨יְלָה֙ לֵאמֹ֔ר עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וַהֲרְגְנֻֽהוּ
Gazzelilere, 'Şimşon buraya geldi' diyerek bildirildi. Kuşattılar ve şehrin kapısında bütün gece ona pusu kurdular. Bütün gece sessiz kalıp dediler: 'Sabahın ışığına kadar, ve onu öldüreceğiz.'
Hakimler 16:13
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר דְּלִילָ֜ה אֶל־שִׁמְשׁ֗וֹן עַד־הֵ֜נָּה הֵתַ֤לְתָּ בִּי֙ וַתְּדַבֵּ֤ר אֵלַי֙ כְּזָבִ֔ים הַגִּ֣ידָה לִּ֔י בַּמֶּ֖ה תֵּאָסֵ֑ר וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־תַּאַרְגִ֗י אֶת־שֶׁ֛בַע מַחְלְפ֥וֹת רֹאשִׁ֖י עִם־הַמַּסָּֽכֶת
Delila Şimşon'a dedi: 'Şimdiye kadar benimle alay ettin ve bana yalanlar konuştun. Bana bildir, neyle bağlanırsın?' O da ona dedi: 'Eğer başımın yedi örgüsünü tezgâhla birlikte dokursan.'
Hakimler 19:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֲדֹנָ֔יו לֹ֤א נָסוּר֙ אֶל־עִ֣יר נָכְרִ֔י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־מִבְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הֵ֑נָּה וְעָבַ֖רְנוּ עַד־גִּבְעָֽה
Efendisi ona dedi ki: 'İsrail oğullarından olmayan yabancı bir şehre sapmayacağız; ve Giva'ya kadar geçeceğiz.'
Hezekiel 40:4
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלַ֜י הָאִ֗ישׁ בֶּן־אָדָ֡ם רְאֵ֣ה בְעֵינֶיךָ֩ וּבְאָזְנֶ֨יךָ שְּׁמָ֜ע וְשִׂ֣ים לִבְּךָ֗ לְכֹ֤ל אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתָ֔ךְ כִּ֛י לְמַ֥עַן הַרְאוֹתְכָ֖ה הֻבָ֣אתָה הֵ֑נָּה הַגֵּ֛ד אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Adam bana konuştu: 'İnsanoğlu, gözlerinle gör ve kulaklarınla işit ve sana gösterdiğim her şeye kalbini koy; çünkü sana göstermek için buraya getirildin. Gördüğün her şeyi İsrail evine bildir.'
2. Samuel 5:6
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הַמֶּ֤לֶךְ וַֽאֲנָשָׁיו֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֶל־הַיְבֻסִ֖י יוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ וַיֹּ֨אמֶר לְדָוִ֤ד לֵאמֹר֙ לֹא־תָב֣וֹא הֵ֔נָּה כִּ֣י אִם־הֱסִֽירְךָ֗ הַעִוְרִ֤ים וְהַפִּסְחִים֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־יָב֥וֹא דָוִ֖ד הֵֽנָּה
Kral ve adamları Yeruşalim'e, yerde oturan Yevuslulara gittiler; Davut'a diyerek dediler: 'Buraya gelmeyeceksin, ancak körler ve topallar seni uzaklaştıracaklar', diyerek: 'Davut buraya gelmeyecek.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 1:10
·
Tevrat
וָאֶעֱמֹ֤ד עָלָיו֙ וַאֲמֹ֣תְתֵ֔הוּ כִּ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י לֹ֥א יִֽחְיֶ֖ה אַחֲרֵ֣י נִפְל֑וֹ וָאֶקַּ֞ח הַנֵּ֣זֶר אֲשֶׁ֣ר עַל־רֹאשׁ֗וֹ וְאֶצְעָדָה֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרֹע֔וֹ וָאֲבִיאֵ֥ם אֶל־אֲדֹנִ֖י הֵֽנָּה
Üzerinde durdum ve onu öldürdüm; çünkü düştükten sonra yaşamayacağını biliyordum. Başının üzerindeki tacı ve kolunun üzerindeki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.
