3028
Kullanım
18
Lemma
191
Türev
191
Anlam
18 lemma, 191 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
דִּבֶּר Lemma | dibber | konuştu, konuşmak, söylemek, ilan etmek | İsim | 443 | ||
דִּבְרֵי | divrey | sözleri, söz, olay, şey | İsim | 299 | ||
הַדֹּבֵר | ha-ddover | konuşan, konuşmak, söylemek, ifade etmek | İsim | 220 | ||
הַדְּבָרִים | ha-ddevarim | sözler, söz, olay, şey | İsim | 134 | ||
כַּדָּבָר | kaddavar | gibi söz, söz, şey, olay | İsim | 68 | ||
בְּדַבֵּר | bedabber | konuşmasında, konuşmak, söylemek, ifade etmek | İsim | 35 | ||
דְּבָרִים | devarim | sözler, söz, şey, olay, mesele | İsim | 27 | ||
וְדִבֶּר | ve-dibber | ve konuştu, konuşmak, söylemek, arkasından gitmek | İsim | 24 | ||
דַּבְּרוֹ | dabbero | konuşması, konuşmak, söylemek | Zamir | 24 | ||
דְּבָרֶיךָ | devarekha | sözlerin, söz, şey, olay | Zamir | 22 | ||
דְּבָרָֽיו | devarav | sözleri, söz, şey, olay, mesele | Zamir | 21 | ||
דַּבֶּרְךָ | dabberkha | konuşman, konuşmak, söylemek, adlandırmak | Zamir | 16 | ||
וּבַדָּבָר | u-vaddavar | ve sözde, söz, iş, mesele | İsim | 15 | ||
כִדְבָרֶֽךָ | khi-dvarekha | sözün gibi, söz, mesele, olay | Zamir | 14 | ||
כַּדְּבָרִים | ka-ddevarim | gibi sözler, söz, şey, olay | İsim | 12 | ||
בְּדִבְרֵי | be-divrey | sözlerinde, söz, olay, şey | İsim | 10 | ||
דִּבְרֵיכֶם | divreykhem | sözleriniz, söz, olay, mesele | Zamir | 8 | ||
לַדָּבָר | la-ddavar | söze, söz, şey, olay, mesele | İsim | 8 | ||
בַּדְּבָרִים | ba-ddevarim | sözlerde, söz, şey, mesele | İsim | 8 | ||
וְדִבְרֵי | ve-divrey | ve sözlerinin, söz, mesele, olay | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Yeşaya 59:21 · Tevrat וַאֲנִ֗י זֹ֣את בְּרִיתִ֤י אוֹתָם֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה רוּחִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יךָ וּדְבָרַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְּפִ֑יךָ לֹֽא־יָמ֡וּשׁוּ מִפִּיךָ֩ וּמִפִּ֨י זַרְעֲךָ֜ וּמִפִּ֨י זֶ֤רַע זַרְעֲךָ֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם Ve ben, onlarla benim antlaşmam budur, dedi Yahve: Senin üzerinde olan ruhum ve senin ağzına koyduğum sözlerim senin ağzından ve senin soyunun ağzından ve soyunun soyunun ağzından ayrılmayacak, dedi Yahve, şimdiden ve sonsuza kadar. 1. Tarihler 29:29 · Tevrat וְדִבְרֵי֙ דָּוִ֣יד הַמֶּ֔לֶךְ הָרִאשֹׁנִ֖ים וְהָאֲחרֹנִ֑ים הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֗ים עַל־דִּבְרֵי֙ שְׁמוּאֵ֣ל הָרֹאֶ֔ה וְעַל־דִּבְרֵי֙ נָתָ֣ן הַנָּבִ֔יא וְעַל־דִּבְרֵ֖י גָּ֥ד הַחֹזֶֽה Kral Davut'un ilk ve son işleri, işte onlar gören Samuel'in sözlerinde, peygamber Natan'ın sözlerinde ve gören Gad'ın sözlerinde yazılıdır. Mezmurlar 109:3 · Tevrat וְדִבְרֵ֣י שִׂנְאָ֣ה סְבָב֑וּנִי וַיִּֽלָּחֲמ֥וּנִי חִנָּֽם Ve nefret sözleriyle beni kuşattılar, ve benimle nedensizce savaştılar. Mezmurlar 145:5 · Tevrat הֲ֭דַר כְּב֣וֹד הוֹדֶ֑ךָ וְדִבְרֵ֖י נִפְלְאוֹתֶ֣יךָ אָשִֽׂיחָה İhtişamının yüceliğinin görkemini ve harikalarının sözlerini derin derin düşüneceğim. Nehemya 6:19 · Tevrat גַּ֣ם טוֹבֹתָ֗יו הָי֤וּ אֹמְרִים֙ לְפָנַ֔י וּדְבָרַ֕י הָי֥וּ מוֹצִיאִ֖ים ל֑וֹ אִגְּר֛וֹת שָׁלַ֥ח טוֹבִיָּ֖ה לְיָֽרְאֵֽנִי Ayrıca onun iyiliklerini önümde söylüyorlardı ve sözlerimi ona çıkarıyorlardı; Toviya beni korkutmak için mektuplar gönderdi. | ||||||
Örnek Ayetler (5 / 443)
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Hakimler 18:10
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֞ם תָּבֹ֣אוּ אֶל־עַ֣ם בֹּטֵ֗חַ וְהָאָ֨רֶץ֙ רַחֲבַ֣ת יָדַ֔יִם כִּֽי־נְתָנָ֥הּ אֱלֹהִ֖ים בְּיֶדְכֶ֑ם מָקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־שָׁ֣ם מַחְס֔וֹר כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Vardığınızda güvende olan bir halka varacaksınız ve yer geniştir; çünkü Tanrı onu elinize verdi. Orada yerde olan hiçbir şeyin eksiği olmayan bir yerdir.
Hakimler 19:19
·
Tevrat
וְגַם־תֶּ֤בֶן גַּם־מִסְפּוֹא֙ יֵ֣שׁ לַחֲמוֹרֵ֔ינוּ וְ֠גַם לֶ֣חֶם וָיַ֤יִן יֶשׁ־לִי֙ וְלַֽאֲמָתֶ֔ךָ וְלַנַּ֖עַר עִם־עֲבָדֶ֑יךָ אֵ֥ין מַחְס֖וֹר כָּל־דָּבָֽר
Eşeklerimiz için hem saman hem de yem var; ve ayrıca benim için, cariyen için ve kullarınla birlikte olan uşak için ekmek ve şarap var; hiçbir şeyin eksiği yok.'
