3028
Kullanım
18
Lemma
191
Türev
191
Anlam
18 lemma, 191 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 13:13
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י אָ֤נָה אוֹלִיךְ֙ אֶת־חֶרְפָּתִ֔י וְאַתָּ֗ה תִּהְיֶ֛ה כְּאַחַ֥ד הַנְּבָלִ֖ים בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּה֙ דַּבֶּר־נָ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֛י לֹ֥א יִמְנָעֵ֖נִי מִמֶּֽךָּ
Ve ben utancımı nereye götürürüm? Ve sen İsrail'de akılsızlardan biri gibi olursun. Ve şimdi lütfen kralla konuş; çünkü beni senden esirgemez.
Yeremya 9:4
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יְהָתֵ֔לּוּ וֶאֱמֶ֖ת לֹ֣א יְדַבֵּ֑רוּ לִמְּד֧וּ לְשׁוֹנָ֛ם דַּבֶּר־שֶׁ֖קֶר הַעֲוֵ֥ה נִלְאֽוּ
Ve herkes komşusunu aldatacak ve gerçeği konuşmayacaklar; dillerine yalan konuşmayı öğrettiler, kötülük yapmak için kendilerini yordular.
2. Krallar 18:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶלְיָקִ֣ים בֶּן־חִ֠לְקִיָּהוּ וְשֶׁבְנָ֨ה וְיוֹאָ֜ח אֶל־רַב־שָׁקֵ֗ה דַּבֶּר־נָ֤א אֶל־עֲבָדֶ֨יךָ֙ אֲרָמִ֔ית כִּ֥י שֹׁמְעִ֖ים אֲנָ֑חְנוּ וְאַל־תְּדַבֵּ֤ר עִמָּ֨נוּ֙ יְהוּדִ֔ית בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־הַחֹמָֽה
Hilkiya oğlu Elyakim, Şevna ve Yoah Ravşake'ye dediler: 'Lütfen kullarına Aramice konuş, çünkü biz işitiyoruz; ve duvarın üzerinde olan halkın kulaklarına bizimle Yahudice konuşma.'
Yeşaya 36:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶלְיָקִים֩ וְשֶׁבְנָ֨א וְיוֹאָ֜ח אֶל־רַב־שָׁקֵ֗ה דַּבֶּר־נָ֤א אֶל־עֲבָדֶ֨יךָ֙ אֲרָמִ֔ית כִּ֥י שֹׁמְעִ֖ים אֲנָ֑חְנוּ וְאַל־תְּדַבֵּ֤ר אֵלֵ֨ינוּ֙ יְהוּדִ֔ית בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־הַחוֹמָֽה
Elyakim, Şevna ve Yoah Rabşake'ye dedi: 'Lütfen kullarına Aramice konuş, çünkü biz anlıyoruz; duvarın üzerinde olan halkın kulaklarına Yahudice bizimle konuşma.'
Yeşaya 59:13
·
Tevrat
פָּשֹׁ֤עַ וְכַחֵשׁ֙ בַּֽיהוָ֔ה וְנָס֖וֹג מֵאַחַ֣ר אֱלֹהֵ֑ינוּ דַּבֶּר־עֹ֣שֶׁק וְסָרָ֔ה הֹר֧וֹ וְהֹג֛וֹ מִלֵּ֖ב דִּבְרֵי־שָֽׁקֶר
Yahve'ye isyan etmek ve yalanlamak ve Tanrımızın ardından dönmek, baskı ve sapkınlık konuşmak, kalpten yalan sözlerine gebe kalmak ve mırıldanmak vardır.
Örnek Ayetler (4 / 6)
2. Samuel 12:18
·
Tevrat
וַיְהִ֛י בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י וַיָּ֣מָת הַיָּ֑לֶד וַיִּֽרְאוּ֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֜ד לְהַגִּ֥יד ל֣וֹ כִּי־מֵ֣ת הַיֶּ֗לֶד כִּ֤י אָֽמְרוּ֙ הִנֵּה֩ בִהְי֨וֹת הַיֶּ֜לֶד חַ֗י דִּבַּ֤רְנוּ אֵלָיו֙ וְלֹא־שָׁמַ֣ע בְּקוֹלֵ֔נוּ וְאֵ֨יךְ נֹאמַ֥ר אֵלָ֛יו מֵ֥ת הַיֶּ֖לֶד וְעָשָׂ֥ה רָעָֽה
Yedinci günde çocuk öldü. Davut'un kulları çocuğun öldüğünü ona bildirmekten korktular; çünkü dediler ki: 'İşte çocuk canlıyken onunla konuştuk ve sesimizi dinlemedi; ona nasıl Çocuk öldü deriz? Kötülük yapar.'
