1258
Kullanım
7
Lemma
34
Türev
37
Anlam
7 lemma, 34 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָתָּה Lemma | atta | sen, sen | Zamir | 661 | ||
וְאַתָּה | ve'atta | ve sen, sen | Zamir | 198 | ||
Örnek Ayetler (5 / 198) Hakimler 11:23 · Tevrat וְעַתָּ֞ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הוֹרִישׁ֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י מִפְּנֵ֖י עַמּ֣וֹ יִשְׂרָאֵ֑ל וְאַתָּ֖ה תִּירָשֶֽׁנּוּ Ve şimdi İsrail'in Tanrısı Yahve, Amorluyu halkı İsrail'in önünden mülkünden etti ve sen onu mülk edineceksin. Hakimler 11:27 · Tevrat וְאָֽנֹכִי֙ לֹֽא־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ וְאַתָּ֞ה עֹשֶׂ֥ה אִתִּ֛י רָעָ֖ה לְהִלָּ֣חֶם בִּ֑י יִשְׁפֹּ֨ט יְהוָ֤ה הַשֹּׁפֵט֙ הַיּ֔וֹם בֵּ֚ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן Ve ben sana günah işlemedim, ama sen benimle savaşarak bana kötülük yapıyorsun. Yargıç Yahve bugün İsrail oğulları ile Ammon oğulları arasında yargılasın. Amos 7:17 · Tevrat לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.' Hezekiel 2:6 · Tevrat וְאַתָּ֣ה בֶן־אָ֠דָם אַל־תִּירָ֨א מֵהֶ֜ם וּמִדִּבְרֵיהֶ֣ם אַל־תִּירָ֗א כִּ֣י סָרָבִ֤ים וְסַלּוֹנִים֙ אוֹתָ֔ךְ וְאֶל־עַקְרַבִּ֖ים אַתָּ֣ה יוֹשֵׁ֑ב מִדִּבְרֵיהֶ֤ם אַל־תִּירָא֙ וּמִפְּנֵיהֶ֣ם אַל־תֵּחָ֔ת כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה Ve sen insanoğlu, onlardan korkma ve sözlerinden korkma, çünkü senin yanında dikenler ve çalılar vardır ve sen akrepler arasında oturuyorsun; onların sözlerinden korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir. Hezekiel 2:8 · Tevrat וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.' | ||||||
הַֽאַתָּה | ha-atta | sen misin, sen | Zamir | 10 | ||
שָׁאַתָּה | şa'atta | ki sen, sen | Zamir | 1 | ||
אֹתָם Lemma | otam | onları, -i/-ı (belirtme), ile, yanında | Zamir | 213 | ||
וְאַתֶּם | ve-attem | ve siz, siz | Zamir | 70 | ||
הַאַתֶּם | ha'attem | siz mi, siz | Zamir | 1 | ||
אַתְּ Lemma | at | sen, sen | Zamir | 38 | ||
וְאַתְּ | ve-at | ve sen, sen | Zamir | 15 | ||
אָתְּ | at | sen, sen | Zamir | 4 | ||
אָֽתְּ | at | sen, sen | Zamir | 2 | ||
אָתּ | at | sen, sen | Zamir | 1 | ||
הֵיתָיוּ Lemma | hetayu | gelin, gelmek, varmak | Fiil | 3 | ||
לְהַיְתָיָה | le-haytaya | getirmek için, gelmek, getirmek | Fiil | 2 | ||
אֲתָא | ata | geldi, gelmek, varmak | Fiil | 2 | ||
וְהַיְתִיו | ve-haytiyu | ve gelin, gelmek, getirmek | Fiil | 2 | ||
הַיְתִי | hayti | getir, getirmek, gelmek | Fiil | 1 | ||
אָתֵה | ate | geldi, gelmek, varmak, ulaşmak | Fiil | 1 | ||
לְמֵתֵא | le-mete | gelmek için, gelmek, varmak, ulaşmak | Fiil | 1 | ||
וְהֵיתָיִת | ve-hetayit | ve geldin, gelmek, varmak, getirmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 661)
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 7:10
·
Tevrat
וְאִם־יָרֵ֥א אַתָּ֖ה לָרֶ֑דֶת רֵ֥ד אַתָּ֛ה וּפֻרָ֥ה נַעַרְךָ֖ אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Eğer inmekten korkuyorsan, sen ve hizmetkârın Pura orduya inin.