Örnek Ayetler (5 / 299)
Hakimler 9:30
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֗ע זְבֻל֙ שַׂר־הָעִ֔יר אֶת־דִּבְרֵ֖י גַּ֣עַל בֶּן־עָ֑בֶד וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ
Şehrin yöneticisi Zevul, Eved oğlu Gaal'ın sözlerini duydu; ve öfkesi alevlendi.
Hakimler 11:28
·
Tevrat
וְלֹ֣א שָׁמַ֔ע מֶ֖לֶךְ בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן אֶל־דִּבְרֵ֣י יִפְתָּ֔ח אֲשֶׁ֥ר שָׁלַ֖ח אֵלָֽיו
Fakat Ammon oğulları kralı, Yiftah'ın ona gönderdiği sözlerini dinlemedi.
Amos 1:1
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י עָמ֔וֹס אֲשֶׁר־הָיָ֥ה בַנֹּקְדִ֖ים מִתְּק֑וֹעַ אֲשֶׁר֩ חָזָ֨ה עַל־יִשְׂרָאֵ֜ל בִּימֵ֣י עֻזִיָּ֣ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה וּבִימֵ֞י יָרָבְעָ֤ם בֶּן־יוֹאָשׁ֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל שְׁנָתַ֖יִם לִפְנֵ֥י הָרָֽעַשׁ
Yahuda kralı Uzziya günlerinde ve İsrail kralı Yoaş oğlu Yarovam günlerinde, depremden iki yıl önce İsrail hakkında gören, Tekoa'dan çobanlar arasında olan Amos'un sözleri.
Amos 8:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יָמִ֣ים בָּאִ֗ים נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִשְׁלַחְתִּ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ לֹֽא־רָעָ֤ב לַלֶּ֨חֶם֙ וְלֹֽא־צָמָ֣א לַמַּ֔יִם כִּ֣י אִם־לִשְׁמֹ֔עַ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י יְהוָֽה
İşte günler geliyor, Efendi Yahve'nin bildirisidir; yere kıtlık göndereceğim; ekmek kıtlığı değil ve su susuzluğu değil, ancak Yahve'nin sözlerini işitmek için.
Hagay 1:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּֽן־שַׁלְתִּיאֵ֡ל וִיהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְכֹ֣ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֗ם בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֔ם וְעַל־דִּבְרֵי֙ חַגַּ֣י הַנָּבִ֔יא כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁלָח֖וֹ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם מִפְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yehotsadak oğlu Başkâhin Yeşu ve halkın bütün kalıntısı, Tanrıları Yahve'nin sesini ve Tanrıları Yahve'nin onu gönderdiği gibi Peygamber Hagay'ın sözlerini işittiler; ve halk Yahve'nin yüzünden korktu.
Örnek Ayetler (4 / 220)
Hakimler 6:29
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מִ֥י עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַֽיִּדְרְשׁוּ֙ וַיְבַקְשׁ֔וּ וַיֹּ֣אמְר֔וּ גִּדְעוֹן֙ בֶּן־יוֹאָ֔שׁ עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Birbirlerine dediler: 'Bu şeyi kim yaptı?' Araştırıp soruşturduklarında dediler: 'Bu şeyi Yoaş oğlu Gideon yaptı.'
Hakimler 8:1
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ אֶפְרַ֗יִם מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְבִלְתִּי֙ קְרֹ֣אות לָ֔נוּ כִּ֥י הָלַ֖כְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בְּמִדְיָ֑ן וַיְרִיב֥וּן אִתּ֖וֹ בְּחָזְקָֽה
Efrayim adamları ona dediler: "Midyan'la savaşmaya gittiğin zaman bizi çağırmayarak bize yaptığın bu şey nedir?" Ve onunla şiddetle çekiştiler.
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
Örnek Ayetler (5 / 134)
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
2. Samuel 7:17
·
Tevrat
כְּכֹל֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וּכְכֹ֖ל הַחִזָּי֣וֹן הַזֶּ֑ה כֵּ֛ן דִּבֶּ֥ר נָתָ֖ן אֶל־דָּוִֽד
Bütün bu sözlere ve bütün bu görüme göre, Natan Davut'a böyle konuştu.
2. Samuel 13:21
·
Tevrat
וְהַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֔ד שָׁמַ֕ע אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיִּ֥חַר ל֖וֹ מְאֹֽד
Kral Davut bütün bu sözleri duydu ve çok öfkelendi.
2. Samuel 14:3
·
Tevrat
וּבָאת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְדִבַּ֥רְתְּ אֵלָ֖יו כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיָּ֧שֶׂם יוֹאָ֛ב אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִֽיהָ
Ve krala gel ve ona bu söz gibi konuş. Ve Yoav sözleri onun ağzına koydu.
Örnek Ayetler (5 / 68)
2. Samuel 13:35
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יֽוֹנָדָב֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ הִנֵּ֥ה בְנֵֽי־הַמֶּ֖לֶךְ בָּ֑אוּ כִּדְבַ֥ר עַבְדְּךָ֖ כֵּ֥ן הָיָֽה
Yonadav krala dedi: 'İşte kralın oğulları geldi; kulunun sözü gibi öyle oldu.'
2. Samuel 14:3
·
Tevrat
וּבָאת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְדִבַּ֥רְתְּ אֵלָ֖יו כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיָּ֧שֶׂם יוֹאָ֛ב אֶת־הַדְּבָרִ֖ים בְּפִֽיהָ
Ve krala gel ve ona bu söz gibi konuş. Ve Yoav sözleri onun ağzına koydu.
2. Samuel 15:6
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ אַבְשָׁל֜וֹם כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־יָבֹ֥אוּ לַמִּשְׁפָּ֖ט אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ וַיְגַנֵּב֙ אַבְשָׁל֔וֹם אֶת־לֵ֖ב אַנְשֵׁ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Avşalom yargı için krala gelen bütün İsrail'e bu söz gibi yaptı; ve Avşalom İsrail adamlarının kalbini çaldı.
2. Samuel 17:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א חוּשַׁי֮ אֶל־אַבְשָׁלוֹם֒ וַיֹּאמֶר֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ דִּבֶּ֣ר אֲחִיתֹ֔פֶל הֲנַעֲשֶׂ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ אִם־אַ֖יִן אַתָּ֥ה דַבֵּֽר
Huşay Avşalom'a geldi ve Avşalom ona diyerek dedi: 'Ahitofel bu söze göre konuştu; onun sözünü yapalım mı? Eğer hayırsa, sen konuş.'
