240
Kullanım
3
Lemma
27
Türev
30
Anlam
3 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְבַד Lemma | levad | yalnız, ayrı, yalnız, tek başına | İsim | 33 | ||
לְבַדּוֹ | levaddo | yalnız, yalnız, ayrı, tek başına | Zamir | 37 | ||
Örnek Ayetler (5 / 37) Hakimler 3:20 · Tevrat וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı. 2. Samuel 13:32 · Tevrat וַיַּ֡עַן יוֹנָדָ֣ב בֶּן־שִׁמְעָ֨ה אֲחִֽי־דָוִ֜ד וַיֹּ֗אמֶר אַל־יֹאמַ֤ר אֲדֹנִי֙ אֵ֣ת כָּל־הַנְּעָרִ֤ים בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֵמִ֔יתוּ כִּֽי־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵ֑ת כִּֽי־עַל־פִּ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ הָיְתָ֣ה שׂוּמָ֔ה מִיּוֹם֙ עַנֹּת֔וֹ אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ Davut'un kardeşi Şima'nın oğlu Yonadav yanıtladı ve dedi: 'Efendim, kralın oğulları olan bütün gençleri öldürdüler demesin; çünkü yalnız Amnon öldü. Çünkü kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı günden beri Avşalom'un ağzı üzerine konulmuştu.' 2. Samuel 13:33 · Tevrat וְעַתָּ֡ה אַל־יָשֵׂם֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ אֶל־לִבּוֹ֙ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֔ר כָּל־בְּנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ מֵ֑תוּ כִּֽי־אִם־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵֽת Ve şimdi efendim kral, 'Kralın bütün oğulları öldü' diyerek kalbine bir şey koymasın; çünkü yalnız Amnon öldü. 2. Samuel 17:2 · Tevrat וְאָב֣וֹא עָלָ֗יו וְה֤וּא יָגֵ֨עַ֙ וּרְפֵ֣ה יָדַ֔יִם וְהַֽחֲרַדְתִּ֣י אֹת֔וֹ וְנָ֖ס כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וְהִכֵּיתִ֥י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ לְבַדּֽוֹ O yorgun ve elleri gevşekken onun üzerine varacağım, onu dehşete düşüreceğim; onunla olan bütün halk kaçacak ve sadece kralı vuracağım. 2. Samuel 18:24 · Tevrat וְדָוִ֥ד יוֹשֵׁ֖ב בֵּין־שְׁנֵ֣י הַשְּׁעָרִ֑ים וַיֵּ֨לֶךְ הַצֹּפֶ֜ה אֶל־גַּ֤ג הַשַּׁ֨עַר֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה וַיִּשָּׂ֤א אֶת־עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה־אִ֖ישׁ רָ֥ץ לְבַדּֽוֹ Davut iki kapı arasında oturuyordu; gözcü duvardaki kapının damına gitti, gözlerini kaldırdı ve gördü, ve işte, tek başına koşan bir adam vardı. | ||||||
מִלְּבַד | mi-llevad | ayrı, ayrı, yalnız, başka | İsim | 29 | ||
לְבַדֶּךָ | levadekha | ayrılığında, ayrılık, tek başına, yalnız | Zamir | 17 | ||
לְבַדִּי | le-vaddi | ayrı, ayrı, yalnız | Zamir | 16 | ||
הַבַּדִּים | ha-bbaddim | ayrılmış parçalar, ayrılmış parça, sırık, keten kumaş | İsim | 15 | ||
בַּדָּיו | baddav | dalları, dal, sırık, parça | Zamir | 15 | ||
בַדֵּי | baddey | dalları, dal, sırık, keten, ayrı | İsim | 11 | ||
לְבַדָּם | levaddam | yalnız, ayrı, yalnız, tek başına | Zamir | 10 | ||
לְבַדָּהּ | levaddah | ayrı, ayrı, tek başına, yalnız | Zamir | 5 | ||
לְבַדִּים | levaddim | için dallar, dal, sırık, ayrı | İsim | 5 | ||
בַדִּים | baddim | dallar, dal, sırık, keten | İsim | 5 | ||
וּמִלְּבַד | u-mi-llevad | ve ayrı olarak, ayrı, yalnız, başka | İsim | 3 | ||
לְבַדְּכֶם | levaddekhem | ayrı olarak, ayrı, yalnız, tek başına | Zamir | 2 | ||
לְבַדְּהֶֽן | levaddehen | yalnız başlarına, ayrı, yalnız, tek başına | Zamir | 1 | ||
וּלְבַד | u-levad | ve yalnız, yalnız, ayrı, tek başına | İsim | 1 | ||
לְבַדָּֽנָה | le-vaddanah | yalnızca onlar, ayrı, yalnız, tek başına | Zamir | 1 | ||
בַדֶּיהָ | baddeha | onun dalları, dal, sırık, keten | Zamir | 1 | ||
מִלְבַדּֽוֹ | mi-lvaddo | ondan ayrı, ayrı, yalnız, tek başına | Zamir | 1 | ||
בְּבַד | be-vad | dalda, dal, keten, ayrı | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 7:5
·
Tevrat
וַיּ֥וֹרֶד אֶת־הָעָ֖ם אֶל־הַמָּ֑יִם וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן כֹּ֣ל אֲשֶׁר־יָלֹק֩ בִּלְשׁוֹנ֨וֹ מִן־הַמַּ֜יִם כַּאֲשֶׁ֧ר יָלֹ֣ק הַכֶּ֗לֶב תַּצִּ֤יג אוֹתוֹ֙ לְבָ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִכְרַ֥ע עַל־בִּרְכָּ֖יו לִשְׁתּֽוֹת
Böylece halkı suya indirdi. Yahve Gideon'a dedi ki: 'Köpeğin yaladığı gibi diliyle sudan yalayan herkesi ayrı koyacaksın; içmek için dizleri üzerine çöken herkesi de.'
