635
Kullanım
7
Lemma
100
Türev
110
Anlam
7 lemma, 100 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בֵּֽינֵיהֵן | beyneyhen | onların arasına, ara, mesafe | Zamir | 1 | ||
בֵּן Lemma | ben | ara, ara, arasında, ayırt etmek | İsim | 1 | ||
בֵּין | beyn | arasına, ara, mesafe, ayırt etme | Edat | 170 | ||
וּבֵין | uveyn | ve arası, ara, arasında, ortasında | Edat | 122 | ||
בֵּינִי | beyni | aramda, ara, orta, arasında | Zamir | 31 | ||
וּבֵינֶךָ | uveynekha | ve aranda, ara, orta, mesafe | Zamir | 16 | ||
Örnek Ayetler (5 / 16) 1. Samuel 20:23 · Tevrat וְהַ֨דָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְנוּ אֲנִ֣י וָאָ֑תָּה הִנֵּ֧ה יְהוָ֛ה בֵּינִ֥י וּבֵינְךָ֖ עַד־עוֹלָֽם Seninle benim konuştuğumuz söze gelince; işte, Yahve sonsuza dek benimle senin arandadır. 1. Samuel 20:42 · Tevrat וַיֹּ֧אמֶר יְהוֹנָתָ֛ן לְדָוִ֖ד לֵ֣ךְ לְשָׁל֑וֹם אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨עְנוּ שְׁנֵ֜ינוּ אֲנַ֗חְנוּ בְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֞ה יִֽהְיֶ֣ה בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֗ךָ וּבֵ֥ין זַרְעִ֛י וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם Yonatan Davut'a dedi: 'Esenlikle git; ikimiz Yahve'nin adıyla yemin ettik, diyerek: Yahve sonsuza dek benimle senin aranda, ve benim soyumla senin soyun arasında olacaktır.' 1. Samuel 24:13 · Tevrat יִשְׁפֹּ֤ט יְהוָה֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ וּנְקָמַ֥נִי יְהוָ֖ה מִמֶּ֑ךָּ וְיָדִ֖י לֹ֥א תִֽהְיֶה־בָּֽךְ Yahve benimle senin aranda yargılasın ve Yahve senden benim öcümü alsın; ve elim senin üzerinde olmayacak. 1. Samuel 24:16 · Tevrat וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ לְדַיָּ֔ן וְשָׁפַ֖ט בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְיֵ֨רֶא֙ וְיָרֵ֣ב אֶת־רִיבִ֔י וְיִשְׁפְּטֵ֖נִי מִיָּדֶֽךָ Ve Yahve yargıç olsun ve benimle senin aranda yargılasın ve görsün ve davamı savunsun ve beni senin elinden yargılasın. 1. Krallar 15:19 · Tevrat בְּרִית֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ בֵּ֥ין אָבִ֖י וּבֵ֣ין אָבִ֑יךָ הִנֵּה֩ שָׁלַ֨חְתִּֽי לְךָ֥ שֹׁ֨חַד֙ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֔ב לֵ֣ךְ הָפֵ֗רָה אֶת־בְּרִֽיתְךָ֙ אֶת־בַּעְשָׁ֣א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֔ל וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלָֽי 'Benimle senin aranda, babamla baban arasında antlaşma vardır. İşte sana gümüş ve altın hediye gönderdim. Git, İsrail kralı Başa ile antlaşmanı boz ki üzerimden çekilsin.' | ||||||
מִבֵּין | mi-bbeyn | -den arasından, ara, aralık | Edat | 13 | ||
וּבֵינֵיכֶם | u-veyneykhem | ve aranızda, ara, mesafe, ayırt etme | Zamir | 10 | ||
בֵּינֵינוּ | beynenu | aramızda, ara, mesafe, orta | Zamir | 7 | ||
בֵּינֵיהֶֽם | beyneyhem | aralarında, ara, mesafe, ayırt etme | Zamir | 5 | ||
מִבֵּינוֹת | mi-bbeynot | arasından, ara, orta, ayırt etme | Edat | 4 | ||
וּמִבֵּין | u-mibbeyn | ve arasından, ara, mesafe, orta | Edat | 4 | ||
בֵּינוֹ | beyno | onun arası, ara, arasında, ayırt etmek | Zamir | 3 | ||
בֵּינֵיכֶם | beyneykhem | aranızda, ara, orta, ayırt etmek | Zamir | 3 | ||
בֵּינֹתָֽם | beynotam | onların arasına, ara, orta, ayırt etmek | Zamir | 3 | ||
בֵּֽינְךָ | beynekha | senin aranda, ara, mesafe, ayırt etme | Zamir | 3 | ||
וּבֵֽינֵיהֶם | u-veyneyhem | ve aralarında, ara, orta, mesafe | Zamir | 2 | ||
בֵּינוֹת | beynot | araları, ara, mesafe, ayırt etme | Edat | 2 | ||
וּבֵינֶיךָ | u-veyneykha | ve senin aranda, ara, arasında | Zamir | 2 | ||
בֵּינוֹתֵינוּ | beynoteynu | aramızda, arasında, ortasında | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:8
·
Tevrat
מִשְׂתַּכַּ֨ל הֲוֵ֜ית בְּקַרְנַיָּ֗א וַ֠אֲלוּ קֶ֣רֶן אָחֳרִ֤י זְעֵירָה֙ סִלְקָ֣ת בֵּֽינֵיהֵ֔ן וּתְלָ֗ת מִן־קַרְנַיָּא֙ קַדְמָ֣יָתָ֔א אֶתְעֲקַ֖רָה מִן־קֳדָמַ֑הּ וַאֲל֨וּ עַיְנִ֜ין כְּעַיְנֵ֤י אֲנָשָׁא֙ בְּקַרְנָא־דָ֔א וּפֻ֖ם מְמַלִּ֥ל רַבְרְבָֽן
Boynuzları düşünüyordum ve işte aralarından küçük başka bir boynuz çıktı ve önceki boynuzlardan üçü onun önünden söküldü; ve işte bu boynuzda insanın gözleri gibi gözler ve büyük şeyler konuşan bir ağız vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 13:15
·
Tevrat
כִּ֣י ה֔וּא בֵּ֥ן אַחִ֖ים יַפְרִ֑יא יָב֣וֹא קָדִים֩ ר֨וּחַ יְהוָ֜ה מִמִּדְבָּ֣ר עֹלֶ֗ה וְיֵב֤וֹשׁ מְקוֹרוֹ֙ וְיֶחֱרַ֣ב מַעְיָנ֔וֹ ה֣וּא יִשְׁסֶ֔ה אוֹצַ֖ר כָּל־כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה
Çünkü o kardeşler arasında meyve verecek; çölden çıkan Yahve'nin rüzgarı, doğu rüzgarı gelecek ve onun kaynağı kuruyacak ve onun pınarı kuruyacak; o bütün arzu edilen eşyalarının hazinesini yağmalayacak.
