132
Kullanım
2
Lemma
14
Türev
17
Anlam
2 lemma, 14 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אֱמֶת Lemma | emet | sağlamlık, sağlamlık, güvenilirlik, hakikat, sadakat | İsim | 58 | ||
וֶֽאֱמֶת | ve-emet | ve sağlamlık, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek, sadakat | İsim | 23 | ||
Örnek Ayetler (5 / 23) 2. Samuel 2:6 · Tevrat וְעַתָּ֕ה יַֽעַשׂ־יְהוָ֥ה עִמָּכֶ֖ם חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֑ת וְגַ֣ם אָנֹכִ֗י אֶעֱשֶׂ֤ה אִתְּכֶם֙ הַטּוֹבָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה Ve şimdi Yahve sizinle sadakat ve hakikat yapsın; ve ayrıca ben sizinle bu iyiliği yapacağım, çünkü bu şeyi yaptınız. 2. Samuel 15:20 · Tevrat תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat. Yeremya 9:4 · Tevrat וְאִ֤ישׁ בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יְהָתֵ֔לּוּ וֶאֱמֶ֖ת לֹ֣א יְדַבֵּ֑רוּ לִמְּד֧וּ לְשׁוֹנָ֛ם דַּבֶּר־שֶׁ֖קֶר הַעֲוֵ֥ה נִלְאֽוּ Ve herkes komşusunu aldatacak ve gerçeği konuşmayacaklar; dillerine yalan konuşmayı öğrettiler, kötülük yapmak için kendilerini yordular. Yeremya 33:6 · Tevrat הִנְנִ֧י מַעֲלֶה־לָּ֛הּ אֲרֻכָ֥ה וּמַרְפֵּ֖א וּרְפָאתִ֑ים וְגִלֵּיתִ֣י לָהֶ֔ם עֲתֶ֥רֶת שָׁל֖וֹם וֶאֱמֶֽת İşte ben ona şifa ve iyileşme getireceğim ve onları iyileştireceğim; ve onlara barışın ve sadakatin bolluğunu açığa çıkaracağım. 2. Krallar 20:19 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶֽל־יְשַֽׁעְיָ֔הוּ ט֥וֹב דְּבַר־יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר דִּבַּ֑רְתָּ וַיֹּ֕אמֶר הֲל֛וֹא אִם־שָׁל֥וֹם וֶאֱמֶ֖ת יִהְיֶ֥ה בְיָמָֽי Bunun üzerine Hizkiya Yeşaya'ya dedi: 'Söylediğin Yahve'nin sözü iyidir.' Ve dedi: 'Eğer günlerimde barış ve sadakat olursa, iyi değil mi?' | ||||||
בְּאַמַּת | be-ammat | ve sağlamlığında, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | İsim | 21 | ||
אֲמִתֶּֽךָ | amittekha | senin sağlamlığın, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | Zamir | 6 | ||
בַאֲמִתֶּךָ | ba'amittekha | sağlamlığında, sağlamlık, güvenilirlik, hakikat | Zamir | 5 | ||
הָאֱמֶת | ha-emet | sağlamlık, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek, hakikat | İsim | 4 | ||
וַאֲמִתְּךָ | va-amittekha | ve sağlamlığın, sağlamlık, güvenilirlik, hakikat | Zamir | 3 | ||
וְהָאֱמֶת | ve-ha'emet | ve sağlamlık, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | İsim | 3 | ||
וַאֲמִתּֽוֹ | va-amitto | ve onun sağlamlığı, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | Zamir | 1 | ||
אֲמִתּֽוֹ | amitto | onun sağlamlığı, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | Zamir | 1 | ||
וַאֲמִתּוֹ | va-amitto | ve sağlamlığı, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | Zamir | 1 | ||
וּבֶֽאֱמֶת | u-ve'emet | ve sağlamlıkta, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek | İsim | 1 | ||
אֲמִתְּךָ | amittekha | senin sağlamlığın, sağlamlık, gerçek, sadakat | Zamir | 1 | ||