1. Samuel 20:23
·
Tevrat
וְהַ֨דָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְנוּ אֲנִ֣י וָאָ֑תָּה הִנֵּ֧ה יְהוָ֛ה בֵּינִ֥י וּבֵינְךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Seninle benim konuştuğumuz söze gelince; işte, Yahve sonsuza dek benimle senin arandadır.
Çölde Sayım 21:7
·
Tevrat
וַיָּבֹא֩ הָעָ֨ם אֶל־מֹשֶׁ֜ה וַיֹּאמְר֣וּ חָטָ֗אנוּ כִּֽי־דִבַּ֤רְנוּ בַֽיהוָה֙ וָבָ֔ךְ הִתְפַּלֵּל֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיָסֵ֥ר מֵעָלֵ֖ינוּ אֶת־הַנָּחָ֑שׁ וַיִּתְפַּלֵּ֥ל מֹשֶׁ֖ה בְּעַ֥ד הָעָֽם
Halk Musa'ya geldi ve dediler: 'Günah işledik, çünkü Yahve'ye ve sana karşı konuştuk. Yahve'ye dua et, yılanı üzerimizden uzaklaştırsın.' Musa halk için dua etti.
Mısır'dan Çıkış 14:12
·
Tevrat
הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֨יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֨נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר
Mısır'da sana konuştuğumuz söz bu değil mi: 'Bizden vazgeç ve Mısır'a hizmet edelim; çünkü Mısır'a hizmet etmek bizim için çölde ölmemizden daha iyidir.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 2:1
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָם֙ עֲמֹ֣ד עַל־רַגְלֶ֔יךָ וַאֲדַבֵּ֖ר אֹתָֽךְ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ayaklarının üzerinde dur ve seninle konuşacağım.'
Hezekiel 11:25
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֖ר אֶל־הַגּוֹלָ֑ה אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֥ר הֶרְאָֽנִי
Ve Yahve'nin bana gösterdiği bütün sözlerini sürgünlere konuştum.
Hezekiel 24:18
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֤ר אֶל־הָעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַתָּ֥מָת אִשְׁתִּ֖י בָּעָ֑רֶב וָאַ֥עַשׂ בַּבֹּ֖קֶר כַּאֲשֶׁ֥ר צֻוֵּֽיתִי
Ve sabah halka konuştum, ve akşam karım öldü; ve sabah buyrulduğum gibi yaptım.
Yeremya 7:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יַ֧עַן עֲשׂוֹתְכֶ֛ם אֶת־כָּל־הַמַּֽעֲשִׂ֥ים הָאֵ֖לֶּה נְאֻם־יְהוָ֑ה וָאֲדַבֵּ֨ר אֲלֵיכֶ֜ם הַשְׁכֵּ֤ם וְדַבֵּר֙ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֔ם וָאֶקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֥א עֲנִיתֶֽם
Ve şimdi, bütün bu işleri yaptığınız için, Yahve'nin bildirisidir; ve size erkenden kalkıp konuştum ve dinlemediniz ve sizi çağırdım ve cevap vermediniz;
Yeremya 25:3
·
Tevrat
מִן־שְׁלֹ֣שׁ עֶשְׂרֵ֣ה שָׁנָ֡ה לְיֹאשִׁיָּ֣הוּ בֶן־אָמוֹן֩ מֶ֨לֶךְ יְהוּדָ֜ה וְעַ֣ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה זֶ֚ה שָׁלֹ֤שׁ וְעֶשְׂרִים֙ שָׁנָ֔ה הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וָאֲדַבֵּ֧ר אֲלֵיכֶ֛ם אַשְׁכֵּ֥ים וְדַבֵּ֖ר וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּֽם
Yahuda kralı Amon oğlu Yoşiya'nın on üçüncü yılından bu güne kadar, bu yirmi üç yıldır Yahve'nin sözü bana geldi; ve erkenden kalkarak ve konuşarak size konuştum, ama dinlemediniz.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 1:16
·
Tevrat
וְדִבַּרְתִּ֤י מִשְׁפָּטַי֙ אוֹתָ֔ם עַ֖ל כָּל־רָעָתָ֑ם אֲשֶׁ֣ר עֲזָב֗וּנִי וַֽיְקַטְּרוּ֙ לֵאלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לְמַעֲשֵׂ֥י יְדֵיהֶֽם
Beni terk ettikleri, başka ilahlara buhur yaktıkları ve ellerinin işlerine secde ettikleri için tüm kötülükleri yüzünden onlara hükümlerimi konuşacağım.
Hoşea 2:16
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ מְפַתֶּ֔יהָ וְהֹֽלַכְתִּ֖יהָ הַמִּדְבָּ֑ר וְדִבַּרְתִּ֖י עַל לִבָּֽהּ
Bu yüzden işte ben onu ikna edeceğim, onu çöle götüreceğim ve onun kalbine konuşacağım.
