581
Kullanım
2
Lemma
33
Türev
39
Anlam
2 lemma, 33 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַגּוֹיִם Lemma | ha-ggoyim | uluslar, beden, halk, ulus | İsim | 180 | ||
Örnek Ayetler (5 / 180) Hakimler 2:21 · Tevrat גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת 'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.' Hakimler 2:23 · Tevrat וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi. Hakimler 3:1 · Tevrat וְאֵ֤לֶּה הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִנִּ֣יחַ יְהוָ֔ה לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדְע֔וּ אֵ֖ת כָּל־מִלְחֲמ֥וֹת כְּנָֽעַן Kenan'ın bütün savaşlarını bilmeyenlerin hepsini onlarla sınamak için Yahve'nin bıraktığı uluslar şunlardır: Hakimler 4:2 · Tevrat וַיִּמְכְּרֵ֣ם יְהוָ֗ה בְּיַד֙ יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֥ר מָלַ֖ךְ בְּחָצ֑וֹר וְשַׂר־צְבָאוֹ֙ סִֽיסְרָ֔א וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בַּחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִֽם Ve Yahve onları Hatsor'da krallık yapan Kenan kralı Yavin'in eline sattı; ve onun ordusunun komutanı Sisera'ydı ve o Haroşet-Hagoyim'de oturuyordu. Hakimler 4:13 · Tevrat וַיַּזְעֵ֨ק סִֽיסְרָ֜א אֶת־כָּל־רִכְבּ֗וֹ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ רֶ֣כֶב בַּרְזֶ֔ל וְאֶת־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ מֵחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִישֽׁוֹן Ve Sisera bütün arabalarını, dokuz yüz demir arabayı ve yanındaki bütün halkı Haroşet-Hagoyim'den Kişon vadisine çağırdı. | ||||||
גּוֹיִֽם | goyim | bedenler, beden, halk, ulus | İsim | 136 | ||
בַגּוֹיִם | ba-ggoyim | uluslarda, beden, halk, ulus | İsim | 76 | ||
גּוֹי | goy | beden, beden, ulus, halk | İsim | 63 | ||
הַגּוֹי | ha-ggoy | ulus, beden, halk, ulus, ceset | İsim | 28 | ||
לְגוֹיִם | le-goyim | bedenlere, beden, halk, ulus | İsim | 17 | ||
לְגוֹי | legoy | bir bedene, beden, ulus, halk | İsim | 16 | ||
בְּגוֹי | begoy | ulusta, beden, millet, halk, ulus | İsim | 12 | ||
גּוֹיֵי | goyey | uluslarının, beden, halk, ulus | İsim | 9 | ||
מִגּוֹי | miggoy | ulustan, beden, ulus, halk | İsim | 7 | ||
וּבַגּוֹיִם | u-va-ggoyim | ve bedenlerde, beden, ulus | İsim | 4 | ||
וְגוֹי | ve-goy | ve beden, beden, ulus | İsim | 4 | ||
כַּגּוֹיִם | ka-ggoyim | uluslar gibi, beden, halk, ulus | İsim | 3 | ||
בְּגוֹיֵהֶֽם | be-goyehem | onların bedenlerinde, beden, ceset, sırt | Zamir | 3 | ||
וְגוֹיַיִךְ | ve-goyayikh | ve senin ulusların, beden, halk, ulus | Zamir | 2 | ||
גּוֹיֶךָ | goyekha | ulusun, beden, halk, ulus | Zamir | 1 | ||
וְהַגּוֹי | ve-ha-ggoy | ve beden, beden, halk, ulus | İsim | 1 | ||
וְגוֹיִם | vegoyim | ve ulusların, ulus, halk, beden | İsim | 1 | ||
כְּגוֹי | kegoy | beden gibi, beden, ulus, halk | İsim | 1 | ||
מִגּוֹיִם | mi-ggoyim | bedenlerden, beden, halk, ulus | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 180)
Hakimler 2:21
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת
'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.'
Hakimler 2:23
·
Tevrat
וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ
Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi.
Hakimler 3:1
·
Tevrat
וְאֵ֤לֶּה הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִנִּ֣יחַ יְהוָ֔ה לְנַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדְע֔וּ אֵ֖ת כָּל־מִלְחֲמ֥וֹת כְּנָֽעַן
Kenan'ın bütün savaşlarını bilmeyenlerin hepsini onlarla sınamak için Yahve'nin bıraktığı uluslar şunlardır:
Hakimler 4:2
·
Tevrat
וַיִּמְכְּרֵ֣ם יְהוָ֗ה בְּיַד֙ יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֥ר מָלַ֖ךְ בְּחָצ֑וֹר וְשַׂר־צְבָאוֹ֙ סִֽיסְרָ֔א וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בַּחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִֽם
Ve Yahve onları Hatsor'da krallık yapan Kenan kralı Yavin'in eline sattı; ve onun ordusunun komutanı Sisera'ydı ve o Haroşet-Hagoyim'de oturuyordu.
