807
Kullanım
18
Lemma
121
Türev
132
Anlam
18 lemma, 121 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַמִּגְדָּלִים | ha-mmigdalim | kuleler, kule, yüksek yapı, büyüklük | İsim | 2 | ||
כַּמִּגְדָּלוֹת | ka-mmigdalot | kuleler gibi, kule, yüksek yapı | İsim | 1 | ||
בְּמִגְדְּלוֹתַיִךְ | be-migdelotayikh | kulelerinde, kule, yüksek yapı | Zamir | 1 | ||
וּמִגְדְּלֹתַיִךְ | u-migdelotayikh | ve senin kulelerin, kule, yüksek yer, büyük yapı | Zamir | 1 | ||
וּבַמִּגְדָּלוֹת | u-va-mmigdalot | ve kulelerde, kule, yüksek yer | İsim | 1 | ||
מִגְדְּלוֹת | migdelot | kuleler, kule, yüksek yapı, hisar | İsim | 1 | ||
הַמִּגְדָּלוֹת | ha-mmigdalot | kulelerin, kule, yüksek yapı | İsim | 1 | ||
לְמִגְדַּל | le-migdal | kuleye, kule, büyük yapı | İsim | 1 | ||
וְגָדוֹל Lemma | ve-gadol | ve büyük, büyük, yüce, önemli | Fiil | 8 | ||
גָּדוֹל | gadol | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 179 | ||
הַגָּדֽוֹל | ha-ggadol | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 89 | ||
גְדוֹלָֽה | gedola | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 72 | ||
הַגְּדוֹלָה | ha-gedola | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 31 | ||
גְּדֹלוֹת | gedolot | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 30 | ||
גְדֹלָה | gedola | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 25 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25) Hezekiel 29:18 · Tevrat בֶּן־אָדָ֗ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּ֠בֶל הֶעֱבִ֨יד אֶת־חֵיל֜וֹ עֲבֹדָ֤ה גְדֹלָה֙ אֶל־צֹ֔ר כָּל־רֹ֣אשׁ מֻקְרָ֔ח וְכָל־כָּתֵ֖ף מְרוּטָ֑ה וְ֠שָׂכָר לֹא־הָ֨יָה ל֤וֹ וּלְחֵילוֹ֙ מִצֹּ֔ר עַל־הָעֲבֹדָ֖ה אֲשֶׁר־עָבַ֥ד עָלֶֽיהָ İnsanoğlu, Babil kralı Nebukadnessar ordusuna Sur'a karşı büyük bir hizmet yaptırdı; her baş kel oldu ve her omuz soyuldu; ama onun ve ordusunun Sur'dan, ona karşı yaptığı hizmet için ücreti olmadı. Yeremya 11:16 · Tevrat זַ֤יִת רַֽעֲנָן֙ יְפֵ֣ה פְרִי־תֹ֔אַר קָרָ֥א יְהוָ֖ה שְׁמֵ֑ךְ לְק֣וֹל הֲמוּלָּ֣ה גְדֹלָ֗ה הִצִּ֥ית אֵשׁ֙ עָלֶ֔יהָ וְרָע֖וּ דָּלִיּוֹתָֽיו Yahve adını güzel biçimli meyvesi olan yeşil zeytin koydu; büyük gürültü sesiyle onun üzerinde ateş tutuşturdu ve dalları kırıldı. Ezra 9:7 · Tevrat מִימֵ֣י אֲבֹתֵ֗ינוּ אֲנַ֨חְנוּ֙ בְּאַשְׁמָ֣ה גְדֹלָ֔ה עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבַעֲוֺנֹתֵ֡ינוּ נִתַּ֡נּוּ אֲנַחְנוּ֩ מְלָכֵ֨ינוּ כֹהֲנֵ֜ינוּ בְּיַ֣ד מַלְכֵ֣י הָאֲרָצ֗וֹת בַּחֶ֜רֶב בַּשְּׁבִ֧י וּבַבִּזָּ֛ה וּבְבֹ֥שֶׁת פָּנִ֖ים כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה Atalarımızın günlerinden bu güne kadar biz büyük bir suçluluk içindeyiz; ve suçlarımız yüzünden biz, krallarımız, kâhinlerimiz diyarların krallarının eline, kılıca, tutsaklığa ve yağmaya ve bu günkü gibi yüz utancına verildik. Nehemya 1:3 · Tevrat וַיֹּאמְרוּ֮ לִי֒ הַֽנִּשְׁאָרִ֞ים אֲשֶֽׁר־נִשְׁאֲר֤וּ מִן־הַשְּׁבִי֙ שָׁ֣ם בַּמְּדִינָ֔ה בְּרָעָ֥ה גְדֹלָ֖ה וּבְחֶרְפָּ֑ה וְחוֹמַ֤ת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ מְפֹרָ֔צֶת וּשְׁעָרֶ֖יהָ נִצְּת֥וּ בָאֵֽשׁ Bana dediler ki: 'Orada eyalette sürgünden kalanlar büyük kötülük ve utanç içindedir; ve Yeruşalim'in duvarı yıkıktır ve kapıları ateşle tutuşturulmuştur.' Nehemya 2:10 · Tevrat וַיִּשְׁמַ֞ע סַנְבַלַּ֣ט הַחֹרֹנִ֗י וְטֽוֹבִיָּה֙ הָעֶ֣בֶד הָֽעַמֹּנִ֔י וַיֵּ֥רַע לָהֶ֖ם רָעָ֣ה גְדֹלָ֑ה אֲשֶׁר־בָּ֥א אָדָ֔ם לְבַקֵּ֥שׁ טוֹבָ֖ה לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל Horonlu Sanballat ve Ammonlu kul Toviya bunu duydu; İsrail oğullarının iyiliğini aramak için bir adamın gelmesi onlara büyük bir kötülükle kötü oldu. | ||||||
גְּדֹלִים | gedolim | büyükler, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 23 | ||
הַגָּדֹל | ha-ggadol | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 19 | ||
הַגְּדֹלָֽה | ha-ggedolah | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 10 | ||
הַגְּדֹלִים | ha-ggedolim | büyükler, iri, büyük, yüce | Sıfat | 9 | ||
גְּדֹלֹת | gedolot | büyük, büyük, yüce, önemli | Sıfat | 4 | ||
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:18
·
Tevrat
לִבְּךָ֖ יֶהְגֶּ֣ה אֵימָ֑ה אַיֵּ֤ה סֹפֵר֙ אַיֵּ֣ה שֹׁקֵ֔ל אַיֵּ֖ה סֹפֵ֥ר אֶת־הַמִּגְדָּלִֽים
Kalbin dehşeti düşünecek: 'Nerede sayan? Nerede tartan? Nerede kuleleri sayan?'
