44
Kullanım
1
Lemma
7
Türev
11
Anlam
1 lemma, 7 türev form
Örnek Ayetler (4 / 9)
Hezekiel 12:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ כְּלֵ֣י גוֹלָ֔ה וּגְלֵ֥ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְגָלִ֨יתָ מִמְּקוֹמְךָ֜ אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם אוּלַ֣י יִרְא֔וּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen, insanoğlu, kendine sürgün eşyaları yap ve gündüzün onların gözleri önünde sürgüne git; ve yerinden başka yere onların gözleri önünde sürgüne git, belki görürler, çünkü onlar isyan evidir.
Hezekiel 12:4
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתָ֨ כֵלֶ֜יךָ כִּכְלֵ֥י גוֹלָ֛ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְאַתָּ֗ה תֵּצֵ֤א בָעֶ֨רֶב֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם כְּמוֹצָאֵ֖י גּוֹלָֽה
Ve eşyalarını sürgün eşyaları gibi gündüzün onların gözleri önünde çıkaracaksın; ve sen akşamleyin onların gözleri önünde sürgüne çıkanlar gibi çıkacaksın.
Hezekiel 12:7
·
Tevrat
וָאַ֣עַשׂ כֵּן֮ כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּיתִי֒ כֵּ֠לַי הוֹצֵ֜אתִי כִּכְלֵ֤י גוֹלָה֙ יוֹמָ֔ם וּבָעֶ֛רֶב חָתַֽרְתִּי־לִ֥י בַקִּ֖יר בְּיָ֑ד בָּעֲלָטָ֥ה הוֹצֵ֛אתִי עַל־כָּתֵ֥ף נָשָׂ֖אתִי לְעֵינֵיהֶֽם
Ve bana buyrulduğu gibi böyle yaptım; eşyalarımı sürgün eşyaları gibi gündüzün çıkardım ve akşamleyin elimle duvarda kendime delik açtım; karanlıkta çıkardım, onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıdım.
Yeremya 46:19
·
Tevrat
כְּלֵ֤י גוֹלָה֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ יוֹשֶׁ֖בֶת בַּת־מִצְרָ֑יִם כִּֽי־נֹף֙ לְשַׁמָּ֣ה תִֽהְיֶ֔ה וְנִצְּתָ֖ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Kendin için sürgün eşyaları yap, ey oturan Mısır kızı; çünkü Nof bir dehşet olacak ve oturanı olmadan yakılacak.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בִּשְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֗ה בָּֽרְבִיעִי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ וַאֲנִ֥י בְתֽוֹךְ־הַגּוֹלָ֖ה עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר נִפְתְּחוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם וָאֶרְאֶ֖ה מַרְא֥וֹת אֱלֹהִֽים
Otuzuncu yılda, dördüncü ayda, ayın beşinde, ben Kevar ırmağı kıyısında sürgünün içindeyken, gökler açıldı ve Tanrı'nın görümlerini gördüm.
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
Hezekiel 3:15
·
Tevrat
וָאָב֨וֹא אֶל־הַגּוֹלָ֜ה תֵּ֣ל אָ֠בִיב הַיֹּשְׁבִ֤ים אֶֽל־נְהַר־כְּבָר֙ וָֽאֵשֵׁ֔ב הֵ֖מָּה יוֹשְׁבִ֣ים שָׁ֑ם וָאֵשֵׁ֥ב שָׁ֛ם שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים מַשְׁמִ֥ים בְּתוֹכָֽם
Ve Tel-Aviv'de, Kevar ırmağı yanında oturan sürgünlere geldim ve onların oturduğu yere oturdum; ve orada onların arasında yedi gün dehşet içinde oturdum.
Hezekiel 11:24
·
Tevrat
וְר֣וּחַ נְשָׂאַ֗תְנִי וַתְּבִיאֵ֤נִי כַשְׂדִּ֨ימָה֙ אֶל־הַגּוֹלָ֔ה בַּמַּרְאֶ֖ה בְּר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֨עַל֙ מֵֽעָלַ֔י הַמַּרְאֶ֖ה אֲשֶׁ֥ר רָאִֽיתִי
Ruh beni kaldırdı ve Tanrı'nın ruhuyla görümde beni Kildaniler diyarına, sürgünlere getirdi; ve gördüğüm görüm üzerimden yükseldi.
Hezekiel 11:25
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֖ר אֶל־הַגּוֹלָ֑ה אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֥ר הֶרְאָֽנִי
Ve Yahve'nin bana gösterdiği bütün sözlerini sürgünlere konuştum.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 1:15
·
Tevrat
וְהָלַ֥ךְ מַלְכָּ֖ם בַּגּוֹלָ֑ה ה֧וּא וְשָׂרָ֛יו יַחְדָּ֖ו אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve kralları sürgüne gidecek; o ve yöneticileri birlikte,' dedi Yahve.
Hezekiel 12:11
·
Tevrat
אֱמֹ֖ר אֲנִ֣י מֽוֹפֶתְכֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתִי כֵּ֚ן יֵעָשֶׂ֣ה לָהֶ֔ם בַּגּוֹלָ֥ה בַשְּׁבִ֖י יֵלֵֽכוּ
De ki: 'Ben sizin belirtinizim; benim yaptığım gibi, onlara da öyle yapılacak; sürgüne, tutsaklığa gidecekler.'
