2512
Kullanım
4
Lemma
47
Türev
49
Anlam
4 lemma, 47 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּאַרְצְכֶם | be-artsekhem | yerinizde, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 7 | ||
וּמֵאֶרֶץ | u-me'erets | ve yer, yer, toprak, yeryüzü | İsim | 7 | ||
כְּאֶרֶץ | ke-erets | yer gibi, yer, toprak, yeryüzü | İsim | 7 | ||
מֵאַרְצֽוֹ | me'artso | onun yerinden, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) 2. Krallar 24:7 · Tevrat וְלֹֽא־הֹסִ֥יף עוֹד֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם לָצֵ֖את מֵֽאַרְצ֑וֹ כִּֽי־לָקַ֞ח מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֗ל מִנַּ֤חַל מִצְרַ֨יִם֙ עַד־נְהַר־פְּרָ֔ת כֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר הָיְתָ֖ה לְמֶ֥לֶךְ מִצְרָֽיִם Mısır kralı diyarından bir daha çıkmadı; çünkü Babil kralı Mısır vadisinden Fırat nehrine kadar Mısır kralına ait olan tümünü aldı. Mezmurlar 10:16 · Tevrat יְהוָ֣ה מֶ֭לֶךְ עוֹלָ֣ם וָעֶ֑ד אָבְד֥וּ ג֝וֹיִ֗ם מֵֽאַרְצֽוֹ Yahve sonsuzluk ve ebediyet kralıdır; uluslar onun yerinden yok oldu. Yasa'nın Tekrarı 2:9 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶל־תָּ֨צַר֙ אֶת־מוֹאָ֔ב וְאַל־תִּתְגָּ֥ר בָּ֖ם מִלְחָמָ֑ה כִּ֠י לֹֽא־אֶתֵּ֨ן לְךָ֤ מֵֽאַרְצוֹ֙ יְרֻשָּׁ֔ה כִּ֣י לִבְנֵי־ל֔וֹט נָתַ֥תִּי אֶת־עָ֖ר יְרֻשָּֽׁה Yahve bana dedi: 'Moav'ı kuşatma ve onları savaşa kışkırtma; çünkü onun yerinden sana mülk vermeyeceğim, çünkü Ar'ı Lut oğullarına mülk olarak verdim.' Mısır'dan Çıkış 6:1 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַתָּ֣ה תִרְאֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה לְפַרְעֹ֑ה כִּ֣י בְיָ֤ד חֲזָקָה֙ יְשַׁלְּחֵ֔ם וּבְיָ֣ד חֲזָקָ֔ה יְגָרְשֵׁ֖ם מֵאַרְצֽוֹ Ve Yahve Musa'ya dedi: 'Şimdi Firavun'a ne yapacağımı göreceksin; çünkü güçlü bir elle onları gönderecek ve güçlü bir elle onları diyarından kovacak.' Mısır'dan Çıkış 6:11 · Tevrat בֹּ֣א דַבֵּ֔ר אֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וִֽישַׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ Git, Mısır kralı Firavun'a konuş; ve İsrail oğullarını diyarından göndersin. | ||||||
מֵהָאָֽרֶץ | me-ha-arets | yerden, yer, toprak, yeryüzü, ülke | İsim | 5 | ||
בְּאַרְצֵֽנוּ | be-artsenu | yerimizde, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 4 | ||
בְּאַרְצֽוֹ | be-artso | yerinde, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 4 | ||
בְּאַרְצִֽי | be'artsi | ve yerimde, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 4 | ||
הָֽאֲרָצֹת | ha'aratsot | yerler, yer, toprak, yeryüzü, ülke | İsim | 3 | ||
בְּאַרְצֹתָם | be-artsotam | ve yerlerinde, yer, toprak, ülke | Zamir | 3 | ||
וְאַרְצָה | ve-artsa | ve yere, yer, toprak, memleket, yeryüzü | Zamir | 2 | ||
וּלְאַרְצֵךְ | u-le-artsekh | ve memleketine, yer, toprak, memleket, yeryüzü | Zamir | 2 | ||
לְאַרְצְךָ | le-artsakha | memleketine, yer, toprak, memleket, yeryüzü | Zamir | 2 | ||
אַרְצֵנוּ | artsenu | bizim yerimiz, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 2 | ||
מֵאַרְצְךָ | me-artsekha | senin yerinden, yer, toprak, yeryüzü | Zamir | 2 | ||
בְּאַרְצֹת | be-artsot | memleketlerinde, yer, toprak, memleket, yeryüzü | İsim | 2 | ||
כְּאַרְצְכֶם | ke-artsekhem | toprağınız gibi, yer, toprak, ülke | Zamir | 2 | ||
לְאַרְצָהּ | leartsah | onun diyarına, yer, toprak, diyar | Zamir | 2 | ||
וְלָאָרֶץ | ve-la-arets | ve yere, yer, toprak, yeryüzü, ülke | İsim | 1 | ||
וּמֵאַרְצוֹ | u-me-artso | ve onun yerinden, yer, toprak, yeryüzü, ülke | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 5:19
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּ֣י תֹאמְר֔וּ תַּ֣חַת מֶ֗ה עָשָׂ֨ה יְהֹוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ לָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם כַּאֲשֶׁ֨ר עֲזַבְתֶּ֤ם אוֹתִי֙ וַתַּעַבְד֞וּ אֱלֹהֵ֤י נֵכָר֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם כֵּ֚ן תַּעַבְד֣וּ זָרִ֔ים בְּאֶ֖רֶץ לֹ֥א לָכֶֽם
Ve 'Tanrımız Yahve bütün bunları bize ne için yaptı?' dediğiniz zaman, onlara diyeceksin: 'Beni bırakıp yerinizde yabancı ilahlara kulluk ettiğiniz gibi, böylece sizin olmayan bir yerde yabancılara kulluk edeceksiniz.'