אֲמִתֶּךָ | amittekha | sağlamlığın, sağlamlık, gerçek, sadakat, güvenilirlik | Zamir | 1 | ||
לֶאֱמֶת | le'emet | gerçeğe, sağlamlık, güvenilirlik, gerçek, sadakat | İsim | 1 | ||
אֲמִתַּי Lemma | amittay | gerçeğim, gerçek, sağlamlık, sadakat | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 58)
Hezekiel 18:8
·
Tevrat
בַּנֶּ֣שֶׁךְ לֹֽא־יִתֵּ֗ן וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א יִקָּ֔ח מֵעָ֖וֶל יָשִׁ֣יב יָד֑וֹ מִשְׁפַּ֤ט אֱמֶת֙ יַֽעֲשֶׂ֔ה בֵּ֥ין אִ֖ישׁ לְאִֽישׁ
Faizle vermez ve artış almaz, elini haksızlıktan geri çeker, adamla adam arasında gerçek hüküm yapar;
Hezekiel 18:9
·
Tevrat
בְּחֻקּוֹתַ֧י יְהַלֵּ֛ךְ וּמִשְׁפָּטַ֥י שָׁמַ֖ר לַעֲשׂ֣וֹת אֱמֶ֑ת צַדִּ֥יק הוּא֙ חָיֹ֣ה יִֽחְיֶ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Kurallarımda yürür ve gerçeği yapmak için hükümlerimi tutar; o doğru kişidir, kesinlikle yaşayacaktır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
2. Samuel 7:28
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּה־הוּא֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים וּדְבָרֶ֖יךָ יִהְי֣וּ אֱמֶ֑ת וַתְּדַבֵּר֙ אֶֽל־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת
Ve şimdi, Efendi Yahve, Tanrı sensin ve sözlerin gerçektir; ve kuluna bu iyiliği konuştun.
Yeremya 2:21
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ נְטַעְתִּ֣יךְ שֹׂרֵ֔ק כֻּלֹּ֖ה זֶ֣רַע אֱמֶ֑ת וְאֵיךְ֙ נֶהְפַּ֣כְתְּ לִ֔י סוּרֵ֖י הַגֶּ֥פֶן נָכְרִיָּֽה
Ve ben seni tümüyle gerçek tohum olan seçkin asma olarak diktim; bana nasıl yabancı asmanın yozlaşmış dallarına dönüştün?
Yeremya 10:10
·
Tevrat
וַֽיהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ אֱמֶ֔ת הֽוּא־אֱלֹהִ֥ים חַיִּ֖ים וּמֶ֣לֶךְ עוֹלָ֑ם מִקִּצְפּוֹ֙ תִּרְעַ֣שׁ הָאָ֔רֶץ וְלֹֽא־יָכִ֥לוּ גוֹיִ֖ם זַעְמֽוֹ
Ama Yahve gerçek Tanrı'dır; O yaşayan Tanrı'dır ve sonsuz kraldır; öfkesinden yer titrer ve uluslar O'nun gazabına dayanamazlar.
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 2:6
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה יַֽעַשׂ־יְהוָ֥ה עִמָּכֶ֖ם חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֑ת וְגַ֣ם אָנֹכִ֗י אֶעֱשֶׂ֤ה אִתְּכֶם֙ הַטּוֹבָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ve şimdi Yahve sizinle sadakat ve hakikat yapsın; ve ayrıca ben sizinle bu iyiliği yapacağım, çünkü bu şeyi yaptınız.
2. Samuel 15:20
·
Tevrat
תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat.
Yeremya 9:4
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יְהָתֵ֔לּוּ וֶאֱמֶ֖ת לֹ֣א יְדַבֵּ֑רוּ לִמְּד֧וּ לְשׁוֹנָ֛ם דַּבֶּר־שֶׁ֖קֶר הַעֲוֵ֥ה נִלְאֽוּ
Ve herkes komşusunu aldatacak ve gerçeği konuşmayacaklar; dillerine yalan konuşmayı öğrettiler, kötülük yapmak için kendilerini yordular.
Yeremya 33:6
·
Tevrat
הִנְנִ֧י מַעֲלֶה־לָּ֛הּ אֲרֻכָ֥ה וּמַרְפֵּ֖א וּרְפָאתִ֑ים וְגִלֵּיתִ֣י לָהֶ֔ם עֲתֶ֥רֶת שָׁל֖וֹם וֶאֱמֶֽת
İşte ben ona şifa ve iyileşme getireceğim ve onları iyileştireceğim; ve onlara barışın ve sadakatin bolluğunu açığa çıkaracağım.
