457
Kullanım
8
Lemma
45
Türev
64
Anlam
8 lemma, 45 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בַּבֹּקֶר Lemma | ba-bboker | sabahta, sabah, şafak, yarın | İsim | 109 | ||
הַבֹּקֶר | ha-bboker | sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 28 | ||
בֹּקֶר | boker | sabah, gün ağarması, sabah | İsim | 24 | ||
לַבֹּקֶר | la-bboker | sabaha, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 18 | ||
בֹקֶר | boker | sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Yeşaya 21:12 · Tevrat אָמַ֣ר שֹׁמֵ֔ר אָתָ֥ה בֹ֖קֶר וְגַם־לָ֑יְלָה אִם־תִּבְעָי֥וּן בְּעָ֖יוּ שֻׁ֥בוּ אֵתָֽיוּ Gözcü dedi: 'Sabah geliyor ve ayrıca gece de. Eğer soracaksanız sorun; dönün, gelin.' Mezmurlar 65:9 · Tevrat וַיִּ֤ירְא֨וּ יֹשְׁבֵ֣י קְ֭צָוֺת מֵאוֹתֹתֶ֑יךָ מ֤וֹצָֽאֵי־בֹ֖קֶר וָעֶ֣רֶב תַּרְנִֽין Ve uçlarda oturanlar senin belirtilerinden korkacaklar; sabahın çıkışlarını ve akşamı sevinçle haykırtırsın. Eyüp 38:7 · Tevrat בְּרָן־יַ֭חַד כּ֣וֹכְבֵי בֹ֑קֶר וַ֝יָּרִ֗יעוּ כָּל־בְּנֵ֥י אֱלֹהִֽים Sabah yıldızları birlikte şarkı söylerken ve bütün Tanrı oğulları sevinç çığlığı atarken? Yaratılış 1:5 · Tevrat וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד Ve Tanrı ışığı gün diye çağırdı ve karanlığı gece diye çağırdı; ve akşam oldu ve sabah oldu, bir gün. Yaratılış 1:8 · Tevrat וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שֵׁנִֽי Tanrı kubbeye gökler diye seslendi. Akşam oldu ve sabah oldu, ikinci gün. | ||||||
וּבַבֹּקֶר | u-va-bboker | ve sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 7 | ||
בֹּֽקֶר | boker | sabah, sabah, şafak, yarın | İsim | 7 | ||
לִבְקָרִים | livkarim | sabahlara, sabah, şafak, erken saat | İsim | 5 | ||
הַבֹּֽקֶר | habboker | sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 5 | ||
מֵֽהַבֹּקֶר | me-habboker | sabahtan, sabah, şafak, erken vakit | İsim | 3 | ||
וְלַבָּקָר | ve-labbakar | ve sığıra, sığır, büyükbaş hayvan, sürü | İsim | 2 | ||
וָבֹקֶר | va-voker | ve sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 1 | ||
מִבֹּקֶר | mibboker | sabahtan, sabah, şafak | İsim | 1 | ||
וְהַבֹּקֶר | ve-habboker | ve sabahın, sabah, şafak, günün ilk ışıkları | İsim | 1 | ||
וּבֹקֶר | u-voker | ve sabah, sabah, gündoğumu, yarın | İsim | 1 | ||
כַּבֹּקֶר | ka-bboker | sabah gibi, sabah, şafak, günün ilk ışıkları | İsim | 1 | ||
בֹקֶר Lemma | boker | sabah, sabah, şafak, gündoğumu | İsim | 79 | ||
הַבָּקָר | habbakar | sığır, sığır, inek, öküz | İsim | 72 | ||
וּבָקָר | u-vakar | ve sığır, sığır, büyükbaş hayvan, sürü | İsim | 27 | ||
וְהַבָּקָר | ve-ha-bbakar | ve sığır, sığır, büyükbaş hayvan, sürü | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 109)
Hakimler 6:28
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֜ימוּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ בַּבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֤ה נֻתַּץ֙ מִזְבַּ֣ח הַבַּ֔עַל וְהָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָ֖יו כֹּרָ֑תָה וְאֵת֙ הַפָּ֣ר הַשֵּׁנִ֔י הֹֽעֲלָ֔ה עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ הַבָּנֽוּי
Şehrin adamları sabah erkenden kalktılar ve işte, Baal sunağı yıkılmıştı, üzerindeki Aşera kesilmişti ve ikinci boğa inşa edilen sunağın üzerinde sunulmuştu.
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hakimler 19:5
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֔י וַיַּשְׁכִּ֥ימוּ בַבֹּ֖קֶר וַיָּ֣קָם לָלֶ֑כֶת וַיֹּאמֶר֩ אֲבִ֨י הַֽנַּעֲרָ֜ה אֶל־חֲתָנ֗וֹ סְעָ֧ד לִבְּךָ֛ פַּת־לֶ֖חֶם וְאַחַ֥ר תֵּלֵֽכוּ
Dördüncü günde sabah erkenden kalktılar, ve o gitmek için kalktı; ve genç kadının babası damadına dedi ki: 'Bir lokma ekmekle kalbini destekle, ve sonra gidersiniz.'
