5647
Kullanım
14
Lemma
122
Türev
115
Anlam
14 lemma, 122 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיֹּאמֶר Lemma | va-yyomer | ve dedi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 2079 | ||
לֵאמֹר | lemor | söylemek, söylemek, demek, ifade etmek | Fiil | 934 | ||
אָמַר | amar | söyledi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 800 | ||
וַיֹּאמְרוּ | va-yyomeru | ve söylediler, söylemek, demek, konuşmak | Fiil | 308 | ||
וַתֹּאמֶר | vattomer | ve söyledi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 204 | ||
וָאֹמַר | va-omar | ve dedim, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 175 | ||
וְאָֽמַרְתָּ | ve-amarta | ve söyledin, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 137 | ||
יֵֽאָמַר | ye'amar | söylenecek, söylemek, demek, ifade etmek | Fiil | 80 | ||
אָֽמְרוּ | ameru | söylediler, söylemek, demek, ifade etmek | Fiil | 78 | ||
אִמְרָתִי | imrati | sözüm, söz, ifade, vaat | Fiil | 77 | ||
תֹאמַר | tomar | söyleyeceksin, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 55 | ||
יֹֽאמְרוּ | yomeru | söyleyecekler, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 53 | ||
וְאָמְרוּ | ve-ameru | ve söylediler, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 41 | ||
אֹֽמְרִים | omerim | söyleyenler, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 36 | ||
אָמַרְתָּ | amarta | söyledin, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 36 | ||
וַאֲמַרְתֶּם | va-amartem | ve söylediniz, söylemek, konuşmak, düşünmek, emretmek | Fiil | 28 | ||
וְאָמְרָה | ve-amera | ve söyledi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 27 | ||
Örnek Ayetler (5 / 27) Hakimler 6:10 · Tevrat וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.' Hoşea 2:9 · Tevrat וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֨יהָ֙ וְלֹֽא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָֽרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה Ve aşıklarını kovalayacak ama onlara yetişemeyecek, onları arayacak ama bulamayacak; ve diyecek: 'Gideyim ve ilk kocama döneyim, çünkü o zaman benim için şimdikinden iyiydi.' Ezra 8:28 · Tevrat וָאֹמְרָ֣ה אֲלֵהֶ֗ם אַתֶּ֥ם קֹ֨דֶשׁ֙ לַיהוָ֔ה וְהַכֵּלִ֖ים קֹ֑דֶשׁ וְהַכֶּ֤סֶף וְהַזָּהָב֙ נְדָבָ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י אֲבֹתֵיכֶֽם Ve onlara dedim: 'Siz Yahve'ye kutsalsınız ve kaplar kutsaldır; ve gümüş ve altın atalarınızın Tanrısı Yahve'ye gönüllü sunudur.' Ezra 9:6 · Tevrat וָאֹמְרָ֗ה אֱלֹהַי֙ בֹּ֣שְׁתִּי וְנִכְלַ֔מְתִּי לְהָרִ֧ים אֱלֹהַ֛י פָּנַ֖י אֵלֶ֑יךָ כִּ֣י עֲוֺנֹתֵ֤ינוּ רָבוּ֙ לְמַ֣עְלָה רֹּ֔אשׁ וְאַשְׁמָתֵ֥נוּ גָדְלָ֖ה עַ֥ד לַשָּׁמָֽיִם Ve dedim: 'Tanrım, yüzümü sana kaldırmaktan utandım ve aşağılandım, Tanrım; çünkü suçlarımız başın üzerine çoğaldı ve suçluluğumuz göklere kadar büyüdü. Nehemya 5:7 · Tevrat וַיִּמָּלֵ֨ךְ לִבִּ֜י עָלַ֗י וָאָרִ֨יבָה֙ אֶת־הַחֹרִ֣ים וְאֶת־הַסְּגָנִ֔ים וָאֹמְרָ֣ה לָהֶ֔ם מַשָּׁ֥א אִישׁ־בְּאָחִ֖יו אַתֶּ֣ם נֹשִׁ֑ים וָאֶתֵּ֥ן עֲלֵיהֶ֖ם קְהִלָּ֥ה גְדוֹלָֽה Bunun üzerine kalbim bana danıştı ve soylularla ve yöneticilerle tartıştım ve onlara dedim: 'Siz her adam kardeşinden borç talep ediyorsunuz.' Ve onlara karşı büyük bir topluluk topladım. | ||||||
תֹּאמְרוּ | tomeru | söyleyeceksiniz, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 22 | ||
הָאֹמְרִים | ha'omerim | söyleyenler, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 16 | ||
אָֽמְרָה | amerah | söyledi, söylemek, demek, düşünmek | Fiil | 15 | ||
Örnek Ayetler (5 / 2079)
Hakimler 1:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֣ה יַעֲלֶ֑ה הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ בְּיָדֽוֹ
Yahve dedi: 'Yahuda çıkacak; işte, yeri onun eline verdim.'
Hakimler 1:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְשִׁמְע֨וֹן אָחִ֜יו עֲלֵ֧ה אִתִּ֣י בְגוֹרָלִ֗י וְנִֽלָּחֲמָה֙ בַּֽכְּנַעֲנִ֔י וְהָלַכְתִּ֧י גַם־אֲנִ֛י אִתְּךָ֖ בְּגוֹרָלֶ֑ךָ וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן
Yahuda kardeşi Şimon'a dedi: 'Benimle payıma çık ve Kenanlılar'la savaşalım; ben de seninle payına gideceğim.' Böylece Şimon onunla gitti.
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר כָּלֵ֔ב אֲשֶׁר־יַכֶּ֥ה אֶת־קִרְיַת־סֵ֖פֶר וּלְכָדָ֑הּ וְנָתַ֥תִּי ל֛וֹ אֶת־עַכְסָ֥ה בִתִּ֖י לְאִשָּֽׁה
Kalev dedi: 'Kim Kiryat-Sefer'i vurur ve onu ele geçirirse, kızım Aksa'yı ona kadın olarak vereceğim.'