Örnek Ayetler (5 / 170)
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 4:17
·
Tevrat
וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי
Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı.
Hakimler 5:11
·
Tevrat
מִקּ֣וֹל מְחַֽצְצִ֗ים בֵּ֚ין מַשְׁאַבִּ֔ים שָׁ֤ם יְתַנּוּ֙ צִדְק֣וֹת יְהוָ֔ה צִדְקֹ֥ת פִּרְזֹנ֖וֹ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אָ֛ז יָרְד֥וּ לַשְּׁעָרִ֖ים עַם־יְהוָֽה
Su çekme yerleri arasındaki okçuların sesinden uzakta, orada Yahve'nin doğru işlerini, İsrail'deki köylülerinin doğru işlerini anlatacaklar. O zaman Yahve'nin halkı kapılara indi.
Hakimler 5:16
·
Tevrat
לָ֣מָּה יָשַׁ֗בְתָּ בֵּ֚ין הַֽמִּשְׁפְּתַ֔יִם לִשְׁמֹ֖עַ שְׁרִק֣וֹת עֲדָרִ֑ים לִפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדוֹלִ֖ים חִקְרֵי־לֵֽב
Sürülerin ıslıklarını duymak için neden ağılların arasında oturdun? Ruben'in bölüklerinde kalp araştırmaları büyüktü.
Hakimler 5:27
·
Tevrat
בֵּ֣ין רַגְלֶ֔יהָ כָּרַ֥ע נָפַ֖ל שָׁכָ֑ב בֵּ֤ין רַגְלֶ֨יהָ֙ כָּרַ֣ע נָפָ֔ל בַּאֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ע שָׁ֖ם נָפַ֥ל שָׁדֽוּד
Ayaklarının arasında çöktü, düştü, yattı; ayaklarının arasında çöktü, düştü; çöktüğü yere, orada yıkılmış düştü.
Örnek Ayetler (5 / 122)
Hakimler 4:5
·
Tevrat
וְ֠הִיא יוֹשֶׁ֨בֶת תַּֽחַת־תֹּ֜מֶר דְּבוֹרָ֗ה בֵּ֧ין הָרָמָ֛ה וּבֵ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיַּעֲל֥וּ אֵלֶ֛יהָ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַמִּשְׁפָּֽט
Ve o, Efrayim dağında Rama ile Beytel arasındaki Debora hurma ağacının altında oturuyordu; ve İsrail oğulları yargı için ona çıkıyorlardı.
Hakimler 4:17
·
Tevrat
וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי
Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı.
Hakimler 9:23
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֱלֹהִים֙ ר֣וּחַ רָעָ֔ה בֵּ֣ין אֲבִימֶ֔לֶךְ וּבֵ֖ין בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֑ם וַיִּבְגְּד֥וּ בַעֲלֵי־שְׁכֶ֖ם בַּאֲבִימֶֽלֶךְ
Tanrı, Abimelek ile Şekem'in sahipleri arasına kötü bir ruh gönderdi; ve Şekem'in sahipleri Abimelek'e hainlik ettiler.
Hakimler 11:27
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ לֹֽא־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ וְאַתָּ֞ה עֹשֶׂ֥ה אִתִּ֛י רָעָ֖ה לְהִלָּ֣חֶם בִּ֑י יִשְׁפֹּ֨ט יְהוָ֤ה הַשֹּׁפֵט֙ הַיּ֔וֹם בֵּ֚ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ben sana günah işlemedim, ama sen benimle savaşarak bana kötülük yapıyorsun. Yargıç Yahve bugün İsrail oğulları ile Ammon oğulları arasında yargılasın.
