419
Kullanım
3
Lemma
32
Türev
31
Anlam
3 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אַפַּיִם Lemma | appayim | burunlar, burun, yüz, öfke | İsim | 27 | ||
אַף | af | burun, burun, öfke, yüz | İlgeç/Harf | 72 | ||
אַפּֽוֹ | appo | onun burnu, burun, yüz, öfke | Zamir | 55 | ||
אַפְּךָ | appekha | burnun, burun, yüz, öfke | Zamir | 23 | ||
אַפִּי | appi | burnum, burun, yüz, öfke | Zamir | 20 | ||
בְאַפִּי | be'appi | burnumda, burun, yüz, öfke | Zamir | 15 | ||
בְּאַפּוֹ | be-appo | burnunda, burun, yüz, öfke | Zamir | 12 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12) 2. Samuel 22:9 · Tevrat עָלָ֤ה עָשָׁן֙ בְּאַפּ֔וֹ וְאֵ֥שׁ מִפִּ֖יו תֹּאכֵ֑ל גֶּחָלִ֖ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı. Yeşaya 2:22 · Tevrat חִדְל֤וּ לָכֶם֙ מִן־הָ֣אָדָ֔ם אֲשֶׁ֥ר נְשָׁמָ֖ה בְּאַפּ֑וֹ כִּֽי־בַמֶּ֥ה נֶחְשָׁ֖ב הֽוּא Burnunda nefes olan insandan vazgeçin; çünkü o ne sayılır? Mezmurlar 2:5 · Tevrat אָ֤ז יְדַבֵּ֣ר אֵלֵ֣ימוֹ בְאַפּ֑וֹ וּֽבַחֲרוֹנ֥וֹ יְבַהֲלֵֽמוֹ O zaman onlara öfkesiyle konuşur ve gazabıyla onları dehşete düşürür: Mezmurlar 18:9 · Tevrat עָ֘לָ֤ה עָשָׁ֨ן בְּאַפּ֗וֹ וְאֵשׁ־מִפִּ֥יו תֹּאכֵ֑ל גֶּ֝חָלִ֗ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı. Mezmurlar 21:10 · Tevrat תְּשִׁיתֵ֤מוֹ כְּתַנּ֥וּר אֵשׁ֮ לְעֵ֪ת פָּ֫נֶ֥יךָ יְ֭הוָה בְּאַפּ֣וֹ יְבַלְּעֵ֑ם וְֽתֹאכְלֵ֥ם אֵֽשׁ Yüzünün zamanında onları ateş fırını gibi kılacaksın; Yahve öfkesiyle onları yutacak ve ateş onları yiyecek. | ||||||
בְּאַף | be'af | burunda, burun, yüz, öfke | İsim | 11 | ||
בְּאַפֶּךָ | be'appekha | burnunda, burun, öfke, yüz | Zamir | 7 | ||
הַאַף | ha-af | burun, burun, öfke, yüz | İsim | 4 | ||
לְאַפָּיו | le-appayv | onun burnuna, burun, yüz, öfke | Zamir | 4 | ||
אַפָּם | appam | onların burnu, burun, yüz, öfke | Zamir | 4 | ||
אַפָּיו | appayv | burnu, burun, yüz, öfke | Zamir | 3 | ||
וְאַפִּי | ve-appi | ve burnum, burun, yüz, öfke | Zamir | 2 | ||
לְאַפֵּי | le-appey | burunlarına, burun, yüz, öfke | İsim | 2 | ||
וְאַף | ve-af | ve burun, burun, öfke, ayrıca | İsim | 2 | ||
וּבְאַף | u-ve-af | ve burnunda, burun, öfke | İsim | 2 | ||
אַפֶּיךָ | appeyha | burnun, burun, yüz, öfke | Zamir | 2 | ||
בְּאַפָּיו | be-appayv | burunlarında, burun, yüz, öfke | Zamir | 2 | ||
כְּאַפִּי | ke'appi | burnum gibi, burun, yüz, öfke | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 27)
1. Samuel 1:5
·
Tevrat
וּלְחַנָּ֕ה יִתֵּ֛ן מָנָ֥ה אַחַ֖ת אַפָּ֑יִם כִּ֤י אֶת־חַנָּה֙ אָהֵ֔ב וַֽיהוָ֖ה סָגַ֥ר רַחְמָֽהּ
Ve Hanna'ya iki kat bir pay verirdi, çünkü Hanna'yı severdi ve Yahve onun rahmini kapatmıştı.
1. Samuel 24:9
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד אַחֲרֵי־כֵ֗ן וַיֵּצֵא֙־מֵֽהַמְּעָרָ֔ה וַיִּקְרָ֧א אַֽחֲרֵי־שָׁא֛וּל לֵאמֹ֖ר אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וַיַּבֵּ֤ט שָׁאוּל֙ אַֽחֲרָ֔יו וַיִּקֹּ֨ד דָּוִ֥ד אַפַּ֛יִם אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Bundan sonra Davut kalktı ve mağaradan çıktı ve Saul'un ardından seslendi ve dedi: 'Efendim kral!' Ve Saul ardına baktı ve Davut yüzüstü yere eğildi ve secde etti.
