65
Kullanım
1
Lemma
3
Türev
8
Anlam
1 lemma, 3 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָנָה Lemma | ana | nereye, nereye, nerede, lütfen | Zarf | 52 | ||
Örnek Ayetler (5 / 52) Hakimler 19:17 · Tevrat וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?' Hezekiel 21:21 · Tevrat הִתְאַחֲדִ֥י הֵימִ֖נִי הָשִׂ֣ימִי הַשְׂמִ֑ילִי אָ֖נָה פָּנַ֥יִךְ מֻעָדֽוֹת Toplan, sağa git, yönel, sola git, yüzün nereye yöneltilmişse. 2. Samuel 2:1 · Tevrat וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וַיִּשְׁאַל֩ דָּוִ֨ד בַּֽיהוָ֤ה לֵאמֹר֙ הַאֶעֱלֶ֗ה בְּאַחַת֙ עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלָ֖יו עֲלֵ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אָ֥נָה אֶעֱלֶ֖ה וַיֹּ֥אמֶר חֶבְרֹֽנָה Bundan sonra Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Yahuda şehirlerinin birine çıkayım mı?' Yahve ona dedi: 'Çık.' Davut dedi: 'Nereye çıkayım?' O da dedi: 'Hevron'a.' 2. Samuel 13:13 · Tevrat וַאֲנִ֗י אָ֤נָה אוֹלִיךְ֙ אֶת־חֶרְפָּתִ֔י וְאַתָּ֗ה תִּהְיֶ֛ה כְּאַחַ֥ד הַנְּבָלִ֖ים בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּה֙ דַּבֶּר־נָ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֛י לֹ֥א יִמְנָעֵ֖נִי מִמֶּֽךָּ Ve ben utancımı nereye götürürüm? Ve sen İsrail'de akılsızlardan biri gibi olursun. Ve şimdi lütfen kralla konuş; çünkü beni senden esirgemez. Yeremya 15:2 · Tevrat וְהָיָ֛ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֶ֖יךָ אָ֣נָה נֵצֵ֑א וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר לַמָּ֤וֶת לַמָּ֨וֶת֙ וַאֲשֶׁ֤ר לַחֶ֨רֶב֙ לַחֶ֔רֶב וַאֲשֶׁ֤ר לָֽרָעָב֙ לָֽרָעָ֔ב וַאֲשֶׁ֥ר לַשְּׁבִ֖י לַשֶּֽׁבִי Ve sana, 'Nereye çıkalım?' dediklerinde, onlara diyeceksin: 'Yahve şöyle dedi: Ölüme olan ölüme, kılıca olan kılıca, kıtlığa olan kıtlığa ve tutsaklığa olan tutsaklığa.' | ||||||
וְאָנָה | ve-ana | ve nereye, nereye, nerede | İlgeç/Harf | 10 | ||
אֹן | on | güç, güç, kuvvet, zenginlik | İlgeç/Harf | 2 | ||
מֵאַיִן | me-ayin | nereden, nerede, nereye, nereden | İlgeç/Harf | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 52)
Hakimler 19:17
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא
Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?'
Hezekiel 21:21
·
Tevrat
הִתְאַחֲדִ֥י הֵימִ֖נִי הָשִׂ֣ימִי הַשְׂמִ֑ילִי אָ֖נָה פָּנַ֥יִךְ מֻעָדֽוֹת
Toplan, sağa git, yönel, sola git, yüzün nereye yöneltilmişse.
2. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וַיִּשְׁאַל֩ דָּוִ֨ד בַּֽיהוָ֤ה לֵאמֹר֙ הַאֶעֱלֶ֗ה בְּאַחַת֙ עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלָ֖יו עֲלֵ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אָ֥נָה אֶעֱלֶ֖ה וַיֹּ֥אמֶר חֶבְרֹֽנָה
Bundan sonra Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Yahuda şehirlerinin birine çıkayım mı?' Yahve ona dedi: 'Çık.' Davut dedi: 'Nereye çıkayım?' O da dedi: 'Hevron'a.'
2. Samuel 13:13
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י אָ֤נָה אוֹלִיךְ֙ אֶת־חֶרְפָּתִ֔י וְאַתָּ֗ה תִּהְיֶ֛ה כְּאַחַ֥ד הַנְּבָלִ֖ים בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּה֙ דַּבֶּר־נָ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֛י לֹ֥א יִמְנָעֵ֖נִי מִמֶּֽךָּ
Ve ben utancımı nereye götürürüm? Ve sen İsrail'de akılsızlardan biri gibi olursun. Ve şimdi lütfen kralla konuş; çünkü beni senden esirgemez.