Hoşea 12:11
·
Tevrat
וְדִבַּ֨רְתִּי֙ עַל־הַנְּבִיאִ֔ים וְאָנֹכִ֖י חָז֣וֹן הִרְבֵּ֑יתִי וּבְיַ֥ד הַנְּבִיאִ֖ים אֲדַמֶּֽה
Ve peygamberlere konuştum ve ben görüm çoğalttım ve peygamberlerin eliyle benzetmeler yaptım.
Vaiz 2:15
·
Tevrat
וְאָמַ֨רְתִּֽי אֲנִ֜י בְּלִבִּ֗י כְּמִקְרֵ֤ה הַכְּסִיל֙ גַּם־אֲנִ֣י יִקְרֵ֔נִי וְלָ֧מָּה חָכַ֛מְתִּי אֲנִ֖י אָ֣ז יוֹתֵ֑ר וְדִבַּ֣רְתִּי בְלִבִּ֔י שֶׁגַּם־זֶ֖ה הָֽבֶל
Ve ben kalbimde dedim: 'Akılsızın olayı gibi benim de başıma gelecek; o zaman ben neden daha fazla bilge oldum?' Ve kalbimde konuştum ki, bu da boşluktur.
Çölde Sayım 11:17
·
Tevrat
וְיָרַדְתִּ֗י וְדִבַּרְתִּ֣י עִמְּךָ֮ שָׁם֒ וְאָצַלְתִּ֗י מִן־הָר֛וּחַ אֲשֶׁ֥ר עָלֶ֖יךָ וְשַׂמְתִּ֣י עֲלֵיהֶ֑ם וְנָשְׂא֤וּ אִתְּךָ֙ בְּמַשָּׂ֣א הָעָ֔ם וְלֹא־תִשָּׂ֥א אַתָּ֖ה לְבַדֶּֽךָ
Ve inip orada seninle konuşacağım; senin üzerindeki ruhtan ayırıp onların üzerine koyacağım; halkın yükünü seninle taşıyacaklar ve sen tek başına taşımayacaksın.
Örnek Ayetler (5)
Amos 5:10
·
Tevrat
שָׂנְא֥וּ בַשַּׁ֖עַר מוֹכִ֑יחַ וְדֹבֵ֥ר תָּמִ֖ים יְתָעֵֽבוּ
Kapıda azarlayandan nefret ettiler ve kusursuz konuşandan iğrenirler.
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
Mezmurlar 15:2
·
Tevrat
הוֹלֵ֣ךְ תָּ֭מִים וּפֹעֵ֥ל צֶ֑דֶק וְדֹבֵ֥ר אֱ֝מֶ֗ת בִּלְבָבֽוֹ
Kusursuz yürüyen, doğruluk yapan ve kalbinde gerçeği söyleyen;
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:13
·
Tevrat
רְצ֣וֹן מְ֭לָכִים שִׂפְתֵי־צֶ֑דֶק וְדֹבֵ֖ר יְשָׁרִ֣ים יֶאֱהָֽב
Doğruluk dudakları kralların hoşnutluğudur, ve doğru konuşanı o sever.
Ester 10:3
·
Tevrat
כִּ֣י מָרְדֳּכַ֣י הַיְּהוּדִ֗י מִשְׁנֶה֙ לַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֔וֹשׁ וְגָדוֹל֙ לַיְּהוּדִ֔ים וְרָצ֖וּי לְרֹ֣ב אֶחָ֑יו דֹּרֵ֥שׁ טוֹב֙ לְעַמּ֔וֹ וְדֹבֵ֥ר שָׁל֖וֹם לְכָל־זַרְעֽוֹ
Çünkü Yahudi Mordekay kral Ahaşveroş'a ikinciydi, Yahudiler için büyüktü ve kardeşlerinin çoğuna makbuldü; halkı için iyilik arayan ve bütün soyu için barış konuşandı.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 2:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ
Yahve'nin elçisi bu sözleri bütün İsrail oğullarına konuştuğunda, halk sesini kaldırdı ve ağladı.
Hoşea 13:1
·
Tevrat
כְּדַבֵּ֤ר אֶפְרַ֨יִם֙ רְתֵ֔ת נָשָׂ֥א ה֖וּא בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֶּאְשַׁ֥ם בַּבַּ֖עַל וַיָּמֹֽת
Efrayim konuştuğunda titreme vardı, o İsrail'de yükseldi; ve Baal'da suçlu oldu ve öldü.
2. Krallar 7:18
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּר֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ לֵאמֹ֑ר סָאתַ֨יִם שְׂעֹרִ֜ים בְּשֶׁ֗קֶל וּֽסְאָה־סֹ֨לֶת֙ בְּשֶׁ֔קֶל יִהְיֶה֙ כָּעֵ֣ת מָחָ֔ר בְּשַׁ֖עַר שֹׁמְרֽוֹן
Tanrı adamının krala diyerek söylediği gibi oldu: 'Yarın bu vakit Samiriye'nin kapısında iki sea (~14 litre) arpa bir şekele (~11 gram) ve bir sea (~7 litre) ince un bir şekele (~11 gram) olacak.'