1. Samuel 25:41
·
Tevrat
וַתָּ֕קָם וַתִּשְׁתַּ֥חוּ אַפַּ֖יִם אָ֑רְצָה וַתֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה אֲמָֽתְךָ֙ לְשִׁפְחָ֔ה לִרְחֹ֕ץ רַגְלֵ֖י עַבְדֵ֥י אֲדֹנִֽי
O kalktı, yüzüstü yere eğildi ve dedi: 'İşte cariyen, efendimin kullarının ayaklarını yıkamak için hizmetçidir.'
1. Samuel 28:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַֽה־תָּאֳר֔וֹ וַתֹּ֗אמֶר אִ֤ישׁ זָקֵן֙ עֹלֶ֔ה וְה֥וּא עֹטֶ֖ה מְעִ֑יל וַיֵּ֤דַע שָׁאוּל֙ כִּֽי־שְׁמוּאֵ֣ל ה֔וּא וַיִּקֹּ֥ד אַפַּ֛יִם אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Ona dedi: 'Onun görünüşü nasıldır?' Dedi: 'Yaşlı bir adam çıkıyor ve o bir cüppe giyinmiş.' Saul onun Samuel olduğunu bildi, yüzüstü yere eğildi ve secde etti.
Nahum 1:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה אֶ֤רֶךְ אַפַּ֨יִם֙ וּגְדָל־כֹּ֔חַ וְנַקֵּ֖ה לֹ֣א יְנַקֶּ֑ה יְהוָ֗ה בְּסוּפָ֤ה וּבִשְׂעָרָה֙ דַּרְכּ֔וֹ וְעָנָ֖ן אֲבַ֥ק רַגְלָֽיו
Yahve öfkeye yavaştır ve gücü büyüktür ve kesinlikle aklamaz; Yahve'nin yolu kasırgada ve fırtınadadır ve bulut O'nun ayaklarının tozudur.
Örnek Ayetler (5 / 72)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Hakimler 3:8
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּמְכְּרֵ֗ם בְּיַד֙ כּוּשַׁ֣ן רִשְׁעָתַ֔יִם מֶ֖לֶךְ אֲרַ֣ם נַהֲרָ֑יִם וַיַּעַבְד֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־כּוּשַׁ֥ן רִשְׁעָתַ֖יִם שְׁמֹנֶ֥ה שָׁנִֽים
Bunun üzerine Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları Aram-Naharaim kralı Kuşan-Rişatayim'in eline sattı; ve İsrail oğulları sekiz yıl Kuşan-Rişatayim'e hizmet ettiler.
Hakimler 10:7
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּמְכְּרֵם֙ בְּיַד־פְּלִשְׁתִּ֔ים וּבְיַ֖ד בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Yahve'nin öfkesi İsrail'e karşı alevlendi ve onları Filistlilerin eline ve Ammon oğullarının eline sattı.
2. Samuel 6:7
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּעֻזָּ֔ה וַיַּכֵּ֥הוּ שָׁ֛ם הָאֱלֹהִ֖ים עַל־הַשַּׁ֑ל וַיָּ֣מָת שָׁ֔ם עִ֖ם אֲר֥וֹן הָאֱלֹהִֽים
Yahve'nin öfkesi Uzza'ya alevlendi ve Tanrı onu hatası yüzünden orada vurdu; Tanrı'nın sandığının yanında orada öldü.
Örnek Ayetler (5 / 55)
Hakimler 9:30
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֗ע זְבֻל֙ שַׂר־הָעִ֔יר אֶת־דִּבְרֵ֖י גַּ֣עַל בֶּן־עָ֑בֶד וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ
Şehrin yöneticisi Zevul, Eved oğlu Gaal'ın sözlerini duydu; ve öfkesi alevlendi.
Hakimler 14:19
·
Tevrat
וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַיֵּ֨רֶד אַשְׁקְל֜וֹן וַיַּ֥ךְ מֵהֶ֣ם שְׁלֹשִׁ֣ים אִ֗ישׁ וַיִּקַּח֙ אֶת־חֲלִ֣יצוֹתָ֔ם וַיִּתֵּן֙ הַחֲלִיפ֔וֹת לְמַגִּידֵ֖י הַחִידָ֑ה וַיִּ֣חַר אַפּ֔וֹ וַיַּ֖עַל בֵּ֥ית אָבִֽיהוּ
Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve Aşkelon'a inip onlardan otuz adam vurdu. Onların giysilerini aldı ve yedek giysileri bilmeceyi bildirenlere verdi. Öfkesi alevlendi ve babasının evine çıktı.