2. Samuel 24:19
·
Tevrat
וַיַּ֤עַל דָּוִד֙ כִּדְבַר־גָּ֔ד כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה
Ve Davut Yahve'nin buyurduğu gibi Gad'ın sözüne göre çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 35)
2. Samuel 12:14
·
Tevrat
אֶ֗פֶס כִּֽי־נִאֵ֤ץ נִאַ֨צְתָּ֙ אֶת־אֹיְבֵ֣י יְהוָ֔ה בַּדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה גַּ֗ם הַבֵּ֛ן הַיִּלּ֥וֹד לְךָ֖ מ֥וֹת יָמֽוּת
Ancak bu şeyle Yahve'nin düşmanlarını kesinlikle hor gördüğün için, sana doğan oğul da kesinlikle ölecektir.'
2. Samuel 16:23
·
Tevrat
וַעֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֗פֶל אֲשֶׁ֤ר יָעַץ֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאַל־אִ֖ישׁ בִּדְבַ֣ר הָאֱלֹהִ֑ים כֵּ֚ן כָּל־עֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֔פֶל גַּם־לְדָוִ֖ד גַּ֥ם לְאַבְשָׁלֹֽם
O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, bir adamın Tanrı'nın sözünü sorması gibiydi; Ahitofel'in bütün öğüdü hem Davut için hem de Avşalom için böyleydi.
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
Yeremya 8:9
·
Tevrat
הֹבִ֣ישׁוּ חֲכָמִ֔ים חַ֖תּוּ וַיִּלָּכֵ֑דוּ הִנֵּ֤ה בִדְבַר־יְהוָה֙ מָאָ֔סוּ וְחָכְמַֽת־מֶ֖ה לָהֶֽם
Bilgeler utandılar, dehşete düştüler ve yakalandılar; işte, Yahve'nin sözünü reddettiler, onlarda ne bilgeliği var?
1. Samuel 3:21
·
Tevrat
וַיֹּ֥סֶף יְהוָ֖ה לְהֵרָאֹ֣ה בְשִׁלֹ֑ה כִּֽי־נִגְלָ֨ה יְהוָ֧ה אֶל־שְׁמוּאֵ֛ל בְּשִׁל֖וֹ בִּדְבַ֥ר יְהוָֽה
Yahve Şilo'da tekrar göründü; çünkü Yahve Şilo'da Yahve'nin sözüyle Samuel'e açığa çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hezekiel 38:10
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יַעֲל֤וּ דְבָרִים֙ עַל־לְבָבֶ֔ךָ וְחָשַׁבְתָּ֖ מַחֲשֶׁ֥בֶת רָעָֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Ve o günde kalbinin üzerine şeyler çıkacak ve kötü düşünce düşüneceksin.
Yeremya 36:32
·
Tevrat
וְיִרְמְיָ֜הוּ לָקַ֣ח מְגִלָּ֣ה אַחֶ֗רֶת וַֽיִּתְּנָהּ֮ אֶל־בָּר֣וּךְ בֶּן־נֵרִיָּהוּ֮ הַסֹּפֵר֒ וַיִּכְתֹּ֤ב עָלֶ֨יהָ֙ מִפִּ֣י יִרְמְיָ֔הוּ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י הַסֵּ֔פֶר אֲשֶׁ֥ר שָׂרַ֛ף יְהוֹיָקִ֥ים מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וְע֨וֹד נוֹסַ֧ף עֲלֵיהֶ֛ם דְּבָרִ֥ים רַבִּ֖ים כָּהֵֽמָּה
Bunun üzerine Yeremya başka bir tomar aldı ve onu yazman Neriya oğlu Baruk'a verdi; ve o, Yahuda kralı Yehoyakim'in ateşte yaktığı kitabın bütün sözlerini Yeremya'nın ağzından ona yazdı; ve ayrıca onlara bunlar gibi birçok söz eklendi.
Hoşea 10:4
·
Tevrat
דִּבְּר֣וּ דְבָרִ֔ים אָל֥וֹת שָׁ֖וְא כָּרֹ֣ת בְּרִ֑ית וּפָרַ֤ח כָּרֹאשׁ֙ מִשְׁפָּ֔ט עַ֖ל תַּלְמֵ֥י שָׂדָֽי
Sözler konuştular, boş yere yemin ederek antlaşma yaparak; ve yargı tarlanın karıkları üzerinde zehirli ot gibi filizlenir.
Hoşea 14:3
·
Tevrat
קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ
Sizinle sözler alın ve Yahve'ye dönün; ona deyin: 'Bütün suçu kaldır ve iyiyi al ve dudaklarımızın boğalarını ödeyelim.'
2. Krallar 17:9
·
Tevrat
וַיְחַפְּא֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל דְּבָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־כֵ֔ן עַל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם וַיִּבְנ֨וּ לָהֶ֤ם בָּמוֹת֙ בְּכָל־עָ֣רֵיהֶ֔ם מִמִּגְדַּ֥ל נוֹצְרִ֖ים עַד־עִ֥יר מִבְצָֽר
İsrail oğulları Tanrıları Yahve'ye karşı doğru olmayan şeyler uydurdular; bekçiler kulesinden surlu şehre kadar bütün şehirlerinde kendilerine yüksek yerler inşa ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
Hezekiel 12:23
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִשְׁבַּ֨תִּי֙ אֶת־הַמָּשָׁ֣ל הַזֶּ֔ה וְלֹֽא־יִמְשְׁל֥וּ אֹת֛וֹ ע֖וֹד בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֚י אִם־דַּבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם קָֽרְבוּ֙ הַיָּמִ֔ים וּדְבַ֖ר כָּל־חָזֽוֹן
Bu nedenle onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi: Bu deyişi durdurdum ve İsrail'de onu bir daha deyiş olarak söylemeyecekler; ancak onlara söyle: Günler ve her görümün sözü yaklaştı.
2. Samuel 3:17
·
Tevrat
וּדְבַר־אַבְנֵ֣ר הָיָ֔ה עִם־זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר גַּם־תְּמוֹל֙ גַּם־שִׁלְשֹׁ֔ם הֱיִיתֶ֞ם מְבַקְשִׁ֧ים אֶת־דָּוִ֛ד לְמֶ֖לֶךְ עֲלֵיכֶֽם
Ve Avner'in sözü İsrail ihtiyarlarıyla oldu, diyerek: 'Hem dün hem önceki gün Davut'u üzerinize kral olarak istiyordunuz.