Hakimler 8:26
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִשְׁקַ֞ל נִזְמֵ֤י הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔ל אֶ֥לֶף וּשְׁבַע־מֵא֖וֹת זָהָ֑ב לְ֠בַד מִן־הַשַּׂהֲרֹנִ֨ים וְהַנְּטִפ֜וֹת וּבִגְדֵ֣י הָאַרְגָּמָ֗ן שֶׁעַל֙ מַלְכֵ֣י מִדְיָ֔ן וּלְבַד֙ מִן־הָ֣עֲנָק֔וֹת אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
İstediği altın küpelerin ağırlığı bin yedi yüz altın oldu; Midyan krallarının üzerindeki hilallerden, kolyelerden ve mor giysilerden hariç ve develerinin boyunlarında olan zincirlerden hariç.
Hakimler 20:15
·
Tevrat
וַיִּתְפָּֽקְדוּ֩ בְנֵ֨י בִנְיָמִ֜ן בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ מֵהֶ֣עָרִ֔ים עֶשְׂרִ֨ים וְשִׁשָּׁ֥ה אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֣לֵֽף חָ֑רֶב לְ֠בַד מִיֹּשְׁבֵ֤י הַגִּבְעָה֙ הִתְפָּ֣קְד֔וּ שְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת אִ֥ישׁ בָּחֽוּר
O gün Bünyaminoğulları şehirlerden yirmi altı bin kılıç çeken adam sayıldılar; Giva'da oturanlardan ayrı olarak yedi yüz seçme adam sayıldılar.
Hakimler 20:17
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֜ל הִתְפָּֽקְד֗וּ לְבַד֙ מִבִּנְיָמִ֔ן אַרְבַּ֨ע מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֣לֵֽף חָ֑רֶב כָּל־זֶ֖ה אִ֥ישׁ מִלְחָמָֽה
İsrail adamları Bünyamin'den ayrı olarak dört yüz bin kılıç çeken adam sayıldılar; bunların hepsi savaş adamıydı.
2. Krallar 21:16
·
Tevrat
וְגַם֩ דָּ֨ם נָקִ֜י שָׁפַ֤ךְ מְנַשֶּׁה֙ הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֔ד עַ֛ד אֲשֶׁר־מִלֵּ֥א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם פֶּ֣ה לָפֶ֑ה לְבַ֤ד מֵֽחַטָּאתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יְהוּדָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ayrıca Manaşe, Yahve'nin gözünde kötü olanı yapmak için Yahuda'yı günaha sürüklediği günahından başka, Yeruşalim'i uçtan uca doldurana dek çok fazla masum kanı döktü.
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
2. Samuel 13:32
·
Tevrat
וַיַּ֡עַן יוֹנָדָ֣ב בֶּן־שִׁמְעָ֨ה אֲחִֽי־דָוִ֜ד וַיֹּ֗אמֶר אַל־יֹאמַ֤ר אֲדֹנִי֙ אֵ֣ת כָּל־הַנְּעָרִ֤ים בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֵמִ֔יתוּ כִּֽי־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵ֑ת כִּֽי־עַל־פִּ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ הָיְתָ֣ה שׂוּמָ֔ה מִיּוֹם֙ עַנֹּת֔וֹ אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Davut'un kardeşi Şima'nın oğlu Yonadav yanıtladı ve dedi: 'Efendim, kralın oğulları olan bütün gençleri öldürdüler demesin; çünkü yalnız Amnon öldü. Çünkü kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı günden beri Avşalom'un ağzı üzerine konulmuştu.'
2. Samuel 13:33
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה אַל־יָשֵׂם֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ אֶל־לִבּוֹ֙ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֔ר כָּל־בְּנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ מֵ֑תוּ כִּֽי־אִם־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵֽת
Ve şimdi efendim kral, 'Kralın bütün oğulları öldü' diyerek kalbine bir şey koymasın; çünkü yalnız Amnon öldü.
2. Samuel 17:2
·
Tevrat
וְאָב֣וֹא עָלָ֗יו וְה֤וּא יָגֵ֨עַ֙ וּרְפֵ֣ה יָדַ֔יִם וְהַֽחֲרַדְתִּ֣י אֹת֔וֹ וְנָ֖ס כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וְהִכֵּיתִ֥י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ לְבַדּֽוֹ
O yorgun ve elleri gevşekken onun üzerine varacağım, onu dehşete düşüreceğim; onunla olan bütün halk kaçacak ve sadece kralı vuracağım.