Amos 1:11
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י אֱד֔וֹם וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־רָדְפ֨וֹ בַחֶ֤רֶב אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת רַחֲמָ֔יו וַיִּטְרֹ֤ף לָעַד֙ אַפּ֔וֹ וְעֶבְרָת֖וֹ שְׁמָ֥רָה נֶֽצַח
Yahve şöyle dedi: 'Edom'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü kardeşini kılıçla kovaladı ve merhametini bozdu, ve öfkesi sonsuza dek parçaladı ve gazabını sonsuza dek korudu.'
2. Samuel 22:16
·
Tevrat
וַיֵּֽרָאוּ֙ אֲפִ֣קֵי יָ֔ם יִגָּל֖וּ מֹסְד֣וֹת תֵּבֵ֑ל בְּגַעֲרַ֣ת יְהוָ֔ה מִנִּשְׁמַ֖ת ר֥וּחַ אַפּֽוֹ
Denizin kanalları göründü, dünyanın temelleri açığa çıktı; Yahve'nin azarlamasıyla, burnunun rüzgarının nefesiyle.
Yeremya 2:35
·
Tevrat
וַתֹּֽאמְרִי֙ כִּ֣י נִקֵּ֔יתִי אַ֛ךְ שָׁ֥ב אַפּ֖וֹ מִמֶּ֑נִּי הִנְנִי֙ נִשְׁפָּ֣ט אוֹתָ֔ךְ עַל־אָמְרֵ֖ךְ לֹ֥א חָטָֽאתִי
Ve dedin: 'Çünkü ben suçsuzum, kesinlikle onun öfkesi benden döndü.' İşte, 'Günah işlemedim' dediğin için seni yargılayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 6:39
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר גִּדְעוֹן֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אַל־יִ֤חַר אַפְּךָ֙ בִּ֔י וַאֲדַבְּרָ֖ה אַ֣ךְ הַפָּ֑עַם אֲנַסֶּ֤ה נָּא־רַק־הַפַּ֨עַם֙ בַּגִּזָּ֔ה יְהִי־נָ֨א חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ יִֽהְיֶה־טָּֽל
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Bana karşı öfken alevlenmesin, sadece bu kez konuşayım. Lütfen sadece bu kez yapağıyla sınayayım; lütfen yalnızca yapağının üzerinde kuruluk olsun ve bütün yerin üzerinde çiy olsun.'
Hezekiel 16:12
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֥ן נֶ֨זֶם֙ עַל־אַפֵּ֔ךְ וַעֲגִילִ֖ים עַל־אָזְנָ֑יִךְ וַעֲטֶ֥רֶת תִּפְאֶ֖רֶת בְּרֹאשֵֽׁךְ
Ve burnuna halka ve kulaklarına küpeler ve başına güzellik tacı koydum.
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
Yeremya 15:15
·
Tevrat
אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה
Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil.
Yeremya 18:23
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה יְ֠הוָה יָדַ֜עְתָּ אֶֽת־כָּל־עֲצָתָ֤ם עָלַי֙ לַמָּ֔וֶת אַל־תְּכַפֵּר֙ עַל־עֲוֺנָ֔ם וְחַטָּאתָ֖ם מִלְּפָנֶ֣יךָ אַל־תֶּ֑מְחִי וְיִהְי֤וּ מֻכְשָׁלִים֙ לְפָנֶ֔יךָ בְּעֵ֥ת אַפְּךָ֖ עֲשֵׂ֥ה בָהֶֽם
Ve sen, Yahve, onların bana karşı ölüm için olan bütün öğütlerini bildin; onların suçunu örtme ve onların günahını senin önünden silme; ve senin önünde tökezletilmiş olsunlar; öfkenin zamanında onlara yap.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 5:13
·
Tevrat
וְכָלָ֣ה אַפִּ֗י וַהֲנִחוֹתִ֧י חֲמָתִ֛י בָּ֖ם וְהִנֶּחָ֑מְתִּי וְֽיָדְע֞וּ כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה דִּבַּ֨רְתִּי֙ בְּקִנְאָתִ֔י בְּכַלּוֹתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Ve öfkem tükenecek ve onlarda gazabımı yatıştıracağım ve teselli bulacağım; ve onlarda gazabımı tükettiğimde, ben Yahve'nin kıskançlığımla konuştuğumu bilecekler.
Hezekiel 7:3
·
Tevrat
עַתָּה֙ הַקֵּ֣ץ עָלַ֔יִךְ וְשִׁלַּחְתִּ֤י אַפִּי֙ בָּ֔ךְ וּשְׁפַטְתִּ֖יךְ כִּדְרָכָ֑יִךְ וְנָתַתִּ֣י עָלַ֔יִךְ אֵ֖ת כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Şimdi son üzerindedir; sana öfkemi göndereceğim, seni yollarına göre yargılayacağım ve bütün iğrençliklerini üzerine koyacağım.