2. Samuel 19:12
·
Tevrat
וְהַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד שָׁ֠לַח אֶל־צָד֨וֹק וְאֶל־אֶבְיָתָ֥ר הַכֹּהֲנִים֮ לֵאמֹר֒ דַּבְּר֞וּ אֶל־זִקְנֵ֤י יְהוּדָה֙ לֵאמֹ֔ר לָ֤מָּה תִֽהְיוּ֙ אַֽחֲרֹנִ֔ים לְהָשִׁ֥יב אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בֵּית֑וֹ וּדְבַר֙ כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל בָּ֥א אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־בֵּיתֽוֹ
Kral Davut kâhinler Sadok'a ve Evyatar'a gönderip dedi: 'Yahuda ihtiyarlarına konuşup deyin: Kralı evine geri getirmekte neden sonuncular oluyorsunuz? Bütün İsrail'in sözü krala, evine geldi.
Örnek Ayetler (4 / 24)
2. Samuel 17:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א חוּשַׁי֮ אֶל־אַבְשָׁלוֹם֒ וַיֹּאמֶר֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֵלָ֜יו לֵאמֹ֗ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ דִּבֶּ֣ר אֲחִיתֹ֔פֶל הֲנַעֲשֶׂ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ אִם־אַ֖יִן אַתָּ֥ה דַבֵּֽר
Huşay Avşalom'a geldi ve Avşalom ona diyerek dedi: 'Ahitofel bu söze göre konuştu; onun sözünü yapalım mı? Eğer hayırsa, sen konuş.'
Yeremya 23:18
·
Tevrat
כִּ֣י מִ֤י עָמַד֙ בְּס֣וֹד יְהוָ֔ה וְיֵ֖רֶא וְיִשְׁמַ֣ע אֶת־דְּבָר֑וֹ מִֽי־הִקְשִׁ֥יב דְּבָר֖וֹ וַיִּשְׁמָֽע
Çünkü Yahve'nin kurulunda kim durdu ve onun sözünü gördü ve işitti? Kim onun sözüne dikkat etti ve işitti?
Yeremya 23:36
·
Tevrat
וּמַשָּׂ֥א יְהוָ֖ה לֹ֣א תִזְכְּרוּ־ע֑וֹד כִּ֣י הַמַּשָּׂ֗א יִֽהְיֶה֙ לְאִ֣ישׁ דְּבָר֔וֹ וַהֲפַכְתֶּ֗ם אֶת־דִּבְרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים חַיִּ֔ים יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת אֱלֹהֵֽינוּ
Ve Yahve'nin yükünü artık anmayacaksınız; çünkü her adama kendi sözü yük olacak ve yaşayan Tanrı'nın, Tanrımız Ordular Yahvesi'nin sözlerini saptırdınız.
1. Samuel 1:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהּ֩ אֶלְקָנָ֨ה אִישָׁ֜הּ עֲשִׂ֧י הַטּ֣וֹב בְּעֵינַ֗יִךְ שְׁבִי֙ עַד־גָּמְלֵ֣ךְ אֹת֔וֹ אַ֛ךְ יָקֵ֥ם יְהוָ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ וַתֵּ֤שֶׁב הָֽאִשָּׁה֙ וַתֵּ֣ינֶק אֶת־בְּנָ֔הּ עַד־גָּמְלָ֖הּ אֹתֽוֹ
Kocası Elkana ona dedi: 'Gözlerinde iyi olanı yap; onu sütten kesene kadar otur. Ancak Yahve sözünü yerine getirsin.' Böylece kadın oturdu ve onu sütten kesene kadar oğlunu emzirdi.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 13:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מָנ֔וֹחַ עַתָּ֖ה יָבֹ֣א דְבָרֶ֑יךָ מַה־יִּֽהְיֶ֥ה מִשְׁפַּט־הַנַּ֖עַר וּמַעֲשֵֽׂהוּ
Ve Manoah dedi: 'Şimdi senin sözlerin gelsin; çocuğun kuralı ve onun işi ne olacak?'
Hezekiel 33:31
·
Tevrat
וְיָב֣וֹאוּ אֵ֠לֶיךָ כִּמְבוֹא־עָ֞ם וְיֵשְׁב֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ עַמִּ֔י וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְאוֹתָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־עֲגָבִ֤ים בְּפִיהֶם֙ הֵ֣מָּה עֹשִׂ֔ים אַחֲרֵ֥י בִצְעָ֖ם לִבָּ֥ם הֹלֵֽךְ
Ve halkın gelişi gibi sana gelecekler, benim halkım olarak senin önünde oturacaklar ve senin sözlerini işitecekler; ama onları yapmayacaklar. Çünkü ağızlarında aşk şarkıları yapıyorlar, onların kalbi kendi kazançlarının ardından gidiyor.
Hezekiel 33:32
·
Tevrat
וְהִנְּךָ֤ לָהֶם֙ כְּשִׁ֣יר עֲגָבִ֔ים יְפֵ֥ה ק֖וֹל וּמֵטִ֣ב נַגֵּ֑ן וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְעֹשִׂ֥ים אֵינָ֖ם אוֹתָֽם
Ve işte sen onlar için güzel sesli ve iyi çalan bir aşk şarkısı gibisin; senin sözlerini işitecekler ama onları yapan değillerdir.
2. Samuel 19:30
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֛מָּה תְּדַבֵּ֥ר ע֖וֹד דְּבָרֶ֑יךָ אָמַ֕רְתִּי אַתָּ֣ה וְצִיבָ֔א תַּחְלְק֖וּ אֶת־הַשָּׂדֶֽה
Kral ona dedi: 'Neden sözlerini daha fazla konuşuyorsun? Dedim ki, sen ve Tsiva tarlayı bölüşün.'
Yeremya 15:16
·
Tevrat
נִמְצְא֤וּ דְבָרֶ֨יךָ֙ וָאֹ֣כְלֵ֔ם וַיְהִ֤י דְבָֽרְךָ֙ לִ֔י לְשָׂשׂ֖וֹן וּלְשִׂמְחַ֣ת לְבָבִ֑י כִּֽי־נִקְרָ֤א שִׁמְךָ֙ עָלַ֔י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י צְבָאֽוֹת
Sözlerin bulundu ve onları yedim; ve sözün benim için bir coşku ve kalbimin sevinci oldu; çünkü senin adın benim üzerime çağrıldı, ey Yahve, Orduların Tanrısı.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 11:11
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יִפְתָּח֙ עִם־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד וַיָּשִׂ֨ימוּ הָעָ֥ם אוֹת֛וֹ עֲלֵיהֶ֖ם לְרֹ֣אשׁ וּלְקָצִ֑ין וַיְדַבֵּ֨ר יִפְתָּ֧ח אֶת־כָּל־דְּבָרָ֛יו לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בַּמִּצְפָּֽה
Sonra Yiftah Gilad ihtiyarlarıyla gitti ve halk onu üzerlerine baş ve komutan koydu. Ve Yiftah bütün sözlerini Mitspa'da Yahve'nin önünde söyledi.