2. Samuel 18:24
·
Tevrat
וְדָוִ֥ד יוֹשֵׁ֖ב בֵּין־שְׁנֵ֣י הַשְּׁעָרִ֑ים וַיֵּ֨לֶךְ הַצֹּפֶ֜ה אֶל־גַּ֤ג הַשַּׁ֨עַר֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה וַיִּשָּׂ֤א אֶת־עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה־אִ֖ישׁ רָ֥ץ לְבַדּֽוֹ
Davut iki kapı arasında oturuyordu; gözcü duvardaki kapının damına gitti, gözlerini kaldırdı ve gördü, ve işte, tek başına koşan bir adam vardı.
Örnek Ayetler (5 / 29)
1. Krallar 10:13
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה נָתַ֣ן לְמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א אֶת־כָּל־חֶפְצָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔לָה מִלְּבַד֙ אֲשֶׁ֣ר נָֽתַן־לָ֔הּ כְּיַ֖ד הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֑ה וַתֵּ֛פֶן וַתֵּ֥לֶךְ לְאַרְצָ֖הּ הִ֥יא וַעֲבָדֶֽיהָ
Kral Süleyman, Kral Süleyman'ın eliyle ona verdiğinden başka, Şeba kraliçesine dilediği her arzusunu verdi; böylece o ve kulları dönüp kendi diyarına gitti.
Yeşu 22:29
·
Tevrat
חָלִילָה֩ לָּ֨נוּ מִמֶּ֜נּוּ לִמְרֹ֣ד בַּֽיהוָ֗ה וְלָשׁ֤וּב הַיּוֹם֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה לִבְנ֣וֹת מִזְבֵּ֔חַ לְעֹלָ֖ה לְמִנְחָ֣ה וּלְזָ֑בַח מִלְּבַ֗ד מִזְבַּח֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י מִשְׁכָּנֽוֹ
Çadırının önünde olan Tanrımız Yahve'nin sunağının dışında yakmalık sunu için, tahıl sunusu için ve kurban için bir sunak inşa etmek, Yahve'ye isyan etmek ve bugün Yahve'nin arkasından dönmek ondan bizden uzak olsun.
1. Tarihler 3:9
·
Tevrat
כֹּ֖ל בְּנֵ֣י דָוִ֑יד מִלְּבַ֥ד בְּֽנֵי־פִֽילַגְשִׁ֖ים וְתָמָ֥ר אֲחוֹתָֽם
Cariyelerin oğulları ve kız kardeşleri Tamar dışında, hepsi Davut'un oğullarıydı.
Ezra 2:65
·
Tevrat
מִ֠לְּבַד עַבְדֵיהֶ֤ם וְאַמְהֹֽתֵיהֶם֙ אֵ֔לֶּה שִׁבְעַ֣ת אֲלָפִ֔ים שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שְׁלֹשִׁ֣ים וְשִׁבְעָ֑ה וְלָהֶ֛ם מְשֹׁרְרִ֥ים וּֽמְשֹׁרְר֖וֹת מָאתָֽיִם
yedi bin üç yüz otuz yedi olan erkek ve kadın kulları hariç; ve onların iki yüz erkek ve kadın şarkıcısı vardı.
Nehemya 7:67
·
Tevrat
מִ֠לְּבַד עַבְדֵיהֶ֤ם וְאַמְהֹֽתֵיהֶם֙ אֵ֔לֶּה שִׁבְעַ֣ת אֲלָפִ֔ים שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שְׁלֹשִׁ֣ים וְשִׁבְעָ֑ה וְלָהֶ֗ם מְשֹֽׁרֲרִים֙ וּמְשֹׁ֣רֲר֔וֹת מָאתַ֖יִם וְאַרְבָּעִ֥ים וַחֲמִשָּֽׁה
Yedi bin üç yüz otuz yedi olan erkek kulları ve kadın kulları hariç; ve onların iki yüz kırk beş erkek şarkıcısı ve kadın şarkıcısı vardı.
Örnek Ayetler (5 / 17)
1. Samuel 21:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א דָוִד֙ נֹ֔בֶה אֶל־אֲחִימֶ֖לֶךְ הַכֹּהֵ֑ן וַיֶּחֱרַ֨ד אֲחִימֶ֜לֶךְ לִקְרַ֣את דָּוִ֗ד וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ מַדּ֤וּעַ אַתָּה֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְאִ֖ישׁ אֵ֥ין אִתָּֽךְ
Davut Nov'a, kâhin Ahimelek'e geldi; Ahimelek Davut'u karşılamak için titredi ve ona dedi: 'Neden yalnızsın ve seninle kimse yok?'