Eyüp 2:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ כְּדַבֵּ֞ר אַחַ֤ת הַנְּבָלוֹת֙ תְּדַבֵּ֔רִי גַּ֣ם אֶת־הַטּ֗וֹב נְקַבֵּל֙ מֵאֵ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶת־הָרָ֖ע לֹ֣א נְקַבֵּ֑ל בְּכָל־זֹ֛את לֹא־חָטָ֥א אִיּ֖וֹב בִּשְׂפָתָֽיו
Ve ona dedi: 'Akılsız kadınlardan birinin konuştuğu gibi konuşuyorsun. Tanrı'nın yanından hem iyiyi kabul edeceğiz ve kötüyü kabul etmeyecek miyiz?' Bütün bunlarda Eyyup dudaklarıyla günah işlemedi.
Mısır'dan Çıkış 16:10
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֤ר אַהֲרֹן֙ אֶל־כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּפְנ֖וּ אֶל־הַמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה נִרְאָ֖ה בֶּעָנָֽן
Harun İsrail oğullarının bütün topluluğuna konuştuğunda, çöle doğru döndüler ve işte Yahve'nin yüceliği bulutta göründü.
Örnek Ayetler (4)
Daniel 8:18
·
Tevrat
וּבְדַבְּר֣וֹ עִמִּ֔י נִרְדַּ֥מְתִּי עַל־פָּנַ֖י אָ֑רְצָה וַיִּ֨גַּע־בִּ֔י וַיַּֽעֲמִידֵ֖נִי עַל־עָמְדִֽי
Ve o benimle konuşurken yüzümün üzerinde yere derin uykuya daldım; ve bana dokundu ve beni durduğum yerde ayağa kaldırdı.
Daniel 10:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֡י דָּנִיֵּ֣אל אִישׁ־חֲ֠מֻדוֹת הָבֵ֨ן בַּדְּבָרִ֜ים אֲשֶׁר֩ אָנֹכִ֨י דֹבֵ֤ר אֵלֶ֨יךָ֙ וַעֲמֹ֣ד עַל־עָמְדֶ֔ךָ כִּ֥י עַתָּ֖ה שֻׁלַּ֣חְתִּי אֵלֶ֑יךָ וּבְדַבְּר֥וֹ עִמִּ֛י אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עָמַ֥דְתִּי מַרְעִֽיד
Ve bana dedi: 'Daniel, çok sevilen adam, sana söylediğim sözleri anla ve durduğun yerde dur; çünkü şimdi sana gönderildim.' Ve o benimle bu sözü konuşurken titreyerek durdum.
Daniel 10:15
·
Tevrat
וּבְדַבְּר֣וֹ עִמִּ֔י כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה נָתַ֧תִּי פָנַ֛י אַ֖רְצָה וְנֶאֱלָֽמְתִּי
Ve o benimle bu sözler gibi konuşurken yüzümü yere verdim ve dilsiz kaldım.
Daniel 10:19
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אַל־תִּירָ֧א אִישׁ־חֲמֻד֛וֹת שָׁל֥וֹם לָ֖ךְ חֲזַ֣ק וַחֲזָ֑ק וּֽבְדַבְּר֤וֹ עִמִּי֙ הִתְחַזַּ֔קְתִּי וָאֹֽמְרָ֛ה יְדַבֵּ֥ר אֲדֹנִ֖י כִּ֥י חִזַּקְתָּֽנִי
Ve dedi: 'Korkma çok sevilen adam, sana esenlik olsun, güçlü ol ve güçlü ol.' Ve o benimle konuşurken güçlendim ve dedim: 'Efendim konuşsun, çünkü beni güçlendirdin.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 2:3
·
Tevrat
אַל־תַּרְבּ֤וּ תְדַבְּרוּ֙ גְּבֹהָ֣ה גְבֹהָ֔ה יֵצֵ֥א עָתָ֖ק מִפִּיכֶ֑ם כִּ֣י אֵ֤ל דֵּעוֹת֙ יְהוָ֔ה וְל֥וֹ נִתְכְּנ֖וּ עֲלִלֽוֹת
Yüksek yüksek konuşmayı çoğaltmayın, ağzınızdan küstahlık çıkmasın; çünkü Yahve bilgilerin Tanrısı'dır ve eylemler O'nun tarafından tartılır.
Mezmurlar 75:6
·
Tevrat
אַל־תָּרִ֣ימוּ לַמָּר֣וֹם קַרְנְכֶ֑ם תְּדַבְּר֖וּ בְצַוָּ֣אר עָתָֽק
Boynuzunuzu yükseğe kaldırmayın; küstahça bir boyunla konuşmayın.