2. Samuel 5:6
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ הַמֶּ֤לֶךְ וַֽאֲנָשָׁיו֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֶל־הַיְבֻסִ֖י יוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ וַיֹּ֨אמֶר לְדָוִ֤ד לֵאמֹר֙ לֹא־תָב֣וֹא הֵ֔נָּה כִּ֣י אִם־הֱסִֽירְךָ֗ הַעִוְרִ֤ים וְהַפִּסְחִים֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־יָב֥וֹא דָוִ֖ד הֵֽנָּה
Kral ve adamları Yeruşalim'e, yerde oturan Yevuslulara gittiler; Davut'a diyerek dediler: 'Buraya gelmeyeceksin, ancak körler ve topallar seni uzaklaştıracaklar', diyerek: 'Davut buraya gelmeyecek.'
Yeremya 31:8
·
Tevrat
הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא אוֹתָ֜ם מֵאֶ֣רֶץ צָפ֗וֹן וְקִבַּצְתִּים֮ מִיַּרְכְּתֵי־אָרֶץ֒ בָּ֚ם עִוֵּ֣ר וּפִסֵּ֔חַ הָרָ֥ה וְיֹלֶ֖דֶת יַחְדָּ֑ו קָהָ֥ל גָּד֖וֹל יָשׁ֥וּבוּ הֵֽנָּה
İşte ben onları kuzey diyarından getiriyorum ve onları yerin uçlarından toplayacağım; onların arasında kör ve topal, hamile ve doğuran birlikte olacak; büyük topluluk buraya dönecekler.
1. Samuel 1:16
·
Tevrat
אַל־תִּתֵּן֙ אֶת־אֲמָ֣תְךָ֔ לִפְנֵ֖י בַּת־בְּלִיָּ֑עַל כִּֽי־מֵרֹ֥ב שִׂיחִ֛י וְכַעְסִ֖י דִּבַּ֥רְתִּי עַד־הֵֽנָּה
'Kulunu değersizlik kızı sayma; çünkü derdimin ve üzüntümün çokluğundan şimdiye kadar konuştum.'
2. Krallar 8:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א אֱלִישָׁע֙ דַּמֶּ֔שֶׂק וּבֶן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם חֹלֶ֑ה וַיֻּגַּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר בָּ֛א אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים עַד־הֵֽנָּה
Elişa Şam'a geldi; Aram kralı Ben-Hadat hastaydı. Ona bildirilerek dendi: 'Tanrı adamı buraya kadar geldi.'
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 20:21
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ אֶשְׁלַ֣ח אֶת־הַנַּ֔עַר לֵ֖ךְ מְצָ֣א אֶת־הַחִצִּ֑ים אִם־אָמֹר֩ אֹמַ֨ר לַנַּ֜עַר הִנֵּ֥ה הַחִצִּ֣ים מִמְּךָ֣ וָהֵ֗נָּה קָחֶ֧נּוּ וָבֹ֛אָה כִּֽי־שָׁל֥וֹם לְךָ֛ וְאֵ֥ין דָּבָ֖ר חַי־יְהוָֽה
Ve işte, genci göndereceğim: 'Git, okları bul.' Eğer gence kesinlikle, 'İşte, oklar senden bu yanadır, onu al' dersem, o zaman gel; çünkü Yahve yaşıyor ki, senin için esenlik vardır ve hiçbir söz yoktur.
2. Krallar 2:8
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֵלִיָּ֨הוּ אֶת־אַדַּרְתּ֤וֹ וַיִּגְלֹם֙ וַיַּכֶּ֣ה אֶת־הַמַּ֔יִם וַיֵּחָצ֖וּ הֵ֣נָּה וָהֵ֑נָּה וַיַּעַבְר֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם בֶּחָרָבָֽה
İlyas cübbesini aldı, dürdü ve sulara vurdu; sular iki yana yarıldı ve ikisi kuruda geçtiler.