Levililer 19:33
·
Tevrat
וְכִֽי־יָג֧וּר אִתְּךָ֛ גֵּ֖ר בְּאַרְצְכֶ֑ם לֹ֥א תוֹנ֖וּ אֹתֽוֹ
Ve sizinle yerinizde bir yabancı konakladığında, ona baskı yapmayacaksınız.
Levililer 25:45
·
Tevrat
וְ֠גַם מִבְּנֵ֨י הַתּוֹשָׁבִ֜ים הַגָּרִ֤ים עִמָּכֶם֙ מֵהֶ֣ם תִּקְנ֔וּ וּמִמִּשְׁפַּחְתָּם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמָּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹלִ֖ידוּ בְּאַרְצְכֶ֑ם וְהָי֥וּ לָכֶ֖ם לַֽאֲחֻזָּֽה
Ve ayrıca sizinle yabancı olan yerleşiklerin oğullarından, onlardan ve sizinle olan, diyarınızda doğurdukları ailelerinden satın alacaksınız; ve size mülk olacaklar.
Levililer 26:1
·
Tevrat
לֹֽא־תַעֲשׂ֨וּ לָכֶ֜ם אֱלִילִ֗ם וּפֶ֤סֶל וּמַצֵּבָה֙ לֹֽא־תָקִ֣ימוּ לָכֶ֔ם וְאֶ֣בֶן מַשְׂכִּ֗ית לֹ֤א תִתְּנוּ֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת עָלֶ֑יהָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Size ilahlar yapmayacaksınız ve size oyma put ve dikili taş dikmeyeceksiniz ve üzerine eğilmek için diyarınızda oymalı taşı vermeyeceksiniz; çünkü Tanrınız Yahve benim.
Levililer 26:5
·
Tevrat
וְהִשִּׂ֨יג לָכֶ֥ם דַּ֨יִשׁ֙ אֶת־בָּצִ֔יר וּבָצִ֖יר יַשִּׂ֣יג אֶת־זָ֑רַע וַאֲכַלְתֶּ֤ם לַחְמְכֶם֙ לָשֹׂ֔בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח בְּאַרְצְכֶֽם
Ve size harman bağ bozumuna ulaşacak ve bağ bozumu tohuma ulaşacak; ve ekmeğinizi doyasıya yiyeceksiniz ve diyarınızda güvenle oturacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 17:26
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ מֵעָרֵֽי־יְ֠הוּדָה וּמִסְּבִיב֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם וּמֵאֶ֣רֶץ בִּנְיָמִ֗ן וּמִן־הַשְּׁפֵלָ֤ה וּמִן־הָהָר֙ וּמִן־הַנֶּ֔גֶב מְבִאִ֛ים עוֹלָ֥ה וְזֶ֖בַח וּמִנְחָ֣ה וּלְבוֹנָ֑ה וּמְבִאֵ֥י תוֹדָ֖ה בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Yahuda şehirlerinden ve Yeruşalim'in çevresinden ve Bünyamin diyarından ve Şefela'dan ve dağdan ve Necef'ten gelecekler; yakmalık sunu ve kurban ve tahıl sunusu ve günnük getirerek ve Yahve'nin evine şükran getirenler.
Yeremya 48:33
·
Tevrat
וְנֶאֶסְפָ֨ה שִׂמְחָ֥ה וָגִ֛יל מִכַּרְמֶ֖ל וּמֵאֶ֣רֶץ מוֹאָ֑ב וְיַ֨יִן֙ מִיקָבִ֣ים הִשְׁבַּ֔תִּי לֹֽא־יִדְרֹ֣ךְ הֵידָ֔ד הֵידָ֖ד לֹ֥א הֵידָֽד
Ve meyve bahçesinden ve Moav diyarından sevinç ve coşku alındı; ve cenderelerden şarabı kestim, sevinç çığlığıyla çiğnemeyecek; sevinç çığlığı sevinç çığlığı değildir.