Hakimler 1:14
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
Örnek Ayetler (5 / 934)
Hakimler 5:1
·
Tevrat
וַתָּ֣שַׁר דְּבוֹרָ֔ה וּבָרָ֖ק בֶּן־אֲבִינֹ֑עַם בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא לֵאמֹֽר
O gün Debora ve Avinoam oğlu Barak şarkı söyledi ve dedi:
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Hakimler 6:32
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֥וֹ בַיּוֹם־הַה֖וּא יְרֻבַּ֣עַל לֵאמֹ֑ר יָ֤רֶב בּוֹ֙ הַבַּ֔עַל כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
O gün ona Yerubbaal adını koydu ve dedi ki: 'Sunağı yıkıldığı için Baal ona karşı kendini savunsun.'
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 7:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְרָ֨א נָ֜א בְּאָזְנֵ֤י הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר מִֽי־יָרֵ֣א וְחָרֵ֔ד יָשֹׁ֥ב וְיִצְפֹּ֖ר מֵהַ֣ר הַגִּלְעָ֑ד וַיָּ֣שָׁב מִן־הָעָ֗ם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אֶ֔לֶף וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים נִשְׁאָֽרוּ
Ve şimdi lütfen halkın kulaklarına seslen ve de ki: Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün ve Gileat dağından ayrılsın.' Bunun üzerine halktan yirmi iki bin kişi döndü ve on bin kişi kaldı.
Örnek Ayetler (4 / 800)
Hakimler 5:23
·
Tevrat
א֣וֹרוּ מֵר֗וֹז אָמַר֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה אֹ֥רוּ אָר֖וֹר יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֤י לֹֽא־בָ֨אוּ֙ לְעֶזְרַ֣ת יְהוָ֔ה לְעֶזְרַ֥ת יְהוָ֖ה בַּגִּבּוֹרִֽים
Yahve'nin elçisi dedi: 'Meroz'u lanetleyin, oturanlarını kesinlikle lanetleyin; çünkü Yahve'nin yardımına, yiğitler arasında Yahve'nin yardımına gelmediler.'
Hakimler 6:8
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח יְהוָ֛ה אִ֥ישׁ נָבִ֖יא אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֥ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָנֹכִ֞י הֶעֱלֵ֤יתִי אֶתְכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וָאֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים
Yahve İsrail oğullarına peygamber bir adam gönderdi; ve onlara dedi ki: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: Sizi Mısır'dan ben çıkardım ve sizi kullar evinden çıkardım.
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Hakimler 11:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֖ה אָמַ֣ר יִפְתָּ֑ח לֹֽא־לָקַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וְאֶת־אֶ֖רֶץ בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Yiftah şöyle dedi: İsrail Moav diyarını ve Ammon oğulları diyarını almadı.'
Örnek Ayetler (4 / 308)
Hakimler 1:24
·
Tevrat
וַיִּרְאוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים אִ֖ישׁ יוֹצֵ֣א מִן־הָעִ֑יר וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ הַרְאֵ֤נוּ נָא֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וְעָשִׂ֥ינוּ עִמְּךָ֖ חָֽסֶד
Nöbetçiler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona dediler: 'Lütfen şehrin girişini bize göster, biz de sana sadakat gösterelim.'
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 6:29
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מִ֥י עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַֽיִּדְרְשׁוּ֙ וַיְבַקְשׁ֔וּ וַיֹּ֣אמְר֔וּ גִּדְעוֹן֙ בֶּן־יוֹאָ֔שׁ עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Birbirlerine dediler: 'Bu şeyi kim yaptı?' Araştırıp soruşturduklarında dediler: 'Bu şeyi Yoaş oğlu Gideon yaptı.'
Hakimler 6:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ אֶל־יוֹאָ֔שׁ הוֹצֵ֥א אֶת־בִּנְךָ֖ וְיָמֹ֑ת כִּ֤י נָתַץ֙ אֶת־מִזְבַּ֣ח הַבַּ֔עַל וְכִ֥י כָרַ֖ת הָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָֽיו
Sonra şehrin adamları Yoaş'a dediler: 'Oğlunu dışarı çıkar ve ölsün; çünkü Baal sunağını yıktı ve üzerindeki Aşera'yı kesti.'
Örnek Ayetler (5 / 204)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 4:18
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה
Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.
Örnek Ayetler (4 / 175)
Hakimler 2:1
·
Tevrat
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑ים וַיֹּאמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם
Yahve'nin elçisi Gilgal'dan Bokim'e çıktı ve dedi: 'Sizi Mısır'dan çıkardım ve babalarınıza yemin ettiğim yere getirdim ve dedim: Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım.'
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Amos 6:10
·
Tevrat
וּנְשָׂא֞וֹ דּוֹד֣וֹ וּמְסָרְפ֗וֹ לְהוֹצִ֣יא עֲצָמִים֮ מִן־הַבַּיִת֒ וְאָמַ֞ר לַאֲשֶׁ֨ר בְּיַרְכְּתֵ֥י הַבַּ֛יִת הַע֥וֹד עִמָּ֖ךְ וְאָמַ֣ר אָ֑פֶס וְאָמַ֣ר הָ֔ס כִּ֛י לֹ֥א לְהַזְכִּ֖יר בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Ve amcası ve onu yakan kişi, kemikleri evden çıkarmak için onu taşıyacak; ve evin en iç kısımlarındakine diyecek: 'Yanında daha var mı?' Ve o diyecek: 'Yok.' Ve o diyecek: 'Sus, çünkü Yahve'nin adını anmamalıyız.'
Örnek Ayetler (5 / 137)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hezekiel 2:4
·
Tevrat
וְהַבָּנִ֗ים קְשֵׁ֤י פָנִים֙ וְחִזְקֵי־לֵ֔ב אֲנִ֛י שׁוֹלֵ֥חַ אוֹתְךָ֖ אֲלֵיהֶ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ve oğullar sert yüzlü ve katı kalplidir, ben seni onlara gönderiyorum; ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi.'