Amos 7:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֗ח אֲמַצְיָה֙ כֹּהֵ֣ן בֵּֽית־אֵ֔ל אֶל־יָרָבְעָ֥ם מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר קָשַׁ֨ר עָלֶ֜יךָ עָמ֗וֹס בְּקֶ֨רֶב֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־תוּכַ֣ל הָאָ֔רֶץ לְהָכִ֖יל אֶת־כָּל־דְּבָרָֽיו
Ve Beytel kâhini Amatsya, İsrail kralı Yarovam'a gönderip dedi: 'Amos İsrail evinin ortasında sana karşı komplo kurdu; yer onun bütün sözlerine dayanamaz.'
Yeremya 18:18
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ לְכ֨וּ וְנַחְשְׁבָ֣ה עַֽל־יִרְמְיָהוּ֮ מַחֲשָׁבוֹת֒ כִּי֩ לֹא־תֹאבַ֨ד תּוֹרָ֜ה מִכֹּהֵ֗ן וְעֵצָה֙ מֵֽחָכָ֔ם וְדָבָ֖ר מִנָּבִ֑יא לְכוּ֙ וְנַכֵּ֣הוּ בַלָּשׁ֔וֹן וְאַל־נַקְשִׁ֖יבָה אֶל־כָּל־דְּבָרָֽיו
Ve dediler: 'Gelin ve Yeremya'ya karşı düşünceler düşünelim; çünkü kâhidden yasa, bilgeden öğüt ve peygamberden söz yok olmayacak. Gelin ve onu dille vuralım ve onun hiçbir sözüne kulak vermeyelim.'
Yeremya 26:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע הַמֶּֽלֶךְ־יְ֠הוֹיָקִים וְכָל־גִּבּוֹרָ֤יו וְכָל־הַשָּׂרִים֙ אֶת־דְּבָרָ֔יו וַיְבַקֵּ֥שׁ הַמֶּ֖לֶךְ הֲמִית֑וֹ וַיִּשְׁמַ֤ע אוּרִיָּ֨הוּ֙ וַיִּרָ֔א וַיִּבְרַ֖ח וַיָּבֹ֥א מִצְרָֽיִם
Kral Yehoyakim, bütün yiğitleri ve bütün önderler onun sözlerini duydular ve kral onu öldürmek istedi; Uriya bunu duydu, korktu, kaçtı ve Mısır'a gitti.
1. Samuel 3:19
·
Tevrat
וַיִּגְדַּ֖ל שְׁמוּאֵ֑ל וַֽיהוָה֙ הָיָ֣ה עִמּ֔וֹ וְלֹֽא־הִפִּ֥יל מִכָּל־דְּבָרָ֖יו אָֽרְצָה
Samuel büyüdü; Yahve onunla idi ve tüm sözlerinden hiçbirini yere düşürmedi.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה מִ֣י שְׁמֶ֑ךָ כִּֽי־יָבֹ֥א דְבָרְךָ֖ וְכִבַּדְנֽוּךָ
Ve Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Senin adın nedir? Senin sözün geldiğinde seni yüceltelim.'
2. Samuel 7:21
·
Tevrat
בַּעֲב֤וּר דְּבָֽרְךָ֙ וּֽכְלִבְּךָ֔ עָשִׂ֕יתָ אֵ֥ת כָּל־הַגְּדוּלָּ֖ה הַזֹּ֑את לְהוֹדִ֖יעַ אֶת־עַבְדֶּֽךָ
'Sözün uğruna ve kalbine göre, kuluna bildirmek için bütün bu büyüklüğü yaptın.'
2. Samuel 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אַבְשָׁל֔וֹם רְאֵ֥ה דְבָרֶ֖ךָ טוֹבִ֣ים וּנְכֹחִ֑ים וְשֹׁמֵ֥עַ אֵין־לְךָ֖ מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Avşalom ona dedi: 'Gör, sözlerin iyi ve doğrudur; ama kralın yanından seni işiten yoktur.'
Yeremya 15:16
·
Tevrat
נִמְצְא֤וּ דְבָרֶ֨יךָ֙ וָאֹ֣כְלֵ֔ם וַיְהִ֤י דְבָֽרְךָ֙ לִ֔י לְשָׂשׂ֖וֹן וּלְשִׂמְחַ֣ת לְבָבִ֑י כִּֽי־נִקְרָ֤א שִׁמְךָ֙ עָלַ֔י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י צְבָאֽוֹת
Sözlerin bulundu ve onları yedim; ve sözün benim için bir coşku ve kalbimin sevinci oldu; çünkü senin adın benim üzerime çağrıldı, ey Yahve, Orduların Tanrısı.
1. Samuel 9:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֧וּל לְנַעֲר֛וֹ ט֥וֹב דְּבָרְךָ֖ לְכָ֣ה נֵלֵ֑כָה וַיֵּֽלְכוּ֙ אֶל־הָעִ֔יר אֲשֶׁר־שָׁ֖ם אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִֽים
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Sözün iyidir, gel gidelim.' Ve Tanrı adamının orada olduğu şehre gittiler.
Örnek Ayetler (3 / 15)
2. Tarihler 8:13
·
Tevrat
וּבִדְבַר־י֣וֹם בְּי֗וֹם לְהַעֲלוֹת֙ כְּמִצְוַ֣ת מֹשֶׁ֔ה לַשַּׁבָּתוֹת֙ וְלֶ֣חֳדָשִׁ֔ים וְלַמּ֣וֹעֲד֔וֹת שָׁל֥וֹשׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה בְּחַ֧ג הַמַּצּ֛וֹת וּבְחַ֥ג הַשָּׁבֻע֖וֹת וּבְחַ֥ג הַסֻּכּֽוֹת
Ve her günün kuralına göre, Musa'nın buyruğuna uygun olarak Şabat günleri, yeni aylar ve belirlenmiş bayramlar için, yılda üç kez; Mayasız Ekmek Bayramı'nda, Haftalar Bayramı'nda ve Çardaklar Bayramı'nda sunardı.
Yasa'nın Tekrarı 1:32
·
Tevrat
וּבַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה אֵֽינְכֶם֙ מַאֲמִינִ֔ם בַּיהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve bu sözde Tanrınız Yahve'ye inanmıyorsunuz.