2. Krallar 19:15
·
Tevrat
וַיִּתְפַּלֵּ֨ל חִזְקִיָּ֜הוּ לִפְנֵ֣י יְהוָה֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ יֹשֵׁ֣ב הַכְּרֻבִ֔ים אַתָּה־ה֤וּא הָֽאֱלֹהִים֙ לְבַדְּךָ֔ לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ אַתָּ֣ה עָשִׂ֔יתָ אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ
Hizkiya Yahve'nin önünde dua etti ve dedi: 'Ey Keruvlar üzerinde oturan İsrail'in Tanrısı Yahve, yerin bütün krallıkları için yalnızca sen Tanrısın; gökleri ve yeri sen yaptın.'
2. Krallar 19:19
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הוֹשִׁיעֵ֥נוּ נָ֖א מִיָּד֑וֹ וְיֵֽדְעוּ֙ כָּל־מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֔רֶץ כִּ֥י אַתָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים לְבַדֶּֽךָ
Ve şimdi ey Tanrımız Yahve, lütfen bizi onun elinden kurtar; ve yerin bütün krallıkları bilsinler ki, yalnızca sen Yahve Tanrısın.
Yeşaya 37:16
·
Tevrat
יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ יֹשֵׁ֣ב הַכְּרֻבִ֔ים אַתָּה־ה֤וּא הָֽאֱלֹהִים֙ לְבַדְּךָ֔ לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ אַתָּ֣ה עָשִׂ֔יתָ אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ
Ey Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı, keruvlar üzerinde oturan! Yerin bütün krallıkları için tek Tanrı sensin; gökleri ve yeri sen yaptın.
Yeşaya 37:20
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הוֹשִׁיעֵ֖נוּ מִיָד֑וֹ וְיֵֽדְעוּ֙ כָּל־מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֔רֶץ כִּֽי־אַתָּ֥ה יְהוָ֖ה לְבַדֶּֽךָ
Ve şimdi ey Tanrımız Yahve, bizi onun elinden kurtar; ve yerin bütün krallıkları bilsin ki, yalnızca sen Yahve'sin.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Yeşaya 44:24
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ גֹּאֲלֶ֔ךָ וְיֹצֶרְךָ֖ מִבָּ֑טֶן אָנֹכִ֤י יְהוָה֙ עֹ֣שֶׂה כֹּ֔ל נֹטֶ֤ה שָׁמַ֨יִם֙ לְבַדִּ֔י רֹקַ֥ע הָאָ֖רֶץ מֵאִתִּֽי
Seni kurtaran ve seni rahimden biçimlendiren Yahve şöyle diyor: Her şeyi yapan, gökleri tek başıma geren, yeri kendi başıma yayan Yahve benim.
Yeşaya 49:21
·
Tevrat
וְאָמַ֣רְתְּ בִּלְבָבֵ֗ךְ מִ֤י יָֽלַד־לִי֙ אֶת־אֵ֔לֶּה וַאֲנִ֥י שְׁכוּלָ֖ה וְגַלְמוּדָ֑ה גֹּלָ֣ה וְסוּרָ֗ה וְאֵ֨לֶּה֙ מִ֣י גִדֵּ֔ל הֵ֤ן אֲנִי֙ נִשְׁאַ֣רְתִּי לְבַדִּ֔י אֵ֖לֶּה אֵיפֹ֥ה הֵֽם
Ve kalbinde diyeceksin: Bunları bana kim doğurdu? Ve ben çocuksuzum ve kısırım, sürgünüm ve atılmışım; ve bunları kim büyüttü? İşte ben yalnız kaldım, bunlar, onlar neredeydiler?
Yeşaya 63:3
·
Tevrat
פּוּרָ֣ה דָּרַ֣כְתִּי לְבַדִּ֗י וּמֵֽעַמִּים֙ אֵֽין־אִ֣ישׁ אִתִּ֔י וְאֶדְרְכֵ֣ם בְּאַפִּ֔י וְאֶרְמְסֵ֖ם בַּחֲמָתִ֑י וְיֵ֤ז נִצְחָם֙ עַל־בְּגָדַ֔י וְכָל־מַלְבּוּשַׁ֖י אֶגְאָֽלְתִּי
Şarap teknesini yalnız başıma çiğnedim ve halklardan benimle adam yoktu; ve onları öfkemle çiğnedim ve onları gazabımla ezdim; ve onların kanı giysilerimin üzerine sıçradı ve tüm giysilerimi kirlettim.
1. Krallar 18:22
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלִיָּ֨הוּ֙ אֶל־הָעָ֔ם אֲנִ֞י נוֹתַ֧רְתִּי נָבִ֛יא לַיהוָ֖ה לְבַדִּ֑י וּנְבִיאֵ֣י הַבַּ֔עַל אַרְבַּע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים אִֽישׁ
İlyas halka dedi: 'Yahve'nin peygamberi olarak sadece ben tek başıma kaldım, Baal'in peygamberleri ise dört yüz elli adamdır.'
1. Krallar 19:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ קַנֹּ֨א קִנֵּ֜אתִי לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י צְבָא֗וֹת כִּֽי־עָזְב֤וּ בְרִֽיתְךָ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־מִזְבְּחֹתֶ֣יךָ הָרָ֔סוּ וְאֶת־נְבִיאֶ֖יךָ הָרְג֣וּ בֶחָ֑רֶב וָֽאִוָּתֵ֤ר אֲנִי֙ לְבַדִּ֔י וַיְבַקְשׁ֥וּ אֶת־נַפְשִׁ֖י לְקַחְתָּֽהּ
Dedi: 'Orduların Tanrısı Yahve için çok kıskandım; çünkü İsrail oğulları Senin antlaşmanı bıraktılar, Senin sunaklarını yıktılar, ve Senin peygamberlerini kılıçla öldürdüler; ve sadece ben tek başıma kaldım, ve canımı almak için arıyorlar.'