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Hezekiel 6:3
·
Tevrat
וְאָ֣מַרְתָּ֔ הָרֵי֙ יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת הִנְנִ֨י אֲנִ֜י מֵבִ֤יא עֲלֵיכֶם֙ חֶ֔רֶב וְאִבַּדְתִּ֖י בָּמֽוֹתֵיכֶֽם
Ve diyeceksin: 'İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü dinleyin; Efendi Yahve dağlara ve tepelere, akarsu yataklarına ve derelere şöyle dedi: İşte ben, ben üzerinize kılıç getiriyorum ve yüksek yerlerinizi yok edeceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 80)
Hezekiel 13:12
·
Tevrat
וְהִנֵּ֖ה נָפַ֣ל הַקִּ֑יר הֲלוֹא֙ יֵאָמֵ֣ר אֲלֵיכֶ֔ם אַיֵּ֥ה הַטִּ֖יחַ אֲשֶׁ֥ר טַחְתֶּֽם
Ve işte duvar düştü; size, 'Sıvadığınız sıva nerede?' denmeyecek mi?
2. Samuel 13:32
·
Tevrat
וַיַּ֡עַן יוֹנָדָ֣ב בֶּן־שִׁמְעָ֨ה אֲחִֽי־דָוִ֜ד וַיֹּ֗אמֶר אַל־יֹאמַ֤ר אֲדֹנִי֙ אֵ֣ת כָּל־הַנְּעָרִ֤ים בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֵמִ֔יתוּ כִּֽי־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵ֑ת כִּֽי־עַל־פִּ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ הָיְתָ֣ה שׂוּמָ֔ה מִיּוֹם֙ עַנֹּת֔וֹ אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Davut'un kardeşi Şima'nın oğlu Yonadav yanıtladı ve dedi: 'Efendim, kralın oğulları olan bütün gençleri öldürdüler demesin; çünkü yalnız Amnon öldü. Çünkü kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı günden beri Avşalom'un ağzı üzerine konulmuştu.'
2. Samuel 15:26
·
Tevrat
וְאִם֙ כֹּ֣ה יֹאמַ֔ר לֹ֥א חָפַ֖צְתִּי בָּ֑ךְ הִנְנִ֕י יַֽעֲשֶׂה־לִּ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר ט֖וֹב בְּעֵינָֽיו
Ve eğer şöyle derse: 'Senden hoşnut olmadım'; işte ben, gözlerinde iyi olanı bana yapsın.
2. Samuel 16:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ מַה־לִּ֥י וְלָכֶ֖ם בְּנֵ֣י צְרֻיָ֑ה כֹּ֣ה יְקַלֵּ֗ל כִּ֤י יְהוָה֙ אָ֤מַר לוֹ֙ קַלֵּ֣ל אֶת־דָּוִ֔ד וּמִ֣י יֹאמַ֔ר מַדּ֖וּעַ עָשִׂ֥יתָה כֵּֽן
Kral dedi: 'Benimle sizin aranızda ne var, Tseruya oğulları? Şöyle lanetlesin, çünkü Yahve ona dedi: Davut'u lanetle; ve kim diyecek: Neden böyle yaptın?'
Yeremya 4:11
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא יֵאָמֵ֤ר לָֽעָם־הַזֶּה֙ וְלִיר֣וּשָׁלִַ֔ם ר֣וּחַ צַ֤ח שְׁפָיִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר דֶּ֖רֶךְ בַּת־עַמִּ֑י ל֥וֹא לִזְר֖וֹת וְל֥וֹא לְהָבַֽר
O vakitte bu halka ve Yeruşalim'e denilecek: 'Çöldeki çıplak tepelerin kavurucu rüzgarı halkımın kızının yoluna doğru; savurmak için değil ve temizlemek için değil.'
Örnek Ayetler (5 / 78)
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 12:4
·
Tevrat
וַיִּקְבֹּ֤ץ יִפְתָּח֙ אֶת־כָּל־אַנְשֵׁ֣י גִלְעָ֔ד וַיִּלָּ֖חֶם אֶת־אֶפְרָ֑יִם וַיַּכּוּ֩ אַנְשֵׁ֨י גִלְעָ֜ד אֶת־אֶפְרַ֗יִם כִּ֤י אָמְרוּ֙ פְּלִיטֵ֤י אֶפְרַ֨יִם֙ אַתֶּ֔ם גִּלְעָ֕ד בְּת֥וֹךְ אֶפְרַ֖יִם בְּת֥וֹךְ מְנַשֶּֽׁה
Sonra Yiftah bütün Gilad adamlarını topladı ve Efrayim'le savaştı. Ve Gilad adamları Efrayim'i vurdular, çünkü dediler: 'Siz Efrayim'in kaçaklarısınız, Gilad, Efrayim'in ortasında, Manaşe'nin ortasındadır.'
Hakimler 16:24
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ אֹתוֹ֙ הָעָ֔ם וַֽיְהַלְל֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּ֣י אָמְר֗וּ נָתַ֨ן אֱלֹהֵ֤ינוּ בְיָדֵ֨נוּ֙ אֶת־א֣וֹיְבֵ֔נוּ וְאֵת֙ מַחֲרִ֣יב אַרְצֵ֔נוּ וַאֲשֶׁ֥ר הִרְבָּ֖ה אֶת־חֲלָלֵֽינוּ
Halk onu gördü ve ilahlarını övdüler; çünkü dediler: 'İlahımız düşmanımızı, yerimizi viran edeni ve ölülerimizi çoğaltanı elimize verdi.'
Hakimler 20:32
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן נִגָּפִ֥ים הֵ֛ם לְפָנֵ֖ינוּ כְּבָרִאשֹׁנָ֑ה וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֣ל אָמְר֗וּ נָנ֨וּסָה֙ וּֽנְתַקְּנֻ֔הוּ מִן־הָעִ֖יר אֶל־הַֽמְסִלּֽוֹת
Bünyaminoğulları dediler: 'Onlar ilk seferki gibi önümüzde yeniliyorlar.' Fakat İsrailoğulları dediler: 'Kaçalım ve onları şehirden yollara doğru uzaklaştıralım.'