Yasa'nın Tekrarı 32:47
·
Tevrat
כִּ֠י לֹֽא־דָבָ֨ר רֵ֥ק הוּא֙ מִכֶּ֔ם כִּי־ה֖וּא חַיֵּיכֶ֑ם וּבַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה תַּאֲרִ֤יכוּ יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ
Çünkü o sizin için boş söz değildir, çünkü o yaşamınızdır; ve onu mülk edinmek için Şeria'yı oraya geçtiğiniz toprak üzerinde bu sözle günleri uzatacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 11:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ זִקְנֵֽי־גִלְעָ֖ד אֶל־יִפְתָּ֑ח יְהוָ֗ה יִהְיֶ֤ה שֹׁמֵ֨עַ֙ בֵּֽינוֹתֵ֔ינוּ אִם־לֹ֥א כִדְבָרְךָ֖ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Yahve aramızda işiten olsun; eğer senin sözüne göre böyle yapmazsak.'
1. Krallar 17:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלֶ֤יהָ אֵלִיָּ֨הוּ֙ אַל־תִּ֣ירְאִ֔י בֹּ֖אִי עֲשִׂ֣י כִדְבָרֵ֑ךְ אַ֣ךְ עֲשִׂי־לִ֣י מִ֠שָּׁם עֻגָ֨ה קְטַנָּ֤ה בָרִאשֹׁנָה֙ וְהוֹצֵ֣אתְ לִ֔י וְלָ֣ךְ וְלִבְנֵ֔ךְ תַּעֲשִׂ֖י בָּאַחֲרֹנָֽה
İlyas ona dedi: 'Korkma, gel sözüne göre yap; ancak oradan önce bana küçük bir çörek yap ve bana çıkar, kendin için ve oğlun için sonra yapacaksın.'
1. Krallar 20:4
·
Tevrat
וַיַּ֤עַן מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ וַיֹּ֔אמֶר כִּדְבָרְךָ֖ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ לְךָ֥ אֲנִ֖י וְכָל־אֲשֶׁר־לִֽי
İsrail kralı cevap verdi ve dedi: 'Sözüne göre, efendim kral; ben ve benim olan her şey senindir.'
Mezmurlar 119:9
·
Tevrat
בַּמֶּ֣ה יְזַכֶּה־נַּ֭עַר אֶת־אָרְח֑וֹ לִ֝שְׁמֹ֗ר כִּדְבָרֶֽךָ
Genç yolunu ne ile temiz tutar? Senin sözüne göre koruyarak.
Mezmurlar 119:25
·
Tevrat
דָּֽבְקָ֣ה לֶעָפָ֣ר נַפְשִׁ֑י חַ֝יֵּ֗נִי כִּדְבָרֶֽךָ
Canım toza yapıştı; senin sözüne göre beni yaşat.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 38:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הַשָּׂרִ֜ים אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ י֣וּמַת נָא֮ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַזֶּה֒ כִּֽי־עַל־כֵּ֡ן הֽוּא־מְרַפֵּ֡א אֶת־יְדֵי֩ אַנְשֵׁ֨י הַמִּלְחָמָ֜ה הַֽנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֣יר הַזֹּ֗את וְאֵת֙ יְדֵ֣י כָל־הָעָ֔ם לְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֣י הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֗ה אֵינֶ֨נּוּ דֹרֵ֧שׁ לְשָׁל֛וֹם לָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כִּ֥י אִם־לְרָעָֽה
Bunun üzerine önderler krala dediler: 'Lütfen bu adam öldürülsün; çünkü o, onlara bu sözler gibi konuşarak bu şehirde kalan savaş adamlarının ellerini ve bütün halkın ellerini gevşetiyor. Çünkü bu adam bu halka esenlik değil, ancak kötülük arıyor.'
1. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לָ֥מָּה תַעֲשׂ֖וּן כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֤י שֹׁמֵ֨עַ֙ אֶת־דִּבְרֵיכֶ֣ם רָעִ֔ים מֵאֵ֖ת כָּל־הָעָ֥ם אֵֽלֶּה
Onlara dedi: 'Neden bu şeyler gibi yapıyorsunuz? Çünkü ben bu tüm halktan sizin kötü işlerinizi duyuyorum.'
1. Samuel 17:23
·
Tevrat
וְה֣וּא מְדַבֵּ֣ר עִמָּ֗ם וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ הַבֵּנַ֡יִם עוֹלֶ֞ה גָּלְיָת֩ הַפְּלִשְׁתִּ֨י שְׁמ֤וֹ מִגַּת֙ מִמַּעַרְכ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים וַיְדַבֵּ֖ר כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיִּשְׁמַ֖ע דָּוִֽד
O onlarla konuşurken, işte Filistlilerin dizilişlerinden Gatlı, adı Filistli Golyat olan aracı adam çıkıyordu; bu sözler gibi konuştu ve Davut duydu.
1. Samuel 18:24
·
Tevrat
וַיַּגִּ֜דוּ עַבְדֵ֥י שָׁא֛וּל ל֖וֹ לֵאמֹ֑ר כַּדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה דִּבֶּ֥ר דָּוִֽד
Saul'un kulları ona diyerek bildirdiler: 'Davut bu sözler gibi konuştu.'
Nehemya 6:6
·
Tevrat
כָּת֣וּב בָּ֗הּ בַּגּוֹיִ֤ם נִשְׁמָע֙ וְגַשְׁמ֣וּ אֹמֵ֔ר אַתָּ֤ה וְהַיְּהוּדִים֙ חֹשְׁבִ֣ים לִמְר֔וֹד עַל־כֵּ֛ן אַתָּ֥ה בוֹנֶ֖ה הַחוֹמָ֑ה וְאַתָּ֗ה הֹוֶ֤ה לָהֶם֙ לְמֶ֔לֶךְ כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Onda yazılıydı: 'Uluslar arasında işitiliyor ve Geşem diyor ki, sen ve Yahudiler isyan etmeyi düşünüyorsunuz; bu yüzden sen duvarı inşa ediyorsun ve bu sözlere göre sen onlara kral oluyorsun.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 3:4
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֗ם לֶךְ־בֹּא֙ אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וְדִבַּרְתָּ֥ בִדְבָרַ֖י אֲלֵיהֶֽם
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, git, İsrail evine var ve sözlerimle onlara konuş.
1. Tarihler 23:27
·
Tevrat
כִּ֣י בְדִבְרֵ֤י דָוִיד֙ הָאַ֣חֲרֹנִ֔ים הֵ֖מָּה מִסְפַּ֣ר בְּנֵי־לֵוִ֑י מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וּלְמָֽעְלָה
Çünkü Davut'un son sözlerinde onlar yirmi yaş ve yukarısı Levi'nin oğullarının sayısıydı.