Yeremya 50:8
·
Tevrat
נֻ֚דוּ מִתּ֣וֹךְ בָּבֶ֔ל וּמֵאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים צֵ֑אוּ וִהְי֕וּ כְּעַתּוּדִ֖ים לִפְנֵי־צֹֽאן
Babil'in içinden kaçın ve Kildaniler diyarından çıkın ve sürünün önündeki tekeler gibi olun.
1. Samuel 30:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣רִדֵ֔הוּ וְהִנֵּ֥ה נְטֻשִׁ֖ים עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ אֹכְלִ֤ים וְשֹׁתִים֙ וְחֹ֣גְגִ֔ים בְּכֹל֙ הַשָּׁלָ֣ל הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר לָקְח֛וּ מֵאֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּ֖ים וּמֵאֶ֥רֶץ יְהוּדָֽה
Onu indirdi ve işte onlar bütün yerin yüzüne yayılmışlardı; Filistliler diyarından ve Yahuda diyarından aldıkları bütün büyük ganimetle yiyorlar, içiyorlar ve kutluyorlardı.
Zekeriya 8:7
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנְנִ֥י מוֹשִׁ֛יעַ אֶת־עַמִּ֖י מֵאֶ֣רֶץ מִזְרָ֑ח וּמֵאֶ֖רֶץ מְב֥וֹא הַשָּֽׁמֶשׁ
Ordular Yahve şöyle dedi: 'İşte ben halkımı doğu diyarından ve güneşin giriş diyarından kurtarıyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hoşea 2:5
·
Tevrat
פֶּן־אַפְשִׁיטֶ֣נָּה עֲרֻמָּ֔ה וְהִ֨צַּגְתִּ֔יהָ כְּי֖וֹם הִוָּֽלְדָ֑הּ וְשַׂמְתִּ֣יהָ כַמִּדְבָּ֗ר וְשַׁתִּ֨הָ֙ כְּאֶ֣רֶץ צִיָּ֔ה וַהֲמִתִּ֖יהָ בַּצָּמָֽא
Yoksa onu çıplak soyarım ve doğduğu günkü gibi bırakırım; onu çöl gibi yaparım, kurak bir yer gibi koyarım ve susuzlukla öldürürüm.
Yeşaya 51:23
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֨יהָ֙ בְּיַד־מוֹגַ֔יִךְ אֲשֶׁר־אָמְר֥וּ לְנַפְשֵׁ֖ךְ שְׁחִ֣י וְנַעֲבֹ֑רָה וַתָּשִׂ֤ימִי כָאָ֨רֶץ֙ גֵּוֵ֔ךְ וְכַח֖וּץ לַעֹבְרִֽים
Ve onu sana eziyet edenlerin eline koyacağım; ki onlar senin canına 'Eğil ve geçelim' dediler, ve sen sırtını yer gibi ve geçenler için sokak gibi yaptın.
Yeşaya 61:11
·
Tevrat
כִּ֤י כָאָ֨רֶץ֙ תּוֹצִ֣יא צִמְחָ֔הּ וּכְגַנָּ֖ה זֵרוּעֶ֣יהָ תַצְמִ֑יחַ כֵּ֣ן אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה יַצְמִ֤יחַ צְדָקָה֙ וּתְהִלָּ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־הַגּוֹיִֽם
Çünkü yer filizini çıkarır gibi ve bahçe ekilenlerini filizlendirir gibi, böylece Efendi Yahve tüm ulusların karşısında doğruluğu ve övgüyü filizlendirecek.
Mezmurlar 78:69
·
Tevrat
וַיִּ֣בֶן כְּמוֹ־רָ֭מִים מִקְדָּשׁ֑וֹ כְּ֝אֶ֗רֶץ יְסָדָ֥הּ לְעוֹלָֽם
Ve tapınağını yüksekler gibi inşa etti, onu sonsuza dek yer gibi kurdu.
Mezmurlar 143:6
·
Tevrat
פֵּרַ֣שְׂתִּי יָדַ֣י אֵלֶ֑יךָ נַפְשִׁ֓י כְּאֶֽרֶץ־עֲיֵפָ֖ה לְךָ֣ סֶֽלָה
Ellerimi sana açtım; canım yorgun bir yer gibi sanadır. Sela.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Krallar 24:7
·
Tevrat
וְלֹֽא־הֹסִ֥יף עוֹד֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם לָצֵ֖את מֵֽאַרְצ֑וֹ כִּֽי־לָקַ֞ח מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֗ל מִנַּ֤חַל מִצְרַ֨יִם֙ עַד־נְהַר־פְּרָ֔ת כֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר הָיְתָ֖ה לְמֶ֥לֶךְ מִצְרָֽיִם
Mısır kralı diyarından bir daha çıkmadı; çünkü Babil kralı Mısır vadisinden Fırat nehrine kadar Mısır kralına ait olan tümünü aldı.