2. Krallar 20:19
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר חִזְקִיָּ֨הוּ֙ אֶֽל־יְשַֽׁעְיָ֔הוּ ט֥וֹב דְּבַר־יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר דִּבַּ֑רְתָּ וַיֹּ֕אמֶר הֲל֛וֹא אִם־שָׁל֥וֹם וֶאֱמֶ֖ת יִהְיֶ֥ה בְיָמָֽי
Bunun üzerine Hizkiya Yeşaya'ya dedi: 'Söylediğin Yahve'nin sözü iyidir.' Ve dedi: 'Eğer günlerimde barış ve sadakat olursa, iyi değil mi?'
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Hakimler 9:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ
Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız;
Hakimler 9:19
·
Tevrat
וְאִם־בֶּאֱמֶ֨ת וּבְתָמִ֧ים עֲשִׂיתֶ֛ם עִם־יְרֻבַּ֥עַל וְעִם־בֵּית֖וֹ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִׂמְחוּ֙ בַּאֲבִימֶ֔לֶךְ וְיִשְׂמַ֥ח גַּם־ה֖וּא בָּכֶֽם
Ve eğer bugün Yerubbaal'a ve evine gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız, Abimelek ile sevinin, ve o da sizinle sevinsin.
Yeremya 4:2
·
Tevrat
וְנִשְׁבַּ֨עְתָּ֙ חַי־יְהוָ֔ה בֶּאֱמֶ֖ת בְּמִשְׁפָּ֣ט וּבִצְדָקָ֑ה וְהִתְבָּ֥רְכוּ ב֛וֹ גּוֹיִ֖ם וּב֥וֹ יִתְהַלָּֽלוּ
Ve gerçekle, adaletle ve doğrulukla 'Yahve yaşıyor' diye yemin edersen, uluslar onda bereketlenecekler ve onunla övünecekler.
Yeremya 26:15
·
Tevrat
אַ֣ךְ יָדֹ֣עַ תֵּדְע֗וּ כִּ֣י אִם־מְמִתִ֣ים אַתֶּם֮ אֹתִי֒ כִּי־דָ֣ם נָקִ֗י אַתֶּם֙ נֹתְנִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם וְאֶל־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את וְאֶל־יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֣י בֶאֱמֶ֗ת שְׁלָחַ֤נִי יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְדַבֵּר֙ בְּאָזְנֵיכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ancak kesinlikle bilin ki, eğer beni öldürürseniz, kendi üzerinize, bu şehre ve onun oturanlarına suçsuz kan getireceksiniz; çünkü bütün bu sözleri kulaklarınıza söylemem için Yahve beni gerçekten size gönderdi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 38:18
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֥א שְׁא֛וֹל תּוֹדֶ֖ךָּ מָ֣וֶת יְהַלְלֶ֑ךָּ לֹֽא־יְשַׂבְּר֥וּ יֽוֹרְדֵי־ב֖וֹר אֶל־אֲמִתֶּֽךָ
Çünkü Şeol sana şükretmez, ölüm sana övgü sunmaz; çukura inenler senin hakikatine umut etmezler.
Yeşaya 38:19
·
Tevrat
חַ֥י חַ֛י ה֥וּא יוֹדֶ֖ךָ כָּמ֣וֹנִי הַיּ֑וֹם אָ֣ב לְבָנִ֔ים יוֹדִ֖יעַ אֶל־אֲמִתֶּֽךָ
Yaşayan, yaşayan, bugün benim gibi o sana şükreder; baba oğullara senin hakikatini bildirir.
Mezmurlar 30:10
·
Tevrat
מַה־בֶּ֥צַע בְּדָמִי֮ בְּרִדְתִּ֪י אֶ֫ל־שָׁ֥חַת הֲיוֹדְךָ֥ עָפָ֑ר הֲיַגִּ֥יד אֲמִתֶּֽךָ
Çukura indiğimde kanımda ne kazanç var? Toprak Sana şükreder mi, gerçeğini bildirir mi?
Mezmurlar 57:11
·
Tevrat
כִּֽי־גָדֹ֣ל עַד־שָׁמַ֣יִם חַסְדֶּ֑ךָ וְֽעַד־שְׁחָקִ֥ים אֲמִתֶּֽךָ
Çünkü sadakatin göklere kadar büyüktür ve gerçeğin bulutlara kadar.
