292
Kullanım
3
Lemma
23
Türev
37
Anlam
3 lemma, 23 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּרִית Lemma | berit | antlaşma, antlaşma, sözleşme, ittifak | İsim | 131 | ||
הַבְּרִית | ha-bberit | bağ, bağ, antlaşma, sözleşme | İsim | 47 | ||
בְּרִיתִי | beriti | bağım, bağ, antlaşma, sözleşme | Zamir | 47 | ||
בְּרִיתוֹ | berito | bağı, bağ, antlaşma, sözleşme | Zamir | 17 | ||
בְּרִֽיתְךָ | beritekha | antlaşman, antlaşma, sözleşme, bağ | Zamir | 10 | ||
בִּבְרִית | bi-vrit | antlaşmada, antlaşma, sözleşme, bağ | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 16:8 · Tevrat וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun. Yeremya 34:10 · Tevrat וַיִּשְׁמְעוּ֩ כָל־הַשָּׂרִ֨ים וְכָל־הָעָ֜ם אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ בַבְּרִ֗ית לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֤ישׁ אֶת־שִׁפְחָתוֹ֙ חָפְשִׁ֔ים לְבִלְתִּ֥י עֲבָד־בָּ֖ם ע֑וֹד וַֽיִּשְׁמְע֖וּ וַיְשַׁלֵּֽחוּ Antlaşmaya giren bütün önderler ve bütün halk, herkesin erkek hizmetçisini ve kadın hizmetçisini özgür bırakmasını, onları bir daha köle etmemesini dinlediler; dinlediler ve onları serbest bıraktılar. 1. Samuel 20:8 · Tevrat וְעָשִׂ֤יתָ חֶ֨סֶד֙ עַל־עַבְדֶּ֔ךָ כִּ֚י בִּבְרִ֣ית יְהוָ֔ה הֵבֵ֥אתָ אֶֽת־עַבְדְּךָ֖ עִמָּ֑ךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֤י עָוֺן֙ הֲמִיתֵ֣נִי אַ֔תָּה וְעַד־אָבִ֖יךָ לָמָּה־זֶּ֥ה תְבִיאֵֽנִי Ve kuluna sadakat yapacaksın, çünkü kulunu seninle Yahve'nin antlaşmasına getirdin; ve eğer bende suç varsa, beni sen öldür, ve beni babana kadar neden getiresin? 2. Krallar 23:3 · Tevrat וַיַּעֲמֹ֣ד הַ֠מֶּלֶךְ עַֽל־הָ֨עַמּ֜וּד וַיִּכְרֹ֥ת אֶֽת־הַבְּרִ֣ית לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָלֶ֜כֶת אַחַ֤ר יְהוָה֙ וְלִשְׁמֹ֨ר מִצְוֺתָ֜יו וְאֶת־עֵדְוֺתָ֤יו וְאֶת־חֻקֹּתָיו֙ בְּכָל־לֵ֣ב וּבְכָל־נֶ֔פֶשׁ לְהָקִ֗ים אֶת־דִּבְרֵי֙ הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את הַכְּתֻבִ֖ים עַל־הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה וַיַּעֲמֹ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בַּבְּרִֽית Kral sütunun yanında durdu ve Yahve'nin ardınca yürümek, O'nun buyruklarını, tanıklıklarını ve kurallarını bütün kalple ve bütün canla tutmak, bu kitapta yazılı olan bu antlaşmanın sözlerini yerine getirmek için Yahve'nin önünde antlaşma yaptı. Ve bütün halk antlaşmada durdu. 1. Krallar 20:34 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֡יו הֶעָרִ֣ים אֲשֶׁר־לָֽקַח־אָבִי֩ מֵאֵ֨ת אָבִ֜יךָ אָשִׁ֗יב וְ֠חוּצוֹת תָּשִׂ֨ים לְךָ֤ בְדַמֶּ֨שֶׂק֙ כַּאֲשֶׁר־שָׂ֤ם אָבִי֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן וַאֲנִ֖י בַּבְּרִ֣ית אֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיִּכְרָת־ל֥וֹ בְרִ֖ית וַֽיְשַׁלְּחֵֽהוּ Ve ona dedi: 'Babamın babandan aldığı şehirleri geri vereceğim ve babamın Samiriye'de yaptığı gibi Şam'da kendine sokaklar yapacaksın ve ben antlaşmayla seni göndereceğim.' Böylece onunla antlaşma yaptı ve onu gönderdi. | ||||||
לִבְרִית | livrit | antlaşmaya, antlaşma, sözleşme, bağ | İsim | 6 | ||
וּבְרִית | u-verit | ve antlaşma, bağ, sözleşme, antlaşma | İsim | 4 | ||
כִּבְרִית | kivrit | kükürt gibi, kükürt | İsim | 2 | ||