Hakimler 4:13
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק סִֽיסְרָ֜א אֶת־כָּל־רִכְבּ֗וֹ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ רֶ֣כֶב בַּרְזֶ֔ל וְאֶת־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ מֵחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִישֽׁוֹן
Ve Sisera bütün arabalarını, dokuz yüz demir arabayı ve yanındaki bütün halkı Haroşet-Hagoyim'den Kişon vadisine çağırdı.
Örnek Ayetler (5 / 136)
Hezekiel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ שׁוֹלֵ֨חַ אֲנִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־גּוֹיִ֥ם הַמּוֹרְדִ֖ים אֲשֶׁ֣ר מָרְדוּ־בִ֑י הֵ֤מָּה וַאֲבוֹתָם֙ פָּ֣שְׁעוּ בִ֔י עַד־עֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ben seni İsrail oğullarına, bana isyan eden isyancı uluslara gönderiyorum; onlar ve babaları bu günün kendisine kadar bana karşı suç işlediler.
Hezekiel 7:24
·
Tevrat
וְהֵֽבֵאתִי֙ רָעֵ֣י גוֹיִ֔ם וְיָרְשׁ֖וּ אֶת־בָּֽתֵּיהֶ֑ם וְהִשְׁבַּתִּי֙ גְּא֣וֹן עַזִּ֔ים וְנִחֲל֖וּ מְקַֽדְשֵׁיהֶֽם
Ve ulusların kötülerini getireceğim ve evlerini mülk edinecekler; güçlülerin gururunu durduracağım ve onların kutsal yerleri kirletilecek.
Hezekiel 19:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֥וּ אֵלָ֛יו גּוֹיִ֖ם בְּשַׁחְתָּ֣ם נִתְפָּ֑שׂ וַיְבִאֻ֥הוּ בַֽחַחִ֖ים אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve uluslar ona karşı duydular, onların çukurunda yakalandı; ve onu kancalarla Mısır diyarına getirdiler.
Hezekiel 19:8
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֨וּ עָלָ֥יו גּוֹיִ֛ם סָבִ֖יב מִמְּדִינ֑וֹת וַֽיִּפְרְשׂ֥וּ עָלָ֛יו רִשְׁתָּ֖ם בְּשַׁחְתָּ֥ם נִתְפָּֽשׂ
Ve eyaletlerden çevredeki uluslar ona karşı koydular; ve onun üzerine ağlarını yaydılar, onların çukurunda yakalandı.
Hezekiel 22:16
·
Tevrat
וְנִחַ֥לְתְּ בָּ֖ךְ לְעֵינֵ֣י גוֹיִ֑ם וְיָדַ֖עַתְּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve ulusların gözlerinde kendinde saygısız edileceksin ve bileceksin ki ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (5 / 76)
Hezekiel 4:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה כָּ֣כָה יֹאכְל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־לַחְמָ֖ם טָמֵ֑א בַּגּוֹיִ֕ם אֲשֶׁ֥ר אַדִּיחֵ֖ם שָֽׁם
Ve Yahve dedi: 'İsrail oğulları, onları süreceğim ulusların arasında ekmeklerini böyle kirli yiyecekler.'
Hezekiel 5:14
·
Tevrat
וְאֶתְּנֵךְ֙ לְחָרְבָּ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ לְעֵינֵ֖י כָּל־עוֹבֵֽר
Ve seni etrafındaki ulusların arasında, her geçenin gözleri önünde viraneye ve utanca çevireceğim.
Hezekiel 6:8
·
Tevrat
וְהוֹתַרְתִּ֗י בִּהְי֥וֹת לָכֶ֛ם פְּלִ֥יטֵי חֶ֖רֶב בַּגּוֹיִ֑ם בְּהִזָּרֽוֹתֵיכֶ֖ם בָּאֲרָצֽוֹת
Ama diyarlara saçıldığınızda, uluslar arasında kılıçtan kaçıp kurtulanlarınız olduğunda sağ bırakacağım.
Hezekiel 6:9
·
Tevrat
וְזָכְר֨וּ פְלִֽיטֵיכֶ֜ם אוֹתִ֗י בַּגּוֹיִם֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבּוּ־שָׁם֒ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֜רְתִּי אֶת־לִבָּ֣ם הַזּוֹנֶ֗ה אֲשֶׁר־סָר֙ מֵֽעָלַ֔י וְאֵת֙ עֵֽינֵיהֶ֔ם הַזֹּנ֕וֹת אַחֲרֵ֖י גִּלּֽוּלֵיהֶ֑ם וְנָקֹ֨טּוּ֙ בִּפְנֵיהֶ֔ם אֶל־הָֽרָעוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ לְכֹ֖ל תּוֹעֲבֹתֵיהֶֽם
Kaçıp kurtulanlarınız, oraya esir edildikleri uluslar arasında beni hatırlayacaklar; benden sapan fahişelik eden kalpleriyle ve putlarının ardınca fahişelik eden gözleriyle nasıl kırıldığımı hatırlayacaklar. Bütün iğrençliklerine dair yaptıkları kötülükler yüzünden kendilerinden iğrenecekler.
