47
Kullanım
1
Lemma
7
Türev
10
Anlam
1 lemma, 7 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
דַּל Lemma | dal | zayıf, zayıf, yoksul, düşük | Sıfat | 20 | ||
דַלִּים | dallim | zayıflar, zayıf, yoksul, düşük | Sıfat | 16 | ||
Örnek Ayetler (5 / 16) Amos 2:7 · Tevrat הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler. Amos 4:1 · Tevrat שִׁמְע֞וּ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה פָּר֤וֹת הַבָּשָׁן֙ אֲשֶׁר֙ בְּהַ֣ר שֹֽׁמְר֔וֹן הָעֹשְׁק֣וֹת דַּלִּ֔ים הָרֹצְצ֖וֹת אֶבְיוֹנִ֑ים הָאֹמְרֹ֥ת לַאֲדֹֽנֵיהֶ֖ם הָבִ֥יאָה וְנִשְׁתֶּֽה Samiriye dağında olan, zayıfları ezen, yoksulları ezen, efendilerine 'Getir ve içelim' diyen Başhan inekleri, bu sözü dinleyin. Amos 8:6 · Tevrat לִקְנ֤וֹת בַּכֶּ֨סֶף֙ דַּלִּ֔ים וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֣וּר נַעֲלָ֑יִם וּמַפַּ֥ל בַּ֖ר נַשְׁבִּֽיר Fakirleri gümüşle ve yoksulu bir çift çarık için satın almak için; ve buğdayın döküntüsünü satacağız. Yeremya 5:4 · Tevrat וַאֲנִ֣י אָמַ֔רְתִּי אַךְ־דַּלִּ֖ים הֵ֑ם נוֹאֲל֕וּ כִּ֣י לֹ֤א יָדְעוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵיהֶֽם Ve ben dedim: Onlar sadece yoksuldurlar, akılsızca davrandılar; çünkü Yahve'nin yolunu, Tanrılarının yargısını bilmediler. Yeşaya 10:2 · Tevrat לְהַטּ֤וֹת מִדִּין֙ דַּלִּ֔ים וְלִגְזֹ֕ל מִשְׁפַּ֖ט עֲנִיֵּ֣י עַמִּ֑י לִהְי֤וֹת אַלְמָנוֹת֙ שְׁלָלָ֔ם וְאֶת־יְתוֹמִ֖ים יָבֹֽזּוּ Zayıfları yargıdan saptırmak ve halkımın düşkünlerinin hakkını soymak için, dulların onların ganimeti olması için ve yetimleri yağmalayacaklar. | ||||||
וְדָל | ve-dal | ve sarkan, sarkan, zayıf, yoksul | Sıfat | 4 | ||
לַדַּל | la-ddal | zayıfa, zayıf, yoksul, düşük | Sıfat | 3 | ||
הַדַּל | haddal | zayıf, zayıf, yoksul, düşük | Sıfat | 1 | ||
וְהַדַּל | ve-ha-ddal | ve sarkan, sarkmak, zayıf, yoksul | Sıfat | 1 | ||
וְדַלִּֽים | ve-dallim | ve sarkanlar, sarkan, zayıf, yoksul | Sıfat | 1 | ||
הַדַּלִּים | haddallim | zayıflar, zayıf, yoksul, düşkün | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20)
Amos 5:11
·
Tevrat
לָ֠כֵן יַ֣עַן בּוֹשַׁסְכֶ֞ם עַל־דָּ֗ל וּמַשְׂאַת־בַּר֙ תִּקְח֣וּ מִמֶּ֔נּוּ בָּתֵּ֥י גָזִ֛ית בְּנִיתֶ֖ם וְלֹא־תֵ֣שְׁבוּ בָ֑ם כַּרְמֵי־חֶ֣מֶד נְטַעְתֶּ֔ם וְלֹ֥א תִשְׁתּ֖וּ אֶת־יֵינָֽם
Bu yüzden zayıfı çiğnediğiniz ve ondan buğday vergisi aldığınız için, yontma taştan evler yaptınız ama onlarda oturmayacaksınız; güzel bağlar diktiniz ama onların şarabını içmeyeceksiniz.