Hakimler 20:39
·
Tevrat
וַיַּהֲפֹ֥ךְ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבִנְיָמִ֡ן הֵחֵל֩ לְהַכּ֨וֹת חֲלָלִ֤ים בְּאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ כִּשְׁלֹשִׁ֣ים אִ֔ישׁ כִּ֣י אָמְר֔וּ אַךְ֩ נִגּ֨וֹף נִגָּ֥ף הוּא֙ לְפָנֵ֔ינוּ כַּמִּלְחָמָ֖ה הָרִאשֹׁנָֽה
İsrail adamları savaşta döndü; ve Bünyamin, İsrail adamlarından otuz kadar adamı vurup öldürmeye başladı, çünkü dediler: 'İlk savaşta olduğu gibi önümüzde kesinlikle bozguna uğradı.'
Örnek Ayetler (5 / 77)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Hakimler 13:13
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה אֶל־מָנ֑וֹחַ מִכֹּ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֶל־הָאִשָּׁ֖ה תִּשָּׁמֵֽר
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Kadına dediğim her şeyden sakınsın.'
Hakimler 15:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֗יהָ אָמֹ֤ר אָמַ֨רְתִּי֙ כִּי־שָׂנֹ֣א שְׂנֵאתָ֔הּ וָאֶתְּנֶ֖נָּה לְמֵרֵעֶ֑ךָ הֲלֹ֨א אֲחֹתָ֤הּ הַקְּטַנָּה֙ טוֹבָ֣ה מִמֶּ֔נָּה תְּהִי־נָ֥א לְךָ֖ תַּחְתֶּֽיהָ
Babası dedi: 'Kesinlikle ondan nefret ettiğini söyledim ve onu arkadaşına verdim. Onun küçük kız kardeşi ondan daha iyi değil mi? Lütfen onun yerine o senin olsun.'
2. Samuel 12:22
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר בְּעוֹד֙ הַיֶּ֣לֶד חַ֔י צַ֖מְתִּי וָֽאֶבְכֶּ֑ה כִּ֤י אָמַ֨רְתִּי֙ מִ֣י יוֹדֵ֔עַ וְחַנַּ֥נִי יְהוָ֖ה וְחַ֥י הַיָּֽלֶד
O da dedi ki: 'Çocuk henüz canlıyken oruç tuttum ve ağladım; çünkü dedim ki: Kim bilir, Yahve bana lütfeder ve çocuk yaşar.
2. Samuel 19:30
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֛מָּה תְּדַבֵּ֥ר ע֖וֹד דְּבָרֶ֑יךָ אָמַ֕רְתִּי אַתָּ֣ה וְצִיבָ֔א תַּחְלְק֖וּ אֶת־הַשָּׂדֶֽה
Kral ona dedi: 'Neden sözlerini daha fazla konuşuyorsun? Dedim ki, sen ve Tsiva tarlayı bölüşün.'
Örnek Ayetler (5 / 55)
Hakimler 9:38
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו זְבֻ֗ל אַיֵּ֨ה אֵפ֥וֹא פִ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאמַ֔ר מִ֥י אֲבִימֶ֖לֶךְ כִּ֣י נַעַבְדֶ֑נּוּ הֲלֹ֨א זֶ֤ה הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר מָאַ֣סְתָּה בּ֔וֹ צֵא־נָ֥א עַתָּ֖ה וְהִלָּ֥חֶם בּֽוֹ
Zevul ona dedi: 'Şimdi ağzın nerede? Hani diyordun: 'Abimelek kimdir ki ona kulluk edelim?' Senin reddettiğin halk bu değil mi? Lütfen şimdi çık ve onunla savaş.'
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
Hezekiel 28:9
·
Tevrat
הֶאָמֹ֤ר תֹּאמַר֙ אֱלֹהִ֣ים אָ֔נִי לִפְנֵ֖י הֹֽרְגֶ֑ךָ וְאַתָּ֥ה אָדָ֛ם וְלֹא־אֵ֖ל בְּיַ֥ד מְחַלְלֶֽיךָ
Seni öldürenin önünde 'Ben Tanrıyım' diyecek misin? Oysa sen seni kirletenlerin elinde insansın ve Tanrı değilsin.
Hezekiel 33:27
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמַ֨ר אֲלֵהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֞א אֲשֶׁ֤ר בֶּֽחֳרָבוֹת֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וַֽאֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֔ה לַחַיָּ֥ה נְתַתִּ֖יו לְאָכְל֑וֹ וַאֲשֶׁ֛ר בַּמְּצָד֥וֹת וּבַמְּעָר֖וֹת בַּדֶּ֥בֶר יָמֽוּתוּ
Onlara şöyle söyleyeceksin, Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, yıkıntılarda olanlar kesinlikle kılıçla düşecekler; kırın yüzünde olanı yemesi için hayvanlara verdim; kalelerde ve mağaralarda olanlar salgın hastalıkla ölecekler.
2. Samuel 2:26
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אַבְנֵ֜ר אֶל־יוֹאָ֗ב וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲלָנֶ֨צַח֙ תֹּ֣אכַל חֶ֔רֶב הֲל֣וֹא יָדַ֔עְתָּה כִּֽי־מָרָ֥ה תִהְיֶ֖ה בָּאַחֲרוֹנָ֑ה וְעַד־מָתַי֙ לֹֽא־תֹאמַ֣ר לָעָ֔ם לָשׁ֖וּב מֵאַחֲרֵ֥י אֲחֵיהֶֽם
Avner Yoav'a seslendi ve dedi: 'Kılıç sonsuza dek mi yiyecek? Sonunda acı olacağını bilmiyor musun? Halka kardeşlerinin ardından dönmelerini ne zamana kadar söylemeyeceksin?'
Örnek Ayetler (5 / 53)
Hakimler 9:54
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א מְהֵרָ֜ה אֶל־הַנַּ֣עַר נֹשֵׂ֣א כֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ שְׁלֹ֤ף חַרְבְּךָ֙ וּמ֣וֹתְתֵ֔נִי פֶּן־יֹ֥אמְרוּ לִ֖י אִשָּׁ֣ה הֲרָגָ֑תְהוּ וַיִּדְקְרֵ֥הוּ נַעֲר֖וֹ וַיָּמֹֽת
Silahlarını taşıyan genci hızla çağırdı ve ona dedi: 'Kılıcını çek ve beni öldür, benim için bir kadın onu öldürdü demesinler.' Genci onu deldi ve o öldü.