Hezekiel 7:8
·
Tevrat
עַתָּ֣ה מִקָּר֗וֹב אֶשְׁפּ֤וֹךְ חֲמָתִי֙ עָלַ֔יִךְ וְכִלֵּיתִ֤י אַפִּי֙ בָּ֔ךְ וּשְׁפַטְתִּ֖יךְ כִּדְרָכָ֑יִךְ וְנָתַתִּ֣י עָלַ֔יִךְ אֵ֖ת כָּל־תּוֹעֲבוֹתָֽיִךְ
Şimdi yakında hiddetimi üzerine dökeceğim ve öfkemi sende tüketeceğim; seni yollarına göre yargılayacağım ve bütün iğrençliklerini üzerine vereceğim.
Hezekiel 20:8
·
Tevrat
וַיַּמְרוּ־בִ֗י וְלֹ֤א אָבוּ֙ לִּשְׁמֹ֣עַ אֵלַ֔י אִ֣ישׁ אֶת־שִׁקּוּצֵ֤י עֵֽינֵיהֶם֙ לֹ֣א הִשְׁלִ֔יכוּ וְאֶת־גִּלּוּלֵ֥י מִצְרַ֖יִם לֹ֣א עָזָ֑בוּ וָאֹמַ֞ר לִשְׁפֹּ֧ךְ חֲמָתִ֣י עֲלֵיהֶ֗ם לְכַלּ֤וֹת אַפִּי֙ בָּהֶ֔ם בְּת֖וֹךְ אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve bana isyan ettiler ve beni dinlemek istemediler; her adam gözlerinin iğrençliklerini atmadı ve Mısır'ın putlarını bırakmadılar; ve Mısır diyarının içinde onlarda öfkemi tüketmek için, onların üzerine öfkemi dökmeyi dedim.
Hezekiel 20:21
·
Tevrat
וַיַּמְרוּ־בִ֣י הַבָּנִ֗ים בְּחֻקּוֹתַ֣י לֹֽא־הָ֠לָכוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֨י לֹא־שָׁמְר֜וּ לַעֲשׂ֣וֹת אוֹתָ֗ם אֲשֶׁר֩ יַעֲשֶׂ֨ה אוֹתָ֤ם הָֽאָדָם֙ וָחַ֣י בָּהֶ֔ם אֶת־שַׁבְּתוֹתַ֖י חִלֵּ֑לוּ וָאֹמַ֞ר לִשְׁפֹּ֧ךְ חֲמָתִ֣י עֲלֵיהֶ֗ם לְכַלּ֥וֹת אַפִּ֛י בָּ֖ם בַּמִּדְבָּֽר
Ve oğullar bana isyan ettiler; kurallarımda yürümediler ve onları yapmak için hükümlerimi tutmadılar, ki insan onları yaparsa onlarla yaşar; Şabatlarımı bozdular; ve çölde onlarda öfkemi tüketmek için, onların üzerine öfkemi dökmeyi dedim.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 13:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּבִקַּעְתִּ֥י רֽוּחַ־סְעָר֖וֹת בַּֽחֲמָתִ֑י וְגֶ֤שֶׁם שֹׁטֵף֙ בְּאַפִּ֣י יִֽהְיֶ֔ה וְאַבְנֵ֥י אֶלְגָּבִ֖ישׁ בְּחֵמָ֥ה לְכָלָֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Öfkemle fırtınalar rüzgarını patlatacağım; öfkemde taşkın yağmur olacak ve tüketmek için öfkeyle dolu taşları olacak.
Hezekiel 22:20
·
Tevrat
קְבֻ֣צַת כֶּ֡סֶף וּ֠נְחֹשֶׁת וּבַרְזֶ֨ל וְעוֹפֶ֤רֶת וּבְדִיל֙ אֶל־תּ֣וֹךְ כּ֔וּר לָפַֽחַת־עָלָ֥יו אֵ֖שׁ לְהַנְתִּ֑יךְ כֵּ֤ן אֶקְבֹּץ֙ בְּאַפִּ֣י וּבַחֲמָתִ֔י וְהִנַּחְתִּ֥י וְהִתַּכְתִּ֖י אֶתְכֶֽם
Eritmek için üzerine ateş üflemek üzere fırının ortasına gümüşün ve tuncun ve demirin ve kurşunun ve kalayın toplanması gibi, öyle öfkemle ve gazabımla toplayacağım ve bırakacağım ve sizi eriteceğim.
Hezekiel 38:18
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא בְּי֨וֹם בּ֥וֹא גוֹג֙ עַל־אַדְמַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה תַּעֲלֶ֥ה חֲמָתִ֖י בְּאַפִּֽי
Ve o günde, Gog'un İsrail toprağının üzerine geldiği günde olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir; öfkem burnumda çıkacak.