Eyüp 13:7
·
Tevrat
הַ֭לְאֵל תְּדַבְּר֣וּ עַוְלָ֑ה וְ֝ל֗וֹ תְּֽדַבְּר֥וּ רְמִיָּֽה
Tanrı için mi haksızlık konuşacaksınız ve O'nun için mi hile konuşacaksınız?
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 1:13
·
Tevrat
וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה
Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı.
1. Krallar 1:14
·
Tevrat
הִנֵּ֗ה עוֹדָ֛ךְ מְדַבֶּ֥רֶת שָׁ֖ם עִם־הַמֶּ֑לֶךְ וַאֲנִי֙ אָב֣וֹא אַחֲרַ֔יִךְ וּמִלֵּאתִ֖י אֶת־דְּבָרָֽיִךְ
İşte sen orada kralla henüz konuşurken, ben arkandan geleceğim ve sözlerini tamamlayacağım.
1. Krallar 1:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֛ה עוֹדֶ֥נָּה מְדַבֶּ֖רֶת עִם־הַמֶּ֑לֶךְ וְנָתָ֥ן הַנָּבִ֖יא בָּֽא
Ve işte o kralla henüz konuşurken, peygamber Natan geldi.
Mezmurlar 12:4
·
Tevrat
יַכְרֵ֣ת יְ֭הוָה כָּל־שִׂפְתֵ֣י חֲלָק֑וֹת לָ֝שׁ֗וֹן מְדַבֶּ֥רֶת גְּדֹלֽוֹת
Yahve bütün dalkavukluk dudaklarını, büyük şeyler konuşan dili kessin.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 15:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־שָׁא֔וּל הֶ֚רֶף וְאַגִּ֣ידָה לְּךָ֔ אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֵלַ֖י הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ דַּבֵּֽר
Samuel Şaul'a dedi: 'Dur ve gece Yahve'nin bana konuştuğunu sana bildireyim.' Ona dedi: 'Konuş.'
1. Krallar 2:14
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר דָּבָ֥ר לִ֖י אֵלָ֑יִךְ וַתֹּ֖אמֶר דַּבֵּֽר
Dedi: 'Sana bir sözüm var.' O dedi: 'Konuş.'
1. Krallar 2:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה שְׁאֵלָ֤ה אַחַת֙ אָֽנֹכִי֙ שֹׁאֵ֣ל מֵֽאִתָּ֔ךְ אַל־תָּשִׁ֖בִי אֶת־פָּנָ֑י וַתֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו דַּבֵּֽר
Şimdi senden bir dilek diliyorum, yüzümü çevirme.' O ona dedi: 'Konuş.'
Yaratılış 24:33
·
Tevrat
וַיּוּשַׂ֤ם לְפָנָיו֙ לֶאֱכֹ֔ל וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל עַ֥ד אִם־דִּבַּ֖רְתִּי דְּבָרָ֑י וַיֹּ֖אמֶר דַּבֵּֽר
Yemek için önüne konuldu, ama o dedi: 'Sözlerimi konuşana kadar yemeyeceğim.' O da dedi: 'Konuş.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 14:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר הַמֶּ֑לֶךְ הַֽמְדַבֵּ֤ר אֵלַ֨יִךְ֙ וַֽהֲבֵאת֣וֹ אֵלַ֔י וְלֹֽא־יֹסִ֥יף ע֖וֹד לָגַ֥עַת בָּֽךְ
Kral dedi: 'Sana konuşanı bana getir, sana tekrar dokunmayacak.'
Yeşaya 52:6
·
Tevrat
לָכֵ֛ן יֵדַ֥ע עַמִּ֖י שְׁמִ֑י לָכֵן֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּֽי־אֲנִי־ה֥וּא הַֽמְדַבֵּ֖ר הִנֵּֽנִי
Bu yüzden halkım adımı bilecek; bu yüzden o günde konuşan ben oyum, işte buradayım.
Daniel 8:13
·
Tevrat
וָאֶשְׁמְעָ֥ה אֶֽחָד־קָד֖וֹשׁ מְדַבֵּ֑ר וַיֹּאמֶר֩ אֶחָ֨ד קָד֜וֹשׁ לַפַּֽלְמוֹנִ֣י הַֽמְדַבֵּ֗ר עַד־מָתַ֞י הֶחָז֤וֹן הַתָּמִיד֙ וְהַפֶּ֣שַׁע שֹׁמֵ֔ם תֵּ֛ת וְקֹ֥דֶשׁ וְצָבָ֖א מִרְמָֽס
Ve kutsal birinin konuştuğunu işittim; kutsal biri konuşan o kişiye dedi: 'Sürekli sunu, viran eden isyan, kutsal yerin ve ordunun çiğnenmeye verilmesi görümü ne zamana kadar?'