Hakimler 19:8
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם בַּבֹּ֜קֶר בַּיּ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֮ לָלֶכֶת֒ וַיֹּ֣אמֶר אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֗ה סְעָד־נָא֙ לְבָ֣בְךָ֔ וְהִֽתְמַהְמְה֖וּ עַד־נְט֣וֹת הַיּ֑וֹם וַיֹּאכְל֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
Beşinci günde gitmek için sabah erkenden kalktı; ve genç kadının babası dedi ki: 'Lütfen kalbini destekle.' Ve gün dönene kadar oyalandılar; ve ikisi yediler.
Hakimler 19:27
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אֲדֹנֶ֜יהָ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּפְתַּח֙ דַּלְת֣וֹת הַבַּ֔יִת וַיֵּצֵ֖א לָלֶ֣כֶת לְדַרְכּ֑וֹ וְהִנֵּ֧ה הָאִשָּׁ֣ה פִֽילַגְשׁ֗וֹ נֹפֶ֨לֶת֙ פֶּ֣תַח הַבַּ֔יִת וְיָדֶ֖יהָ עַל־הַסַּֽף
Efendisi sabah kalktı, evin kapılarını açtı ve yoluna gitmek için çıktı; ve işte, cariyesi olan kadın evin kapısına düşmüştü ve elleri eşiğin üzerindeydi.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hakimler 16:2
·
Tevrat
לַֽעַזָּתִ֣ים לֵאמֹ֗ר בָּ֤א שִׁמְשׁוֹן֙ הֵ֔נָּה וַיָּסֹ֛בּוּ וַיֶּאֶרְבוּ־ל֥וֹ כָל־הַלַּ֖יְלָה בְּשַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיִּתְחָרְשׁ֤וּ כָל־הַלַּ֨יְלָה֙ לֵאמֹ֔ר עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וַהֲרְגְנֻֽהוּ
Gazzelilere, 'Şimşon buraya geldi' diyerek bildirildi. Kuşattılar ve şehrin kapısında bütün gece ona pusu kurdular. Bütün gece sessiz kalıp dediler: 'Sabahın ışığına kadar, ve onu öldüreceğiz.'
Hakimler 19:25
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָב֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ לִשְׁמֹ֣עַֽ ל֔וֹ וַיַּחֲזֵ֤ק הָאִישׁ֙ בְּפִ֣ילַגְשׁ֔וֹ וַיֹּצֵ֥א אֲלֵיהֶ֖ם הַח֑וּץ וַיֵּדְע֣וּ א֠וֹתָהּ וַיִּֽתְעַלְּלוּ־בָ֤הּ כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַֽיְשַׁלְּח֖וּהָ כַּעֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר
Fakat adamlar onu dinlemek istemediler; bunun üzerine adam cariyesini tuttu ve onlara dışarı çıkardı; onu bildiler ve sabaha kadar bütün gece onunla oynadılar ve şafak sökerken onu salıverdiler.
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
2. Samuel 17:22
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם דָּוִ֗ד וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וַיַּעַבְר֖וּ אֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן עַד־א֣וֹר הַבֹּ֗קֶר עַד־אַחַד֙ לֹ֣א נֶעְדָּ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־עָבַ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Davut ve onunla olan bütün halk kalktı ve Şeria'yı geçtiler; sabah ışığına kadar Şeria'yı geçmeyen bir kişi bile eksik kalmadı.
Örnek Ayetler (4 / 24)
2. Samuel 23:4
·
Tevrat
וּכְא֥וֹר בֹּ֖קֶר יִזְרַח־שָׁ֑מֶשׁ בֹּ֚קֶר לֹ֣א עָב֔וֹת מִנֹּ֥גַהּ מִמָּטָ֖ר דֶּ֥שֶׁא מֵאָֽרֶץ
Ve güneş doğduğunda sabah ışığı gibidir, bulutlar olmayan sabah; yağmurdan sonra parıltıdan yerden taze ot gibidir.
Hoşea 6:4
·
Tevrat
מָ֤ה אֶֽעֱשֶׂה־לְּךָ֙ אֶפְרַ֔יִם מָ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יְהוּדָ֑ה וְחַסְדְּכֶם֙ כַּֽעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֥ים הֹלֵֽךְ
Sana ne yapayım ey Efrayim, sana ne yapayım ey Yahuda? Ve sadakatiniz sabah bulutu gibidir ve erkenden giden çiy gibidir.
Hoşea 7:6
·
Tevrat
כִּֽי־קֵרְב֧וּ כַתַּנּ֛וּר לִבָּ֖ם בְּאָרְבָּ֑ם כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ יָשֵׁ֣ן אֹֽפֵהֶ֔ם בֹּ֕קֶר ה֥וּא בֹעֵ֖ר כְּאֵ֥שׁ לֶהָבָֽה
Çünkü pusularında kalplerini fırın gibi yaklaştırdılar; bütün gece fırıncıları uyur, sabahleyin o alevli ateş gibi yanar.
Hoşea 13:3
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יִֽהְיוּ֙ כַּעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֣ים הֹלֵ֑ךְ כְּמֹץ֙ יְסֹעֵ֣ר מִגֹּ֔רֶן וּכְעָשָׁ֖ן מֵאֲרֻבָּֽה
Bu nedenle sabah bulutu gibi ve erkenden giden çiy gibi, harman yerinden savrulan saman çöpü gibi ve bacadan duman gibi olacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Amos 4:4
·
Tevrat
בֹּ֤אוּ בֵֽית־אֵל֙ וּפִשְׁע֔וּ הַגִּלְגָּ֖ל הַרְבּ֣וּ לִפְשֹׁ֑עַ וְהָבִ֤יאוּ לַבֹּ֨קֶר֙ זִבְחֵיכֶ֔ם לִשְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶֽם
Beytel'e gelin ve isyan edin; Gilgal'da isyan etmeyi çoğaltın; sabaha kurbanlarınızı, üç günde ondalıklarınızı getirin.