Hakimler 8:21
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֗ע ק֤וּם אַתָּה֙ וּפְגַע־בָּ֔נוּ כִּ֥י כָאִ֖ישׁ גְּבוּרָת֑וֹ וַיָּ֣קָם גִּדְע֗וֹן וַֽיַּהֲרֹג֙ אֶת־זֶ֣בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וַיִּקַּח֙ אֶת־הַשַּׂ֣הֲרֹנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
Zevah ve Tsalmunna dedi: "Sen kalk ve bize vur, çünkü adamın gücü kendisi gibidir." Gideon kalktı, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı öldürdü ve develerinin boyunlarında olan hilalleri aldı.
Örnek Ayetler (5 / 198)
Hakimler 11:23
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הוֹרִישׁ֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י מִפְּנֵ֖י עַמּ֣וֹ יִשְׂרָאֵ֑ל וְאַתָּ֖ה תִּירָשֶֽׁנּוּ
Ve şimdi İsrail'in Tanrısı Yahve, Amorluyu halkı İsrail'in önünden mülkünden etti ve sen onu mülk edineceksin.
Hakimler 11:27
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ לֹֽא־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ וְאַתָּ֞ה עֹשֶׂ֥ה אִתִּ֛י רָעָ֖ה לְהִלָּ֣חֶם בִּ֑י יִשְׁפֹּ֨ט יְהוָ֤ה הַשֹּׁפֵט֙ הַיּ֔וֹם בֵּ֚ין בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ben sana günah işlemedim, ama sen benimle savaşarak bana kötülük yapıyorsun. Yargıç Yahve bugün İsrail oğulları ile Ammon oğulları arasında yargılasın.
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
Hezekiel 2:6
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָ֠דָם אַל־תִּירָ֨א מֵהֶ֜ם וּמִדִּבְרֵיהֶ֣ם אַל־תִּירָ֗א כִּ֣י סָרָבִ֤ים וְסַלּוֹנִים֙ אוֹתָ֔ךְ וְאֶל־עַקְרַבִּ֖ים אַתָּ֣ה יוֹשֵׁ֑ב מִדִּבְרֵיהֶ֤ם אַל־תִּירָא֙ וּמִפְּנֵיהֶ֣ם אַל־תֵּחָ֔ת כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen insanoğlu, onlardan korkma ve sözlerinden korkma, çünkü senin yanında dikenler ve çalılar vardır ve sen akrepler arasında oturuyorsun; onların sözlerinden korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir.
Hezekiel 2:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ
Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 13:11
·
Tevrat
וַיָּ֛קָם וַיֵּ֥לֶךְ מָנ֖וֹחַ אַחֲרֵ֣י אִשְׁתּ֑וֹ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הַאַתָּ֥ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־דִּבַּ֥רְתָּ אֶל־הָאִשָּׁ֖ה וַיֹּ֥אמֶר אָֽנִי
Sonra Manoah kalktı ve karısının ardından gitti ve adama geldi ve ona dedi: 'Kadınla konuşan adam sen misin?' Ve o dedi: 'Benim.'
Hezekiel 38:17
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַֽאַתָּה־ה֨וּא אֲשֶׁר־דִּבַּ֜רְתִּי בְּיָמִ֣ים קַדְמוֹנִ֗ים בְּיַד֙ עֲבָדַי֙ נְבִיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַֽנִּבְּאִ֛ים בַּיָּמִ֥ים הָהֵ֖ם שָׁנִ֑ים לְהָבִ֥יא אֹתְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Seni onların üzerine getireceğime dair o günlerde yıllarca peygamberlik eden kullarım İsrail'in peygamberleri eliyle eski günlerde hakkında konuştuğum kişi sen misin?