Mezmurlar 108:5
·
Tevrat
כִּֽי־גָד֣וֹל מֵֽעַל־שָׁמַ֣יִם חַסְדֶּ֑ךָ וְֽעַד־שְׁחָקִ֥ים אֲמִתֶּֽךָ
Çünkü sadakatin göklerin üzerinde büyüktür, ve gerçeğin bulutlara kadardır.
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 25:5
·
Tevrat
הַדְרִ֘יכֵ֤נִי בַאֲמִתֶּ֨ךָ וְֽלַמְּדֵ֗נִי כִּֽי־אַ֭תָּה אֱלֹהֵ֣י יִשְׁעִ֑י אוֹתְךָ֥ קִ֝וִּ֗יתִי כָּל־הַיּֽוֹם
Beni gerçeğinde yönlendir ve bana öğret; çünkü sen kurtuluşumun Tanrısısın; bütün gün seni bekledim.
Mezmurlar 26:3
·
Tevrat
כִּֽי־חַ֭סְדְּךָ לְנֶ֣גֶד עֵינָ֑י וְ֝הִתְהַלַּ֗כְתִּי בַּאֲמִתֶּֽךָ
Çünkü sadakatin gözlerimin önündedir ve senin gerçeğinde yürüdüm.
Mezmurlar 54:7
·
Tevrat
יָשִׁ֣יב הָ֭רַע לְשֹׁרְרָ֑י בַּ֝אֲמִתְּךָ֗ הַצְמִיתֵֽם
Kötülüğü düşmanlarıma döndürecek; gerçeğinle onları yok et.
Mezmurlar 86:11
·
Tevrat
ה֘וֹרֵ֤נִי יְהוָ֨ה דַּרְכֶּ֗ךָ אֲהַלֵּ֥ךְ בַּאֲמִתֶּ֑ךָ יַחֵ֥ד לְ֝בָבִ֗י לְיִרְאָ֥ה שְׁמֶֽךָ
Bana yolunu öğret, Yahve, senin hakikatinde yürüyeceğim; adından korkması için kalbimi birleştir.
Daniel 9:13
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֤ר כָּתוּב֙ בְּתוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־הָרָעָ֥ה הַזֹּ֖את בָּ֣אָה עָלֵ֑ינוּ וְלֹֽא־חִלִּ֜ינוּ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ לָשׁוּב֙ מֵֽעֲוֺנֵ֔נוּ וּלְהַשְׂכִּ֖יל בַּאֲמִתֶּֽךָ
Musa'nın yasasında yazıldığı gibi, bütün bu kötülük üzerimize geldi; ancak suçumuzdan dönmek ve senin gerçeğini anlamak için Tanrımız Yahve'nin yüzünü yumuşatmadık.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 59:15
·
Tevrat
וַתְּהִ֤י הָֽאֱמֶת֙ נֶעְדֶּ֔רֶת וְסָ֥ר מֵרָ֖ע מִשְׁתּוֹלֵ֑ל וַיַּ֧רְא יְהוָ֛ה וַיֵּ֥רַע בְּעֵינָ֖יו כִּֽי־אֵ֥ין מִשְׁפָּֽט
Ve gerçek eksik oldu ve kötülükten sapan yağmalanıyor; ve Yahve gördü ve onun gözlerinde kötü oldu, çünkü hüküm yok.
Zekeriya 8:3
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁ֚בְתִּי אֶל־צִיּ֔וֹן וְשָׁכַנְתִּ֖י בְּת֣וֹךְ יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְנִקְרְאָ֤ה יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ עִ֣יר־הָֽאֱמֶ֔ת וְהַר־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת הַ֥ר הַקֹּֽדֶשׁ
Yahve şöyle dedi: 'Siyon'a döndüm ve Yeruşalim'in içinde oturacağım; ve Yeruşalim hakikat şehri, ve Ordular Yahve'nin dağı kutsal dağ diye çağrılacak.'
Yaratılış 32:11
·
Tevrat
קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֨רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת
Kuluna yaptığın bütün merhametlerden ve bütün sadakatten küçüğüm; çünkü bu Şeria'yı değneğimle geçtim ve şimdi iki ordugah oldum.