Amos 5:8
·
Tevrat
עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir.
Yeremya 21:12
·
Tevrat
בֵּ֣ית דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה דִּ֤ינוּ לַבֹּ֨קֶר֙ מִשְׁפָּ֔ט וְהַצִּ֥ילוּ גָז֖וּל מִיַּ֣ד עוֹשֵׁ֑ק פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Davut evi, Yahve böyle diyor: Sabahta yargıyı yargılayın ve soyulanı baskı yapanın elinden kurtarın; yoksa işlerinizin kötülüğü yüzünden hiddetim ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Sefanya 3:3
·
Tevrat
שָׂרֶ֣יהָ בְקִרְבָּ֔הּ אֲרָי֖וֹת שֹֽׁאֲגִ֑ים שֹׁפְטֶ֨יהָ֙ זְאֵ֣בֵי עֶ֔רֶב לֹ֥א גָרְמ֖וּ לַבֹּֽקֶר
Onun içindeki önderleri kükreyen aslanlardır; hakimleri akşam kurtlarıdır, sabaha kemik bırakmadılar.
1. Tarihler 9:27
·
Tevrat
וּסְבִיב֥וֹת בֵּית־הָאֱלֹהִ֖ים יָלִ֑ינוּ כִּֽי־עֲלֵיהֶ֣ם מִשְׁמֶ֔רֶת וְהֵ֥ם עַל־הַמַּפְתֵּ֖חַ וְלַבֹּ֥קֶר לַבֹּֽקֶר
Ve Tanrı'nın evinin etrafında gecelerlerdi, çünkü nöbet onların üzerindeydi ve her sabah anahtar onların üzerindeydi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeşaya 21:12
·
Tevrat
אָמַ֣ר שֹׁמֵ֔ר אָתָ֥ה בֹ֖קֶר וְגַם־לָ֑יְלָה אִם־תִּבְעָי֥וּן בְּעָ֖יוּ שֻׁ֥בוּ אֵתָֽיוּ
Gözcü dedi: 'Sabah geliyor ve ayrıca gece de. Eğer soracaksanız sorun; dönün, gelin.'
Mezmurlar 65:9
·
Tevrat
וַיִּ֤ירְא֨וּ יֹשְׁבֵ֣י קְ֭צָוֺת מֵאוֹתֹתֶ֑יךָ מ֤וֹצָֽאֵי־בֹ֖קֶר וָעֶ֣רֶב תַּרְנִֽין
Ve uçlarda oturanlar senin belirtilerinden korkacaklar; sabahın çıkışlarını ve akşamı sevinçle haykırtırsın.
Eyüp 38:7
·
Tevrat
בְּרָן־יַ֭חַד כּ֣וֹכְבֵי בֹ֑קֶר וַ֝יָּרִ֗יעוּ כָּל־בְּנֵ֥י אֱלֹהִֽים
Sabah yıldızları birlikte şarkı söylerken ve bütün Tanrı oğulları sevinç çığlığı atarken?
Yaratılış 1:5
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד
Ve Tanrı ışığı gün diye çağırdı ve karanlığı gece diye çağırdı; ve akşam oldu ve sabah oldu, bir gün.
Yaratılış 1:8
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שֵׁנִֽי
Tanrı kubbeye gökler diye seslendi. Akşam oldu ve sabah oldu, ikinci gün.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 17:11
·
Tevrat
בְּי֤וֹם נִטְעֵךְ֙ תְּשַׂגְשֵׂ֔גִי וּבַבֹּ֖קֶר זַרְעֵ֣ךְ תַּפְרִ֑יחִי נֵ֥ד קָצִ֛יר בְּי֥וֹם נַחֲלָ֖ה וּכְאֵ֥ב אָנֽוּשׁ
Diktiğin gün onu büyüteceksin ve sabah tohumunu çiçeklendireceksin; hastalık ve şifa bulmaz acı gününde hasat bir yığın olacak.
Mezmurlar 88:14
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י אֵלֶ֣יךָ יְהוָ֣ה שִׁוַּ֑עְתִּי וּ֝בַבֹּ֗קֶר תְּֽפִלָּתִ֥י תְקַדְּמֶֽךָּ
Ve ben sana feryat ettim, Yahve; ve sabahta duam senin önüne geçecek.
Ester 2:14
·
Tevrat
בָּעֶ֣רֶב הִ֣יא בָאָ֗ה וּ֠בַבֹּקֶר הִ֣יא שָׁבָ֞ה אֶל־בֵּ֤ית הַנָּשִׁים֙ שֵׁנִ֔י אֶל־יַ֧ד שַֽׁעֲשְׁגַ֛ז סְרִ֥יס הַמֶּ֖לֶךְ שֹׁמֵ֣ר הַפִּֽילַגְשִׁ֑ים לֹא־תָב֥וֹא עוֹד֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֣י אִם־חָפֵ֥ץ בָּ֛הּ הַמֶּ֖לֶךְ וְנִקְרְאָ֥ה בְשֵֽׁם
Akşam o geliyordu ve sabah o ikinci kadınlar evine, cariyelerin koruyucusu kralın hadımı Şaaşgaz'ın eline dönüyordu; kral ondan hoşlanmadıkça ve adıyla çağrılmadıkça bir daha krala gelmiyordu.