Mezmurlar 10:16
·
Tevrat
יְהוָ֣ה מֶ֭לֶךְ עוֹלָ֣ם וָעֶ֑ד אָבְד֥וּ ג֝וֹיִ֗ם מֵֽאַרְצֽוֹ
Yahve sonsuzluk ve ebediyet kralıdır; uluslar onun yerinden yok oldu.
Yasa'nın Tekrarı 2:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶל־תָּ֨צַר֙ אֶת־מוֹאָ֔ב וְאַל־תִּתְגָּ֥ר בָּ֖ם מִלְחָמָ֑ה כִּ֠י לֹֽא־אֶתֵּ֨ן לְךָ֤ מֵֽאַרְצוֹ֙ יְרֻשָּׁ֔ה כִּ֣י לִבְנֵי־ל֔וֹט נָתַ֥תִּי אֶת־עָ֖ר יְרֻשָּֽׁה
Yahve bana dedi: 'Moav'ı kuşatma ve onları savaşa kışkırtma; çünkü onun yerinden sana mülk vermeyeceğim, çünkü Ar'ı Lut oğullarına mülk olarak verdim.'
Mısır'dan Çıkış 6:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַתָּ֣ה תִרְאֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה לְפַרְעֹ֑ה כִּ֣י בְיָ֤ד חֲזָקָה֙ יְשַׁלְּחֵ֔ם וּבְיָ֣ד חֲזָקָ֔ה יְגָרְשֵׁ֖ם מֵאַרְצֽוֹ
Ve Yahve Musa'ya dedi: 'Şimdi Firavun'a ne yapacağımı göreceksin; çünkü güçlü bir elle onları gönderecek ve güçlü bir elle onları diyarından kovacak.'
Mısır'dan Çıkış 6:11
·
Tevrat
בֹּ֣א דַבֵּ֔ר אֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וִֽישַׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ
Git, Mısır kralı Firavun'a konuş; ve İsrail oğullarını diyarından göndersin.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 41:20
·
Tevrat
מֵהָאָ֨רֶץ֙ עַד־מֵעַ֣ל הַפֶּ֔תַח הַכְּרוּבִ֥ים וְהַתִּֽמֹרִ֖ים עֲשׂוּיִ֑ם וְקִ֖יר הַׄהֵׄיׄכָֽׄלׄ
Yerden girişin üzerine kadar keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve tapınağın duvarı.
Hezekiel 42:6
·
Tevrat
כִּ֤י מְשֻׁלָּשׁוֹת֙ הֵ֔נָּה וְאֵ֤ין לָהֶן֙ עַמּוּדִ֔ים כְּעַמּוּדֵ֖י הַחֲצֵר֑וֹת עַל־כֵּ֣ן נֶאֱצַ֗ל מֵהַתַּחְתּוֹנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽיכֹנ֖וֹת מֵהָאָֽרֶץ
Çünkü onlar üç katlıydılar ve avluların sütunları gibi onların sütunları yoktu; bu yüzden yerden altlardan ve ortalardan ayrılmıştı.
2. Samuel 12:20
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד מֵהָאָ֜רֶץ וַיִּרְחַ֣ץ וַיָּ֗סֶךְ וַיְחַלֵּף֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֥א בֵית־יְהוָ֖ה וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּבֹא֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וַיִּשְׁאַ֕ל וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לֶ֖חֶם וַיֹּאכַֽל
Bunun üzerine Davut yerden kalktı, yıkandı, yağlandı ve giysilerini değiştirdi; Yahve'nin evine gelip secde etti. Sonra evine geldi, istedi ve ona ekmek koydular, o da yedi.
1. Samuel 28:3
·
Tevrat
וּשְׁמוּאֵ֣ל מֵ֔ת וַיִּסְפְּדוּ־לוֹ֙ כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּקְבְּרֻ֥הוּ בָרָמָ֖ה וּבְעִיר֑וֹ וְשָׁא֗וּל הֵסִ֛יר הָאֹב֥וֹת וְאֶת־הַיִּדְּעֹנִ֖ים מֵהָאָֽרֶץ
Samuel öldü; bütün İsrail onun için yas tuttu ve onu Rama'da, kendi şehrinde gömdüler. Saul ruh çağıranları ve bilicileri yerden çıkarmıştı.
1. Samuel 28:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֗ן וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל וַיִּפְרְצוּ־ב֤וֹ עֲבָדָיו֙ וְגַם־הָ֣אִשָּׁ֔ה וַיִּשְׁמַ֖ע לְקֹלָ֑ם וַיָּ֨קָם֙ מֵֽהָאָ֔רֶץ וַיֵּ֖שֶׁב אֶל־הַמִּטָּֽה
O reddetti ve dedi: 'Yemeyeceğim.' Kulları ve kadın da onu zorladılar; onların sesini dinledi, yerden kalktı ve yatağa oturdu.
Örnek Ayetler (4)
Mika 5:4
·
Tevrat
וְהָיָ֥ה זֶ֖ה שָׁל֑וֹם אַשּׁ֣וּר כִּֽי־יָב֣וֹא בְאַרְצֵ֗נוּ וְכִ֤י יִדְרֹךְ֙ בְּאַרְמְנֹתֵ֔ינוּ וַהֲקֵמֹ֤נוּ עָלָיו֙ שִׁבְעָ֣ה רֹעִ֔ים וּשְׁמֹנָ֖ה נְסִיכֵ֥י אָדָֽם
Ve bu barış olacak. Asur diyarımıza geldiğinde ve saraylarımıza bastığında, ona karşı yedi çoban ve insanın sekiz önderini kaldıracağız.
Mika 5:5
·
Tevrat
וְרָע֞וּ אֶת־אֶ֤רֶץ אַשּׁוּר֙ בַּחֶ֔רֶב וְאֶת־אֶ֥רֶץ נִמְרֹ֖ד בִּפְתָחֶ֑יהָ וְהִצִּיל֙ מֵֽאַשּׁ֔וּר כִּֽי־יָב֣וֹא בְאַרְצֵ֔נוּ וְכִ֥י יִדְרֹ֖ךְ בִּגְבוּלֵֽנוּ
Ve Asur diyarını kılıçla ve Nimrod diyarını kapılarında güdecekler; ve Asur diyarımıza geldiğinde ve sınırımıza bastığında ondan kurtaracak.
Mezmurlar 85:10
·
Tevrat
אַ֤ךְ קָר֣וֹב לִירֵאָ֣יו יִשְׁע֑וֹ לִשְׁכֹּ֖ן כָּב֣וֹד בְּאַרְצֵֽנוּ
Gerçekten onun kurtuluşu ondan korkanlara yakındır; yüceliğin yerimizde oturması için.
Ezgiler Ezgisi 2:12
·
Tevrat
הַנִּצָּנִים֙ נִרְא֣וּ בָאָ֔רֶץ עֵ֥ת הַזָּמִ֖יר הִגִּ֑יעַ וְק֥וֹל הַתּ֖וֹר נִשְׁמַ֥ע בְּאַרְצֵֽנוּ
Yerde çiçekler göründü, şarkı zamanı ulaştı ve diyarımızda kumrunun sesi duyuldu.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 19:7
·
Tevrat
הִנְנִ֨י נֹתֵ֥ן בּוֹ֙ ר֔וּחַ וְשָׁמַ֥ע שְׁמוּעָ֖ה וְשָׁ֣ב לְאַרְצ֑וֹ וְהִפַּלְתִּ֥יו בַּחֶ֖רֶב בְּאַרְצֽוֹ
İşte ben ona bir ruh veriyorum; bir haber işitecek ve kendi diyarına dönecek; ve onu kendi diyarında kılıçla düşüreceğim.
Yeşaya 37:7
·
Tevrat
הִנְנִ֨י נוֹתֵ֥ן בּוֹ֙ ר֔וּחַ וְשָׁמַ֥ע שְׁמוּעָ֖ה וְשָׁ֣ב אֶל־אַרְצ֑וֹ וְהִפַּלְתִּ֥יו בַּחֶ֖רֶב בְּאַרְצֽוֹ
İşte ben ona bir ruh vereceğim, bir haber duyacak ve diyarına dönecek; onu diyarında kılıçla düşüreceğim.
Yaratılış 24:37
·
Tevrat
וַיַּשְׁבִּעֵ֥נִי אֲדֹנִ֖י לֵאמֹ֑ר לֹא־תִקַּ֤ח אִשָּׁה֙ לִבְנִ֔י מִבְּנוֹת֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י יֹשֵׁ֥ב בְּאַרְצֽוֹ
'Efendim bana yemin ettirerek dedi: Benim diyarında oturduğum Kenanlıların kızlarından oğlum için bir kadın almayacaksın.'
Yasa'nın Tekrarı 23:8
·
Tevrat
לֹֽא־תְתַעֵ֣ב אֲדֹמִ֔י כִּ֥י אָחִ֖יךָ ה֑וּא לֹא־תְתַעֵ֣ב מִצְרִ֔י כִּי־גֵ֖ר הָיִ֥יתָ בְאַרְצֽוֹ
Edomludan iğrenmeyeceksin, çünkü o kardeşindir; Mısırlıdan iğrenmeyeceksin, çünkü onun diyarında yabancıydın.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 11:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יִפְתָּח֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־מֶ֥לֶךְ בְּנֵֽי־עַמּ֖וֹן לֵאמֹ֑ר מַה־לִּ֣י וָלָ֔ךְ כִּֽי־בָ֥אתָ אֵלַ֖י לְהִלָּחֵ֥ם בְּאַרְצִֽי
Yiftah Ammon oğullarının kralına haberciler gönderdi ve dedi: 'Benimle senin aranda ne var ki, yerimde savaşmak için bana geldin?'
Yeşaya 14:25
·
Tevrat
לִשְׁבֹּ֤ר אַשּׁוּר֙ בְּאַרְצִ֔י וְעַל־הָרַ֖י אֲבוּסֶ֑נּוּ וְסָ֤ר מֵֽעֲלֵיהֶם֙ עֻלּ֔וֹ וְסֻ֨בֳּל֔וֹ מֵעַ֥ל שִׁכְמ֖וֹ יָסֽוּר
Asur'u yerimde kırmak için ve dağlarımın üzerinde onu çiğneyeceğim; ve onun boyunduruğu onların üzerinden ayrılacak ve onun yükü onun omzunun üzerinden ayrılacak.
1. Krallar 10:6
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אֱמֶת֙ הָיָ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖עְתִּי בְּאַרְצִ֑י עַל־דְּבָרֶ֖יךָ וְעַל־חָכְמָתֶֽךָ
Krala dedi: 'Diyarımda senin sözlerin ve bilgeliğin hakkında duyduğum söz gerçekmiş.
2. Tarihler 9:5
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אֱמֶת֙ הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖עְתִּי בְּאַרְצִ֑י עַל־דְּבָרֶ֖יךָ וְעַל־חָכְמָתֶֽךָ
Krala dedi ki: 'Sözlerin ve bilgeliğin hakkında diyarımda duyduğum söz gerçektir.
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 9:30
·
Tevrat
וַתִּמְשֹׁ֤ךְ עֲלֵיהֶם֙ שָׁנִ֣ים רַבּ֔וֹת וַתָּ֨עַד בָּ֧ם בְּרוּחֲךָ֛ בְּיַד־נְבִיאֶ֖יךָ וְלֹ֣א הֶאֱזִ֑ינוּ וַֽתִּתְּנֵ֔ם בְּיַ֖ד עַמֵּ֥י הָאֲרָצֹֽת
Ve onların üzerine çok yıllar uzattın ve peygamberlerinin eliyle ruhunla onlara tanıklık ettin, ama kulak vermediler; böylece onları yerlerin halklarının eline verdin.
Yaratılış 26:3
·
Tevrat
גּ֚וּר בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְאֶֽהְיֶ֥ה עִמְּךָ֖ וַאֲבָרְכֶ֑ךָּ כִּֽי־לְךָ֣ וּֽלְזַרְעֲךָ֗ אֶתֵּן֙ אֶת־כָּל־הָֽאֲרָצֹ֣ת הָאֵ֔ל וַהֲקִֽמֹתִי֙ אֶת־הַשְּׁבֻעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם אָבִֽיךָ
Bu yerde misafir ol ve seninle olacağım ve seni bereketleyeceğim; çünkü sana ve soyuna bütün bu yerleri vereceğim ve baban İbrahim'e yemin ettiğim yemini yerine getireceğim.
Yaratılış 26:4
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְנָתַתִּ֣י לְזַרְעֲךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הָאֲרָצֹ֖ת הָאֵ֑ל וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
Ve soyunu göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım ve soyuna bütün bu yerleri vereceğim; ve yerin bütün ulusları senin soyunla bereketlenecek.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 10:5
·
Tevrat
מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Ulusların adaları topraklarında bunlardan ayrıldı; her adam diline göre, uluslarında ailelerine göre.
Yaratılış 10:20
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־חָ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹֽׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Bunlar ailelerine göre, dillerine göre, ülkelerinde, uluslarında Ham'ın oğullarıdır.