2. Krallar 2:14
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֶת־אַדֶּ֨רֶת אֵלִיָּ֜הוּ אֲשֶׁר־נָפְלָ֤ה מֵֽעָלָיו֙ וַיַּכֶּ֣ה אֶת־הַמַּ֔יִם וַיֹּאמַ֕ר אַיֵּ֕ה יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֵלִיָּ֑הוּ אַף־ה֣וּא וַיַּכֶּ֣ה אֶת־הַמַּ֗יִם וַיֵּֽחָצוּ֙ הֵ֣נָּה וָהֵ֔נָּה וַֽיַּעֲבֹ֖ר אֱלִישָֽׁע
İlyas'ın üzerinden düşen cübbesini aldı, sulara vurdu ve dedi: 'İlyas'ın Tanrısı Yahve nerede?' O da sulara vurdu, sular iki yana yarıldı ve Elişa geçti.
1. Krallar 20:40
·
Tevrat
וַיְהִ֣י עַבְדְּךָ֗ עֹשֵׂ֥ה הֵ֛נָּה וָהֵ֖נָּה וְה֣וּא אֵינֶ֑נּוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֧יו מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֛ל כֵּ֥ן מִשְׁפָּטֶ֖ךָ אַתָּ֥ה חָרָֽצְתָּ
Kulun buraya ve oraya yaparken o yoktu. Ve İsrail kralı ona dedi: 'Hükmün böyledir, sen kestin.'
Yeşu 8:20
·
Tevrat
וַיִּפְנ֣וּ אַנְשֵׁי֩ הָעַ֨י אַחֲרֵיהֶ֜ם וַיִּרְא֗וּ וְהִנֵּ֨ה עָלָ֜ה עֲשַׁ֤ן הָעִיר֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וְלֹא־הָיָ֨ה בָהֶ֥ם יָדַ֛יִם לָנ֖וּס הֵ֣נָּה וָהֵ֑נָּה וְהָעָם֙ הַנָּ֣ס הַמִּדְבָּ֔ר נֶהְפַּ֖ךְ אֶל־הָרוֹדֵֽף
Ay adamları arkalarına döndüler ve gördüler; ve işte şehrin dumanı göklere çıkıyordu. Buraya ve oraya kaçmaya onlarda eller yoktu ve çöle kaçan halk kovalayana döndü.
Örnek Ayetler (4 / 22)
Hezekiel 18:4
·
Tevrat
הֵ֤ן כָּל־הַנְּפָשׁוֹת֙ לִ֣י הֵ֔נָּה כְּנֶ֧פֶשׁ הָאָ֛ב וּכְנֶ֥פֶשׁ הַבֵּ֖ן לִי־הֵ֑נָּה הַנֶּ֥פֶשׁ הַחֹטֵ֖את הִ֥יא תָמֽוּת
İşte bütün canlar benimdir; babanın canı gibi oğlun canı da benimdir; günah işleyen can, o ölecektir.
Hezekiel 23:45
·
Tevrat
וַאֲנָשִׁ֣ים צַדִּיקִ֗ם הֵ֚מָּה יִשְׁפְּט֣וּ אֽוֹתְהֶ֔ם מִשְׁפַּט֙ נֹֽאֲפ֔וֹת וּמִשְׁפַּ֖ט שֹׁפְכ֣וֹת דָּ֑ם כִּ֤י נֹֽאֲפֹת֙ הֵ֔נָּה וְדָ֖ם בִּֽידֵיהֶֽן
Ve doğru adamlar, onları zina eden kadınların yargısıyla ve kan döken kadınların yargısıyla yargılayacaklar; çünkü onlar zina eden kadınlardır ve ellerinde kan var.
Hezekiel 42:6
·
Tevrat
כִּ֤י מְשֻׁלָּשׁוֹת֙ הֵ֔נָּה וְאֵ֤ין לָהֶן֙ עַמּוּדִ֔ים כְּעַמּוּדֵ֖י הַחֲצֵר֑וֹת עַל־כֵּ֣ן נֶאֱצַ֗ל מֵהַתַּחְתּוֹנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽיכֹנ֖וֹת מֵהָאָֽרֶץ
Çünkü onlar üç katlıydılar ve avluların sütunları gibi onların sütunları yoktu; bu yüzden yerden altlardan ve ortalardan ayrılmıştı.