Yaratılış 45:12
·
Tevrat
וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם
Ve işte gözleriniz ve kardeşim Bünyamin'in gözleri görüyor ki, sizinle konuşan ağzımdır.
Örnek Ayetler (4)
Eyüp 42:7
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַחַ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶל־אִיּ֑וֹב וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־אֱלִיפַ֣ז הַתֵּֽימָנִ֗י חָרָ֨ה אַפִּ֤י בְךָ֙ וּבִשְׁנֵ֣י רֵעֶ֔יךָ כִּ֠י לֹ֣א דִבַּרְתֶּ֥ם אֵלַ֛י נְכוֹנָ֖ה כְּעַבְדִּ֥י אִיּֽוֹב
Yahve bu sözleri Eyyup'a söyledikten sonra, Yahve Temanlı Elifaz'a dedi: 'Öfkem sana ve iki dostuna karşı alevlendi; çünkü kulum Eyyup gibi bana doğruyu konuşmadınız.'
Eyüp 42:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה קְחֽוּ־לָכֶ֣ם שִׁבְעָֽה־פָרִים֩ וְשִׁבְעָ֨ה אֵילִ֜ים וּלְכ֣וּ אֶל־עַבְדִּ֣י אִיּ֗וֹב וְהַעֲלִיתֶ֤ם עוֹלָה֙ בַּֽעַדְכֶ֔ם וְאִיּ֣וֹב עַבְדִּ֔י יִתְפַּלֵּ֖ל עֲלֵיכֶ֑ם כִּ֧י אִם־פָּנָ֣יו אֶשָּׂ֗א לְבִלְתִּ֞י עֲשׂ֤וֹת עִמָּכֶם֙ נְבָלָ֔ה כִּ֠י לֹ֣א דִבַּרְתֶּ֥ם אֵלַ֛י נְכוֹנָ֖ה כְּעַבְדִּ֥י אִיּֽוֹב
Ve şimdi kendinize yedi boğa ve yedi koç alın ve kulum Eyyup'a gidin ve kendiniz için yakmalık sunu sunun; ve kulum Eyyup sizin için dua edecektir. Çünkü onun yüzünü kabul edeceğim ki size akılsızca davranmayayım; çünkü kulum Eyyup gibi bana doğruyu konuşmadınız.
Çölde Sayım 14:28
·
Tevrat
אֱמֹ֣ר אֲלֵהֶ֗ם חַי־אָ֨נִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אִם־לֹ֕א כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם בְּאָזְנָ֑י כֵּ֖ן אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם
Onlara söyle: 'Ben yaşıyorum, Yahve'nin bildirisidir; kulaklarıma konuştuğunuz gibi, size kesinlikle öyle yapacağım.'
Mısır'dan Çıkış 12:32
·
Tevrat
גַּם־צֹאנְכֶ֨ם גַּם־בְּקַרְכֶ֥ם קְח֛וּ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם וָלֵ֑כוּ וּבֵֽרַכְתֶּ֖ם גַּם־אֹתִֽי
Konuştuğunuz gibi hem sürünüzü hem sığırınızı alın ve gidin; ve beni de bereketleyin.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Yasa'nın Tekrarı 20:5
·
Tevrat
וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ
Ve görevliler halka konuşarak diyecekler: 'Yeni bir ev inşa eden ve onu adamayan adam kimdir? Gitsin ve evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve onu başka bir adam adar.'
Yasa'nın Tekrarı 25:8
·
Tevrat
וְקָֽרְאוּ־ל֥וֹ זִקְנֵי־עִיר֖וֹ וְדִבְּר֣וּ אֵלָ֑יו וְעָמַ֣ד וְאָמַ֔ר לֹ֥א חָפַ֖צְתִּי לְקַחְתָּֽהּ
Ve şehrinin yaşlıları onu çağıracaklar ve ona konuşacaklar; ve o duracak ve diyecek: 'Onu almayı istemedim.'
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 5:7
·
Tevrat
תְּאַבֵּד֮ דֹּבְרֵ֪י כָ֫זָ֥ב אִישׁ־דָּמִ֥ים וּמִרְמָ֗ה יְתָ֘עֵ֥ב יְהוָֽה
Yalan konuşanları yok edersin; Yahve kanlar ve hile adamından iğrenir.
Mezmurlar 28:3
·
Tevrat
אַל־תִּמְשְׁכֵ֣נִי עִם־רְשָׁעִים֮ וְעִם־פֹּ֪עֲלֵ֫י אָ֥וֶן דֹּבְרֵ֣י שָׁ֭לוֹם עִם־רֵֽעֵיהֶ֑ם וְ֝רָעָ֗ה בִּלְבָבָֽם
Beni kötülerle ve kötülük yapanlarla sürükleme; komşularıyla barış konuşanlarla, ve kalplerinde kötülük vardır.