Ester 5:14
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר לוֹ֩ זֶ֨רֶשׁ אִשְׁתּ֜וֹ וְכָל־אֹֽהֲבָ֗יו יַֽעֲשׂוּ־עֵץ֮ גָּבֹ֣הַּ חֲמִשִּׁ֣ים אַמָּה֒ וּבַבֹּ֣קֶר אֱמֹ֣ר לַמֶּ֗לֶךְ וְיִתְל֤וּ אֶֽת־מָרְדֳּכַי֙ עָלָ֔יו וּבֹֽא־עִם־הַמֶּ֥לֶךְ אֶל הַמִּשְׁתֶּ֖ה שָׂמֵ֑חַ וַיִּיטַ֧ב הַדָּבָ֛ר לִפְנֵ֥י הָמָ֖ן וַיַּ֥עַשׂ הָעֵֽץ
Karısı Zereş ve bütün dostları ona dediler: 'Elli kubit (~22.5 metre) yüksekliğinde bir ağaç yapsınlar; ve sabahleyin krala söyle, Mordekay'ı onun üzerine assınlar; sonra kralla birlikte ziyafete sevinçle git.' Bu söz Haman'ın önünde iyi geldi ve ağacı yaptı.
Mısır'dan Çıkış 16:12
·
Tevrat
שָׁמַ֗עְתִּי אֶת־תְּלוּנֹּת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ דַּבֵּ֨ר אֲלֵהֶ֜ם לֵאמֹ֗ר בֵּ֤ין הָֽעַרְבַּ֨יִם֙ תֹּאכְל֣וּ בָשָׂ֔ר וּבַבֹּ֖קֶר תִּשְׂבְּעוּ־לָ֑חֶם וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
'İsrail oğullarının söylenmelerini işittim; onlara konuş, diyerek: Akşamlar arasında et yiyeceksiniz ve sabah ekmekle doyacaksınız; ve bileceksiniz ki ben Tanrınız Yahve'yim.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Mezmurlar 46:6
·
Tevrat
אֱלֹהִ֣ים בְּ֭קִרְבָּהּ בַּל־תִּמּ֑וֹט יַעְזְרֶ֥הָ אֱ֝לֹהִ֗ים לִפְנ֥וֹת בֹּֽקֶר
Tanrı onun içindedir, sarsılmayacaktır; sabah dönerken Tanrı ona yardım edecektir.
Levililer 7:15
·
Tevrat
וּבְשַׂ֗ר זֶ֚בַח תּוֹדַ֣ת שְׁלָמָ֔יו בְּי֥וֹם קָרְבָּנ֖וֹ יֵאָכֵ֑ל לֹֽא־יַנִּ֥יחַ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּֽקֶר
Ve şükran esenlik kurbanının eti sunulduğu gün yenilecek; ondan sabaha kadar bırakmayacak.
Levililer 19:13
·
Tevrat
לֹֽא־תַעֲשֹׁ֥ק אֶת־רֵֽעֲךָ֖ וְלֹ֣א תִגְזֹ֑ל לֹֽא־תָלִ֞ין פְּעֻלַּ֥ת שָׂכִ֛יר אִתְּךָ֖ עַד־בֹּֽקֶר
Komşunu ezmeyeceksin ve soymayacaksın; ücretlinin ücreti sabaha kadar seninle gecelemeyecektir.
Çölde Sayım 9:15
·
Tevrat
וּבְיוֹם֙ הָקִ֣ים אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן כִּסָּ֤ה הֶֽעָנָן֙ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן לְאֹ֖הֶל הָעֵדֻ֑ת וּבָעֶ֜רֶב יִהְיֶ֧ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּ֛ן כְּמַרְאֵה־אֵ֖שׁ עַד־בֹּֽקֶר
Ve konutu kurduğu gün, bulut konutu, Tanıklık Çadırı'nı kapladı; ve akşamleyin konutun üzerinde sabaha kadar ateş görünümü gibiydi.
Mısır'dan Çıkış 12:22
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֲגֻדַּ֣ת אֵז֗וֹב וּטְבַלְתֶּם֮ בַּדָּ֣ם אֲשֶׁר־בַּסַּף֒ וְהִגַּעְתֶּ֤ם אֶל־הַמַּשְׁקוֹף֙ וְאֶל־שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֔ת מִן־הַדָּ֖ם אֲשֶׁ֣ר בַּסָּ֑ף וְאַתֶּ֗ם לֹ֥א תֵצְא֛וּ אִ֥ישׁ מִפֶּֽתַח־בֵּית֖וֹ עַד־בֹּֽקֶר
Ve bir demet zufa otu alacaksınız ve leğendeki kana batıracaksınız ve leğendeki kandan üst eşiğe ve iki kapı sövesine dokunduracaksınız; ve siz, hiç kimse sabaha kadar evinin kapısından çıkmayacaksınız.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 33:2
·
Tevrat
יְהוָ֥ה חָנֵּ֖נוּ לְךָ֣ קִוִּ֑ינוּ הֱיֵ֤ה זְרֹעָם֙ לַבְּקָרִ֔ים אַף־יְשׁוּעָתֵ֖נוּ בְּעֵ֥ת צָרָֽה
Yahve, bize lütfet, seni bekledik; sabahlarda onların kolu ol, sıkıntı vaktinde de kurtuluşumuz ol.
