393
Kullanım
6
Lemma
17
Türev
36
Anlam
6 lemma, 17 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֵשׁ Lemma | eş | ateş, ateş, alev | İsim | 155 | ||
בָּאֵשׁ | ba-eş | ateşte, ateş, alev | İsim | 131 | ||
הָאֵשׁ | ha-eş | ateş, ateş, alev | İsim | 44 | ||
Örnek Ayetler (5 / 44) Hakimler 6:21 · Tevrat וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti. Hezekiel 1:4 · Tevrat וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi. Hezekiel 1:13 · Tevrat וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu. Hezekiel 5:4 · Tevrat וּמֵהֶם֙ ע֣וֹד תִּקָּ֔ח וְהִשְׁלַכְתָּ֤ אוֹתָם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הָאֵ֔שׁ וְשָׂרַפְתָּ֥ אֹתָ֖ם בָּאֵ֑שׁ מִמֶּ֥נּוּ תֵצֵא־אֵ֖שׁ אֶל־כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל Ve onlardan daha alacaksın ve onları ateşin içine atacaksın ve onları ateşte yakacaksın; ondan bütün İsrail evine ateş çıkacak. Hezekiel 10:7 · Tevrat וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı. | ||||||
וָאֵשׁ | va-eş | ve ateş, ateş, alev | İsim | 17 | ||
כְּאֵשׁ | keeş | ateş gibi, ateş, alev | İsim | 16 | ||
לְאֵשׁ | le-eş | ateşe, ateş, alev | İsim | 7 | ||
וְהָאֵשׁ | ve-ha-eş | ve ateş, ateş, alev | İsim | 3 | ||
מֵאֵֽשׁ | me'eş | ateşten, ateş, alev, yakıcı güç | İsim | 2 | ||
וּבָאַשׁ | u-vaaş | ve koktu, kötü kokmak, iğrenç olmak, kokmak | İsim | 2 | ||
אִשּׁוֹ | işşo | onun ateşi, ateş, yakılan sunu | Zamir | 2 | ||
אֶשְׁכֶם | eşekhem | ateşiniz, ateş, alev | Zamir | 1 | ||
וְאִשָּׁם | ve-işşam | ve onların ateşi, ateş, alev | Zamir | 1 | ||
מֵהָאֵשׁ | me-ha-eş | ateşten, ateş, alev, yakıcı | İsim | 1 | ||
וַאֲשִׁישָׁה Lemma | va-aşișa | ve kuru üzüm keki, kuru üzüm keki, preslenmiş üzüm, tatlı çörek | İsim | 2 | ||
אֲשִׁישֵׁי | aşişey | kuru üzüm keklerinin, kuru üzüm keki, sıkıştırılmış yiyecek | İsim | 1 | ||
בָּֽאֲשִׁישׁוֹת | ba-aşișot | kuru üzüm keklerinde, kuru üzüm keki, sıkıştırılmış yiyecek, temel | İsim | 1 | ||
וְאֻשַּׁיָּא Lemma | ve-uşşayya | ve temeller, temel, dayanak | İlgeç/Harf | 1 | ||
וְאֻשּׁוֹהִי | ve-uşşohi | ve onun temelleri, temel, duvar | Zamir | 1 | ||
אֻשַּׁיָּא | uşşayya | temelleri, temel, dayanak | İlgeç/Harf | 1 | ||
אִשׁ Lemma | iş | ateş, ateş, alev | İlgeç/Harf | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 155)
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 9:20
·
Tevrat
וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מֵאֲבִימֶ֔לֶךְ וְתֹאכַ֛ל אֶת־בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶ֖ם וְאֶת־בֵּ֣ית מִלּ֑וֹא וְתֵצֵ֨א אֵ֜שׁ מִבַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וּמִבֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וְתֹאכַ֖ל אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Ama eğer değilse, Abimelek'ten ateş çıksın, ve Şekem'in sahiplerini ve Millo evini yiyip bitirsin; ve Şekem'in sahiplerinden ve Millo evinden ateş çıksın, ve Abimelek'i yiyip bitirsin.