וּבְרִיתִי | u-vriti | ve benim antlaşmam, bağ, sözleşme, antlaşma | Zamir | 2 | ||
בִּבְרִיתִֽי | bivriti | antlaşmamda, antlaşma, sözleşme, bağ | Zamir | 2 | ||
וּבְרִיתוֹ | u-verito | ve onun antlaşması, antlaşma, sözleşme, ahit | Zamir | 1 | ||
בְּרִֽיתְכֶם | beritkhem | antlaşmanız, antlaşma, sözleşme, ahit | Zamir | 1 | ||
וְהַבְּרִית | ve-ha-bberit | ve antlaşma, antlaşma, sözleşme, ittifak | İsim | 1 | ||
בִּבְרִיתֶֽךָ | bivritekha | senin bağında, bağ, antlaşma, sözleşme | Zamir | 1 | ||
מִבְּרִיתֵֽךְ | mi-bberitekh | senin antlaşmandan, antlaşma, sözleşme, bağ | Zamir | 1 | ||
וּבְרִֽיתְךָ | u-veritekha | ve senin antlaşman, antlaşma, sözleşme, ittifak | Zamir | 1 | ||
בִּבְרִיתֽוֹ | bi-vrito | onun antlaşmasında, antlaşma, sözleşme, ahit | Zamir | 1 | ||
בְּרִתִי | beriti | benim antlaşmam, antlaşma, sözleşme, ahit | Zamir | 1 | ||
וְאֶבְרֶה Lemma | ve-evre | ve yemek yiyeceğim, yemek yemek, seçmek, arındırmak | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 131)
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Hakimler 20:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁאֲל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּֽיהוָ֑ה וְשָׁ֗ם אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים בַּיָּמִ֖ים הָהֵֽם
İsrailoğulları Yahve'ye sordular; o günlerde Tanrı'nın antlaşma sandığı oradaydı.
Amos 1:9
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵי־צֹ֔ר וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַֽל־הַסְגִּירָ֞ם גָּל֤וּת שְׁלֵמָה֙ לֶאֱד֔וֹם וְלֹ֥א זָכְר֖וּ בְּרִ֥ית אַחִֽים
Yahve şöyle dedi: 'Sur'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü tam bir sürgünü Edom'a teslim ettiler ve kardeşler antlaşmasını hatırlamadılar.'
Hezekiel 16:59
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְעָשִׂ֥יתִי אוֹתָ֖ךְ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑ית אֲשֶׁר־בָּזִ֥ית אָלָ֖ה לְהָפֵ֥ר בְּרִֽית
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Antlaşmayı bozmak için yemini hor gördüğün gibi sana yapacağım.
Hezekiel 16:60
·
Tevrat
וְזָכַרְתִּ֨י אֲנִ֧י אֶת־בְּרִיתִ֛י אוֹתָ֖ךְ בִּימֵ֣י נְעוּרָ֑יִךְ וַהֲקִמוֹתִ֥י לָ֖ךְ בְּרִ֥ית עוֹלָֽם
Ben gençliğinin günlerinde seninle olan antlaşmamı hatırlayacağım ve senin için sonsuz bir antlaşma kuracağım.
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hezekiel 20:37
·
Tevrat
וְהַעֲבַרְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם תַּ֣חַת הַשָּׁ֑בֶט וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם בְּמָסֹ֥רֶת הַבְּרִֽית
Ve sizi değneğin altından geçireceğim ve sizi antlaşmanın bağına getireceğim.
Hezekiel 30:5
·
Tevrat
כּ֣וּשׁ וּפ֤וּט וְלוּד֙ וְכָל־הָעֶ֣רֶב וְכ֔וּב וּבְנֵ֖י אֶ֣רֶץ הַבְּרִ֑ית אִתָּ֖ם בַּחֶ֥רֶב יִפֹּֽלוּ
Kuş ve Put ve Lud ve bütün karışık halk ve Kuv ve antlaşma diyarının oğulları onlarla birlikte kılıçla düşecekler.
Yeremya 11:2
·
Tevrat
שִׁמְע֕וּ אֶת־דִּבְרֵ֖י הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֑את וְדִבַּרְתָּם֙ אֶל־אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה וְעַל־יֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Bu antlaşmanın sözlerini işitin ve onları Yahuda adamlarına ve Yeruşalim'de oturanlara söyleyin.