2. Samuel 13:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֣וּעַ אַ֠תָּה כָּ֣כָה דַּ֤ל בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר הֲל֖וֹא תַּגִּ֣יד לִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אַמְנ֔וֹן אֶת־תָּמָ֗ר אֲח֛וֹת אַבְשָׁלֹ֥ם אָחִ֖י אֲנִ֥י אֹהֵֽב
Ona dedi ki: 'Ey kral oğlu, neden her sabah böyle bitkinsin? Bana bildirmeyecek misin?' Amnon ona dedi ki: 'Kardeşim Avşalom'un kız kardeşi Tamar'ı seviyorum.'
1. Samuel 2:8
·
Tevrat
מֵקִ֨ים מֵעָפָ֜ר דָּ֗ל מֵֽאַשְׁפֹּת֙ יָרִ֣ים אֶבְי֔וֹן לְהוֹשִׁיב֙ עִם־נְדִיבִ֔ים וְכִסֵּ֥א כָב֖וֹד יַנְחִלֵ֑ם כִּ֤י לַֽיהוָה֙ מְצֻ֣קֵי אֶ֔רֶץ וַיָּ֥שֶׁת עֲלֵיהֶ֖ם תֵּבֵֽל
Düşkünü topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir; soylularla oturtmak ve onlara yücelik tahtını miras bırakmak için. Çünkü yerin sütunları Yahve'nindir ve dünyayı onların üzerine koydu.
Mezmurlar 41:2
·
Tevrat
אַ֭שְׁרֵי מַשְׂכִּ֣יל אֶל־דָּ֑ל בְּי֥וֹם רָ֝עָ֗ה יְֽמַלְּטֵ֥הוּ יְהוָֽה
Zayıfa anlayışlı davranana ne mutlu; kötülük gününde Yahve onu kurtarır.
Mezmurlar 72:13
·
Tevrat
יָ֭חֹס עַל־דַּ֣ל וְאֶבְי֑וֹן וְנַפְשׁ֖וֹת אֶבְיוֹנִ֣ים יוֹשִֽׁיעַ
Zayıfın ve yoksulun üzerine acıyacak; ve yoksulların canlarını kurtaracak.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Amos 4:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה פָּר֤וֹת הַבָּשָׁן֙ אֲשֶׁר֙ בְּהַ֣ר שֹֽׁמְר֔וֹן הָעֹשְׁק֣וֹת דַּלִּ֔ים הָרֹצְצ֖וֹת אֶבְיוֹנִ֑ים הָאֹמְרֹ֥ת לַאֲדֹֽנֵיהֶ֖ם הָבִ֥יאָה וְנִשְׁתֶּֽה
Samiriye dağında olan, zayıfları ezen, yoksulları ezen, efendilerine 'Getir ve içelim' diyen Başhan inekleri, bu sözü dinleyin.
Amos 8:6
·
Tevrat
לִקְנ֤וֹת בַּכֶּ֨סֶף֙ דַּלִּ֔ים וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֣וּר נַעֲלָ֑יִם וּמַפַּ֥ל בַּ֖ר נַשְׁבִּֽיר
Fakirleri gümüşle ve yoksulu bir çift çarık için satın almak için; ve buğdayın döküntüsünü satacağız.
Yeremya 5:4
·
Tevrat
וַאֲנִ֣י אָמַ֔רְתִּי אַךְ־דַּלִּ֖ים הֵ֑ם נוֹאֲל֕וּ כִּ֣י לֹ֤א יָדְעוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve ben dedim: Onlar sadece yoksuldurlar, akılsızca davrandılar; çünkü Yahve'nin yolunu, Tanrılarının yargısını bilmediler.
Yeşaya 10:2
·
Tevrat
לְהַטּ֤וֹת מִדִּין֙ דַּלִּ֔ים וְלִגְזֹ֕ל מִשְׁפַּ֖ט עֲנִיֵּ֣י עַמִּ֑י לִהְי֤וֹת אַלְמָנוֹת֙ שְׁלָלָ֔ם וְאֶת־יְתוֹמִ֖ים יָבֹֽזּוּ
Zayıfları yargıdan saptırmak ve halkımın düşkünlerinin hakkını soymak için, dulların onların ganimeti olması için ve yetimleri yağmalayacaklar.