Hakimler 15:5
·
Tevrat
וַיַּבְעֶר־אֵשׁ֙ בַּלַּפִּידִ֔ים וַיְשַׁלַּ֖ח בְּקָמ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּבְעֵ֛ר מִגָּדִ֥ישׁ וְעַד־קָמָ֖ה וְעַד־כֶּ֥רֶם זָֽיִת
Meşalelerde ateş yaktı ve Filistlilerin ekinlerine saldı. Demetten ekine ve zeytin bağına kadar yaktı.
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
Örnek Ayetler (5 / 131)
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 9:49
·
Tevrat
וַיִּכְרְת֨וּ גַם־כָּל־הָעָ֜ם אִ֣ישׁ שׂוֹכֹ֗ה וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ וַיָּשִׂ֣ימוּ עַֽל־הַצְּרִ֔יחַ וַיַּצִּ֧יתוּ עֲלֵיהֶ֛ם אֶֽת־הַצְּרִ֖יחַ בָּאֵ֑שׁ וַיָּמֻ֜תוּ גַּ֣ם כָּל־אַנְשֵׁ֧י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֛ם כְּאֶ֖לֶף אִ֥ישׁ וְאִשָּֽׁה
Bütün halk da, her adam kendi dalını kesti ve Abimelek'in arkasından gittiler, kalenin üzerine koydular ve kaleyi onların üzerine ateşle tutuşturdular; Şekem Kulesi'nin bütün adamları da, yaklaşık bin erkek ve kadın öldü.
Hakimler 9:52
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ עַד־הַמִּגְדָּ֔ל וַיִּלָּ֖חֶם בּ֑וֹ וַיִּגַּ֛שׁ עַד־פֶּ֥תַח הַמִּגְדָּ֖ל לְשָׂרְפ֥וֹ בָאֵֽשׁ
Abimelek kuleye kadar geldi ve onunla savaştı; onu ateşle yakmak için kulenin girişine kadar yaklaştı.
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
Hakimler 14:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיֹּאמְר֤וּ לְאֵֽשֶׁת־שִׁמְשׁוֹן֙ פַּתִּ֣י אֶת־אִישֵׁ֗ךְ וְיַגֶּד־לָ֨נוּ֙ אֶת־הַ֣חִידָ֔ה פֶּן־נִשְׂרֹ֥ף אוֹתָ֛ךְ וְאֶת־בֵּ֥ית אָבִ֖יךְ בָּאֵ֑שׁ הַלְיָרְשֵׁ֕נוּ קְרָאתֶ֥ם לָ֖נוּ הֲלֹֽא
Yedinci günde Şimşon'un karısına dediler: 'Kocanı kandır ve bize bilmeceyi bildirsin, yoksa seni ve babanın evini ateşte yakarız; bizi mülksüzleştirmek için mi bizi çağırdınız, değil mi?'
Örnek Ayetler (5 / 44)
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
Hezekiel 1:13
·
Tevrat
וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק
Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu.
Hezekiel 5:4
·
Tevrat
וּמֵהֶם֙ ע֣וֹד תִּקָּ֔ח וְהִשְׁלַכְתָּ֤ אוֹתָם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הָאֵ֔שׁ וְשָׂרַפְתָּ֥ אֹתָ֖ם בָּאֵ֑שׁ מִמֶּ֥נּוּ תֵצֵא־אֵ֖שׁ אֶל־כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve onlardan daha alacaksın ve onları ateşin içine atacaksın ve onları ateşte yakacaksın; ondan bütün İsrail evine ateş çıkacak.
Hezekiel 10:7
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַכְּר֨וּב אֶת־יָד֜וֹ מִבֵּינ֣וֹת לַכְּרוּבִ֗ים אֶל־הָאֵשׁ֙ אֲשֶׁר֙ בֵּינ֣וֹת הַכְּרֻבִ֔ים וַיִּשָּׂא֙ וַיִּתֵּ֔ן אֶל־חָפְנֵ֖י לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֑ים וַיִּקַּ֖ח וַיֵּצֵֽא
Ve keruv, keruvların arasından elini keruvların arasında olan ateşe uzattı ve aldı ve keten giyinmiş adamın avuçlarına verdi; ve o aldı ve çıktı.
Örnek Ayetler (4 / 17)
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
2. Samuel 22:9
·
Tevrat
עָלָ֤ה עָשָׁן֙ בְּאַפּ֔וֹ וְאֵ֥שׁ מִפִּ֖יו תֹּאכֵ֑ל גֶּחָלִ֖ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ
Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı.
1. Krallar 18:23
·
Tevrat
וְיִתְּנוּ־לָ֜נוּ שְׁנַ֣יִם פָּרִ֗ים וְיִבְחֲר֣וּ לָהֶם֩ הַפָּ֨ר הָאֶחָ֜ד וִֽינַתְּחֻ֗הוּ וְיָשִׂ֨ימוּ֙ עַל־הָ֣עֵצִ֔ים וְאֵ֖שׁ לֹ֣א יָשִׂ֑ימוּ וַאֲנִ֞י אֶעֱשֶׂ֣ה אֶת־הַפָּ֣ר הָאֶחָ֗ד וְנָֽתַתִּי֙ עַל־הָ֣עֵצִ֔ים וְאֵ֖שׁ לֹ֥א אָשִֽׂים
Bize iki boğa versinler; kendilerine bir boğa seçsinler, onu parçalara ayırsınlar ve odunların üzerine koysunlar, ve ateş koymasınlar. Ben de diğer boğayı hazırlayacağım, odunların üzerine koyacağım ve ateş koymayacağım.
1. Krallar 18:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלִיָּ֜הוּ לִנְבִיאֵ֣י הַבַּ֗עַל בַּחֲר֨וּ לָכֶ֜ם הַפָּ֤ר הָֽאֶחָד֙ וַעֲשׂ֣וּ רִאשֹׁנָ֔ה כִּ֥י אַתֶּ֖ם הָרַבִּ֑ים וְקִרְאוּ֙ בְּשֵׁ֣ם אֱלֹהֵיכֶ֔ם וְאֵ֖שׁ לֹ֥א תָשִֽׂימוּ
İlyas Baal'in peygamberlerine dedi: 'Kendinize bir boğa seçin ve önce siz hazırlayın, çünkü siz çoğunluksunuz; ve ilahınızın adıyla çağırın, ve ateş koymayın.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Amos 5:6
·
Tevrat
דִּרְשׁ֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה וִֽחְי֑וּ פֶּן־יִצְלַ֤ח כָּאֵשׁ֙ בֵּ֣ית יוֹסֵ֔ף וְאָכְלָ֥ה וְאֵין־מְכַבֶּ֖ה לְבֵֽית־אֵֽל
Yahve'yi arayın ve yaşayın; yoksa Yusuf evine ateş gibi atılır ve yakar ve Beytel için söndüren olmaz.
Yeremya 4:4
·
Tevrat
הִמֹּ֣לוּ לַיהֹוָ֗ה וְהָסִ֨רוּ֙ עָרְל֣וֹת לְבַבְכֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Yahve için sünnet olun ve kalbinizin sünnetsizliklerini uzaklaştırın, ey Yahuda adamı ve Yeruşalim'de oturanlar; yoksa eylemlerinizin kötülüğü yüzünden öfkem ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Yeremya 20:9
·
Tevrat
וְאָמַרְתִּ֣י לֹֽא־אֶזְכְּרֶ֗נּוּ וְלֹֽא־אֲדַבֵּ֥ר עוֹד֙ בִּשְׁמ֔וֹ וְהָיָ֤ה בְלִבִּי֙ כְּאֵ֣שׁ בֹּעֶ֔רֶת עָצֻ֖ר בְּעַצְמֹתָ֑י וְנִלְאֵ֥יתִי כַּֽלְכֵ֖ל וְלֹ֥א אוּכָֽל
Ve dedim: 'Onu anmayacağım ve artık onun adıyla konuşmayacağım'; ve kalbimde kemiklerimde kapatılmış yanan bir ateş gibi oldu, ve onu tutmaktan yoruldum ve yapamadım.
Yeremya 21:12
·
Tevrat
בֵּ֣ית דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה דִּ֤ינוּ לַבֹּ֨קֶר֙ מִשְׁפָּ֔ט וְהַצִּ֥ילוּ גָז֖וּל מִיַּ֣ד עוֹשֵׁ֑ק פֶּן־תֵּצֵ֨א כָאֵ֜שׁ חֲמָתִ֗י וּבָעֲרָה֙ וְאֵ֣ין מְכַבֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י רֹ֥עַ מַעַלְלֵיכֶֽם
Davut evi, Yahve böyle diyor: Sabahta yargıyı yargılayın ve soyulanı baskı yapanın elinden kurtarın; yoksa işlerinizin kötülüğü yüzünden hiddetim ateş gibi çıkar ve yanar ve söndüren olmaz.
Yeremya 23:29
·
Tevrat
הֲל֨וֹא כֹ֧ה דְבָרִ֛י כָּאֵ֖שׁ נְאֻם־יְהוָ֑ה וּכְפַטִּ֖ישׁ יְפֹ֥צֵֽץ סָֽלַע
Sözüm ateş gibi ve kayayı parçalayan bir çekiç gibi değil mi? Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 1:13
·
Tevrat
וּדְמ֨וּת הַחַיּ֜וֹת מַרְאֵיהֶ֣ם כְּגַחֲלֵי־אֵ֗שׁ בֹּֽעֲרוֹת֙ כְּמַרְאֵ֣ה הַלַּפִּדִ֔ים הִ֕יא מִתְהַלֶּ֖כֶת בֵּ֣ין הַחַיּ֑וֹת וְנֹ֣גַהּ לָאֵ֔שׁ וּמִן־הָאֵ֖שׁ יוֹצֵ֥א בָרָֽק
Ve canlıların benzerliği, görünümleri yanan ateş közleri gibi, meşalelerin görünümü gibiydi; o canlıların arasında dolaşıyordu ve ateşe parıltı vardı ve ateşten şimşek çıkıyordu.
Hezekiel 15:4
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה לָאֵ֖שׁ נִתַּ֣ן לְאָכְלָ֑ה אֵת֩ שְׁנֵ֨י קְצוֹתָ֜יו אָכְלָ֤ה הָאֵשׁ֙ וְתוֹכ֣וֹ נָחָ֔ר הֲיִצְלַ֖ח לִמְלָאכָֽה
İşte yemesi için ateşe verildi; ateş iki ucunu yedi ve onun ortası kavruldu, işe yarar mı?
Hezekiel 15:6
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר עֵץ־הַגֶּ֨פֶן֙ בְּעֵ֣ץ הַיַּ֔עַר אֲשֶׁר־נְתַתִּ֥יו לָאֵ֖שׁ לְאָכְלָ֑ה כֵּ֣ן נָתַ֔תִּי אֶת־יֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Yemesi için ateşe verdiğim ormanın ağaçları arasındaki asma ağacı gibi, Yeruşalim'in oturanlarını öyle verdim.
Hezekiel 21:37
·
Tevrat
לָאֵ֤שׁ תִּֽהְיֶה֙ לְאָכְלָ֔ה דָּמֵ֥ךְ יִהְיֶ֖ה בְּת֣וֹךְ הָאָ֑רֶץ לֹ֣א תִזָּכֵ֔רִי כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ateşe yiyecek olacaksın, kanın yerin ortasında olacak; hatırlanmayacaksın, çünkü ben Yahve konuştum.
Yeremya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה הִנְנִ֣י נֹתֵן֩ דְּבָרַ֨י בְּפִ֜יךָ לְאֵ֗שׁ וְהָעָ֥ם הַזֶּ֛ה עֵצִ֖ים וַאֲכָלָֽתַם
Bu yüzden Ordular Tanrısı Yahve şöyle dedi: Mademki bu sözü konuştunuz, işte ben senin ağzında sözlerimi ateş olarak veriyorum ve bu halk odunlar olacak ve onları yiyecek.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 15:7
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־פָּנַי֙ בָּהֶ֔ם מֵהָאֵ֣שׁ יָצָ֔אוּ וְהָאֵ֖שׁ תֹּֽאכְלֵ֑ם וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּשׂוּמִ֥י אֶת־פָּנַ֖י בָּהֶֽם
Ve yüzümü onlara karşı koyacağım; ateşten çıktılar ve ateş onları yiyecek; ve yüzümü onlara karşı koyduğumda benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
2. Tarihler 7:1
·
Tevrat
וּכְכַלּ֤וֹת שְׁלֹמֹה֙ לְהִתְפַּלֵּ֔ל וְהָאֵ֗שׁ יָֽרְדָה֙ מֵֽהַשָּׁמַ֔יִם וַתֹּ֥אכַל הָעֹלָ֖ה וְהַזְּבָחִ֑ים וּכְב֥וֹד יְהוָ֖ה מָלֵ֥א אֶת־הַבָּֽיִת
Süleyman dua etmeyi bitirince, göklerden ateş indi ve yakmalık sunuyu ve kurbanları yedi; ve Yahve'nin yüceliği evi doldurdu.
Levililer 6:5
·
Tevrat
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֨יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים
Sunağın üzerindeki ateş onda yanacak, sönmeyecektir ve kâhin her sabah onun üzerinde odunlar yakacaktır; ve yakmalık sunuyu onun üzerine dizecek ve esenlik sunularının yağlarını onun üzerinde yakacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 6:29
·
Tevrat
נָחַ֣ר מַפֻּ֔חַ מֵאֵ֖שׁ תַּ֣ם עֹפָ֑רֶת לַשָּׁוְא֙ צָרַ֣ף צָר֔וֹף וְרָעִ֖ים לֹ֥א נִתָּֽקוּ
Körük kavruldu, kurşun ateşten tükendi; arıtıcı boşuna arıttı ve kötüler ayrılmadı.
Zekeriya 3:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־הַשָּׂטָ֗ן יִגְעַ֨ר יְהוָ֤ה בְּךָ֙ הַשָּׂטָ֔ן וְיִגְעַ֤ר יְהוָה֙ בְּךָ֔ הַבֹּחֵ֖ר בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם הֲל֧וֹא זֶ֦ה א֖וּד מֻצָּ֥ל מֵאֵֽשׁ
Ve Yahve Şeytan'a dedi: 'Yahve seni azarlasın, ey Şeytan; Yeruşalim'i seçen Yahve seni azarlasın. Bu, ateşten kurtarılmış bir odun parçası değil mi?'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 23:7
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ יִגַּ֣ע בָּהֶ֔ם יִמָּלֵ֥א בַרְזֶ֖ל וְעֵ֣ץ חֲנִ֑ית וּבָאֵ֕שׁ שָׂר֥וֹף יִשָּׂרְפ֖וּ בַּשָּֽׁבֶת
Ve onlara dokunacak adam demir ve mızrak ağacıyla dolar; ve oturdukları yerde ateşte yanarak yakılacaklar.
Sefanya 1:18
·
Tevrat
גַּם־כַּסְפָּ֨ם גַּם־זְהָבָ֜ם לֹֽא־יוּכַ֣ל לְהַצִּילָ֗ם בְּיוֹם֙ עֶבְרַ֣ת יְהוָ֔ה וּבְאֵשׁ֙ קִנְאָת֔וֹ תֵּאָכֵ֖ל כָּל־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־כָלָ֤ה אַךְ־נִבְהָלָה֙ יַֽעֲשֶׂ֔ה אֵ֥ת כָּל־יֹשְׁבֵ֖י הָאָֽרֶץ
Yahve'nin gazap gününde ne gümüşleri ne de altınları onları kurtarabilecek; bütün yer onun kıskançlığının ateşinde yiyip bitirilecek. Çünkü yerde oturanların hepsine tam, gerçekten dehşetli bir son yapacak.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 18:5
·
Tevrat
גַּ֤ם א֣וֹר רְשָׁעִ֣ים יִדְעָ֑ךְ וְלֹֽא־יִ֝גַּ֗הּ שְׁבִ֣יב אִשּֽׁוֹ
Kötülerin ışığı da sönecek ve ateşinin alevi parlamayacak.
Yasa'nın Tekrarı 4:36
·
Tevrat
מִן־הַשָּׁמַ֛יִם הִשְׁמִֽיעֲךָ֥ אֶת־קֹל֖וֹ לְיַסְּרֶ֑ךָּ וְעַל־הָאָ֗רֶץ הֶרְאֲךָ֙ אֶת־אִשּׁ֣וֹ הַגְּדוֹלָ֔ה וּדְבָרָ֥יו שָׁמַ֖עְתָּ מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Seni terbiye etmek için göklerden sana sesini işittirdi; ve yer üzerinde sana büyük ateşini gösterdi ve O'nun sözlerini ateşin içinden işittin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 50:11
·
Tevrat
הֵ֧ן כֻּלְּכֶ֛ם קֹ֥דְחֵי אֵ֖שׁ מְאַזְּרֵ֣י זִיק֑וֹת לְכ֣וּ בְּא֣וּר אֶשְׁכֶ֗ם וּבְזִיקוֹת֙ בִּֽעַרְתֶּ֔ם מִיָּדִי֙ הָיְתָה־זֹּ֣את לָכֶ֔ם לְמַעֲצֵבָ֖ה תִּשְׁכָּבֽוּן
İşte ateş yakan, kıvılcımlar kuşanan hepiniz; ateşinizin ışığında ve tutuşturduğunuz kıvılcımlarda gidin. Elimden size bu oldu; acı içinde yatacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 66:24
·
Tevrat
וְיָצְא֣וּ וְרָא֔וּ בְּפִגְרֵי֙ הָאֲנָשִׁ֔ים הַפֹּשְׁעִ֖ים בִּ֑י כִּ֣י תוֹלַעְתָּ֞ם לֹ֣א תָמ֗וּת וְאִשָּׁם֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וְהָי֥וּ דֵרָא֖וֹן לְכָל־בָּשָֽׂר
Ve çıkacaklar ve bana isyan eden adamların cesetlerini görecekler; çünkü onların kurdu ölmeyecek ve ateşleri sönmeyecek ve bütün beşere iğrençlik olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 15:7
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־פָּנַי֙ בָּהֶ֔ם מֵהָאֵ֣שׁ יָצָ֔אוּ וְהָאֵ֖שׁ תֹּֽאכְלֵ֑ם וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּשׂוּמִ֥י אֶת־פָּנַ֖י בָּהֶֽם
Ve yüzümü onlara karşı koyacağım; ateşten çıktılar ve ateş onları yiyecek; ve yüzümü onlara karşı koyduğumda benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 6:19
·
Tevrat
וַיְחַלֵּ֨ק לְכָל־הָעָ֜ם לְכָל־הֲמ֣וֹן יִשְׂרָאֵל֮ לְמֵאִ֣ישׁ וְעַד־אִשָּׁה֒ לְאִ֗ישׁ חַלַּ֥ת לֶ֨חֶם֙ אַחַ֔ת וְאֶשְׁפָּ֣ר אֶחָ֔ד וַאֲשִׁישָׁ֖ה אֶחָ֑ת וַיֵּ֥לֶךְ כָּל־הָעָ֖ם אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Bütün halka, bütün İsrail kalabalığına, erkekten kadına kadar herkese birer somun ekmek, birer parça et ve birer üzüm keki dağıttı; bütün halk, herkes evine gitti.
1. Tarihler 16:3
·
Tevrat
וַיְחַלֵּק֙ לְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל מֵאִ֖ישׁ וְעַד־אִשָּׁ֑ה לְאִישׁ֙ כִּכַּר־לֶ֔חֶם וְאֶשְׁפָּ֖ר וַאֲשִׁישָֽׁה
Ve İsrail'in her adamına, adamdan kadına kadar herkese bir somun ekmek, bir parça et ve bir kuru üzüm keki dağıttı.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 3:1
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י ע֚וֹד לֵ֣ךְ אֱֽהַב־אִשָּׁ֔ה אֲהֻ֥בַת רֵ֖עַ וּמְנָאָ֑פֶת כְּאַהֲבַ֤ת יְהוָה֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהֵ֗ם פֹּנִים֙ אֶל־אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְאֹהֲבֵ֖י אֲשִׁישֵׁ֥י עֲנָבִֽים
Ve Yahve bana tekrar dedi: 'Git, dostu tarafından sevilen ve zina eden bir kadını sev; tıpkı Yahve'nin İsrail oğullarına olan sevgisi gibi, onlar başka ilahlara dönüyorlar ve kuru üzüm keklerini seviyorlar.'