Yeremya 11:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּֽה־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אָר֣וּר הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יִשְׁמַ֔ע אֶת־דִּבְרֵ֖י הַבְּרִ֥ית הַזֹּֽאת
Ve onlara diyeceksin: İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Bu antlaşmanın sözlerini işitmeyen adam lanetlidir.
Yeremya 11:6
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י קְרָ֨א אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם לֵאמֹ֑ר שִׁמְע֗וּ אֶת־דִּבְרֵי֙ הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את וַעֲשִׂיתֶ֖ם אוֹתָֽם
Ve Yahve bana dedi: Bütün bu sözleri Yahuda şehirlerinde ve Yeruşalim sokaklarında duyurarak de ki: Bu antlaşmanın sözlerini işitin ve onları yapın.
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Hezekiel 16:60
·
Tevrat
וְזָכַרְתִּ֨י אֲנִ֧י אֶת־בְּרִיתִ֛י אוֹתָ֖ךְ בִּימֵ֣י נְעוּרָ֑יִךְ וַהֲקִמוֹתִ֥י לָ֖ךְ בְּרִ֥ית עוֹלָֽם
Ben gençliğinin günlerinde seninle olan antlaşmamı hatırlayacağım ve senin için sonsuz bir antlaşma kuracağım.
Hezekiel 16:62
·
Tevrat
וַהֲקִימוֹתִ֥י אֲנִ֛י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתָּ֑ךְ וְיָדַ֖עַתְּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ben seninle antlaşmamı kuracağım ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 44:7
·
Tevrat
בַּהֲבִיאֲכֶ֣ם בְּנֵֽי־נֵכָ֗ר עַרְלֵי־לֵב֙ וְעַרְלֵ֣י בָשָׂ֔ר לִהְי֥וֹת בְּמִקְדָּשִׁ֖י לְחַלְּל֣וֹ אֶת־בֵּיתִ֑י בְּהַקְרִֽיבְכֶ֤ם אֶת־לַחְמִי֙ חֵ֣לֶב וָדָ֔ם וַיָּפֵ֨רוּ֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֶ֖ל כָּל־תּוֹעֲבוֹתֵיכֶֽם
Kalbi sünnetsiz ve bedeni sünnetsiz yabancı oğullarını, kutsal yerimde olmaları ve evimi bayağılaştırmaları için getirdiğinizde; ekmeğimi, yağı ve kanı sunduğunuzda, bütün iğrençliklerinize ek olarak antlaşmamı bozdular.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 17:14
·
Tevrat
לִֽהְיוֹת֙ מַמְלָכָ֣ה שְׁפָלָ֔ה לְבִלְתִּ֖י הִתְנַשֵּׂ֑א לִשְׁמֹ֥ר אֶת־בְּרִית֖וֹ לְעָמְדָֽהּ
Alçak bir krallık olması, yükselmemesi, ayakta kalması için onun antlaşmasını tutması amacıyla.
Hezekiel 17:16
·
Tevrat
חַי־אָ֗נִי נְאֻם֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ אִם־לֹ֗א בִּמְקוֹם֙ הַמֶּ֨לֶךְ֙ הַמַּמְלִ֣יךְ אֹת֔וֹ אֲשֶׁ֤ר בָּזָה֙ אֶת־אָ֣לָת֔וֹ וַאֲשֶׁ֥ר הֵפֵ֖ר אֶת־בְּרִית֑וֹ אִתּ֥וֹ בְתוֹךְ־בָּבֶ֖ל יָמֽוּת
Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kesinlikle onu kral yapan kralın yerinde, yeminini küçümsediği ve antlaşmasını bozduğu kişiyle birlikte Babil'in içinde ölecektir.
2. Krallar 13:23
·
Tevrat
וַיָּחָן֩ יְהוָ֨ה אֹתָ֤ם וַֽיְרַחֲמֵם֙ וַיִּ֣פֶן אֲלֵיהֶ֔ם לְמַ֣עַן בְּרִית֔וֹ אֶת־אַבְרָהָ֖ם יִצְחָ֣ק וְיַֽעֲקֹ֑ב וְלֹ֤א אָבָה֙ הַשְׁחִיתָ֔ם וְלֹֽא־הִשְׁלִיכָ֥ם מֵֽעַל־פָּנָ֖יו עַד־עָֽתָּה
Yahve onlara lütfetti ve onlara merhamet etti; İbrahim, İshak ve Yakup ile antlaşması uğruna onlara döndü. Onları yok etmeyi istemedi ve şimdiye kadar onları yüzünün üzerinden atmadı.