Mezmurlar 58:4
·
Tevrat
זֹ֣רוּ רְשָׁעִ֣ים מֵרָ֑חֶם תָּע֥וּ מִ֝בֶּ֗טֶן דֹּבְרֵ֥י כָזָֽב
Kötüler rahimden yabancılaştılar; yalan konuşanlar karından saptılar.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 5:4
·
Tevrat
וַיָּבֹ֕א וַיַּגֵּ֥ד לַאדֹנָ֖יו לֵאמֹ֑ר כָּזֹ֤את וְכָזֹאת֙ דִּבְּרָ֣ה הַֽנַּעֲרָ֔ה אֲשֶׁ֖ר מֵאֶ֥רֶץ יִשְׂרָאֵֽל
Sonra geldi ve efendisine bildirerek dedi ki: 'İsrail diyarından olan genç kız şöyle ve şöyle konuştu.'
Eyüp 33:2
·
Tevrat
הִנֵּה־נָ֭א פָּתַ֣חְתִּי פִ֑י דִּבְּרָ֖ה לְשׁוֹנִ֣י בְחִכִּֽי
İşte ağzımı açtım, dilim damağımda konuştu.
Yaratılış 39:19
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ אֲדֹנָ֜יו אֶת־דִּבְרֵ֣י אִשְׁתּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר דִּבְּרָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה עָ֥שָׂהּ לִ֖י עַבְדֶּ֑ךָ וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ
Efendisi, karısının ona konuştuğu, 'Kulun bana bu sözler gibi yaptı' dediği sözlerini duyduğunda, öfkesi alevlendi.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 44:25
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָֽה־צְבָאוֹת֩ אֱלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר אַתֶּ֨ם וּנְשֵׁיכֶ֜ם וַתְּדַבֵּ֣רְנָה בְּפִיכֶם֮ וּבִידֵיכֶ֣ם מִלֵּאתֶ֣ם לֵאמֹר֒ עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶת־נְדָרֵ֗ינוּ אֲשֶׁ֤ר נָדַ֨רְנוּ֙ לְקַטֵּר֙ לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַ֔יִם וּלְהַסֵּ֥ךְ לָ֖הּ נְסָכִ֑ים הָקֵ֤ים תָּקִ֨ימְנָה֙ אֶת־נִדְרֵיכֶ֔ם וְעָשֹׂ֥ה תַעֲשֶׂ֖ינָה אֶת־נִדְרֵיכֶֽם
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi diyerek şöyle dedi: Siz ve karılarınız ağzınızla konuştunuz ve ellerinizle tamamladınız, diyerek: 'Göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için adadığımız adaklarımızı kesinlikle yapacağız.' Adaklarınızı kesinlikle yerine getirin ve adaklarınızı kesinlikle yapın.
1. Samuel 4:20
·
Tevrat
וּכְעֵ֣ת מוּתָ֗הּ וַתְּדַבֵּ֨רְנָה֙ הַנִּצָּב֣וֹת עָלֶ֔יהָ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י בֵ֣ן יָלָ֑דְתְּ וְלֹ֥א עָנְתָ֖ה וְלֹא־שָׁ֥תָה לִבָּֽהּ
Ölüm anında, başında duran kadınlar ona dediler: 'Korkma, çünkü bir oğul doğurdun.' Ama o cevap vermedi ve kalbini vermedi.
1. Krallar 3:22
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ הָאִשָּׁ֨ה הָאַחֶ֜רֶת לֹ֣א כִ֗י בְּנִ֤י הַחַי֙ וּבְנֵ֣ךְ הַמֵּ֔ת וְזֹ֤את אֹמֶ֨רֶת֙ לֹ֣א כִ֔י בְּנֵ֥ךְ הַמֵּ֖ת וּבְנִ֣י הֶחָ֑י וַתְּדַבֵּ֖רְנָה לִפְנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ve diğer kadın dedi: 'Hayır, çünkü yaşayan benim oğlumdur ve ölü senin oğlundur.' Ve bu dedi: 'Hayır, çünkü ölü senin oğlundur ve yaşayan benim oğlumdur.' Ve kralın önünde konuştular.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 11:2
·
Tevrat
שִׁמְע֕וּ אֶת־דִּבְרֵ֖י הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֑את וְדִבַּרְתָּם֙ אֶל־אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה וְעַל־יֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Bu antlaşmanın sözlerini işitin ve onları Yahuda adamlarına ve Yeruşalim'de oturanlara söyleyin.