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 2:5
·
Tevrat
סַמְּכ֨וּנִי֙ בָּֽאֲשִׁישׁ֔וֹת רַפְּד֖וּנִי בַּתַּפּוּחִ֑ים כִּי־חוֹלַ֥ת אַהֲבָ֖ה אָֽנִי
Beni kuru üzüm kekleriyle destekleyin, beni elmalarla ferahlatın; çünkü ben sevgi hastasıyım.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 4:12
·
Tevrat
יְדִ֨יעַ֙ לֶהֱוֵ֣א לְמַלְכָּ֔א דִּ֣י יְהוּדָיֵ֗א דִּ֤י סְלִ֨קוּ֙ מִן־לְוָתָ֔ךְ עֲלֶ֥ינָא אֲת֖וֹ לִירוּשְׁלֶ֑ם קִרְיְתָ֨א מָֽרָדְתָּ֤א וּבִֽישְׁתָּא֙ בָּנַ֔יִן וְשׁוּרַיָּ֣א שַׁכְלִ֔ילוּ וְאֻשַּׁיָּ֖א יַחִֽיטוּ
Kral tarafından bilinsin ki, senin yanından bize çıkan Yahudiler Yeruşalim'e geldiler; isyankâr ve kötü şehri inşa ediyorlar, surları tamamladılar ve temelleri onardılar.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 6:3
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֨ת חֲדָ֜ה לְכ֣וֹרֶשׁ מַלְכָּ֗א כּ֣וֹרֶשׁ מַלְכָּא֮ שָׂ֣ם טְעֵם֒ בֵּית־אֱלָהָ֤א בִֽירוּשְׁלֶם֙ בַּיְתָ֣א יִתְבְּנֵ֔א אֲתַר֙ דִּֽי־דָבְחִ֣ין דִּבְחִ֔ין וְאֻשּׁ֖וֹהִי מְסֽוֹבְלִ֑ין רוּמֵהּ֙ אַמִּ֣ין שִׁתִּ֔ין פְּתָיֵ֖הּ אַמִּ֥ין שִׁתִּֽין
Kral Koreş'in birinci yılında, Kral Koreş buyruk verdi: Yeruşalim'deki Tanrı evi, kurbanların kurban edildiği yer olarak o ev inşa edilsin ve temelleri atılsın; yüksekliği altmış kubit (~27 m), genişliği altmış kubit (~27 m) olsun.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 5:16
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן֙ שֵׁשְׁבַּצַּ֣ר דֵּ֔ךְ אֲתָ֗א יְהַ֧ב אֻשַּׁיָּ֛א דִּי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וּמִן־אֱדַ֧יִן וְעַד־כְּעַ֛ן מִתְבְּנֵ֖א וְלָ֥א שְׁלִֽם
O zaman bu Şeşbatsar geldi, Yeruşalim'deki Tanrı evinin temellerini attı; ve o zamandan şimdiye kadar inşa ediliyor ve tamamlanmadı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 14:19
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ הֲיַ֥ד יוֹאָ֛ב אִתָּ֖ךְ בְּכָל־זֹ֑את וַתַּ֣עַן הָאִשָּׁ֣ה וַתֹּ֡אמֶר חֵֽי־נַפְשְׁךָ֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אִם־אִ֣שׁ לְהֵמִ֣ין וּלְהַשְׂמִ֗יל מִכֹּ֤ל אֲשֶׁר־דִּבֶּר֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כִּֽי־עַבְדְּךָ֤ יוֹאָב֙ ה֣וּא צִוָּ֔נִי וְה֗וּא שָׂ֚ם בְּפִ֣י שִׁפְחָֽתְךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Kral dedi: 'Bütün bunlarda Yoav'ın eli seninle mi?' Kadın yanıtladı ve dedi: 'Canın yaşıyor ki efendim kral, efendim kralın konuştuğu her şeyden sağa ve sola dönmek yoktur; çünkü kulun Yoav bana buyurdu ve hizmetçinin ağzına bütün bu sözleri o koydu.'