Mezmurlar 73:14
·
Tevrat
וָאֱהִ֣י נָ֭גוּעַ כָּל־הַיּ֑וֹם וְ֝תוֹכַחְתִּ֗י לַבְּקָרִֽים
Ve bütün gün vurulmuş oldum ve azarlanmam sabahlardadır.
Mezmurlar 101:8
·
Tevrat
לַבְּקָרִ֗ים אַצְמִ֥ית כָּל־רִשְׁעֵי־אָ֑רֶץ לְהַכְרִ֥ית מֵֽעִיר־יְ֝הוָ֗ה כָּל־פֹּ֥עֲלֵי אָֽוֶן
Yerin bütün kötülerini her sabah yok edeceğim; kötülük yapanların hepsini Yahve'nin şehrinden kesip atmak için.
Eyüp 7:18
·
Tevrat
וַתִּפְקְדֶ֥נּוּ לִבְקָרִ֑ים לִ֝רְגָעִ֗ים תִּבְחָנֶֽנּוּ
Ve sabahları onu yokluyorsun, anlarda onu sınıyorsun.
Ağıtlar 3:23
·
Tevrat
חֲדָשִׁים֙ לַבְּקָרִ֔ים רַבָּ֖ה אֱמוּנָתֶֽךָ
Sabahlarda yenidirler, Senin güvenilirliğin büyüktür.
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 25:36
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א אֲבִיגַ֣יִל אֶל־נָבָ֡ל וְהִנֵּה־לוֹ֩ מִשְׁתֶּ֨ה בְּבֵית֜וֹ כְּמִשְׁתֵּ֣ה הַמֶּ֗לֶךְ וְלֵ֤ב נָבָל֙ ט֣וֹב עָלָ֔יו וְה֥וּא שִׁכֹּ֖ר עַד־מְאֹ֑ד וְלֹֽא־הִגִּ֣ידָה לּ֗וֹ דָּבָ֥ר קָטֹ֛ן וְגָד֖וֹל עַד־א֥וֹר הַבֹּֽקֶר
Abigail Nabal'a geldi ve işte evinde kralın ziyafeti gibi ziyafeti vardı; Nabal'ın kalbi üzerinde iyiydi ve o çok sarhoştu ve sabahın ışığına kadar ona küçük ve büyük hiçbir söz bildirmedi.
2. Krallar 10:8
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הַמַּלְאָךְ֙ וַיַּגֶּד־ל֣וֹ לֵאמֹ֔ר הֵבִ֖יאוּ רָאשֵׁ֣י בְנֵֽי־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֗אמֶר שִׂ֣ימוּ אֹתָ֞ם שְׁנֵ֧י צִבֻּרִ֛ים פֶּ֥תַח הַשַּׁ֖עַר עַד־הַבֹּֽקֶר
Haberci geldi ve ona bildirdi, diyerek: 'Kralın oğullarının başlarını getirdiler.' Dedi ki: 'Onları sabaha kadar kapının girişine iki yığın halinde koyun.'
Rut 3:13
·
Tevrat
לִ֣ינִי הַלַּ֗יְלָה וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ אִם־יִגְאָלֵ֥ךְ טוֹב֙ יִגְאָ֔ל וְאִם־לֹ֨א יַחְפֹּ֧ץ לְגָֽאֳלֵ֛ךְ וּגְאַלְתִּ֥יךְ אָנֹ֖כִי חַי־יְהוָ֑ה שִׁכְבִ֖י עַד־הַבֹּֽקֶר
Bu gece gecele ve sabahta olacak ki, eğer seni fidyeyle kurtarırsa iyi, fidyeyle kurtarsın; ve eğer seni fidyeyle kurtarmayı istemezse, Yahve yaşıyor ki ben seni fidyeyle kurtaracağım; sabaha kadar yat.
Levililer 9:17
·
Tevrat
וַיַּקְרֵב֮ אֶת־הַמִּנְחָה֒ וַיְמַלֵּ֤א כַפּוֹ֙ מִמֶּ֔נָּה וַיַּקְטֵ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ מִלְּבַ֖ד עֹלַ֥ת הַבֹּֽקֶר
Tahıl sunusunu sundu ve ondan avucunu doldurdu ve sabahın yakmalık sunusu dışında sunakta yaktı.
Mısır'dan Çıkış 16:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם ה֚וּא אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה שַׁבָּת֧וֹן שַׁבַּת־קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה מָחָ֑ר אֵ֣ת אֲשֶׁר־תֹּאפ֞וּ אֵפ֗וּ וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־תְּבַשְּׁלוּ֙ בַּשֵּׁ֔לוּ וְאֵת֙ כָּל־הָ֣עֹדֵ֔ף הַנִּ֧יחוּ לָכֶ֛ם לְמִשְׁמֶ֖רֶת עַד־הַבֹּֽקֶר
Ve onlara dedi: 'Yahve'nin konuştuğu budur: Yarın Yahve'ye kutsal Şabat, dinlenmedir; pişireceğinizi pişirin ve haşlayacağınızı haşlayın ve bütün fazlayı sabaha kadar koruma için size bırakın.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 2:27
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֔ב חַ֚י הָֽאֱלֹהִ֔ים כִּ֥י לוּלֵ֖א דִּבַּ֑רְתָּ כִּ֣י אָ֤ז מֵֽהַבֹּ֨קֶר֙ נַעֲלָ֣ה הָעָ֔ם אִ֖ישׁ מֵאַחֲרֵ֥י אָחִֽיו
Yoav dedi: 'Tanrı yaşıyor ki, eğer konuşmasaydın, o zaman sabahtan her adam kardeşinin ardından çıkardı.'