2. Samuel 2:20
·
Tevrat
וַיִּ֤פֶן אַבְנֵר֙ אַֽחֲרָ֔יו וַיֹּ֕אמֶר הַאַתָּ֥ה זֶ֖ה עֲשָׂהאֵ֑ל וַיֹּ֖אמֶר אָנֹֽכִי
Avner arkasına döndü ve dedi: 'Bu sen misin Asahel?' O da dedi: 'Benim.'
2. Samuel 7:5
·
Tevrat
לֵ֤ךְ וְאָֽמַרְתָּ֙ אֶל־עַבְדִּ֣י אֶל־דָּוִ֔ד כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הַאַתָּ֛ה תִּבְנֶה־לִּ֥י בַ֖יִת לְשִׁבְתִּֽי
'Git ve kulum Davut'a de: Yahve şöyle dedi: Oturmam için bana bir ev mi inşa edeceksin?'
2. Samuel 9:2
·
Tevrat
וּלְבֵ֨ית שָׁא֥וּל עֶ֨בֶד֙ וּשְׁמ֣וֹ צִיבָ֔א וַיִּקְרְאוּ־ל֖וֹ אֶל־דָּוִ֑ד וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֧לֶךְ אֵלָ֛יו הַאַתָּ֥ה צִיבָ֖א וַיֹּ֥אמֶר עַבְדֶּֽךָ
Şaul'un evinin bir kulu vardı ve adı Tsiva'ydı; onu Davut'a çağırdılar. Kral ona dedi: 'Sen Tsiva mısın?' Ve o dedi: 'Kulunum.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתָ לִּי֙ א֔וֹת שָׁאַתָּ֖ה מְדַבֵּ֥ר עִמִּֽי
O da ona dedi ki: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir işaret yap.
Örnek Ayetler (5 / 213)
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hakimler 7:18
·
Tevrat
וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן
Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"'
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 11:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ לְזִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד הֲלֹ֤א אַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אוֹתִ֔י וַתְּגָרְשׁ֖וּנִי מִבֵּ֣ית אָבִ֑י וּמַדּ֜וּעַ בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ עַ֔תָּה כַּאֲשֶׁ֖ר צַ֥ר לָכֶֽם
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Siz benden nefret etmediniz mi ve beni babamın evinden kovmadınız mı? Ve şimdi sıkıntıda olduğunuzda neden bana geldiniz?'
Örnek Ayetler (5 / 70)
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Hakimler 9:18
·
Tevrat
וְאַתֶּ֞ם קַמְתֶּ֨ם עַל־בֵּ֤ית אָבִי֙ הַיּ֔וֹם וַתַּהַרְג֧וּ אֶת־בָּנָ֛יו שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ עַל־אֶ֣בֶן אֶחָ֑ת וַתַּמְלִ֜יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־אֲמָתוֹ֙ עַל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם כִּ֥י אֲחִיכֶ֖ם הֽוּא
Ama siz bugün babamın evine karşı kalktınız, ve onun oğullarını, yetmiş kişiyi tek bir taşın üzerinde öldürdünüz; ve onun cariyesinin oğlu Abimelek'i, kardeşiniz olduğu için Şekem'in sahipleri üzerine kral yaptınız.
Hakimler 10:13
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ עֲזַבְתֶּ֣ם אוֹתִ֔י וַתַּעַבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים לָכֵ֥ן לֹֽא־אוֹסִ֖יף לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶתְכֶֽם
Siz ise beni bıraktınız ve başka ilahlara kulluk ettiniz; bu yüzden sizi bir daha kurtarmayacağım.