Hakimler 12:5
·
Tevrat
וַיִּלְכֹּ֥ד גִּלְעָ֛ד אֶֽת־מַעְבְּר֥וֹת הַיַּרְדֵּ֖ן לְאֶפְרָ֑יִם וְֽ֠הָיָה כִּ֣י יֹאמְר֞וּ פְּלִיטֵ֤י אֶפְרַ֨יִם֙ אֶעֱבֹ֔רָה וַיֹּ֨אמְרוּ ל֧וֹ אַנְשֵֽׁי־גִלְעָ֛ד הַֽאֶפְרָתִ֥י אַ֖תָּה וַיֹּ֥אמֶֽר לֹֽא
Ve Gilad Efrayim'e giden Yarden geçitlerini ele geçirdi. Ve Efrayim'in kaçakları: 'Geçeyim' dediklerinde, Gilad adamları ona dediler: 'Sen Efrayimli misin?' ve o dedi: 'Hayır.'
Amos 5:16
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י צְבָאוֹת֙ אֲדֹנָ֔י בְּכָל־רְחֹב֣וֹת מִסְפֵּ֔ד וּבְכָל־חוּצ֖וֹת יֹאמְר֣וּ הוֹ־ה֑וֹ וְקָרְא֤וּ אִכָּר֙ אֶל־אֵ֔בֶל וּמִסְפֵּ֖ד אֶל־י֥וֹדְעֵי נֶֽהִי
Bu yüzden Ordular Tanrısı Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bütün meydanlarda ağıt olacak ve bütün sokaklarda Vay vay diyecekler; çiftçiyi yasa ve feryat bilenleri ağıda çağıracaklar.'
Hezekiel 21:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ עַל־מָ֖ה אַתָּ֣ה נֶאֱנָ֑ח וְאָמַרְתָּ֡ אֶל־שְׁמוּעָ֣ה כִֽי־בָאָ֡ה וְנָמֵ֣ס כָּל־לֵב֩ וְרָפ֨וּ כָל־יָדַ֜יִם וְכִהֲתָ֣ה כָל־ר֗וּחַ וְכָל־בִּרְכַּ֨יִם֙ תֵּלַ֣כְנָה מַּ֔יִם הִנֵּ֤ה בָאָה֙ וְנִֽהְיָ֔תָה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana 'Ne üzerine inliyorsun?' diyecekleri zaman diyeceksin: Gelen habere; ve her kalp eriyecek ve bütün eller gevşeyecek ve her ruh zayıflayacak ve bütün dizler su akacak; işte geliyor ve olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 37:18
·
Tevrat
וְכַֽאֲשֶׁר֙ יֹאמְר֣וּ אֵלֶ֔יךָ בְּנֵ֥י עַמְּךָ֖ לֵאמֹ֑ר הֲלֽוֹא־תַגִּ֥יד לָ֖נוּ מָה־אֵ֥לֶּה לָּֽךְ
Ve halkının oğulları sana, 'Bunlar senin için nedir, bize bildirmeyecek misin?' diyerek söylediklerinde,
Örnek Ayetler (5 / 41)
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Amos 8:14
·
Tevrat
הַנִּשְׁבָּעִים֙ בְּאַשְׁמַ֣ת שֹֽׁמְר֔וֹן וְאָמְר֗וּ חֵ֤י אֱלֹהֶ֨יךָ֙ דָּ֔ן וְחֵ֖י דֶּ֣רֶךְ בְּאֵֽר־שָׁ֑בַע וְנָפְל֖וּ וְלֹא־יָק֥וּמוּ עֽוֹד
Samiriye'nin suçu üzerine ant içenler ve 'Senin ilahın yaşıyor, ey Dan' ve 'Beer-Şeva'nın yolu yaşıyor' diyenler; düşecekler ve bir daha kalkmayacaklar.
Hezekiel 18:29
·
Tevrat
וְאָֽמְרוּ֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י הַדְּרָכַ֞י לֹ֤א יִתָּֽכְנּוּ֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל הֲלֹ֥א דַרְכֵיכֶ֖ם לֹ֥א יִתָּכֵֽן
Ve İsrail evi dedi: 'Efendi'nin yolu doğru değildir.' Benim yollarım mı doğru değildir, ey İsrail evi? Doğru olmayan sizin yollarınız değil mi?
Hezekiel 26:17
·
Tevrat
וְנָשְׂא֨וּ עָלַ֤יִךְ קִינָה֙ וְאָ֣מְרוּ לָ֔ךְ אֵ֣יךְ אָבַ֔דְתְּ נוֹשֶׁ֖בֶת מִיַּמִּ֑ים הָעִ֣יר הַהֻלָּ֗לָה אֲשֶׁר֩ הָיְתָ֨ה חֲזָקָ֤ה בַיָּם֙ הִ֣יא וְיֹשְׁבֶ֔יהָ אֲשֶׁר־נָתְנ֥וּ חִתִּיתָ֖ם לְכָל־יוֹשְׁבֶֽיהָ
Ve senin üzerine bir ağıt yakacaklar ve sana diyecekler: 'Denizlerden oturtulan, denizde güçlü olan o övülen şehir, o ve sakinleri, bütün sakinlerine dehşetlerini verenler, nasıl yok oldun!'
Hezekiel 33:17
·
Tevrat
וְאָמְרוּ֙ בְּנֵ֣י עַמְּךָ֔ לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י וְהֵ֖מָּה דַּרְכָּ֥ם לֹֽא־יִתָּכֵֽן
Ve halkının oğulları, 'Efendi'nin yolu doğru değildir' dediler; oysa onların kendi yolları doğru değildir.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hezekiel 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ אֲשֶׁ֨ר זִקְנֵ֤י בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ עֹשִׂ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ אִ֖ישׁ בְּחַדְרֵ֣י מַשְׂכִּית֑וֹ כִּ֣י אֹמְרִ֗ים אֵ֤ין יְהוָה֙ רֹאֶ֣ה אֹתָ֔נוּ עָזַ֥ב יְהוָ֖ה אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, İsrail evinin yaşlılarının karanlıkta, her adamın kendi putunun odalarında ne yaptıklarını gördün mü? Çünkü diyorlar: Yahve bizi görmüyor, Yahve yeri bıraktı.'