Hakimler 13:25
·
Tevrat
וַתָּ֨חֶל֙ ר֣וּחַ יְהוָ֔ה לְפַעֲמ֖וֹ בְּמַחֲנֵה־דָ֑ן בֵּ֥ין צָרְעָ֖ה וּבֵ֥ין אֶשְׁתָּאֹֽל
Sonra Yahve'nin Ruhu Sora ve Eştaol arasında Dan ordugahında onu harekete geçirmeye başladı.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hezekiel 20:12
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶת־שַׁבְּתוֹתַי֙ נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם לִהְי֣וֹת לְא֔וֹת בֵּינִ֖י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדְּשָֽׁם
Ve ayrıca benim aramda ve onların arasında bir işaret olması için onlara Şabatlarımı verdim; bilmek için ki ben onları kutsal kılan Yahve'yim.
Hezekiel 20:20
·
Tevrat
וְאֶת־שַׁבְּתוֹתַ֖י קַדֵּ֑שׁוּ וְהָי֤וּ לְאוֹת֙ בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיכֶ֔ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve Şabatlarımı kutsal kılın; ve benim aramda ve sizin aranızda bir işaret olsunlar, bilmek için ki ben sizin Tanrınız Yahve'yim.
Hezekiel 43:8
·
Tevrat
בְּתִתָּ֨ם סִפָּ֜ם אֶת־סִפִּ֗י וּמְזֽוּזָתָם֙ אֵ֣צֶל מְזוּזָתִ֔י וְהַקִּ֖יר בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם וְטִמְּא֣וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֗י בְּתֽוֹעֲבוֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ וָאֲכַ֥ל אֹתָ֖ם בְּאַפִּֽי
Eşiklerini benim eşiğimin yanına ve kapı sövelerini benim kapı sövemin yanına koyduklarında, benimle onların arasında sadece duvar vardı; ve yaptıkları iğrençlikleriyle kutsal adımı kirlettiler, ve onları öfkemle tükettim.
1. Samuel 14:42
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל הַפִּ֕ילוּ בֵּינִ֕י וּבֵ֖ין יוֹנָתָ֣ן בְּנִ֑י וַיִּלָּכֵ֖ד יוֹנָתָֽן
Şaul dedi: 'Benimle oğlum Yonatan arasında düşürün.' Yonatan yakalandı.
1. Samuel 20:3
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֨ע ע֜וֹד דָּוִ֗ד וַיֹּ֨אמֶר֙ יָדֹ֨עַ יָדַ֜ע אָבִ֗יךָ כִּֽי־מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וַיֹּ֛אמֶר אַל־יֵֽדַע־זֹ֥את יְהוֹנָתָ֖ן פֶּן־יֵֽעָצֵ֑ב וְאוּלָ֗ם חַי־יְהוָה֙ וְחֵ֣י נַפְשֶׁ֔ךָ כִּ֣י כְפֶ֔שַׂע בֵּינִ֖י וּבֵ֥ין הַמָּֽוֶת
Davut tekrar yemin etti ve dedi: 'Baban gözlerinde lütuf bulduğumu kesinlikle biliyor, ve dedi: Yonatan üzülmesin diye bunu bilmesin. Ancak Yahve yaşıyor ki ve canın yaşıyor ki, benimle ölüm arasında adım gibidir.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
1. Samuel 20:23
·
Tevrat
וְהַ֨דָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְנוּ אֲנִ֣י וָאָ֑תָּה הִנֵּ֧ה יְהוָ֛ה בֵּינִ֥י וּבֵינְךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Seninle benim konuştuğumuz söze gelince; işte, Yahve sonsuza dek benimle senin arandadır.
1. Samuel 20:42
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוֹנָתָ֛ן לְדָוִ֖ד לֵ֣ךְ לְשָׁל֑וֹם אֲשֶׁר֩ נִשְׁבַּ֨עְנוּ שְׁנֵ֜ינוּ אֲנַ֗חְנוּ בְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֞ה יִֽהְיֶ֣ה בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֗ךָ וּבֵ֥ין זַרְעִ֛י וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Yonatan Davut'a dedi: 'Esenlikle git; ikimiz Yahve'nin adıyla yemin ettik, diyerek: Yahve sonsuza dek benimle senin aranda, ve benim soyumla senin soyun arasında olacaktır.'
1. Samuel 24:13
·
Tevrat
יִשְׁפֹּ֤ט יְהוָה֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ וּנְקָמַ֥נִי יְהוָ֖ה מִמֶּ֑ךָּ וְיָדִ֖י לֹ֥א תִֽהְיֶה־בָּֽךְ
Yahve benimle senin aranda yargılasın ve Yahve senden benim öcümü alsın; ve elim senin üzerinde olmayacak.
1. Samuel 24:16
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ לְדַיָּ֔ן וְשָׁפַ֖ט בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְיֵ֨רֶא֙ וְיָרֵ֣ב אֶת־רִיבִ֔י וְיִשְׁפְּטֵ֖נִי מִיָּדֶֽךָ
Ve Yahve yargıç olsun ve benimle senin aranda yargılasın ve görsün ve davamı savunsun ve beni senin elinden yargılasın.
1. Krallar 15:19
·
Tevrat
בְּרִית֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔ךָ בֵּ֥ין אָבִ֖י וּבֵ֣ין אָבִ֑יךָ הִנֵּה֩ שָׁלַ֨חְתִּֽי לְךָ֥ שֹׁ֨חַד֙ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֔ב לֵ֣ךְ הָפֵ֗רָה אֶת־בְּרִֽיתְךָ֙ אֶת־בַּעְשָׁ֣א מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֔ל וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלָֽי
'Benimle senin aranda, babamla baban arasında antlaşma vardır. İşte sana gümüş ve altın hediye gönderdim. Git, İsrail kralı Başa ile antlaşmanı boz ki üzerimden çekilsin.'