Yaratılış 42:16
·
Tevrat
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם
Aranızdan birini gönderin ve kardeşinizi alsın, siz ise bağlanın; böylece sözleriniz sınansın, sizde gerçek var mı; ve eğer yoksa, Firavun'un yaşamı hakkı için, siz casuslarsınız.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 40:11
·
Tevrat
צִדְקָתְךָ֬ לֹא־כִסִּ֨יתִי בְּת֬וֹךְ לִבִּ֗י אֱמוּנָתְךָ֣ וּתְשׁוּעָתְךָ֣ אָמָ֑רְתִּי לֹא־כִחַ֥דְתִּי חַסְדְּךָ֥ וַ֝אֲמִתְּךָ֗ לְקָהָ֥ל רָֽב
Doğruluğunu kalbimin içinde örtmedim, sadakatini ve kurtuluşunu söyledim; merhametini ve gerçeğini büyük topluluktan gizlemedim.
Mezmurlar 40:12
·
Tevrat
אַתָּ֤ה יְהוָ֗ה לֹא־תִכְלָ֣א רַחֲמֶ֣יךָ מִמֶּ֑נִּי חַסְדְּךָ֥ וַ֝אֲמִתְּךָ֗ תָּמִ֥יד יִצְּרֽוּנִי
Sen Yahve, merhametlerini benden esirgemeyeceksin; merhametin ve gerçeğin daima beni korusunlar.
Mezmurlar 43:3
·
Tevrat
שְׁלַח־אוֹרְךָ֣ וַ֭אֲמִתְּךָ הֵ֣מָּה יַנְח֑וּנִי יְבִיא֥וּנִי אֶל־הַֽר־קָ֝דְשְׁךָ֗ וְאֶל־מִשְׁכְּנוֹתֶֽיךָ
Işığını ve gerçeğini gönder, onlar bana yol göstersinler; beni kutsal dağına ve konutlarına getirsinler.
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 8:19
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת צ֣וֹם הָרְבִיעִ֡י וְצ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֩ וְצ֨וֹם הַשְּׁבִיעִ֜י וְצ֣וֹם הָעֲשִׂירִ֗י יִהְיֶ֤ה לְבֵית־יְהוּדָה֙ לְשָׂשׂ֣וֹן וּלְשִׂמְחָ֔ה וּֽלְמֹעֲדִ֖ים טוֹבִ֑ים וְהָאֱמֶ֥ת וְהַשָּׁל֖וֹם אֱהָֽבוּ
Ordular Yahve şöyle dedi: 'Dördüncü orucu, ve beşinci orucu, ve yedinci orucu, ve onuncu orucu Yahuda evine coşku, ve sevinç, ve iyi bayramlar olacak; ve hakikati ve barışı sevin.'
2. Tarihler 31:20
·
Tevrat
וַיַּ֧עַשׂ כָּזֹ֛את יְחִזְקִיָּ֖הוּ בְּכָל־יְהוּדָ֑ה וַיַּ֨עַשׂ הַטּ֤וֹב וְהַיָּשָׁר֙ וְהָ֣אֱמֶ֔ת לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽיו
Ve Hizkiya tüm Yahuda'da böyle yaptı; ve Tanrısı Yahve'nin önünde iyi, doğru ve gerçeği yaptı.
2. Tarihler 32:1
·
Tevrat
אַחֲרֵ֨י הַדְּבָרִ֤ים וְהָאֱמֶת֙ הָאֵ֔לֶּה בָּ֖א סַנְחֵרִ֣יב מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֑וּר וַיָּבֹ֣א בִֽיהוּדָ֗ה וַיִּ֨חַן֙ עַל־הֶעָרִ֣ים הַבְּצֻר֔וֹת וַיֹּ֖אמֶר לְבִקְעָ֥ם אֵלָֽיו
Bu şeylerden ve sadakatten sonra Asur kralı Sanherib geldi; ve Yahuda'ya geldi ve surlu şehirlere karşı ordugâh kurdu ve onları kendisine yarmayı dedi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 57:4
·
Tevrat
יִשְׁלַ֤ח מִשָּׁמַ֨יִם וְֽיוֹשִׁיעֵ֗נִי חֵרֵ֣ף שֹׁאֲפִ֣י סֶ֑לָה יִשְׁלַ֥ח אֱ֝לֹהִ֗ים חַסְדּ֥וֹ וַאֲמִתּֽוֹ
Göklerden gönderecek ve beni kurtaracak; beni yutmak isteyeni utandırdı. Sela. Tanrı sadakatini ve gerçeğini gönderecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 91:4
·
Tevrat
בְּאֶבְרָת֨וֹ יָ֣סֶךְ לָ֭ךְ וְתַֽחַת־כְּנָפָ֣יו תֶּחְסֶ֑ה צִנָּ֖ה וְֽסֹחֵרָ֣ה אֲמִתּֽוֹ