Örnek Ayetler (4)
Sefanya 3:12
·
Tevrat
וְהִשְׁאַרְתִּ֣י בְקִרְבֵּ֔ךְ עַ֥ם עָנִ֖י וָדָ֑ל וְחָס֖וּ בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Senin içinde alçakgönüllü ve yoksul bir halk bırakacağım; onlar Yahve'nin adına sığınacaklar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:4
·
Tevrat
ה֗וֹן יֹ֭סִיף רֵעִ֣ים רַבִּ֑ים וְ֝דָ֗ל מֵרֵ֥עהוּ יִפָּרֵֽד
Servet birçok dost ekler, ve yoksul dostundan ayrılır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:11
·
Tevrat
חָכָ֣ם בְּ֭עֵינָיו אִ֣ישׁ עָשִׁ֑יר וְדַ֖ל מֵבִ֣ין יַחְקְרֶֽנּוּ
Zengin adam kendi gözlerinde bilgedir, ve anlayan yoksul onu araştırır.
Mısır'dan Çıkış 23:3
·
Tevrat
וְדָ֕ל לֹ֥א תֶהְדַּ֖ר בְּרִיבֽוֹ
Ve davasında yoksulu yüceltmeyeceksin.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 25:4
·
Tevrat
כִּֽי־הָיִ֨יתָ מָע֥וֹז לַדָּ֛ל מָע֥וֹז לָאֶבְי֖וֹן בַּצַּר־ל֑וֹ מַחְסֶ֤ה מִזֶּ֨רֶם֙ צֵ֣ל מֵחֹ֔רֶב כִּ֛י ר֥וּחַ עָרִיצִ֖ים כְּזֶ֥רֶם קִֽיר
Çünkü yoksula bir sığınak, sıkıntısında muhtaca bir sığınak, fırtınadan bir barınak, sıcaktan bir gölge oldun; çünkü acımasızların rüzgarı duvara çarpan fırtına gibidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:9
·
Tevrat
טֽוֹב־עַ֭יִן ה֣וּא יְבֹרָ֑ךְ כִּֽי־נָתַ֖ן מִלַּחְמ֣וֹ לַדָּֽל
İyi gözlü olan bereketli olacaktır; çünkü ekmeğinden yoksula verdi.
Eyüp 5:16
·
Tevrat
וַתְּהִ֣י לַדַּ֣ל תִּקְוָ֑ה וְ֝עֹלָ֗תָה קָ֣פְצָה פִּֽיהָ
Böylece yoksul için umut olur ve haksızlık ağzını kapatır.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בִּ֣י אֲדֹנָ֔י בַּמָּ֥ה אוֹשִׁ֖יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הִנֵּ֤ה אַלְפִּי֙ הַדַּ֣ל בִּמְנַשֶּׁ֔ה וְאָנֹכִ֥י הַצָּעִ֖יר בְּבֵ֥ית אָבִֽי
O da ona dedi ki: 'Lütfen Efendim, İsrail'i ne ile kurtaracağım? İşte Manaşe'de benim boyum en zayıfıdır ve ben babamın evinde en küçüğüm.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 30:15
·
Tevrat
הֶֽעָשִׁ֣יר לֹֽא־יַרְבֶּ֗ה וְהַדַּל֙ לֹ֣א יַמְעִ֔יט מִֽמַּחֲצִ֖ית הַשָּׁ֑קֶל לָתֵת֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶֽם
Canlarınız üzerine kefaret yapmak için Yahve'nin sunusunu verirken, zengin yarım şekelden (~5.5 gram) çoğaltmayacak ve yoksul azaltmayacak.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 3:1
·
Tevrat
וַתְּהִ֤י הַמִּלְחָמָה֙ אֲרֻכָּ֔ה בֵּ֚ין בֵּ֣ית שָׁא֔וּל וּבֵ֖ין בֵּ֣ית דָּוִ֑ד וְדָוִד֙ הֹלֵ֣ךְ וְחָזֵ֔ק וּבֵ֥ית שָׁא֖וּל הֹלְכִ֥ים וְדַלִּֽים
Şaul evi ile Davut evi arasında savaş uzun oldu; ve Davut giderek güçlendi, Şaul evi ise giderek zayıfladı.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 39:10
·
Tevrat
וּמִן־הָעָ֣ם הַדַּלִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר אֵין־לָהֶם֙ מְא֔וּמָה הִשְׁאִ֛יר נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם כְּרָמִ֥ים וִֽיגֵבִ֖ים בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ancak muhafız komutanı Nebuzaradan, hiçbir şeyi olmayan yoksul halktan Yahuda diyarında bıraktı; ve o gün onlara bağlar ve tarlalar verdi.