2. Tarihler 26:15
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ בִּירוּשָׁלִַ֨ם חִשְּׁבֹנ֜וֹת מַחֲשֶׁ֣בֶת חוֹשֵׁ֗ב לִהְי֤וֹת עַל־הַמִּגְדָּלִים֙ וְעַל־הַפִּנּ֔וֹת לִירוֹא֙ בַּֽחִצִּ֔ים וּבָאֲבָנִ֖ים גְּדֹל֑וֹת וַיֵּצֵ֤א שְׁמוֹ֙ עַד־לְמֵ֣רָח֔וֹק כִּֽי־הִפְלִ֥יא לְהֵעָזֵ֖ר עַ֥ד כִּֽי־חָזָֽק
Ve Yeruşalim'de, oklar ve büyük taşlar atmak için kuleler üzerinde ve köşeler üzerinde olmak üzere mucit icadı makineler yaptı; ve onun adı uzağa kadar çıktı, çünkü güçlenene kadar harika bir şekilde yardım edildi.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 8:10
·
Tevrat
אֲנִ֣י חוֹמָ֔ה וְשָׁדַ֖י כַּמִּגְדָּל֑וֹת אָ֛ז הָיִ֥יתִי בְעֵינָ֖יו כְּמוֹצְאֵ֥ת שָׁלֽוֹם
Ben bir duvarım ve memelerim kuleler gibidir; o zaman onun gözlerinde barış bulan biri gibiydim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 27:11
·
Tevrat
בְּנֵ֧י אַרְוַ֣ד וְחֵילֵ֗ךְ עַל־חוֹמוֹתַ֨יִךְ֙ סָבִ֔יב וְגַ֨מָּדִ֔ים בְּמִגְדְּלוֹתַ֖יִךְ הָי֑וּ שִׁלְטֵיהֶ֞ם תִּלּ֤וּ עַל־חוֹמוֹתַ֨יִךְ֙ סָבִ֔יב הֵ֖מָּה כָּלְל֥וּ יָפְיֵֽךְ
Arvad oğulları ve senin ordun çevrede senin surlarının üzerindeydi ve Gammadlılar senin kulelerindeydi; kalkanlarını çevrede senin surlarının üzerine astılar, onlar senin güzelliğini kusursuzlaştırdılar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:9
·
Tevrat
וּמְחִ֣י קָֽבָלּ֔וֹ יִתֵּ֖ן בְּחֹֽמוֹתָ֑יִךְ וּמִ֨גְדְּלֹתַ֔יִךְ יִתֹּ֖ץ בְּחַרְבוֹתָֽיו
Ve koçbaşının vuruşunu surlarına verecek ve kulelerini kılıçlarıyla yıkacak.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 27:25
·
Tevrat
וְעַל֙ אֹצְר֣וֹת הַמֶּ֔לֶךְ עַזְמָ֖וֶת בֶּן־עֲדִיאֵ֑ל וְעַ֣ל הָֽאֹצָר֡וֹת בַּשָּׂדֶ֞ה בֶּעָרִ֤ים וּבַכְּפָרִים֙ וּבַמִּגְדָּל֔וֹת יְהוֹנָתָ֖ן בֶּן־עֻזִּיָּֽהוּ
Kralın hazineleri üzerinde Adiel oğlu Azmavet vardı; kırda, şehirlerde, köylerde ve kulelerdeki hazineler üzerinde Uzziyahu oğlu Yonatan vardı.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 5:13
·
Tevrat
לְחָיָו֙ כַּעֲרוּגַ֣ת הַבֹּ֔שֶׂם מִגְדְּל֖וֹת מֶרְקָחִ֑ים שִׂפְתוֹתָיו֙ שֽׁוֹשַׁנִּ֔ים נֹטְפ֖וֹת מ֥וֹר עֹבֵֽר
Yanakları baharat tarhı, koku kuleleri gibidir; dudakları akan mür damlatan zambaklardır.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:5
·
Tevrat
וַיִּתְחַזַּ֡ק וַיִּבֶן֩ אֶת־כָּל־הַחוֹמָ֨ה הַפְּרוּצָ֜ה וַיַּ֣עַל עַל־הַמִּגְדָּל֗וֹת וְלַח֨וּצָה֙ הַחוֹמָ֣ה אַחֶ֔רֶת וַיְחַזֵּ֥ק אֶת־הַמִּלּ֖וֹא עִ֣יר דָּוִ֑יד וַיַּ֥עַשׂ שֶׁ֛לַח לָרֹ֖ב וּמָגִנִּֽים
Sonra güçlendi ve yıkılmış olan bütün duvarı inşa etti ve kulelerin üzerine yükseltti ve dışarıya başka bir duvar yaptı ve Davut şehrinin Millo'sunu güçlendirdi ve çokça silah ve kalkanlar yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 12:38
·
Tevrat