1. Tarihler 25:5
·
Tevrat
כָּל־אֵ֨לֶּה בָנִ֜ים לְהֵימָ֗ן חֹזֵ֥ה הַמֶּ֛לֶךְ בְּדִבְרֵ֥י הָאֱלֹהִ֖ים לְהָרִ֣ים קָ֑רֶן וַיִּתֵּ֨ן הָאֱלֹהִ֜ים לְהֵימָ֗ן בָּנִ֛ים אַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֖ר וּבָנ֥וֹת שָׁלֽוֹשׁ
Bütün bunlar, boynuzu yükseltmek için Tanrı'nın sözlerinde kralın bilicisi Heman'ın oğullarıydı; ve Tanrı Heman'a on dört oğul ve üç kız verdi.
Ezra 9:4
·
Tevrat
וְאֵלַ֣י יֵאָסְפ֗וּ כֹּ֤ל חָרֵד֙ בְּדִבְרֵ֣י אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ל מַ֣עַל הַגּוֹלָ֑ה וַאֲנִי֙ יֹשֵׁ֣ב מְשׁוֹמֵ֔ם עַ֖ד לְמִנְחַ֥ת הָעָֽרֶב
Ve sürgünün sadakatsizliği yüzünden İsrail'in Tanrısı'nın sözlerinden titreyen herkes yanıma toplandı; ve ben akşam sunusuna kadar dehşet içinde oturdum.
2. Tarihler 12:15
·
Tevrat
וְדִבְרֵ֣י רְחַבְעָ֗ם הָרִאשֹׁנִים֙ וְהָאֲ֣חַרוֹנִ֔ים הֲלֹא־הֵ֨ם כְּתוּבִ֜ים בְּדִבְרֵ֨י שְׁמַֽעְיָ֧ה הַנָּבִ֛יא וְעִדּ֥וֹ הַחֹזֶ֖ה לְהִתְיַחֵ֑שׂ וּמִלְחֲמ֧וֹת רְחַבְעָ֛ם וְיָרָבְעָ֖ם כָּל־הַיָּמִֽים
Rehavam'ın ilk ve son işleri, Peygamber Şemaya'nın ve Gören İdo'nun soy kayıtlarıyla ilgili sözlerinde yazılı değil midir? Rehavam ile Yarovam arasında bütün günler savaşlar oldu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 35:13
·
Tevrat
וַתַּגְדִּ֤ילוּ עָלַי֙ בְּפִיכֶ֔ם וְהַעְתַּרְתֶּ֥ם עָלַ֖י דִּבְרֵיכֶ֑ם אֲנִ֖י שָׁמָֽעְתִּי
Ağzınızla bana karşı büyüklük tasladınız ve bana karşı sözlerinizi çoğalttınız; ben işittim.
1. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לָ֥מָּה תַעֲשׂ֖וּן כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֤י שֹׁמֵ֨עַ֙ אֶת־דִּבְרֵיכֶ֣ם רָעִ֔ים מֵאֵ֖ת כָּל־הָעָ֥ם אֵֽלֶּה
Onlara dedi: 'Neden bu şeyler gibi yapıyorsunuz? Çünkü ben bu tüm halktan sizin kötü işlerinizi duyuyorum.'
Malaki 3:13
·
Tevrat
חָזְק֥וּ עָלַ֛י דִּבְרֵיכֶ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַה־נִּדְבַּ֖רְנוּ עָלֶֽיךָ
Sözleriniz bana karşı güçlendi, dedi Yahve. Ve dediniz: 'Sana karşı ne konuştuk?'
Yaratılış 42:16
·
Tevrat
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם
Aranızdan birini gönderin ve kardeşinizi alsın, siz ise bağlanın; böylece sözleriniz sınansın, sizde gerçek var mı; ve eğer yoksa, Firavun'un yaşamı hakkı için, siz casuslarsınız.
Yaratılış 42:20
·
Tevrat
וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן
Ve en küçük kardeşinizi bana getirin, böylece sözleriniz doğrulansın ve ölmeyin.' Ve böyle yaptılar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 13:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלֶ֜יהָ אַבְשָׁל֣וֹם אָחִ֗יהָ הַאֲמִינ֣וֹן אָחִיךְ֮ הָיָ֣ה עִמָּךְ֒ וְעַתָּ֞ה אֲחוֹתִ֤י הַחֲרִ֨ישִׁי֙ אָחִ֣יךְ ה֔וּא אַל־תָּשִׁ֥יתִי אֶת־לִבֵּ֖ךְ לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתֵּ֤שֶׁב תָּמָר֙ וְשֹׁ֣מֵמָ֔ה בֵּ֖ית אַבְשָׁל֥וֹם אָחִֽיהָ
Kardeşi Avşalom ona dedi: 'Kardeşin Amnon mu seninleydi? Ve şimdi kız kardeşim, sessiz ol; o senin kardeşindir, kalbini bu şeye koyma.' Tamar kardeşi Avşalom'un evinde ıssızca oturdu.
1. Samuel 30:24
·
Tevrat
וּמִי֙ יִשְׁמַ֣ע לָכֶ֔ם לַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה כִּ֞י כְּחֵ֣לֶק הַיֹּרֵ֣ד בַּמִּלְחָמָ֗ה וּֽכְחֵ֛לֶק הַיֹּשֵׁ֥ב עַל־הַכֵּלִ֖ים יַחְדָּ֥ו יַחֲלֹֽקוּ
Bu sözde sizi kim dinler? Çünkü savaşa inenin payı ile eşyaların başında oturanın payı aynı olacak; birlikte paylaşacaklar.
2. Krallar 5:18
·
Tevrat
לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה יִסְלַ֥ח יְהוָ֖ה לְעַבְדֶּ֑ךָ בְּב֣וֹא אֲדֹנִ֣י בֵית־רִמּוֹן֩ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֨ת שָׁ֜מָּה וְה֣וּא נִשְׁעָ֣ן עַל־יָדִ֗י וְהִֽשְׁתַּחֲוֵ֨יתִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן בְּהִשְׁתַּחֲוָיָ֨תִי֙ בֵּ֣ית רִמֹּ֔ן יִסְלַח־יְהוָ֥ה לְעַבְדְּךָ֖ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
'Bu şey için Yahve kulunu bağışlasın: Efendim oraya eğilmek için Rimmon evine geldiğinde ve o elime yaslandığında ve ben Rimmon evinde eğildiğimde, ben Rimmon evinde eğildiğimde Yahve kulunu bu şeyde bağışlasın.'
