2622
Kullanım
3
Lemma
277
Türev
221
Anlam
3 lemma, 277 türev form
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 11:8
·
Tevrat
וְהִקַּפְתֶּ֨ם עַל־הַמֶּ֜לֶךְ סָבִ֗יב אִ֚ישׁ וְכֵלָ֣יו בְּיָד֔וֹ וְהַבָּ֥א אֶל־הַשְּׂדֵר֖וֹת יוּמָ֑ת וִהְי֥וּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ בְּצֵאת֥וֹ וּבְבֹאֽוֹ
Her adam silahları elinde olarak kralın etrafını kuşatacaksınız; saflara giren öldürülecek. Çıkışında ve girişinde kral ile birlikte olun.
2. Tarihler 22:7
·
Tevrat
וּמֵֽאֱלֹהִ֗ים הָיְתָה֙ תְּבוּסַ֣ת אֲחַזְיָ֔הוּ לָב֖וֹא אֶל־יוֹרָ֑ם וּבְבֹא֗וֹ יָצָ֤א עִם־יְהוֹרָם֙ אֶל־יֵה֣וּא בֶן־נִמְשִׁ֔י אֲשֶׁ֣ר מְשָׁח֣וֹ יְהוָ֔ה לְהַכְרִ֖ית אֶת־בֵּ֥ית אַחְאָֽב
Ahazya'nın Yoram'a gelmesi Tanrı'dan olan yıkımıydı; ve geldiğinde Yehoram ile Yahve'nin Ahav evini kesip atmak için meshettiği Nimşi oğlu Yehu'ya çıktı.
Daniel 8:17
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֵ֣צֶל עָמְדִ֔י וּבְבֹא֣וֹ נִבְעַ֔תִּי וָאֶפְּלָ֖ה עַל־פָּנָ֑י וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ הָבֵ֣ן בֶּן־אָדָ֔ם כִּ֖י לְעֶת־קֵ֥ץ הֶחָזֽוֹן
Ve durduğum yerin yanına geldi; geldiğinde dehşete düştüm ve yüzümün üzerine düştüm; ve bana dedi: 'Anla, insanoğlu, çünkü görüm sonun vaktinedir.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 17:26
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ מֵעָרֵֽי־יְ֠הוּדָה וּמִסְּבִיב֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם וּמֵאֶ֣רֶץ בִּנְיָמִ֗ן וּמִן־הַשְּׁפֵלָ֤ה וּמִן־הָהָר֙ וּמִן־הַנֶּ֔גֶב מְבִאִ֛ים עוֹלָ֥ה וְזֶ֖בַח וּמִנְחָ֣ה וּלְבוֹנָ֑ה וּמְבִאֵ֥י תוֹדָ֖ה בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Yahuda şehirlerinden ve Yeruşalim'in çevresinden ve Bünyamin diyarından ve Şefela'dan ve dağdan ve Necef'ten gelecekler; yakmalık sunu ve kurban ve tahıl sunusu ve günnük getirerek ve Yahve'nin evine şükran getirenler.
Yeremya 33:11
·
Tevrat
ק֣וֹל שָׂשׂ֞וֹן וְק֣וֹל שִׂמְחָ֗ה ק֣וֹל חָתָן֮ וְק֣וֹל כַּלָּה֒ ק֣וֹל אֹמְרִ֡ים הוֹדוּ֩ אֶת־יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת כִּֽי־ט֤וֹב יְהוָה֙ כִּֽי־לְעוֹלָ֣ם חַסְדּ֔וֹ מְבִאִ֥ים תּוֹדָ֖ה בֵּ֣ית יְהוָ֑ה כִּֽי־אָשִׁ֧יב אֶת־שְׁבוּת־הָאָ֛רֶץ כְּבָרִאשֹׁנָ֖ה אָמַ֥ר יְהוָֽה
Sevinç sesi ve neşe sesi, damat sesi ve gelin sesi, 'Ordular Yahvesi'ne şükredin, çünkü Yahve iyidir, çünkü O'nun sadakati sonsuzdur' diyenlerin sesi, Yahve'nin evine şükran sunusu getirenlerin sesi; çünkü yerin sürgünlerini başlangıçtaki gibi geri getireceğim, dedi Yahve.