Hezekiel 11:16
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ כִּ֤י הִרְחַקְתִּים֙ בַּגּוֹיִ֔ם וְכִ֥י הֲפִֽיצוֹתִ֖ים בָּאֲרָצ֑וֹת וָאֱהִ֤י לָהֶם֙ לְמִקְדָּ֣שׁ מְעַ֔ט בָּאֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁר־בָּ֥אוּ שָֽׁם
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Çünkü onları uluslar arasında uzaklaştırdım ve çünkü onları diyarlara dağıttım, oraya gittikleri diyarlarda onlara küçük bir tapınak oldum.'
Örnek Ayetler (4 / 63)
Amos 6:14
·
Tevrat
כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עֲלֵיכֶ֜ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם־יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י הַצְּבָא֖וֹת גּ֑וֹי וְלָחֲצ֥וּ אֶתְכֶ֛ם מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־נַ֥חַל הָעֲרָבָֽה
Çünkü işte, ey İsrail evi, üzerinize bir ulus kaldırıyorum, Ordular Tanrısı Yahve'nin bildirisidir; ve Hamat'ın girişinden Arava vadisine kadar size baskı yapacaklar.
2. Samuel 7:23
·
Tevrat
וּמִ֤י כְעַמְּךָ֙ כְּיִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר הָלְכֽוּ־אֱ֠לֹהִים לִפְדּֽוֹת־ל֨וֹ לְעָ֜ם וְלָשׂ֧וּם ל֣וֹ שֵׁ֗ם וְלַעֲשׂ֨וֹת לָכֶ֜ם הַגְּדוּלָּ֤ה וְנֹֽרָאוֹת֙ לְאַרְצֶ֔ךָ מִפְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר פָּדִ֤יתָ לְּךָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם גּוֹיִ֖ם וֵאלֹהָֽיו
'Yerdeki hangi tek ulus senin halkın İsrail gibidir? Tanrı onu kendisine bir halk olarak fidyeyle kurtarmak, kendisine bir ad koymak ve sizin için büyüklük ve yerin için korkunç şeyler yapmak üzere gitti; Mısır'dan, uluslardan ve onların ilahlarından kendine fidyeyle kurtardığın halkının önünden.'
Yeremya 2:11
·
Tevrat
הַהֵימִ֥יר גּוֹי֙ אֱלֹהִ֔ים וְהֵ֖מָּה לֹ֣א אֱלֹהִ֑ים וְעַמִּ֛י הֵמִ֥יר כְּבוֹד֖וֹ בְּל֥וֹא יוֹעִֽיל
Bir ulus ilahlarını değiştirdi mi? Ve onlar ilahlar değilken; ama halkım yüceliğini yarar sağlamayanla değiştirdi.
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Hagay 2:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן חַגַּ֜י וַיֹּ֗אמֶר כֵּ֣ן הָֽעָם־הַ֠זֶּה וְכֵן־הַגּ֨וֹי הַזֶּ֤ה לְפָנַי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְכֵ֖ן כָּל־מַעֲשֵׂ֣ה יְדֵיהֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר יַקְרִ֛יבוּ שָׁ֖ם טָמֵ֥א הֽוּא
Ve Hagay cevap verdi ve dedi: 'Bu halk böyledir ve bu ulus yüzümde böyledir, Yahve'nin bildirisidir; ve ellerinin bütün işi böyledir; ve orada yaklaştırdıkları kirlidir.'
Yeremya 7:28
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם זֶ֤ה הַגּוֹי֙ אֲשֶׁ֣ר לֽוֹא־שָׁמְע֗וּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְלֹ֥א לָקְח֖וּ מוּסָ֑ר אָֽבְדָה֙ הָֽאֱמוּנָ֔ה וְנִכְרְתָ֖ה מִפִּיהֶֽם
Ve onlara diyeceksin: 'Tanrısı Yahve'nin sesini dinlemeyen ve terbiye almayan ulus budur; sadakat yok oldu ve ağızlarından kesilip atıldı.'