Örnek Ayetler (3 / 15)
1. Krallar 8:8
·
Tevrat
וַֽיַּאֲרִכוּ֮ הַבַּדִּים֒ וַיֵּרָאוּ֩ רָאשֵׁ֨י הַבַּדִּ֤ים מִן־הַקֹּ֨דֶשׁ֙ עַל־פְּנֵ֣י הַדְּבִ֔יר וְלֹ֥א יֵרָא֖וּ הַח֑וּצָה וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve sırıklar uzundu, ve sırıkların başları iç odanın yüzü üzerindeki kutsal yerden görünüyordu, ama dışarıdan görünmüyorlardı; ve bugüne kadar oradadırlar.
2. Tarihler 5:9
·
Tevrat
וַֽיַּאֲרִיכוּ֮ הַבַּדִּים֒ וַיֵּרָאוּ֩ רָאשֵׁ֨י הַבַּדִּ֤ים מִן־הָאָרוֹן֙ עַל־פְּנֵ֣י הַדְּבִ֔יר וְלֹ֥א יֵרָא֖וּ הַח֑וּצָה וַֽיְהִי־שָׁ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve sırıkları uzattılar ve sırıkların başları sandıktan iç odanın önünde görünüyordu ve dışarıda görünmüyordu; ve bu güne kadar oradadır.
Mısır'dan Çıkış 25:14
·
Tevrat
וְהֵֽבֵאתָ֤ אֶת־הַבַּדִּים֙ בַּטַּבָּעֹ֔ת עַ֖ל צַלְעֹ֣ת הָאָרֹ֑ן לָשֵׂ֥את אֶת־הָאָרֹ֖ן בָּהֶֽם
Ve sandığı onlarla taşımak için sırıkları sandığın yanlarındaki halkalara geçireceksin.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hoşea 11:6
·
Tevrat
וְחָלָ֥ה חֶ֨רֶב֙ בְּעָרָ֔יו וְכִלְּתָ֥ה בַדָּ֖יו וְאָכָ֑לָה מִֽמֹּעֲצ֖וֹתֵיהֶֽם
Ve kılıç onun şehirlerinde savrulacak ve onun sürgülerini tüketecek ve onların öğütlerinden yiyecek.
1. Krallar 8:7
·
Tevrat
כִּ֤י הַכְּרוּבִים֙ פֹּרְשִׂ֣ים כְּנָפַ֔יִם אֶל־מְק֖וֹם הָֽאָר֑וֹן וַיָּסֹ֧כּוּ הַכְּרֻבִ֛ים עַל־הָאָר֥וֹן וְעַל־בַּדָּ֖יו מִלְמָֽעְלָה
Çünkü keruvlar sandığın yerine kanatlarını geriyorlardı; ve keruvlar sandığın ve onun sırıklarının üzerini yukarıdan örtüyorlardı.
2. Tarihler 5:8
·
Tevrat
וַיִּהְי֤וּ הַכְּרוּבִים֙ פֹּרְשִׂ֣ים כְּנָפַ֔יִם עַל־מְק֖וֹם הָאָר֑וֹן וַיְכַסּ֧וּ הַכְּרוּבִ֛ים עַל־הָאָר֥וֹן וְעַל־בַּדָּ֖יו מִלְמָֽעְלָה
Keruvlar da sandığın yeri üzerine kanatları yayıyordu ve keruvlar yukarıdan sandığı ve onun sırıklarını örtüyordu.
Eyüp 18:13
·
Tevrat
יֹ֭אכַל בַּדֵּ֣י עוֹר֑וֹ יֹאכַ֥ל בַּ֝דָּ֗יו בְּכ֣וֹר מָֽוֶת
Derisinin parçalarını yiyecek, ölümün ilk doğanı onun parçalarını yiyecek.
Çölde Sayım 4:6
·
Tevrat
וְנָתְנ֣וּ עָלָ֗יו כְּסוּי֙ ע֣וֹר תַּ֔חַשׁ וּפָרְשׂ֧וּ בֶֽגֶד־כְּלִ֛יל תְּכֵ֖לֶת מִלְמָ֑עְלָה וְשָׂמ֖וּ בַּדָּֽיו
Onun üzerine tahaş derisi örtü koyacaklar, üstüne tamamen lacivert bir giysi serecekler ve sırıklarını yerleştirecekler.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Eyüp 17:16
·
Tevrat
בַּדֵּ֣י שְׁאֹ֣ל תֵּרַ֑דְנָה אִם־יַ֖חַד עַל־עָפָ֣ר נָֽחַת
Ölüler Diyarı'nın parmaklıklarına inecekler; eğer birlikte toprağın üzerinde dinlenme olursa.