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
Hagay 1:9
·
Tevrat
פָּנֹ֤ה אֶל־הַרְבֵּה֙ וְהִנֵּ֣ה לִמְעָ֔ט וַהֲבֵאתֶ֥ם הַבַּ֖יִת וְנָפַ֣חְתִּי ב֑וֹ יַ֣עַן מֶ֗ה נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת יַ֗עַן בֵּיתִי֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא חָרֵ֔ב וְאַתֶּ֥ם רָצִ֖ים אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Çoğa baktınız ve işte az oldu; ve eve getirdiniz ve ona üfledim. Ne yüzünden? Ordular Yahvesi'nin bildirisidir; evim yıkıkken ve siz her adam kendi evine koştuğunuz yüzünden.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Örnek Ayetler (4 / 38)
Hakimler 9:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַתְּאֵנָ֑ה לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar incir ağacına dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 9:12
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ הָעֵצִ֖ים לַגָּ֑פֶן לְכִי־אַ֖תְּ מָלְכִ֥י עָלֵֽינוּ
Ağaçlar asmaya dediler: 'Sen gel, bize kral ol.'
Hakimler 13:3
·
Tevrat
וַיֵּרָ֥א מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה אֶל־הָאִשָּׁ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ הִנֵּה־נָ֤א אַתְּ־עֲקָרָה֙ וְלֹ֣א יָלַ֔דְתְּ וְהָרִ֖ית וְיָלַ֥דְתְּ בֵּֽן
Ve Yahve'nin elçisi kadına göründü ve ona dedi: 'İşte sen kısırsın ve doğurmadın; ve gebe kalacaksın ve oğul doğuracaksın.'
Hezekiel 16:45
·
Tevrat
בַּת־אִמֵּ֣ךְ אַ֔תְּ גֹּעֶ֥לֶת אִישָׁ֖הּ וּבָנֶ֑יהָ וַאֲח֨וֹת אֲחוֹתֵ֜ךְ אַ֗תְּ אֲשֶׁ֤ר גָּֽעֲ֨לוּ֙ אַנְשֵׁיהֶ֣ן וּבְנֵיהֶ֔ן אִמְּכֶ֣ן חִתִּ֔ית וַאֲבִיכֶ֖ן אֱמֹרִֽי
Sen kocasından ve oğullarından iğrenen annenin kızısın; ve sen kocalarından ve oğullarından iğrenen kız kardeşlerinin kız kardeşisin. Anneniz Hititliydi ve babanız Amorluydu.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 11:35
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְאוֹת֨וֹ אוֹתָ֜הּ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ אֲהָ֤הּ בִּתִּי֙ הַכְרֵ֣עַ הִכְרַעְתִּ֔נִי וְאַ֖תְּ הָיִ֣יתְ בְּעֹֽכְרָ֑י וְאָנֹכִ֗י פָּצִ֤יתִי־פִי֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָשֽׁוּב
Onu gördüğünde giysilerini yırttı ve dedi: 'Eyvah kızım, beni gerçekten çökerttin ve sen bana sıkıntı verenlerden oldun. Ve ben Yahve'ye ağzımı açtım ve dönemem.'
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Hezekiel 16:7
·
Tevrat
רְבָבָ֗ה כְּצֶ֤מַח הַשָּׂדֶה֙ נְתַתִּ֔יךְ וַתִּרְבִּי֙ וַֽתִּגְדְּלִ֔י וַתָּבֹ֖אִי בַּעֲדִ֣י עֲדָיִ֑ים שָׁדַ֤יִם נָכֹ֨נוּ֙ וּשְׂעָרֵ֣ךְ צִמֵּ֔חַ וְאַ֖תְּ עֵרֹ֥ם וְעֶרְיָֽה
Seni kırın bitkisi gibi on binler yaptım, ve çoğaldın ve büyüdün ve süslerin en güzeline geldin; memeler şekillendi ve saçın büyüdü, ama sen çıplak ve açıktın.