2. Krallar 17:15
·
Tevrat
וַיִּמְאֲס֣וּ אֶת־חֻקָּ֗יו וְאֶת־בְּרִיתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר כָּרַ֣ת אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְאֵת֙ עֵֽדְוֺתָ֔יו אֲשֶׁ֥ר הֵעִ֖יד בָּ֑ם וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י הַהֶ֨בֶל֙ וַיֶּהְבָּ֔לוּ וְאַחֲרֵ֤י הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר סְבִֽיבֹתָ֔ם אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֹתָ֔ם לְבִלְתִּ֖י עֲשׂ֥וֹת כָּהֶֽם
Onun kurallarını, atalarıyla yaptığı antlaşmasını ve onlara tanıklık ettiği tanıklıklarını reddettiler; boşluğun ardınca yürüdüler ve boş oldular; Yahve'nin onlara onlar gibi yapmamalarını buyurduğu çevrelerindeki ulusların ardınca yürüdüler.
2. Krallar 18:12
·
Tevrat
עַ֣ל אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־שָׁמְע֗וּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֔ם וַיַּעַבְרוּ֙ אֶת־בְּרִית֔וֹ אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֔ה מֹשֶׁ֖ה עֶ֣בֶד יְהוָ֑ה וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ וְלֹ֥א עָשֽׂוּ
Çünkü Tanrıları Yahve'nin sesini dinlemediler ve O'nun antlaşmasını, Yahve'nin kulu Musa'nın buyurduğu bütün her şeyi bozdular; ve dinlemediler ve yapmadılar.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 3:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ אַבְנֵ֨ר מַלְאָכִ֧ים אֶל־דָּוִ֛ד תַּחְתָּ֥יו לֵאמֹ֖ר לְמִי־אָ֑רֶץ לֵאמֹ֗ר כָּרְתָ֤ה בְרִֽיתְךָ֙ אִתִּ֔י וְהִנֵּה֙ יָדִ֣י עִמָּ֔ךְ לְהָסֵ֥ב אֵלֶ֖יךָ אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
Sonra Avner bulunduğu yerden Davut'a elçiler gönderip dedi: 'Yer kimindir?' Ve dedi: 'Benimle antlaşmanı yap; ve işte, bütün İsrail'i sana döndürmek için elim seninle olacaktır.'
Yeremya 14:21
·
Tevrat
אַל־תִּנְאַץ֙ לְמַ֣עַן שִׁמְךָ֔ אַל־תְּנַבֵּ֖ל כִּסֵּ֣א כְבוֹדֶ֑ךָ זְכֹ֕ר אַל־תָּפֵ֥ר בְּרִֽיתְךָ֖ אִתָּֽנוּ
İsminin uğruna reddetme, yüceliğinin tahtını alçaltma; hatırla, bizimle antlaşmanı bozma.
Malaki 2:14
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֖ם עַל־מָ֑ה עַ֡ל כִּי־יְהוָה֩ הֵעִ֨יד בֵּינְךָ֜ וּבֵ֣ין אֵ֣שֶׁת נְעוּרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ בָּגַ֣דְתָּה בָּ֔הּ וְהִ֥יא חֲבֶרְתְּךָ֖ וְאֵ֥שֶׁת בְּרִיתֶֽךָ
Ve dediniz: 'Ne üzerine?' Çünkü Yahve senin aranda ve senin hainlik ettiğin gençliğinin karısı arasında tanıklık etti; ve o senin arkadaşın ve antlaşman karısıdır.
1. Krallar 15:19
·
Tevrat
בְּרִית֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ בֵּ֥ין אָבִ֖י וּבֵ֣ין אָבִ֑יךָ הִנֵּה֩ שָׁלַ֨חְתִּֽי לְךָ֥ שֹׁ֨חַד֙ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֔ב לֵ֣ךְ הָפֵ֗רָה אֶת־בְּרִֽיתְךָ֙ אֶת־בַּעְשָׁ֣א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֔ל וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלָֽי
'Benimle senin aranda, babamla baban arasında antlaşma vardır. İşte sana gümüş ve altın hediye gönderdim. Git, İsrail kralı Başa ile antlaşmanı boz ki üzerimden çekilsin.'