וְהַתּוֹדָ֧ה הַשֵּׁנִ֛ית הַהוֹלֶ֥כֶת לְמ֖וֹאל וַאֲנִ֣י אַחֲרֶ֑יהָ וַחֲצִ֨י הָעָ֜ם מֵעַ֣ל לְהַחוֹמָ֗ה מֵעַל֙ לְמִגְדַּ֣ל הַתַּנּוּרִ֔ים וְעַ֖ד הַחוֹמָ֥ה הָרְחָבָֽה
Sola giden ikinci şükür korosu ve ben onun arkasındaydım; ve halkın yarısı surun üzerinde, Fırınlar Kulesi'nin üzerinden Geniş Sur'a kadar,
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 3:38
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־עֲבָדָ֑יו הֲל֣וֹא תֵדְע֔וּ כִּי־שַׂ֣ר וְגָד֗וֹל נָפַ֛ל הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Kral kullarına dedi: 'Bugün İsrail'de büyük bir komutanın düştüğünü bilmiyor musunuz?
2. Samuel 5:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ דָּוִ֖ד הָל֣וֹךְ וְגָד֑וֹל וַיהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י צְבָא֖וֹת עִמּֽוֹ
Davut giderek büyüdü ve Ordular Tanrısı Yahve onunla idi.
Yeremya 10:6
·
Tevrat
מֵאֵ֥ין כָּמ֖וֹךָ יְהוָ֑ה גָּד֥וֹל אַתָּ֛ה וְגָד֥וֹל שִׁמְךָ֖ בִּגְבוּרָֽה
Senin gibisi yoktur, ey Yahve; sen büyüksün ve adın yiğitlikte büyüktür.
1. Samuel 25:36
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א אֲבִיגַ֣יִל אֶל־נָבָ֡ל וְהִנֵּה־לוֹ֩ מִשְׁתֶּ֨ה בְּבֵית֜וֹ כְּמִשְׁתֵּ֣ה הַמֶּ֗לֶךְ וְלֵ֤ב נָבָל֙ ט֣וֹב עָלָ֔יו וְה֥וּא שִׁכֹּ֖ר עַד־מְאֹ֑ד וְלֹֽא־הִגִּ֣ידָה לּ֗וֹ דָּבָ֥ר קָטֹ֛ן וְגָד֖וֹל עַד־א֥וֹר הַבֹּֽקֶר
Abigail Nabal'a geldi ve işte evinde kralın ziyafeti gibi ziyafeti vardı; Nabal'ın kalbi üzerinde iyiydi ve o çok sarhoştu ve sabahın ışığına kadar ona küçük ve büyük hiçbir söz bildirmedi.
1. Tarihler 11:9
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ דָּוִ֖יד הָל֣וֹךְ וְגָד֑וֹל וַיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת עִמּֽוֹ
Ve Davut giderek büyüdü; ve Ordular Yahvesi onunla birlikteydi.
Örnek Ayetler (5 / 179)
Hakimler 16:5
·
Tevrat
וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף
Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.'
Hakimler 16:6
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר דְּלִילָה֙ אֶל־שִׁמְשׁ֔וֹן הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֣ גָד֑וֹל וּבַמֶּ֥ה תֵאָסֵ֖ר לְעַנּוֹתֶֽךָ
Delila Şimşon'a dedi: 'Lütfen bana bildir, senin gücün neyle büyüktür ve sana eziyet edilmesi için neyle bağlanırsın?'
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
Hakimler 16:23
·
Tevrat
וְסַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים נֶֽאֱסְפוּ֙ לִזְבֹּ֧חַ זֶֽבַח־גָּד֛וֹל לְדָג֥וֹן אֱלֹהֵיהֶ֖ם וּלְשִׂמְחָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ נָתַ֤ן אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ בְּיָדֵ֔נוּ אֵ֖ת שִׁמְשׁ֥וֹן אוֹיְבֵֽינוּ
Filistlilerin beyleri ilahları Dagon'a büyük bir kurban kesmek ve sevinmek için toplandılar; ve dediler: 'İlahımız düşmanımız Şimşon'u elimize verdi.'