Hezekiel 42:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י לִֽשְׁכ֨וֹת הַצָּפ֜וֹן לִֽשְׁכ֣וֹת הַדָּרוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אֶל־פְּנֵ֣י הַגִּזְרָה֒ הֵ֣נָּה לִֽשְׁכ֣וֹת הַקֹּ֗דֶשׁ אֲשֶׁ֨ר יֹאכְלוּ־שָׁ֧ם הַכֹּהֲנִ֛ים אֲשֶׁר־קְרוֹבִ֥ים לַֽיהוָ֖ה קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֑ים שָׁ֞ם יַנִּ֣יחוּ קָדְשֵׁ֣י הַקֳּדָשִׁ֗ים וְהַמִּנְחָה֙ וְהַחַטָּ֣את וְהָאָשָׁ֔ם כִּ֥י הַמָּק֖וֹם קָדֹֽשׁ
Ve bana dedi: 'Ayrılmış yerin yüzüne doğru olan kuzey odaları ve güney odaları, onlar kutsallık odalarıdır; Yahve'ye yakın olan kâhinler kutsalların kutsallarını orada yiyecekler. Kutsalların kutsallarını, tahıl sunusunu, günah sunusunu ve suç sunusunu oraya koyacaklar; çünkü yer kutsaldır.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 16:51
·
Tevrat
וְשֹׁ֣מְר֔וֹן כַּחֲצִ֥י חַטֹּאתַ֖יִךְ לֹ֣א חָטָ֑אָה וַתַּרְבִּ֤י אֶת־תּוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ מֵהֵ֔נָּה וַתְּצַדְּקִי֙ אֶת־אֲחוֹתַ֔יִךְ בְּכָל־תּוֹעֲבוֹתַ֖יִךְ אֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂית
Samiriye senin günahlarının yarısı kadar günah işlemedi; iğrençliklerini onlardan daha fazla çoğalttın ve yaptığın bütün iğrençliklerinle kız kardeşlerini haklı çıkardın.
Hezekiel 42:5
·
Tevrat
וְהַלְּשָׁכ֥וֹת הָעֶלְיוֹנֹ֖ת קְצֻר֑וֹת כִּֽי־יוֹכְל֨וּ אַתִּיקִ֜ים מֵהֵ֗נָה מֵֽהַתַּחְתֹּנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽכֹנ֖וֹת בִּנְיָֽן
Üst odalar da kısaydı; çünkü galeriler binanın altlarından ve ortalarından onlardan alıyorlardı.
Yeremya 5:6
·
Tevrat
עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם
Bu yüzden ormandan aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları yıkıma uğratacak, pars onların şehirlerini gözlüyor; onlardan her çıkan parçalanacak. Çünkü onların isyanları çoğaldı, onların döneklikleri güçlendi.
Yeşaya 34:16
·
Tevrat
דִּרְשׁ֨וּ מֵֽעַל־סֵ֤פֶר יְהוָה֙ וּֽקְרָ֔אוּ אַחַ֤ת מֵהֵ֨נָּה֙ לֹ֣א נֶעְדָּ֔רָה אִשָּׁ֥ה רְעוּתָ֖הּ לֹ֣א פָקָ֑דוּ כִּֽי־פִי֙ ה֣וּא צִוָּ֔ה וְרוּח֖וֹ ה֥וּא קִבְּצָֽן
Yahve'nin kitabından araştırın ve okuyun; bunlardan hiçbiri eksik olmayacak, biri arkadaşını aramayacak; çünkü onun ağzı buyurdu ve onun ruhu onları topladı.
1. Tarihler 21:10
·
Tevrat
לֵךְ֩ וְדִבַּרְתָּ֨ אֶל־דָּוִ֜יד לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שָׁל֕וֹשׁ אֲנִ֖י נֹטֶ֣ה עָלֶ֑יךָ בְּחַר־לְךָ֛ אַחַ֥ת מֵהֵ֖נָּה וְאֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ
Git ve Davut'a konuşarak de: 'Yahve şöyle dedi: Senin üzerine üç şey uzatıyorum; onlardan birini kendine seç, sana onu yapayım.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 1:5
·
Tevrat
וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ דְּמ֖וּת אַרְבַּ֣ע חַיּ֑וֹת וְזֶה֙ מַרְאֵֽיהֶ֔ן דְּמ֥וּת אָדָ֖ם לָהֵֽנָּה
Ve onun içinden dört canlının benzerliği vardı; ve onların görünümü budur: onlara insan benzerliği vardı.