1. Krallar 19:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ קַנֹּ֨א קִנֵּ֜אתִי לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י צְבָא֗וֹת כִּֽי־עָזְב֤וּ בְרִֽיתְךָ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־מִזְבְּחֹתֶ֣יךָ הָרָ֔סוּ וְאֶת־נְבִיאֶ֖יךָ הָרְג֣וּ בֶחָ֑רֶב וָֽאִוָּתֵ֤ר אֲנִי֙ לְבַדִּ֔י וַיְבַקְשׁ֥וּ אֶת־נַפְשִׁ֖י לְקַחְתָּֽהּ
Dedi: 'Orduların Tanrısı Yahve için çok kıskandım; çünkü İsrail oğulları Senin antlaşmanı bıraktılar, Senin sunaklarını yıktılar, ve Senin peygamberlerini kılıçla öldürdüler; ve sadece ben tek başıma kaldım, ve canımı almak için arıyorlar.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.
Yeremya 34:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְעוּ֩ כָל־הַשָּׂרִ֨ים וְכָל־הָעָ֜ם אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ בַבְּרִ֗ית לְ֠שַׁלַּח אִ֣ישׁ אֶת־עַבְדּ֞וֹ וְאִ֤ישׁ אֶת־שִׁפְחָתוֹ֙ חָפְשִׁ֔ים לְבִלְתִּ֥י עֲבָד־בָּ֖ם ע֑וֹד וַֽיִּשְׁמְע֖וּ וַיְשַׁלֵּֽחוּ
Antlaşmaya giren bütün önderler ve bütün halk, herkesin erkek hizmetçisini ve kadın hizmetçisini özgür bırakmasını, onları bir daha köle etmemesini dinlediler; dinlediler ve onları serbest bıraktılar.
1. Samuel 20:8
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתָ חֶ֨סֶד֙ עַל־עַבְדֶּ֔ךָ כִּ֚י בִּבְרִ֣ית יְהוָ֔ה הֵבֵ֥אתָ אֶֽת־עַבְדְּךָ֖ עִמָּ֑ךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֤י עָוֺן֙ הֲמִיתֵ֣נִי אַ֔תָּה וְעַד־אָבִ֖יךָ לָמָּה־זֶּ֥ה תְבִיאֵֽנִי
Ve kuluna sadakat yapacaksın, çünkü kulunu seninle Yahve'nin antlaşmasına getirdin; ve eğer bende suç varsa, beni sen öldür, ve beni babana kadar neden getiresin?
2. Krallar 23:3
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֣ד הַ֠מֶּלֶךְ עַֽל־הָ֨עַמּ֜וּד וַיִּכְרֹ֥ת אֶֽת־הַבְּרִ֣ית לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָלֶ֜כֶת אַחַ֤ר יְהוָה֙ וְלִשְׁמֹ֨ר מִצְוֺתָ֜יו וְאֶת־עֵדְוֺתָ֤יו וְאֶת־חֻקֹּתָיו֙ בְּכָל־לֵ֣ב וּבְכָל־נֶ֔פֶשׁ לְהָקִ֗ים אֶת־דִּבְרֵי֙ הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את הַכְּתֻבִ֖ים עַל־הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה וַיַּעֲמֹ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בַּבְּרִֽית
Kral sütunun yanında durdu ve Yahve'nin ardınca yürümek, O'nun buyruklarını, tanıklıklarını ve kurallarını bütün kalple ve bütün canla tutmak, bu kitapta yazılı olan bu antlaşmanın sözlerini yerine getirmek için Yahve'nin önünde antlaşma yaptı. Ve bütün halk antlaşmada durdu.
1. Krallar 20:34
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֡יו הֶעָרִ֣ים אֲשֶׁר־לָֽקַח־אָבִי֩ מֵאֵ֨ת אָבִ֜יךָ אָשִׁ֗יב וְ֠חוּצוֹת תָּשִׂ֨ים לְךָ֤ בְדַמֶּ֨שֶׂק֙ כַּאֲשֶׁר־שָׂ֤ם אָבִי֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן וַאֲנִ֖י בַּבְּרִ֣ית אֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיִּכְרָת־ל֥וֹ בְרִ֖ית וַֽיְשַׁלְּחֵֽהוּ
Ve ona dedi: 'Babamın babandan aldığı şehirleri geri vereceğim ve babamın Samiriye'de yaptığı gibi Şam'da kendine sokaklar yapacaksın ve ben antlaşmayla seni göndereceğim.' Böylece onunla antlaşma yaptı ve onu gönderdi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 42:6
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה קְרָאתִ֥יךָֽ בְצֶ֖דֶק וְאַחְזֵ֣ק בְּיָדֶ֑ךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֛ לִבְרִ֥ית עָ֖ם לְא֥וֹר גּוֹיִֽם
Ben Yahve, seni doğrulukla çağırdım ve elinden tutacağım; ve seni koruyacağım ve seni halkın antlaşması için, ulusların ışığı için vereceğim;
Yeşaya 49:8
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה בְּעֵ֤ת רָצוֹן֙ עֲנִיתִ֔יךָ וּבְי֥וֹם יְשׁוּעָ֖ה עֲזַרְתִּ֑יךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֙ לִבְרִ֣ית עָ֔ם לְהָקִ֣ים אֶ֔רֶץ לְהַנְחִ֖יל נְחָל֥וֹת שֹׁמֵמֽוֹת
Yahve böyle dedi: Kabul zamanında sana yanıt verdim ve kurtuluş gününde sana yardım ettim; ve seni koruyacağım ve yeri kaldırmak için, ıssız mirasları miras bırakmak için seni halkın antlaşması olarak vereceğim.