Hezekiel 16:33
·
Tevrat
לְכָל־זֹנ֖וֹת יִתְּנוּ־נֵ֑דֶה וְאַ֨תְּ נָתַ֤תְּ אֶת־נְדָנַ֨יִךְ֙ לְכָל־מְאַֽהֲבַ֔יִךְ וַתִּשְׁחֳדִ֣י אוֹתָ֗ם לָב֥וֹא אֵלַ֛יִךְ מִסָּבִ֖יב בְּתַזְנוּתָֽיִךְ
Bütün fahişelere hediye verirler, ama sen hediyelerini bütün aşıklarına verdin, ve fahişeliklerinle çevreden sana gelmeleri için onlara rüşvet verdin.
Hezekiel 16:55
·
Tevrat
וַאֲחוֹתַ֗יִךְ סְדֹ֤ם וּבְנוֹתֶ֨יהָ֙ תָּשֹׁ֣בְןָ לְקַדְמָתָ֔ן וְשֹֽׁמְרוֹן֙ וּבְנוֹתֶ֔יהָ תָּשֹׁ֖בְןָ לְקַדְמָתָ֑ן וְאַתְּ֙ וּבְנוֹתַ֔יִךְ תְּשֻׁבֶ֖ינָה לְקַדְמַתְכֶֽן
Kız kardeşlerin Sodom ve kızları önceki durumlarına dönecekler, Samiriye ve kızları önceki durumlarına dönecekler; sen ve kızların da önceki durumunuza döneceksiniz.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 36:13
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן אֹמְרִ֣ים לָכֶ֔ם אֹכֶ֥לֶת אָדָ֖ם אָ֑תְּ וּמְשַׁכֶּ֥לֶת גּוֹיַ֖יִךְ הָיִֽית
Efendi Yahve şöyle dedi: Size, 'Sen insan yiyensin ve uluslarını çocuksuz bırakan oldun' dedikleri için,
1. Samuel 25:33
·
Tevrat
וּבָר֥וּךְ טַעְמֵ֖ךְ וּבְרוּכָ֣ה אָ֑תְּ אֲשֶׁ֨ר כְּלִתִ֜נִי הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ מִבּ֣וֹא בְדָמִ֔ים וְהֹשֵׁ֥עַ יָדִ֖י לִֽי
Aklın bereketlidir ve sen bereketlisin ki bu gün beni kanlara girmekten ve elimin beni kurtarmasından alıkoydun.
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:4
·
Tevrat
אֱמֹ֣ר לַֽ֭חָכְמָה אֲחֹ֣תִי אָ֑תְּ וּ֝מֹדָ֗ע לַבִּינָ֥ה תִקְרָֽא
Bilgeliğe 'Sen kız kardeşimsin' de ve anlayışı akraba diye çağır.
Yaratılış 12:13
·
Tevrat
אִמְרִי־נָ֖א אֲחֹ֣תִי אָ֑תְּ לְמַ֨עַן֙ יִֽיטַב־לִ֣י בַעֲבוּרֵ֔ךְ וְחָיְתָ֥ה נַפְשִׁ֖י בִּגְלָלֵֽךְ
Lütfen, 'Kız kardeşiyim' de, ki senin uğruna bana iyi olsun, ve senin sayende canım yaşasın.
Örnek Ayetler (2)
Rut 3:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה בִּתִּי֙ אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כֹּ֥ל אֲשֶׁר־תֹּאמְרִ֖י אֶֽעֱשֶׂה־לָּ֑ךְ כִּ֤י יוֹדֵ֨עַ֙ כָּל־שַׁ֣עַר עַמִּ֔י כִּ֛י אֵ֥שֶׁת חַ֖יִל אָֽתְּ
Ve şimdi, kızım, korkma; diyeceğin her şeyi sana yapacağım, çünkü halkımın tüm kapısı senin erdem kadını olduğunu biliyor.
Yaratılış 12:11
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יב לָב֣וֹא מִצְרָ֑יְמָה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־שָׂרַ֣י אִשְׁתּ֔וֹ הִנֵּה־נָ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֛י אִשָּׁ֥ה יְפַת־מַרְאֶ֖ה אָֽתְּ
Mısır'a girmeye yaklaştığında, kadını Sara'ya dedi: 'İşte, biliyorum ki sen görünüşü güzel bir kadınsın.'