Hakimler 21:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ עַד־הָעֶ֔רֶב לִפְנֵ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּשְׂא֣וּ קוֹלָ֔ם וַיִּבְכּ֖וּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Halk Beytel'e geldi ve orada akşama kadar Tanrı'nın önünde oturdular; seslerini kaldırdılar ve büyük bir ağlayışla ağladılar.
Örnek Ayetler (5 / 89)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Amos 6:11
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה יְהוָה֙ מְצַוֶּ֔ה וְהִכָּ֛ה הַבַּ֥יִת הַגָּד֖וֹל רְסִיסִ֑ים וְהַבַּ֥יִת הַקָּטֹ֖ן בְּקִעִֽים
Çünkü işte Yahve buyuruyor; ve büyük evi parçalara, ve küçük evi yarıklara vuracak.
Hagay 1:1
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֤ת שְׁתַּ֨יִם֙ לְדָרְיָ֣וֶשׁ הַמֶּ֔לֶךְ בַּחֹ֨דֶשׁ֙ הַשִּׁשִּׁ֔י בְּי֥וֹם אֶחָ֖ד לַחֹ֑דֶשׁ הָיָ֨ה דְבַר־יְהוָ֜ה בְּיַד־חַגַּ֣י הַנָּבִ֗יא אֶל־זְרֻבָּבֶ֤ל בֶּן־שְׁאַלְתִּיאֵל֙ פַּחַ֣ת יְהוּדָ֔ה וְאֶל־יְהוֹשֻׁ֧עַ בֶּן־יְהוֹצָדָ֛ק הַכֹּהֵ֥ן הַגָּד֖וֹל לֵאמֹֽר
Kral Daryaveş'in ikinci yılında, altıncı ayda, ayın birinci gününde, Yahve'nin sözü Peygamber Hagay'ın eliyle Yahuda valisi Şealtiel oğlu Zerubbabel'e ve Başkâhin Yehotsadak oğlu Yeşu'ya geldi, diyerek:
Hagay 1:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּֽן־שַׁלְתִּיאֵ֡ל וִיהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְכֹ֣ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֗ם בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֔ם וְעַל־דִּבְרֵי֙ חַגַּ֣י הַנָּבִ֔יא כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁלָח֖וֹ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם מִפְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yehotsadak oğlu Başkâhin Yeşu ve halkın bütün kalıntısı, Tanrıları Yahve'nin sesini ve Tanrıları Yahve'nin onu gönderdiği gibi Peygamber Hagay'ın sözlerini işittiler; ve halk Yahve'nin yüzünden korktu.
Hagay 1:14
·
Tevrat
וַיָּ֣עַר יְהוָ֡ה אֶת־רוּחַ֩ זְרֻבָּבֶ֨ל בֶּן־שַׁלְתִּיאֵ֜ל פַּחַ֣ת יְהוּדָ֗ה וְאֶת־ר֨וּחַ֙ יְהוֹשֻׁ֤עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּד֔וֹל וְֽאֶת־ר֔וּחַ כֹּ֖ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֑ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּעֲשׂ֣וּ מְלָאכָ֔ה בְּבֵית־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve Yahve, Yahuda valisi Şealtiel oğlu Zerubbabel'in ruhunu, büyük kâhin Yehotsadak oğlu Yeşu'nun ruhunu ve halkın bütün kalıntısının ruhunu uyandırdı; ve geldiler ve Tanrıları Ordular Yahve'nin evinde iş yaptılar.
Örnek Ayetler (4 / 72)
Hakimler 11:33
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler.
Hakimler 15:8
·
Tevrat
וַיַּ֨ךְ אוֹתָ֥ם שׁ֛וֹק עַל־יָרֵ֖ךְ מַכָּ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַיֵּ֣רֶד וַיֵּ֔שֶׁב בִּסְעִ֖יף סֶ֥לַע עֵיטָֽם
Onları bacak uyluk üzerine büyük bir vuruşla vurdu. Sonra inip Eytam kayasının yarığında oturdu.
Hezekiel 17:9
·
Tevrat
אֱמֹ֗ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִ֖ה תִּצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ אֶת־שָׁרָשֶׁ֨יהָ יְנַתֵּ֜ק וְאֶת־פִּרְיָ֣הּ יְקוֹסֵ֣ס וְיָבֵ֗שׁ כָּל־טַרְפֵּ֤י צִמְחָהּ֙ תִּיבָ֔שׁ וְלֹֽא־בִזְרֹ֤עַ גְּדוֹלָה֙ וּבְעַם־רָ֔ב לְמַשְׂא֥וֹת אוֹתָ֖הּ מִשָּׁרָשֶֽׁיהָ
Söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Başarılı olacak mı? Onu köklerinden kaldırmak için büyük bir kolla ve çok halkla olmadan, onun köklerini koparmayacak mı ve onun meyvesini kesmeyecek mi, ve filizinin bütün yaprakları kuruyup kurumayacak mı?
2. Samuel 13:15
·
Tevrat
וַיִּשְׂנָאֶ֣הָ אַמְנ֗וֹן שִׂנְאָה֙ גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֔ד כִּ֣י גְדוֹלָ֗ה הַשִּׂנְאָה֙ אֲשֶׁ֣ר שְׂנֵאָ֔הּ מֵאַהֲבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֲהֵבָ֑הּ וַֽיֹּאמֶר־לָ֥הּ אַמְנ֖וֹן ק֥וּמִי לֵֽכִי
Sonra Amnon ondan çok büyük bir nefretle nefret etti; çünkü ondan nefret ettiği nefret, onu sevdiği sevgiden büyüktü. Ve Amnon ona dedi: 'Kalk, git.'