Mezmurlar 74:20
·
Tevrat
הַבֵּ֥ט לַבְּרִ֑ית כִּ֥י מָלְא֥וּ מַחֲשַׁכֵּי־אֶ֝֗רֶץ נְא֣וֹת חָמָֽס
Antlaşmaya bak; çünkü yerin karanlık yerleri şiddet meskenleriyle doldu.
Yaratılış 17:7
·
Tevrat
וַהֲקִמֹתִ֨י אֶת־בְּרִיתִ֜י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֗ךָ וּבֵ֨ין זַרְעֲךָ֧ אַחֲרֶ֛יךָ לְדֹרֹתָ֖ם לִבְרִ֣ית עוֹלָ֑ם לִהְי֤וֹת לְךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים וּֽלְזַרְעֲךָ֖ אַחֲרֶֽיךָ
Benimle senin aranda ve senden sonraki kuşakları boyunca soyunun arasında antlaşmamı sonsuz antlaşma olarak kuracağım; sana ve senden sonraki soyuna Tanrı olmak için.
Yaratılış 17:13
·
Tevrat
הִמּ֧וֹל יִמּ֛וֹל יְלִ֥יד בֵּֽיתְךָ֖ וּמִקְנַ֣ת כַּסְפֶּ֑ךָ וְהָיְתָ֧ה בְרִיתִ֛י בִּבְשַׂרְכֶ֖ם לִבְרִ֥ית עוֹלָֽם
Evinde doğan ve gümüşünle satın alınan kesinlikle sünnet edilecek; antlaşmam etinizde sonsuz antlaşma olacak.
Örnek Ayetler (4)
Hoşea 12:2
·
Tevrat
אֶפְרַ֜יִם רֹעֶ֥ה ר֨וּחַ֙ וְרֹדֵ֣ף קָדִ֔ים כָּל־הַיּ֕וֹם כָּזָ֥ב וָשֹׁ֖ד יַרְבֶּ֑ה וּבְרִית֙ עִם־אַשּׁ֣וּר יִכְרֹ֔תוּ וְשֶׁ֖מֶן לְמִצְרַ֥יִם יוּבָֽל
Efrayim rüzgarı güdüyor ve doğu rüzgarını kovalıyor; bütün gün yalanı ve yıkımı çoğaltıyor; ve Asur ile antlaşma yapıyorlar ve Mısır'a yağ götürülüyor.
Yeşaya 54:10
·
Tevrat
כִּ֤י הֶֽהָרִים֙ יָמ֔וּשׁוּ וְהַגְּבָע֖וֹת תְּמוּטֶ֑נָה וְחַסְדִּ֞י מֵאִתֵּ֣ךְ לֹֽא־יָמ֗וּשׁ וּבְרִ֤ית שְׁלוֹמִי֙ לֹ֣א תָמ֔וּט אָמַ֥ר מְרַחֲמֵ֖ךְ יְהוָֽה
Çünkü dağlar ayrılabilir ve tepeler sarsılabilir; ama sadakatim senden ayrılmayacak ve esenlik antlaşmam sarsılmayacak, dedi sana merhamet eden Yahve.
Yeşaya 61:8
·
Tevrat
כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֹהֵ֣ב מִשְׁפָּ֔ט שֹׂנֵ֥א גָזֵ֖ל בְּעוֹלָ֑ה וְנָתַתִּ֤י פְעֻלָּתָם֙ בֶּאֱמֶ֔ת וּבְרִ֥ית עוֹלָ֖ם אֶכְר֥וֹת לָהֶֽם
Çünkü ben Yahve adaleti sevenim, haksızlıkla soygunculuktan nefret edenim; ve onların ödülünü gerçekle vereceğim ve onlara sonsuz antlaşma yapacağım.