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 37:21
·
Tevrat
וְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּ֨ה אֲנִ֤י לֹקֵ֨חַ֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִבֵּ֥ין הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר הָֽלְכוּ־שָׁ֑ם וְקִבַּצְתִּ֤י אֹתָם֙ מִסָּבִ֔יב וְהֵבֵאתִ֥י אוֹתָ֖ם אֶל־אַדְמָתָֽם
Ve onlara söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben İsrail oğullarını oraya gittikleri ulusların arasından alıyorum; ve onları çevreden toplayacağım ve onları topraklarına getireceğim.
Hezekiel 47:18
·
Tevrat
וּפְאַ֣ת קָדִ֡ים מִבֵּ֣ין חַוְרָ֣ן וּמִבֵּין־דַּמֶּשֶׂק֩ וּמִבֵּ֨ין הַגִּלְעָ֜ד וּמִבֵּ֨ין אֶ֤רֶץ יִשְׂרָאֵל֙ הַיַּרְדֵּ֔ן מִגְּב֛וּל עַל־הַיָּ֥ם הַקַּדְמוֹנִ֖י תָּמֹ֑דּוּ וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת קָדִֽימָה
Ve doğu tarafı, Havran ile Şam arasından ve Gilat ile İsrail diyarı arasından Şeria olacak; sınırdan doğu denizine kadar ölçeceksiniz; ve doğu tarafı budur.
Yeremya 48:45
·
Tevrat
בְּצֵ֥ל חֶשְׁבּ֛וֹן עָמְד֖וּ מִכֹּ֣חַ נָסִ֑ים כִּֽי־אֵ֞שׁ יָצָ֣א מֵחֶשְׁבּ֗וֹן וְלֶֽהָבָה֙ מִבֵּ֣ין סִיח֔וֹן וַתֹּ֨אכַל֙ פְּאַ֣ת מוֹאָ֔ב וְקָדְקֹ֖ד בְּנֵ֥י שָׁאֽוֹן
Kaçanlar güçsüzlükten Heşbon'un gölgesinde durdular; çünkü Heşbon'dan ateş ve Sihon'un arasından alev çıktı ve Moab'ın köşesini ve gürültü oğullarının tepesini yedi.
Hoşea 2:4
·
Tevrat
רִ֤יבוּ בְאִמְּכֶם֙ רִ֔יבוּ כִּֽי־הִיא֙ לֹ֣א אִשְׁתִּ֔י וְאָנֹכִ֖י לֹ֣א אִישָׁ֑הּ וְתָסֵ֤ר זְנוּנֶ֨יהָ֙ מִפָּנֶ֔יה וְנַאֲפוּפֶ֖יהָ מִבֵּ֥ין שָׁדֶֽיהָ
Annenizle çekişin, çekişin; çünkü o benim karım değil ve ben onun kocası değilim. Fahişeliklerini yüzünden ve zinalarını göğüslerinin arasından uzaklaştırsın.
2. Krallar 16:14
·
Tevrat
וְאֵ֨ת הַמִּזְבַּ֣ח הַנְּחֹשֶׁת֮ אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וַיַּקְרֵ֗ב מֵאֵת֙ פְּנֵ֣י הַבַּ֔יִת מִבֵּין֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ וּמִבֵּ֖ין בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן אֹת֛וֹ עַל־יֶ֥רֶךְ הַמִּזְבֵּ֖חַ צָפֽוֹנָה
Yahve'nin önünde olan tunç sunağı ise evin önünden, sunak ile Yahve'nin evi arasından yaklaştırdı ve onu sunağın kuzey yanına koydu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 20:20
·
Tevrat
וְאֶת־שַׁבְּתוֹתַ֖י קַדֵּ֑שׁוּ וְהָי֤וּ לְאוֹת֙ בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיכֶ֔ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve Şabatlarımı kutsal kılın; ve benim aramda ve sizin aranızda bir işaret olsunlar, bilmek için ki ben sizin Tanrınız Yahve'yim.
Yeşu 22:25
·
Tevrat
וּגְב֣וּל נָֽתַן־יְ֠הוָה בֵּינֵ֨נוּ וּבֵינֵיכֶ֜ם בְּנֵי־רְאוּבֵ֤ן וּבְנֵי־גָד֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֵין־לָכֶ֥ם חֵ֖לֶק בַּֽיהוָ֑ה וְהִשְׁבִּ֤יתוּ בְנֵיכֶם֙ אֶת־בָּנֵ֔ינוּ לְבִלְתִּ֖י יְרֹ֥א אֶת־יְהוָֽה
Ve Yahve aramızda ve aranızda, Ruben oğulları ve Gad oğulları, Yarden'i sınır verdi; Yahve'de payınız yoktur; ve oğullarınız oğullarımızı Yahve'den korkmaması için durduracaklar.