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 21:5
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹא־עָלָ֧ה בַקָּהָ֛ל מִכָּל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָ֑ה כִּי֩ הַשְּׁבוּעָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה הָיְתָ֗ה לַ֠אֲשֶׁר לֹא־עָלָ֨ה אֶל־יְהוָ֧ה הַמִּצְפָּ֛ה לֵאמֹ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת
İsrail oğulları dediler: 'İsrail'in bütün oymaklarından toplulukta Yahve'ye çıkmayan kimdir?' Çünkü Mitspa'ya Yahve'ye çıkmayan kişiye büyük yemin olmuştu, diyerek: 'Kesinlikle öldürülecek.'
Hezekiel 16:46
·
Tevrat
וַאֲחוֹתֵ֨ךְ הַגְּדוֹלָ֤ה שֹֽׁמְרוֹן֙ הִ֣יא וּבְנוֹתֶ֔יהָ הַיּוֹשֶׁ֖בֶת עַל־שְׂמֹאולֵ֑ךְ וַאֲחוֹתֵ֞ךְ הַקְּטַנָּ֣ה מִמֵּ֗ךְ הַיּוֹשֶׁ֨בֶת֙ מִֽימִינֵ֔ךְ סְדֹ֖ם וּבְנוֹתֶֽיהָ
Senin solunda oturan büyük kız kardeşin Samiriye ve kızlarıdır; senin sağında oturan senden küçük kız kardeşin Sodom ve kızlarıdır.
Hezekiel 23:4
·
Tevrat
וּשְׁמוֹתָ֗ן אָהֳלָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ וְאָהֳלִיבָ֣ה אֲחוֹתָ֔הּ וַתִּֽהְיֶ֣ינָה לִ֔י וַתֵּלַ֖דְנָה בָּנִ֣ים וּבָנ֑וֹת וּשְׁמוֹתָ֕ן שֹׁמְר֣וֹן אָהֳלָ֔ה וִירוּשָׁלִַ֖ם אָהֳלִיבָֽה
Ve onların adları, büyük olan Ohola ve onun kız kardeşi Oholiba'ydı; ve benim oldular ve oğullar ve kızlar doğurdular. Ve onların adları, Ohola Samiriye'dir ve Oholiba Yeruşalim'dir.
Hezekiel 43:14
·
Tevrat
וּמֵחֵ֨יק הָאָ֜רֶץ עַד־הָעֲזָרָ֤ה הַתַּחְתּוֹנָה֙ שְׁתַּ֣יִם אַמּ֔וֹת וְרֹ֖חַב אַמָּ֣ה אֶחָ֑ת וּמֵהֳעֲזָרָ֨ה הַקְּטַנָּ֜ה עַד־הָעֲזָרָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ אַרְבַּ֣ע אַמּ֔וֹת וְרֹ֖חַב הָאַמָּֽה
Ve yerin tabanından alt pervaza kadar iki kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm); ve küçük pervazdan büyük pervaza kadar dört kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm).
2. Samuel 13:16
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אַל־אוֹדֹ֞ת הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את מֵאַחֶ֛רֶת אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתָ עִמִּ֖י לְשַׁלְּחֵ֑נִי וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֥עַֽ לָֽהּ
Ona dedi: 'Hayır, beni göndermen bana yaptığın diğerinden daha büyük bir kötülüktür.' Ama onu dinlemek istemedi.
Örnek Ayetler (4 / 30)
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:13
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת אֲשֶׁר־הֵ֥מָּה עֹשִֽׂים
Ve bana dedi: 'Daha döneceksin, onların yaptıkları büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת מֵאֵֽלֶּה
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Daha döneceksin, bunlardan büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 25:17
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתִי בָם֙ נְקָמ֣וֹת גְּדֹל֔וֹת בְּתוֹכְח֖וֹת חֵמָ֑ה וְיָֽדְעוּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּתִתִּ֥י אֶת־נִקְמָתִ֖י בָּֽם
Ve onlarda gazap azarlamalarıyla büyük öçler yapacağım; ve onlara öcümü verdiğimde benim Yahve olduğumu bilecekler.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hezekiel 29:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּ֠בֶל הֶעֱבִ֨יד אֶת־חֵיל֜וֹ עֲבֹדָ֤ה גְדֹלָה֙ אֶל־צֹ֔ר כָּל־רֹ֣אשׁ מֻקְרָ֔ח וְכָל־כָּתֵ֖ף מְרוּטָ֑ה וְ֠שָׂכָר לֹא־הָ֨יָה ל֤וֹ וּלְחֵילוֹ֙ מִצֹּ֔ר עַל־הָעֲבֹדָ֖ה אֲשֶׁר־עָבַ֥ד עָלֶֽיהָ
İnsanoğlu, Babil kralı Nebukadnessar ordusuna Sur'a karşı büyük bir hizmet yaptırdı; her baş kel oldu ve her omuz soyuldu; ama onun ve ordusunun Sur'dan, ona karşı yaptığı hizmet için ücreti olmadı.