2. Samuel 24:15
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֥ה דֶּ֨בֶר֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל מֵהַבֹּ֖קֶר וְעַד־עֵ֣ת מוֹעֵ֑ד וַיָּ֣מָת מִן־הָעָ֗ם מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע שִׁבְעִ֥ים אֶ֖לֶף אִֽישׁ
Böylece Yahve sabahtan belirlenen vakte kadar İsrail'de salgın hastalık verdi; ve Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar halktan yetmiş bin adam öld.
1. Krallar 18:26
·
Tevrat
וַ֠יִּקְחוּ אֶת־הַפָּ֨ר אֲשֶׁר־נָתַ֣ן לָהֶם֮ וַֽיַּעֲשׂוּ֒ וַיִּקְרְא֣וּ בְשֵׁם־הַ֠בַּעַל מֵהַבֹּ֨קֶר וְעַד־הַצָּהֳרַ֤יִם לֵאמֹר֙ הַבַּ֣עַל עֲנֵ֔נוּ וְאֵ֥ין ק֖וֹל וְאֵ֣ין עֹנֶ֑ה וַֽיְפַסְּח֔וּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה
Kendilerine verilen boğayı aldılar ve hazırladılar; sabahtan öğlene kadar Baal'in adıyla çağırdılar ve dediler: 'Ey Baal, bize cevap ver.' Ama ne bir ses vardı ne de cevap veren. Ve yaptıkları sunağın üzerinde sekiyordular.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 9:27
·
Tevrat
וּסְבִיב֥וֹת בֵּית־הָאֱלֹהִ֖ים יָלִ֑ינוּ כִּֽי־עֲלֵיהֶ֣ם מִשְׁמֶ֔רֶת וְהֵ֥ם עַל־הַמַּפְתֵּ֖חַ וְלַבֹּ֥קֶר לַבֹּֽקֶר
Ve Tanrı'nın evinin etrafında gecelerlerdi, çünkü nöbet onların üzerindeydi ve her sabah anahtar onların üzerindeydi.
Mezmurlar 30:6
·
Tevrat
כִּ֤י רֶ֨גַע בְּאַפּוֹ֮ חַיִּ֪ים בִּרְצ֫וֹנ֥וֹ בָּ֭עֶרֶב יָלִ֥ין בֶּ֗כִי וְלַבֹּ֥קֶר רִנָּֽה
Çünkü öfkesi bir anlıktır, lütfu yaşamdır; akşam ağlama geceler ve sabaha sevinç çığlığı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 55:18
·
Tevrat
עֶ֤רֶב וָבֹ֣קֶר וְ֭צָהֳרַיִם אָשִׂ֣יחָה וְאֶהֱמֶ֑ה וַיִּשְׁמַ֥ע קוֹלִֽי
Akşam, sabah ve öğlen şikayet edeceğim ve inleyeceğim; ve sesimi işitecek.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 4:20
·
Tevrat
מִבֹּ֣קֶר לָעֶ֣רֶב יֻכַּ֑תּוּ מִבְּלִ֥י מֵ֝שִׂ֗ים לָנֶ֥צַח יֹאבֵֽדוּ
Sabahtan akşama kırılırlar; dikkat eden olmadan sonsuza dek yok olurlar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 8:26
·
Tevrat
וּמַרְאֵ֨ה הָעֶ֧רֶב וְהַבֹּ֛קֶר אֲשֶׁ֥ר נֶאֱמַ֖ר אֱמֶ֣ת ה֑וּא וְאַתָּה֙ סְתֹ֣ם הֶֽחָז֔וֹן כִּ֖י לְיָמִ֥ים רַבִּֽים
Ve söylenen akşamın ve sabahın görümü gerçektir; ve sen görümü mühürle, çünkü çok günleredir.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 16:7
·
Tevrat
וּבֹ֗קֶר וּרְאִיתֶם֙ אֶת־כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה בְּשָׁמְע֥וֹ אֶת־תְּלֻנֹּתֵיכֶ֖ם עַל־יְהוָ֑ה וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה כִּ֥י תַלִּ֖ינוּ עָלֵֽינוּ
ve sabah Yahve'nin yüceliğini göreceksiniz, onun Yahve'ye karşı söylenmelerinizi işitmesinde; ve biz neyiz ki bize karşı söyleniyorsunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 11:17
·
Tevrat
וּֽ֭מִצָּהֳרַיִם יָק֣וּם חָ֑לֶד תָּ֝עֻ֗פָה כַּבֹּ֥קֶר תִּהְיֶֽה
Ve ömür öğleden daha parlak yükselir; karanlık sabah gibi olur.