Eyüp 18:13
·
Tevrat
יֹ֭אכַל בַּדֵּ֣י עוֹר֑וֹ יֹאכַ֥ל בַּ֝דָּ֗יו בְּכ֣וֹר מָֽוֶת
Derisinin parçalarını yiyecek, ölümün ilk doğanı onun parçalarını yiyecek.
Mısır'dan Çıkış 25:13
·
Tevrat
וְעָשִׂ֥יתָ בַדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וְצִפִּיתָ֥ אֹתָ֖ם זָהָֽב
Akasya ağacından sırıklar yapacaksın ve onları altınla kaplayacaksın.
Mısır'dan Çıkış 27:6
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתָ בַדִּים֙ לַמִּזְבֵּ֔חַ בַּדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וְצִפִּיתָ֥ אֹתָ֖ם נְחֹֽשֶׁת
Sunak için sırıklar, akasya ağacından sırıklar yapacaksın ve onları tunçla kaplayacaksın.
Mısır'dan Çıkış 37:4
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ בַּדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וַיְצַ֥ף אֹתָ֖ם זָהָֽב
Ve akasya ağaçlarından sırıkları yaptı ve onları altınla kapladı.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 14:16
·
Tevrat
שְׁלֹ֨שֶׁת הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵלֶּה֮ בְּתוֹכָהּ֒ חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־בָּנִ֥ים וְאִם־בָּנ֖וֹת יַצִּ֑ילוּ הֵ֤מָּה לְבַדָּם֙ יִנָּצֵ֔לוּ וְהָאָ֖רֶץ תִּהְיֶ֥ה שְׁמָמָֽה
Bu üç adam onun içinde olsaydı, varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ne oğulları ne de kızları kurtarırlardı; yalnızca onlar kurtulurlardı ve yer ıssızlık olurdu.
Hezekiel 14:18
·
Tevrat
וּשְׁלֹ֨שֶׁת הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵלֶּה֮ בְּתוֹכָהּ֒ חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לֹ֥א יַצִּ֖ילוּ בָּנִ֣ים וּבָנ֑וֹת כִּ֛י הֵ֥ם לְבַדָּ֖ם יִנָּצֵֽלוּ
Ve bu üç adam onun içinde olsaydı, varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, oğulları ve kızları kurtarmazlardı, çünkü yalnızca onlar kurtulurlardı.
2. Samuel 10:8
·
Tevrat
וַיֵּֽצְאוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיַּעַרְכ֥וּ מִלְחָמָ֖ה פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר וַאֲרַ֨ם צוֹבָ֤א וּרְחוֹב֙ וְאִֽישׁ־ט֣וֹב וּמַֽעֲכָ֔ה לְבַדָּ֖ם בַּשָּׂדֶֽה
Ammon oğulları çıktılar ve kapının girişinde savaş düzeni aldılar; Tsova ve Rehov Aramlıları, Tov adamları ve Maaka tarlada yalnızdılar.
2. Krallar 10:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א יֵה֛וּא וִיהוֹנָדָ֥ב בֶּן־רֵכָ֖ב בֵּ֣ית הַבָּ֑עַל וַיֹּ֜אמֶר לְעֹבְדֵ֣י הַבַּ֗עַל חַפְּשׂ֤וּ וּרְאוּ֙ פֶּן־יֶשׁ־פֹּ֤ה עִמָּכֶם֙ מֵעַבְדֵ֣י יְהוָ֔ה כִּ֛י אִם־עֹבְדֵ֥י הַבַּ֖עַל לְבַדָּֽם
Yehu ve Rekav oğlu Yehonadav Baal'ın evine geldiler. Baal'ın kullarına dedi: 'Araştırın ve görün, burada sizinle birlikte Yahve'nin kullarından kimse olmasın, ancak yalnız Baal'ın kulları olsun.'
1. Krallar 11:29
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔יא וְיָֽרָבְעָ֖ם יָצָ֣א מִירוּשָׁלִָ֑ם וַיִּמְצָ֣א אֹת֡וֹ אֲחִיָּה֩ הַשִּׁילֹנִ֨י הַנָּבִ֜יא בַּדֶּ֗רֶךְ וְה֤וּא מִתְכַּסֶּה֙ בְּשַׂלְמָ֣ה חֲדָשָׁ֔ה וּשְׁנֵיהֶ֥ם לְבַדָּ֖ם בַּשָּׂדֶֽה
O zamanda Yarovam Yeruşalim'den çıktı; Şilolu peygamber Ahiya onu yolda buldu, o yeni bir giysiyle örtünmüştü ve tarlada ikisi yalnızdılar.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 6:37
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י מַצִּ֛יג אֶת־גִּזַּ֥ת הַצֶּ֖מֶר בַּגֹּ֑רֶן אִ֡ם טַל֩ יִהְיֶ֨ה עַֽל־הַגִּזָּ֜ה לְבַדָּ֗הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֨רֶץ֙ חֹ֔רֶב וְיָדַעְתִּ֗י כִּֽי־תוֹשִׁ֧יעַ בְּיָדִ֛י אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ
İşte ben harmana yün yapağısı koyuyorum. Eğer yalnızca yapağının üzerinde çiy olur ve bütün yerin üzerinde kuruluk olursa, konuştuğun gibi İsrail'i benim elimle kurtaracağını bileceğim.'
Hakimler 6:39
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר גִּדְעוֹן֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אַל־יִ֤חַר אַפְּךָ֙ בִּ֔י וַאֲדַבְּרָ֖ה אַ֣ךְ הַפָּ֑עַם אֲנַסֶּ֤ה נָּא־רַק־הַפַּ֨עַם֙ בַּגִּזָּ֔ה יְהִי־נָ֨א חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ יִֽהְיֶה־טָּֽל
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Bana karşı öfken alevlenmesin, sadece bu kez konuşayım. Lütfen sadece bu kez yapağıyla sınayayım; lütfen yalnızca yapağının üzerinde kuruluk olsun ve bütün yerin üzerinde çiy olsun.'
Hakimler 6:40
·
Tevrat
וַיַּ֧עַשׂ אֱלֹהִ֛ים כֵּ֖ן בַּלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיְהִי־חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ הָ֥יָה טָֽל
Tanrı o gece böyle yaptı; yalnızca yapağının üzerinde kuruluk oldu ve bütün yerin üzerinde çiy oldu.
Yeşu 11:13
·
Tevrat
רַ֣ק כָּל־הֶעָרִ֗ים הָעֹֽמְדוֹת֙ עַל־תִּלָּ֔ם לֹ֥א שְׂרָפָ֖ם יִשְׂרָאֵ֑ל זוּלָתִ֛י אֶת־חָצ֥וֹר לְבַדָּ֖הּ שָׂרַ֥ף יְהוֹשֻֽׁעַ
Ancak İsrail kendi höyükleri üzerinde duran bütün şehirleri yakmadı; Yeşu tek başına Hatsor'u yaktı.
Mısır'dan Çıkış 22:26
·
Tevrat
כִּ֣י הִ֤וא כְסוּתוֹ֙ לְבַדָּ֔הּ הִ֥וא שִׂמְלָת֖וֹ לְעֹר֑וֹ בַּמֶּ֣ה יִשְׁכָּ֔ב וְהָיָה֙ כִּֽי־יִצְעַ֣ק אֵלַ֔י וְשָׁמַעְתִּ֖י כִּֽי־חַנּ֥וּן אָֽנִי
Çünkü yalnız o onun örtüsüdür, o derisi için onun giysisidir; neyle yatacak? Ve bana feryat ederse işiteceğim, çünkü ben lütufkârım.
Örnek Ayetler (5)
Mısır'dan Çıkış 25:27
·
Tevrat
לְעֻמַּת֙ הַמִּסְגֶּ֔רֶת תִּהְיֶ֖יןָ הַטַּבָּעֹ֑ת לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֖את אֶת־הַשֻּׁלְחָֽן
Halkalar çerçevenin hizasında olacak, masayı taşımak için sırıklara yuvalar olacaktır.
Mısır'dan Çıkış 30:4
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב תַּֽעֲשֶׂה־לּ֣וֹ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו תַּעֲשֶׂ֖ה עַל־שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו וְהָיָה֙ לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֵֽמָּה
Ve onun için pervazının altında iki altın halka yapacaksın; iki yanına, iki tarafının üzerine yapacaksın; ve onu onlarla taşımak için sırıklara yuvalar olacak.
Mısır'dan Çıkış 37:14
·
Tevrat
לְעֻמַּת֙ הַמִּסְגֶּ֔רֶת הָי֖וּ הַטַּבָּעֹ֑ת בָּתִּים֙ לַבַּדִּ֔ים לָשֵׂ֖את אֶת־הַשֻּׁלְחָֽן
Halkalar çerçevenin hizasındaydı, masayı taşımak için sırıklara yuvalar olarak.
Mısır'dan Çıkış 37:27
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם
Pervazının altına, iki yanına, iki tarafına ona iki altın halka yaptı; onu onlarla taşımak için sırıklara yuvalar olarak.
Mısır'dan Çıkış 38:5
·
Tevrat
וַיִּצֹ֞ק אַרְבַּ֧ע טַבָּעֹ֛ת בְּאַרְבַּ֥ע הַקְּצָוֺ֖ת לְמִכְבַּ֣ר הַנְּחֹ֑שֶׁת בָּתִּ֖ים לַבַּדִּֽים
Tunç ızgarası için dört köşesine sırıklara yuvalar olarak dört halka döktü.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 17:6
·
Tevrat
וַיִּצְמַ֡ח וַיְהִי֩ לְגֶ֨פֶן סֹרַ֜חַת שִׁפְלַ֣ת קוֹמָ֗ה לִפְנ֤וֹת דָּלִיּוֹתָיו֙ אֵלָ֔יו וְשָׁרָשָׁ֖יו תַּחְתָּ֣יו יִֽהְי֑וּ וַתְּהִ֣י לְגֶ֔פֶן וַתַּ֣עַשׂ בַּדִּ֔ים וַתְּשַׁלַּ֖ח פֹּארֽוֹת
Filizlendi ve dallarının ona dönmesi ve köklerinin onun altında olması için alçak boylu, yayılan bir asma oldu; bir asma oldu, dallar yaptı ve sürgünler gönderdi.