Yeremya 12:17
·
Tevrat
וְאִ֖ם לֹ֣א יִשְׁמָ֑עוּ וְנָ֨תַשְׁתִּ֜י אֶת־הַגּ֥וֹי הַה֛וּא נָת֥וֹשׁ וְאַבֵּ֖ד נְאֻם־יְהוָֽה
Ve eğer işitmezlerse, o ulusu sökerek ve yok ederek sökeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 18:8
·
Tevrat
וְשָׁב֙ הַגּ֣וֹי הַה֔וּא מֵרָ֣עָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלָ֑יו וְנִֽחַמְתִּי֙ עַל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר חָשַׁ֖בְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לֽוֹ
ve üzerine konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülük üzerine fikrimi değiştiririm.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 22:4
·
Tevrat
בְּדָמֵ֨ךְ אֲשֶׁר־שָׁפַ֜כְתְּ אָשַׁ֗מְתְּ וּבְגִלּוּלַ֤יִךְ אֲשֶׁר־עָשִׂית֙ טָמֵ֔את וַתַּקְרִ֣יבִי יָמַ֔יִךְ וַתָּב֖וֹא עַד־שְׁנוֹתָ֑יִךְ עַל־כֵּ֗ן נְתַתִּ֤יךְ חֶרְפָּה֙ לַגּוֹיִ֔ם וְקַלָּסָ֖ה לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Döktüğün kanınla suçlu oldun ve yaptığın putlarınla kirlendin; günlerini yaklaştırdın ve yıllarına kadar geldin; bu yüzden seni uluslara utanç ve bütün diyarlara alay verdim.
Hezekiel 25:7
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וּנְתַתִּ֤יךָֽ־לְבַז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְהִכְרַתִּ֨יךָ֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְהַאֲבַדְתִּ֖יךָ מִן־הָאֲרָצ֑וֹת אַשְׁמִ֣ידְךָ֔ וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu yüzden işte elimi senin üzerine uzattım ve seni uluslara yağma olarak vereceğim; seni halklardan kesip atacağım ve seni diyarlardan yok edeceğim; seni helak edeceğim ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 26:5
·
Tevrat
מִשְׁטַ֨ח חֲרָמִ֤ים תִּֽהְיֶה֙ בְּת֣וֹךְ הַיָּ֔ם כִּ֚י אֲנִ֣י דִבַּ֔רְתִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָיְתָ֥ה לְבַ֖ז לַגּוֹיִֽם
Denizin ortasında ağların serildiği bir yer olacak; çünkü ben konuştum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; ve uluslara yağma olacak.
Hezekiel 34:28
·
Tevrat
וְלֹא־יִהְי֨וּ ע֥וֹד בַּז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְחַיַּ֥ת הָאָ֖רֶץ לֹ֣א תֹאכְלֵ֑ם וְיָשְׁב֥וּ לָבֶ֖טַח וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
Artık uluslara yağma olmayacaklar ve yerin hayvanı onları yemeyecek; güvenlik içinde oturacaklar ve korkutan olmayacak.
Örnek Ayetler (4 / 16)
Hezekiel 37:22
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי אֹ֠תָם לְג֨וֹי אֶחָ֤ד בָּאָ֨רֶץ֙ בְּהָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמֶ֧לֶךְ אֶחָ֛ד יִֽהְיֶ֥ה לְכֻלָּ֖ם לְמֶ֑לֶךְ וְלֹ֤א יִֽהְיוּ־עוֹד֙ לִשְׁנֵ֣י גוֹיִ֔ם וְלֹ֨א יֵחָ֥צוּ ע֛וֹד לִשְׁתֵּ֥י מַמְלָכ֖וֹת עֽוֹד
Ve onları yerde, İsrail dağlarında bir ulus yapacağım, ve hepsine kral olarak bir kral olacak; ve artık iki ulus olmayacaklar, ve artık iki krallığa bölünmeyecekler.
Yeşaya 26:15
·
Tevrat
יָסַ֤פְתָּ לַגּוֹי֙ יְהוָ֔ה יָסַ֥פְתָּ לַגּ֖וֹי נִכְבָּ֑דְתָּ רִחַ֖קְתָּ כָּל־קַצְוֵי־אָֽרֶץ
Ulusa ekledin, Yahve, ulusa ekledin, yüceltildin; yerin bütün uçlarını uzaklaştırdın.
Yeşaya 60:22
·
Tevrat
הַקָּטֹן֙ יִֽהְיֶ֣ה לָאֶ֔לֶף וְהַצָּעִ֖יר לְג֣וֹי עָצ֑וּם אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בְּעִתָּ֥הּ אֲחִישֶֽׁנָּה
Küçük olan bin olacak ve genç olan güçlü ulus olacak; ben Yahve, onun zamanında onu hızlandıracağım.