Örnek Ayetler (1)
Rut 3:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר מִי־אָ֑תּ וַתֹּ֗אמֶר אָנֹכִי֙ ר֣וּת אֲמָתֶ֔ךָ וּפָרַשְׂתָּ֤ כְנָפֶ֨ךָ֙ עַל־אֲמָ֣תְךָ֔ כִּ֥י גֹאֵ֖ל אָֽתָּה
Ve dedi: 'Sen kimsin?' Ve dedi: 'Ben hizmetçin Rut'um; ve kanadını hizmetçinin üzerine yay, çünkü sen fidyecisin.'
Örnek Ayetler (3)
Daniel 3:13
·
Tevrat
בֵּאדַ֤יִן נְבוּכַדְנֶצַּר֙ בִּרְגַ֣ז וַחֲמָ֔ה אֲמַר֙ לְהַיְתָיָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ בֵּאדַ֨יִן֙ גֻּבְרַיָּ֣א אִלֵּ֔ךְ הֵיתָ֖יוּ קֳדָ֥ם מַלְכָּֽא
Bunun üzerine Nebukadnessar öfke ve hiddetle Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun getirilmesini söyledi; bunun üzerine bu adamlar kralın önüne getirildiler.
Daniel 5:3
·
Tevrat
בֵּאדַ֗יִן הַיְתִיו֙ מָאנֵ֣י דַהֲבָ֔א דִּ֣י הַנְפִּ֗קוּ מִן־הֵֽיכְלָ֛א דִּֽי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירֽוּשְׁלֶ֑ם וְאִשְׁתִּ֣יו בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
O zaman Yeruşalim'deki Tanrı evinin tapınağından çıkardıkları altın kapları getirdiler; ve kral, soyluları, eşleri ve cariyeleri onlarla içtiler.
Daniel 5:23
·
Tevrat
וְעַ֣ל מָרֵֽא־שְׁמַיָּ֣א הִתְרוֹמַ֡מְתָּ וּלְמָֽאנַיָּ֨א דִֽי־בַיְתֵ֜הּ הַיְתִ֣יו קָֽדָמָ֗ךְ וְאַ֨נְתְּ וְרַבְרְבָנָ֜ךְ שֵֽׁגְלָתָ֣ךְ וּלְחֵנָתָךְ֮ חַמְרָא֮ שָׁתַ֣יִן בְּהוֹן֒ וְלֵֽאלָהֵ֣י כַסְפָּֽא־וְ֠דַהֲבָא נְחָשָׁ֨א פַרְזְלָ֜א אָעָ֣א וְאַבְנָ֗א דִּ֠י לָֽא־חָזַ֧יִן וְלָא־שָׁמְעִ֛ין וְלָ֥א יָדְעִ֖ין שַׁבַּ֑חְתָּ וְלֵֽאלָהָ֞א דִּֽי־נִשְׁמְתָ֥ךְ בִּידֵ֛הּ וְכָל־אֹרְחָתָ֥ךְ לֵ֖הּ לָ֥א הַדַּֽרְתָּ
Ve göklerin Efendisine karşı kendini yükselttin; ve onun evinin kaplarını senin önüne getirdiler ve sen ve soyluların, eşlerin ve cariyelerin onlarla şarap içiyorsunuz; ve görmeyen ve işitmeyen ve bilmeyen gümüş ve altın, tunç, demir, ağaç ve taş ilahları yücelttin; ve nefesin elinde olan ve bütün yolların kendisine ait olduğu Tanrı'yı yüceltmedin.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 3:13
·
Tevrat
בֵּאדַ֤יִן נְבוּכַדְנֶצַּר֙ בִּרְגַ֣ז וַחֲמָ֔ה אֲמַר֙ לְהַיְתָיָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ בֵּאדַ֨יִן֙ גֻּבְרַיָּ֣א אִלֵּ֔ךְ הֵיתָ֖יוּ קֳדָ֥ם מַלְכָּֽא
Bunun üzerine Nebukadnessar öfke ve hiddetle Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun getirilmesini söyledi; bunun üzerine bu adamlar kralın önüne getirildiler.