Mısır'dan Çıkış 27:6
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתָ בַדִּים֙ לַמִּזְבֵּ֔חַ בַּדֵּ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים וְצִפִּיתָ֥ אֹתָ֖ם נְחֹֽשֶׁת
Sunak için sırıklar, akasya ağacından sırıklar yapacaksın ve onları tunçla kaplayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 23:38
·
Tevrat
מִלְּבַ֖ד שַׁבְּתֹ֣ת יְּהוָ֑ה וּמִלְּבַ֣ד מַתְּנֽוֹתֵיכֶ֗ם וּמִלְּבַ֤ד כָּל־נִדְרֵיכֶם֙ וּמִלְּבַד֙ כָּל־נִדְב֣וֹתֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר תִּתְּנ֖וּ לַיהוָֽה
Yahve'nin Şabatları hariç ve armağanlarınız hariç ve bütün adaklarınız hariç ve Yahve'ye vereceğiniz bütün gönüllü sunularınız hariç.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:8
·
Tevrat
ה֗וֹי מַגִּיעֵ֥י בַ֨יִת֙ בְּבַ֔יִת שָׂדֶ֥ה בְשָׂדֶ֖ה יַקְרִ֑יבוּ עַ֚ד אֶ֣פֶס מָק֔וֹם וְהֽוּשַׁבְתֶּ֥ם לְבַדְּכֶ֖ם בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ
Vay evi eve birleştirenlere, yer yok olana kadar tarlayı tarlaya yaklaştıranlara; ve siz yerin ortasında yalnız başınıza oturtulana kadar.
Yasa'nın Tekrarı 29:13
·
Tevrat
וְלֹ֥א אִתְּכֶ֖ם לְבַדְּכֶ֑ם אָנֹכִ֗י כֹּרֵת֙ אֶת־הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את וְאֶת־הָאָלָ֖ה הַזֹּֽאת
Ve bu antlaşmayı ve bu yemini sadece sizinle yapmıyorum.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 21:28
·
Tevrat
וַיַּצֵּ֣ב אַבְרָהָ֗ם אֶת־שֶׁ֛בַע כִּבְשֹׂ֥ת הַצֹּ֖אן לְבַדְּהֶֽן
İbrahim sürünün yedi dişi kuzusunu ayrı koydu.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 8:26
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִשְׁקַ֞ל נִזְמֵ֤י הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔ל אֶ֥לֶף וּשְׁבַע־מֵא֖וֹת זָהָ֑ב לְ֠בַד מִן־הַשַּׂהֲרֹנִ֨ים וְהַנְּטִפ֜וֹת וּבִגְדֵ֣י הָאַרְגָּמָ֗ן שֶׁעַל֙ מַלְכֵ֣י מִדְיָ֔ן וּלְבַד֙ מִן־הָ֣עֲנָק֔וֹת אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
İstediği altın küpelerin ağırlığı bin yedi yüz altın oldu; Midyan krallarının üzerindeki hilallerden, kolyelerden ve mor giysilerden hariç ve develerinin boyunlarında olan zincirlerden hariç.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 21:29
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה הֵ֗נָּה שֶׁ֤בַע כְּבָשֹׂת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר הִצַּ֖בְתָּ לְבַדָּֽנָה
Abimelek İbrahim'e dedi: 'Ayrı koyduğun bu yedi dişi kuzu nedir?'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 19:14
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֨א אֵ֜שׁ מִמַּטֵּ֤ה בַדֶּ֨יהָ֙ פִּרְיָ֣הּ אָכָ֔לָה וְלֹא־הָ֥יָה בָ֛הּ מַטֵּה־עֹ֖ז שֵׁ֣בֶט לִמְשׁ֑וֹל קִ֥ינָה הִ֖יא וַתְּהִ֥י לְקִינָֽה
Ve onun dallarının değneğinden ateş çıktı, onun meyvesini yedi; ve onda yönetmek için güçlü asa değneği olmadı; o bir ağıttır ve bir ağıt oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 4:35
·
Tevrat
אַתָּה֙ הָרְאֵ֣תָ לָדַ֔עַת כִּ֥י יְהוָ֖ה ה֣וּא הָאֱלֹהִ֑ים אֵ֥ין ע֖וֹד מִלְבַדּֽוֹ
Yahve'nin Tanrı olduğunu, O'ndan başka kimse olmadığını bilmen için sana gösterildi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 30:34
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה אֶל־מֹשֶׁ֜ה קַח־לְךָ֣ סַמִּ֗ים נָטָ֤ף וּשְׁחֵ֨לֶת֙ וְחֶלְבְּנָ֔ה סַמִּ֖ים וּלְבֹנָ֣ה זַכָּ֑ה בַּ֥ד בְּבַ֖ד יִהְיֶֽה
Ve Yahve Musa'ya dedi: 'Kendine baharatlar al: damla sakızı, onika ve kasnı baharatları ve saf günnük; eşit ölçüde olacak.