Hezekiel 12:27
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם הִנֵּ֤ה בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ אֹֽמְרִ֔ים הֶחָז֛וֹן אֲשֶׁר־ה֥וּא חֹזֶ֖ה לְיָמִ֣ים רַבִּ֑ים וּלְעִתִּ֥ים רְחוֹק֖וֹת ה֥וּא נִבָּֽא
İnsanoğlu, işte İsrail evi diyor: 'Onun gördüğü görüm çok günler içindir ve o uzak zamanlar için peygamberlik ediyor.'
Hezekiel 20:32
·
Tevrat
וְהָֽעֹלָה֙ עַל־ר֣וּחֲכֶ֔ם הָי֖וֹ לֹ֣א תִֽהְיֶ֑ה אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם אֹמְרִ֗ים נִֽהְיֶ֤ה כַגּוֹיִם֙ כְּמִשְׁפְּח֣וֹת הָאֲרָצ֔וֹת לְשָׁרֵ֖ת עֵ֥ץ וָאָֽבֶן
Ve ruhunuzun üzerine çıkan kesinlikle olmayacak, ki siz diyorsunuz: Ağaca ve taşa hizmet etmek için uluslar gibi, yerlerin aileleri gibi olacağız.
Hezekiel 21:5
·
Tevrat
וָאֹמַ֕ר אֲהָ֖הּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הֵ֚מָּה אֹמְרִ֣ים לִ֔י הֲלֹ֛א מְמַשֵּׁ֥ל מְשָׁלִ֖ים הֽוּא
Ve dedim: Ah Efendi Yahve! Onlar bana diyorlar: O meseller söyleyen değil mi?
Hezekiel 22:28
·
Tevrat
וּנְבִיאֶ֗יהָ טָח֤וּ לָהֶם֙ תָּפֵ֔ל חֹזִ֣ים שָׁ֔וְא וְקֹסְמִ֥ים לָהֶ֖ם כָּזָ֑ב אֹמְרִ֗ים כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וַֽיהוָ֖ה לֹ֥א דִבֵּֽר
Ve onun peygamberleri, boşluk görerek ve onlar için yalan fal bakarak, Yahve konuşmadığı halde 'Efendi Yahve şöyle dedi' diyerek onlar için kireçle sıvadılar.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Hezekiel 27:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ לְצ֗וֹר הַיֹּשֶׁ֨בֶת֙ עַל־מְבוֹאֹ֣ת יָ֔ם רֹכֶ֨לֶת֙ הָֽעַמִּ֔ים אֶל־אִיִּ֖ים רַבִּ֑ים כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה צ֕וֹר אַ֣תְּ אָמַ֔רְתְּ אֲנִ֖י כְּלִ֥ילַת יֹֽפִי
Sonra denizin girişlerinde oturan, birçok adalara halkların tüccarı olan Sur'a diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Ey Sur, sen dedin: Ben güzelliğin kusursuzuyum.
Hezekiel 35:12
·
Tevrat
וְֽיָדַעְתָּ֮ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָה֒ שָׁמַ֣עְתִּי אֶת־כָּל־נָאָֽצוֹתֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אָמַ֛רְתָּ עַל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֣ר שָׁמֵ֑מוּ לָ֥נוּ נִתְּנ֖וּ לְאָכְלָֽה
Ve benim Yahve olduğumu bileceksin; İsrail dağları hakkında, 'Issız kaldılar, yiyecek olarak bize verildiler' diyerek söylediğin bütün hakaretlerini işittim.
2. Samuel 6:22
·
Tevrat
וּנְקַלֹּ֤תִי עוֹד֙ מִזֹּ֔את וְהָיִ֥יתִי שָׁפָ֖ל בְּעֵינָ֑י וְעִם־הָֽאֲמָהוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתְּ עִמָּ֖ם אִכָּבֵֽדָה
'Bundan daha da küçüleceğim ve kendi gözlerimde alçalacağım; ama söylediğin o cariyelerle, onlarla yüceleceğim.'
Yeremya 22:21
·
Tevrat
דִּבַּ֤רְתִּי אֵלַ֨יִךְ֙ בְּשַׁלְוֺתַ֔יִךְ אָמַ֖רְתְּ לֹ֣א אֶשְׁמָ֑ע זֶ֤ה דַרְכֵּךְ֙ מִנְּעוּרַ֔יִךְ כִּ֥י לֹֽא־שָׁמַ֖עַתְּ בְּקוֹלִֽי
Rahatlığındayken sana konuştum, 'Dinlemeyeceğim' dedin; gençliğinden beri yolun budur, çünkü sesimi dinlemedin.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 7:18
·
Tevrat
וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן
Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"'
Hezekiel 18:19
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַדֻּ֛עַ לֹא־נָשָׂ֥א הַבֵּ֖ן בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֑ב וְהַבֵּ֞ן מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה אֵ֣ת כָּל־חֻקּוֹתַ֥י שָׁמַ֛ר וַיַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Ve dersiniz: 'Neden oğul babanın suçunu taşımadı?' Ve oğul adalet ve doğruluk yaptı, bütün kurallarımı tuttu ve onları yaptı; kesinlikle yaşayacaktır.
Hezekiel 18:25
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י שִׁמְעוּ־נָא֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל הֲדַרְכִּי֙ לֹ֣א יִתָּכֵ֔ן הֲלֹ֥א דַרְכֵיכֶ֖ם לֹ֥א יִתָּכֵֽנוּ
Ve dersiniz: 'Efendi'nin yolu doğru değildir.' Lütfen dinleyin, ey İsrail evi: Benim yolum mu doğru değildir? Doğru olmayan sizin yollarınız değil mi?