Nehemya 13:29
·
Tevrat
זָכְרָ֥ה לָהֶ֖ם אֱלֹהָ֑י עַ֚ל גָּאֳלֵ֣י הַכְּהֻנָּ֔ה וּבְרִ֥ית הַכְּהֻנָּ֖ה וְהַלְוִיִּֽם
Onları hatırla, ey Tanrım, kâhinliği ve kâhinliğin ve Levililerin antlaşmasını kirlettikleri için.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 31:32
·
Tevrat
לֹ֣א כַבְּרִ֗ית אֲשֶׁ֤ר כָּרַ֨תִּי֙ אֶת־אֲבוֹתָ֔ם בְּיוֹם֙ הֶחֱזִיקִ֣י בְיָדָ֔ם לְהוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֖רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁר־הֵ֜מָּה הֵפֵ֣רוּ אֶת־בְּרִיתִ֗י וְאָנֹכִ֛י בָּעַ֥לְתִּי בָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkarmak için ellerinden tuttuğum gün babalarıyla yaptığım antlaşma gibi değil; ki ben onlara efendi olduğum halde onlar antlaşmamı bozdular, Yahve'nin bildirisidir.
2. Tarihler 34:32
·
Tevrat
וַיַּעֲמֵ֕ד אֵ֛ת כָּל־הַנִּמְצָ֥א בִירוּשָׁלִַ֖ם וּבִנְיָמִ֑ן וַֽיַּעֲשׂוּ֙ יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם כִּבְרִ֥ית אֱלֹהִ֖ים אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵיהֶֽם
Yeruşalim'de ve Benyamin'de bulunan herkesi buna durdurdu. Yeruşalim sakinleri atalarının Tanrısı olan Tanrı'nın antlaşmasına göre yaptılar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 17:19
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֗א אָֽלָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר בָּזָ֔ה וּבְרִיתִ֖י אֲשֶׁ֣ר הֵפִ֑יר וּנְתַתִּ֖יו בְּרֹאשֽׁוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, kesinlikle küçümsediği yeminimi ve bozduğu antlaşmamı onun başına vereceğim.
Mezmurlar 89:29
·
Tevrat
לְ֭עוֹלָ֗ם אֶשְׁמָר־ל֣וֹ חַסְדִּ֑י וּ֝בְרִיתִ֗י נֶאֱמֶ֥נֶת לֽוֹ
Sonsuza dek ona merhametimi koruyacağım ve antlaşmam ona sadık kalacak.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 56:4
·
Tevrat
כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה לַסָּֽרִיסִים֙ אֲשֶׁ֤ר יִשְׁמְרוּ֙ אֶת־שַׁבְּתוֹתַ֔י וּבָֽחֲר֖וּ בַּאֲשֶׁ֣ר חָפָ֑צְתִּי וּמַחֲזִיקִ֖ים בִּבְרִיתִֽי
Çünkü Yahve Şabatlarımı koruyan ve istediğim şeyi seçen ve antlaşmama tutunan hadımlara şöyle dedi:
Yeşaya 56:6
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י הַנֵּכָ֗ר הַנִּלְוִ֤ים עַל־יְהוָה֙ לְשָׁ֣רְת֔וֹ וּֽלְאַהֲבָה֙ אֶת־שֵׁ֣ם יְהוָ֔ה לִהְי֥וֹת ל֖וֹ לַעֲבָדִ֑ים כָּל־שֹׁמֵ֤ר שַׁבָּת֙ מֵֽחַלְּל֔וֹ וּמַחֲזִיקִ֖ים בִּבְרִיתִֽי
Ve ona hizmet etmek için ve Yahve'nin ismini sevmek için, ona kullar olmak için Yahve'ye katılan yabancı oğullarını; Şabat'ı onu bozmaktan koruyan herkesi ve antlaşmama tutunanları,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 25:14
·
Tevrat
ס֣וֹד יְ֭הוָה לִירֵאָ֑יו וּ֝בְרִית֗וֹ לְהוֹדִיעָֽם
Yahve'nin sırrı O'ndan korkanlaradır ve antlaşmasını onlara bildirecektir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:18
·
Tevrat
וְכֻפַּ֤ר בְּרִֽיתְכֶם֙ אֶת־מָ֔וֶת וְחָזוּתְכֶ֥ם אֶת־שְׁא֖וֹל לֹ֣א תָק֑וּם שׁ֤וֹט שׁוֹטֵף֙ כִּ֣י יַֽעֲבֹ֔ר וִהְיִ֥יתֶם ל֖וֹ לְמִרְמָֽס
Ve ölüm ile antlaşmanız bozulacak ve Şeol ile sözleşmeniz durmayacak; taşan kırbaç geçtiği zaman onun için çiğnenen olacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 17:38
·
Tevrat