Hezekiel 43:8
·
Tevrat
בְּתִתָּ֨ם סִפָּ֜ם אֶת־סִפִּ֗י וּמְזֽוּזָתָם֙ אֵ֣צֶל מְזוּזָתִ֔י וְהַקִּ֖יר בֵּינִ֣י וּבֵֽינֵיהֶ֑ם וְטִמְּא֣וּ אֶת־שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֗י בְּתֽוֹעֲבוֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֔וּ וָאֲכַ֥ל אֹתָ֖ם בְּאַפִּֽי
Eşiklerini benim eşiğimin yanına ve kapı sövelerini benim kapı sövemin yanına koyduklarında, benimle onların arasında sadece duvar vardı; ve yaptıkları iğrençlikleriyle kutsal adımı kirlettiler, ve onları öfkemle tükettim.
Yeremya 15:14
·
Tevrat
וְהַֽעֲבַרְתִּי֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בְּאֶ֖רֶץ לֹ֣א יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קָדְחָ֥ה בְאַפִּ֖י עֲלֵיכֶ֥ם תּוּקָֽד
Ve düşmanlarınla birlikte bilmediğin bir diyarda geçireceğim; çünkü öfkemde bir ateş tutuştu, üzerinizde yanacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 22:9
·
Tevrat
עָלָ֤ה עָשָׁן֙ בְּאַפּ֔וֹ וְאֵ֥שׁ מִפִּ֖יו תֹּאכֵ֑ל גֶּחָלִ֖ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ
Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı.
Yeşaya 2:22
·
Tevrat
חִדְל֤וּ לָכֶם֙ מִן־הָ֣אָדָ֔ם אֲשֶׁ֥ר נְשָׁמָ֖ה בְּאַפּ֑וֹ כִּֽי־בַמֶּ֥ה נֶחְשָׁ֖ב הֽוּא
Burnunda nefes olan insandan vazgeçin; çünkü o ne sayılır?
Mezmurlar 2:5
·
Tevrat
אָ֤ז יְדַבֵּ֣ר אֵלֵ֣ימוֹ בְאַפּ֑וֹ וּֽבַחֲרוֹנ֥וֹ יְבַהֲלֵֽמוֹ
O zaman onlara öfkesiyle konuşur ve gazabıyla onları dehşete düşürür:
Mezmurlar 18:9
·
Tevrat
עָ֘לָ֤ה עָשָׁ֨ן בְּאַפּ֗וֹ וְאֵשׁ־מִפִּ֥יו תֹּאכֵ֑ל גֶּ֝חָלִ֗ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ
Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı.
Mezmurlar 21:10
·
Tevrat
תְּשִׁיתֵ֤מוֹ כְּתַנּ֥וּר אֵשׁ֮ לְעֵ֪ת פָּ֫נֶ֥יךָ יְ֭הוָה בְּאַפּ֣וֹ יְבַלְּעֵ֑ם וְֽתֹאכְלֵ֥ם אֵֽשׁ
Yüzünün zamanında onları ateş fırını gibi kılacaksın; Yahve öfkesiyle onları yutacak ve ateş onları yiyecek.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Yeşaya 14:6
·
Tevrat
מַכֶּ֤ה עַמִּים֙ בְּעֶבְרָ֔ה מַכַּ֖ת בִּלְתִּ֣י סָרָ֑ה רֹדֶ֤ה בָאַף֙ גּוֹיִ֔ם מֻרְדָּ֖ף בְּלִ֥י חָשָֽׂךְ
Halkları taşkınlıkla, durmayan bir vuruşla vuranı; uluslara öfkeyle egemen olanı, esirgenmeden zulmedileni.
Mika 5:14
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתִי בְּאַ֧ף וּבְחֵמָ֛ה נָקָ֖ם אֶת־הַגּוֹיִ֑ם אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א שָׁמֵֽעוּ
Ve dinlemeyen uluslardan öfkeyle ve gazapla öç alacağım.
Habakkuk 3:12
·
Tevrat
בְּזַ֖עַם תִּצְעַד־אָ֑רֶץ בְּאַ֖ף תָּד֥וּשׁ גּוֹיִֽם
Hiddetle yerde yürüdün, öfkeyle ulusları harmanladın.
Mezmurlar 27:9
·
Tevrat
אַל־תַּסְתֵּ֬ר פָּנֶ֨יךָ מִמֶּנִּי֮ אַֽל־תַּט־בְּאַ֗ף עַ֫בְדֶּ֥ךָ עֶזְרָתִ֥י הָיִ֑יתָ אַֽל־תִּטְּשֵׁ֥נִי וְאַל־תַּֽ֝עַזְבֵ֗נִי אֱלֹהֵ֥י יִשְׁעִֽי
Yüzünü benden gizleme, kulunu öfkeyle çevirme; yardımım oldun, beni bırakma ve beni terk etme, kurtuluşumun Tanrısı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 10:24
·
Tevrat
יַסְּרֵ֥נִי יְהוָ֖ה אַךְ־בְּמִשְׁפָּ֑ט אַל־בְּאַפְּךָ֖ פֶּן־תַּמְעִטֵֽנִי
Beni terbiye et, ey Yahve, ancak adaletle; öfkenle değil, yoksa beni azaltırsın.