Örnek Ayetler (5 / 79)
Hezekiel 43:19
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֣ה אֶל־הַכֹּהֲנִ֣ים הַלְוִיִּ֡ם אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ מִזֶּ֨רַע צָד֜וֹק הַקְּרֹבִ֣ים אֵלַ֗י נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה לְשָֽׁרְתֵ֑נִי פַּ֥ר בֶּן־בָּקָ֖ר לְחַטָּֽאת
Bana hizmet etmek için bana yakın olan, Sadok soyundan olan Levili kâhinlere, günah sunusu için sığırlardan bir boğa vereceksin, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 43:23
·
Tevrat
בְּכַלּוֹתְךָ֖ מֵֽחַטֵּ֑א תַּקְרִיב֙ פַּ֣ר בֶּן־בָּקָ֣ר תָּמִ֔ים וְאַ֥יִל מִן־הַצֹּ֖אן תָּמִֽים
Arındırmayı bitirdiğinde, sığırlardan kusursuz bir boğa ve sürüden kusursuz bir koç sunacaksın.
Hezekiel 43:25
·
Tevrat
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים תַּעֲשֶׂ֥ה שְׂעִיר־חַטָּ֖את לַיּ֑וֹם וּפַ֧ר בֶּן־בָּקָ֛ר וְאַ֥יִל מִן־הַצֹּ֖אן תְּמִימִ֥ים יַעֲשֽׂוּ
Yedi gün boyunca her gün günah sunusu olarak bir teke yapacaksın; ve sığırlardan bir boğa ve sürüden kusursuz bir koç yapacaklar.
Hezekiel 45:18
·
Tevrat
כֹּה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ תִּקַּ֥ח פַּר־בֶּן־בָּקָ֖ר תָּמִ֑ים וְחִטֵּאתָ֖ אֶת־הַמִּקְדָּֽשׁ
Efendi Yahve şöyle dedi: Birinci ayın birinde sığırlardan kusursuz bir boğa alacaksın; ve tapınağın günahını arındıracaksın.
Hezekiel 46:6
·
Tevrat
וּבְי֣וֹם הַחֹ֔דֶשׁ פַּ֥ר בֶּן־בָּקָ֖ר תְּמִימִ֑ם וְשֵׁ֧שֶׁת כְּבָשִׂ֛ם וָאַ֖יִל תְּמִימִ֥ם יִהְיֽוּ
Ve yeni ayın gününde: sığırlardan kusursuz bir boğa, ve altı kuzu ve kusursuz bir koç olacaklar.
Örnek Ayetler (4 / 72)
Hakimler 3:31
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֤יו הָיָה֙ שַׁמְגַּ֣ר בֶּן־עֲנָ֔ת וַיַּ֤ךְ אֶת־פְּלִשְׁתִּים֙ שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ בְּמַלְמַ֖ד הַבָּקָ֑ר וַיֹּ֥שַׁע גַּם־ה֖וּא אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Ve onun ardından Anat oğlu Şamgar vardı; ve sığır üvendiresiyle Filistlilerden altı yüz adam vurdu; ve o da İsrail'i kurtardı.
Hezekiel 4:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י רְאֵ֗ה נָתַ֤תִּֽי לְךָ֙ אֶת־צְפִיעֵ֣י הַבָּקָ֔ר תַּ֖חַת גֶּלְלֵ֣י הָֽאָדָ֑ם וְעָשִׂ֥יתָ אֶֽת־לַחְמְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Ve bana dedi: 'Bak, sana insanın dışkısının yerine sığır tezeğini verdim; ve ekmeğini onların üzerinde yapacaksın.'
2. Samuel 6:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֖אוּ עַד־גֹּ֣רֶן נָכ֑וֹן וַיִּשְׁלַ֨ח עֻזָּ֜א אֶל־אֲר֤וֹן הָֽאֱלֹהִים֙ וַיֹּ֣אחֶז בּ֔וֹ כִּ֥י שָׁמְט֖וּ הַבָּקָֽר
Nakon'un harman yerine kadar geldiler; Uzza Tanrı'nın sandığına uzandı ve onu tuttu, çünkü sığırlar tökezlediler.
2. Samuel 24:22
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲרַ֨וְנָה֙ אֶל־דָּוִ֔ד יִקַּ֥ח וְיַ֛עַל אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֖לֶךְ הַטּ֣וֹב בְּעֵינָ֑יו רְאֵה֙ הַבָּקָ֣ר לָעֹלָ֔ה וְהַמֹּרִגִּ֛ים וּכְלֵ֥י הַבָּקָ֖ר לָעֵצִֽים
Bunun üzerine Aravna Davut'a dedi: 'Efendim kral alsın ve gözünde iyi olanı sunsun; bak, yakmalık sunu için sığırlar ve odunlar için dövenler ve sığırların aletleri.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
2. Samuel 12:2
·
Tevrat
לְעָשִׁ֗יר הָיָ֛ה צֹ֥אן וּבָקָ֖ר הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Zenginin çok fazla davarı ve sığırı vardı.
Yeremya 31:12
·
Tevrat
וּבָאוּ֮ וְרִנְּנ֣וּ בִמְרוֹם־צִיּוֹן֒ וְנָהֲר֞וּ אֶל־ט֣וּב יְהוָ֗ה עַל־דָּגָן֙ וְעַל־תִּירֹ֣שׁ וְעַל־יִצְהָ֔ר וְעַל־בְּנֵי־צֹ֖אן וּבָקָ֑ר וְהָיְתָ֤ה נַפְשָׁם֙ כְּגַ֣ן רָוֶ֔ה וְלֹא־יוֹסִ֥יפוּ לְדַאֲבָ֖ה עֽוֹד
Siyon'un yüksekliğinde gelecekler ve sevinçle bağıracaklar; Yahve'nin iyiliğine, tahıl, yeni şarap, taze yağ, sürü ve sığır yavruları için akacaklar; onların canı sulanmış bahçe gibi olacak ve artık üzülmeyi tekrar etmeyecekler.
1. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיַּ֤עַט הָעָם֙ אֶל־הַשָּׁלָ֔ל וַיִּקְח֨וּ צֹ֧אן וּבָקָ֛ר וּבְנֵ֥י בָקָ֖ר וַיִּשְׁחֲטוּ־אָ֑רְצָה וַיֹּ֥אכַל הָעָ֖ם עַל־הַדָּֽם
Halk ganimete atıldı; koyun, sığır ve sığır yavruları aldılar ve yere kestiler; halk kan üzerinde yedi.
1. Samuel 15:21
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח הָעָ֧ם מֵהַשָּׁלָ֛ל צֹ֥אן וּבָקָ֖ר רֵאשִׁ֣ית הַחֵ֑רֶם לִזְבֹּ֛חַ לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בַּגִּלְגָּֽל
Halk ganimetten, adanmış şeylerin en iyisi olan koyun ve sığır aldı; Gilgal'da Tanrın Yahve'ye kurban etmek için.
1. Samuel 27:9
·
Tevrat
וְהִכָּ֤ה דָוִד֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְלֹ֥א יְחַיֶּ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֑ה וְלָקַח֩ צֹ֨אן וּבָקָ֜ר וַחֲמֹרִ֤ים וּגְמַלִּים֙ וּבְגָדִ֔ים וַיָּ֖שָׁב וַיָּבֹ֥א אֶל־אָכִֽישׁ
Davut yeri vurdu, erkek ve kadın yaşatmadı; koyun, sığır, eşekler, develer ve giysiler aldı, döndü ve Akiş'e geldi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 52:20
·
Tevrat
הָעַמּוּדִ֣ים שְׁנַ֗יִם הַיָּ֤ם אֶחָד֙ וְהַבָּקָ֞ר שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְחֹ֨שֶׁת֙ אֲשֶׁר־תַּ֣חַת הַמְּכֹנ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֛ה הַמֶּ֥לֶךְ שְׁלֹמֹ֖ה לְבֵ֣ית יְהוָ֑ה לֹא־הָיָ֣ה מִשְׁקָ֔ל לִנְחֻשְׁתָּ֖ם כָּל־הַכֵּלִ֥ים הָאֵֽלֶּה
İki sütun, bir deniz ve ayaklıkların altındaki on iki tunç sığır, ki kral Süleyman Yahve'nin evi için yapmıştı; bütün bu kapların tunçlarının ağırlığı yoktu.
1. Samuel 15:9
·
Tevrat
וַיַּחְמֹל֩ שָׁא֨וּל וְהָעָ֜ם עַל־אֲגָ֗ג וְעַל־מֵיטַ֣ב הַצֹּאן֩ וְהַבָּקָ֨ר וְהַמִּשְׁנִ֤ים וְעַל־הַכָּרִים֙ וְעַל־כָּל־הַטּ֔וֹב וְלֹ֥א אָב֖וּ הַחֲרִימָ֑ם וְכָל־הַמְּלָאכָ֛ה נְמִבְזָ֥ה וְנָמֵ֖ס אֹתָ֥הּ הֶחֱרִֽימוּ
Şaul ve halk Agag'a, koyunların, sığırların, semizlerin, kuzuların en iyisine ve bütün iyi olanlara acıdı, onları tamamen yok etmeyi istemediler; değersiz ve zayıf bütün malı, onu tamamen yok ettiler.
1. Samuel 15:15
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל מֵעֲמָלֵקִ֣י הֱבִיא֗וּם אֲשֶׁ֨ר חָמַ֤ל הָעָם֙ עַל־מֵיטַ֤ב הַצֹּאן֙ וְהַבָּקָ֔ר לְמַ֥עַן זְבֹ֖חַ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְאֶת־הַיּוֹתֵ֖ר הֶחֱרַֽמְנוּ
Şaul dedi: 'Onları Amaleklilerden getirdiler, ki halk Tanrın Yahve'ye kurban etmek amacıyla koyunların ve sığırların en iyisine acıdı; geri kalanı tamamen yok ettik.'
1. Samuel 30:20
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח דָּוִ֔ד אֶת־כָּל־הַצֹּ֖אן וְהַבָּקָ֑ר נָהֲג֗וּ לִפְנֵי֙ הַמִּקְנֶ֣ה הַה֔וּא וַיֹּ֣אמְר֔וּ זֶ֖ה שְׁלַ֥ל דָּוִֽד
Davut bütün sürüleri ve sığırları aldı; o sürünün önünde sürdüler ve dediler: 'Bu Davut'un ganimetidir.'
Yaratılış 33:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֲדֹנִ֤י יֹדֵ֨עַ֙ כִּֽי־הַיְלָדִ֣ים רַכִּ֔ים וְהַצֹּ֥אן וְהַבָּקָ֖ר עָל֣וֹת עָלָ֑י וּדְפָקוּם֙ י֣וֹם אֶחָ֔ד וָמֵ֖תוּ כָּל־הַצֹּֽאן
Ona dedi: 'Efendim biliyor ki çocuklar körpedir ve emziren sürüler ve sığırlar üzerimdedir; onları bir gün zorlarlarsa bütün sürü ölür.'