וְהַבְּרִ֛ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥תִּי אִתְּכֶ֖ם לֹ֣א תִשְׁכָּ֑חוּ וְלֹ֥א תִֽירְא֖וּ אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִֽים
Ve sizinle yaptığım antlaşmayı unutmayacaksınız; ve başka ilahlardan korkmayacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 44:18
·
Tevrat
כָּל־זֹ֣את בָּ֭אַתְנוּ וְלֹ֣א שְׁכַחֲנ֑וּךָ וְלֹֽא־שִׁ֝קַּ֗רְנוּ בִּבְרִיתֶֽךָ
Bütün bunlar bize geldi ve seni unutmadık ve senin antlaşmanda sahtekarlık yapmadık.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:61
·
Tevrat
וְזָכַ֣רְתְּ אֶת־דְּרָכַיִךְ֮ וְנִכְלַמְתְּ֒ בְּקַחְתֵּ֗ךְ אֶת־אֲחוֹתַ֨יִךְ֙ הַגְּדֹל֣וֹת מִמֵּ֔ךְ אֶל־הַקְּטַנּ֖וֹת מִמֵּ֑ךְ וְנָתַתִּ֨י אֶתְהֶ֥ן לָ֛ךְ לְבָנ֖וֹת וְלֹ֥א מִבְּרִיתֵֽךְ
Senden büyük kız kardeşlerini senden küçüklere aldığında yollarını hatırlayacaksın ve utanacaksın; onları sana kızlar olarak vereceğim, ama senin antlaşmandan değil.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:9
·
Tevrat
הָאֹמֵ֞ר לְאָבִ֤יו וּלְאִמּוֹ֙ לֹ֣א רְאִיתִ֔יו וְאֶת־אֶחָיו֙ לֹ֣א הִכִּ֔יר וְאֶת־בָּנָ֖יו לֹ֣א יָדָ֑ע כִּ֤י שָֽׁמְרוּ֙ אִמְרָתֶ֔ךָ וּבְרִֽיתְךָ֖ יִנְצֹֽרוּ
Babasına ve annesine: 'Onu görmedim' diyen, kardeşlerini tanımayan ve oğullarını bilmeyendir; çünkü senin sözünü tuttular ve antlaşmanı korudular.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 78:37
·
Tevrat
וְ֭לִבָּם לֹא־נָכ֣וֹן עִמּ֑וֹ וְלֹ֥א נֶ֝אֶמְנ֗וּ בִּבְרִיתֽוֹ
Ve onların kalbi O'nunla doğru değildi ve O'nun antlaşmasına sadık kalmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 34:18
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֣י אֶת־הָאֲנָשִׁ֗ים הָעֹֽבְרִים֙ אֶת־בְּרִתִ֔י אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־הֵקִ֨ימוּ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁ֥ר כָּרְת֖וּ לְפָנָ֑י הָעֵ֨גֶל֙ אֲשֶׁ֣ר כָּרְת֣וּ לִשְׁנַ֔יִם וַיַּעַבְר֖וּ בֵּ֥ין בְּתָרָֽיו
Antlaşmamı bozan, önümde yaptıkları antlaşmanın sözlerini yerine getirmeyen adamları, ikiye kestikleri ve parçaları arasından geçtikleri buzağı gibi yapacağım;
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 13:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֥ב אַמְנ֖וֹן וַיִּתְחָ֑ל וַיָּבֹ֨א הַמֶּ֜לֶךְ לִרְאֹת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֤וֹן אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ תָּֽבוֹא־נָ֞א תָּמָ֣ר אֲחֹתִ֗י וּתְלַבֵּ֤ב לְעֵינַי֙ שְׁתֵּ֣י לְבִב֔וֹת וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדָֽהּ
Bunun üzerine Amnon yattı ve hastalandı. Kral onu görmeye gelince Amnon krala dedi ki: 'Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve gözlerimin önünde iki yürek çöreği yapsın ve onun elinden yiyeyim.'
2. Samuel 13:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֜וֹן אֶל־תָּמָ֗ר הָבִ֤יאִי הַבִּרְיָה֙ הַחֶ֔דֶר וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדֵ֑ךְ וַתִּקַּ֣ח תָּמָ֗ר אֶת־הַלְּבִבוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔תָה וַתָּבֵ֛א לְאַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ הֶחָֽדְרָה
Amnon Tamar'a dedi: 'Yiyeceği odaya getir ve senin elinden yiyeyim.' Tamar yaptığı hamur işlerini aldı ve kardeşi Amnon'a odaya getirdi.