2. Krallar 19:28
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelenmen ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna çengelimi ve dudaklarına gemimi koyacağım; ve seni geldiğin yoldan döndüreceğim.
Yeşaya 37:29
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣יבֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelendiğin ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna halkamı ve dudaklarına gemimi koyacağım ve seni geldiğin yoldan geri döndüreceğim.
Mezmurlar 6:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּאַפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וְֽאַל־בַּחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Mezmurlar 7:7
·
Tevrat
ק֘וּמָ֤ה יְהוָ֨ה בְּאַפֶּ֗ךָ הִ֭נָּשֵׂא בְּעַבְר֣וֹת צוֹרְרָ֑י וְע֥וּרָה אֵ֝לַ֗י מִשְׁפָּ֥ט צִוִּֽיתָ
Kalk ey Yahve, öfkenle; düşmanlarımın taşkınlıklarına karşı yüksel ve benim için uyan, yargıyı buyurdun.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 36:7
·
Tevrat
אוּלַ֞י תִּפֹּ֤ל תְּחִנָּתָם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְיָשֻׁ֕בוּ אִ֖ישׁ מִדַּרְכּ֣וֹ הָרָעָ֑ה כִּֽי־גָד֤וֹל הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה
Belki yakarışları Yahve'nin önüne düşer ve her adam kötü yolundan döner; çünkü Yahve'nin bu halka karşı söylediği öfke ve gazap büyüktür.
Yeşaya 3:21
·
Tevrat
הַטַּבָּע֖וֹת וְנִזְמֵ֥י הָאָֽף
yüzükleri ve burun halkalarını,
Yasa'nın Tekrarı 9:19
·
Tevrat
כִּ֣י יָגֹ֗רְתִּי מִפְּנֵ֤י הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר קָצַ֧ף יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֵלַ֔י גַּ֖ם בַּפַּ֥עַם הַהִֽוא
Çünkü Yahve'nin sizi yok etmek için üzerinize öfkelendiği öfkenin ve kızgınlığın yüzünden korktum; ama Yahve o sefer de beni işitti.
Yasa'nın Tekrarı 29:23
·
Tevrat
וְאָֽמְרוּ֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם עַל־מֶ֨ה עָשָׂ֧ה יְהוָ֛ה כָּ֖כָה לָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את מֶ֥ה חֳרִ֛י הָאַ֥ף הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה
Ve bütün uluslar diyecekler: 'Yahve bu yere neden böyle yaptı? Bu büyük öfke alevi nedir?'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 18:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֲחִימַ֗עַץ וַיֹּ֤אמֶר אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ שָׁל֔וֹם וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ לְאַפָּ֖יו אָ֑רְצָה וַיֹּ֗אמֶר בָּרוּךְ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֲשֶׁ֤ר סִגַּר֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־נָשְׂא֥וּ אֶת־יָדָ֖ם בַּֽאדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ahimaats seslendi ve krala dedi: 'Esenlik!' Yüzüstü yere, krala secde etti ve dedi: 'Efendim krala ellerini kaldıran adamları teslim eden Tanrın Yahve bereketli olsun.'
1. Samuel 20:41
·
Tevrat
הַנַּעַר֮ בָּא֒ וְדָוִ֗ד קָ֚ם מֵאֵ֣צֶל הַנֶּ֔גֶב וַיִּפֹּ֨ל לְאַפָּ֥יו אַ֛רְצָה וַיִּשְׁתַּ֖חוּ שָׁלֹ֣שׁ פְּעָמִ֑ים וַֽיִּשְּׁק֣וּ אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֗הוּ וַיִּבְכּוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֔הוּ עַד־דָּוִ֖ד הִגְדִּֽיל
Genç gelince, Davut güneyin yanından kalktı ve yüzüstü yere düştü ve üç kez eğildi; ve birbirlerini öptüler ve birbirleriyle ağladılar, ta ki Davut büyütüne kadar.
Yaratılış 48:12
·
Tevrat
וַיּוֹצֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֹתָ֖ם מֵעִ֣ם בִּרְכָּ֑יו וַיִּשְׁתַּ֥חוּ לְאַפָּ֖יו אָֽרְצָה
Yusuf onları onun dizlerinin arasından çıkardı ve yüzü üzerine yere eğildi.
Çölde Sayım 22:31
·
Tevrat
וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו
Sonra Yahve Balam'ın gözlerini açtı ve Yahve'nin elçisini yolda dikilirken ve kılıcı elinde çekilmişken gördü; ve eğildi ve yüzü üzerine yere kapandı.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 8:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.'