Hezekiel 33:20
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם לֹ֥א יִתָּכֵ֖ן דֶּ֣רֶךְ אֲדֹנָ֑י אִ֧ישׁ כִּדְרָכָ֛יו אֶשְׁפּ֥וֹט אֶתְכֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve siz, 'Efendi'nin yolu doğru değildir' dediniz; sizi, her adamı kendi yollarına göre yargılayacağım, ey İsrail evi.
2. Samuel 15:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אַבְשָׁלוֹם֙ מְרַגְּלִ֔ים בְּכָל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וַאֲמַרְתֶּ֕ם מָלַ֥ךְ אַבְשָׁל֖וֹם בְּחֶבְרֽוֹן
Avşalom İsrail'in bütün oymaklarına casuslar gönderdi diyerek: 'Borunun sesini işittiğinizde deyin: Avşalom Hevron'da kral oldu.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Hoşea 2:9
·
Tevrat
וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֨יהָ֙ וְלֹֽא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֨וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָֽרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה
Ve aşıklarını kovalayacak ama onlara yetişemeyecek, onları arayacak ama bulamayacak; ve diyecek: 'Gideyim ve ilk kocama döneyim, çünkü o zaman benim için şimdikinden iyiydi.'
Ezra 8:28
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה אֲלֵהֶ֗ם אַתֶּ֥ם קֹ֨דֶשׁ֙ לַיהוָ֔ה וְהַכֵּלִ֖ים קֹ֑דֶשׁ וְהַכֶּ֤סֶף וְהַזָּהָב֙ נְדָבָ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י אֲבֹתֵיכֶֽם
Ve onlara dedim: 'Siz Yahve'ye kutsalsınız ve kaplar kutsaldır; ve gümüş ve altın atalarınızın Tanrısı Yahve'ye gönüllü sunudur.'
Ezra 9:6
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֗ה אֱלֹהַי֙ בֹּ֣שְׁתִּי וְנִכְלַ֔מְתִּי לְהָרִ֧ים אֱלֹהַ֛י פָּנַ֖י אֵלֶ֑יךָ כִּ֣י עֲוֺנֹתֵ֤ינוּ רָבוּ֙ לְמַ֣עְלָה רֹּ֔אשׁ וְאַשְׁמָתֵ֥נוּ גָדְלָ֖ה עַ֥ד לַשָּׁמָֽיִם
Ve dedim: 'Tanrım, yüzümü sana kaldırmaktan utandım ve aşağılandım, Tanrım; çünkü suçlarımız başın üzerine çoğaldı ve suçluluğumuz göklere kadar büyüdü.
Nehemya 5:7
·
Tevrat
וַיִּמָּלֵ֨ךְ לִבִּ֜י עָלַ֗י וָאָרִ֨יבָה֙ אֶת־הַחֹרִ֣ים וְאֶת־הַסְּגָנִ֔ים וָאֹמְרָ֣ה לָהֶ֔ם מַשָּׁ֥א אִישׁ־בְּאָחִ֖יו אַתֶּ֣ם נֹשִׁ֑ים וָאֶתֵּ֥ן עֲלֵיהֶ֖ם קְהִלָּ֥ה גְדוֹלָֽה
Bunun üzerine kalbim bana danıştı ve soylularla ve yöneticilerle tartıştım ve onlara dedim: 'Siz her adam kardeşinden borç talep ediyorsunuz.' Ve onlara karşı büyük bir topluluk topladım.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 18:24
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר אֶת־אֱלֹהַי֩ אֲשֶׁר־עָשִׂ֨יתִי לְקַחְתֶּ֧ם וְֽאֶת־הַכֹּהֵ֛ן וַתֵּלְכ֖וּ וּמַה־לִּ֣י ע֑וֹד וּמַה־זֶּ֛ה תֹּאמְר֥וּ אֵלַ֖י מַה־לָּֽךְ
Ve dedi ki: 'Yaptığım ilahlarımı ve kâhini aldınız ve gittiniz; ve benim daha neyim var? Ve bana nasıl 'Sana ne oldu?' dersiniz?'
Yeremya 5:19
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּ֣י תֹאמְר֔וּ תַּ֣חַת מֶ֗ה עָשָׂ֨ה יְהֹוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ לָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם כַּאֲשֶׁ֨ר עֲזַבְתֶּ֤ם אוֹתִי֙ וַתַּעַבְד֞וּ אֱלֹהֵ֤י נֵכָר֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם כֵּ֚ן תַּעַבְד֣וּ זָרִ֔ים בְּאֶ֖רֶץ לֹ֥א לָכֶֽם
Ve 'Tanrımız Yahve bütün bunları bize ne için yaptı?' dediğiniz zaman, onlara diyeceksin: 'Beni bırakıp yerinizde yabancı ilahlara kulluk ettiğiniz gibi, böylece sizin olmayan bir yerde yabancılara kulluk edeceksiniz.'
Yeremya 8:8
·
Tevrat
אֵיכָ֤ה תֹֽאמְרוּ֙ חֲכָמִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ וְתוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה אִתָּ֑נוּ אָכֵן֙ הִנֵּ֣ה לַשֶּׁ֣קֶר עָשָׂ֔ה עֵ֖ט שֶׁ֥קֶר סֹפְרִֽים
Nasıl 'Biz bilgeyiz ve Yahve'nin yasası bizimledir' dersiniz? Gerçekten işte, yazıcıların yalan kalemi onu yalan yaptı.
Yeremya 23:35
·
Tevrat
כֹּ֥ה תֹאמְר֛וּ אִ֥ישׁ עַל־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו מֶה־עָנָ֣ה יְהוָ֔ה וּמַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה
Her adam komşusuna ve her adam kardeşine şöyle diyeceksiniz: 'Yahve ne yanıtladı ve Yahve ne konuştu?'