Teleğiyle seni örter ve onun kanatlarının altında sığınırsın; onun gerçeği kalkan ve siperdir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 24:27
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲ֠שֶׁר לֹֽא־עָזַ֥ב חַסְדּ֛וֹ וַאֲמִתּ֖וֹ מֵעִ֣ם אֲדֹנִ֑י אָנֹכִ֗י בַּדֶּ֨רֶךְ֙ נָחַ֣נִי יְהוָ֔ה בֵּ֖ית אֲחֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve dedi: 'Efendim İbrahim'in Tanrısı Yahve bereketli olsun; O, efendimden sadakatini ve gerçeğini bırakmadı. Ben yoldayken, Yahve beni efendimin kardeşlerinin evine yönlendirdi.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 24:14
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה יְר֧אוּ אֶת־יְהוָ֛ה וְעִבְד֥וּ אֹת֖וֹ בְּתָמִ֣ים וּבֶֽאֱמֶ֑ת וְהָסִ֣ירוּ אֶת־אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁר֩ עָבְד֨וּ אֲבוֹתֵיכֶ֜ם בְּעֵ֤בֶר הַנָּהָר֙ וּבְמִצְרַ֔יִם וְעִבְד֖וּ אֶת־יְהוָֽה
Ve şimdi Yahve'den korkun ve O'na kusursuzlukla ve gerçekle kulluk edin; ve atalarınızın ırmağın ötesinde ve Mısır'da kulluk ettikleri ilahları kaldırıp atın ve Yahve'ye kulluk edin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 71:22
·
Tevrat
גַּם־אֲנִ֤י אוֹדְךָ֣ בִכְלִי־נֶבֶל֮ אֲמִתְּךָ֪ אֱלֹ֫הָ֥י אֲזַמְּרָ֣ה לְךָ֣ בְכִנּ֑וֹר קְ֝ד֗וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Ben de lir aletiyle sana şükredeceğim, gerçeğini, ey Tanrım; arp ile sana ilahi söyleyeceğim, ey İsrail'in Kutsalı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 138:2
·
Tevrat
אֶשְׁתַּחֲוֶ֨ה אֶל־הֵיכַ֪ל קָדְשְׁךָ֡ וְא֘וֹדֶ֤ה אֶת־שְׁמֶ֗ךָ עַל־חַסְדְּךָ֥ וְעַל־אֲמִתֶּ֑ךָ כִּֽי־הִגְדַּ֥לְתָּ עַל־כָּל־שִׁ֝מְךָ֗ אִמְרָתֶֽךָ
Senin kutsal tapınağına doğru eğileceğim ve sadakatin ve gerçeğin için senin adına şükredeceğim; çünkü sözünü bütün adının üzerinde büyüttün.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 42:3
·
Tevrat
קָנֶ֤ה רָצוּץ֙ לֹ֣א יִשְׁבּ֔וֹר וּפִשְׁתָּ֥ה כֵהָ֖ה לֹ֣א יְכַבֶּ֑נָּה לֶאֱמֶ֖ת יוֹצִ֥יא מִשְׁפָּֽט
Ezilmiş kamışı kırmayacak ve sönük keteni söndürmeyecek; adaleti gerçeğe çıkaracak.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 14:25
·
Tevrat
ה֗וּא הֵשִׁיב֙ אֶת־גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֔ל מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־יָ֣ם הָעֲרָבָ֑ה כִּדְבַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֗ר בְּיַד־עַבְדּ֞וֹ יוֹנָ֤ה בֶן־אֲמִתַּי֙ הַנָּבִ֔יא אֲשֶׁ֖ר מִגַּ֥ת הַחֵֽפֶר
O, İsrail'in Tanrısı Yahve'nin Gat-Hefer'den olan peygamber kulu Amittay oğlu Yunus eliyle konuştuğu sözüne göre, Hamat girişinden Arava denizine kadar İsrail'in sınırını döndürdü.
Yunus 1:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ דְּבַר־יְהוָ֔ה אֶל־יוֹנָ֥ה בֶן־אֲמִתַּ֖י לֵאמֹֽר
Ve Yahve'nin sözü Amittay oğlu Yunus'a şöyle diyerek oldu: