91
Kullanım
10
Lemma
32
Türev
48
Anlam
10 lemma, 32 türev form
Örnek Ayetler (4 / 8)
Yoel 1:4
·
Tevrat
יֶ֤תֶר הַגָּזָם֙ אָכַ֣ל הָֽאַרְבֶּ֔ה וְיֶ֥תֶר הָאַרְבֶּ֖ה אָכַ֣ל הַיָּ֑לֶק וְיֶ֣תֶר הַיֶּ֔לֶק אָכַ֖ל הֶחָסִֽיל
Kesici çekirgeden arta kalanı sürü çekirgesi yedi; ve sürü çekirgesinden arta kalanı sıçrayıcı çekirge yedi; ve sıçrayıcı çekirgeden arta kalanı yiyici çekirge yedi.
Yoel 2:25
·
Tevrat
וְשִׁלַּמְתִּ֤י לָכֶם֙ אֶת־הַשָּׁנִ֔ים אֲשֶׁר֙ אָכַ֣ל הָֽאַרְבֶּ֔ה הַיֶּ֖לֶק וְהֶחָסִ֣יל וְהַגָּזָ֑ם חֵילִי֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר שִׁלַּ֖חְתִּי בָּכֶֽם
Ve çekirgenin, yavru çekirgenin ve yiyici çekirgenin ve kesici çekirgenin yediği yılları size ödeyeceğim; aranıza gönderdiğim büyük ordumu.
Yasa'nın Tekrarı 28:38
·
Tevrat
זֶ֥רַע רַ֖ב תּוֹצִ֣יא הַשָּׂדֶ֑ה וּמְעַ֣ט תֶּאֱסֹ֔ף כִּ֥י יַחְסְלֶ֖נּוּ הָאַרְבֶּֽה
Tarlaya çok tohum çıkaracaksın ve az toplayacaksın; çünkü çekirge onu yiyip bitirecek.
Levililer 11:22
·
Tevrat
אֶת־אֵ֤לֶּה מֵהֶם֙ תֹּאכֵ֔לוּ אֶת־הָֽאַרְבֶּ֣ה לְמִינ֔וֹ וְאֶת־הַסָּלְעָ֖ם לְמִינֵ֑הוּ וְאֶת־הַחַרְגֹּ֣ל לְמִינֵ֔הוּ וְאֶת־הֶחָגָ֖ב לְמִינֵֽהוּ
Onlardan şunları yiyeceksiniz: Türüne göre çekirgeyi ve türüne göre kel çekirgeyi ve türüne göre cırcır böceğini ve türüne göre küçük çekirgeyi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
1. Krallar 8:37
·
Tevrat
רָעָ֞ב כִּֽי־יִהְיֶ֣ה בָאָ֗רֶץ דֶּ֣בֶר כִּֽי־יִ֠הְיֶה שִׁדָּפ֨וֹן יֵרָק֜וֹן אַרְבֶּ֤ה חָסִיל֙ כִּ֣י יִהְיֶ֔ה כִּ֧י יָֽצַר־ל֛וֹ אֹיְב֖וֹ בְּאֶ֣רֶץ שְׁעָרָ֑יו כָּל־נֶ֖גַע כָּֽל־מַחֲלָֽה
Yerde kıtlık olduğunda, salgın hastalık olduğunda, samyeli, küf, çekirge, tırtıl olduğunda, düşmanı kapılarının diyarında onu kuşattığında, her yara, her hastalık olduğunda;
Mezmurlar 105:34
·
Tevrat
אָ֭מַר וַיָּבֹ֣א אַרְבֶּ֑ה וְ֝יֶ֗לֶק וְאֵ֣ין מִסְפָּֽר
Dedi ve çekirge ve yavru çekirge geldi, ve sayı yoktu.
2. Tarihler 6:28
·
Tevrat
רָעָ֞ב כִּֽי־יִהְיֶ֣ה בָאָ֗רֶץ דֶּ֣בֶר כִּֽי־יִֽ֠הְיֶה שִׁדָּפ֨וֹן וְיֵרָק֜וֹן אַרְבֶּ֤ה וְחָסִיל֙ כִּ֣י יִהְיֶ֔ה כִּ֧י יָֽצַר־ל֛וֹ אוֹיְבָ֖יו בְּאֶ֣רֶץ שְׁעָרָ֑יו כָּל־נֶ֖גַע וְכָֽל־מַחֲלָֽה
Yerde kıtlık olursa, salgın hastalık olursa, sam yeli ve küf, çekirge ve tırtıl olursa, düşmanları onu kapılarının diyarında kuşatırsa, herhangi bir bela ve herhangi bir hastalık olursa;
Mısır'dan Çıkış 10:4
·
Tevrat
כִּ֛י אִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּ֑י הִנְנִ֨י מֵבִ֥יא מָחָ֛ר אַרְבֶּ֖ה בִּגְבֻלֶֽךָ
Çünkü sen halkımı salıvermeyi reddediyorsan, işte ben yarın sınırına çekirge getiriyorum.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Nahum 3:15
·
Tevrat
שָׁ֚ם תֹּאכְלֵ֣ךְ אֵ֔שׁ תַּכְרִיתֵ֣ךְ חֶ֔רֶב תֹּאכְלֵ֖ךְ כַּיָּ֑לֶק הִתְכַּבֵּ֣ד כַּיֶּ֔לֶק הִֽתְכַּבְּדִ֖י כָּאַרְבֶּֽה
Orada ateş seni yiyecek, kılıç seni kesecek, çekirge gibi seni yiyecek; çekirge gibi çoğal, çekirge gibi çoğal.
Nahum 3:17
·
Tevrat
מִנְּזָרַ֨יִךְ֙ כָּֽאַרְבֶּ֔ה וְטַפְסְרַ֖יִךְ כְּג֣וֹב גֹּבָ֑י הַֽחוֹנִ֤ים בַּגְּדֵרוֹת֙ בְּי֣וֹם קָרָ֔ה שֶׁ֤מֶשׁ זָֽרְחָה֙ וְנוֹדַ֔ד וְלֹֽא־נוֹדַ֥ע מְקוֹמ֖וֹ אַיָּֽם
Senin muhafızların çekirge gibidir ve senin memurların soğuk gününde duvarlarda konaklayan çekirge sürüsü gibi; güneş doğdu ve kaçtı ve onun yeri bilinmez, nerededirler?
Mezmurlar 109:23
·
Tevrat
כְּצֵל־כִּנְטוֹת֥וֹ נֶהֱלָ֑כְתִּי נִ֝נְעַ֗רְתִּי כָּֽאַרְבֶּֽה
Uzadığında gölge gibi gittim; çekirge gibi silkelendim.
Eyüp 39:20
·
Tevrat
הְֽ֭תַרְעִישֶׁנּוּ כָּאַרְבֶּ֑ה ה֖וֹד נַחְר֣וֹ אֵימָֽה
Onu çekirge gibi sıçratır mısın? Onun solumasının görkemi korkunçtur.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 78:46
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן לֶחָסִ֣יל יְבוּלָ֑ם וִֽ֝יגִיעָ֗ם לָאַרְבֶּֽה
Ve onların ürününü tırtıla, emeklerini çekirgeye verdi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:27
·
Tevrat
מֶ֭לֶךְ אֵ֣ין לָאַרְבֶּ֑ה וַיֵּצֵ֖א חֹצֵ֣ץ כֻּלּֽוֹ
Çekirgenin kralı yoktur; ama hepsi bölükler halinde çıkar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 10:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד
Yahve Musa'ya dedi: 'Çekirgeler için elini Mısır diyarının üzerine uzat; Mısır diyarının üzerine çıksınlar ve yerin bütün otunu, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 46:23
·
Tevrat
כָּרְת֤וּ יַעְרָהּ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֖י לֹ֣א יֵֽחָקֵ֑ר כִּ֤י רַבּוּ֙ מֵֽאַרְבֶּ֔ה וְאֵ֥ין לָהֶ֖ם מִסְפָּֽר
Onun ormanını kestiler, Yahve'nin bildirisidir, çünkü o araştırılamaz; çünkü onlar çekirgeden çokturlar ve onların sayısı yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşu 8:2
·
Tevrat
וְעָשִׂ֨יתָ לָעַ֜י וּלְמַלְכָּ֗הּ כַּאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤יתָ לִֽירִיחוֹ֙ וּלְמַלְכָּ֔הּ רַק־שְׁלָלָ֥הּ וּבְהֶמְתָּ֖הּ תָּבֹ֣זּוּ לָכֶ֑ם שִׂים־לְךָ֥ אֹרֵ֛ב לָעִ֖יר מֵאַחֲרֶֽיהָ
Eriha'ya ve kralına yaptığın gibi Ay'a ve kralına yapacaksın; sadece ganimetini ve hayvanlarını kendinize yağmalayacaksınız. Şehre arkasından pusu koy.'
Yeşu 8:12
·
Tevrat
וַיִּקַּ֕ח כַּחֲמֵ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים אִ֑ישׁ וַיָּ֨שֶׂם אוֹתָ֜ם אֹרֵ֗ב בֵּ֧ין בֵּֽית־אֵ֛ל וּבֵ֥ין הָעַ֖י מִיָּ֥ם לָעִֽיר
Beş bin kadar adam aldı ve onları Beytel ile Ay arasında, şehrin batısına pusuya koydu.
Yeşu 8:14
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּרְא֣וֹת מֶֽלֶךְ־הָעַ֗י וַֽיְמַהֲר֡וּ וַיַּשְׁכִּ֡ימוּ וַיֵּצְא֣וּ אַנְשֵֽׁי־הָעִ֣יר לִקְרַֽאת־יִ֠שְׂרָאֵל לַֽמִּלְחָמָ֞ה ה֧וּא וְכָל־עַמּ֛וֹ לַמּוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י הָֽעֲרָבָ֑ה וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּֽי־אֹרֵ֥ב ל֖וֹ מֵאַחֲרֵ֥י הָעִֽיר
Ay kralı görünce acele ettiler, erken kalktılar ve şehrin adamları, o ve bütün halkı Arabah'ın önünde buluşma yerine İsrail'i karşılamaya savaşa çıktılar; ve o şehrin arkasında ona pusu olduğunu bilmedi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:6
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י רְשָׁעִ֣ים אֱרָב־דָּ֑ם וּפִ֥י יְ֝שָׁרִ֗ים יַצִּילֵֽם
Kötülerin sözleri kan pususudur; dürüstlerin ağzı ise onları kurtarır.
Ağıtlar 3:10
·
Tevrat
דֹּ֣ב אֹרֵ֥ב הוּא֙ לִ֔י אֲרִ֖י בְּמִסְתָּרִֽים
O bana pusu kuran ayı, gizli yerlerde aslandır.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 20:36
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן כִּ֣י נִגָּ֑פוּ וַיִּתְּנ֨וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֤ל מָקוֹם֙ לְבִנְיָמִ֔ן כִּ֤י בָֽטְחוּ֙ אֶל־הָ֣אֹרֵ֔ב אֲשֶׁר שָׂ֖מוּ אֶל־הַגִּבְעָֽה
Bünyamin oğulları bozguna uğradıklarını gördüler; ve İsrail adamları Bünyamin'e yer verdiler, çünkü Giva'ya koydukları pusuya güvendiler.
Hakimler 20:37
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֣ב הֵחִ֔ישׁוּ וַֽיִּפְשְׁט֖וּ אֶל־הַגִּבְעָ֑ה וַיִּמְשֹׁךְ֙ הָאֹרֵ֔ב וַיַּ֥ךְ אֶת־כָּל־הָעִ֖יר לְפִי־חָֽרֶב
Pusu acele etti ve Giva'ya saldırdı; pusu ilerledi ve bütün şehri kılıç ağzıyla vurdu.
Hakimler 20:38
·
Tevrat
וְהַמּוֹעֵ֗ד הָיָ֛ה לְאִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל עִם־הָאֹרֵ֑ב הֶ֕רֶב לְהַעֲלוֹתָ֛ם מַשְׂאַ֥ת הֶעָשָׁ֖ן מִן־הָעִֽיר
İsrail adamları ile pusu arasındaki işaret, onların şehirden duman yükselişini çoğaltarak çıkarmasıydı.
Yeşu 8:21
·
Tevrat
וִיהוֹשֻׁ֨עַ וְכָֽל־יִשְׂרָאֵ֜ל רָא֗וּ כִּֽי־לָכַ֤ד הָֽאֹרֵב֙ אֶת־הָעִ֔יר וְכִ֥י עָלָ֖ה עֲשַׁ֣ן הָעִ֑יר וַיָּשֻׁ֕בוּ וַיַּכּ֖וּ אֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעָֽי
Yeşu ve bütün İsrail pusunun şehri ele geçirdiğini ve şehrin dumanının çıktığını gördüler; döndüler ve Ay adamlarını vurdular.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 59:4
·
Tevrat
כִּ֤י הִנֵּ֪ה אָֽרְב֡וּ לְנַפְשִׁ֗י יָג֣וּרוּ עָלַ֣י עַזִ֑ים לֹא־פִשְׁעִ֖י וְלֹא־חַטָּאתִ֣י יְהוָֽה
Çünkü işte canım için pusu kurdular; güçlüler bana karşı toplanıyorlar; isyanım için değil ve günahım için değil ey Yahve.
Ağıtlar 4:19
·
Tevrat
קַלִּ֤ים הָיוּ֙ רֹדְפֵ֔ינוּ מִנִּשְׁרֵ֖י שָׁמָ֑יִם עַל־הֶהָרִ֣ים דְּלָקֻ֔נוּ בַּמִּדְבָּ֖ר אָ֥רְבוּ לָֽנוּ
Kovalayanlarımız göklerin kartallarından hızlıydılar; dağların üzerinde bizi kovaladılar, çölde bize pusu kurdular.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
Hakimler 16:12
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח דְּלִילָה֩ עֲבֹתִ֨ים חֲדָשִׁ֜ים וַתַּאַסְרֵ֣הוּ בָהֶ֗ם וַתֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ פְּלִשְׁתִּ֤ים עָלֶ֨יךָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן וְהָאֹרֵ֖ב יֹשֵׁ֣ב בֶּחָ֑דֶר וַֽיְנַתְּקֵ֛ם מֵעַ֥ל זְרֹעֹתָ֖יו כַּחֽוּט
Delila yeni ipler aldı ve onu onlarla bağladı. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Ve pusu odada oturuyordu. Onları kollarının üzerinden iplik gibi kopardı.
Hakimler 20:37
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֣ב הֵחִ֔ישׁוּ וַֽיִּפְשְׁט֖וּ אֶל־הַגִּבְעָ֑ה וַיִּמְשֹׁךְ֙ הָאֹרֵ֔ב וַיַּ֥ךְ אֶת־כָּל־הָעִ֖יר לְפִי־חָֽרֶב
Pusu acele etti ve Giva'ya saldırdı; pusu ilerledi ve bütün şehri kılıç ağzıyla vurdu.
Örnek Ayetler (3)
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:12
·
Tevrat
פַּ֤עַם בַּח֗וּץ פַּ֥עַם בָּרְחֹב֑וֹת וְאֵ֖צֶל כָּל־פִּנָּ֣ה תֶאֱרֹֽב
Bazen sokakta, bazen meydanlarda ve her köşenin yanında pusu kurar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:28
·
Tevrat
אַף־הִ֭יא כְּחֶ֣תֶף תֶּֽאֱרֹ֑ב וּ֝בוֹגְדִ֗ים בְּאָדָ֥ם תּוֹסִֽף
O da bir soyguncu gibi pusu kurar ve insanlar arasında hainleri çoğaltır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:15
·
Tevrat
אַל־תֶּאֱרֹ֣ב רָ֭שָׁע לִנְוֵ֣ה צַדִּ֑יק אַֽל־תְּשַׁדֵּ֥ד רִבְצוֹ
Kötü kişi, doğru kişinin meskeni için pusu kurma; onun dinlenme yerini yağmalama.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 9:32
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם לַ֔יְלָה אַתָּ֖ה וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתָּ֑ךְ וֶאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶֽה
Ve şimdi, sen ve seninle olan halk geceleyin kalkın; ve tarlada pusu kurun.
Hakimler 20:33
·
Tevrat
וְכֹ֣ל אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל קָ֚מוּ מִמְּקוֹמ֔וֹ וַיַּעַרְכ֖וּ בְּבַ֣עַל תָּמָ֑ר וְאֹרֵ֧ב יִשְׂרָאֵ֛ל מֵגִ֥יחַ מִמְּקֹמ֖וֹ מִמַּֽעֲרֵה־גָֽבַע
Ve bütün İsrail adamları yerinden kalktı ve Baal-Tamar'da dizildi; İsrail'in pususu da yerinden, Geva'nın açıklığından fırladı.
Yasa'nın Tekrarı 19:11
·
Tevrat
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל
Fakat eğer bir adam komşusundan nefret ederse, ve ona pusu kurarsa, ve ona karşı kalkarsa, ve onu canından vurursa ve o ölürse; ve bu şehirlerden birine kaçarsa;
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 22:8
·
Tevrat
כִּי֩ קְשַׁרְתֶּ֨ם כֻּלְּכֶ֜ם עָלַ֗י וְאֵין־גֹּלֶ֤ה אֶת־אָזְנִי֙ בִּכְרָת־בְּנִ֣י עִם־בֶּן־יִשַׁ֔י וְאֵין־חֹלֶ֥ה מִכֶּ֛ם עָלַ֖י וְגֹלֶ֣ה אֶת־אָזְנִ֑י כִּ֣י הֵקִים֩ בְּנִ֨י אֶת־עַבְדִּ֥י עָלַ֛י לְאֹרֵ֖ב כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Çünkü hepiniz bana karşı komplo kurdunuz; oğlum İşay oğluyla antlaşma yaptığında kulağımı açan yok, sizden bana acıyan ve kulağımı açan yok; ki oğlum bugün olduğu gibi bana karşı pusu kurması için kulumu kaldırdı.'
1. Samuel 22:13
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ שָׁא֔וּל לָ֚מָּה קְשַׁרְתֶּ֣ם עָלַ֔י אַתָּ֖ה וּבֶן־יִשָׁ֑י בְּתִתְּךָ֨ ל֜וֹ לֶ֣חֶם וְחֶ֗רֶב וְשָׁא֥וֹל לוֹ֙ בֵּֽאלֹהִ֔ים לָק֥וּם אֵלַ֛י לְאֹרֵ֖ב כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Saul ona dedi: 'Sen ve İşay oğlu neden bana karşı komplo kurdunuz? Ona ekmek ve kılıç verdin ve bugün olduğu gibi bana karşı pusu kurmaya kalkması için onun adına Tanrı'ya sordun.'
Örnek Ayetler (2)
Mika 7:2
·
Tevrat
אָבַ֤ד חָסִיד֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְיָשָׁ֥ר בָּאָדָ֖ם אָ֑יִן כֻּלָּם֙ לְדָמִ֣ים יֶאֱרֹ֔בוּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִ֖יהוּ יָצ֥וּדוּ חֵֽרֶם
Sadık kişi yerden yok oldu ve insanlar arasında doğru kimse yok; hepsi kan için pusuya yatıyor, her adam kardeşini ağla avlıyor.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:18
·
Tevrat
וְ֭הֵם לְדָמָ֣ם יֶאֱרֹ֑בוּ יִ֝צְפְּנ֗וּ לְנַפְשֹׁתָֽם
Ve onlar kendi kanları için pusu kurarlar, kendi canları için gizlenirler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 10:9
·
Tevrat
יֶאֱרֹ֬ב בַּמִּסְתָּ֨ר כְּאַרְיֵ֬ה בְסֻכֹּ֗ה יֶ֭אֱרֹב לַחֲט֣וֹף עָנִ֑י יַחְטֹ֥ף עָ֝נִ֗י בְּמָשְׁכ֥וֹ בְרִשְׁתּֽוֹ
İninde aslan gibi gizli yerde pusu kurar; düşkünü kapmak için pusu kurar, düşkünü ağına çekerken kapar.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
2. Tarihler 20:22
·
Tevrat
וּבְעֵת֩ הֵחֵ֨לּוּ בְרִנָּ֜ה וּתְהִלָּ֗ה נָתַ֣ן יְהוָ֣ה מְ֠אָֽרְבִים עַל־בְּנֵ֨י עַמּ֜וֹן מוֹאָ֧ב וְהַר־שֵׂעִ֛יר הַבָּאִ֥ים לִֽיהוּדָ֖ה וַיִּנָּגֵֽפוּ
Ve sevinç çığlığına ve övgüye başladıkları zamanda, Yahve Yahuda'ya gelen Ammon oğullarına, Moav'a ve Seir dağına karşı pusu kuranlar koydu ve bozguna uğradılar.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 20:29
·
Tevrat
וַיָּ֤שֶׂם יִשְׂרָאֵל֙ אֹֽרְבִ֔ים אֶל־הַגִּבְעָ֖ה סָבִֽיב
İsrail Giva'nın çevresine pusular kurdu.
Yeşu 8:4
·
Tevrat
וַיְצַ֨ו אֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר רְ֠אוּ אַתֶּ֞ם אֹרְבִ֤ים לָעִיר֙ מֵאַחֲרֵ֣י הָעִ֔יר אַל־תַּרְחִ֥יקוּ מִן־הָעִ֖יר מְאֹ֑ד וִהְיִיתֶ֥ם כֻּלְּכֶ֖ם נְכֹנִֽים
Onlara buyurdu ve dedi: 'Görün, siz şehrin arkasından şehre pusu kuruyorsunuz; şehirden çok uzaklaşmayın ve hepiniz hazır olun.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 9:34
·
Tevrat
וַיָּ֧קָם אֲבִימֶ֛לֶךְ וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ לָ֑יְלָה וַיֶּאֶרְב֣וּ עַל־שְׁכֶ֔ם אַרְבָּעָ֖ה רָאשִֽׁים
Abimelek ve onunla olan tüm halk geceleyin kalktılar; ve Şekem'e karşı dört bölük halinde pusu kurdular.
Hakimler 16:2
·
Tevrat
לַֽעַזָּתִ֣ים לֵאמֹ֗ר בָּ֤א שִׁמְשׁוֹן֙ הֵ֔נָּה וַיָּסֹ֛בּוּ וַיֶּאֶרְבוּ־ל֥וֹ כָל־הַלַּ֖יְלָה בְּשַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיִּתְחָרְשׁ֤וּ כָל־הַלַּ֨יְלָה֙ לֵאמֹ֔ר עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וַהֲרְגְנֻֽהוּ
Gazzelilere, 'Şimşon buraya geldi' diyerek bildirildi. Kuşattılar ve şehrin kapısında bütün gece ona pusu kurdular. Bütün gece sessiz kalıp dediler: 'Sabahın ışığına kadar, ve onu öldüreceğiz.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 8:7
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם תָּקֻ֨מוּ֙ מֵהָ֣אוֹרֵ֔ב וְהוֹרַשְׁתֶּ֖ם אֶת־הָעִ֑יר וּנְתָנָ֛הּ יְהוָ֥ה אֱלֹֽהֵיכֶ֖ם בְּיֶדְכֶֽם
Siz pusudan kalkacaksınız ve şehri mülk edineceksiniz; Tanrınız Yahve onu elinize verecek.