Mezmurlar 124:3
·
Tevrat
אֲ֭זַי חַיִּ֣ים בְּלָע֑וּנוּ בַּחֲר֖וֹת אַפָּ֣ם בָּֽנוּ
Öfkeleri bize karşı alevlendiğinde, o zaman bizi canlı canlı yutarlardı.
2. Tarihler 25:10
·
Tevrat
וַיַּבְדִּילֵ֣ם אֲמַצְיָ֗הוּ לְהַגְּדוּד֙ אֲשֶׁר־בָּ֤א אֵלָיו֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם לָלֶ֖כֶת לִמְקוֹמָ֑ם וַיִּ֨חַר אַפָּ֤ם מְאֹד֙ בִּֽיהוּדָ֔ה וַיָּשׁ֥וּבוּ לִמְקוֹמָ֖ם בָּחֳרִי־אָֽף
Amatsya onları, Efrayim'den kendisine gelen birliği, yerlerine gitmeleri için ayırdı; onların Yahuda'ya karşı öfkesi çok alevlendi ve öfke aleviyle yerlerine döndüler.
Yaratılış 49:7
·
Tevrat
אָר֤וּר אַפָּם֙ כִּ֣י עָ֔ז וְעֶבְרָתָ֖ם כִּ֣י קָשָׁ֑תָה אֲחַלְּקֵ֣ם בְּיַעֲקֹ֔ב וַאֲפִיצֵ֖ם בְּיִשְׂרָאֵֽל
Öfkeleri lanetli olsun, çünkü şiddetlidir; ve gazapları, çünkü serttir; onları Yakup'ta böleceğim ve onları İsrail'de dağıtacağım.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 14:33
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א יוֹאָ֣ב אֶל־הַמֶּלֶךְ֮ וַיַּגֶּד־לוֹ֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־אַבְשָׁלוֹם֙ וַיָּבֹ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַיִּשְׁתַּ֨חוּ ל֧וֹ עַל־אַפָּ֛יו אַ֖רְצָה לִפְנֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וַיִּשַּׁ֥ק הַמֶּ֖לֶךְ לְאַבְשָׁלֽוֹם
Yoav krala geldi ve ona bildirdi. Avşalom'u çağırdı, krala geldi ve kralın önünde burnu üzerine yere ona eğildi; ve kral Avşalom'u öptü.
2. Samuel 24:20
·
Tevrat
וַיַּשְׁקֵ֣ף אֲרַ֗וְנָה וַיַּ֤רְא אֶת־הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְאֶת־עֲבָדָ֔יו עֹבְרִ֖ים עָלָ֑יו וַיֵּצֵ֣א אֲרַ֔וְנָה וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ אַפָּ֖יו אָֽרְצָה
Ve Aravna baktı ve kralı ve kullarını kendisine doğru geçerken gördü; ve Aravna çıktı ve yüzü yere krala eğildi.
1. Krallar 1:23
·
Tevrat
וַיַּגִּ֤ידוּ לַמֶּ֨לֶךְ֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֖ה נָתָ֣ן הַנָּבִ֑יא וַיָּבֹא֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַיִּשְׁתַּ֧חוּ לַמֶּ֛לֶךְ עַל־אַפָּ֖יו אָֽרְצָה
Krala, 'İşte peygamber Natan' diyerek bildirdiler. Kralın önüne geldi ve yüzü üzerine yere, krala yere kapandı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 44:6
·
Tevrat
וַתִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ וְאַפִּ֔י וַתִּבְעַר֙ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֖וֹת יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וַתִּהְיֶ֛ינָה לְחָרְבָּ֥ה לִשְׁמָמָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Bunun üzerine öfkem ve kızgınlığım döküldü ve Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında yandı; ve bu gün olduğu gibi viraneye ve ıssızlığa döndüler.
Yeşaya 10:25
·
Tevrat
כִּי־ע֖וֹד מְעַ֣ט מִזְעָ֑ר וְכָ֣לָה זַ֔עַם וְאַפִּ֖י עַל־תַּבְלִיתָֽם
Çünkü çok kısa bir süre sonra öfke tükenecek ve gazabım onların yıkımı üzerine olacak.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 25:23
·
Tevrat
וַתֵּ֤רֶא אֲבִיגַ֨יִל֙ אֶת־דָּוִ֔ד וַתְּמַהֵ֕ר וַתֵּ֖רֶד מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַתִּפֹּ֞ל לְאַפֵּ֤י דָוִד֙ עַל־פָּנֶ֔יהָ וַתִּשְׁתַּ֖חוּ אָֽרֶץ
Abigail Davut'u gördü ve acele etti ve eşeğin üzerinden indi; Davut'un önüne yüzü üzerine düştü ve yere eğildi.