Hezekiel 25:3
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמּ֔וֹן שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֡ה יַעַן֩ אָמְרֵ֨ךְ הֶאָ֜ח אֶל־מִקְדָּשִׁ֣י כִֽי־נִחָ֗ל וְאֶל־אַדְמַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ כִּ֣י נָשַׁ֔מָּה וְאֶל־בֵּ֣ית יְהוּדָ֔ה כִּ֥י הָלְכ֖וּ בַּגּוֹלָֽה
Ve Ammon oğullarına diyeceksin: 'Efendi Yahve'nin sözünü işitin; Efendi Yahve şöyle dedi: Kutsal mekanıma bozulduğu için, İsrail toprağına ıssız bırakıldığı için ve Yahuda evine sürgüne gittikleri için 'Aha!' dediğinden,
Yeremya 29:16
·
Tevrat
כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַיּוֹשֵׁב֙ אֶל־כִּסֵּ֣א דָוִ֔ד וְאֶל־כָּל־הָעָ֔ם הַיּוֹשֵׁ֖ב בָּעִ֣יר הַזֹּ֑את אֲחֵיכֶ֕ם אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־יָצְא֥וּ אִתְּכֶ֖ם בַּגּוֹלָֽה
Çünkü Yahve Davut'un tahtına oturan krala ve bu şehirde oturan bütün halka, sizinle sürgüne çıkmayan kardeşlerinize şöyle dedi:
Yeremya 48:7
·
Tevrat
כִּ֠י יַ֣עַן בִּטְחֵ֤ךְ בְּמַעֲשַׂ֨יִךְ֙ וּבְא֣וֹצְרוֹתַ֔יִךְ גַּם־אַ֖תְּ תִּלָּכֵ֑דִי וְיָצָ֤א כְמוֹשׁ֙ בַּגּוֹלָ֔ה כֹּהֲנָ֥יו וְשָׂרָ֖יו יַחְדָּֽיו
Çünkü işlerine ve hazinelerine güvenmen yüzünden sen de ele geçirileceksin; Kemoş, onun kâhinleri ve onun yöneticileri birlikte sürgüne çıkacak.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 3:10
·
Tevrat
גַּם־הִ֗יא לַגֹּלָה֙ הָלְכָ֣ה בַשֶּׁ֔בִי גַּ֧ם עֹלָלֶ֛יהָ יְרֻטְּשׁ֖וּ בְּרֹ֣אשׁ כָּל־חוּצ֑וֹת וְעַל־נִכְבַּדֶּ֨יהָ֙ יַדּ֣וּ גוֹרָ֔ל וְכָל־גְּדוֹלֶ֖יהָ רֻתְּק֥וּ בַזִּקִּֽים
O da esarette sürgüne gitti, ayrıca onun yavruları bütün sokakların başında parçalanacak; ve onun onurluları üzerine kura attılar ve onun bütün büyükleri zincirlerle bağlandılar.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 5:22
·
Tevrat
כִּֽי־חֲלָלִ֤ים רַבִּים֙ נָפָ֔לוּ כִּ֥י מֵהָאֱלֹהִ֖ים הַמִּלְחָמָ֑ה וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתֵּיהֶ֖ם עַד־הַגֹּלָֽה
Çünkü birçok vurulmuşlar düştüler, çünkü savaş Tanrı'dandı; ve sürgüne kadar onların yerine oturdular.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 6:21
·
Tevrat
וַיֹּאכְל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל הַשָּׁבִים֙ מֵֽהַגּוֹלָ֔ה וְכֹ֗ל הַנִּבְדָּ֛ל מִטֻּמְאַ֥ת גּוֹיֵֽ־הָאָ֖רֶץ אֲלֵהֶ֑ם לִדְרֹ֕שׁ לַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve sürgünden dönen İsrailoğulları ve İsrail'in Tanrısı Yahve'yi aramak için yerin uluslarının kirliliğinden onlara ayrılan herkes yediler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:11
·
Tevrat
שַׁאֲנַ֨ן מוֹאָ֜ב מִנְּעוּרָ֗יו וְשֹׁקֵ֥ט הוּא֙ אֶל־שְׁמָרָ֔יו וְלֹֽא־הוּרַ֤ק מִכְּלִי֙ אֶל־כֶּ֔לִי וּבַגּוֹלָ֖ה לֹ֣א הָלָ֑ךְ עַל־כֵּ֗ן עָמַ֤ד טַעְמוֹ֙ בּ֔וֹ וְרֵיח֖וֹ לֹ֥א נָמָֽר
Moav gençliğinden beri rahattı ve o tortusu üzerinde sakindi; kaptan kaba boşaltılmadı ve sürgüne gitmedi. Bu yüzden onun tadı onda durdu ve onun kokusu değişmedi.
Örnek Ayetler (1)
Ester 2:6
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר הָגְלָה֙ מִיר֣וּשָׁלַ֔יִם עִם־הַגֹּלָה֙ אֲשֶׁ֣ר הָגְלְתָ֔ה עִ֖ם יְכָנְיָ֣ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֑ה אֲשֶׁ֣ר הֶגְלָ֔ה נְבוּכַדְנֶאצַּ֖ר מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
O, Babil Kralı Nebukadnetsar'ın sürdüğü Yahuda Kralı Yekonya ile sürülen sürgünle Yeruşalim'den sürülmüştü.