2. Krallar 1:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ עָלָ֣ה לִקְרָאתֵ֗נוּ וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵינוּ֮ לְכ֣וּ שׁוּבוּ֮ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אֲשֶׁר־שָׁלַ֣ח אֶתְכֶם֒ וְדִבַּרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה שֹׁלֵ֔חַ לִדְרֹ֕שׁ בְּבַ֥עַל זְב֖וּב אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֑וֹן לָ֠כֵן הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּֽי־מ֥וֹת תָּמֽוּת
Ona dediler: 'Bir adam bizi karşılamaya çıktı ve bize dedi: Gidin, sizi gönderen krala dönün ve ona konuşun: Yahve şöyle dedi: İsrail'de Tanrı yok mu ki sen Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya gönderiyorsun? Bu nedenle üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.'
Çölde Sayım 20:8
·
Tevrat
קַ֣ח אֶת־הַמַּטֶּ֗ה וְהַקְהֵ֤ל אֶת־הָעֵדָה֙ אַתָּה֙ וְאַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְדִבַּרְתֶּ֧ם אֶל־הַסֶּ֛לַע לְעֵינֵיהֶ֖ם וְנָתַ֣ן מֵימָ֑יו וְהוֹצֵאתָ֨ לָהֶ֥ם מַ֨יִם֙ מִן־הַסֶּ֔לַע וְהִשְׁקִיתָ֥ אֶת־הָעֵדָ֖ה וְאֶת־בְּעִירָֽם
'Değneği al ve sen ve kardeşin Harun topluluğu toplayın; onların gözleri önünde kayaya konuşacaksınız ve o suyunu verecek; böylece onlara kayadan su çıkaracaksın ve topluluğa ve hayvanlarına içireceksin.'
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 33:18
·
Tevrat
וְיֶ֨תֶר דִּבְרֵ֣י מְנַשֶּׁה֮ וּתְפִלָּת֣וֹ אֶל־אֱלֹהָיו֒ וְדִבְרֵי֙ הַֽחֹזִ֔ים הַֽמְדַבְּרִ֣ים אֵלָ֔יו בְּשֵׁ֥ם יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל הִנָּ֕ם עַל־דִּבְרֵ֖י מַלְכֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Manaşe'nin sözlerinin geri kalanı, Tanrısı'na duası ve İsrail'in Tanrısı Yahve'nin adıyla ona konuşan görenlerin sözleri, işte onlar İsrail krallarının sözleri üzerindedir.
Mısır'dan Çıkış 6:27
·
Tevrat
הֵ֗ם הַֽמְדַבְּרִים֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם ה֥וּא מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן
İsrail oğullarını Mısır'dan çıkarmak için Mısır kralı Firavun'a konuşanlar onlardır; Musa ve Harun bunlardır.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 5:12
·
Tevrat
עוּרִ֤י עוּרִי֙ דְּבוֹרָ֔ה ע֥וּרִי ע֖וּרִי דַּבְּרִי־שִׁ֑יר ק֥וּם בָּרָ֛ק וּֽשֲׁבֵ֥ה שֶׁבְיְךָ֖ בֶּן־אֲבִינֹֽעַם
Uyan, uyan, Debora! Uyan, uyan, şarkı söyle! Kalk Barak ve esirlerini al, Abinoam oğlu!
Eyüp 21:3
·
Tevrat
שָׂ֭אוּנִי וְאָנֹכִ֣י אֲדַבֵּ֑ר וְאַחַ֖ר דַּבְּרִ֣י תַלְעִֽיג
Bana katlanın ve ben konuşacağım ve konuşmamdan sonra alay edersin.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 58:9
·
Tevrat
אָ֤ז תִּקְרָא֙ וַיהוָ֣ה יַעֲנֶ֔ה תְּשַׁוַּ֖ע וְיֹאמַ֣ר הִנֵּ֑נִי אִם־תָּסִ֤יר מִתּֽוֹכְךָ֙ מוֹטָ֔ה שְׁלַ֥ח אֶצְבַּ֖ע וְדַבֶּר־אָֽוֶן
O zaman çağıracaksın ve Yahve cevap verecek, feryat edeceksin ve diyecek: 'İşte buradayım.' Eğer ortandan boyunduruğu, parmak göndermeyi ve kötülük konuşmayı kaldırırsan;
Yeşaya 59:4
·
Tevrat
אֵין־קֹרֵ֣א בְצֶ֔דֶק וְאֵ֥ין נִשְׁפָּ֖ט בֶּאֱמוּנָ֑ה בָּט֤וֹחַ עַל־תֹּ֨הוּ֙ וְדַבֶּר־שָׁ֔וְא הָר֥וֹ עָמָ֖ל וְהוֹלֵ֥יד אָֽוֶן
Doğrulukla çağıran yok ve sadakatle yargılanan yok; boşluğa güvenmek ve boş konuşmak, zahmete gebe kalmak ve kötülük doğurmak vardır.