Yeremya 23:38
·
Tevrat
וְאִם־מַשָּׂ֣א יְהוָה֮ תֹּאמֵרוּ֒ לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה יַ֧עַן אֲמָרְכֶ֛ם אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה מַשָּׂ֣א יְהוָ֑ה וָאֶשְׁלַ֤ח אֲלֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאמְר֖וּ מַשָּׂ֥א יְהוָֽה
Ve eğer 'Yahve'nin yükü' derseniz, bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Yahve'nin yükü demeyeceksiniz' diyerek size gönderdiğim halde bu sözü, 'Yahve'nin yükü' demeniz yüzünden;
Örnek Ayetler (5 / 16)
Amos 6:13
·
Tevrat
הַשְּׂמֵחִ֖ים לְלֹ֣א דָבָ֑ר הָאֹ֣מְרִ֔ים הֲל֣וֹא בְחָזְקֵ֔נוּ לָקַ֥חְנוּ לָ֖נוּ קַרְנָֽיִם
Hiçbir şey olmayan şeye sevinenler, 'Kendi gücümüzle kendimize boynuzlar almadık mı?' diyenler!
Amos 9:10
·
Tevrat
בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּתוּ כֹּ֖ל חַטָּאֵ֣י עַמִּ֑י הָאֹמְרִ֗ים לֹֽא־תַגִּ֧ישׁ וְתַקְדִּ֛ים בַּעֲדֵ֖ינוּ הָרָעָֽה
Halkımın bütün günahkârları kılıçla ölecekler; 'Kötülük bize yetişmeyecek ve bizi karşılamayacak' diyenler.
Hezekiel 11:3
·
Tevrat
הָאֹ֣מְרִ֔ים לֹ֥א בְקָר֖וֹב בְּנ֣וֹת בָּתִּ֑ים הִ֣יא הַסִּ֔יר וַאֲנַ֖חְנוּ הַבָּשָֽׂר
Diyenler: 'Evler inşa etmek yakında değil; o tenceredir ve biz etiz.'
Hezekiel 13:6
·
Tevrat
חָ֤זוּ שָׁוְא֙ וְקֶ֣סֶם כָּזָ֔ב הָאֹֽמְרִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽיהוָ֖ה לֹ֣א שְׁלָחָ֑ם וְיִֽחֲל֖וּ לְקַיֵּ֥ם דָּבָֽר
Boş görüm gördüler ve yalan fal baktılar; Yahve onları göndermediği halde 'Yahve'nin bildirisidir' diyorlar ve sözün gerçekleşmesini umuyorlar.
Yeremya 21:13
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלַ֜יִךְ יֹשֶׁ֧בֶת הָעֵ֛מֶק צ֥וּר הַמִּישֹׁ֖ר נְאֻם־יְהוָ֑ה הָאֹֽמְרִים֙ מִֽי־יֵחַ֣ת עָלֵ֔ינוּ וּמִ֥י יָב֖וֹא בִּמְעוֹנוֹתֵֽינוּ
İşte ben sana karşıyım, vadinin oturanı, ovanın kayası, Yahve'nin bildirisidir; 'Üzerimize kim inecek? Ve meskenlerimize kim girecek?' diyenler.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 26:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יַ֠עַן אֲשֶׁר־אָ֨מְרָה צֹּ֤ר עַל־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ הֶאָ֔ח נִשְׁבְּרָ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעַמִּ֖ים נָסֵ֣בָּה אֵלָ֑י אִמָּלְאָ֖ה הָחֳרָֽבָה
İnsan oğlu, Sur Yeruşalim hakkında, 'Aha! Halkların kapıları kırıldı, bana döndü; o viraneye döndüğü için ben dolacağım' dediğinden,
Hoşea 2:7
·
Tevrat
כִּ֤י זָֽנְתָה֙ אִמָּ֔ם הֹבִ֖ישָׁה הֽוֹרָתָ֑ם כִּ֣י אָמְרָ֗ה אֵלְכָ֞ה אַחֲרֵ֤י מְאַהֲבַי֙ נֹתְנֵ֤י לַחְמִי֙ וּמֵימַ֔י צַמְרִ֣י וּפִשְׁתִּ֔י שַׁמְנִ֖י וְשִׁקּוּיָֽי
Çünkü anneleri fahişelik yaptı, onlara hamile kalan utanç verici davrandı; çünkü 'Ekmeğimi ve suyumu, yünümü ve ketenimi, yağımı ve içeceklerimi veren aşıklarımın ardından gideceğim' dedi.
Hoşea 2:14
·
Tevrat
וַהֲשִׁמֹּתִ֗י גַּפְנָהּ֙ וּתְאֵ֣נָתָ֔הּ אֲשֶׁ֣ר אָמְרָ֗ה אֶתְנָ֥ה הֵ֨מָּה֙ לִ֔י אֲשֶׁ֥ר נָֽתְנוּ־לִ֖י מְאַֽהֲבָ֑י וְשַׂמְתִּ֣ים לְיַ֔עַר וַאֲכָלָ֖תַם חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה
Ve 'Onlar aşıklarımın bana verdiği ücrettir' dediği asmasını ve incir ağacını viran edeceğim; onları ormana çevireceğim ve kır hayvanı onları yiyecek.
1. Samuel 1:22
·
Tevrat
וְחַנָּ֖ה לֹ֣א עָלָ֑תָה כִּֽי־אָמְרָ֣ה לְאִישָׁ֗הּ עַ֣ד יִגָּמֵ֤ל הַנַּ֨עַר֙ וַהֲבִאֹתִ֗יו וְנִרְאָה֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וְיָ֥שַׁב שָׁ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Fakat Hanna çıkmadı; çünkü kocasına dedi: 'Çocuk sütten kesilene kadar; sonra onu getireceğim ve Yahve'nin yüzüne görünecek ve sonsuza kadar orada oturacak.'
2. Krallar 6:28
·
Tevrat
וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ הַמֶּ֖לֶךְ מַה־לָּ֑ךְ וַתֹּ֗אמֶר הָאִשָּׁ֨ה הַזֹּ֜את אָמְרָ֣ה אֵלַ֗י תְּנִ֤י אֶת־בְּנֵךְ֙ וְנֹאכְלֶ֣נּוּ הַיּ֔וֹם וְאֶת־בְּנִ֖י נֹאכַ֥ל מָחָֽר
Kral ona dedi: 'Neyin var?' O da dedi: 'Bu kadın bana dedi: Oğlunu ver, bugün onu yiyelim; yarın da benim oğlumu yeriz.'