1. Krallar 10:25
·
Tevrat
וְהֵ֣מָּה מְבִאִ֣ים אִ֣ישׁ מִנְחָת֡וֹ כְּלֵ֣י כֶסֶף֩ וּכְלֵ֨י זָהָ֤ב וּשְׂלָמוֹת֙ וְנֵ֣שֶׁק וּבְשָׂמִ֔ים סוּסִ֖ים וּפְרָדִ֑ים דְּבַר־שָׁנָ֖ה בְּשָׁנָֽה
Onlar her yıl, her adam kendi sunusunu, gümüş kaplar, altın kaplar, giysiler, silahlar, baharatlar, atlar ve katırlar getiriyordu.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 3:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ט֔וֹב אֲנִ֕י אֶכְרֹ֥ת אִתְּךָ֖ בְּרִ֑ית אַ֣ךְ דָּבָ֣ר אֶחָ֡ד אָנֹכִי֩ שֹׁאֵ֨ל מֵאִתְּךָ֤ לֵאמֹר֙ לֹא־תִרְאֶ֣ה אֶת־פָּנַ֔י כִּ֣י אִם־לִפְנֵ֣י הֱבִיאֲךָ֗ אֵ֚ת מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל בְּבֹאֲךָ֖ לִרְא֥וֹת אֶת־פָּנָֽי
O da dedi: 'İyi, seninle antlaşma yapacağım. Ancak senden bir şey diliyorum, diyerek: Yüzümü görmek için geldiğinde Şaul kızı Mihal'i getirmeden yüzümü görmeyeceksin.'
Yasa'nın Tekrarı 28:6
·
Tevrat
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ
Girişinde bereketlisin ve çıkışında bereketlisin.
Yasa'nın Tekrarı 28:19
·
Tevrat
אָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וְאָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ
Girişinde lanetlisin ve çıkışında lanetlisin.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 24:24
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה יְחֶזְקֵ֤אל לָכֶם֙ לְמוֹפֵ֔ת כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־עָשָׂ֖ה תַּעֲשׂ֑וּ בְּבֹאָ֕הּ וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֥י אֲנִ֖י אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve Hezekiel sizin için bir belirti olacak; o geldiğinde, onun yaptığı her şeye göre yapacaksınız, ve bileceksiniz ki ben Efendi Yahve'yim.
1. Krallar 14:12
·
Tevrat
וְאַ֥תְּ ק֖וּמִי לְכִ֣י לְבֵיתֵ֑ךְ בְּבֹאָ֥ה רַגְלַ֛יִךְ הָעִ֖ירָה וּמֵ֥ת הַיָּֽלֶד
Sen kalk, evine git; ayakların şehre girdiğinde çocuk ölecek.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 40:48
·
Tevrat
וַיְבִאֵנִי֮ אֶל־אֻלָ֣ם הַבַּיִת֒ וַיָּ֨מָד֙ אֵ֣ל אֻלָ֔ם חָמֵ֤שׁ אַמּוֹת֙ מִפֹּ֔ה וְחָמֵ֥שׁ אַמּ֖וֹת מִפֹּ֑ה וְרֹ֣חַב הַשַּׁ֔עַר שָׁלֹ֤שׁ אַמּוֹת֙ מִפּ֔וֹ וְשָׁלֹ֥שׁ אַמּ֖וֹת מִפּֽוֹ
Ardından beni evin eyvanına getirdi ve eyvanın yan direğini ölçtü, buradan beş kubit (~225 cm) ve buradan beş kubit (~225 cm); kapının genişliği de buradan üç kubit (~135 cm) ve buradan üç kubit (~135 cm).
Hezekiel 42:1
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן
Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi.
Mezmurlar 119:41
·
Tevrat
וִֽיבֹאֻ֣נִי חֲסָדֶ֣ךָ יְהוָ֑ה תְּ֝שֽׁוּעָתְךָ֗ כְּאִמְרָתֶֽךָ
Ve merhametlerin bana gelsin Yahve, sözüne göre kurtuluşun.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 31:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁאוּל֩ לְנֹשֵׂ֨א כֵלָ֜יו שְׁלֹ֥ף חַרְבְּךָ֣ וְדָקְרֵ֣נִי בָ֗הּ פֶּן־יָ֠בוֹאוּ הָעֲרֵלִ֨ים הָאֵ֤לֶּה וּדְקָרֻ֨נִי֙ וְהִתְעַלְּלוּ־בִ֔י וְלֹ֤א אָבָה֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו כִּ֥י יָרֵ֖א מְאֹ֑ד וַיִּקַּ֤ח שָׁאוּל֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב וַיִּפֹּ֖ל עָלֶֽיהָ
Şaul silah taşıyıcısına dedi: 'Kılıcını çek ve beni onunla del, yoksa bu sünnetsizler gelip beni delecekler ve benimle alay edecekler.' Ancak silah taşıyıcısı istemedi, çünkü çok korkmuştu. Bunun üzerine Şaul kılıcı aldı ve üzerine düştü.