Yeşaya 13:3
·
Tevrat
אֲנִ֥י צִוֵּ֖יתִי לִמְקֻדָּשָׁ֑י גַּ֣ם קָרָ֤אתִי גִבּוֹרַי֙ לְאַפִּ֔י עַלִּיזֵ֖י גַּאֲוָתִֽי
Ben kutsallarıma buyruk verdim; öfkem için güçlülerimi, yüceliğimle coşanları da çağırdım.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 78:31
·
Tevrat
וְאַ֤ף אֱלֹהִ֨ים עָ֘לָ֤ה בָהֶ֗ם וַֽ֭יַּהֲרֹג בְּמִשְׁמַנֵּיהֶ֑ם וּבַחוּרֵ֖י יִשְׂרָאֵ֣ל הִכְרִֽיעַ
Ve Tanrı'nın öfkesi onlara karşı yükseldi, onların semizlerini öldürdü ve İsrail'in gençlerini yere serdi.
Çölde Sayım 11:33
·
Tevrat
הַבָּשָׂ֗ר עוֹדֶ֨נּוּ֙ בֵּ֣ין שִׁנֵּיהֶ֔ם טֶ֖רֶם יִכָּרֵ֑ת וְאַ֤ף יְהוָה֙ חָרָ֣ה בָעָ֔ם וַיַּ֤ךְ יְהוָה֙ בָּעָ֔ם מַכָּ֖ה רַבָּ֥ה מְאֹֽד
Et henüz kesilmeden dişlerinin arasındayken Yahve'nin burnu halka karşı yandı ve Yahve halkı çok büyük bir vuruşla vurdu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 21:5
·
Tevrat
וְנִלְחַמְתִּ֤י אֲנִי֙ אִתְּכֶ֔ם בְּיָ֥ד נְטוּיָ֖ה וּבִזְר֣וֹעַ חֲזָקָ֑ה וּבְאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֥צֶף גָּדֽוֹל
Ve ben uzatılmış elle ve güçlü kolla, öfkeyle, hiddetle ve büyük gazapla sizinle savaşacağım.
Mezmurlar 55:4
·
Tevrat
מִקּ֤וֹל אוֹיֵ֗ב מִפְּנֵ֣י עָקַ֣ת רָשָׁ֑ע כִּי־יָמִ֥יטוּ עָלַ֥י אָ֝֗וֶן וּבְאַ֥ף יִשְׂטְמֽוּנִי
Düşmanın sesinden, kötünün baskısı yüzünden; çünkü üzerime kötülük düşürüyorlar ve öfkeyle bana kin besliyorlar.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 3:19
·
Tevrat
בְּזֵעַ֤ת אַפֶּ֨יךָ֙ תֹּ֣אכַל לֶ֔חֶם עַ֤ד שֽׁוּבְךָ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה כִּ֥י מִמֶּ֖נָּה לֻקָּ֑חְתָּ כִּֽי־עָפָ֣ר אַ֔תָּה וְאֶל־עָפָ֖ר תָּשֽׁוּב
Toprağa dönene kadar yüzünün teriyle ekmek yiyeceksin, çünkü ondan alındın; çünkü sen topraksın ve toprağa döneceksin.
Mısır'dan Çıkış 15:8
·
Tevrat
וּבְר֤וּחַ אַפֶּ֨יךָ֙ נֶ֣עֶרְמוּ מַ֔יִם נִצְּב֥וּ כְמוֹ־נֵ֖ד נֹזְלִ֑ים קָֽפְא֥וּ תְהֹמֹ֖ת בְּלֶב־יָֽם
Burnunun rüzgarıyla sular yığıldı, akan sular bir yığın gibi durdu; enginler denizin kalbinde dondu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 2:7
·
Tevrat
וַיִּיצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים אֶת־הָֽאָדָ֗ם עָפָר֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וַיִּפַּ֥ח בְּאַפָּ֖יו נִשְׁמַ֣ת חַיִּ֑ים וַֽיְהִ֥י הָֽאָדָ֖ם לְנֶ֥פֶשׁ חַיָּֽה
Yahve Tanrı insanı topraktan toz olarak biçimlendirdi ve onun burun deliklerine yaşam nefesi üfledi; böylece insan canlı bir varlık oldu.
Yaratılış 7:22
·
Tevrat
כֹּ֡ל אֲשֶׁר֩ נִשְׁמַת־ר֨וּחַ חַיִּ֜ים בְּאַפָּ֗יו מִכֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר בֶּחָֽרָבָ֖ה מֵֽתוּ
Kuru karada olan her şeyden, burun deliklerinde yaşam ruhu nefesi olanların hepsi öldü.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 25:14
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י אֶת־נִקְמָתִ֜י בֶּאֱד֗וֹם בְּיַד֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְעָשׂ֣וּ בֶאֱד֔וֹם כְּאַפִּ֖י וְכַחֲמָתִ֑י וְיָֽדְעוּ֙ אֶת־נִקְמָתִ֔י נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve Edom'daki öcümü halkım İsrail'in eline vereceğim; ve Edom'da öfkeme ve gazabıma göre davranacaklar; ve öcümü bilecekler, Efendi Yahve'nin bildirisidir.