Mika 4:7
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֤י אֶת־הַצֹּֽלֵעָה֙ לִשְׁאֵרִ֔ית וְהַנַּהֲלָאָ֖ה לְג֣וֹי עָצ֑וּם וּמָלַ֨ךְ יְהוָ֤ה עֲלֵיהֶם֙ בְּהַ֣ר צִיּ֔וֹן מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם
Ve topallayanı bir kalıntı ve uzağa atılmış olanı güçlü bir ulus yapacağım; ve Yahve şimdiden ve sonsuza dek Siyon dağında onların üzerinde krallık yapacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 5:9
·
Tevrat
הַֽעַל־אֵ֥לֶּה לוֹא־אֶפְקֹ֖ד נְאֻם־יְהֹוָ֑ה וְאִם֙ בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar üzerine yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir; ve böyle olan bir ulustan canım öç almayacak mı?
Yeremya 5:29
·
Tevrat
הַֽעַל־אֵ֥לֶּה לֹֽא־אֶפְקֹ֖ד נְאֻם־יְהֹוָ֑ה אִ֚ם בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar üzerine yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir, yoksa canım bunun gibi olan bir ulustan öç almayacak mı?
Yeremya 9:8
·
Tevrat
הַעַל־אֵ֥לֶּה לֹֽא־אֶפְקָד־בָּ֖ם נְאֻם־יְהוָ֑ה אִ֚ם בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar için onları yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir; bunun gibi bir ulustan canım öç almayacak mı?
Yeşaya 10:6
·
Tevrat
בְּג֤וֹי חָנֵף֙ אֲשַׁלְּחֶ֔נּוּ וְעַל־עַ֥ם עֶבְרָתִ֖י אֲצַוֶּ֑נּוּ לִשְׁלֹ֤ל שָׁלָל֙ וְלָבֹ֣ז בַּ֔ז וּלְשׂוּמ֥וֹ מִרְמָ֖ס כְּחֹ֥מֶר חוּצֽוֹת
İkiyüzlü ulusa onu göndereceğim ve öfkemin halkına karşı ona buyuracağım; ganimet almak ve yağmalamak için, ve onu sokakların çamuru gibi çiğnenecek yer koymak için.
2. Tarihler 15:6
·
Tevrat
וְכֻתְּת֥וּ גוֹי־בְּג֖וֹי וְעִ֣יר בְּעִ֑יר כִּֽי־אֱלֹהִ֥ים הֲמָמָ֖ם בְּכָל־צָרָֽה
Ulus ulusla ve şehir şehirle parçalandı; çünkü Tanrı onları her sıkıntıyla kargaşaya düşürdü.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 26:6
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֛י אֶת־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה כְּשִׁלֹ֑ה וְאֶת־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ אֶתֵּ֣ן לִקְלָלָ֔ה לְכֹ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
bu evi Şilo gibi yapacağım ve bu şehri yerin bütün uluslarına lanet olarak vereceğim.
Yeremya 33:9
·
Tevrat
וְהָ֣יְתָה לִּ֗י לְשֵׁ֤ם שָׂשׂוֹן֙ לִתְהִלָּ֣ה וּלְתִפְאֶ֔רֶת לְכֹ֖ל גּוֹיֵ֣י הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֨ר יִשְׁמְע֜וּ אֶת־כָּל־הַטּוֹבָ֗ה אֲשֶׁ֤ר אָֽנֹכִי֙ עֹשֶׂ֣ה אֹתָ֔ם וּפָחֲד֣וּ וְרָֽגְז֗וּ עַ֤ל כָּל־הַטּוֹבָה֙ וְעַ֣ל כָּל־הַשָּׁל֔וֹם אֲשֶׁ֥ר אָֽנֹכִ֖י עֹ֥שֶׂה לָּֽהּ
Ve o, onlara yaptığım bütün iyiliği işitecek olan yerin bütün ulusları için bana bir sevinç adına, övgüye ve görkeme dönüşecek; ve ona yaptığım bütün iyilik ve bütün barış yüzünden korkacaklar ve titreyecekler.
Yeremya 44:8
·
Tevrat
לְהַכְעִסֵ֨נִי֙ בְּמַעֲשֵׂ֣י יְדֵיכֶ֔ם לְקַטֵּ֞ר לֵאלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים לָג֣וּר שָׁ֑ם לְמַ֨עַן֙ הַכְרִ֣ית לָכֶ֔ם וּלְמַ֤עַן הֱיֽוֹתְכֶם֙ לִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכֹ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
Orada konaklamak için geldiğiniz Mısır diyarında başka ilahlara buhur yakarak ellerinizin işleriyle beni öfkelendirmek için, sizi kesip atmak ve yerin bütün uluslarında lanet ve utanç olmanız amacıyla.
Zekeriya 12:3
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַיּוֹם־הַ֠הוּא אָשִׂ֨ים אֶת־יְרוּשָׁלִַ֜ם אֶ֤בֶן מַֽעֲמָסָה֙ לְכָל־הָ֣עַמִּ֔ים כָּל־עֹמְסֶ֖יהָ שָׂר֣וֹט יִשָּׂרֵ֑טוּ וְנֶאֶסְפ֣וּ עָלֶ֔יהָ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
Ve o günde Yeruşalim'i bütün halklar için ağır bir taş yapacağım; onu yüklenenlerin hepsi kesinlikle yaralanacaklar. Ve yerin bütün ulusları ona karşı toplanacaklar.