Daniel 5:2
·
Tevrat
בֵּלְשַׁאצַּ֞ר אֲמַ֣ר בִּטְעֵ֣ם חַמְרָ֗א לְהַיְתָיָה֙ לְמָאנֵי֙ דַּהֲבָ֣א וְכַסְפָּ֔א דִּ֤י הַנְפֵּק֙ נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר אֲב֔וּהִי מִן־הֵיכְלָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וְיִשְׁתּ֣וֹן בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
Belşassar şarabı tadarken, babası Nebukadnessar'ın Yeruşalim'deki tapınaktan çıkardığı altın ve gümüş kapları getirmelerini söyledi; ki kral, onun soyluları, onun eşleri ve onun cariyeleri onlarla içsinler.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 5:3
·
Tevrat
בֵּהּ־זִמְנָא֩ אֲתָ֨א עֲלֵיה֜וֹן תַּ֠תְּנַי פַּחַ֧ת עֲבַֽר־נַהֲרָ֛ה וּשְׁתַ֥ר בּוֹזְנַ֖י וּכְנָוָתְה֑וֹן וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לְהֹ֔ם מַן־שָׂ֨ם לְכֹ֜ם טְעֵ֗ם בַּיְתָ֤א דְנָה֙ לִבְּנֵ֔א וְאֻשַּׁרְנָ֥א דְנָ֖ה לְשַׁכְלָלָֽה
O zamanda Irmağın ötesinin valisi Tattenay, Şetar-Bozenay ve arkadaşları onların üzerine geldiler ve onlara şöyle dediler: 'Bu evi inşa etmeniz ve bu yapıyı tamamlamanız için size kim buyruk verdi?'
Ezra 5:16
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן֙ שֵׁשְׁבַּצַּ֣ר דֵּ֔ךְ אֲתָ֗א יְהַ֧ב אֻשַּׁיָּ֛א דִּי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וּמִן־אֱדַ֧יִן וְעַד־כְּעַ֛ן מִתְבְּנֵ֖א וְלָ֥א שְׁלִֽם
O zaman bu Şeşbatsar geldi, Yeruşalim'deki Tanrı evinin temellerini attı; ve o zamandan şimdiye kadar inşa ediliyor ve tamamlanmadı.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 6:17
·
Tevrat
בֵּאדַ֜יִן מַלְכָּ֣א אֲמַ֗ר וְהַיְתִיו֙ לְדָ֣נִיֵּ֔אל וּרְמ֕וֹ לְגֻבָּ֖א דִּ֣י אַרְיָוָתָ֑א עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֣ר לְדָנִיֵּ֔אל אֱלָהָ֗ךְ דִּ֣י אַ֤נְתְּ פָּֽלַֽח־לֵהּ֙ בִּתְדִירָ֔א ה֖וּא יְשֵׁיזְבִנָּֽךְ
O zaman kral emretti ve Daniel'i getirdiler ve aslanların çukuruna attılar. Kral cevap verdi ve Daniel'e dedi: 'Sürekli O'na hizmet ettiğin Tanrın, O seni kurtaracak.'