Yeremya 15:2
·
Tevrat
וְהָיָ֛ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֶ֖יךָ אָ֣נָה נֵצֵ֑א וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר לַמָּ֤וֶת לַמָּ֨וֶת֙ וַאֲשֶׁ֤ר לַחֶ֨רֶב֙ לַחֶ֔רֶב וַאֲשֶׁ֤ר לָֽרָעָב֙ לָֽרָעָ֔ב וַאֲשֶׁ֥ר לַשְּׁבִ֖י לַשֶּֽׁבִי
Ve sana, 'Nereye çıkalım?' dediklerinde, onlara diyeceksin: 'Yahve şöyle dedi: Ölüme olan ölüme, kılıca olan kılıca, kıtlığa olan kıtlığa ve tutsaklığa olan tutsaklığa.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Krallar 5:25
·
Tevrat
וְהוּא־בָא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד אֶל־אֲדֹנָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱלִישָׁ֔ע מֵאַ֖יִן גֵּחֲזִ֑י וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־הָלַ֥ךְ עַבְדְּךָ֖ אָ֥נֶה וָאָֽנָה
O gelip efendisinin yanında durdu. Elişa ona dedi ki: 'Nereden Gehazi?' O dedi ki: 'Kulun oraya buraya gitmedi.'
Yeşaya 10:3
·
Tevrat
וּמַֽה־תַּעֲשׂוּ֙ לְי֣וֹם פְּקֻדָּ֔ה וּלְשׁוֹאָ֖ה מִמֶּרְחָ֣ק תָּב֑וֹא עַל־מִי֙ תָּנ֣וּסוּ לְעֶזְרָ֔ה וְאָ֥נָה תַעַזְב֖וּ כְּבוֹדְכֶֽם
Ve yoklama gününde ve uzaktan gelecek yıkımda ne yapacaksınız? Yardım için kime kaçacaksınız ve yüceliğinizi nereye bırakacaksınız?
1. Krallar 2:36
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח הַמֶּ֨לֶךְ֙ וַיִּקְרָ֣א לְשִׁמְעִ֔י וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ בְּֽנֵה־לְךָ֥ בַ֨יִת֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וְיָשַׁבְתָּ֖ שָׁ֑ם וְלֹֽא־תֵצֵ֥א מִשָּׁ֖ם אָ֥נֶה וָאָֽנָה
Sonra kral gönderdi ve Şimi'yi çağırdı ve ona dedi: 'Yeruşalim'de kendine bir ev inşa et ve orada otur; ve oradan oraya buraya çıkmayacaksın.'
1. Krallar 2:42
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ וַיִּקְרָ֣א לְשִׁמְעִ֗י וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲל֧וֹא הִשְׁבַּעְתִּ֣יךָ בַֽיהוָ֗ה וָאָעִ֤ד בְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר בְּי֣וֹם צֵאתְךָ֗ וְהָֽלַכְתָּ֙ אָ֣נֶה וָאָ֔נָה יָדֹ֥עַ תֵּדַ֖ע כִּ֣י מ֣וֹת תָּמ֑וּת וַתֹּ֧אמֶר אֵלַ֛י ט֥וֹב הַדָּבָ֖ר שָׁמָֽעְתִּי
Sonra kral gönderdi ve Şimi'yi çağırdı ve ona dedi: 'Sana Yahve üzerine ant içirmedim mi ve sana tanıklık edip demedim mi: Çıkacağın ve oraya buraya gideceğin gün, kesinlikle bileceksin ki kesinlikle öleceksin? Ve sen bana dedin: Duyduğum söz iyidir.'
Mezmurlar 139:7
·
Tevrat
אָ֭נָ֥ה אֵלֵ֣ךְ מֵרוּחֶ֑ךָ וְ֝אָ֗נָה מִפָּנֶ֥יךָ אֶבְרָֽח
Senin Ruhundan nereye gideyim? Ve senin yüzünden nereye kaçayım?
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 10:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דּ֨וֹד שָׁא֥וּל אֵלָ֛יו וְאֶֽל־נַעֲר֖וֹ אָ֣ן הֲלַכְתֶּ֑ם וַיֹּ֕אמֶר לְבַקֵּשׁ֙ אֶת־הָ֣אֲתֹנ֔וֹת וַנִּרְאֶ֣ה כִי־אַ֔יִן וַנָּב֖וֹא אֶל־שְׁמוּאֵֽל
Şaul'un amcası ona ve hizmetçisine dedi: 'Nereye gittiniz?' Ve dedi: 'Eşekleri aramaya; ve yok olduklarını gördük ve Samuel'in yanına geldik.'
Eyüp 8:2
·
Tevrat
עַד־אָ֥ן תְּמַלֶּל־אֵ֑לֶּה וְר֥וּחַ כַּ֝בִּיר אִמְרֵי־פִֽיךָ
Ne zamana kadar bunları söyleyeceksin ve ağzının sözleri büyük rüzgar?
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 5:25
·
Tevrat
וְהוּא־בָא֙ וַיַּעֲמֹ֣ד אֶל־אֲדֹנָ֔יו וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱלִישָׁ֔ע מֵאַ֖יִן גֵּחֲזִ֑י וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־הָלַ֥ךְ עַבְדְּךָ֖ אָ֥נֶה וָאָֽנָה
O gelip efendisinin yanında durdu. Elişa ona dedi ki: 'Nereden Gehazi?' O dedi ki: 'Kulun oraya buraya gitmedi.'