Sefanya 2:9
·
Tevrat
לָכֵ֣ן חַי־אָ֡נִי נְאֻם֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל כִּֽי־מוֹאָ֞ב כִּסְדֹ֤ם תִּֽהְיֶה֙ וּבְנֵ֤י עַמּוֹן֙ כַּֽעֲמֹרָ֔ה מִמְשַׁ֥ק חָר֛וּל וּמִכְרֵה־מֶ֥לַח וּשְׁמָמָ֖ה עַד־עוֹלָ֑ם שְׁאֵרִ֤ית עַמִּי֙ יְבָזּ֔וּם וְיֶ֥תֶר גּוֹיִ֖י יִנְחָלֽוּם
Bu yüzden varlığım hakkı için, İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi'nin bildirisidir: Moav Sodom gibi ve Ammon oğulları Gomora gibi olacak; sonsuza kadar ısırgan otu mülkü, tuz çukuru ve virane olacaklar. Halkımın kalanı onları yağmalayacak ve ulusumun artakalanı onları miras alacak.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 25:32
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנֵּ֥ה רָעָ֛ה יֹצֵ֖את מִגּ֣וֹי אֶל־גּ֑וֹי וְסַ֣עַר גָּד֔וֹל יֵע֖וֹר מִיַּרְכְּתֵי־אָֽרֶץ
Ordular Yahvesi şöyle diyor: İşte, ulustan ulusa kötülük çıkıyor ve yerin en uzak köşelerinden büyük bir kasırga uyanacak.
Yeremya 48:2
·
Tevrat
אֵ֣ין עוֹד֮ תְּהִלַּ֣ת מוֹאָב֒ בְּחֶשְׁבּ֗וֹן חָשְׁב֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ רָעָ֔ה לְכ֖וּ וְנַכְרִיתֶ֣נָּה מִגּ֑וֹי גַּם־מַדְמֵ֣ן תִּדֹּ֔מִּי אַחֲרַ֖יִךְ תֵּ֥לֶךְ חָֽרֶב
Moav'ın övgüsü artık yok; Heşbon'da onun hakkında kötülük düşündüler: Gelin ve onu ulus olmaktan kesip atalım. Sen de ey Madmen susacaksın, arkandan kılıç gidecek.
1. Tarihler 16:20
·
Tevrat
וַיִּֽתְהַלְּכוּ֙ מִגּ֣וֹי אֶל־גּ֔וֹי וּמִמַּמְלָכָ֖ה אֶל־עַ֥ם אַחֵֽר
Ve ulustan ulusa ve krallıktan başka halka dolaştılar.
Mezmurlar 43:1
·
Tevrat
שָׁפְטֵ֤נִי אֱלֹהִ֨ים וְרִ֘יבָ֤ה רִיבִ֗י מִגּ֥וֹי לֹא־חָסִ֑יד מֵ֤אִישׁ־מִרְמָ֖ה וְעַוְלָ֣ה תְפַלְּטֵֽנִי
Beni yargıla, Tanrı, ve sadık olmayan ulusa karşı davamı savun; hilekar ve haksız adamdan beni kurtar.
Mezmurlar 83:5
·
Tevrat
אָמְר֗וּ לְ֭כוּ וְנַכְחִידֵ֣ם מִגּ֑וֹי וְלֹֽא־יִזָּכֵ֖ר שֵֽׁם־יִשְׂרָאֵ֣ל עֽוֹד
Dediler ki: 'Gelin ve onları ulus olmaktan yok edelim ve İsrail adı artık anılmasın.'
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 44:12
·
Tevrat
תִּ֭תְּנֵנוּ כְּצֹ֣אן מַאֲכָ֑ל וּ֝בַגּוֹיִ֗ם זֵרִיתָֽנוּ
Bizi yiyecek koyun gibi veriyorsun ve uluslar arasına bizi dağıttın.
Nehemya 13:26
·
Tevrat
הֲל֣וֹא עַל־אֵ֣לֶּה חָטָֽא־שְׁלֹמֹ֣ה מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֡ל וּבַגּוֹיִ֣ם הָרַבִּים֩ לֹֽא־הָיָ֨ה מֶ֜לֶךְ כָּמֹ֗הוּ וְאָה֤וּב לֵֽאלֹהָיו֙ הָיָ֔ה וַיִּתְּנֵ֣הוּ אֱלֹהִ֔ים מֶ֖לֶךְ עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל גַּם־אוֹת֣וֹ הֶחֱטִ֔יאוּ הַנָּשִׁ֖ים הַנָּכְרִיּֽוֹת
İsrail kralı Süleyman bunlar yüzünden günah işlemedi mi? Ve birçok ulus arasında onun gibi bir kral yoktu ve Tanrısına sevgiliydi ve Tanrı onu bütün İsrail üzerine kral yaptı; yabancı kadınlar onu da günaha soktu.