Daniel 6:25
·
Tevrat
וַאֲמַ֣ר מַלְכָּ֗א וְהַיְתִ֞יו גֻּבְרַיָּ֤א אִלֵּךְ֙ דִּֽי־אֲכַ֤לוּ קַרְצ֨וֹהִי֙ דִּ֣י דָֽנִיֵּ֔אל וּלְגֹ֤ב אַרְיָוָתָא֙ רְמ֔וֹ אִנּ֖וּן בְּנֵיה֣וֹן וּנְשֵׁיה֑וֹן וְלָֽא־מְט֞וֹ לְאַרְעִ֣ית גֻּבָּ֗א עַ֠ד דִּֽי־שְׁלִ֤טֽוּ בְהוֹן֙ אַרְיָ֣וָתָ֔א וְכָל־גַּרְמֵיה֖וֹן הַדִּֽקוּ
Ve kral emretti ve Daniel'in parçalarını yiyen o adamları getirdiler ve onları, oğullarını ve karılarını aslanların çukuruna attılar; ve çukurun dibine ulaşmadan aslanlar onlara egemen oldular ve bütün kemiklerini kırdılar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:13
·
Tevrat
בֵּאדַ֨יִן֙ דָּֽנִיֵּ֔אל הֻעַ֖ל קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א עָנֵ֨ה מַלְכָּ֜א וְאָמַ֣ר לְדָנִיֵּ֗אל אַנְתְּ־ה֤וּא דָנִיֵּאל֙ דִּֽי־מִן־בְּנֵ֤י גָלוּתָא֙ דִּ֣י יְה֔וּד דִּ֥י הַיְתִ֛י מַלְכָּ֥א אַ֖בִי מִן־יְהֽוּד
O zaman Daniel kralın önüne getirildi; kral yanıt verip Daniel'e dedi: 'Babam kralın Yahuda'dan getirdiği Yahuda sürgününün oğullarından olan Daniel sen misin?'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:13
·
Tevrat
חָזֵ֤ה הֲוֵית֙ בְּחֶזְוֵ֣י לֵֽילְיָ֔א וַאֲרוּ֙ עִם־עֲנָנֵ֣י שְׁמַיָּ֔א כְּבַ֥ר אֱנָ֖שׁ אָתֵ֣ה הֲוָ֑ה וְעַד־עַתִּ֤יק יֽוֹמַיָּא֙ מְטָ֔ה וּקְדָמ֖וֹהִי הַקְרְבֽוּהִי
Gecenin görümlerinde görüyordum ve işte göklerin bulutlarıyla insan oğlu gibi biri geliyordu ve günlerin eskisine kadar ulaştı ve onu onun önüne yaklaştırdılar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:2
·
Tevrat
וּנְבוּכַדְנֶצַּ֣ר מַלְכָּ֡א שְׁלַ֡ח לְמִכְנַ֣שׁ לַֽאֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּ֡א סִגְנַיָּ֣א וּֽפַחֲוָתָ֡א אֲדַרְגָּזְרַיָּא֩ גְדָ֨בְרַיָּ֤א דְּתָבְרַיָּא֙ תִּפְתָּיֵ֔א וְכֹ֖ל שִׁלְטֹנֵ֣י מְדִֽינָתָ֑א לְמֵתֵא֙ לַחֲנֻכַּ֣ת צַלְמָ֔א דִּ֥י הֲקֵ֖ים נְבוּכַדְנֶצַּ֥ר מַלְכָּֽא
Ve kral Nebukadnessar satrapları, yöneticileri ve valileri, danışmanları, hazinedarları, yargıçları, memurları ve eyaletlerin bütün yöneticilerini, kral Nebukadnessar'ın diktiği heykelin adanmasına gelmeleri için toplamaya gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 6:18
·
Tevrat
וְהֵיתָ֨יִת֙ אֶ֣בֶן חֲדָ֔ה וְשֻׂמַ֖ת עַל־פֻּ֣ם גֻּבָּ֑א וְחַתְמַ֨הּ מַלְכָּ֜א בְּעִזְקְתֵ֗הּ וּבְעִזְקָת֙ רַבְרְבָנ֔וֹהִי דִּ֛י לָא־תִשְׁנֵ֥א צְב֖וּ בְּדָנִיֵּֽאל
Ve bir taş getirildi ve çukurun ağzına konuldu; ve Daniel hakkındaki amaç değişmesin diye kral onu kendi yüzüğüyle ve soylularının yüzüğüyle mühürledi.