Yaratılış 10:31
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בְנֵי־שֵׁ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם לְגוֹיֵהֶֽם
Bunlar ailelerine göre, dillerine göre, ülkelerinde, uluslarına göre Sem'in oğullarıdır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 8:23
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֣א מוּעָף֮ לַאֲשֶׁ֣ר מוּצָ֣ק לָהּ֒ כָּעֵ֣ת הָרִאשׁ֗וֹן הֵקַ֞ל אַ֤רְצָה זְבֻלוּן֙ וְאַ֣רְצָה נַפְתָּלִ֔י וְהָאַחֲר֖וֹן הִכְבִּ֑יד דֶּ֤רֶךְ הַיָּם֙ עֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן גְּלִ֖יל הַגּוֹיִֽם
Çünkü sıkıntı çeken için karanlık yoktur; ilk vakitte Zevulun yerini ve Naftali yerini hafifletti, ve sonrakinde deniz yolunu, Yarden'in ötesini, ulusların bölgesini ağırlaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 62:4
·
Tevrat
לֹֽא־יֵאָמֵר֩ לָ֨ךְ ע֜וֹד עֲזוּבָ֗ה וּלְאַרְצֵךְ֙ לֹא־יֵאָמֵ֥ר עוֹד֙ שְׁמָמָ֔ה כִּ֣י לָ֗ךְ יִקָּרֵא֙ חֶפְצִי־בָ֔הּ וּלְאַרְצֵ֖ךְ בְּעוּלָ֑ה כִּֽי־חָפֵ֤ץ יְהוָה֙ בָּ֔ךְ וְאַרְצֵ֖ךְ תִּבָּעֵֽל
Artık sana terk edilmiş denmeyecek ve senin yerine artık viran denmeyecek; çünkü sana isteğim ondadır ve senin yerine evli diye çağrılacak; çünkü Yahve seni istedi ve senin yerin evlenecek.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 7:23
·
Tevrat
וּמִ֤י כְעַמְּךָ֙ כְּיִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר הָלְכֽוּ־אֱ֠לֹהִים לִפְדּֽוֹת־ל֨וֹ לְעָ֜ם וְלָשׂ֧וּם ל֣וֹ שֵׁ֗ם וְלַעֲשׂ֨וֹת לָכֶ֜ם הַגְּדוּלָּ֤ה וְנֹֽרָאוֹת֙ לְאַרְצֶ֔ךָ מִפְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר פָּדִ֤יתָ לְּךָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם גּוֹיִ֖ם וֵאלֹהָֽיו
'Yerdeki hangi tek ulus senin halkın İsrail gibidir? Tanrı onu kendisine bir halk olarak fidyeyle kurtarmak, kendisine bir ad koymak ve sizin için büyüklük ve yerin için korkunç şeyler yapmak üzere gitti; Mısır'dan, uluslardan ve onların ilahlarından kendine fidyeyle kurtardığın halkının önünden.'
Yaratılış 32:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ יַעֲקֹב֒ אֱלֹהֵי֙ אָבִ֣י אַבְרָהָ֔ם וֵאלֹהֵ֖י אָבִ֣י יִצְחָ֑ק יְהוָ֞ה הָאֹמֵ֣ר אֵלַ֗י שׁ֧וּב לְאַרְצְךָ֛ וּלְמוֹלַדְתְּךָ֖ וְאֵיטִ֥יבָה עִמָּֽךְ
Sonra Yakup dedi: "Ey babam İbrahim'in Tanrısı ve babam İshak'ın Tanrısı, bana 'Diyarına ve akrabalarına dön, sana iyilik edeceğim' diyen Yahve!
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 16:24
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ אֹתוֹ֙ הָעָ֔ם וַֽיְהַלְל֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּ֣י אָמְר֗וּ נָתַ֨ן אֱלֹהֵ֤ינוּ בְיָדֵ֨נוּ֙ אֶת־א֣וֹיְבֵ֔נוּ וְאֵת֙ מַחֲרִ֣יב אַרְצֵ֔נוּ וַאֲשֶׁ֥ר הִרְבָּ֖ה אֶת־חֲלָלֵֽינוּ
Halk onu gördü ve ilahlarını övdüler; çünkü dediler: 'İlahımız düşmanımızı, yerimizi viran edeni ve ölülerimizi çoğaltanı elimize verdi.'
Yeşu 9:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֵ֡ינוּ זְֽקֵינֵינוּ֩ וְכָל־יֹשְׁבֵ֨י אַרְצֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר קְח֨וּ בְיֶדְכֶ֤ם צֵידָה֙ לַדֶּ֔רֶךְ וּלְכ֖וּ לִקְרָאתָ֑ם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֲלֵיהֶם֙ עַבְדֵיכֶ֣ם אֲנַ֔חְנוּ וְעַתָּ֖ה כִּרְתוּ־לָ֥נוּ בְרִֽית
Yaşlılarımız ve diyarımızın tüm oturanları bize diyerek dediler: 'Yol için elinize erzak alın ve onları karşılamaya gidin ve onlara deyin: Biz sizin kullarınızız ve şimdi bizimle antlaşma yapın.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 12:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם לֶךְ־לְךָ֛ מֵאַרְצְךָ֥ וּמִמּֽוֹלַדְתְּךָ֖ וּמִבֵּ֣ית אָבִ֑יךָ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַרְאֶֽךָּ
Yahve İbrahim'e dedi: 'Diyarından, ve doğduğun yerden, ve babanın evinden, sana göstereceğim diyara git.'