Yeşu 22:27
·
Tevrat
כִּי֩ עֵ֨ד ה֜וּא בֵּינֵ֣ינוּ וּבֵינֵיכֶ֗ם וּבֵ֣ין דֹּרוֹתֵינוּ֮ אַחֲרֵינוּ֒ לַעֲבֹ֞ד אֶת־עֲבֹדַ֤ת יְהוָה֙ לְפָנָ֔יו בְּעֹלוֹתֵ֥ינוּ וּבִזְבָחֵ֖ינוּ וּבִשְׁלָמֵ֑ינוּ וְלֹא־יֹאמְר֨וּ בְנֵיכֶ֤ם מָחָר֙ לְבָנֵ֔ינוּ אֵין־לָכֶ֥ם חֵ֖לֶק בַּיהוָֽה
Çünkü o aramızda ve aranızda ve bizden sonraki kuşaklarımızın arasında, Yahve'nin kulluğunu onun önünde yakmalık sunularımızla, kurbanlarımızla ve esenlik kurbanlarımızla kulluk etmek için tanıktır; ve yarın oğullarınız oğullarımıza demeyecekler: Yahve'de payınız yoktur.
Yeşu 22:28
·
Tevrat
וַנֹּ֕אמֶר וְהָיָ֗ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֵ֛ינוּ וְאֶל־דֹּרֹתֵ֖ינוּ מָחָ֑ר וְאָמַ֡רְנוּ רְא֣וּ אֶת־תַּבְנִית֩ מִזְבַּ֨ח יְהוָ֜ה אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ אֲבוֹתֵ֗ינוּ לֹ֤א לְעוֹלָה֙ וְלֹ֣א לְזֶ֔בַח כִּי־עֵ֣ד ה֔וּא בֵּינֵ֖ינוּ וּבֵינֵיכֶֽם
Ve dedik: Ve olacak ki yarın bize ve kuşaklarımıza dedikleri zaman, ve diyeceğiz: Atalarımızın yaptığı Yahve'nin sunağının örneğini görün; yakmalık sunu için değil ve kurban için değil, çünkü o aramızda ve aranızda tanıktır.
Yaratılış 9:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁר־אֲנִ֣י נֹתֵ֗ן בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֛ין כָּל־נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֑ם לְדֹרֹ֖ת עוֹלָֽם
Ve Tanrı dedi: "Benimle sizin aranızda ve sizinle birlikte olan her canlı can arasında sonsuz nesiller için verdiğim antlaşmanın işareti budur:
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşu 22:27
·
Tevrat
כִּי֩ עֵ֨ד ה֜וּא בֵּינֵ֣ינוּ וּבֵינֵיכֶ֗ם וּבֵ֣ין דֹּרוֹתֵינוּ֮ אַחֲרֵינוּ֒ לַעֲבֹ֞ד אֶת־עֲבֹדַ֤ת יְהוָה֙ לְפָנָ֔יו בְּעֹלוֹתֵ֥ינוּ וּבִזְבָחֵ֖ינוּ וּבִשְׁלָמֵ֑ינוּ וְלֹא־יֹאמְר֨וּ בְנֵיכֶ֤ם מָחָר֙ לְבָנֵ֔ינוּ אֵין־לָכֶ֥ם חֵ֖לֶק בַּיהוָֽה
Çünkü o aramızda ve aranızda ve bizden sonraki kuşaklarımızın arasında, Yahve'nin kulluğunu onun önünde yakmalık sunularımızla, kurbanlarımızla ve esenlik kurbanlarımızla kulluk etmek için tanıktır; ve yarın oğullarınız oğullarımıza demeyecekler: Yahve'de payınız yoktur.
Yeşu 22:28
·
Tevrat
וַנֹּ֕אמֶר וְהָיָ֗ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֵ֛ינוּ וְאֶל־דֹּרֹתֵ֖ינוּ מָחָ֑ר וְאָמַ֡רְנוּ רְא֣וּ אֶת־תַּבְנִית֩ מִזְבַּ֨ח יְהוָ֜ה אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ אֲבוֹתֵ֗ינוּ לֹ֤א לְעוֹלָה֙ וְלֹ֣א לְזֶ֔בַח כִּי־עֵ֣ד ה֔וּא בֵּינֵ֖ינוּ וּבֵינֵיכֶֽם
Ve dedik: Ve olacak ki yarın bize ve kuşaklarımıza dedikleri zaman, ve diyeceğiz: Atalarımızın yaptığı Yahve'nin sunağının örneğini görün; yakmalık sunu için değil ve kurban için değil, çünkü o aramızda ve aranızda tanıktır.
Eyüp 9:33
·
Tevrat
לֹ֣א יֵשׁ־בֵּינֵ֣ינוּ מוֹכִ֑יחַ יָשֵׁ֖ת יָד֣וֹ עַל־שְׁנֵֽינוּ
İkimizin üzerine elini koyacak bir hakem aramızda yoktur.
Eyüp 34:4
·
Tevrat
מִשְׁפָּ֥ט נִבְחֲרָה־לָּ֑נוּ נֵדְעָ֖ה בֵינֵ֣ינוּ מַה־טּֽוֹב
Kendimiz için yargıyı seçelim; neyin iyi olduğunu aramızda bilelim.
Eyüp 34:37
·
Tevrat
כִּ֥י יֹ֘סִ֤יף עַֽל־חַטָּאת֣וֹ פֶ֭שַׁע בֵּינֵ֣ינוּ יִסְפּ֑וֹק וְיֶ֖רֶב אֲמָרָ֣יו לָאֵֽל
Çünkü günahının üzerine isyan ekliyor, aramızda el çırpıyor ve Tanrı'ya karşı sözlerini çoğaltıyor.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 14:6
·
Tevrat
וּלְשִׁפְחָֽתְךָ֙ שְׁנֵ֣י בָנִ֔ים וַיִּנָּצ֤וּ שְׁנֵיהֶם֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וְאֵ֥ין מַצִּ֖יל בֵּֽינֵיהֶ֑ם וַיַּכּ֧וֹ הָאֶחָ֛ד אֶת־הָאֶחָ֖ד וַיָּ֥מֶת אֹתֽוֹ
Ve kulunun iki oğlu vardı ve ikisi tarlada kavga ettiler ve aralarında kurtaran yoktu; biri diğerini vurdu ve onu öldürdü.
1. Samuel 17:3
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֞ים עֹמְדִ֤ים אֶל־הָהָר֙ מִזֶּ֔ה וְיִשְׂרָאֵ֛ל עֹמְדִ֥ים אֶל־הָהָ֖ר מִזֶּ֑ה וְהַגַּ֖יְא בֵּינֵיהֶֽם
Filistliler bu taraftan dağda duruyorlardı, İsrail de şu taraftan dağda duruyordu ve aralarında vadi vardı.
1. Samuel 26:13
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֤ר דָּוִד֙ הָעֵ֔בֶר וַיַּעֲמֹ֥ד עַל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר מֵֽרָחֹ֑ק רַ֥ב הַמָּק֖וֹם בֵּינֵיהֶֽם
Davut karşıya geçti ve uzaktan dağın tepesinde durdu; aralarındaki mesafe büyüktü.
Eyüp 41:8
·
Tevrat
אֶחָ֣ד בְּאֶחָ֣ד יִגַּ֑שׁוּ וְ֝ר֗וּחַ לֹא־יָב֥וֹא בֵֽינֵיהֶֽם
Biri birine yaklaşır ve onların arasına rüzgar girmez.
Ağıtlar 1:17
·
Tevrat
פֵּֽרְשָׂ֨ה צִיּ֜וֹן בְּיָדֶ֗יהָ אֵ֤ין מְנַחֵם֙ לָ֔הּ צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה לְיַעֲקֹ֖ב סְבִיבָ֣יו צָרָ֑יו הָיְתָ֧ה יְרוּשָׁלִַ֛ם לְנִדָּ֖ה בֵּינֵיהֶֽם
Siyon ellerini yaydı, onu avutan yoktur; Yahve Yakup için etrafındakilerin onu sıkıştıranlar olmasını buyurdu; Yeruşalim onların arasında kirlilik oldu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים וַיֹּ֡אמֶר בֹּא֩ אֶל־בֵּינ֨וֹת לַגַּלְגַּ֜ל אֶל־תַּ֣חַת לַכְּר֗וּב וּמַלֵּ֨א חָפְנֶ֤יךָ גַֽחֲלֵי־אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרֻבִ֔ים וּזְרֹ֖ק עַל־הָעִ֑יר וַיָּבֹ֖א לְעֵינָֽי
Ve keten giyinmiş adama dedi ve dedi: 'Tekerleğin arasına, keruvun altına gir ve avuçlarını keruvların arasından ateş közleriyle doldur ve şehrin üzerine serp.' Ve gözlerimin önünde girdi.
Hezekiel 10:6
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּצַוֺּתוֹ֙ אֶת־הָאִ֤ישׁ לְבֻֽשׁ־הַבַּדִּים֙ לֵאמֹ֔ר קַ֥ח אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַגַּלְגַּ֔ל מִבֵּינ֖וֹת לַכְּרוּבִ֑ים וַיָּבֹא֙ וַֽיַּעֲמֹ֔ד אֵ֖צֶל הָאוֹפָֽן
O, keten giyinmiş adama: 'Tekerleğin arasından, keruvların arasından ateş al' diyerek buyurduğunda, girdi ve tekerleğin yanında durdu.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 47:18
·
Tevrat
וּפְאַ֣ת קָדִ֡ים מִבֵּ֣ין חַוְרָ֣ן וּמִבֵּין־דַּמֶּשֶׂק֩ וּמִבֵּ֨ין הַגִּלְעָ֜ד וּמִבֵּ֨ין אֶ֤רֶץ יִשְׂרָאֵל֙ הַיַּרְדֵּ֔ן מִגְּב֛וּל עַל־הַיָּ֥ם הַקַּדְמוֹנִ֖י תָּמֹ֑דּוּ וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת קָדִֽימָה
Ve doğu tarafı, Havran ile Şam arasından ve Gilat ile İsrail diyarı arasından Şeria olacak; sınırdan doğu denizine kadar ölçeceksiniz; ve doğu tarafı budur.
2. Krallar 16:14
·
Tevrat
וְאֵ֨ת הַמִּזְבַּ֣ח הַנְּחֹשֶׁת֮ אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וַיַּקְרֵ֗ב מֵאֵת֙ פְּנֵ֣י הַבַּ֔יִת מִבֵּין֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ וּמִבֵּ֖ין בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן אֹת֛וֹ עַל־יֶ֥רֶךְ הַמִּזְבֵּ֖חַ צָפֽוֹנָה
Yahve'nin önünde olan tunç sunağı ise evin önünden, sunak ile Yahve'nin evi arasından yaklaştırdı ve onu sunağın kuzey yanına koydu.
Örnek Ayetler (3)
2. Tarihler 23:16
·
Tevrat
וַיִּכְרֹ֤ת יְהוֹיָדָע֙ בְּרִ֔ית בֵּינ֕וֹ וּבֵ֥ין כָּל־הָעָ֖ם וּבֵ֣ין הַמֶּ֑לֶךְ לִהְי֥וֹת לְעָ֖ם לַיהוָֽה
Yehoyada kendi arasında, bütün halkın arasında ve kralın arasında Yahve'ye halk olmak için antlaşma yaptı.
Yaratılış 30:36
·
Tevrat
וַיָּ֗שֶׂם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים בֵּינ֖וֹ וּבֵ֣ין יַעֲקֹ֑ב וְיַעֲקֹ֗ב רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן הַנּוֹתָרֹֽת
Kendiyle Yakup arasına üç günlük yol koydu; Yakup ise Lavan'ın kalan sürüsünü güdüyordu.
Levililer 26:46
·
Tevrat
אֵ֠לֶּה הַֽחֻקִּ֣ים וְהַמִּשְׁפָּטִים֮ וְהַתּוֹרֹת֒ אֲשֶׁר֙ נָתַ֣ן יְהוָ֔ה בֵּינ֕וֹ וּבֵ֖ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל בְּהַ֥ר סִינַ֖י בְּיַד־מֹשֶֽׁה
Yahve'nin Sina dağında Musa eliyle kendi arasına ve İsrail oğullarının arasına verdiği kurallar, hükümler ve yasalar bunlardır.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 25:27
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֡ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל שְׁת֤וּ וְשִׁכְרוּ֙ וּקְי֔וּ וְנִפְל֖וּ וְלֹ֣א תָק֑וּמוּ מִפְּנֵ֣י הַחֶ֔רֶב אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י שֹׁלֵ֖חַ בֵּינֵיכֶֽם
Onlara diyeceksin: İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle diyor: İçin, sarhoş olun, kusun, düşün ve aranıza göndereceğim kılıcın yüzünden kalkmayın.
Yeşu 3:4
·
Tevrat
אַ֣ךְ רָח֣וֹק יִהְיֶ֗ה בֵּֽינֵיכֶם֙ וּבֵינָ֔יו כְּאַלְפַּ֥יִם אַמָּ֖ה בַּמִּדָּ֑ה אַֽל־תִּקְרְב֣וּ אֵלָ֗יו לְמַ֤עַן אֲשֶׁר־תֵּֽדְעוּ֙ אֶת־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ כִּ֣י לֹ֧א עֲבַרְתֶּ֛ם בַּדֶּ֖רֶךְ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Ancak sizinle onun arasında ölçüde iki bin kubit (~900 m) kadar uzaklık olacak; ona yaklaşmayın ki gideceğiniz yolu bilesiniz; çünkü dün ve önceki gün bu yoldan geçmediniz.'
Yeşu 24:7
·
Tevrat
וַיִּצְעֲק֣וּ אֶל־יְהוָ֗ה וַיָּ֨שֶׂם מַֽאֲפֵ֜ל בֵּינֵיכֶ֣ם וּבֵ֣ין הַמִּצְרִ֗ים וַיָּבֵ֨א עָלָ֤יו אֶת־הַיָּם֙ וַיְכַסֵּ֔הוּ וַתִּרְאֶ֨ינָה֙ עֵינֵיכֶ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֖יתִי בְּמִצְרָ֑יִם וַתֵּשְׁב֥וּ בַמִּדְבָּ֖ר יָמִ֥ים רַבִּֽים
Ve Yahve'ye feryat ettiler ve O sizinle Mısırlılar arasına karanlık koydu; ve denizi onun üzerine getirdi ve onu örttü; ve Mısır'da ne yaptığımı gözleriniz gördü; ve çölde çok günler oturdunuz.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 21:7
·
Tevrat
וַיַּחְמֹ֣ל הַמֶּ֔לֶךְ עַל־מְפִי־בֹ֖שֶׁת בֶּן־יְהוֹנָתָ֣ן בֶּן־שָׁא֑וּל עַל־שְׁבֻעַ֤ת יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר בֵּֽינֹתָ֔ם בֵּ֣ין דָּוִ֔ד וּבֵ֖ין יְהוֹנָתָ֥ן בֶּן־שָׁאֽוּל
Kral, aralarındaki, Davut ile Şaul oğlu Yonatan arasındaki Yahve'nin andı yüzünden Şaul oğlu Yonatan oğlu Mefiboşet'i esirgedi.
Yeremya 25:16
·
Tevrat
וְשָׁת֕וּ וְהִֽתְגֹּֽעֲשׁ֖וּ וְהִתְהֹלָ֑לוּ מִפְּנֵ֣י הַחֶ֔רֶב אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י שֹׁלֵ֖חַ בֵּינֹתָֽם
Ve içecekler ve aralarına gönderdiğim kılıcın yüzünden sarsılacaklar ve delirecekler.'
Yaratılış 42:23
·
Tevrat
וְהֵם֙ לֹ֣א יָֽדְע֔וּ כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ יוֹסֵ֑ף כִּ֥י הַמֵּלִ֖יץ בֵּינֹתָֽם
Onlar Yusuf'un anladığını bilmiyorlardı, çünkü aralarında çevirmen vardı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 4:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה קַח־לְךָ֙ מַחֲבַ֣ת בַּרְזֶ֔ל וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָהּ֙ קִ֣יר בַּרְזֶ֔ל בֵּינְךָ֖ וּבֵ֣ין הָעִ֑יר וַהֲכִינֹתָה֩ אֶת־פָּנֶ֨יךָ אֵלֶ֜יהָ וְהָיְתָ֤ה בַמָּצוֹר֙ וְצַרְתָּ֣ עָלֶ֔יהָ א֥וֹת הִ֖יא לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve sen kendine demir sac al ve onu seninle şehrin arasına demir duvar olarak koy; ve yüzünü ona çevir ve o kuşatmada olacak ve onu kuşatacaksın; o İsrail evine bir işarettir.
Malaki 2:14
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֖ם עַל־מָ֑ה עַ֡ל כִּי־יְהוָה֩ הֵעִ֨יד בֵּינְךָ֜ וּבֵ֣ין אֵ֣שֶׁת נְעוּרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ בָּגַ֣דְתָּה בָּ֔הּ וְהִ֥יא חֲבֶרְתְּךָ֖ וְאֵ֥שֶׁת בְּרִיתֶֽךָ
Ve dediniz: 'Ne üzerine?' Çünkü Yahve senin aranda ve senin hainlik ettiğin gençliğinin karısı arasında tanıklık etti; ve o senin arkadaşın ve antlaşman karısıdır.
Yaratılış 3:15
·
Tevrat
וְאֵיבָ֣ה אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב
Seninle kadının arasına, senin soyunla onun soyunun arasına düşmanlık koyacağım; o senin başını ezecek, sen onun topuğunu ezeceksin.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:12
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶת־שַׁבְּתוֹתַי֙ נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם לִהְי֣וֹת לְא֔וֹת בֵּינִ֖י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדְּשָֽׁם
Ve ayrıca benim aramda ve onların arasında bir işaret olması için onlara Şabatlarımı verdim; bilmek için ki ben onları kutsal kılan Yahve'yim.
Hezekiel 43:8
·
Tevrat
בְּתִתָּ֨ם סִפָּ֜ם אֶת־סִפִּ֗י וּמְזֽוּזָתָם֙ אֵ֣צֶל מְזוּזָתִ֔י וְהַקִּ֖יר בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם וְטִמְּא֣וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֗י בְּתֽוֹעֲבוֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ וָאֲכַ֥ל אֹתָ֖ם בְּאַפִּֽי
Eşiklerini benim eşiğimin yanına ve kapı sövelerini benim kapı sövemin yanına koyduklarında, benimle onların arasında sadece duvar vardı; ve yaptıkları iğrençlikleriyle kutsal adımı kirlettiler, ve onları öfkemle tükettim.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 10:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים וַיֹּ֡אמֶר בֹּא֩ אֶל־בֵּינ֨וֹת לַגַּלְגַּ֜ל אֶל־תַּ֣חַת לַכְּר֗וּב וּמַלֵּ֨א חָפְנֶ֤יךָ גַֽחֲלֵי־אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרֻבִ֔ים וּזְרֹ֖ק עַל־הָעִ֑יר וַיָּבֹ֖א לְעֵינָֽי
Ve keten giyinmiş adama dedi ve dedi: 'Tekerleğin arasına, keruvun altına gir ve avuçlarını keruvların arasından ateş közleriyle doldur ve şehrin üzerine serp.' Ve gözlerimin önünde girdi.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 13:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָ֜ם אֶל־ל֗וֹט אַל־נָ֨א תְהִ֤י מְרִיבָה֙ בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֔יךָ וּבֵ֥ין רֹעַ֖י וּבֵ֣ין רֹעֶ֑יךָ כִּֽי־אֲנָשִׁ֥ים אַחִ֖ים אֲנָֽחְנוּ
İbrahim Lut'a dedi: 'Lütfen benimle senin aranda ve benim çobanlarımla senin çobanların arasında kavga olmasın; çünkü biz kardeş adamlarız.'
Yaratılış 16:5
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר שָׂרַ֣י אֶל־אַבְרָם֮ חֲמָסִ֣י עָלֶיךָ֒ אָנֹכִ֗י נָתַ֤תִּי שִׁפְחָתִי֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַתֵּ֨רֶא֙ כִּ֣י הָרָ֔תָה וָאֵקַ֖ל בְּעֵינֶ֑יהָ יִשְׁפֹּ֥ט יְהוָ֖ה בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽיׄךָ
Sara İbrahim'e dedi: 'Bana yapılan haksızlık senin üzerinedir! Hizmetçimi kucağına ben verdim; ama gebe kaldığını görünce onun gözünde küçümsendim. Yahve benimle senin aranda yargılasın.'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 11:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ זִקְנֵֽי־גִלְעָ֖ד אֶל־יִפְתָּ֑ח יְהוָ֗ה יִהְיֶ֤ה שֹׁמֵ֨עַ֙ בֵּֽינוֹתֵ֔ינוּ אִם־לֹ֥א כִדְבָרְךָ֖ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Yahve aramızda işiten olsun; eğer senin sözüne göre böyle yapmazsak.'
Yaratılış 26:28
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ רָא֣וֹ רָאִינוּ֮ כִּֽי־הָיָ֣ה יְהוָ֣ה עִמָּךְ֒ וַנֹּ֗אמֶר תְּהִ֨י נָ֥א אָלָ֛ה בֵּינוֹתֵ֖ינוּ בֵּינֵ֣ינוּ וּבֵינֶ֑ךָ וְנִכְרְתָ֥ה בְרִ֖ית עִמָּֽךְ
Ve dediler: 'Açıkça gördük ki Yahve seninleydi; ve dedik: Lütfen aramızda, bizimle senin aranda bir yemin olsun ve seninle antlaşma yapalım.'