Yeremya 11:16
·
Tevrat
זַ֤יִת רַֽעֲנָן֙ יְפֵ֣ה פְרִי־תֹ֔אַר קָרָ֥א יְהוָ֖ה שְׁמֵ֑ךְ לְק֣וֹל הֲמוּלָּ֣ה גְדֹלָ֗ה הִצִּ֥ית אֵשׁ֙ עָלֶ֔יהָ וְרָע֖וּ דָּלִיּוֹתָֽיו
Yahve adını güzel biçimli meyvesi olan yeşil zeytin koydu; büyük gürültü sesiyle onun üzerinde ateş tutuşturdu ve dalları kırıldı.
Ezra 9:7
·
Tevrat
מִימֵ֣י אֲבֹתֵ֗ינוּ אֲנַ֨חְנוּ֙ בְּאַשְׁמָ֣ה גְדֹלָ֔ה עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וּבַעֲוֺנֹתֵ֡ינוּ נִתַּ֡נּוּ אֲנַחְנוּ֩ מְלָכֵ֨ינוּ כֹהֲנֵ֜ינוּ בְּיַ֣ד מַלְכֵ֣י הָאֲרָצ֗וֹת בַּחֶ֜רֶב בַּשְּׁבִ֧י וּבַבִּזָּ֛ה וּבְבֹ֥שֶׁת פָּנִ֖ים כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Atalarımızın günlerinden bu güne kadar biz büyük bir suçluluk içindeyiz; ve suçlarımız yüzünden biz, krallarımız, kâhinlerimiz diyarların krallarının eline, kılıca, tutsaklığa ve yağmaya ve bu günkü gibi yüz utancına verildik.
Nehemya 1:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֮ לִי֒ הַֽנִּשְׁאָרִ֞ים אֲשֶֽׁר־נִשְׁאֲר֤וּ מִן־הַשְּׁבִי֙ שָׁ֣ם בַּמְּדִינָ֔ה בְּרָעָ֥ה גְדֹלָ֖ה וּבְחֶרְפָּ֑ה וְחוֹמַ֤ת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ מְפֹרָ֔צֶת וּשְׁעָרֶ֖יהָ נִצְּת֥וּ בָאֵֽשׁ
Bana dediler ki: 'Orada eyalette sürgünden kalanlar büyük kötülük ve utanç içindedir; ve Yeruşalim'in duvarı yıkıktır ve kapıları ateşle tutuşturulmuştur.'
Nehemya 2:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֞ע סַנְבַלַּ֣ט הַחֹרֹנִ֗י וְטֽוֹבִיָּה֙ הָעֶ֣בֶד הָֽעַמֹּנִ֔י וַיֵּ֥רַע לָהֶ֖ם רָעָ֣ה גְדֹלָ֑ה אֲשֶׁר־בָּ֥א אָדָ֔ם לְבַקֵּ֥שׁ טוֹבָ֖ה לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Horonlu Sanballat ve Ammonlu kul Toviya bunu duydu; İsrail oğullarının iyiliğini aramak için bir adamın gelmesi onlara büyük bir kötülükle kötü oldu.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 5:15
·
Tevrat
וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב
İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü.
Yeremya 16:6
·
Tevrat
וּמֵ֨תוּ גְדֹלִ֧ים וּקְטַנִּ֛ים בָּאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לֹ֣א יִקָּבֵ֑רוּ וְלֹֽא־יִסְפְּד֣וּ לָהֶ֔ם וְלֹ֣א יִתְגֹּדַ֔ד וְלֹ֥א יִקָּרֵ֖חַ לָהֶֽם
Ve bu diyarda büyükler ve küçükler ölecekler; gömülmeyecekler; ve onlar için dövünmeyecekler ve onlar için kimse kendini kesmeyecek ve onlar için kimse kendini kel yapmayacak.
Yeremya 27:7
·
Tevrat
וְעָבְד֤וּ אֹתוֹ֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וְאֶת־בְּנ֖וֹ וְאֶֽת־בֶּן־בְּנ֑וֹ עַ֣ד בֹּא־עֵ֤ת אַרְצוֹ֙ גַּם־ה֔וּא וְעָ֤בְדוּ בוֹ֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּמְלָכִ֖ים גְּדֹלִֽים
Kendisinin de diyarının zamanı gelene kadar bütün uluslar ona, oğluna ve oğlunun oğluna hizmet edecekler; ve birçok uluslar ve büyük krallar onu köle edecekler.
Yeremya 50:9
·
Tevrat
כִּ֣י הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֡י מֵעִיר֩ וּמַעֲלֶ֨ה עַל־בָּבֶ֜ל קְהַל־גּוֹיִ֤ם גְּדֹלִים֙ מֵאֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן וְעָ֣רְכוּ לָ֔הּ מִשָּׁ֖ם תִּלָּכֵ֑ד חִצָּיו֙ כְּגִבּ֣וֹר מַשְׁכִּ֔יל לֹ֥א יָשׁ֖וּב רֵיקָֽם
Çünkü işte ben kuzey diyarından büyük uluslar topluluğunu uyandırıyorum ve Babil'e karşı çıkarıyorum; ve ona karşı dizilecekler, oradan ele geçirilecek; onun okları başarılı bir yiğit gibidir, boş dönmeyecek.