Yasa'nın Tekrarı 28:65
·
Tevrat
וּבַגּוֹיִ֤ם הָהֵם֙ לֹ֣א תַרְגִּ֔יעַ וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָנ֖וֹחַ לְכַף־רַגְלֶ֑ךָ וְנָתַן֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ שָׁם֙ לֵ֣ב רַגָּ֔ז וְכִלְי֥וֹן עֵינַ֖יִם וְדַֽאֲב֥וֹן נָֽפֶשׁ
Ve o uluslarda rahat bulmayacaksın ve ayağının tabanı için dinlenme yeri olmayacak; ve Yahve orada sana titreyen kalp, gözlerin tükenişi ve canın kederini verecek.
Çölde Sayım 23:9
·
Tevrat
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב
Çünkü onu kayaların tepesinden görüyorum ve tepelerden ona bakıyorum; işte yalnız yaşayan bir halk, ve uluslar arasında sayılmaz.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 6:22
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנֵּ֛ה עַ֥ם בָּ֖א מֵאֶ֣רֶץ צָפ֑וֹן וְג֣וֹי גָּד֔וֹל יֵע֖וֹר מִיַּרְכְּתֵי־אָֽרֶץ
Yahve böyle dedi: İşte kuzey diyarından bir halk geliyor ve yerin uçlarından büyük bir ulus uyanıyor.
Yeremya 50:41
·
Tevrat
הִנֵּ֛ה עַ֥ם בָּ֖א מִצָּפ֑וֹן וְג֤וֹי גָּדוֹל֙ וּמְלָכִ֣ים רַבִּ֔ים יֵעֹ֖רוּ מִיַּרְכְּתֵי־אָֽרֶץ
İşte kuzeyden bir halk geliyor; ve büyük bir ulus ve birçok krallar yerin uçlarından uyanacak.
Yeşaya 55:5
·
Tevrat
הֵ֣ן גּ֤וֹי לֹֽא־תֵדַע֙ תִּקְרָ֔א וְג֥וֹי לֹֽא־יְדָע֖וּךָ אֵלֶ֣יךָ יָר֑וּצוּ לְמַ֨עַן֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְלִקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֥י פֵאֲרָֽךְ
İşte, bilmediğin bir ulusu çağıracaksın ve seni bilmeyen bir ulus sana koşacak; Tanrın Yahve uğruna ve İsrail'in Kutsalı uğruna, çünkü o seni yüceltti.
Mısır'dan Çıkış 19:6
·
Tevrat
וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve siz benim için kâhinler krallığı ve kutsal ulus olacaksınız. Bunlar, İsrail oğullarına söyleyeceğin sözlerdir.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 20:32
·
Tevrat
וְהָֽעֹלָה֙ עַל־ר֣וּחֲכֶ֔ם הָי֖וֹ לֹ֣א תִֽהְיֶ֑ה אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם אֹמְרִ֗ים נִֽהְיֶ֤ה כַגּוֹיִם֙ כְּמִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲרָצ֔וֹת לְשָׁרֵ֖ת עֵ֥ץ וָאָֽבֶן
Ve ruhunuzun üzerine çıkan kesinlikle olmayacak, ki siz diyorsunuz: Ağaca ve taşa hizmet etmek için uluslar gibi, yerlerin aileleri gibi olacağız.
2. Krallar 17:11
·
Tevrat
וַיְקַטְּרוּ־שָׁם֙ בְּכָל־בָּמ֔וֹת כַּגּוֹיִ֕ם אֲשֶׁר־הֶגְלָ֥ה יְהוָ֖ה מִפְּנֵיהֶ֑ם וַֽיַּעֲשׂוּ֙ דְּבָרִ֣ים רָעִ֔ים לְהַכְעִ֖יס אֶת־יְהוָֽה
Yahve'nin onların yüzü önünden sürdüğü uluslar gibi bütün yüksek yerlerde orada buhur yaktılar; Yahve'yi öfkelendirmek için kötü şeyler yaptılar.
Yasa'nın Tekrarı 8:20
·
Tevrat
כַּגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֤ר יְהוָה֙ מַאֲבִ֣יד מִפְּנֵיכֶ֔ם כֵּ֖ן תֹאבֵד֑וּן עֵ֚קֶב לֹ֣א תִשְׁמְע֔וּן בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Yahve'nin sizin yüzünüzden yok ettiği uluslar gibi, siz de öyle yok olacaksınız; çünkü Tanrınız Yahve'nin sesini dinlemediniz.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 10:5
·
Tevrat
מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Ulusların adaları topraklarında bunlardan ayrıldı; her adam diline göre, uluslarında ailelerine göre.
Yaratılış 10:20
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־חָ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹֽׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Bunlar ailelerine göre, dillerine göre, ülkelerinde, uluslarında Ham'ın oğullarıdır.
Yaratılış 10:32
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה מִשְׁפְּחֹ֧ת בְּנֵי־נֹ֛חַ לְתוֹלְדֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶ֑ם וּמֵאֵ֜לֶּה נִפְרְד֧וּ הַגּוֹיִ֛ם בָּאָ֖רֶץ אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל
Bunlar soylarına göre, uluslarında Nuh'un oğullarının aileleridir; ve tufandan sonra uluslar yerde bunlardan ayrıldılar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 36:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָדָם֙ לֹא־תֹ֣אכְלִי ע֔וֹד וְגוֹיַ֖יִךְ לֹ֣א תְשַׁכְּלִי־ע֑וֹד נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
bu yüzden artık insan yemeyeceksin ve uluslarını artık çocuksuz bırakmayacaksın; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 36:15
·
Tevrat
וְלֹא־אַשְׁמִ֨יעַ אֵלַ֤יִךְ עוֹד֙ כְּלִמַּ֣ת הַגּוֹיִ֔ם וְחֶרְפַּ֥ת עַמִּ֖ים לֹ֣א תִשְׂאִי־ע֑וֹד וְגוֹיַ֨יִךְ֙ לֹא־תַכְשִׁ֣לִי ע֔וֹד נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana artık ulusların utancını işittirmeyeceğim ve halkların ayıbını artık taşımayacaksın; ve uluslarını artık tökezletmeyeceksin; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 106:5
·
Tevrat
לִרְא֤וֹת בְּט֘וֹבַ֤ת בְּחִירֶ֗יךָ לִ֭שְׂמֹחַ בְּשִׂמְחַ֣ת גּוֹיֶ֑ךָ לְ֝הִתְהַלֵּ֗ל עִם־נַחֲלָתֶֽךָ
Seçilmişlerinin iyiliğini görmek için, ulusunun sevinciyle sevinmek için, mirasınla birlikte övünmek için.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 27:11
·
Tevrat
וְהַגּ֗וֹי אֲשֶׁ֨ר יָבִ֧יא אֶת־צַוָּאר֛וֹ בְּעֹ֥ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וַֽעֲבָד֑וֹ וְהִנַּחְתִּ֤יו עַל־אַדְמָתוֹ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽעֲבָדָ֖הּ וְיָ֥שַׁב בָּֽהּ
Ve boynunu Babil kralının boyunduruğuna getirecek ve ona hizmet edecek ulusu, onu toprağının üzerinde bırakacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve onu işleyecek ve onda oturacak.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 8:22
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ עַמִּ֤ים רַבִּים֙ וְגוֹיִ֣ם עֲצוּמִ֔ים לְבַקֵּ֛שׁ אֶת־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בִּירוּשָׁלִָ֑ם וּלְחַלּ֖וֹת אֶת־פְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve birçok halklar ve güçlü uluslar, Yeruşalim'de Ordular Yahve'yi aramak için ve Yahve'nin yüzünü yumuşatmak için gelecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:2
·
Tevrat
וְאוֹתִ֗י י֥וֹם יוֹם֙ יִדְרֹשׁ֔וּן וְדַ֥עַת דְּרָכַ֖י יֶחְפָּצ֑וּן כְּג֞וֹי אֲשֶׁר־צְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה וּמִשְׁפַּ֤ט אֱלֹהָיו֙ לֹ֣א עָזָ֔ב יִשְׁאָל֨וּנִי֙ מִשְׁפְּטֵי־צֶ֔דֶק קִרְבַ֥ת אֱלֹהִ֖ים יֶחְפָּצֽוּן
Ve beni günden güne ararlar ve yollarımı bilmeyi isterler; doğruluk yapan ve Tanrısının adaletini bırakmayan bir ulus gibi benden doğruluk hükümleri isterler, Tanrı'ya yaklaşmayı isterler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 38:12
·
Tevrat
לִשְׁלֹ֥ל שָׁלָ֖ל וְלָבֹ֣ז בַּ֑ז לְהָשִׁ֨יב יָדְךָ֜ עַל־חֳרָב֣וֹת נוֹשָׁבֹ֗ת וְאֶל־עַם֙ מְאֻסָּ֣ף מִגּוֹיִ֔ם עֹשֶׂה֙ מִקְנֶ֣ה וְקִנְיָ֔ן יֹשְׁבֵ֖י עַל־טַבּ֥וּר הָאָֽרֶץ
Yağma yağmalamak ve çapul çapul etmek için, elini yerleşilmiş viraneler üzerine ve uluslardan toplanmış, sürü ve mal edinen, yerin göbeği üzerinde oturan halka çevirmek için.