Ezra 10:14
·
Tevrat
יַֽעֲמְדוּ־נָ֣א שָׂ֠רֵינוּ לְֽכָל־הַקָּהָ֞ל וְכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר בֶּעָרֵ֗ינוּ הַהֹשִׁ֞יב נָשִׁ֤ים נָכְרִיּוֹת֙ יָבֹא֙ לְעִתִּ֣ים מְזֻמָּנִ֔ים וְעִמָּהֶ֛ם זִקְנֵי־עִ֥יר וָעִ֖יר וְשֹׁפְטֶ֑יהָ עַ֠ד לְהָשִׁ֞יב חֲר֤וֹן אַף־אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ עַ֖ד לַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Lütfen önderlerimiz bütün topluluk için dursunlar; ve şehirlerimizde yabancı kadınlar oturtan herkes belirlenmiş zamanlarda gelsin ve onlarla her şehrin yaşlıları ve onun hakimleri gelsin; ta ki bu iş yüzünden Tanrımızın öfkesinin alevi bizden dönene kadar.'
Nehemya 8:4
·
Tevrat
וַֽיַּעֲמֹ֞ד עֶזְרָ֣א הַסֹּפֵ֗ר עַֽל־מִגְדַּל־עֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֣וּ לַדָּבָר֒ וַיַּֽעֲמֹ֣ד אֶצְל֡וֹ מַתִּתְיָ֡ה וְשֶׁ֡מַע וַ֠עֲנָיָה וְאוּרִיָּ֧ה וְחִלְקִיָּ֛ה וּמַעֲשֵׂיָ֖ה עַל־יְמִינ֑וֹ וּמִשְּׂמֹאל֗וֹ פְּ֠דָיָה וּמִֽישָׁאֵ֧ל וּמַלְכִּיָּ֛ה וְחָשֻׁ֥ם וְחַשְׁבַּדָּ֖נָה זְכַרְיָ֥ה מְשֻׁלָּֽם
Ve yazıcı Ezra bu iş için yaptıkları ahşap bir kulenin üzerinde durdu; ve onun yanında, sağında Matitya, Şema, Anaya, Uriya, Hilkiya ve Maaseya durdu; ve solunda Pedaya, Mişael, Malkiya, Haşum, Haşbaddana, Zekeriya ve Meşullam durdu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 38:24
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר צִדְקִיָּ֜הוּ אֶֽל־יִרְמְיָ֗הוּ אִ֛ישׁ אַל־יֵדַ֥ע בַּדְּבָֽרִים־הָאֵ֖לֶּה וְלֹ֥א תָמֽוּת
Tsedekiya Yeremya'ya dedi: 'Kimse bu sözleri bilmesin ve ölmeyeceksin.'
1. Samuel 24:8
·
Tevrat
וַיְשַׁסַּ֨ע דָּוִ֤ד אֶת־אֲנָשָׁיו֙ בַּדְּבָרִ֔ים וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם לָק֣וּם אֶל־שָׁא֑וּל וְשָׁא֛וּל קָ֥ם מֵהַמְּעָרָ֖ה וַיֵּ֥לֶךְ בַּדָּֽרֶךְ
Davut adamlarını sözlerle parçaladı ve Saul'a karşı kalkmalarına izin vermedi; ve Saul mağaradan kalktı ve yola gitti.
2. Krallar 19:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin.
Yeşaya 37:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt.
Nehemya 8:12
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֨וּ כָל־הָעָ֜ם לֶאֱכֹ֤ל וְלִשְׁתּוֹת֙ וּלְשַׁלַּ֣ח מָנ֔וֹת וְלַעֲשׂ֖וֹת שִׂמְחָ֣ה גְדוֹלָ֑ה כִּ֤י הֵבִ֨ינוּ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹדִ֖יעוּ לָהֶֽם
Bütün halk yemek, içmek, paylar göndermek ve büyük sevinç yapmak için gittiler; çünkü onlara bildirilen sözleri anladılar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 59:21
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י זֹ֣את בְּרִיתִ֤י אוֹתָם֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה רוּחִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יךָ וּדְבָרַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְּפִ֑יךָ לֹֽא־יָמ֡וּשׁוּ מִפִּיךָ֩ וּמִפִּ֨י זַרְעֲךָ֜ וּמִפִּ֨י זֶ֤רַע זַרְעֲךָ֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם
Ve ben, onlarla benim antlaşmam budur, dedi Yahve: Senin üzerinde olan ruhum ve senin ağzına koyduğum sözlerim senin ağzından ve senin soyunun ağzından ve soyunun soyunun ağzından ayrılmayacak, dedi Yahve, şimdiden ve sonsuza kadar.
1. Tarihler 29:29
·
Tevrat
וְדִבְרֵי֙ דָּוִ֣יד הַמֶּ֔לֶךְ הָרִאשֹׁנִ֖ים וְהָאֲחרֹנִ֑ים הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֗ים עַל־דִּבְרֵי֙ שְׁמוּאֵ֣ל הָרֹאֶ֔ה וְעַל־דִּבְרֵי֙ נָתָ֣ן הַנָּבִ֔יא וְעַל־דִּבְרֵ֖י גָּ֥ד הַחֹזֶֽה
Kral Davut'un ilk ve son işleri, işte onlar gören Samuel'in sözlerinde, peygamber Natan'ın sözlerinde ve gören Gad'ın sözlerinde yazılıdır.
Mezmurlar 109:3
·
Tevrat
וְדִבְרֵ֣י שִׂנְאָ֣ה סְבָב֑וּנִי וַיִּֽלָּחֲמ֥וּנִי חִנָּֽם
Ve nefret sözleriyle beni kuşattılar, ve benimle nedensizce savaştılar.
Mezmurlar 145:5
·
Tevrat
הֲ֭דַר כְּב֣וֹד הוֹדֶ֑ךָ וְדִבְרֵ֖י נִפְלְאוֹתֶ֣יךָ אָשִֽׂיחָה
İhtişamının yüceliğinin görkemini ve harikalarının sözlerini derin derin düşüneceğim.
Nehemya 6:19
·
Tevrat
גַּ֣ם טוֹבֹתָ֗יו הָי֤וּ אֹמְרִים֙ לְפָנַ֔י וּדְבָרַ֕י הָי֥וּ מוֹצִיאִ֖ים ל֑וֹ אִגְּר֛וֹת שָׁלַ֥ח טוֹבִיָּ֖ה לְיָֽרְאֵֽנִי
Ayrıca onun iyiliklerini önümde söylüyorlardı ve sözlerimi ona çıkarıyorlardı; Toviya beni korkutmak için mektuplar gönderdi.