Mezmurlar 86:9
·
Tevrat
כָּל־גּוֹיִ֤ם אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֗יתָ יָב֤וֹאוּ וְיִשְׁתַּחֲו֣וּ לְפָנֶ֣יךָ אֲדֹנָ֑י וִֽיכַבְּד֣וּ לִשְׁמֶֽךָ
Yaptığın bütün uluslar gelecekler ve senin önünde eğilecekler, Efendi; ve senin adını yüceltecekler.
2. Tarihler 32:4
·
Tevrat
וַיִּקָּבְצ֣וּ עַם־רָ֔ב וַֽיִּסְתְּמוּ֙ אֶת־כָּל־הַמַּעְיָנ֔וֹת וְאֶת־הַנַּ֛חַל הַשּׁוֹטֵ֥ף בְּתוֹךְ־הָאָ֖רֶץ לֵאמֹ֑ר לָ֤מָּה יָב֨וֹאוּ֙ מַלְכֵ֣י אַשּׁ֔וּר וּמָצְא֖וּ מַ֥יִם רַבִּֽים
Çok halk toplandı ve bütün pınarları ve yerin ortasında akan dereyi tıkadılar, diyerek: 'Neden Aşur kralları gelsinler ve çok sular bulsunlar?'
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 1:31
·
Tevrat
וּבַמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֤ר נְשָׂאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר יִשָּׂא־אִ֖ישׁ אֶת־בְּנ֑וֹ בְּכָל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הֲלַכְתֶּ֔ם עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Ve çölde gördün ki, adamın oğlunu taşıdığı gibi Tanrın Yahve, yürüdüğünüz bütün yolda bu yere gelmenize kadar seni taşıdı.
Yasa'nın Tekrarı 9:7
·
Tevrat
זְכֹר֙ אַל־תִּשְׁכַּ֔ח אֵ֧ת אֲשֶׁר־הִקְצַ֛פְתָּ אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בַּמִּדְבָּ֑ר לְמִן־הַיּ֞וֹם אֲשֶׁר־יָצָ֣אתָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם עַד־בֹּֽאֲכֶם֙ עַד־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה מַמְרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם עִם־יְהוָֽה
Çölde Tanrın Yahve'yi nasıl öfkelendirdiğini hatırla, unutma; Mısır diyarından çıktığın günden bu yere gelene kadar Yahve'ye karşı isyankar oldunuz.
Yasa'nın Tekrarı 11:5
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֛ה לָכֶ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
ve bu yere gelmenize kadar çölde size yaptığını;
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 2:22
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֧ים אֶֽת־הַצֵּלָ֛ע אֲשֶׁר־לָקַ֥ח מִן־הָֽאָדָ֖ם לְאִשָּׁ֑ה וַיְבִאֶ֖הָ אֶל־הָֽאָדָֽם
Yahve Tanrı adamdan aldığı kaburgayı kadın yaptı ve onu adama getirdi.
Yaratılış 24:67
·
Tevrat
וַיְבִאֶ֣הָ יִצְחָ֗ק הָאֹ֨הֱלָה֙ שָׂרָ֣ה אִמּ֔וֹ וַיִּקַּ֧ח אֶת־רִבְקָ֛ה וַתְּהִי־ל֥וֹ לְאִשָּׁ֖ה וַיֶּאֱהָבֶ֑הָ וַיִּנָּחֵ֥ם יִצְחָ֖ק אַחֲרֵ֥י אִמּֽוֹ
İshak onu annesi Sara'nın çadırına getirdi; Rebeka'yı aldı ve o ona eş oldu ve onu sevdi; İshak annesinden sonra teselli buldu.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 5:17
·
Tevrat
וְהַיְּהוּדִ֨ים וְהַסְּגָנִ֜ים מֵאָ֧ה וַחֲמִשִּׁ֣ים אִ֗ישׁ וְהַבָּאִ֥ים אֵלֵ֛ינוּ מִן־הַגּוֹיִ֥ם אֲשֶׁר־סְבִיבֹתֵ֖ינוּ עַל־שֻׁלְחָנִֽי
Ve Yahudiler ve yöneticiler, yüz elli adam ve çevremizdeki uluslardan bize gelenler masamdaydı.
Yaratılış 7:16
·
Tevrat
וְהַבָּאִ֗ים זָכָ֨ר וּנְקֵבָ֤ה מִכָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֔אוּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה אֹת֖וֹ אֱלֹהִ֑ים וַיִּסְגֹּ֥ר יְהוָ֖ה בַּֽעֲדֽוֹ
Gelenler, Tanrı'nın ona buyurduğu gibi her beşerden erkek ve dişi geldiler. Sonra Yahve onun arkasından kapattı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 20:5
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֗י אֶת־כָּל־חֹ֨סֶן֙ הָעִ֣יר הַזֹּ֔את וְאֶת־כָּל־יְגִיעָ֖הּ וְאֶת־כָּל־יְקָרָ֑הּ וְאֵ֨ת כָּל־אוֹצְר֜וֹת מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְזָזוּם֙ וּלְקָח֔וּם וֶהֱבִיא֖וּם בָּבֶֽלָה
Ve bu şehrin bütün servetini ve bütün emeğini ve bütün değerli şeylerini vereceğim; ve Yahuda krallarının bütün hazinelerini düşmanlarının eline vereceğim ve onları yağmalayacaklar ve onları alacaklar ve onları Babil'e getirecekler.
Yeşaya 14:2
·
Tevrat
וּלְקָח֣וּם עַמִּים֮ וֶהֱבִיא֣וּם אֶל־מְקוֹמָם֒ וְהִֽתְנַחֲל֣וּם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל עַ֚ל אַדְמַ֣ת יְהוָ֔ה לַעֲבָדִ֖ים וְלִשְׁפָח֑וֹת וְהָיוּ֙ שֹׁבִ֣ים לְשֹֽׁבֵיהֶ֔ם וְרָד֖וּ בְּנֹגְשֵׂיהֶֽם
Ve halklar onları alacak ve onları kendi yerlerine getirecekler; ve İsrail evi Yahve'nin toprağında onları kullar ve hizmetçiler olarak miras edinecek; ve onları tutsak edenleri tutsak edecekler, ve onları ezenlere egemen olacaklar.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 1:14
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
Yeşu 15:18
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ שָׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
O geldiğinde, babasından tarla istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 9:16
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִתְבּֽוֹנְנ֛וּ וְקִרְא֥וּ לַמְקוֹנְנ֖וֹת וּתְבוֹאֶ֑ינָה וְאֶל־הַחֲכָמ֥וֹת שִׁלְח֖וּ וְתָבֽוֹאנָה
Ordular Yahvesi şöyle dedi: Düşünün ve ağıtçı kadınları çağırın ki gelsinler; ve bilge kadınlara gönderin ki gelsinler.
Ester 4:4
·
Tevrat
וַ֠תָּבוֹאינָה נַעֲר֨וֹת אֶסְתֵּ֤ר וְסָרִיסֶ֨יהָ֙ וַיַּגִּ֣ידוּ לָ֔הּ וַתִּתְחַלְחַ֥ל הַמַּלְכָּ֖ה מְאֹ֑ד וַתִּשְׁלַ֨ח בְּגָדִ֜ים לְהַלְבִּ֣ישׁ אֶֽת־מָרְדֳּכַ֗י וּלְהָסִ֥יר שַׂקּ֛וֹ מֵעָלָ֖יו וְלֹ֥א קִבֵּֽל
Ester'in hizmetçileri ve hadımları gelip ona bildirdiler ve kraliçe çok sarsıldı; Mordekay'ı giydirmek ve üzerindeki çulunu çıkarmak için giysiler gönderdi, ama o kabul etmedi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:42
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בַּהֲבִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לַאֲבֽוֹתֵיכֶֽם
Ve sizi İsrail toprağına, onu babalarınıza vermek için elimi kaldırdığım yere getirdiğimde benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 32:9
·
Tevrat
וְהִ֨כְעַסְתִּ֔י לֵ֖ב עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים בַּהֲבִיאִ֤י שִׁבְרְךָ֙ בַּגּוֹיִ֔ם עַל־אֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּֽם
Senin yıkımını uluslar arasına, bilmediğin diyarlara getirdiğimde çok halkların kalbini öfkelendireceğim.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 19:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֻ֤הוּ בַסּוּגַר֙ בַּֽחַחִ֔ים וַיְבִאֻ֖הוּ אֶל־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל יְבִאֻ֨הוּ֙ בַּמְּצֹד֔וֹת לְמַ֗עַן לֹא־יִשָּׁמַ֥ע קוֹל֛וֹ ע֖וֹד אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onu kancalarla kafese koydular ve onu Babil kralına getirdiler; onun sesi İsrail'in dağlarına daha fazla duyulmasın diye onu kalelere getirdiler.
Mısır'dan Çıkış 22:12
·
Tevrat
אִם־טָרֹ֥ף יִטָּרֵ֖ף יְבִאֵ֣הוּ עֵ֑ד הַטְּרֵפָ֖ה לֹ֥א יְשַׁלֵּֽם
Eğer kesinlikle parçalanırsa, onu tanık olarak getirecek; parçalananı ödemeyecek.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 5:2
·
Tevrat
גַּם־אֶתְמ֣וֹל גַּם־שִׁלְשׁ֗וֹם בִּהְי֨וֹת שָׁא֥וּל מֶ֨לֶךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אַתָּ֗ה הָיִ֛יתָ הַמּוֹצִ֥יא וְהַמֵּבִ֖יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לְךָ֗ אַתָּ֨ה תִרְעֶ֤ה אֶת־עַמִּי֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאַתָּ֛ה תִּהְיֶ֥ה לְנָגִ֖יד עַל־יִשְׂרָאֵֽל
Şaul üzerimizde kral iken dün de önceki gün de İsrail'i çıkaran ve getiren sendin; Yahve sana dedi: 'Halkım İsrail'i sen güdeceksin ve İsrail'in üzerinde önder sen olacaksın.'
1. Tarihler 11:2
·
Tevrat
גַּם־תְּמ֣וֹל גַּם־שִׁלְשׁ֗וֹם גַּ֚ם בִּהְי֣וֹת שָׁא֣וּל מֶ֔לֶךְ אַתָּ֛ה הַמּוֹצִ֥יא וְהַמֵּבִ֖יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ לְךָ֗ אַתָּ֨ה תִרְעֶ֤ה אֶת־עַמִּי֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה נָגִ֔יד עַ֖ל עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Hem dün hem de önceki gün, Şaul kral iken bile, İsrail'i çıkaran ve getiren sendin; ve Tanrın Yahve sana dedi: 'Halkım İsrail'i sen güdeceksin ve halkım İsrail'in üzerine sen önder olacaksın.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 1:24
·
Tevrat
וַתַּעֲלֵ֨הוּ עִמָּ֜הּ כַּאֲשֶׁ֣ר גְּמָלַ֗תּוּ בְּפָרִ֤ים שְׁלֹשָׁה֙ וְאֵיפָ֨ה אַחַ֥ת קֶ֨מַח֙ וְנֵ֣בֶל יַ֔יִן וַתְּבִאֵ֥הוּ בֵית־יְהוָ֖ה שִׁל֑וֹ וְהַנַּ֖עַר נָֽעַר
Onu sütten kestiğinde, üç boğa, bir efa (~22 litre) un ve bir tulum şarapla birlikte onu kendisiyle çıkardı ve onu Şilo'daki Yahve'nin evine getirdi; ve çocuk henüz küçüktü.
Mısır'dan Çıkış 2:10
·
Tevrat
וַיִגְדַּ֣ל הַיֶּ֗לֶד וַתְּבִאֵ֨הוּ֙ לְבַת־פַּרְעֹ֔ה וַֽיְהִי־לָ֖הּ לְבֵ֑ן וַתִּקְרָ֤א שְׁמוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה וַתֹּ֕אמֶר כִּ֥י מִן־הַמַּ֖יִם מְשִׁיתִֽהוּ
Çocuk büyüdü ve onu Firavun'un kızına getirdi, ve ona oğul oldu; onun adını Musa koydu ve dedi: 'Çünkü onu sudan çektim.'
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 4:8
·
Tevrat
אִתִּ֤י מִלְּבָנוֹן֙ כַּלָּ֔ה אִתִּ֖י מִלְּבָנ֣וֹן תָּב֑וֹאִי תָּשׁ֣וּרִי מֵרֹ֣אשׁ אֲמָנָ֗ה מֵרֹ֤אשׁ שְׂנִיר֙ וְחֶרְמ֔וֹן מִמְּעֹנ֣וֹת אֲרָי֔וֹת מֵֽהַרְרֵ֖י נְמֵרִֽים
Benimle Lübnan'dan, gelin, benimle Lübnan'dan geleceksin; Amana'nın başından, Senir'in ve Hermon'un başından, aslanların inlerinden, pars dağlarından bakacaksın.
Rut 3:17
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר שֵׁשׁ־הַשְּׂעֹרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה נָ֣תַן לִ֑י כִּ֚י אָמַ֣ר אֵלַ֔י אַל־תָּב֥וֹאִי רֵיקָ֖ם אֶל־חֲמוֹתֵֽךְ
Ve dedi: 'Bu altı arpayı bana verdi; çünkü bana dedi: Kaynanana boş gelme.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 40:3
·
Tevrat
וַיָּבֵ֨יא אוֹתִ֜י שָׁ֗מָּה וְהִנֵּה־אִישׁ֙ מַרְאֵ֨הוּ֙ כְּמַרְאֵ֣ה נְחֹ֔שֶׁת וּפְתִיל־פִּשְׁתִּ֥ים בְּיָד֖וֹ וּקְנֵ֣ה הַמִּדָּ֑ה וְה֥וּא עֹמֵ֖ד בַּשָּֽׁעַר
Ve beni oraya getirdi ve işte görünüşü tunç görünüşü gibi adam; ve elinde keten ipliği ve ölçü kamışı vardı ve o kapıda duruyordu.
Nehemya 8:2
·
Tevrat
וַיָּבִ֣יא עֶזְרָ֣א הַ֠כֹּהֵן אֶֽת־הַתּוֹרָ֞ה לִפְנֵ֤י הַקָּהָל֙ מֵאִ֣ישׁ וְעַד־אִשָּׁ֔ה וְכֹ֖ל מֵבִ֣ין לִשְׁמֹ֑עַ בְּי֥וֹם אֶחָ֖ד לַחֹ֥דֶשׁ הַשְּׁבִיעִֽי
Bunun üzerine kâhin Ezra, yedinci ayın birinci gününde yasayı topluluğun önüne, erkekten kadına ve işitip anlayabilen herkese getirdi.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 37:28
·
Tevrat
וְשִׁבְתְּךָ֛ וְצֵאתְךָ֥ וּבוֹאֲךָ֖ יָדָ֑עְתִּי וְאֵ֖ת הִֽתְרַגֶּזְךָ֥ אֵלָֽי
Ama senin oturmanı, çıkmanı, girmeni ve bana karşı öfkelenmeni biliyorum.
Mezmurlar 121:8
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה יִשְׁמָר־צֵאתְךָ֥ וּבוֹאֶ֑ךָ מֵֽ֝עַתָּ֗ה וְעַד־עוֹלָֽם
Yahve çıkışını ve girişini şimdiden sonsuza dek koruyacak.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 51:61
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יִרְמְיָ֖הוּ אֶל־שְׂרָיָ֑ה כְּבֹאֲךָ֣ בָבֶ֔ל וְֽרָאִ֔יתָ וְֽקָרָ֔אתָ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve Yeremya Seraya'ya dedi: Babil'e geldiğinde göreceksin ve bu tüm sözleri okuyacaksın.
1. Samuel 10:5
·
Tevrat
אַ֣חַר כֵּ֗ן תָּבוֹא֙ גִּבְעַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁ֖ם נְצִבֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וִיהִי֩ כְבֹאֲךָ֨ שָׁ֜ם הָעִ֗יר וּפָגַעְתָּ֞ חֶ֤בֶל נְבִיאִים֙ יֹרְדִ֣ים מֵֽהַבָּמָ֔ה וְלִפְנֵיהֶ֞ם נֵ֤בֶל וְתֹף֙ וְחָלִ֣יל וְכִנּ֔וֹר וְהֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִֽים
Bundan sonra Filistlilerin garnizonlarının bulunduğu Tanrı'nın tepesine geleceksin. Oraya, şehre geldiğinde, yüksek yerden inen bir grup peygamberle karşılaşacaksın; önlerinde lir, tef, flüt ve arp, ve onlar peygamberlik ediyorlar.