Yeşaya 5:9
·
Tevrat
בְּאָזְנָ֖י יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אִם־לֹ֞א בָּתִּ֤ים רַבִּים֙ לְשַׁמָּ֣ה יִֽהְי֔וּ גְּדֹלִ֥ים וְטוֹבִ֖ים מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Ordular Yahvesi kulaklarıma söyledi: Kesinlikle birçok evler virane olacak, büyük ve iyi evler oturan olmadan kalacak.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Yaratılış 1:16
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִ֔ים אֶת־שְׁנֵ֥י הַמְּאֹרֹ֖ת הַגְּדֹלִ֑ים אֶת־הַמָּא֤וֹר הַגָּדֹל֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַיּ֔וֹם וְאֶת־הַמָּא֤וֹר הַקָּטֹן֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַלַּ֔יְלָה וְאֵ֖ת הַכּוֹכָבִֽים
Tanrı iki büyük ışığı, gündüzün yönetimi için büyük ışığı ve gecenin yönetimi için küçük ışığı ve yıldızları yaptı.
Yaratılış 15:18
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֨תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת
O gün Yahve İbrahim ile antlaşma yaptı ve dedi: 'Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu yeri soyuna verdim:
Yaratılış 27:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ כִּֽי־זָקֵ֣ן יִצְחָ֔ק וַתִּכְהֶ֥יןָ עֵינָ֖יו מֵרְאֹ֑ת וַיִּקְרָ֞א אֶת־עֵשָׂ֣ו בְּנ֣וֹ הַגָּדֹ֗ל וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בְּנִ֔י וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו הִנֵּֽנִי
İshak yaşlandı ve gözleri görmekten zayıfladı; büyük oğlu Esav'ı çağırdı ve ona dedi: 'Oğlum.' O da ona dedi: 'İşte buradayım.'
Yaratılış 27:15
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח רִ֠בְקָה אֶת־בִּגְדֵ֨י עֵשָׂ֜ו בְּנָ֤הּ הַגָּדֹל֙ הַחֲמֻדֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר אִתָּ֖הּ בַּבָּ֑יִת וַתַּלְבֵּ֥שׁ אֶֽת־יַעֲקֹ֖ב בְּנָ֥הּ הַקָּטָֽן
Rebeka evde yanında bulunan büyük oğlu Esav'ın en iyi giysilerini aldı ve küçük oğlu Yakup'a giydirdi.
Yaratılış 27:42
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ
Büyük oğlu Esav'ın sözleri Rebeka'ya bildirildi. Ve gönderip küçük oğlu Yakup'u çağırdı ve ona dedi: 'İşte, kardeşin Esav seni öldürerek kendisini teselli ediyor.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 15:18
·
Tevrat
וַיִּצְמָא֮ מְאֹד֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר אַתָּה֙ נָתַ֣תָּ בְיַֽד־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַתְּשׁוּעָ֥ה הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְעַתָּה֙ אָמ֣וּת בַּצָּמָ֔א וְנָפַלְתִּ֖י בְּיַ֥ד הָעֲרֵלִֽים
Çok susadı ve Yahve'ye seslenip dedi: 'Sen kulunun eliyle bu büyük kurtuluşu verdin; ve şimdi susuzluktan öleceğim ve sünnetsizlerin eline düşeceğim.'
Ezra 9:13
·
Tevrat
וְאַֽחֲרֵי֙ כָּל־הַבָּ֣א עָלֵ֔ינוּ בְּמַעֲשֵׂ֨ינוּ֙ הָרָעִ֔ים וּבְאַשְׁמָתֵ֖נוּ הַגְּדֹלָ֑ה כִּ֣י אַתָּ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ חָשַׂ֤כְתָּֽ לְמַ֨טָּה֙ מֵֽעֲוֺנֵ֔נוּ וְנָתַ֥תָּה לָּ֛נוּ פְּלֵיטָ֖ה כָּזֹֽאת
Ve kötü işlerimiz ve büyük suçluluğumuz yüzünden başımıza gelen her şeyden sonra, çünkü sen, Tanrımız, suçlarımızdan aşağısını esirgedin ve bize böyle bir kalıntı verdin;
Daniel 10:8
·
Tevrat
וַאֲנִי֙ נִשְׁאַ֣רְתִּי לְבַדִּ֔י וָֽאֶרְאֶ֗ה אֶת־הַמַּרְאָ֤ה הַגְּדֹלָה֙ הַזֹּ֔את וְלֹ֥א נִשְׁאַר־בִּ֖י כֹּ֑ח וְהוֹדִ֗י נֶהְפַּ֤ךְ עָלַי֙ לְמַשְׁחִ֔ית וְלֹ֥א עָצַ֖רְתִּי כֹּֽחַ
Ve ben yalnız kaldım ve bu büyük görümü gördüm ve bende güç kalmadı ve görkemim üzerimde yıkıma döndü ve güç tutmadım.
Yaratılış 10:12
·
Tevrat
וְֽאֶת־רֶ֔סֶן בֵּ֥ין נִֽינְוֵ֖ה וּבֵ֣ין כָּ֑לַח הִ֖וא הָעִ֥יר הַגְּדֹלָֽה
ve Ninova ile Kalah arasında Resen'i; o büyük şehirdir.