Hezekiel 1:23
·
Tevrat
וְתַ֨חַת֙ הָרָקִ֔יעַ כַּנְפֵיהֶ֣ם יְשָׁר֔וֹת אִשָּׁ֖ה אֶל־אֲחוֹתָ֑הּ לְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה וּלְאִ֗ישׁ שְׁתַּ֤יִם מְכַסּוֹת֙ לָהֵ֔נָּה אֵ֖ת גְּוִיֹּתֵיהֶֽם
Ve kubbenin altında kanatları birbirine doğru düzdü; her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı ve her birinin bedenlerini örten iki kanadı vardı.
Hezekiel 42:9
·
Tevrat
וּמִתַּ֖חַת הַלְּשָׁכ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה הַמֵּבִיא֙ מֵֽהַקָּדִ֔ים בְּבֹא֣וֹ לָהֵ֔נָּה מֵֽהֶחָצֵ֖ר הַחִצֹנָֽה
Ve bu odaların altından, dış avludan onlara gelirken doğudan giriş vardı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 30:17
·
Tevrat
בַּח֥וּרֵי אָ֛וֶן וּפִי־בֶ֖סֶת בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֑לוּ וְהֵ֖נָּה בַּשְּׁבִ֥י תֵלַֽכְנָה
Aven'in ve Pi-Beset'in gençleri kılıçla düşecekler; ve onlar tutsaklığa gidecekler.
2. Samuel 4:6
·
Tevrat
וְ֠הֵנָּה בָּ֜אוּ עַד־תּ֤וֹךְ הַבַּ֨יִת֙ לֹקְחֵ֣י חִטִּ֔ים וַיַּכֻּ֖הוּ אֶל־הַחֹ֑מֶשׁ וְרֵכָ֛ב וּבַעֲנָ֥ה אָחִ֖יו נִמְלָֽטוּ
Ve işte evin ortasına kadar buğday alanlar olarak geldiler ve onu karnından vurdular; Rekav ve kardeşi Baana kaçtılar.
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 5:17
·
Tevrat
וְאָכַ֨ל קְצִֽירְךָ֜ וְלַחְמֶ֗ךָ יֹאכְלוּ֙ בָּנֶ֣יךָ וּבְנוֹתֶ֔יךָ יֹאכַ֤ל צֹאנְךָ֙ וּבְקָרֶ֔ךָ יֹאכַ֥ל גַּפְנְךָ֖ וּתְאֵנָתֶ֑ךָ יְרֹשֵׁ֞שׁ עָרֵ֣י מִבְצָרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בּוֹטֵ֥חַ בָּהֵ֖נָּה בֶּחָֽרֶב
Ve hasadını ve ekmeğini yiyecek; oğullarını ve kızlarını yiyecekler; sürünü ve sığırını yiyecek; asmanı ve incirini yiyecek; onlara güvendiğin surlu şehirlerini kılıçla parçalayacak.
Levililer 5:22
·
Tevrat
אֽוֹ־מָצָ֧א אֲבֵדָ֛ה וְכִ֥חֶשׁ בָּ֖הּ וְנִשְׁבַּ֣ע עַל־שָׁ֑קֶר עַל־אַחַ֗ת מִכֹּ֛ל אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה הָאָדָ֖ם לַחֲטֹ֥א בָהֵֽנָּה
Veya kayıp bir şey bulursa ve onun hakkında yalan söylerse ve yalan yere yemin ederse, insanın onlarda günah işlemek için yaptığı bütün şeylerin birinde;
Çölde Sayım 13:19
·
Tevrat
וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים
İçinde oturduğu yerin nasıl olduğunu, iyi mi yoksa kötü mü olduğunu; ve içinde oturduğu şehirlerin nasıl olduğunu, ordugahlarda mı yoksa kalelerde mi olduğunu görün.