Yasa'nın Tekrarı 26:2
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם
Yahve Tanrın'ın sana verdiği yerinden getireceğin toprağın tüm meyvesinin ilklerinden alacaksın ve sepete koyacaksın; ve Yahve Tanrın'ın adını orada barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 26:36
·
Tevrat
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֨רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף
Aranızda kalanların düşmanlarının yerlerinde kalplerine korku getireceğim; savrulan yaprağın sesi onları kovalayacak, kılıçtan kaçışla kaçacaklar ve kovalayan yokken düşecekler.
Levililer 26:39
·
Tevrat
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֗ם יִמַּ֨קּוּ֙ בַּֽעֲוֺנָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיכֶ֑ם וְאַ֛ף בַּעֲוֺנֹ֥ת אֲבֹתָ֖ם אִתָּ֥ם יִמָּֽקּוּ
Aranızda kalanlar düşmanlarınızın yerlerinde suçları içinde çürüyecekler; ayrıca babalarının suçları içinde onlarla çürüyecekler.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 18:32
·
Tevrat
עַד־בֹּאִי֩ וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֜ם אֶל־אֶ֣רֶץ כְּאַרְצְכֶ֗ם אֶרֶץ֩ דָּגָ֨ן וְתִיר֜וֹשׁ אֶ֧רֶץ לֶ֣חֶם וּכְרָמִ֗ים אֶ֣רֶץ זֵ֤ית יִצְהָר֙ וּדְבַ֔שׁ וִֽחְי֖וּ וְלֹ֣א תָמֻ֑תוּ וְאַֽל־תִּשְׁמְעוּ֙ אֶל־חִזְקִיָּ֔הוּ כִּֽי־יַסִּ֤ית אֶתְכֶם֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֖ה יַצִּילֵֽנוּ
Ben gelip sizi kendi diyarınız gibi bir diyara, tahıl ve yeni şarap diyarına, ekmek ve bağlar diyarına, zeytinyağı ve bal diyarına alana kadar; yaşayın ve ölmeyin. Ve 'Yahve bizi kurtaracak' diyerek sizi kışkırtan Hizkiya'yı dinlemeyin.
Yeşaya 36:17
·
Tevrat
עַד־בֹּאִ֕י וְלָקַחְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אֶ֣רֶץ כְּאַרְצְכֶ֑ם אֶ֤רֶץ דָּגָן֙ וְתִיר֔וֹשׁ אֶ֥רֶץ לֶ֖חֶם וּכְרָמִֽים
Ben gelip sizi sizin yeriniz gibi bir yere, tahıl ve yeni şarap yerine, ekmek ve bağlar yerine alana dek.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 10:13
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה נָתַ֣ן לְמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א אֶת־כָּל־חֶפְצָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔לָה מִלְּבַד֙ אֲשֶׁ֣ר נָֽתַן־לָ֔הּ כְּיַ֖ד הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֑ה וַתֵּ֛פֶן וַתֵּ֥לֶךְ לְאַרְצָ֖הּ הִ֥יא וַעֲבָדֶֽיהָ
Kral Süleyman, Kral Süleyman'ın eliyle ona verdiğinden başka, Şeba kraliçesine dilediği her arzusunu verdi; böylece o ve kulları dönüp kendi diyarına gitti.
2. Tarihler 9:12
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה נָתַ֣ן לְמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א אֶת־כָּל־חֶפְצָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔לָה מִלְּבַ֖ד אֲשֶׁר־הֵבִ֣יאָה אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ וַֽתַּהֲפֹ֛ךְ וַתֵּ֥לֶךְ לְאַרְצָ֖הּ הִ֥יא וַעֲבָדֶֽיהָ
Kral Süleyman, krala getirdiğinin dışında, istediği bütün arzusunu Şeba kraliçesine verdi. Böylece o ve kulları dönüp diyarına gitti.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 35:33
·
Tevrat
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ
Ve içinde olduğunuz diyarı kirletmeyeceksiniz; çünkü kan diyarı kirletir. Ve onda dökülmüş olan kan için, onu dökenin kanıyla olması hariç, diyar için kefaret edilmeyecektir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 36:20
·
Tevrat
וַיָּב֗וֹא אֶל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ שָׁ֔ם וַֽיְחַלְּל֖וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֑י בֶּאֱמֹ֤ר לָהֶם֙ עַם־יְהוָ֣ה אֵ֔לֶּה וּמֵאַרְצ֖וֹ יָצָֽאוּ
Ve gittikleri uluslara geldiler ve kutsal adımı kirlettiler; onlara, 'Bunlar Yahve'nin halkıdır ve O'nun diyarından çıktılar' denildiğinde.