Yaratılış 29:16
·
Tevrat
וּלְלָבָ֖ן שְׁתֵּ֣י בָנ֑וֹת שֵׁ֤ם הַגְּדֹלָה֙ לֵאָ֔ה וְשֵׁ֥ם הַקְּטַנָּ֖ה רָחֵֽל
Ve Lavan'ın iki kızı vardı; büyüğünün adı Lea ve küçüğünün adı Rahel'di.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 7:9
·
Tevrat
וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.'
Yeremya 5:5
·
Tevrat
אֵֽלֲכָה־לִּ֤י אֶל־הַגְּדֹלִים֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אוֹתָ֔ם כִּ֣י הֵ֗מָּה יָדְעוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵיהֶ֑ם אַ֣ךְ הֵ֤מָּה יַחְדָּו֙ שָׁ֣בְרוּ עֹ֔ל נִתְּק֖וּ מוֹסֵרֽוֹת
Büyüklere gideyim ve onlarla konuşayım, çünkü onlar Yahve'nin yolunu, Tanrılarının yargısını bildiler. Ama onlar birlikte boyunduruğu kırdılar, bağları kopardılar.
1. Samuel 17:13
·
Tevrat
וַיֵּ֨לְכ֜וּ שְׁלֹ֤שֶׁת בְּנֵֽי־יִשַׁי֙ הַגְּדֹלִ֔ים הָלְכ֥וּ אַחֲרֵי־שָׁא֖וּל לַמִּלְחָמָ֑ה וְשֵׁ֣ם שְׁלֹ֣שֶׁת בָּנָ֗יו אֲשֶׁ֤ר הָלְכוּ֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה אֱלִיאָ֣ב הַבְּכ֗וֹר וּמִשְׁנֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣ינָדָ֔ב וְהַשְּׁלִשִׁ֖י שַׁמָּֽה
İşay'ın üç büyük oğlu gittiler, savaşa Saul'un ardınca gittiler; savaşa giden üç oğlunun adı, ilk doğan Eliyav, ikincisi Avinadav ve üçüncüsü Şamma'ydı.
1. Samuel 17:14
·
Tevrat
וְדָוִ֖ד ה֣וּא הַקָּטָ֑ן וּשְׁלֹשָׁה֙ הַגְּדֹלִ֔ים הָלְכ֖וּ אַחֲרֵ֥י שָׁאֽוּל
Davut en küçüktü; üç büyük ise Saul'un ardınca gittiler.
Mezmurlar 115:13
·
Tevrat
יְ֭בָרֵךְ יִרְאֵ֣י יְהוָ֑ה הַ֝קְּטַנִּ֗ים עִם־הַגְּדֹלִֽים
Yahve'den korkanları bereketleyecek, küçükleri büyüklerle.
Örnek Ayetler (4)
Yasa'nın Tekrarı 1:28
·
Tevrat
אָנָ֣ה אֲנַ֣חְנוּ עֹלִ֗ים אַחֵינוּ֩ הֵמַ֨סּוּ אֶת־לְבָבֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר עַ֣ם גָּד֤וֹל וָרָם֙ מִמֶּ֔נּוּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצוּרֹ֖ת בַּשָּׁמָ֑יִם וְגַם־בְּנֵ֥י עֲנָקִ֖ים רָאִ֥ינוּ שָֽׁם
Nereye çıkıyoruz? Kardeşlerimiz, 'Halk bizden büyük ve uzundur, şehirler büyük ve göklere kadar surludur ve ayrıca orada Anaklıların oğullarını gördük' diyerek kalbimizi erittiler.
Yasa'nın Tekrarı 6:10
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה כִּ֥י יְבִיאֲךָ֣ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע לַאֲבֹתֶ֛יךָ לְאַבְרָהָ֛ם לְיִצְחָ֥ק וּֽלְיַעֲקֹ֖ב לָ֣תֶת לָ֑ךְ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וְטֹבֹ֖ת אֲשֶׁ֥ר לֹא־בָנִֽיתָ
Ve Tanrın Yahve, atalarına, İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a sana vermek için ant içtiği yere, senin inşa etmediğin büyük ve iyi şehirlere seni getirdiğinde,
Yasa'nın Tekrarı 9:1
·
Tevrat
שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל אַתָּ֨ה עֹבֵ֤ר הַיּוֹם֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת גּוֹיִ֔ם גְּדֹלִ֥ים וַעֲצֻמִ֖ים מִמֶּ֑ךָּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצֻרֹ֖ת בַּשָּׁמָֽיִם
Dinle ey İsrail: Sen bugün senden daha büyük ve daha güçlü ulusları, göklere kadar surlu büyük şehirleri mülk edinmek için girmek üzere Şeria'yı geçiyorsun;
Çölde Sayım 13:28
·
Tevrat
אֶ֚פֶס כִּֽי־עַ֣ז הָעָ֔ם הַיֹּשֵׁ֖ב בָּאָ֑רֶץ וְהֶֽעָרִ֗ים בְּצֻר֤וֹת גְּדֹלֹת֙ מְאֹ֔ד וְגַם־יְלִדֵ֥י הָֽעֲנָ֖ק רָאִ֥ינוּ שָֽׁם
Ancak yerde oturan halk güçlüdür ve şehirler surlu ve çok büyüktür; ayrıca orada Anak soyunu da gördük.